SON DAKİKA
Hava Durumu

Uygur Türkleri Cenevre’de Çin’i protesto etti

Haber Giriş Tarihi: 22.09.2022 18:32
Haber Güncellenme Tarihi: 22.09.2022 18:47
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Uygur Türkleri Cenevre’de Çin’i protesto etti

Dünya Uygur Kongresi'nin çağrısı üzerine İsviçre'nin Cenevre kentinde, Çin rejimine karşı geniş çaplı bir protesto düzenlendi.

İsviçre'nin Cenevre kentinde dün, Çin rejiminin son aylarda Çin virüsü bahanesiyle Doğu Türkistan genelindeki sıkı karantina uygulamaları, sıkı karantina kapsamında soykırıma maruz kalan Doğu Türkistanlıların açlığa mahkum edilmesi ve toplu tutuklama politikalarına karşı protesto düzenlendi. Dünya Uygur Kongresi'nin çağrısı üzerine düzenlenen protestoya Belçika, Fransa, Almanya, Hollanda gibi Avrupa ülkelerinden ve İsviçre'nin çeşitli şehirlerinden yüzlerce kişi katıldı. Dünya Uygur Kongresi Başkanı Dolkun İsa, İsviçre Sosyalist Parti Milletvekili Laurence Fehlmann Rielle, İnsan Hakları Gözlemevi (HRW) Cenevre Direktörü John Fisher ve Avrupa Tibet Gençlik Kuruluşu Başkanı Dalha Kharsar başta olmak üzere çok sayıda kuruluş temsilcisinin konuşmacı olarak katıldığı protestoda, Çin rejiminin Uygur soykırımı ve Açlık soykırımı ile ilgili Demokratik ülkelerin Çin rejimine baskı yapması için çağrıda bulundu.

Öte yandan Cenevre'de Dünya Uygur Kongresi tarafından organize edilen protesto kapsamında Doğu Türkistan polis belgelerine ilişkin üç günlük bir fotoğraf sergisi düzenlendi. Fotoğraf sergisinin yansıra Doğu Türkistan ile ilgili insan hakları raporları ve Uygur mahkemesi kararı bildirildi.

Toplama kampları hakkında ifade veren kamp şahitleri Ömer Bekali, Uranur Sıddık, Gülbahar Celilova ve toplama kamplarında görev alan daha sonra Birleşik Krallık’a yerleşen Çinli bir polis de protestoya katılarak gazetecilerin sorularını yanıtladı. Basın açıklamasının ardından dünyanın dört bir yanından protestoya gelen Uygur Türkleri birlikte slogan atarak Cenevre’deki BM binası önünde yürüdü. BM'nin önündeki meydana "Doğu Türkistan Polis Dosyası"ndan elde edilen 500 Uygur Türkünün dijital fotoğrafı dizildi, fotoğraflar yoldan geçenlerin ve BM'den çıkanların dikkatini çekti.

Doğu Türkistan Polis Arşivi'nin web sitesini ziyaret edenler, toplama kampı şahitlerine “Sizin için ne yapabiliriz?” diye sordular ve sempatilerini dile getirdiler. Alman bir genç sergi ve protesto hakkında, "Bugün burada çok üzücü bir manzaraya tanık oldum. Bana siz değil fotoğraflar anlatıyor her şeyi" dedi.

DOĞU TÜRKİSTAN’DA NELER OLUYOR?

Doğu Türkistanlılar Etnik, kültürel ayrımcılık, insan hakları ihlallerine, günümüzdeki ikinci Nazi Kamplarında işkence, asimilasyon ve Soykırım’a maruz kalıyor. Birleşmiş Milletlerin resmi verilerine göre ise, ÇKP rejiminin soykırım uyguladığı Doğu Türkistan’daki toplama kamplarında üç milyondan fazla Uygur Türkü ve diğer Türkleri zorla tutuyor. Kamplarla birlikte inşaa edilen devasa fabrikalarda ucuz iş gücü olarak Çinli şirketlerde çalıştırılıyor.

