SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

“Kırım'da kardeşlerimiz topraklarında mağdur ve mazlum”

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ukrayna'da Kırım işgali... Buna sessiz kalmak mümkün mü? Kırım'da da kardeşlerimiz topraklarında mağdur ve mazlum” dedi.

Haber Giriş Tarihi: 14.04.2016 13:49
Haber Güncellenme Tarihi: 14.04.2016 13:49
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
“Kırım'da kardeşlerimiz topraklarında mağdur ve mazlum”

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) 13. İslam Zirvesi, İİT üyesi 56 ülkenin temsilcilerinin katılımıyla Türkiye’de İstanbul Kongre Merkezi'nde başladı. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, zirvenin açılışında yaptığı konuşmada, İTT’nin, diğer coğrafyalarda hakları ve gelecekleri için mücadele eden Müslüman toplumlara daha fazla sahip çıkması gerektiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kırım işgaline de vurgu yaparak şunları söyledi: "Bu kesimler içinde yer alan KKTC'deki kardeşlerimize karşı, on yıllardır uygulanan izolasyonu hep birlikte kırmalıyız. Kıbrıs'ta yaşayan kardeşlerimize yalnız olmadıkları mesajını, İslam dünyası olarak, bizler vermeyeceksek kim verecek? Ada'da Türk tarafı aleyhine adaletsiz bir şekilde bozulan dengelerin bir ölçüde düzeltilmesi suretiyle kalıcı ve adil bir çözüme katkıda bulunmak, tüm Müslümanların ortak sorunudur diye düşünüyorum. Aynı şekilde Balkanlar'dan, Güney Doğu Asya'ya ve Afrika'ya kadar dünyanın farklı yerlerinde yaşayan Müslüman toplumlar, İslam aleminin güçlü desteğine ihtiyaç duyuyor. Ukrayna'da Kırım işgali... Buna sessiz kalmak mümkün mü? Kırım'da da kardeşlerimiz topraklarında mağdur ve mazlum."

“Kardeşliği sadece sözde bırakmamalıyız”

Erdoğan, İslam ülkelerinin, öncelikle güvenlik, adalet ve kalkınma konularına özel önem vermesi gerektiğini anlatarak yaşadığı yerde kendini güvende hissetmeyen hiç kimsenin geleceğinden emin olamayacağını kaydetti. Erdoğan, "Adaletten umudunu kesen insanların, terör örgütlerinin istismarına açık hale gelmesi kaçınılmazdır. Çünkü her şeyin başı ve sonu adalettir. Kardeşliği sadece sözde bırakmamalıyız. Teknik, ticari, ekonomik, kültürel, sosyal tüm boyutlarıyla gerçek anlamda hayata geçirmeliyiz. Tüm İİT örgütleri bu dayanışmayı en güzel şekilde ortaya koymalıdır" diye konuştu.

İslam ülkelerinin, terör olaylarına karşı başka güçlerin müdahil olmasını beklemek yerine, İslam ittifakı girişimi oluşturarak çözüm üretmesi gerektiğini belirten Erdoğan, "Niçin biz Müslümanlar olarak aramızdaki bu tür ihtilaflarda, bu tür terör eylemlerinde başkalarından yardım bekliyoruz? Biz bunu kendimiz çözmeliyiz. Bunlara biz kendimiz müdahale etmeliyiz. Biz etmiyoruz, başkaları müdahale ediyor. Onlar müdahale ederken oralardaki petrol için müdahale ediyorlar, aramızdaki huzuru sağlamak için değil” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Filistin ile birlikte tüm bölgede kalıcı barış sağlanmasının yegane yolu bir an önce işgalin sona ermesi ve başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin'in kurulmasıdır” diye belirtti.

İstanbul'da uluslararası tahkim müessesesi kurulması teklifi

İslam ülkelerinin, küresel ekonominin işleyişinde önemli rolü olan tahkim sistemini kendi arasında da oluşturmasının önemine işaret eden Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Niye biz dışımızdaki dünyada kurulu tahkim sistemlerine kendi sıkıntılarımızı, kendi sorunlarımızı havale ediyoruz? Bunu kendi aramızda oluşturduğumuz tahkim sistemiyle çözelim. Bunun için İstanbul'da bir uluslararası tahkim müessesesi kurulmasını teklif ediyoruz."

“Kadın Konferansı oluşturulmasını teklif ediyoruz”

Erdoğan, İnsanlığın ve Müslümanların yarısını oluşturan kadınların ailenin taşıyıcısı olma vasıflarını güçlendirme yanında, eğitimden iş hayatına kadar her alanda çok daha etkin roller üstlenmesi için hep birlikte gayret edilmesi gerektiğini kaydetti.

Bundan önceki Kahire toplantısından bugüne İslam İşbirliği Teşkilatı'nın bir Kadın Konseyi örgütlenmesi yapılmadığına dikkati çeken Erdoğan, "İstanbul'da, düzenli aralıklarla toplanacak bir Kadın Konferansı oluşturulmasını teklif ediyoruz. Zira Müslümanların kadın olarak kendi kadınlarının dertlerini ortaya koyabilecekleri bir teşkilatının, bir konseyinin olması şarttır diye düşünüyorum. Kadınlarla ilgili sorunları biz mi konuşacağız, bırakalım da onları da hanımlar konuşsun." dedi.

"Birleşmiş Milletleri'nin reforme edilmesi şarttır"

Cumhurbaşkanı Erdoğan Küresel karar alma ve uygulama mekanizmalarındaki temsil adaletsizliğinin, Müslümanlar arasında önemli bir rahatsızlık sebebi olduğunu ifade ederek, "Örneğin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde dünya nüfusunun 4'te 1'ini teşkil eden Müslümanların tek bir daimi temsilcisi var mı? Yok. Geçici üye olmanın bir anlamı var mı? Yok. Karar, 5 üyeden bir tanesi olumsuz davransa iş bitti.  Diyorum ki dünya 5'ten büyüktür. Artık dünya, 1. Dünya Savaşı'nın şartlarında değildir. Dünyada şartlar değişti. Öyleyse Birleşmiş Milletler'in reforme edilmesi şarttır. Adil bir dünya bekliyorsak, bunu beklemek hakkımızdır. Kendisi adaletsizlik üzerine kurulu bir sistemin küresel adalete katkı sağlayabilmesi mümkün değildir. Nitekim bunun sıkıntılarını, karşı karşıya olduğumuz birçok sorunda gördük, görüyoruz, yaşıyoruz. Buradan bir kez daha Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin yapısının dünya nüfusunun coğrafi ve dini dağılımı göz önünde bulundurularak yeniden belirlenmesi çağrımı tekrarlıyorum” diye konuştu.

" Ege'de kurtardığımız insan sayısı 100 bine ulaştı"

Akdeniz'de, Ege'de botlar ve kırık dökük gemilerle Avrupa'ya gitmeye çalışanların neredeyse tamamının Müslümanlardan oluşmasının, bir utanç kaynağı olduğunu belirten Erdoğan, şöyle konuştu: "Sayıları milyonlarla ifade edilen bu insanlar, güvenlikleri ve gelecekleri için hayatları pahasına böyle bir yolculuğa çıkmaya mecbur kalmışlarsa hep birlikte oturup düşünmek zorundayız. Bizim sadece Ege'de kurtardığımız insan sayısı 100 bine ulaştı."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.