SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Türkistan

QHA - Kırım Haber Ajansı - Türkistan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkistan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Geleneksel Kazak enstürmanları ustası Meyramulı dombranın ruhunu QHA'ya anlattı Haber

Geleneksel Kazak enstürmanları ustası Meyramulı dombranın ruhunu QHA'ya anlattı

“QONYR” adlı geleneksel müzik enstrümanları yapan bilimsel araştırma atölyesinin kurucusu ve dombra yapımı başta olmak üzere Kazak halkının geleneksel müzik enstrümanları üzerine çalışan bir usta olan Babır Argın Meyramulı; ustalık yolculuğu, dombra yapımının incelikleri, geleneksel dombra ile modern dönemde yapılan dombra arasındaki yapı ve ses farklılıklarını Kırım Haber Ajansına (QHA) anlattı. “DOMBRA YAPMAK, KAZAK HALKININ ESKİ USTALIK GELENEĞİNİ YENİDEN DİRİLTME YOLUDUR” Kazak dombrasının kadim “koyu (qоңır)” sesini yeniden canlandırmak, doğal tel yapım geleneğini yeniden hayata döndürmek ve farklı bölgelerde oluşmuş dombra modellerini tekrar kullanıma kazandırmanın temel amacı olduğunu dile getiren Meyramulı, “Dombra yapımına gelişim tesadüf değildi. Çocukluğumdan beri Kazak geleneksel koyu sesine ve dombranın doğal tınısına özel bir ilgim vardı.” dedi. Meyramulı, zamanla bugünün dombralarının çoğunda eski yumuşak, doğal ve koyu tınıların azaldığını fark ettiğini belirterek enstürmanın iç ses yapısı ile de ilgilendirmeye başladığını kaydetti. Kendisine dombra yapımını tamamen öğreten ve usta olmasına büyük katkı sağlayan hocasının Musaev Sultan Jakşılıkulı olduğunu kaydeden Meyramulı, eski ustaların tecrübelerinden de istifade ettiğini dile getirdi. Dombranın yapısını oluşturan ağaç, gövde, tel ve ses gibi unsurların yanı sıra ağaç seçimi, gövde yapımı, kapak inceltme, tel takma ve sesi dinleme becerilerinin de deneyimle geldiğini belirten dombra ustası, “Benim için dombra yapmak sadece ahşaptan bir enstrüman üretmek değildir. Bu, Kazak halkının ses hafızasını, koyu tınısını ve eski ustalık geleneğini yeniden diriltme yoludur.” ifadelerini kullandı. AĞAÇ, HER BİR DOMBRANIN KENDİNE ÖZGÜ KARAKTERİNİ VE RUHUNU BELİRLİYOR Dombranın sesi, ağırlığı, sesin açıklığı, yumuşaklığı, sürdürülebilirliği ve koyuluğunun büyük ölçüde ağacın doğasına bağlı olduğunu kaydeden Meyramulı, şu değerlendirmeleri yaptı: Ben genellikle gövde için akçaağaç, huş, çam, ceviz ve benzeri ağaçları kullanıyorum. Her ağacın kendi karakteri vardır. Örneğin huş ağacı dengeli, net ve sıcak bir ses verir. Akçaağaç sesi daha parlak ve açık çıkarabilir. Ceviz ağacında yumuşaklık ve derinlik baskındır. Çam ise eski enstrümanlarda daha çok kullanılan, köklü bir tınıya sahiptir. Kapak için ise çoğunlukla ladin veya çam gibi hafif ve rezonansı yüksek ağaçlar seçilir, çünkü sesin ana çıkışı kapaktan olur. Her ağacın sesi gerçekten farklıdır. Bir ağaç sesi sert ve net