Trump’tan Moskova’ya dolaylı baskı: İran ve Venezuela hamlesi Kremlin’i zorluyor

Uluslararası basında, Ukrayna Savaşı dördüncü yılına yaklaşırken ABD Başkanı Donald Trump'ın Rusya’yı doğrudan değil; İran ve Venezuela gibi bölgesel müttefiklerini hedef alma stratejisini benimsediği değerlendirmesi yapıldı.

Haber Giriş Tarihi: 13.02.2026 11:38
Haber Güncellenme Tarihi: 13.02.2026 11:38
https://www.qha.com.tr/

Ukrayna’daki savaş dördüncü yılına yaklaşırken, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, Rusya’yı doğrudan değil, Moskova’nın bölgesel müttefikleri ve lojistik ağları üzerinden baskı altına alıyor. Millî güvenlik uzmanlarına göre Vaşington’un (Washington) İran ve Venezuela gibi Rusya’ya yakın ülkeleri hedef alan hamleleri, Kremlin’in Ukrayna’daki saldırıları sürdürme kapasitesini zayıflatıyor.

Fox News Digital’e konuşan ve 2025 yılında ABD’nin Ukrayna Özel Temsilciliğinde üst düzey kamu diplomasisi danışmanı olarak görev yapan Morgan Murphy, Trump’ın izlediği stratejinin bilinçli olduğunu vurguladı. Murphy, “Başkanın Rusya’ya yönelik adımları son derece stratejik. İran ve Venezuela gibi Rusya’nın vekil konumundaki ülkeler hedef alınıyor. İran, Rusya’nın yakın müttefiki ve Moskova’ya yoğun şekilde insansız hava aracı (İHA) satışı yapıyor.” dedi.

Murphy Trump yönetiminin İran’ı “denklem dışına itme” ve Venezuela’yı “satranç tahtasından silme” sürecinin, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in hesaplarını değiştirmek zorunda bıraktığını söyledi. Murphy, “Putin, Trump’ın söylediğini yapan bir lider olduğunu görüyor.” ifadelerini kullandı.

DİPLOMASİ VE BASKI BİR ARADA

Rusya’nın Ukrayna’ya karşı topyekûn işgal girişimi 24 Şubat 2022’den bu yana devam ederken, Trump ikinci başkanlık dönemine girerken çatışmayı bitirme sözü vermişti. Öte yandan müzakereler beklendiğinden daha karmaşık ilerliyor. Beyaz Saray’dan Fox Digital’e konuşan bir yetkili, Trump’ın temel motivasyonunun insani olduğunu, sivil kayıpları durdurmak istediğini söyledi.

Yetkiliye göre son aylarda önemli ilerlemeler kaydedildi. Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Abu Dabi kentinde yapılan görüşmelerde ABD, Ukrayna ve Rusya heyetleri 314 kişilik bir esir takası konusunda anlaşmaya vardı. Bu, beş ay aradan sonra gerçekleşen ilk takas oldu. Yetkili, bu tür gelişmelerin “ölçülebilir diplomatik ilerleme” anlamına geldiğini savundu.

İRAN VE VENEZUELA’YA ASKERÎ VE EKONOMİK BASKI

Trump yönetimi, Haziran 2025’te İran’a yönelik hava saldırılarıyla ülkenin gizli nükleer programını ciddi biçimde sekteye uğrattı. Aralık 2025’te İran genelinde patlak veren kitlesel protestolar, ekonominin çöküşünü ve halkın rejime tepkisini gözler önüne serdi. İran yönetiminin protestoları sert biçimde bastırması üzerine Vaşington, infaz ve toplu öldürmelerin sürmesi hâlinde askerî müdahalenin gündeme gelebileceği uyarısında bulundu.

ABD ile İran arasında Umman’da yapılan son görüşmelerde de Tahran’ın nükleer faaliyetleri masaya yatırıldı. Aynı zamanda İran’ın Rusya’ya silahlı insansız hava araçları (SİHA) tedarik etmesi, iki ülke arasındaki savaş ortaklığını daha da derinleştiriyor.

Öte yandan Venezuela, Rusya’nın Batı yaptırımlarını delmek için kullandığı önemli enerji ve finans kanallarından biri olarak görülüyor. Trump yönetiminin bu ülkeye yönelik baskıyı artırması, Moskova’nın gelir kaynaklarını daraltıyor.

