QHA, TİKA’nın Romanya Program Koordinatörü Ahmet Daştan ile Romanya’daki TİKA projeleri hakkında konuştu.
Haber Giriş Tarihi: 06.07.2016 16:29
Haber Güncellenme Tarihi: 06.07.2016 17:35
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Șubat 2015 tarihinde Romanya’daki ofisini açan TİKA, kısa sürede birçok projeye imza attı. TİKA’nın Romanya’da yürüttüğü projeleri ve gelecek zamanda planladığı yatırım alanlarını öğrenmek için, QHA Romanya Program Koordinatörü H. Ahmet Daştan ile bir görüşme gerçekleştirdi.
-Resmi internet sayfasında yer alan bilgilere göre, TİKA'nın 1992’de özellikle Orta Asya’daki Türk Cumhuriyetlerine yönelik projeleri koordine etmek için kurulduğu bilgisi yer alıyor. Günümüzde ise TİKA sadece Orta Asya’da değil, beş kıtada proje yürütüyor. Kuruluştan günümüze ne değişti?
"Esasında, dediğiniz gibi, TİKA Orta Asya’daki Türk Cumhuriyetlerine yönelik kuruldu. 2000’li yıllara kadar o bölgede 17 ofisi vardı. 2002 yılından sonra, siyasi iradenin dış politika bakış açısının değişmesiyle birlikte, Türkiye’nin kalkınma yardımları mantığı değişti. Kalkınma yardımlarında TİKA şu anda, son üç yıldır, Birleşmiş Milletler tarafından üs üstte en cömert ülke seçiliyor. GSH’sine göre Türkiye, Amerika ve İngiltere’den sonra en çok official develepmont assistance (ODA-resmi kalkınma yardımı) yapan ülkedir. TİKA da bunun en büyük aktörü. Bu, esasında insani yardımlara Türkiye’nin bir bakış açısıdır. Bu noktada, şu anda 50 ülkede, 54 ofisle hizmet veriyoruz. Romanya da bunlardan biri. Burada ofisimiz geçen sene açıldı. 50 ülkede TİKA olarak Balkanlar’dan Doğu Avrupa’ya, Latin Amerika’dan Güney Asya’ya, Kuzey Asya’ya ve Amerika içerisinde Kızılderililere bile kalkınma yardımında bulunduk. Bu ülkemizin alicenaplığının bir göstergesidir. Ülkemizin Kalkınma yardımlarına harcadığı rakam dünya çapında yılda yaklaşık 3 milyar dolar. Bu 3 milyar doların Türkiye Cumhuriyeti’nin bütçesinin içerisinde tekabül ettiği oran çok küçük. Ülkenin ekonomik gelişmesi, Türkiye'nin G20 ülkesi olması ve ekonomi göstergeler esasında bizim kalkınma yardımlarımızın mantığının temelini oluşturuyor. Biz ekonomik olarak büyüdüğümüz zaman, bu büyümeyi paralel olarak kardeş, dost ülkelere, insanlara bir şekilde transfer etme çabası içerisindeyiz. Türkiye Cumhuriyeti'nin TİKA aracılığıyla gitmiş olduğu, işbirliği yapmış olduğu her yerde tek bir amacı var; ikili işbirliğini, bir adım öteye götürebilmek. Bu mantıkla hareket ediyoruz."
-Romanya’daki ofisini TİKA 2015’te açtı. Bu tarihte açılmasının anlamı nedir?
