ABD ile Birleşik Krallık’tan Rusya’ya Kırım’ı Ukrayna’ya iade etme çağrısı
ABD ile Birleşik Krallık’tan Rusya’ya Kırım’ı Ukrayna’ya iade etme çağrısı
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile Birleşik Krallık, Rusya’nın Kırım’da düzenlediği sözde referandumun yıl dönümü dolayısıyla açıklama yaptı. İki ülke, Rusya’ya Kırım’ı Ukrayna’ya iade etme çağrısında bulundu.
Haber Giriş Tarihi: 16.03.2021 21:09
Haber Güncellenme Tarihi: 16.03.2021 21:09
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile Birleşik Krallık, Rusya’nın Kırım’da düzenlediği sözde referandumun yıl dönümü dolayısıyla açıklama yaptı. İki ülke, Rusya’ya Kırım’ı Ukrayna’ya iade etme çağrısında bulundu.
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Kırım’da Rus askerlerinin silahlarının gölgesi altında düzenlenen sözde referandumun 7. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, ABD’nin hiçbir zaman Kırım’ın işgalini tanımayacağını ifade etti. Ayrıca Birleşik Krallık’ın Kıyiv Büyükelçisi Melinda Simmons, yaptığı açıklamada, ülkesinin hiçbir zaman Rusya’nın Kırım’da 2014 yılında düzenlediği sözde referandumu tanımayacağını ifade etti.
"ABD HİÇBİR ZAMAN KIRIM'IN İŞGALİNİ TANIMADI VE TANIMAYACAK"
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken
ABD’nin Kiyıv Büyükelçiliğinin sosyal medya hesabında yayımlanan açıklamada, "Sahte referandumdan yedi yıl sonra da Rusya'nın Kırım'ı ele geçirme eylemi hala yasa dışı olarak kalmaya devam ediyor. ABD hiçbir zaman Kırım’ın Rusya tarafından işgalini tanımadı ve tanımayacak. Kırım Ukrayna’dır. Rusya’yı derhal Kırım’ın işgaline son vermeye ve yasa dışı olarak alıkoyduğu Ukrayna vatandaşlarını serbest bırakmaya davet ediyoruz." denildi.
"BİRLEŞİK KRALLIK, RUSYA'NIN BU SAYGISIZLIĞINI KABUL ETMEYECEK"
Birleşik Krallık'ın Kıyiv Büyükelçiliğinin sosyal medya hesabından yayımlanan açıklamada ise, "Kırım üzerindeki yasa dışı kontrolünü meşrulaştırmaya çalışan Rusya, 7 yıl önce düzmece bir referandum düzenledi. Birleşik Krallık, Ukrayna ve uluslararası normlara yönelik bu bariz saygısızlığı asla kabul etmeyecek. Bizim mesajımız net kalmaya devam ediyor: Rusya Kırım’ı Ukrayna’ya geri vermelidir. Kırım Ukrayna’dır." diye kaydedildi.
Birleşik Krallık’ın Kıyiv Büyükelçisi Melinda Simmons
RUS İŞGALİNDEKİ KIRIM’DA 7 YILDIR BASKI VE ZULÜM DEVAM EDİYOR
İşgalci Rus askerleri Kırım’a ilk olarak, 20 Şubat 2014 tarihinde girdi. Altı yıl önce bugün, sabahın erken saatlerinde plakaları sökülmüş askeri araçlar ve rütbe işaretleri taşımayan silahlı milisler Kırım’ın stratejik noktalarını ve hükûmet binalarını ele geçirmeye başladı.
Rus propaganda medyalarında “Kırım Özsavunması” oldukları iddia edilen, kamuflaj giymelerinden hareketle “kibar yeşil adamlar” olarak da adlandırılan Rus askerleri ve onların yanında gezen işbirlikçi milisler, yarımadanın kontrolünü yasa dışı olarak ele geçirdi. Rus propaganda mekanizmasınca işgal, sözde “bağlanma” adı altında legalleştirilmeye çalışılsa da dünya kamuoyu bu adımı asla tanımadı.
