
Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Kıyiv’de bugün düzenlenen 4. uluslararası Kırım Küresel: Ukrayna'yı Güney Üzerinden Anlamak (Crimea Global. Understanding Ukraine through the South) Konferansında yaptığı konuşmada, Ukrayna için adil bir barışın yalnızca ülkenin toprak bütünlüğünün sağlanması anlamına gelmediğini; aynı zamanda yerli halkların tarihî vatanlarında özgürce yaşama ve kimliklerini koruma hakkının iadesi olduğunu vurguladı.
Çubarov, konferansın açılışında yaptığı konuşmada uluslararası topluma seslenerek şu ifadeleri kullandı:
Ukrayna için adil bir barış, sadece toprak bütünlüğünün yeniden tesisi demek değildir. Bu aynı zamanda Ukrayna'nın yerli halklarının özgürce yaşama, kültürlerini geliştirme, kimliklerini koruma ve kendi geleceklerini kendilerinin belirleme imkânının yeniden kazandırılmasıdır. Tam da bu yüzden, sadece empati kurmanın ve destek açıklamalarının ötesine geçen; somut siyasi kararlara, pratik iş birliğine ve ortak sorumluluğa dönüşen bir uluslararası dayanışmaya ihtiyacımız var. Umuyorum ki bu konferans, Kırım'ın geleceğinin, Ukrayna yerli halklarının haklarının ve uluslararası hukukun yeniden tesisinin tüm dünya için neden hayati önem taşıdığının daha derinlemesine anlaşılmasına yardımcı olur.
“KIRIM 12 YILDIR İŞGAL ALTINDA, YERLİ HALKLARIN HAKLARI SAVAŞ ŞARTLARINDA UYGULANAMIYOR”
Kırım’ın Ukrayna'nın 3 yerli halkı olan Kırım Tatarları, Karaylar ve Kırımçakların tarihî anavatanı olduğunu hatırlatan KTMM Başkanı, yarımadanın 12 yıldır Rus işgali altında bulunduğuna dikkati çekti. Çubarov, Kırım'ın işgalden kurtarılmasının yalnızca jeopolitik bir sınır meselesi olmadığını, yerli halkların güvenlik, dil ve benzersiz kültür mirasının korunmasıyla doğrudan bağlantılı olduğunu belirtti.
Konferansa katılan Asya, Afrika ve Latin Amerika ülkelerinden temsilcilere seslenen Çubarov, konuşmasını şöyle sürdürdü:
Sizlerin huzurunda bu konuyu özellikle vurguluyorum. Çünkü Asya, Afrika ve Latin Amerika ülkeleri kendi yerli halklarıyla ilişkiler kurma, onların haklarını koruma, dillerini ve kültürlerini yaşatma, karar alma süreçlerinde temsil edilmelerini sağlama konusunda zengin bir tecrübeye sahiptir. Ukrayna da Kırım Tatar, Karay ve Kırımçak halklarını Ukrayna'nın yerli halkları olarak tanıyarak önemli adımlar atmıştır. Ancak bugün, savaş ve Kırım’ın işgali şartlarında bu hakların tam manasıyla hayata geçirilmesi imkânsızdır.
“2014'TEKİ ZAYIF TEPKİ KREMLİN’İN İŞTAHINI KABARTTI”
İşgal altındaki Kırım meselesinin bölgesel değil küresel bir kriz olduğuna işaret eden KTMM Başkanı, 2014 yılında savaşın başında uluslararası kuruluşların ve lider devletlerin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) daimî üyesi ve nükleer güç sahibi saldırgan ülkeyi durdurmakta yetersiz kaldığını hatırlattı.
Çubarov, bu yetersizliğin bugünkü küresel felakete yol açtığını belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
Söz konusu zayıf ve yetersiz tepki yalnızca Kremlin'in iştahını kabarttı. Bu durum nihayetinde geniş çaplı bir savaşa ve bugün her kıtayı etkileyen devasa bir küresel krize dönüşmüştür. İşgalin başındaki bu temel ihlaller ortadan kaldırılmadan dünyada barış ve güvenliğin yeniden tesisi mümkün değildir.