"Bu esasında benim için de bir soru. Niçin Romanya’yla bu kadar iyi ilişkilerimiz varken, bu kadar dostluğumuz varken, yüzlerce senelik ortak tarihimiz varken, neden bu tarihe kadar beklendi herkes için bir soru işareti. Aynı zamanda TİKA özellikle 2002’den sonra başka yerlere (Orta Asya dışında) ofis açmaya başlamış. Bu 10 yıllık süreçte, TİKA Afrika’da yoğun olarak çalışmaya başlamış ve sonunda Romanya’da da ofis açmaya karar verilmiş. En son, Romanya Cumhurbaşkanı Sayın Klaus Iohannis'in Türkiye Cumhuriyeti ziyaretinde, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, bire bir basın toplantısında da Romanya’daki TİKA ofisinin açılışını dile getirildi. Romanya’daki makamlar bizi çok iyi karşıladılar. Bir yılda hemen hemen bütün makamlarla müthiş projeler üretiyoruz. Bu açığı kapattık sanırım."
-Romanya’da önemli bir Türk-Tatar topluluğunun yaşıyor olmasının TİKA’nın bu ülkede faaliyet göstermesinde bir etkisi var mı?
"Esasında soydaşlarımızı üretmiş olduğumuz projeler açısından göz önünde bulunduruyoruz, burada 80 bin'e, 100 bin’e yakın soydaşımız olduğu söyleniyor. Türk, Tatar bunu ayırt etmiyoruz zaten. Fakat TİKA’nın buraya açılmasındaki yegane sebep soydaşlarımız değil. TİKA şu an Macaristan, Sırbistan, Hırvatistan, Meksika’da da var. TİKA Latin Amerika ülkelerinde de var mesela, oralarda soydaşlarımız yok. O yüzden mutlaka bizim için burdaki soydaşlarımız büyük önem arz ediyor ve biz proje yaparken onları mutlaka değerlendiriyoruz. Ama tek önceliğimiz onlar değil. Biz burda, TİKA’nın genel tablosuna bakacak olursak, her ülkede, ülke makamlarıyla işbirliği halinde proje üretiyoruz. Biz bizden talep edilmeyen hiçbir projeyi yapmıyoruz. Proje başlangıç noktamız, ilgili ülkenin ilgili makamının bizden proje talep etmesidir. TİKA’nın genel amacı, iki ülke arasındaki ilişkiyi kuvvetlendirmek ve üst seviyeye çıkmasıdır. Biz Romen makamlarına proje sunarken de talep odaklı çalışıyoruz, soydaşlarımıza da proje sunarken ilgili makamların talebi noktasında çalışıyoruz."
-Şimdiye kadar Romanya’da gerçekleştirmek istediğiniz projelerde herhangi bir zorluk yaşadınız mı?
"Biz Romanya’da ofisimizi kısa bir sürede kurduk. Proje ve program geliştirmenin kendine has müthiş zorlukları var. Bunları her zaman, her yerde yaşadık. Ama Romanya’da bunu samimice itiraf etmek zorundayım, bu zorluklarla hiç karşılaşmadım. Biz Romenlerle birbirimize çok benziyoruz. 400 yıllık ortak bir tarihimiz var. Mutlaka bazı soru işaretleriyle karşılaşmışızdır. İnsanların her zaman, "neden bu proje yapılıyor" sorusuyla karşılaştık. Bizim bugüne kadar el atıp da başaramadığımız proje sayısı hemen hemen yok gibi. Proje ortaklarımız bizim proje mantığımızı hızlı bir şekilde anladı ve kabul etti. Dünyada TİKA’nın başarılı olması, yaklaşık 20.000 proje üretmesinin sebebi bizim ilgili ülkeye gittiğimiz zaman gerçekten kalkınma veya işbirliği mantığıyla hareket ediyoruz. Yardımcı olduğumuz için başarılı projeler üretiyoruz. Son sekiz yılda otuz taneye yakın ofis açtık. Bunların hepsi ilgili makamlarla istişareler sonucunda oldu. Bu yüzden ben burada hemen hemen hiçbir zorlukla karşılaşmadım. Bu açıdan Romen makamlarına ve Romen meslektaşlarımıza çok, çok teşekkür ediyorum."
-TİKA’nın dünyada yaptığı en önemli proje hangisidir?