Çin’in Uygur Türklerine karşı bu denli vahşi, acımasız ve pervasızca soykırım uygulamasının en büyük nedenlerinden biri de Çin için her zaman farklılığın tehdit olmasıdır. Doğu Türkistan’da yaşayan Uygur Türkleri ve diğer Türkler Çin’den farklılıklarını koruyarak yaşıyorlar ve Çinliye benzememek için direniyorlar. Bu sebeple Çin var oluş tarihinden bugüne hiç bir faklılığı kabul etmediği gibi karşılaştığı bütün farklılıkları ya kendi kültüründe boğarak eritmiş veya günümüzde olduğu gibi Doğu Türkistanlılara yaptığı soykırım ve benzeri uygulamalarla farklılığı ortadan kaldırmıştır.

Diğer bir neden ise Doğu Türkistan topraklarındaki yer üstü ve yer altı zenginlikler ve Türkistan topraklarına açılan bir kapı olmasıdır. Şu ana kadar Doğu Türkistan topraklarında 143 çeşit maden türü, Tarım havzasında keşfedilen milyarlarca metreküp doğal gaz, ham nefit Çin’nin enerjisi için büyük önem arzetmektedir. Elde edilen bilgilere göre Çin’in %55’lik enerjisi Doğu Türkistan’dan sağlanmaktadır.

ÇİN’İN  DOĞU TÜRKİSTAN’DAKİ CEZA KAMPLARINDA NELER YAŞANIYOR?

Doğu Türkistan’da Uygur ve diğer Türk halklarından milyonlarca kişi suçsuz yere toplama kamplarına alınmaktadır. Halen bu baskı tüm şiddetiyle devam etmektedir. Tanıkların ifadelerine göre tutuklulara işkence ediliyor. Sağlıksız şartlarda ellerinde kelepçe, ayaklarında zincirle yaşıyor. Kampta tutulanlara ne olduğu belirsiz ilaçlar ve iğneler veriliyor. Tırnak çekme, kamçı, elektrik gibi işkencelere maruz kalıyor. Kadınlar toplu tecavüze uğruyorlar.

Milyonlarca genç Doğu Türkistan’daki çalışma kamplarında veya Çin’deki fabrikalarda zorunlu köle işçi olarak çalıştırılıyor. Birçoğu toplama ve çalışma kamplarına gönderildikten sonra geride kalanlar da siyasi propaganda ezberlemeye, kamu hizmeti adıyla ücretsiz çalışmaya zorlanıyorlar. Kadınlar kısırlaştırılıyor, hamilelere zorla kürtaj yaptırılıyor. Genç kadınlar Çinlilerle evliliğe mecbur ediliyor. Ailelerinden koparılan 1 milyona yakın çocuk, çocuk toplama kamplarında asimile ediliyor. Çince konuşmaya Çince yaşamaya, Çinliler gibi beslenmeye zorlanıyor.

Milli ve dini kültür mirasları yok ediliyor. Uygur tarihi ve kültürüyle ilgili kitaplar yakılıyor. Türk- İslam mimarileri ve tarihi şahsiyetlerin türbeleri, heykelleri yok ediliyor. İnanç özgürlüğü hiçe sayılıyor. Camiler yıkılıyor. Kur’anlar yakılıyor. Namaz kılmak, oruç tutmak kampa alınma nedeni olarak gösteriliyor. Türkiye başta olmak üzere yurtdışı ülkelerinde okumuş, seyahat etmiş olmak ya da sadece bunları yapan birinin akrabası olmak bile toplama kampına alınma veya hapse atılma nedeni olabiliyor.

“Kardeş aile” projesi adı altında her aileyle ilgilenecek Çinli memur atandı. Bu “kardeşler” aile mahremiyetini çiğneyerek Uygurların evlerinde konaklıyor, aile üyelerinin rejime bağlığını denetliyorlar.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.