çıkarırken, diğeri yumuşak ve derin bir tını verir. Bu yüzden usta ağacı sadece güzelliğine göre değil, sese verdiği karaktere göre seçmelidir. Dombra yapımında ise en önemli şeylerden birinin ayrıca ağacın kuruluğu, yıllık halkalarının yönü, yoğunluğu ve rezonans özelliği de olduğunu beyan eden Meyramulı, “İyi bir ağaç yanlış işlenirse iyi ses vermeyebilir. Basit bir ağaç ise doğru işlendiğinde çok etkileyici bir ses çıkarabilir.” dedi. “BENİM ÇALIŞMAM, GELENEKSEL SES KARAKTERİNİ MODERN İCRA ORTAMINA YENİDEN KAZANDIRMAKTIR” Bununla birlikte geleneksel dombra ile modern dombra arasındaki önemli farklara değinen dombra ustası, eski dombraların genellikle doğal ortama, icra geleneğine ve bölgesel okullara göre yapıldığını ve gövdesi, sapı, kapağı, eşiği ve telinin belirli bir ses hedefi için şekillendirildiğini kaydetti. Modern dombralarda ise standartlaşmanın olduğunu belirten Meyramulı, modern dombraların sahneye, orkestraya ve eğitim sistemine uyum için ölçülerinin ve ses yapısının belirli kalıplara oturtulduğunu dile getirerek “Bu bir açıdan gerekli olsa da bölgesel karakterlerin ve eski tınıların kaybolmasına yol açmıştır.” dedi. Öte yandan Meyramulı, ses açısından geleneksel dombralarda daha yumuşak, doğal ve insan sesine yakın bir tını olduğunu belirterek “Özellikle doğal tel kullanılan enstrümanlarda ses bağırmaz, daha sakin ve sıcak bir şekilde duyulur. Modern dombralarda genellikle naylon veya sentetik teller kullanılır. Bu teller sesi daha yüksek ve parlak yapar ancak bu parlaklık bazen eski koyu tınıyı azaltabilir. Benim çalışmam bu iki yaklaşımı karşı karşıya koymak değil, geleneksel ses karakterini modern icra ortamına yeniden kazandırmaktır.” dedi. DOMBRANIN NADİR USTALIK TEKNİKLERİNDEN DOĞAL TEL YAPIMI İşinin en önemli alanlarından biri koyun ve keçi bağırsaklarından doğal müzik teli yapmak olduğunu kaydeden Meyramulı, bunun bugün çok az denk gelinen eski ustalık tekniklerinden biri olduğunu belirtti. Dombra ustası, eskiden Kazak dombra, şerter ve yediğen gibi enstrümanlarda hayvan bağırsaklarından yapılan tellerin kullanıldığını da hatırlatarak “Bu yöntemi öğrenmem uzun araştırmalarla oldu. Ustalardan sordum, eski kaynakları inceledim, deneyler yaptım. Doğal tel yapmak kolay değildir. Her aşamasında temizlik, hassasiyet ve sabır gerekir.” şeklinde konuştu. Doğal telin yapım aşamasında önce ham maddenin seçildiğini, daha sonra bağırsağın dikkatle temizlenip işlendiğini, fazlalık katmanların alındığını, gerekli liflerin korunduğunu, ardından belirli kalınlıkta bükülüp sarıldığını, daha sonrasında ise kurutma, gerginlik testi ve ses kontrolünün yapıldığını belirten Meyramulı, “Kalite; temizliğe, düzgün sarıma, dengeli kurutmaya ve enstrümana doğru şekilde takılmasına bağlıdır. Aceleye yer yoktur, her tel ayrı ayrı kontrol edilmelidir.” dedi. “EN İNCE SIRLAR AĞACIN ‘NEFESİNDE’ GİZLİDİR” Doğal tellerin