16 Mart 2014 tarihinde kamuflajlı Rus askerlerinin silahlarının gölgesi altında göstermelik bir referandum düzenlendi. Sözde referandum daha yapılmazken Ukrayna, oy kullanımını yasa dışı ve Anayasaya aykırı olarak kabul etti. 15 Mart 2014 tarihinde Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, sözde referandumu “geçersiz” olarak ilan edilmesini öngören kararı inceledi. Ancak karar, Rusya tarafından bloke edildi. Venedik Komisyonu, Avrupa Birliği ve ABD, yasa dışı yapılan sözde referanduma karşı çıktı, Kırım Tatarları boykot etti.
İşgalciler, sözde referanduma katılım oranının yüzde 84,17 olduğunu ileri sürerken, seçmenlerin yüzde 96,57’sinin “Kırım’ın Rusya’ya bağlanması için” oy kullandığın, yüzde 2,66’sının ise yarımadanın Ukrayna’ya bağlı özerklik statüsü için oy verdiği iddia edildi.
Kırım Tatar halkının milli lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, kendi kaynaklarına atıfla, sözde referanduma gerçek katılım oranının yüzde 30-50 civarında olduğunu, Kırım Tatarlarının yüzde 99’unun oy kullanmadığını bildirmişti.
Ardından, 18 Mart 2014 tarihinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kırım sözde Parlamentosu Başkanı Vladimir Konstantinov, dönemin sözde Kırım Başbakanı Sergey Aksyonov ve sözde Sivastopol Belediye Başkanı Aleksey Çalıy, Kırım ve Sivastopol’ün iki ayrı birim olarak “Rusya’ya bağlanmasına” ilişkin anlaşma imzaladılar.
Rus işgaliyle adeta “açık hava cezaevi”ne dönüşen Kırım yarımadası, bir yandan silahlandırma hamleleriyle dünyayı tehdit eden askeri bir üs haline getirildi. Diğer yandan da işgale direnen Kırımlılar baskı mekanizmasının sürekli hedefi haline geldi. Yarımadada 2014’ten beri Rus işgalini onaylamadıklarını ifade eden ve tutumlarıyla belirten Kırım Tatarları başta olmak üzere Ukrayna’ya bağlı kalmak isteyenler, kaçırılmalarla, düzmece davalarla, keyfi baskın ve sorgularla korkutulmaya çalışılıyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
ABD ile Birleşik Krallık’tan Rusya’ya Kırım’ı Ukrayna’ya iade etme çağrısı
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile Birleşik Krallık, Rusya’nın Kırım’da düzenlediği sözde referandumun yıl dönümü dolayısıyla açıklama yaptı. İki ülke, Rusya’ya Kırım’ı Ukrayna’ya iade etme çağrısında bulundu.
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile Birleşik Krallık, Rusya’nın Kırım’da düzenlediği sözde referandumun yıl dönümü dolayısıyla açıklama yaptı. İki ülke, Rusya’ya Kırım’ı Ukrayna’ya iade etme çağrısında bulundu.
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Kırım’da Rus askerlerinin silahlarının gölgesi altında düzenlenen sözde referandumun 7. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, ABD’nin hiçbir zaman Kırım’ın işgalini tanımayacağını ifade etti. Ayrıca Birleşik Krallık’ın Kıyiv Büyükelçisi Melinda Simmons, yaptığı açıklamada, ülkesinin hiçbir zaman Rusya’nın Kırım’da 2014 yılında düzenlediği sözde referandumu tanımayacağını ifade etti.
"ABD HİÇBİR ZAMAN KIRIM'IN İŞGALİNİ TANIMADI VE TANIMAYACAK"ABD’nin Kiyıv Büyükelçiliğinin sosyal medya hesabında yayımlanan açıklamada, "Sahte referandumdan yedi yıl sonra da Rusya'nın Kırım'ı ele geçirme eylemi hala yasa dışı olarak kalmaya devam ediyor. ABD hiçbir zaman Kırım’ın Rusya tarafından işgalini tanımadı ve tanımayacak. Kırım Ukrayna’dır. Rusya’yı derhal Kırım’ın işgaline son vermeye ve yasa dışı olarak alıkoyduğu Ukrayna vatandaşlarını serbest bırakmaya davet ediyoruz." denildi.
