Büyükelçi Celâl: ​​​​​​​Kırım asla işgali kabul etmeyecektir

Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl, Kırım Tatarlarının baskı, hapis ve ölüm tehditlerine rağmen işgale asla boyun eğmeyeceklerini belirtti.

Haber Giriş Tarihi: 05.05.2026 18:16
Haber Güncellenme Tarihi: 05.05.2026 18:16
https://www.qha.com.tr/

Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl, Türkiye’nin Rusya’nın 2014 yılında Kırım’ı işgal etmesinin ardından Ukrayna’nın egemenliğine ve bağımsızlığına destek veren, savaşın bitmesi için büyük çaba harcayan stratejik bir ortak olduğunu belirtti.

Celâl, Azerbaycan Dergisi'ne verdiği röportajda; Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik topyekûn işgal saldırıları, Kırım Tatarlarının maruz kaldığı baskılar, siyasi tutsak ve esirlerin durumuna dair açıklamalarda bulundu.

"KARADENİZ'DE BARIŞIN SAĞLANMASI ORTAK HEDEF"

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy'ın (Volodimir Zelenski) Türkiye’ye sık ziyaretler gerçekleştirdiğini hatırlatan Celâl, Karadeniz’de barışın sağlanmasının iki ülke için ortak hedef olduğunu dile getirdi.

Celâl, Türkiye’nin özellikle 2014’ten bu yana Ukrayna’nın bağımsızlığı ve egemenliğine verdiği desteğin büyük önem taşıdığını belirterek, savunma sanayi başta olmak üzere birçok alanda sağlanan katkılardan dolayı Ankara’ya teşekkür etti. Türkiye’nin dengeli dış politikasına dikkat çeken Celâl, bazı durumlarda açık destek açıklamalarının sınırlı olabileceğini ancak Türkiye’nin gerekli adımları attığını ifade etti.

Ayrıca Celâl, "Bizim için en önemli hususlardan biri de Türkiye’nin Ukrayna-Rusya arasında savaşı bitirmek ve barış sürecini hızlandırmak için büyük çabalar göstermesidir. Antalya Diplomasi Forumu’nun (ADF) konuşmalarında Sayın Recep Tayyip Erdoğan baştan söyledi: Türkiye ilk günden bugüne kadar Rusya ve Ukrayna liderlerinin görüşmelerini gerçekleştirmeye çalıştı. Bizim için bu çok önemlidir. Çünkü Putin ve Zelenskıy’ın görüşebileceği çok fazla yer yoktur. Putin Avrupa’ya gidemiyor; biz de ne Moskova’ya ne de ona yakın olan başka ülkelere gitmeyeceğiz. Bu nedenle liderlerin görüşebileceği yerler oldukça kısıtlıdır." dedi.

Celâl, Ukrayna’ya verilen uluslararası desteğin hayati önem taşıdığını belirterek, özellikle Avrupa ülkelerine teşekkür etti.

"BİZ SONUNA KADAR DİRENECEĞİZ"

Celâl, Avrupa’nın Ukrayna’ya en fazla destek veren bölge olduğunu vurgulayarak, bu desteğin yalnızca Ukrayna için değil, Avrupa’nın kendi güvenliği açısından da kritik olduğunu ifade etti. Rusya’nın yayılmacı politikalarına dikkat çeken Celâl, “Ukrayna kaybederse sıranın diğer ülkelere geleceği açıktır.” değerlendirmesinde bulundu. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in “Rusya’nın sınırları yoktur” şeklindeki açıklamasını hatırlatan Celâl, savaşın durdurulmaması hâlinde tehdidin süreceğini söyledi.

Ukrayna’ya verilen desteğin zamanında ve yeterli olması durumunda kayıpların daha az olabileceğini dile getiren Celâl, geciken yardımların ağır sonuçlar doğurduğunu belirtti. Buna rağmen mevcut desteklerin her birinin hayat kurtardığını ifade eden yetkili, özellikle hava savunma sistemleri ve silah yardımının kritik olduğunu vurguladı.

Celâl, "Ama onlar sadece cephede savaşmıyorlar; sivillere saldırıyorlar. Kışın, soğukta enerji altyapımızı vurarak insanları donarak ölüme terk ettiler. Ama biz sonuna kadar direneceğiz. Bu direniş bizim için hayati önemdedir." ifadelerini kullandı.

"RUSYA’NIN 'TARİHÎ TOPRAKLARI GERİ ALMA' PLANI HER ZAMAN VARDIR"

Celâl, Türk dünyası ülkeleriyle ilişkilerin güçlendirilmesinin stratejik önemine dikkat çekerek, ortak güvenlik ve iş birliği vurgusu yaptı.

Celâl, geçmişte ortak bir tarih paylaşıldığını ancak bugün bağımsız devletler olarak hareket edildiğini belirterek, Ukrayna’nın güvenliğinin Türk dünyası için de kritik olduğunu ifade etti. Rusya’nın yayılmacı politikalarına işaret eden Celâl, Ukrayna’nın direnmesinin yalnızca kendi topraklarını değil, bölgedeki diğer ülkeleri de koruduğunu vurguladı.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne verdiği desteğin önemli olduğunu belirten Celâl, bu desteğin sembolik ve siyasi açıdan güçlü bir mesaj taşıdığını dile getirdi.

