
18 Mayıs Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı Kurbanlarını Anma Günü münasebetiyle Ukrayna'nın dört bir yanında geniş kapsamlı anma etkinlikleri, sergiler ve paneller gerçekleştirildi. Yerel yönetimler, Kırım Tatar temsilcileri ve Ukrayna kamuoyu yarımadanın özgürlüğü için tek ses oldu.
LVİV: "DÜN CEZALANDIRILMAYAN SUÇLAR BUGÜN TEKRARLANIYOR”
Lviv Belediye Binası önünde; Kırım Tatar temsilcileri, yerel yönetim yetkilileri, din adamları ve çok sayıda vatandaşın katılımıyla bir anma etkinliği düzenlendi. Ukrayna ve Kırım Tatar millî marşlarının okunmasıyla başlayan programda, Kırım Tatar Kaynak Merkezi tarafından hazırlanan "Dün Cezalandırılmadı, Bugün Tekrarlanıyor" temalı poster sergisi açıldı. Kırım'ın işgalden kurtarılması mücadelesini anlatan 17 posterlik sergi yoğun ilgi gördü.
Lviv Belediye Başkan Birinci Yardımcısı Andriy Moskalenko törende yaptığı konuşmada, "Bugün devletimizin ve halklarımızın tarihindeki en acı günlerden biridir. Bağımsızlık mücadelemizde hayatını kaybedenleri unutmamak ve bugün daha güçlü savaşmak bizim en büyük görevimizdir." dedi. Etkinlik, sürgün kurbanları, siyasi tutsaklar ve Ukrayna'nın toprak bütünlüğü için savaşan askerler adına yapılan ortak dua ile sona erdi.
VİNNITSYA VE DNİPRO’DA GÖKBAYRAK GÖNDERE ÇEKİLDİ
Vinnıtsya’da, Kırım Tatar halkının hak ve özgürlük mücadelesine destek amacıyla Vinnıtsya Bölgesi Askeri İdaresi binası önünde Kırım Tatar millî bayrağı törenle göndere çekildi. Törene yerel yetkililerin yanı sıra üniversite öğrencileri ve çok sayıda genç katıldı.
Dnipro’da ise belediye binası önündeki meydanda bir anma etkinliği gerçekleştirildi. Yas ve dayanışmanın bir nişanesi olarak Kırım Tatar bayrağı yarıya indirildi. Holodomor Direniş Müzesi ve belediye iş birliğinde düzenlenen programda, hayatını kaybedenler için dualar okunurken, Kırım Tatar geleneksel motiflerini içeren çocuk resimlerinden oluşan bir sergi de katılımcıların beğenisine sunuldu.
CEPHE HATTI HERSON’DA ANLAMLI PANEL
Rus işgaline ve saldırılarına en yakın noktalardan biri olan Herson’da da anlamlı bir anma toplantısı icra edildi. Herson Bölgesİ Askeri İdaresi İnsani Politika Departmanı tarafından organize edilen panelde; bilim insanları, hukukçular, KTMM temsilcileri ve yerel yetkililer bir araya geldi. 1944 Sürgünü'nün tarihsel arka planı ile Rusya'nın bugün yarımadada uyguladığı sistematik hak ihlalleri masaya yatırıldı.
Herson Bölgesİ Askeri İdaresi Birinci Başkan Yardımcısı Dmitro Butriy, panelde yaptığı konuşmada, "82 yıl önce Sovyet yönetimi koca bir halkı tarihten silmeye çalışmıştı. Bugün ise halefi olan Rusya, işgal altındaki Kırım'da aynı baskı ve zulüm uyguluyor. Bu durum, geçmişte cezalandırılmayan suçların her zaman yeni trajediler doğuracağının en net kanıtıdır." dedi.
TERNOPİL’DE TARİH BİLİNCİ
Ukrayna’nın batısındaki Ternopil kentinde ise Ternopil Bölgesi Askeri İdaresi binasında özel bir tematik sergi açıldı. Sergide, Kırım Tatar halkının uğradığı soykırımın belgelenmesi, sürgün dönemi hatıraları ve hak arama mücadelesinde geçen tarihi süreç kronolojik olarak ziyaretçilere aktarıldı.
18 MAYIS 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI
82 yıldır dinmeyen acı: Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı İnsanlık tarihinin en karanlık ve utanç verici sayfalarından biri olan 18 Mayıs 1944 tarihinde, Kırım Tatarları topyekûn vatanlarından sürülerek SSCB tarafından soykırıma uğradı. pic.twitter.com/mxqlqc5weL
— QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 17, 2026Kırım Tatar halkı, bir şafak vaktinde Sovyetler Birliği diktatörü Josef Stalin’in emriyle 18 Mayıs 1944 tarihinde topyekûn sürgüne tâbi tutuldu. Kırım’dan Türkistan, Urallar ve Sibirya bölgelerine hayvan vagonlarıyla sürgün edilen Kırım Tatar halkı; en temel insani haklardan mahrum bırakılarak günlerce süren zorunlu yolculuklar, açlık, susuzluk ve devamındaki perişanlık neticesinde nüfusunun yüzde 46’sını kaybetti.
Sovyet yönetimi, soykırım niteliğindeki sürgünün hemen akabinde Kırım Yarımadası’nda, Kırım Tatarlarının varlığına işaret eden her şeyi ortadan kaldırmaya başladı. Köy, kasaba, ilçe ve şehirler başta olmak üzere yarımadadaki binden fazla yerleşim yerinin Kırım Tatarca olan adları değiştirildi. Kültürel soykırımın yaşandığı Kırım’da tarihi eserler tahrip edildi, mezarlıklar yok edildi ve yarımadanın demografik yapısı bilinçli şekilde dönüştürüldü.
Sürgün edilen halk, bağrından koparıldığı o aziz vatanı, Kırım’ı hiçbir zaman unutmadı. Sürgünlük yollarında, sürgün edildikleri yerlerde vatana dönmek için çaba gösterdi. 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuldu. O döneme değin gerçekleşen vatan Kırım’a geri dönme teşebbüsleri, hapisle ve yeni sürgünle cezalandırıldı. 1989’a gelindiğinde Kırım Tatarları, yavaş yavaş ata topraklarına dönmeye başladı. Sürgün mağdurları o tarihten itibaren yaşadıkları yokluklara rağmen vatanda kalma mücadelesini sürdürdü. Ancak yaklaşık 150 bin Kırım Tatarı maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Türkistan bölgesinde kaldı.
2015 yılında Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan etti. 2019 yılında Letonya ve Litvanya meclisleri, 2022’de Kanada Parlamentosunun alt kanadı olan Avam Kamarası, 2024'ün temmuz ayında Polonya Parlamentosunun alt kanadı olan Sejm, 2024'ün ekim ayında Estonya Parlamentosu (Riigikogu), 2024'ün aralık ayında Çekya Parlamentosunun üst kanadı olan Senato ve 2025’in haziran ayında Hollanda Krallığı Genel Meclisinin alt meclisi olan Hollanda Temsilciler Meclisi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıdı.