Ukraynalı gazetecilerden dünya medyasına açık çağrı: “Hiç kimsenin dünya düzenini kaba kuvvetle değiştirmeye hakkı yoktur"

Ukraynalı gazeteciler yayımladıkları ortak bildiriyle uluslararası medyayı savaş yorgunluğuna teslim olmamaya çağırdı; Rus saldırganlığını doğru adlandırmaya, "Ukrayna barış istemiyor" algısıyla mağduru suçlama çifte standardına son vermeye ve düzmece bir barış yerine gerçek adaleti savunmaya davet etti.

Haber Giriş Tarihi: 03.11.2026 10:33
Haber Güncellenme Tarihi: 03.11.2026 12:08
https://www.qha.com.tr/

Ukrayna'nın önde gelen gazetecileri ve medya mensupları, demokratik ülkelerdeki meslektaşlarına yönelik ortak bir açıklama yayımladı. Uluslararası medya topluluğuna “savaş yorgunluğuna” yenik düşmeme çağrısında bulunan Ukraynalı gazeteciler; olayların adının doğru koyulmasını, tarafsızlık kılıfı altında işlenen suçların üzerinin örtülmemesini ve saldırgan Rusya'yı yatıştırma çabalarına alet olunmamasını istedi.

"SABAHLARI SEVDİKLERİMİZİN HAYATTA OLUP OLMADIĞINI KONTROL EDEREK GÜNE BAŞLIYORUZ”

“Güne, tüm ailemizin ve dostlarımızın hayatta olup olmadığını kontrol ederek başladığımız bir ülkeden sizlere sesleniyoruz.” cümlesiyle başlayan bildiride, kamuoyunda savaşın sonuna yaklaşıldığına dair yaratılan algıya rağmen Rusya’nın her gün Ukrayna kentlerini bombalamaya, altyapıyı imha etmeye ve sivilleri hedef almaya devam ettiği vurgulandı.

ÇİFTE STANDART VE “MAĞDURU SUÇLAMA” ELEŞTİRİSİ

Ukraynalı medya mensupları, bazı uluslararası basın organlarında görülen çifte standartlara sert tepki gösterdi. Ukrayna'nın kendisini savunmak amacıyla Rus petrol rafinerilerine düzenlediği meşru hedeflere yönelik saldırıların yabancı medyasında “çılgınlık” olarak nitelendirilmesini eleştiren gazeteciler; Rusya’nın balistik füzelerle sivilleri katletmesini, okul ve hastaneleri yıkmasını ise aynı sertlikte görmezden gelen editoryal yaklaşımlara dikkat çekti.

Saldırganlığın 13. yılında bazı yabancı yayın organlarında yer alan "Ukrayna barış istemiyor" şeklindeki haber ve manşetleri psikolojik şiddete benzeten Ukraynalı gazeteciler, bu yaklaşımın tecavüz veya şiddet mağdurunun sırf direndiği için suçlanmasından farkı olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

Ukrayna'yı, dünyanın geri kalanını ilgilendirmeyen bir savaşın yaşandığı bir yer olarak algılamanın son derece tehlikeli olduğuna inanıyoruz. Bizler barışı çok istiyoruz, ancak barışın taklidini istemiyoruz. Bu veya başka saldırganlıkların bir daha asla tekrarlanmaması için saldırgan cezalandırılmalıdır.

“SESSİZ KALMAYIN: SİYASETÇİLERİN RUSYA’YA YÖNELİK YAPTIRIMLARI KALDIRMASINA İZİN VERMEYİN”

Uluslararası medyadaki meslektaşlarına “Sessiz kalmayın” çağrısında bulunan Ukraynalı gazeteciler, siyasetçilerin yaptırımları esnetmesinin, Rusya'nın gücünü toparlamasına izin vermesinin ve işgalciyi cesaretlendirmesinin önüne ancak özgür basının gerçekleri haberleştirmesiyle geçilebileceğini kaydederek, “Hiç kimsenin küresel düzeni güç kullanarak ve işgalle değiştirmeye hakkı yoktur.” diye vurguladı.

“DÜNYA RUSYA’YA BASKI UYGULAYARAK ONU İŞGAL ETTİĞİ TOPRAKLARIMIZDAN ÇEKİLMEYE ZORLAYABİLİR”

Ortak açıklamaya katılan Kırım Tatar gazeteci Elvina Seitbullayeva QHA’ya yaptığı değerlendirmede yayımlanan bildirinin öncelikli muhatabının yurt dışındaki gazeteciler olduğunu belirterek, Rusya’nın 2014 yılında Kırım’ı işgal ederek başlattığı savaşın gerçeklerini dünya kamuoyuna duyurmanın hayati önem taşıdığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

Bu çağrı, öncelikle kendi medyaları aracılığıyla Rusya'nın 2014 yılında Kırım'ı işgal ederek başlattığı Ukrayna'daki savaşı duyurabilecek yurt dışındaki meslektaşlarımıza yöneliktir. Dünya liderlerinin Ukrayna'da insanları katleden diktatör Putin ile flört etmeyi bırakmasını istiyoruz. Medeni dünya; aralarında çocukların, kadınların ve yaşlıların da bulunduğu sivil halkı her gün katleden Rusya'ya baskı yapmalıdır. Saldırgan taraf Rusya'dır. Dünya, Rusya'ya baskı uygulayarak onu işgal ettiği topraklarımızdan çekilmeye zorlayabilir. Özgür dünyaya söylemek istediğimiz tam olarak budur.