"Esasında, Sayın Başkanımız Dr. Serdar Çam şöyle diyor: “Bizim ürettiğimiz projelerin küçüğü de aynı, büyüğü de aynı. Bizim yaptığımız en ufak 1.000 Euro’luk proje, 10.000.000’luk proje de hepsi aynı değerde çünkü hepsi bir şekilde birilerine dokunuyor: mazluma, garibana.” Doğal olarak proje ayrımı yapmak benim için çok zor. Sudan’da, büyük modern bir hastane yaptık. Türkiye’den 100 sağlık ekibi orada beş yıl süre için çalışacaklar. Ben orayı gördüm. Türkiye’deki hastanelerle hiçbir farkı olmayan son derece modern teçzihatlarla donatılmış müthiş bir hastane. O hastaneden faydalanan insanları gördüm ve TİKA’nın büyüklüğünü daha iyi anladım."
-TİKA’nın Romanya’da yaptığı en önemli proje hangisidir?
"Biz Romanya’da yaklaşık 35 proje uyguladık. İnanın bir ayrım yapamayacağım Hangisini sıralayabilirim: Spor Bakanlığına yapmış olduğumuz ekipman temini, Spor Bakanlığının bir enstitüsünde yapmış olduğumuz renovasyon ve spor salonu, şu anda bazı yetimhanelere yapmış olduğumuz çeşitli yardımlar, engelli okullarına yapmış olduğumuz bazı yardımlar, NGO’lara yaptığımız yatırımlar. Bunları hiçbirisini bir diğerinden ayırt edemem. Soydaşlarımız açısından baktığımız zaman iyine aynı şekilde onların Dobruca’daki faaliyetlerine katkıda bulunmak bizim için önemlidir. Ben her projeye kendi çocuğum gibi bakıyorum."
-Önümüzdeki süreçte Romanya’da daha çok hangi alanlardaki projeleri desteklemeyi düşünüyorsunuz?
"TİKA’nın öncelik verdiği iki sektör var: eğitim ve sağlık. Sağlık alanında yoğun yatırımlarımız olucak. Zaten geçen hafta bir laparoskopi kursu düzenledik. Laparoskopi kursunu vermeleri için Balkanlar’dan eğitmenleri, hocaları ve doktorları buraya getirdik. Bu tarz aktiviteleri devam ettirmeye çalışacağız. İki ülke arasındaki uzmanların bilgi paylaşım programlarını geliştirmeye yoğun bir şekilde devam edeceğiz. Mecidiye’de bir hastanenin renovasyonunu planlıyoruz. Bükreşte’ki Marie Curie çocuk hastanenin ameliyathane bölümünün yenilenmesini planlıyoruz. Eğitim alanında biz Romanya’da ana okulundan tutun üniversiteye kadar proje üretiyoruz. Köstence’deki “Ovidius” Üniversitesi’ne bölgenin en büyük matematik kütüphanesini kurduk. Bu kütüphanyeye uluslararası seviyede yaklaşık 1.000 kitap hediye ettik. Bükreş Üniversitesi Türkoloji Bölümünü yeniledik. Şimdi Bükreş Üniversitesinin Tarih Bölümünün renovasyonunu yapıyoruz. Şu anda TİKA Romanya Millii Eğitim Bakanlığı'na bağlı olan ana okullarının parklarını yeniliyor. Orta okul seviyesindeki engelli okullarına kinetoterapi odaları kuruyoruz. Romanya Kralliyet ailesine ait olan, Prens Radu’nun ismini taşıyan, Adjud’taki okulun bilgisayar laboratuvarını da yeniledik. Romanya’nın eğtim altyapısını genişletmesi TİKA için çok büyük bir önem arzediyor."
Ahmet Daştan, 1982 Yozgat doğumlu. Evli, 2 çocuk babası. 1998 yılında, Üniversiteye başladı. Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde Siyaset Bilimleri ve kamu Yönetimi mezunu olan Daştan, Atılım Üniversitesi Avrupa Birilği Yüksek Lisans programı mezunu Şu an Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde Doktora programına devam ediyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
TİKA’nın Romanya’daki projeleri
QHA, TİKA’nın Romanya Program Koordinatörü Ahmet Daştan ile Romanya’daki TİKA projeleri hakkında konuştu.
