
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, 3 Eylül 2025 tarihinde Beyaz Saray’daki Oval Ofis’te Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki ile bir basın toplantısı düzenledi. Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Ukrayna’daki savaşı sona erdirmeye yönelik ilerleme sağlamaması hâlinde harekete geçeceğini söyledi.
Trump, “O (Putin) bir karar verecek. Kararı ne olursa olsun, ya mutlu olacağız ya da mutsuz. Eğer mutsuz olursak bazı şeylerin olduğunu göreceksiniz.” ifadelerini kullandı.
Trump, kendisine Putin’e iletmek istediği bir mesaj olup olmadığı sorulduğunda ise “Hayır, onun benim nerede durduğumu bildiğini düşünüyorum.” yanıtını verdi.
RUSYA’NIN TİCARİ ORTAKLARINA DA YAPTIRIM
Bir gazetecinin “ABD neden Rusya’ya karşı hiçbir adım atmadı?” sorusuna Trump, Hindistan’ın Rus petrolü almayı sürdürmesi nedeniyle bu ülkeye gümrük tarifeleri uyguladıklarını belirterek, “Buna hareketsizlik mi diyorsunuz? Henüz ikinci aşamayı yapmadım. Ya da üçüncü aşamayı.” dedi.
Trump ayrıca, Moskova barış yolunda ilerleme kaydetmezse Rusya’nın ticaret ortaklarına da ikincil yaptırımlar şeklinde tarifeler getireceği uyarısında bulundu.
“TÜM SEÇENEKLER MASADA”
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırılarını sürdürmesi üzerine yeni yaptırımların değerlendirildiğini açıklamıştı. Bessent, Moskova’ya karşı olası adımlara dair bir soruya, "Başkan (Donald) Trump ile birlikte tüm seçenekler masada ve bunları bu hafta çok yakından inceleyeceğimizi düşünüyorum." yanıtını vermişti.
TRUMP YAPTIRIM UYARISI YAPMIŞTI
ABD Başkanı Donald Trump, 15 Ağustos’ta Alaska’da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile gerçekleştirdiği zirvenin ardından, Ukrayna-Rusya Savaşı’nın sona erdirilmesi konusunda ilerleme sağlanıp sağlanamayacağının “iki hafta içinde” netleşeceğini söylemişti. Trump, ilerleme kaydedilmemesi hâlinde Moskova’ya yönelik “büyük yaptırımlar ya da büyük tarifeler, hatta her ikisinin birden” uygulanabileceğini de belirtmişti.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise zirve sonrası yaptığı açıklamada, Trump’ın yeni yaptırımlar seçeneğini masada tuttuğunu ancak bunun “görüşmelerin sonu” anlamına gelebileceğini ifade etmişti.