EKSEN Eğitim Sen Genel Başkanı Duygulu’dan 18 Mayıs Sürgünü mesajı
EKSEN Eğitim Sen Genel Başkanı Duygulu’dan 18 Mayıs Sürgünü mesajı
EKSEN Eğitim Sen Genel Başkanı Vasıf İnanç Duygulu, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nın 82. yılında QHA aracılığıyla paylaştığı anma mesajında, sürgünün Türk dünyasının ortak acısı olduğunu vurguladı.
Haber Giriş Tarihi: 18.05.2026 12:38
Haber Güncellenme Tarihi: 17.05.2026 21:43
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Kırım Tatar halkının 82 yıl önce maruz kaldığı insanlık tarihinin en büyük trajedilerinden biri olan 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı, eğitim camiasında da yankı buldu. Eğitimci Kamu Çalışanları Sendikası (EKSEN Eğitim Sen) Genel Başkanı Vasıf İnanç Duygulu, Kırım Haber Ajansı (QHA) aracılığıyla yayımladığı video mesajla, Sovyet rejiminin ve diktatör Josef Stalin'in uyguladığı soykırım politikasını sert bir dille kınadı.
Kırım Tatarlarının yüzyıllar boyunca Anadolu Türklüğü ile el ele vererek bölgede huzur ve sükûnu sağladığını hatırlatan Duygulu, bu hâkimiyetin sona ermesinin insanlık tarihinin en acıklı hikayelerinden biri olduğunu vurguladı.
"SOYKIRIM KELİMESİNİN TAM ANLAMIYLA İCRA EDİLDİĞİ LANETLİ GÜN"
Genel Başkan Duygulu, 18 Mayıs 1944 sabahı yaşanan vahşeti ve Türk milletinin bu konudaki sarsılmaz duruşunu şu sözlerle ifade etti:
On binlerce çocuğun, kadının, hülasa Kırım Türkünün hayvan vagonlarına, katarlara doldurularak sürgün edildiği, soykırım kelimesinin tam anlamıyla icra edildiği bu lanetli günü bütün Türk milleti adına lanetliyorum. Kırım Tatarlarının on yıllardır sürdürdükleri varlık, ana yurtlarına geri dönüş, vatanlarındaki tarihlerine ve kültürlerine sahip çıkma mücadelelerini ve bu mücadelenin önderlerini saygıyla selamlıyorum.
Kırım Tatar halkının haklı davasının unutturulmayacağına dair eğitim camiası adına söz veren Duygulu, sözlerini şu şekilde tamamladı:
EKSEN Eğitim Sen üyeleri ve Millî Eğitim camiasının her bir ferdi adına, 18 Mayıs 1944'te yaşanan Kırım Tatar Sürgünü'nde hayatını kaybeden, şehit olan bütün soydaşlarımızı rahmetle anıyor; geride kalan ve bu acıyla yaşamaya çalışan bütün soydaşlarımıza hürmet ve selamlarımı iletiyorum. Türk dünyasının ve Türk milletinin ortak acısı olan bu kara günün bütün mirasını Türk milletinin ve Türk dünyasının gelecek nesillerine aktarmak için elimizden geleni, üzerimize vazife olanı fazlasıyla yaptığımızı ve yapacağımızı ifade etmek istiyorum.
18 MAYIS 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI
82 yıldır dinmeyen acı: Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı
İnsanlık tarihinin en karanlık ve utanç verici sayfalarından biri olan 18 Mayıs 1944 tarihinde, Kırım Tatarları topyekûn vatanlarından sürülerek SSCB tarafından soykırıma uğradı. pic.twitter.com/mxqlqc5weL
— QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 17, 2026
Kırım Tatar halkı, bir şafak vaktinde Sovyetler Birliği diktatörü Josef Stalin’in emriyle 18 Mayıs 1944 tarihinde topyekûn sürgüne tâbi tutuldu. Kırım’dan Türkistan, Urallar ve Sibirya bölgelerine hayvan vagonlarıyla sürgün edilen Kırım Tatar halkı; en temel insani haklardan mahrum bırakılarak günlerce süren zorunlu yolculuklar, açlık, susuzluk ve devamındaki perişanlık neticesinde nüfusunun yüzde 46’sını kaybetti.
Sovyet yönetimi, soykırım niteliğindeki sürgünün hemen akabinde Kırım Yarımadası’nda, Kırım Tatarlarının varlığına işaret eden her şeyi ortadan kaldırmaya başladı. Köy, kasaba, ilçe ve şehirler başta olmak üzere yarımadadaki binden fazla yerleşim yerinin Kırım Tatarca olan adları değiştirildi. Kültürel soykırımın yaşandığı Kırım’da tarihi eserler tahrip edildi, mezarlıklar yok edildi ve yarımadanın demografik yapısı bilinçli şekilde dönüştürüldü.
Sürgün edilen halk, bağrından koparıldığı o aziz vatanı, Kırım’ı hiçbir zaman unutmadı. Sürgünlük yollarında, sürgün edildikleri yerlerde vatana dönmek için çaba gösterdi. 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuldu. O döneme değin gerçekleşen vatan Kırım’a geri dönme teşebbüsleri, hapisle ve yeni sürgünle cezalandırıldı. 1989’a gelindiğinde Kırım Tatarları, yavaş yavaş ata topraklarına dönmeye başladı. Sürgün mağdurları o tarihten itibaren yaşadıkları yokluklara rağmen vatanda kalma mücadelesini sürdürdü. Ancak yaklaşık 150 bin Kırım Tatarı maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Türkistan bölgesinde kaldı.