Savunma alanında iş birliğinin geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Celâl, Ukrayna’nın savaş tecrübesini dost ülkelerle paylaşmaya hazır olduğunu söyledi. Aynı zamanda Celâl, "Barış istiyorsak savaşa hazır olmamız gerekiyor. Ukrayna bunu çok iyi anladı. Biz hep Batı’ya bakıyorduk, ama savaş bize şunu öğretti: Hayır, her tarafa bakmamız lazım. Dostlarımız, arkadaşlarımız ve iş birliği yapabileceğimiz ülkeler sadece Batı’da değil; Türk dünyasında ve farklı bölgelerde de var. Bu nedenle dostumuz olan herkesle aynı yakınlıkta iş birliği kuracağız. Örneğin Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) kapalı olmamasını isteriz. Çünkü Ukrayna topraklarında büyük bir Türk topluluğu yaşamaktadır. Gagauzlar, Kırım Tatarları, Karay Türkleri ve diğerleri vardır. Biz isteriz ki Türk topluluklarıyla bu ülkeler eşit düzeyde iş birliği yapsın." cümlelerini sarf etti.

"KIRIM ASLA İŞGALİ KABUL ETMEYECEKTİR"

Kırım Tatarlarının çok zor şartlar altında yaşadıklarını belirten Celâl, insanların en küçük bir Ukrayna yanlısı sembol nedeniyle dahi gözaltına alınabildiğini, sarı-mavi renkler taşıyan kıyafetlerin bile suç unsuru sayıldığını ifade etti. İşgal güçlerinin sivilleri aşağılayıcı uygulamalara maruz bıraktığını aktaran Celâl, bazı kişilere kamera karşısında zorla “özür videoları” çektirildiğini söyledi.

Yakın zamanda yaşanan bir olaya da değinen Celâl, bir Kırım Tatar düğününde Kırım’ın millî marşının çalınmasının ardından güvenlik güçlerinin müdahale ettiğini, gelin ve damada para cezası kesildiğini, düğün evi sahibine Rus ordusu için İHA satın alma yükümlülüğü getirildiğini ve damadın annesinin 5 gün gözaltında tutulduğunu aktardı.

Öte yandan Celâl, “Kırım’da insanlar seslerini çıkaramıyorlar, itiraz edemiyorlar; her an baskı altında, korku içinde yaşamaya mahkûmlar. Ama şunu kesinlikle söyleyebilirim ki ne olursa olsun, baskı, hapis ya da ölüm tehdidi bu insanlara boyun eğdiremez. Kırım, asla işgali kabul etmeyecektir.” ifadelerini kullandı.

Kırım’da düzmece davalar çerçevesinde haksız yere alıkonulan 300’den fazla kişinin cezaevinde bulunduğunu belirten Celâl, son olarak 15 Ekim’de 4 Kırım Tatarları Müslüman kadının “terör” suçlamasıyla tutuklandığını ifade etti. Tutuklanan kadınlardan birinin beş çocuk annesi olduğunu ve eşinin de hapiste bulunduğunu belirten Celâl, çocukların devlet korumasına alınma riskiyle karşı karşıya kaldığını söyledi.

"BU RUSYA'NIN İNTİKAM POLİTİKASI"

Rusya’nın kadınları da hedef almaya başlamasının dikkat çekici olduğunu dile getiren Celâl, bunun 2014’te Kırım’ın işgali sırasında gösterilen direnişe karşı bir “intikam politikası” olduğunu savundu.

Sivil mahkûmların değişimine yönelik herhangi bir mekanizmanın işletilmediğine dikkat çeken Celâl, Ukrayna ile Rusya arasında yalnızca askerî esir takasının yapıldığını, sivillerin ise kapsam dışı bırakıldığını belirtti. Cezaevlerinde kadınlar, yaşlılar ve ağır hastaların bulunduğunu aktaran Celâl, bazı mahkûmların sağlık hizmetlerine erişemediği için hayatını kaybettiğini ifade etti.

Celâl, cezaevlerinde yeterli tıbbi desteğin sağlanmadığını, basit sağlık sorunlarının dahi tedavi edilmesinin günler alabildiğini söyledi.

Mahkûmların Kırım’dan uzak bölgelere, özellikle Sibirya gibi zorlu iklim koşullarına sahip yerlere sevk edildiğini ifade eden Celâl, bunun aile bağlarını koparmaya ve psikolojik baskı kurmaya yönelik bir yöntem olduğunu dile getirdi.

Celâl, Azerbaycan ve Türkiye başta olmak üzere dost ülkelerin desteğiyle sivil mahkûmların serbest bırakılması ve takas mekanizmasının başlatılması yönünde umutlu olduklarını belirterek, “Biz umut ediyoruz ki Azerbaycan ve Türkiye’nin resmî makamlarının desteğiyle sivillerimizi hapisten kurtarabileceğiz. Heç olmasa takas sistemini başlatacağız. Bizim din taraftaşlarımızın desteği çok önemlidir. İçeridekiler için daha da önemlidir, onlar her gün haber bekliyorlar.” dedi.