
Ukrayna’nın Ankara Büyükelçiliği, Polonya’nın Ankara Büyükelçiliği ve Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu iş birliğinde 19 Şubat 2026 tarihinde Ukrayna’nın Ankara Büyükelçiliği binasında “Özgürlük Ruhu” film seçkisi kapsamında bir basın toplantısı düzenlendi.
Polonya'nın Ankara Büyükelçisi Maciej Lang programda yaptığı konuşmada, Ukrayna’da devam eden savaşın Avrupa’nın güvenliği açısından kritik önemde olduğunu vurguladı. Ukrayna’nın istikrarı, gücü ve dayanıklılığının Avrupa’nın savunma mimarisinin temel unsurlarından biri olduğunu belirten Lang, Ukrayna’da yaşanan gelişmelerin Avrupa’nın güvenliği ve istikrarı üzerinde doğrudan etkili olduğunu söyledi.
Lang, bu nedenle Ukrayna’ya verilen desteğin sürdürülmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayarak, Ukrayna’nın egemenliğini ve varlığını koruma mücadelesinde uluslararası desteğin devam etmesi gerektiğini ifade etti.
“TOPLAM YARDIM 25 MİLYAR DOLARI AŞTI”
Lang, Polonya’nın Ukrayna’ya yönelik askerî, insani ve ekonomik desteğinin kapsamlı şekilde sürdüğünü belirterek, Rusya’nın saldırılarının başladığı günden bu yana sağlanan toplam yardımın 25 milyar ABD dolarını aştığını açıkladı.
Arıca Büyükelçi Lang, Polonya halkının Ukrayna’ya güçlü bir dayanışma gösterdiğini vurgulayarak, Polonya vatandaşlarının yüzde 70’inden fazlasının Ukraynalılara evlerini açtığını ve çeşitli şekillerde maddi destek sağladığını ifade etti.
Polonya’nın Ukrayna’ya sağladığı askerî desteğin değerinin yaklaşık 3 milyar ABD dolarına ulaştığını belirten Lang, Ukrayna Savunma Bakanlığı verilerine göre Polonya’nın 318 tank, 586 zırhlı savaş aracı, 137 kundağı motorlu obüs ve diğer topçu sistemleri, 405 taşınabilir hava savunma sistemi, 14 MiG-29 savaş uçağı ve 10 Mi-24 helikopter teslim ettiğini kaydetti.
Son dönemde Rus saldırılarının enerji altyapısını hedef almasıyla birlikte insani krizin derinleştiğine dikkat çeken Lang, Polonya’nın yüzlerce jeneratör göndererek Ukrayna’nın enerji altyapısının desteklenmesine katkı sağladığını söyledi. Ayrıca Polonya’nın elektrik ve gaz şebekesinin modernize edildiğini belirten Lang, bu sayede Ukrayna’ya elektrik ve gaz tedarik edebilme kapasitesine ulaşıldığını ifade etti.
“ÖZGÜRLÜK RUHU” KÜLT-KAVAKLIDERE’DE
Lang, Polonya, Ukrayna ve AB arasındaki iş birliğinin güçlü şekilde devam ettiğini belirterek, bu dayanışmanın bir göstergesi olarak Polonya-Ukrayna film seçkisinin ikinci edisyonu olan “Özgürlük Ruhu” film seçkisinin düzenlendiğini kaydetti.
Lang, film seçkisinin ilk edisyonunun 2025 yılında gerçekleştirildiğini hatırlatarak, bu yıl 20 Şubat 2026 tarihinde Kült Kavaklıdere Kültür Merkezi'nde gerçekleşecek program kapsamında savaşın farklı boyutlarını ele alan film ve belgesellerin izleyicilerle buluşacağını ifade etti. Programın kapanışında “Günebakanların Direnişi” adlı belgeselin prömiyerinin yapılacağını kaydeden Lang, belgeselde akademisyenler, gazeteciler ve diplomatların anlatımları üzerinden Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırılarının insani ve siyasi sonuçlarının ele alınacağını söyledi.
Belgeselde özellikle evlerinden edilen Ukraynalı çocukların durumu, Kırım Tatarlarının karşı karşıya kaldığı baskılar ve AB ile Türkiye’nin süreçte üstlendiği diplomatik rollerin işlendiğini belirten Lang, Oscar ve Pulitzer ödüllü Ukraynalı yönetmen Mstislav Çernov (Chernov) ile Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl’in katkılarının belgeselin etkisini güçlendirdiğini vurguladı.
Film seçkisi kapsamında farklı türlerde yapımların yer aldığını ifade eden Lang, çocuklara yönelik “Lumi” adlı animasyon filminin yanı sıra, savaşın çevresel etkilerini ele alan “Dilya” ve Ukrayna’daki gerçekleri sanat yoluyla anlatan iki ressamın hikâyesini konu alan “Palyanitsya” adlı belgesellerin de gösterileceğini kaydetti. Ayrıca programda, savaşın ortasında yaralanan babalarını bulmak için yola çıkan iki kız kardeşin hikâyesini anlatan bir filmin de yer aldığını belirtti.