Șubat 2015 tarihinde Romanya’daki ofisini açan TİKA, kısa sürede birçok projeye imza attı. TİKA’nın Romanya’da yürüttüğü projeleri ve gelecek zamanda planladığı yatırım alanlarını öğrenmek için, QHA Romanya Program Koordinatörü H. Ahmet Daştan ile bir görüşme gerçekleştirdi.
-Resmi internet sayfasında yer alan bilgilere göre, TİKA'nın 1992’de özellikle Orta Asya’daki Türk Cumhuriyetlerine yönelik projeleri koordine etmek için kurulduğu bilgisi yer alıyor. Günümüzde ise TİKA sadece Orta Asya’da değil, beş kıtada proje yürütüyor. Kuruluştan günümüze ne değişti?
"Esasında, dediğiniz gibi, TİKA Orta Asya’daki Türk Cumhuriyetlerine yönelik kuruldu. 2000’li yıllara kadar o bölgede 17 ofisi vardı. 2002 yılından sonra, siyasi iradenin dış politika bakış açısının değişmesiyle birlikte, Türkiye’nin kalkınma yardımları mantığı değişti. Kalkınma yardımlarında TİKA şu anda, son üç yıldır, Birleşmiş Milletler tarafından üs üstte en cömert ülke seçiliyor. GSH’sine göre Türkiye, Amerika ve İngiltere’den sonra en çok official develepmont assistance (ODA-resmi kalkınma yardımı) yapan ülkedir. TİKA da bunun en büyük aktörü. Bu, esasında insani yardımlara Türkiye’nin bir bakış açısıdır. Bu noktada, şu anda 50 ülkede, 54 ofisle hizmet veriyoruz. Romanya da bunlardan biri. Burada ofisimiz geçen sene açıldı. 50 ülkede TİKA olarak Balkanlar’dan Doğu Avrupa’ya, Latin Amerika’dan Güney Asya’ya, Kuzey Asya’ya ve Amerika içerisinde Kızılderililere bile kalkınma yardımında bulunduk. Bu ülkemizin alicenaplığının bir göstergesidir. Ülkemizin Kalkınma yardımlarına harcadığı rakam dünya çapında yılda yaklaşık 3 milyar dolar. Bu 3 milyar doların Türkiye Cumhuriyeti’nin bütçesinin içerisinde tekabül ettiği oran çok küçük. Ülkenin ekonomik gelişmesi, Türkiye'nin G20 ülkesi olması ve ekonomi göstergeler esasında bizim kalkınma yardımlarımızın mantığının temelini oluşturuyor. Biz ekonomik olarak büyüdüğümüz zaman, bu büyümeyi paralel olarak kardeş, dost ülkelere, insanlara bir şekilde transfer etme çabası içerisindeyiz. Türkiye Cumhuriyeti'nin TİKA aracılığıyla gitmiş olduğu, işbirliği yapmış olduğu her yerde tek bir amacı var; ikili işbirliğini, bir adım öteye götürebilmek. Bu mantıkla hareket ediyoruz."
-Romanya’daki ofisini TİKA 2015’te açtı. Bu tarihte açılmasının anlamı nedir?
"Bu esasında benim için de bir soru. Niçin Romanya’yla bu kadar iyi ilişkilerimiz varken, bu kadar dostluğumuz varken, yüzlerce senelik ortak tarihimiz varken, neden bu tarihe kadar beklendi herkes için bir soru işareti. Aynı zamanda TİKA özellikle 2002’den sonra başka yerlere (Orta Asya dışında) ofis açmaya başlamış. Bu 10 yıllık süreçte, TİKA Afrika’da yoğun olarak çalışmaya başlamış ve sonunda Romanya’da da ofis açmaya karar verilmiş. En son, Romanya Cumhurbaşkanı Sayın Klaus Iohannis'in Türkiye Cumhuriyeti ziyaretinde, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, bire bir basın toplantısında da Romanya’daki TİKA ofisinin açılışını dile getirildi. Romanya’daki makamlar bizi çok iyi karşıladılar. Bir yılda hemen hemen bütün makamlarla müthiş projeler üretiyoruz. Bu açığı kapattık sanırım."
