SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

"Rusya hukuka değil siyasete göre hareket ediyor"

Rus avukat Nikolay Polozov, QHA’ya verdiği demeçte, kanunların olmadığı ve her şeyin sadece yönetimin anlık çıkarlarına bağlı olduğu Rusya Federasyonu’nda hayata dair fikirlerini paylaştı.

Haber Giriş Tarihi: 13.07.2016 00:09
Haber Güncellenme Tarihi: 02.09.2016 12:42
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
"Rusya hukuka değil siyasete göre hareket ediyor"

Rusya işgali altında bulunan Kırım’da işgalcilerin yasadışı olarak tutukladığı Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz’ün avukatı Nikolay Polozov, QHA’yı ziyaret ederek soruları yanıtladı.

“Rusya’daki yaşamın özelliği orada kanunun olmamasıdır”

- Rusya Federasyonu hukuk alanında çalışmanın karakteristik özellikleri nelerdir?

-Rusya’daki yaşamın özelliği nedir biliyor musunuz? Orada kanunun olmamasıdır. Siyasi irade ve siyasi uygunluk vardır. Kanun ise belli durumlara göre uyarlanıyor. Gerekirse mahkeme kararı olmadan serbest bırakırlar, gerekirse de 100 yıl yazarlar. Yani her şey anlık çıkarlara bağlı.

Aslında tüm bunlar küçük taktik uğraşlardır, çünkü stratejik düşünme isteği yok. Fazlasını söyleyeyim, bazen biz Kremlin’in potansiyelini abartıyoruz. Rğer Putin’e sert şartlar sunarsan hemen herkesi bırakır. Bunun için 5 uçak bile tahsis eder...

-Rusya vatandaşları, Rusya ve Kırım’da başlatılıp kanıt olmadığı için sona eren siyasi mahkeme süreçleri hakkında ne düşünüyorlar?

- Rusya halkının küçük bir kısmı, sağduyulu düşünebilen, beyinleri propaganda ile doldurmaya müsaade etmeyen sorular soruyor. Ancak halkın büyük kısmı mümkün olduğunca herşeyden uzaklaşıyor. İnsanlar pul kolleksiyonu, balık avı ve diğer hobilere yöneliyor.

Benzer süreçler Nazi Almanyası'nda da meydana geliyordu, insanlar bir şeyleri destekliyordu ve bir şekilde kafalarında tamamen mantıksız yapılar barındırıyorlardı. Bununla birlikte aynı zamanda birçok insanın Kremlin propagandasının etkisi altında olduğunu da anlamak gerekiyor.

Önceleri söylendiği gibi parti çizgisi ile alakalı sarsıntılar yaşandı. Bu tutarsızlığı nasıl başardıklarını bilemiyorum ama Kremlin propaganda ve Rus halkının beynini yıkama işinde çok başarılı.

Türkiye ile ilişkiler bunun parlak bir örneğidir. Bir yıldan az bir süre önce, Türkler Rus savaş uçağını düşürdüğünde Rus basını Türkiye’ye yönelik olumsuz mesajlar içeren haberlerle dolup taşıyordu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a lanetler yağıyordu, yönetim Ruslara Türkiye’de tatil yapmayı yasaklıyordu, kontrol noktalarında ise Türk domateslerini traktörlerle eziyorlardı.

Bir hafta önce Kremlin Türklerin yine Rusya’nın dostu olduğuna dair açıklamalar yapmaya başladı. O güne kadar tatil yerlerine kapalı olan yollar yine açılıyor. O zamana kadar Kırım’a gitmek isteyenler gitme fırsatı buldu ve Kırım ile Türkiye’nin servis düzeyinin kıyaslanamayacağından bir kez daha emin oldu. Aynı parayla Kırım ve Soçi’de sadece problem ve Sovyet standartlarındaki hizmetleri alabilirsiniz, Türkiye’de ise dinlenebilir ve sağlığınızı düzeltebilirsiniz.

Ama aynı zamanda bu ani 180 derecelik dönüşe, yani Türkiye’nin yarım yıl devam eden boykot ve basındaki olumsuz haber akışından sonra bir günde en yakın dosta dönüşmesine  kimse şaşırmıyor.

Kırım’da basının akreditasyonunu Ukrayna yapmalı

-Sayın Polozov, Kırım’da Ukraynalı gazeteciler dahil yabancı basının akreditasyon mekanizmasının geliştirilmesinden de bahsedebilir misiniz?

-Geçici işgal altında bulunan Kırım’da basının akreditasyonunu Ukrayna yapmalı. Yani Ukrayna, Ukraynalı, Rus ve Batılı gazetecilere yarımadada çalışma izni vermeli.

Bunun yanı sıra gazeteciler, Rus akreditasyonu gibi bir hukuki araç da kullanmalılar. Bu şekilde gazeteciler, ilhak edilen Ukrayna’ya bağlı Kırım’da Rostov ya da Moskova’da çalışır gibi çalışabilecekler. Diğer türlü bir nevi mantık tuzağı oluyor ve işgal altındaki toprakta engelsiz olarak sadece Rus basını çalışıyor.