SANAT YOLUYLA BARIŞ MESAJI
Lang, etkinlik kapsamında ayrıca “Ukrayna için Posterler” başlıklı bir serginin de düzenlendiğini ifade ederek, Polonya Grafik Tasarımcılar Derneği ile Ukraynalı ortakları tarafından hazırlanan serginin, savaşın toplum üzerindeki etkilerini sanat yoluyla yansıttığını söyledi. Sergide yer alan eserlerin yüzlerce başvuru arasından seçildiğini belirten Lang, bu çalışmanın grafik tasarımcıların ve sanatçıların savaş karşıtı mesajlarını uluslararası kamuoyuna duyurmayı amaçladığını vurguladı.
Lang, etkinliğin Polonya, Ukrayna ve AB arasındaki dayanışmanın önemli bir göstergesi olduğunu ifade ederek, sanat ve kültür aracılığıyla Ukrayna’ya verilen desteğin sürdürülmesinin önemine dikkat çekti.
CELÂL’DEN POLONYA-UKRAYNA DAYANIŞMASINA VURGU
Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Celâl, Polonya-Ukrayna Film Festivali’nin açılış etkinliğinde yaptığı konuşmada, Ramazan ayının başlaması dolanlısıyla tebrik temennilerini ifade etti ve “Bu mübarek ayın hayırlı ve bereketli olmasını diliyorum.” dedi.
Celâl, festivalin ikinci kez Ankara’da düzenlenmesinden memnuniyet duyduklarını belirterek, etkinliğin özgürlük, dayanışma ve sorumluluk gibi temel değerleri ön plana çıkardığını ifade etti. Polonya’ya Ukrayna’ya verdiği kararlı destek için teşekkür eden Celal, Polonya’nın topyekûn savaşın ilk günlerinden bu yana hem devlet hem de toplum düzeyinde güçlü bir dayanışma sergilediğini söyledi.
“DİRENİŞİMİZİN ON İKİNCİ YILI”
Rusya’nın saldırılarının 2014 yılında Kırım’ın işgal edilmesinden bu yana sürdüğünü ve son dört yılda tam kapsamlı bir işgale dönüştüğünü belirten Celâl, Ukrayna’nın her ay binlerce insansız hava aracı (İHA), füze ve hava saldırısına maruz kaldığını kaydetti. Celâl, “Bu yılı, direnişimizin on ikinci yılı olarak nitelendiriyoruz. Savaş 2014 yılından bu yana devam ediyor ve son dört yıldır tam kapsamlı bir işgal söz konusudur. Bu yalnızca Ukrayna ile ilgili değildir; sınırların dokunulmazlığı, uluslararası hukuka saygı ve Avrupa ile Karadeniz bölgesinin güvenliği ile doğrudan ilgilidir.” cümlelerini sarf etti.
“UKRAYNA BARIŞ İSTEMEKTEDİR”
Öte yandan enerji altyapısının sistematik olarak hedef alındığını vurgulayan Celâl, bu saldırıların amacının Ukrayna halkını elektriksiz ve temel hizmetlerden yoksun bırakmak olduğunu ifade etti.
Ayrıca Celâl, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy’ın (Volodimir Zelenski) Münih Güvenlik Konferansı’nda yaptığı konuşmaya atıf yaptı ve hava savunmasının Ukrayna için hayati önem taşıdığını vurguladı ve şu ifadeleri kullandı:
Ukrayna barış istemektedir. Savaşın sona ermesini ve vatandaşlarımız için güvenli bir geleceğin tesis edilmesini arzuluyoruz. Ancak deneyimler göstermektedir ki güvenlik garantileri olmadan barış kalıcı ve adil olmaz. Bu nedenle üç temel ilke bizim için önemlidir: Barış adil ve kalıcı olmalıdır, güvenlik garantileri barış anlaşmalarının ayrılmaz bir parçası olmalıdır ve Avrupa’nın sesi dikkate alınmalıdır. Çünkü Ukrayna’nın güvenliği, Avrupa’nın güvenliğinin bir parçasıdır.
Türkiye’nin Karadeniz bölgesindeki rolüne de dikkat çeken Celal, Ankara’nın Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne verdiği destek ve diplomatik katkılarının bölgesel istikrar açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.
Celal, Ukrayna’ya verilen desteğin yalnızca ülkesinin güvenliği için değil, aynı zamanda Avrupa ve uluslararası sistemin istikrarı için de belirleyici olduğunu belirterek, uluslararası toplumun dayanışmasının somut adımlarla sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.
“UKRAYNA’NIN SESİ SUSTURULAMAZ”
AB Türkiye Delegasyonu Maslahatgüzarı Jurgis Vilčinskas, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik topyekûn saldırılarının üzerinden dört yıl geçmesine rağmen Ukrayna halkının direnişini kararlılıkla sürdürdüğünü vurguladı.
Vilčinskas, Ukrayna şehirlerinin yoğun bombardımana maruz kaldığını, birçok ailenin kayıplar verdiğini ancak buna rağmen ülkenin yeniden inşa sürecini sürdürdüğünü ifade etti. Eğitim faaliyetlerinin zor koşullarda da devam ettiğini belirten Vilčinskas, Ukrayna halkının yaşamı cesaret ve onurla sürdürdüğünü söyledi.