“LOJİSTİK HATLAR KESİLİYOR”

Emekli Hava Kuvvetleri Generali Bruce Carlson, Fox News Digital’e yaptığı değerlendirmede, “Bir savaşta sadece komuta merkezlerini hedef almazsınız; ikmal ve lojistik hatları da kesersiniz.” dedi. Carlson’a göre Venezuela, İran ve Rusya’nın “gölge filosu”, Kremlin’in Ukrayna’daki savaşını besleyen ana damarlar arasında yer alıyor.

Carlson ayrıca ABD’nin Avrupa’yı savunma harcamalarını artırmaya zorlaması ve NATO müttefiklerini Rus petrol ve gazına bağımlılıktan uzaklaştırmasının da Moskova’nın karar alma süreçlerini doğrudan etkilediğini belirtti. Bu bağlamda Carlson, “Putin ve vekilleri tek bir ekosistem gibi çalışıyor. Zincirin herhangi bir halkasına vurulan darbe, Rusya’nın gelirlerini ve Ukraynalı sivillere yönelik saldırıları sürdürme kapasitesini zayıflatır.” dedi.

Ancak Carlson, kalıcı ve adil bir barış için yalnızca Rusya’ya baskının yeterli olmadığını da vurguladı. Kış şartları sürerken Ukrayna’nın enerji ihtiyacı ve hava savunma sistemlerinin hayati önem taşıdığını belirten emekli general, ABD ve Avrupa desteğinin devam etmesi gerektiğini söyledi.

HİNDİSTAN RUS PETROLÜNDEN ÇEKİLİYOR

Emekli Hava Kuvvetleri Korgenerali Richard Newton, Başkan Donald Trump’ın 2025’te Rusya’yı “çok ağır sonuçlar” konusunda uyarmasının sözde kalmadığını belirterek, bu tehdidin Kremlin’de yankı bulan somut adımlarla takip edildiğini söyledi.

Newton, “Caydırıcılık ve baskı, rakiplerimizin bizim harekete geçeceğimize inanmasını gerektirir. Başkan Trump tam olarak bunu yapıyor; Putin’in savaşını finanse eden ve ayakta tutan sistemleri bozuyor.” dedi. Newton, Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun yakalanmasının ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile imzalanan, Hindistan’ı Rus petrolünden uzaklaştıran ticaret anlaşmasının, Rusya’nın savaş makinesine vurulmuş büyük bir darbe niteliğinde olduğunu vurguladı.

YAPTIRIMLAR MASADA, “ALTIN KÖPRÜ” TARTIŞMASI

Newton, Kongre’de ilerleyen “gölge filo” yaptırım paketi, yeni yaptırım tasarıları, artan NATO harcamaları ve sertleşen müttefik askerî duruşun Moskova üzerinde baskıyı artıran temel unsurlar olduğunu söyledi.

Öte yandan Senatör Lindsey Graham, Rusya’ya yönelik kapsamlı bir yaptırım paketini savunuyor. Tasarı, Rus enerjisini satın almaya devam eden ülke ve şirketlere ikincil yaptırımlar ve gümrük vergileri öngörürken, ayrı bir iki partili “gölge filo” paketi de Rusya’nın petrol taşımak ve yaptırımları delmek için kullandığı tankerler, sigortacılar ve paravan ağları hedef alıyor.

Morgan Murphy ise Trump’ın Moskova için “gerçekçi bir çıkış yolu” çizdiğini vurguladı. Buna göre Rusya’nın üst düzey diplomatik masaya geri dönmesi, Batı ile sınırlı ticari erişimin yeniden açılması ve Ukrayna topraklarındaki mevcut fiilî işgalin egemenlik olarak tanınmadan kabul edilmesi gibi unsurlar, Kremlin’e sunulan bir “altın köprü” niteliği taşıyor. Ancak Murphy, Rusya’nın bu teklifi şu ana kadar reddettiğini ve bir sonraki adımın tamamen Moskova’ya ait olduğunu belirtti.

ABD'DEN “CRAZ IVAN”

Murphy savaşın, Batılı müzakerecilerin sıklıkla yanlış okuduğu Rus dünya görüşünü de gözler önüne serdiğini söyledi ve “Rusya, I. ve II. Dünya Savaşları’ndaki yıkıcı kayıpların ve sürekli işgal korkusunun şekillendirdiği bir zihniyete sahip. Bu öngörülemezlik nedeniyle ABD ordusu uzun süredir Rus davranışları için ‘Crazy Ivan’ tabirini kullanıyor.” dedi.

Trump’ın ise Rusların bakış açısını anlamaya çalıştığını savunan Murphy, “Bu artık Rusların vereceği bir karar. Daha kaç canı bu kıyma makinesine atmak istiyorlar? Net bir son görünmezken daha kaç ölümü göze alacaklar?” ifadelerini kullandı.