Kırım’ın işgal edilen toprak olduğunu göstermek Kiev için büyük sorun teşkil etmez diye düşünüyorum. Bunu akreditasyon aracılığıyla yapmak mümkün ki, bu akreditasyonun kalitesini etkilemez.

Ve bu durumda Rusya’nın Kırım’a Ukraynalı ya da yabancı gazetecileri sokup sokmayacağı önemli değil. İzin vermezse bu dünyada büyük yankı uyandıracaktır, özellikle BBC veya CNN gibi kanallar söz konusu olursa. Çünkü o zaman işgal altındaki Kırım’da ifade özgürlüğünün kısıtlandığı haberi tüm dünya basınında yayılır ve dünya çapında skandala neden olur.

"Putin’in imzaladığı Yarovaya Paketi (antiterör kanun paketi), internete ağız tasması takmaktır"

-Hangi Rus basın kuruluşlarıyla çalışıyorsunuz? Hangi televizyon kanalları, basılı ve internet yayın kuruluşları hukuki meselelerin açık şekilde tartışılması için alan sunuyor?

-Birincisi, Rusya’da herhangi bir kanalda ben ve Mark Feygin için yasak var. Bir keresinde çok komik bir olay oldu. Mark’la bir gün bir duruşmadan çıkıyoruz. Etrafımızda birçok kamera var. O esnada “Rossiya” televizyon kanalının bir muhabiri, НТВ kanalının kameramanına, “Yine yasak isimleri çekiyoruz” dedi.

Televizyonda katı bir yasak söz konusu. Ostankino Rus televizyon ve radyo merkezine bir kilometreden az bir mesafede yaklaşmamız yasak.

“Dojd” televizyonuna gelince... Tüm bağımsız basın kuruluşları sert sınırları aşamıyorlar ve belirsiz sebeplerle onlar da bizi davet edemiyorlar. Yönetimin sert mesajı var: “Vatanımıza karşı mücadele eden bu alçakların” reklamı yapılmayacak! Oysa biz Mark Feygin'le vatanımıza karşı değil, yönetimin sıradan insanlara karşı haksızlığıyla mücadele ediyoruz.

Aynı durum internet yayın kuruluşları için de geçerli. Rus basınında yasaklıyız diyebiliriz.

Rusya’da bizim için tek kitle iletişim aracı sosyal ağlardaki hesaplarımız. Yeterince çok insan okuyor bizleri. Ukraynalı siyasi tutsakların sorunları hakkında konuşuyorsak  asıl iş bu durumda Ukrayna basınına düşüyor. Çünkü Rus basını bu konuyu özenle es geçmeye çalışıyor.

Putin’in imzaladığı Yarovaya Paketi, internete "ağız tasması" takmaya yönelik sistemli bir planın parçasıdır. Rusya yönetimi basının sesini kısmayı başardığı için sadece internette düşündüğünü söylemeye izin veren küçük bir boşluk kaldı.

-Peki Mark Feygin’in Twitter’deki paylaşımı için cezai sorumluluğa tabi tutulması talebi?

-Bu Mark Feygin’e karşı açılmak istenen ilk dava değil, bana da dava açmaya çalıştılar. Ancak bizim medyatik olmamız bize koruma sağlıyor. Böyle bir imkanımız varsa onu etkin şekilde kullanıyoruz.

Yani bir kişi tanınıyorsa onun hakkında kararı binbaşı ya da albay değil, bir üstteki merci alır. Belki de Mark’la biz bir şekilde Kremlin’in işine geliyoruz çünkü “Bizde böyleleri de var” diyebiliyorlar.

-Rus toplumunda olan nefret bu seviyedeyken kendi görüşlerinizi açık şekilde dile getirmekten korkmuyor musunuz?

-Korkmuyorum. Kendi vatanımın vatandaşı ve vatanseveriyim. Tehditler, saldırı girişimleri oldu, arabamın lastikleri kesildi. Her zaman pes etmek, gitmek, her şeyi unutmak gibi bir seçenek var. Ama ben yapmazsam kim yapar diye düşünüyorum. Ben yapıyorsam başka birinin de yapma şansı var ve yalnız olmam. Bu nedenle korkmuyorum.

Nadejda Savçenko’nun davranışlarını Ukrayna halkı değerlendirmeli

-Uzun süre boyunca Nadejda Savçenko ile görüşebilen nadir insanlardan biriydiniz. Bugün o özgür Ukrayna’ya döndü ve Ukrayna milletvekili. Ukrayna-Rusya krizinden çıkış konusunda kendi görüşünü dile getirdi ve bu teklif toplumda farklı tepkilere neden oldu. Onun yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz?

-Nadejda Savçenko Rus hapsindeyken ana görevimiz onu kurtarmaktı. Bu görevi yerine getirdik. Savçenko’nun bulunduğu uçak Ukrayna sınırını geçince sorumluluk bizden çıktı. Artk uğraştığı şeyler Ukrayna’nın iç meselesidir. Biz Rusya vatandaşları olarak Ukrayna’nın iç işlerine karışmıyoruz.

Savçenko’nun faaliyetlerini ilk önce seçmen değerlendirmeli. Seçimler olur ve seçmenler Savçenko’yla ilgili olarak ne düşündüklerini oylarıyla gösterirler.

(Devam edecek)

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.