Savaşın Ukrayna’nın kültürel hayatını da hedef aldığını belirten Vilčinskas, savaş sırasında fotoğrafçı Yuriy Kostyshyn ve gazeteci-sanatçı Lana Chornohorska gibi kültür insanlarının hayatını kaybettiğini hatırlattı. Buna rağmen Ukrayna’nın kültürel üretiminin sürdüğünü vurgulayan Vilčinskas, Ankara’da düzenlenen film gösterimlerinin Ukrayna’nın sesinin susturulamayacağını gösterdiğini ifade etti.
Vilčinskas, sanatın savaş döneminde daha da büyük önem kazandığını belirterek, Ukraynalı sanatçıların Rus dezenformasyonuna karşı gerçekleri belgelediğini ve tarihsel hafızayı koruduğunu dile getirdi.
“AB, UKRAYNA’NIN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEKTİR”
AB’nin Ukrayna’ya verdiği desteğin kapsamlı şekilde sürdüğünü kaydeden Vilčinskas, savaşın başlangıcından bu yana AB ve üye ülkelerin Ukrayna’ya toplamda 190 milyar avrodan fazla destek sağladığını açıkladı. Bu desteğin insani yardım, makro finansal destek, askeri yardım ve Avrupa’daki Ukraynalı mülteciler için sağlanan yardımları kapsadığını belirten Vilčinskas, AB’nin Ukrayna’nın yanında olmaya devam edeceğini vurguladı.
BÜYÜKELÇİ LANG’TAN POLONYA’DA YAŞAYAN MÜLTECİLER İÇİN DEĞERLENDİRME
Programın soru-cevap kısmında; Polonya’nın Ankara Büyükelçisi Lang, Kırım Haber Ajansı (QHA) Muhabiri Fatma Nur Sarıcaoğlu’nun “Polonya, savaş dolayısıyla ülkelerini terk etmek zorunda kalan Ukraynalıların en çok göç ettiği ülke konumundadır. Bununla birlikte göç eden Ukraynalıların Polonya’nın ekonomisine de katkı sağladığı bilinmektedir. Bu durumu ve Polonya’da süregelen mülteci programlarını nasıl değerlendirirsiniz?” sorusuna cevap verdi.
Lang, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırılarının ardından Polonya’nın milyonlarca Ukraynalı mülteciye kapılarını açtığını belirterek, bu sürecin ülke tarihindeki en büyük insani dayanışma örneklerinden biri olduğunu söyledi.
Lang, savaşın başlamasının ardından yalnızca iki hafta içinde Polonya’nın 2 milyondan fazla Ukraynalı mülteciyi kabul ettiğini ifade ederek, bunun benzerinin görülmediğini vurguladı. Bu sürecin başarıyla yönetilmesinde Polonya halkının dayanışmasının belirleyici olduğunu belirten Lang, vatandaşların evlerini Ukraynalı mültecilere açarak önemli bir insani sorumluluk üstlendiğini kaydetti.
“YÜZDE 83’Ü KADIN VE ÇOCUK”
Polonya’ya gelen mültecilerin yüzde 83’ünün kadınlar ve çocuklardan oluştuğunu ifade eden Lang, erkeklerin büyük bölümünün Ukrayna’da kalarak ülkelerini savunduğunu söyledi. Polonya’nın sağlık ve eğitim sistemlerini yüz binlerce Ukraynalıya açtığını belirten Lang, ülkeye gelen tüm mültecilere sosyal güvenlik numarası verildiğini ve bu sayede sağlık, eğitim ve sosyal hizmetlere erişim sağlandığını dile getirdi.
Lang, savaşın başlamasından bu yana geçen süreçte bazı Ukraynalıların ülkelerine geri döndüğünü, bazılarının ise diğer Avrupa ülkelerine geçtiğini ifade ederek, buna rağmen halen yaklaşık 1,3 milyon Ukraynalının Polonya’da yaşadığını söyledi.
“POLONYA UKRAYNALILAR İÇİN YUVA OLMAYA DEVAM EDECEKTİR”
Ukraynalıların Polonya toplumuna entegre olduğunu ve ekonomik hayata aktif şekilde katıldığını belirten Lang, “Biz Ukraynalıları yalnızca mülteci olarak değil, kardeşlerimiz olarak görüyoruz. Bu nedenle Polonya’da kendi hayatlarını, bizlerle eşit şekilde sürdürebilmektedirler. Aynı zamanda Polonya ekonomisine katkıda bulunmakta ve ülkemizin gayrisafi millî hasılasına olumlu etkide bulunmaktadırlar.” dedi.
Ayrıca Lang, “Ukraynalıların Polonya’ya yaptığı katkıları takdir ediyoruz. Ne kadar süre kalmak isterlerse, Polonya onlar için açık olmaya devam edecektir. Ülkemiz, Ukraynalı dostlarımız için güvenli bir yuva olmayı sürdürecektir.” ifadelerini kullandı.
Basın toplantısı, soru-cevap etkinlğinin ardından sona erdi.