-Romanya’da önemli bir Türk-Tatar topluluğunun yaşıyor olmasının TİKA’nın bu ülkede faaliyet göstermesinde bir etkisi var mı?
"Esasında soydaşlarımızı üretmiş olduğumuz projeler açısından göz önünde bulunduruyoruz, burada 80 bin'e, 100 bin’e yakın soydaşımız olduğu söyleniyor. Türk, Tatar bunu ayırt etmiyoruz zaten. Fakat TİKA’nın buraya açılmasındaki yegane sebep soydaşlarımız değil. TİKA şu an Macaristan, Sırbistan, Hırvatistan, Meksika’da da var. TİKA Latin Amerika ülkelerinde de var mesela, oralarda soydaşlarımız yok. O yüzden mutlaka bizim için burdaki soydaşlarımız büyük önem arz ediyor ve biz proje yaparken onları mutlaka değerlendiriyoruz. Ama tek önceliğimiz onlar değil. Biz burda, TİKA’nın genel tablosuna bakacak olursak, her ülkede, ülke makamlarıyla işbirliği halinde proje üretiyoruz. Biz bizden talep edilmeyen hiçbir projeyi yapmıyoruz. Proje başlangıç noktamız, ilgili ülkenin ilgili makamının bizden proje talep etmesidir. TİKA’nın genel amacı, iki ülke arasındaki ilişkiyi kuvvetlendirmek ve üst seviyeye çıkmasıdır. Biz Romen makamlarına proje sunarken de talep odaklı çalışıyoruz, soydaşlarımıza da proje sunarken ilgili makamların talebi noktasında çalışıyoruz."
-Şimdiye kadar Romanya’da gerçekleştirmek istediğiniz projelerde herhangi bir zorluk yaşadınız mı?
"Biz Romanya’da ofisimizi kısa bir sürede kurduk. Proje ve program geliştirmenin kendine has müthiş zorlukları var. Bunları her zaman, her yerde yaşadık. Ama Romanya’da bunu samimice itiraf etmek zorundayım, bu zorluklarla hiç karşılaşmadım. Biz Romenlerle birbirimize çok benziyoruz. 400 yıllık ortak bir tarihimiz var. Mutlaka bazı soru işaretleriyle karşılaşmışızdır. İnsanların her zaman, "neden bu proje yapılıyor" sorusuyla karşılaştık. Bizim bugüne kadar el atıp da başaramadığımız proje sayısı hemen hemen yok gibi. Proje ortaklarımız bizim proje mantığımızı hızlı bir şekilde anladı ve kabul etti. Dünyada TİKA’nın başarılı olması, yaklaşık 20.000 proje üretmesinin sebebi bizim ilgili ülkeye gittiğimiz zaman gerçekten kalkınma veya işbirliği mantığıyla hareket ediyoruz. Yardımcı olduğumuz için başarılı projeler üretiyoruz. Son sekiz yılda otuz taneye yakın ofis açtık. Bunların hepsi ilgili makamlarla istişareler sonucunda oldu. Bu yüzden ben burada hemen hemen hiçbir zorlukla karşılaşmadım. Bu açıdan Romen makamlarına ve Romen meslektaşlarımıza çok, çok teşekkür ediyorum."
-TİKA’nın dünyada yaptığı en önemli proje hangisidir?