"BİRLEŞİK KRALLIK, RUSYA'NIN BU SAYGISIZLIĞINI KABUL ETMEYECEK"Birleşik Krallık'ın Kıyiv Büyükelçiliğinin sosyal medya hesabından yayımlanan açıklamada ise, "Kırım üzerindeki yasa dışı kontrolünü meşrulaştırmaya çalışan Rusya, 7 yıl önce düzmece bir referandum düzenledi. Birleşik Krallık, Ukrayna ve uluslararası normlara yönelik bu bariz saygısızlığı asla kabul etmeyecek. Bizim mesajımız net kalmaya devam ediyor: Rusya Kırım’ı Ukrayna’ya geri vermelidir. Kırım Ukrayna’dır." diye kaydedildi.
İşgalci Rus askerleri Kırım’a ilk olarak, 20 Şubat 2014 tarihinde girdi. Altı yıl önce bugün, sabahın erken saatlerinde plakaları sökülmüş askeri araçlar ve rütbe işaretleri taşımayan silahlı milisler Kırım’ın stratejik noktalarını ve hükûmet binalarını ele geçirmeye başladı.
Rus propaganda medyalarında “Kırım Özsavunması” oldukları iddia edilen, kamuflaj giymelerinden hareketle “kibar yeşil adamlar” olarak da adlandırılan Rus askerleri ve onların yanında gezen işbirlikçi milisler, yarımadanın kontrolünü yasa dışı olarak ele geçirdi. Rus propaganda mekanizmasınca işgal, sözde “bağlanma” adı altında legalleştirilmeye çalışılsa da dünya kamuoyu bu adımı asla tanımadı.
16 Mart 2014 tarihinde kamuflajlı Rus askerlerinin silahlarının gölgesi altında göstermelik bir referandum düzenlendi. Sözde referandum daha yapılmazken Ukrayna, oy kullanımını yasa dışı ve Anayasaya aykırı olarak kabul etti. 15 Mart 2014 tarihinde Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, sözde referandumu “geçersiz” olarak ilan edilmesini öngören kararı inceledi. Ancak karar, Rusya tarafından bloke edildi. Venedik Komisyonu, Avrupa Birliği ve ABD, yasa dışı yapılan sözde referanduma karşı çıktı, Kırım Tatarları boykot etti.
İşgalciler, sözde referanduma katılım oranının yüzde 84,17 olduğunu ileri sürerken, seçmenlerin yüzde 96,57’sinin “Kırım’ın Rusya’ya bağlanması için” oy kullandığın, yüzde 2,66’sının ise yarımadanın Ukrayna’ya bağlı özerklik statüsü için oy verdiği iddia edildi.
Kırım Tatar halkının milli lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, kendi kaynaklarına atıfla, sözde referanduma gerçek katılım oranının yüzde 30-50 civarında olduğunu, Kırım Tatarlarının yüzde 99’unun oy kullanmadığını bildirmişti.
Ardından, 18 Mart 2014 tarihinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kırım sözde Parlamentosu Başkanı Vladimir Konstantinov, dönemin sözde Kırım Başbakanı Sergey Aksyonov ve sözde Sivastopol Belediye Başkanı Aleksey Çalıy, Kırım ve Sivastopol’ün iki ayrı birim olarak “Rusya’ya bağlanmasına” ilişkin anlaşma imzaladılar.
Rus işgaliyle adeta “açık hava cezaevi”ne dönüşen Kırım yarımadası, bir yandan silahlandırma hamleleriyle dünyayı tehdit eden askeri bir üs haline getirildi. Diğer yandan da işgale direnen Kırımlılar baskı mekanizmasının sürekli hedefi haline geldi. Yarımadada 2014’ten beri Rus işgalini onaylamadıklarını ifade eden ve tutumlarıyla belirten Kırım Tatarları başta olmak üzere Ukrayna’ya bağlı kalmak isteyenler, kaçırılmalarla, düzmece davalarla, keyfi baskın ve sorgularla korkutulmaya çalışılıyor.
Son Haberler