ses özelliklerinin bugün kullanılan naylon tellerden oldukça farklı olduğunu belirten Meyramulı, doğal tellerin en büyük farkının daha yumuşak, sıcak, koyu ve doğal bir tını vermesi olduğunu kaydederek “Doğal tel sesi bağırmaz, iç derinliği ortaya çıkarır.” dedi. Bununla birlikte Meyramulı, naylon telin daha güçlü ve stabil ses verebilmesine ve sahnede daha net duyulmasına rağmen bazen yapay ve tekdüze bir tını oluşturabileceğini de dile getirerek “Doğal tel ise daha canlıdır, icracının parmaklarına duyarlıdır. Doğal tel, dombranın koyu sesini daha iyi açar. İçinde doğal bir nefes vardır. Bu yüzden insan sesine ve doğaya daha yakındır. Benim için en önemli yönü tarihsel gerçeğe yakın olmasıdır. Eğer eski dombra sesini anlamak istiyorsak sadece şekline değil, teline de bakmalıyız.” ifadelerini kullandı. Öte yandan dombra ustası, ustalık yolculuğunda karşılaştığı en büyük zorluğun doğru sesi bulmak olduğunu kaydederek “Bazen en güzel görünen enstrüman iyi ses vermez, bazen sade görünen enstrüman çok derin ses çıkarır. En ince sırlar kapakta, gövde kalınlığında, eşik yerinde, tel gerginliğinde ve ağacın ‘nefesinde’ gizlidir. Kapak çok kalınsa ses boğulur, çok inceyse zayıf olur; eşik yanlış yerdeyse ses açılmaz. Ayrıca usta sadece eliyle değil, kulağıyla da çalışmalıdır.” değerlendirmesini yaptı. “HER AĞACIN KARAKTERİ VARDIR, USTA BUNU HİSSETMELİDİR” Dombra yapımında eski yöntemleri korumanın bir halkın kültürel hafızasını ve ruhunu da korumak olduğunu ifade eden Meyramulı, dombranın nasıl yapıldığı, hangi ağaçtan yapıldığı ve enstürmanda hangi telin kullanıldığının önemine vurgu yaparak “Bunlar kaybolursa dombranın ruhu da kaybolur. Doğal tel yapımı ve eski modellerin canlandırılması, unutulan ustalık kültürünü yeniden yaşatır. Bu, gençlere müziğin sadece notalardan ibaret olmadığını gösterir.” dedi. Ayrıca dombra ustalığının teknik ve ölçüden ibaret bir zanaat olmanın çok ötesinde, aynı zamanda bir kalp, his ve içsel inanç işi olduğunu belirten Meyramulı, “Ağaçla konuşur gibi olursunuz. Her ağacın karakteri vardır, usta bunu hissetmelidir. Bu süreç beni iç dünyamla bağlar. Dombranın koyu sesini aramak, aslında iç huzuru ve kültürel kökü aramaktır.” şeklinde konuştu. Son olarak kendisi için bir dombrayı kusursuz yapan özellikleri dile getiren dombra ustası, şu ifadelere yer verdi: Kusursuz dombra sadece güzel görünmez, aynı zamanda sesi canlı, koyu ve derin olmalıdır. Yapısal olarak tüm parçalar uyum içinde olmalıdır. Ağaç doğru seçilmeli, gövde ve kapak dengeli olmalı, tel uyumlu olmalıdır; ses açısından kalbe doğrudan ulaşmalıdır; çok yüksek veya yapay olmamalıdır. İcra açısından ise müzisyene engel olmamalı, onun duygusunu özgürce aktarmasına izin vermelidir. Benim için kusursuz dombra; el emeği, doğal malzeme, tarihsel gelenek ve insan ruhunun birleşimidir. Böyle bir enstrüman sadece ses çıkarmaz, konuşur.