Ukraynalı gazetecilerinin yayımladığı açıklamanın tam metni şu şeklinde:

Bizler, Ukraynalı erkek ve kadın gazeteciler;

Sizlere, demokratik ve medeni dünyanın gazetecileri olan meslektaşlarımıza sesleniyoruz.

Sabahların tüm yakınlarımızın ve dostlarımızın hayatta olup olmadığını kontrol ederek başladığı bir ülkeden sizlere sesleniyoruz. Ve bu çağrımız, bir uyarı ve ikaz etme çabasıdır.

Size Ukrayna'daki savaş durmuş ya da durmak üzereymiş gibi gelebilir. Ancak Ukrayna savaşından yorulmak, gerçekliği görmemeye çalışmaktır. Nitekim Ukrayna'daki savaş devam etmektedir. Soykırım ve ekolojik yıkım, her gün tekrarlanan Rus bombardımanları, tahribat ve sivillere yönelik avlanma sürmektedir.

Belki de izleyicileriniz veya okuyucularınız için canlı yayında nasıl öldürüldüğümüzü görmek artık 'ilgi çekici' değildir ve belki de ölümlerimiz sizin için yeterince dramatik görünmemeye başlamıştır.

Bazı gazeteciler, Rus petrol rafinerilerini vurmanın bir çılgınlık ve utanç olduğunu yazıyor! Peki, insanları balistik füzelerle öldürmek utanç değil midir? Köprüleri, okulları, hastaneleri yıkmak çılgınlık değil midir?

Rusya’nın ülkemize ve halkımıza yönelik saldırganlığının 13. yılında, 'Ukrayna barış istemiyor' şeklindeki manşetleri görmek bizler için kabul edilemezdir. Bu, tıpkı sofistike bir psikolojik şiddet gibidir: Saldırganlığın kurbanını, kurban olmayı reddettiği ve direndiği için suçlamak!

Hepimiz şunu anlamalıyız: Rusya, saldırgan bir devlet olarak her gün öldürme ve yok etme antrenmanı yapmaktadır.

Dünya liderleri, büyük bir savaşın kaçınılmaz olduğunu ve hiç olmadığı kadar yakın bulunduğunu kamuoyu önünde itiraf etmekten çekinmektedir.

Ancak gelin artık açıkça konuşalım: Bu, Avrupa'yı olduğu kadar Amerika Birleşik Devletleri'ni de ilgilendiren medeniyet çatışmasıdır.

Ukrayna'yı, dünyanın geri kalanını ilgilendirmeyen bir savaşın yaşandığı bir yer olarak algılamanın son derece tehlikeli olduğuna inanıyoruz. Bizler barışı çok istiyoruz, ancak barışın taklidini istemiyoruz. Bu veya başka saldırganlıkların bir daha asla tekrarlanmaması için saldırgan cezalandırılmalıdır.

Gelin kabul edelim: Putin, günümüzün Hitler'idir. Ve tarihin hatalarını tekrarlamamalıyız; saldırganı yatıştırmaya çalışmak tüm dünya için tehlikelidir.

Sizleri susmamaya çağırıyoruz — siyasetçilerin ne kadar cesur olacağı doğrudan gazetecilere bağlıdır.

Sizleri olayları kendi adıyla adlandırmaya çağırıyoruz. Ukrayna'ya yönelik zorbalık ve baskı, binlerce insanın katledilmesi demektir.

Siyasetçilerin yaptırımları kaldırmasına izin vermemek doğrudan gazetecilere bağlıdır.

Saldırganın güç kazanmasına, insanları öldürmeye, ülkeleri ve dünyayı yok etmeye devam etmesine engel olmak doğrudan gazetecilere bağlıdır.

Gazeteciler! Ülkenizin kötülüğün tarafına geçmemesi için elinizden gelen her şeyi yapın. Hiç kimsenin dünya düzenini kaba kuvvet ve işgalle değiştirmeye hakkı yoktur.

Sözün gücüne, adalete ve sizlerin ilkeli duruşuna inanıyoruz.

Sağduyu ortak gezegenimizi kurtarsın.