2015 yılında Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan etti. 2019 yılında Letonya ve Litvanya meclisleri, 2022’de Kanada Parlamentosunun alt kanadı olan Avam Kamarası, 2024'ün temmuz ayında Polonya Parlamentosunun alt kanadı olan Sejm, 2024'ün ekim ayında Estonya Parlamentosu (Riigikogu), 2024'ün aralık ayında Çekya Parlamentosunun üst kanadı olan Senato ve 2025’in haziran ayında Hollanda Krallığı Genel Meclisinin alt meclisi olan Hollanda Temsilciler Meclisi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıdı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
EKSEN Eğitim Sen Genel Başkanı Duygulu’dan 18 Mayıs Sürgünü mesajı
EKSEN Eğitim Sen Genel Başkanı Vasıf İnanç Duygulu, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nın 82. yılında QHA aracılığıyla paylaştığı anma mesajında, sürgünün Türk dünyasının ortak acısı olduğunu vurguladı.
Kırım Tatar halkının 82 yıl önce maruz kaldığı insanlık tarihinin en büyük trajedilerinden biri olan 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı, eğitim camiasında da yankı buldu. Eğitimci Kamu Çalışanları Sendikası (EKSEN Eğitim Sen) Genel Başkanı Vasıf İnanç Duygulu, Kırım Haber Ajansı (QHA) aracılığıyla yayımladığı video mesajla, Sovyet rejiminin ve diktatör Josef Stalin'in uyguladığı soykırım politikasını sert bir dille kınadı.
Kırım Tatarlarının yüzyıllar boyunca Anadolu Türklüğü ile el ele vererek bölgede huzur ve sükûnu sağladığını hatırlatan Duygulu, bu hâkimiyetin sona ermesinin insanlık tarihinin en acıklı hikayelerinden biri olduğunu vurguladı.
"SOYKIRIM KELİMESİNİN TAM ANLAMIYLA İCRA EDİLDİĞİ LANETLİ GÜN"
Genel Başkan Duygulu, 18 Mayıs 1944 sabahı yaşanan vahşeti ve Türk milletinin bu konudaki sarsılmaz duruşunu şu sözlerle ifade etti:
Kırım Tatar halkının haklı davasının unutturulmayacağına dair eğitim camiası adına söz veren Duygulu, sözlerini şu şekilde tamamladı:
18 MAYIS 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI
Kırım Tatar halkı, bir şafak vaktinde Sovyetler Birliği diktatörü Josef Stalin’in emriyle 18 Mayıs 1944 tarihinde topyekûn sürgüne tâbi tutuldu. Kırım’dan Türkistan, Urallar ve Sibirya bölgelerine hayvan vagonlarıyla sürgün edilen Kırım Tatar halkı; en temel insani haklardan mahrum bırakılarak günlerce süren zorunlu yolculuklar, açlık, susuzluk ve devamındaki perişanlık neticesinde nüfusunun yüzde 46’sını kaybetti.
Sovyet yönetimi, soykırım niteliğindeki sürgünün hemen akabinde Kırım Yarımadası’nda, Kırım Tatarlarının varlığına işaret eden her şeyi ortadan kaldırmaya başladı. Köy, kasaba, ilçe ve şehirler başta olmak üzere yarımadadaki binden fazla yerleşim yerinin Kırım Tatarca olan adları değiştirildi. Kültürel soykırımın yaşandığı Kırım’da tarihi eserler tahrip edildi, mezarlıklar yok edildi ve yarımadanın demografik yapısı bilinçli şekilde dönüştürüldü.
Sürgün edilen halk, bağrından koparıldığı o aziz vatanı, Kırım’ı hiçbir zaman unutmadı. Sürgünlük yollarında, sürgün edildikleri yerlerde vatana dönmek için çaba gösterdi. 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuldu. O döneme değin gerçekleşen vatan Kırım’a geri dönme teşebbüsleri, hapisle ve yeni sürgünle cezalandırıldı. 1989’a gelindiğinde Kırım Tatarları, yavaş yavaş ata topraklarına dönmeye başladı. Sürgün mağdurları o tarihten itibaren yaşadıkları yokluklara rağmen vatanda kalma mücadelesini sürdürdü. Ancak yaklaşık 150 bin Kırım Tatarı maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Türkistan bölgesinde kaldı.
2015 yılında Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan etti. 2019 yılında Letonya ve Litvanya meclisleri, 2022’de Kanada Parlamentosunun alt kanadı olan Avam Kamarası, 2024'ün temmuz ayında Polonya Parlamentosunun alt kanadı olan Sejm, 2024'ün ekim ayında Estonya Parlamentosu (Riigikogu), 2024'ün aralık ayında Çekya Parlamentosunun üst kanadı olan Senato ve 2025’in haziran ayında Hollanda Krallığı Genel Meclisinin alt meclisi olan Hollanda Temsilciler Meclisi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıdı.
Son Haberler