AB, Rusya’ya karşı yeni yaptırım paketinde gölge filoya ait 20 tankeri daha hedef alabilir Haber

AB, Rusya’ya karşı yeni yaptırım paketinde gölge filoya ait 20 tankeri daha hedef alabilir

Avrupa Birliği’nin (AB), Rusya’ya yönelik hazırlanan 21’inci yaptırım paketi kapsamında Moskova’nın yaptırımları aşmak için petrol taşımacılığında kullandığı “gölge filoya” ait yaklaşık 20 tankeri daha yaptırım listesine eklemeyi değerlendirdiği bildirildi. Bloomberg’in diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberine göre AB yetkilileri, Rusya’nın yaptırımları aşmak için kullandığı finans ve enerji ağlarını hedef alan yeni önlemler üzerinde çalışıyor. BANKALAR VE KRİPTO OPERATÖRLERİ DE HEDEFTE Haberde, yeni yaptırım paketinde Rusya ile bağlantılı daha fazla banka, petrol tüccarı, rafineri ve üçüncü ülkelerde faaliyet gösteren kripto para operatörlerine yönelik kısıtlamaların da yer alabileceği belirtildi. AB’nin ayrıca sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) taşıyan gemilere yönelik yaptırımları da gündemine aldığı aktarıldı. Bu adımın, Kremlin’in LNG taşımacılığı için alternatif gölge filo oluşturma kapasitesini sınırlandırmayı amaçladığı ifade edildi. YÜZLERCE GEMİ HÂLİHAZIRDA YAPTIRIM LİSTESİNDE AB bugüne kadar Rusya’nın gölge filosunda yer aldığı belirtilen yüzlerce gemiyi yaptırım listesine almıştı. Bununla birlikte, yeni pakette Rus petrolünün deniz yoluyla taşınmasına yönelik tam kapsamlı bir yasağın yer almasının beklenmediği kaydedildi. Bazı AB üyesi ülkelerin Orta Doğu’daki istikrarsızlık nedeniyle bu seçeneğe temkinli yaklaştığı belirtildi. AMAÇ ENERJİ GELİRLERİNİ AZALTMAK Kaynaklara göre yeni yaptırımların temel hedefi, Rusya’nın enerji gelirlerini ve finans sektörünü daha da zayıflatmak ile savunma sanayisinin ihtiyaç duyduğu malzeme ve teknolojilere erişimini kısıtlamak olacak. AB’nin ayrıca Çin, Hindistan, Türkiye ve Türkistan'daki yaklaşık iki düzine şirkete yönelik ihracat kontrolü uygulamayı değerlendirdiği bildirildi. Bu şirketlerin, Rusya’ya silah üretiminde kullanılan veya yaptırım kapsamındaki teknolojileri tedarik etmeye devam ettiği öne sürülüyor. KRİTİK MİNERALLER VE DRONE TEKNOLOJİLERİ DE LİSTEDE Yeni yaptırım önerileri arasında Rusya’nın havacılık ve insansız hava aracı (İHA) üretiminde kullandığı bazı kritik mineraller, metaller ve elektronik teknolojilere yönelik ticaret kısıtlamalarının da bulunduğu ifade edildi. AB’nin yeni yaptırım paketini haziran ayı başında resmen sunmayı planladığı kaydedildi.