"Esasında, Sayın Başkanımız Dr. Serdar Çam şöyle diyor: “Bizim ürettiğimiz projelerin küçüğü de aynı, büyüğü de aynı. Bizim yaptığımız en ufak 1.000 Euro’luk proje, 10.000.000’luk proje de hepsi aynı değerde çünkü hepsi bir şekilde birilerine dokunuyor: mazluma, garibana.” Doğal olarak proje ayrımı yapmak benim için çok zor. Sudan’da, büyük modern bir hastane yaptık. Türkiye’den 100 sağlık ekibi orada beş yıl süre için çalışacaklar. Ben orayı gördüm. Türkiye’deki hastanelerle hiçbir farkı olmayan son derece modern teçzihatlarla donatılmış müthiş bir hastane. O hastaneden faydalanan insanları gördüm ve TİKA’nın büyüklüğünü daha iyi anladım."
-TİKA’nın Romanya’da yaptığı en önemli proje hangisidir?
"Biz Romanya’da yaklaşık 35 proje uyguladık. İnanın bir ayrım yapamayacağım Hangisini sıralayabilirim: Spor Bakanlığına yapmış olduğumuz ekipman temini, Spor Bakanlığının bir enstitüsünde yapmış olduğumuz renovasyon ve spor salonu, şu anda bazı yetimhanelere yapmış olduğumuz çeşitli yardımlar, engelli okullarına yapmış olduğumuz bazı yardımlar, NGO’lara yaptığımız yatırımlar. Bunları hiçbirisini bir diğerinden ayırt edemem. Soydaşlarımız açısından baktığımız zaman iyine aynı şekilde onların Dobruca’daki faaliyetlerine katkıda bulunmak bizim için önemlidir. Ben her projeye kendi çocuğum gibi bakıyorum."
-Önümüzdeki süreçte Romanya’da daha çok hangi alanlardaki projeleri desteklemeyi düşünüyorsunuz?
"TİKA’nın öncelik verdiği iki sektör var: eğitim ve sağlık. Sağlık alanında yoğun yatırımlarımız olucak. Zaten geçen hafta bir laparoskopi kursu düzenledik. Laparoskopi kursunu vermeleri için Balkanlar’dan eğitmenleri, hocaları ve doktorları buraya getirdik. Bu tarz aktiviteleri devam ettirmeye çalışacağız. İki ülke arasındaki uzmanların bilgi paylaşım programlarını geliştirmeye yoğun bir şekilde devam edeceğiz. Mecidiye’de bir hastanenin renovasyonunu planlıyoruz. Bükreşte’ki Marie Curie çocuk hastanenin ameliyathane bölümünün yenilenmesini planlıyoruz. Eğitim alanında biz Romanya’da ana okulundan tutun üniversiteye kadar proje üretiyoruz. Köstence’deki “Ovidius” Üniversitesi’ne bölgenin en büyük matematik kütüphanesini kurduk. Bu kütüphanyeye uluslararası seviyede yaklaşık 1.000 kitap hediye ettik. Bükreş Üniversitesi Türkoloji Bölümünü yeniledik. Şimdi Bükreş Üniversitesinin Tarih Bölümünün renovasyonunu yapıyoruz. Şu anda TİKA Romanya Millii Eğitim Bakanlığı'na bağlı olan ana okullarının parklarını yeniliyor. Orta okul seviyesindeki engelli okullarına kinetoterapi odaları kuruyoruz. Romanya Kralliyet ailesine ait olan, Prens Radu’nun ismini taşıyan, Adjud’taki okulun bilgisayar laboratuvarını da yeniledik. Romanya’nın eğtim altyapısını genişletmesi TİKA için çok büyük bir önem arzediyor."
Ahmet Daştan, 1982 Yozgat doğumlu. Evli, 2 çocuk babası. 1998 yılında, Üniversiteye başladı. Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde Siyaset Bilimleri ve kamu Yönetimi mezunu olan Daştan, Atılım Üniversitesi Avrupa Birilği Yüksek Lisans programı mezunu Şu an Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde Doktora programına devam ediyor.
Son Haberler