Kırgızistan Cumhurbaşkanı Caparov’dan TDT Zirvesi’nde yapay zekâ çağrısı Haber

Kırgızistan Cumhurbaşkanı Caparov’dan TDT Zirvesi’nde yapay zekâ çağrısı

Türk dünyasının teknolojik ve ekonomik entegrasyonu yolunda tarihi bir adım daha atıldı. Kazakistan’ın manevi başkenti Türkistan'da 15 Mayıs 2026 tarihinde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Gayriresmî Zirvesi'nde konuşan Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, küresel rekabetin artık sadece kaynaklar üzerinden değil, teknolojik liderlik ve yapay zekâ alanında yaşandığını belirtti. TDT’nin bağımsız bir jeoekonomik ve teknolojik merkez olma potansiyeline sahip olduğunu vurgulayan Caparov, üye ülkeler arasında dijital iş birliğinin derinleştirilmesi çağrısında bulundu. “Yapay Zekâ ve Dijital Kalkınma” temasıyla gerçekleştirilen zirvede konuşan Sadır Caparov, Türk dünyasının bağımsız bir jeoekonomik ve teknolojik merkez olma potansiyeline sahip olduğunu vurguladı. “KÜRESEL REKABET ARTIK TEKNOLOJİ ÜZERİNDEN ŞEKİLLENİYOR” Cumhurbaşkanı Caparov, dünyanın derin bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirterek, teknolojik gelişmelerin ekonomi, eğitim, sağlık ve kamu yönetimi başta olmak üzere yaşamın her alanını etkilediğini söyledi. Caparov, günümüzde küresel rekabetin yalnızca doğal kaynaklar ve topraklar üzerinden değil, aynı zamanda teknolojik liderlik ve yapay zekâ alanındaki üstünlük üzerinden şekillendiğini ifade etti. KIRGIZİSTAN’DAN DİJİTAL DÖNÜŞÜM HAMLESİ Kırgızistan’ın dijitalleşme sürecinde önemli adımlar attığını belirten Caparov, 2026 yılında yürürlüğe giren Dijital Kod’un ülkenin dijital ortamı, veri yönetimi ve yapay zekâ uygulamaları için hukuki altyapı oluşturduğunu açıkladı. Ülkede kamu hizmetlerinin dijitalleşmesinde önemli başarılar elde edildiğini kaydeden Caparov, Tündük portalı üzerinden vatandaşların 195 kamu hizmetine çevrim içi erişebildiğini belirtti. Son beş yılda vatandaşlara sunulan elektronik hizmet sayısının 67 milyona ulaştığını aktaran Caparov, yalnızca son dört ayda bu sayının 12 milyonu aştığını söyledi. “MOBİL TELEFONLA DEVLET HİZMETİ ALMAK MÜMKÜN” Caparov, bugün Kırgızistan’da vatandaşların evlerinden çıkmadan cep telefonları aracılığıyla gayrimenkul ve araç kayıt işlemleri ile pasaport başvurularını gerçekleştirebildiğini belirtti. Tündük kullanıcılarının, ülkede 16 ila 55 yaş arasındaki nüfusun yüzde 80’ine ulaştığını vurgulayan Caparov, son beş yılda devlet kurumları arasındaki elektronik işlem hacminin 5 milyarı, devlet ile özel sektör arasındaki dijital işlem hacminin ise 1,7 milyarı geçtiğini açıkladı. YAPAY ZEKÂ İÇİN ULUSAL KONSEY KURULDU Bişkek’te Yapay Zekâ Geliştirme Ulusal Konseyinin kurulduğunu açıklayan Caparov, eğitim kurumlarında modern teknoloji programlarının yaygınlaştırıldığını ve ülkenin yapay zekâ altyapısının güçlendirildiğini belirtti. KRİPTO PARA VE DİJİTAL FİNANS VURGUSU Kırgızistan lideri konuşmasında dijital finans teknolojileri ve sanal varlık piyasasına da değindi. Kırgızistan’ın yeni finansal araçları hayata geçirmek, kripto sektörünü geliştirmek ve bu alandaki yasal altyapıyı oluşturmak için çalışmalar yürüttüğünü ifade etti. DİJİTAL LOJİSTİK DÖNEMİ Kırgızistan’ın Avrasya’nın merkezinde stratejik bir konumda bulunduğunu belirten Caparov, ulaştırma koridorlarının dijital platformlarla entegre edilmesinin Türk devletlerini küresel lojistik sisteminde daha güçlü bir aktöre dönüştürebileceğini söyledi. Bu kapsamda, Bişkek’te düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Ulaştırma Bakanları Toplantısı'nda uluslararası yük taşımacılığında elektronik belge sisteminin uygulanmasına yönelik memorandum imzalandığını hatırlattı. ORTAK DİJİTAL GÜVENLİK SİSTEMİ ÖNERİSİ Caparov ayrıca Türkiye ile birlikte suçla mücadele amacıyla Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde özel bir konsey kurulmasını önerdiklerini açıkladı. Konuşmasının sonunda Caparov, eylül ayında Dünya Göçebe Oyunları’nın Kırgızistan’da düzenleneceğini hatırlatarak zirveye katılan liderleri ve heyetleri organizasyona davet etti.

TDT liderleri Hoca Ahmed Yesevî Türbesi’ni ziyaret etti Haber

TDT liderleri Hoca Ahmed Yesevî Türbesi’ni ziyaret etti

Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) üyesi ülkelerin devlet başkanları, birlikte Türkistan şehrinin tarihi ve kültürel merkezini ziyaret etti. Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev ev sahipliğinde "Yapay Zeka ve Dijital Kalkınma" temasıyla düzenlenen TDT Devlet Başkanları Konseyi Gayriresmî Zirvesi için ülkede bulunan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ve Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov; hep birlikte Türk dünyasının ortak değeri olan Hoca Ahmed Yesevi'nin türbesini ziyaret etti. EMİR TİMUR’UN EMRİYLE İNŞA EDİLDİ Emir Timur’un talimatıyla 14. yüzyılın sonlarında inşa edilen türbe, günümüzde UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor. 1389-1391 yıllarında yapımına başlanan türbe kompleksinin inşasında Maveraünnehir ustalarının yanı sıra farklı bölgelerden gelen mimar ve sanatçılar görev aldı. Liderler, büyük mutasavvıf ve düşünür Hoca Ahmed Yesevi’nin hatırasına saygı duruşunda bulundu. HAZRET SULTAN KOMPLEKSİ DE ZİYARET EDİLDİ Ziyaretin bir diğer durağı ise modern imkanlarla donatılan "Hazret Sultan" Müze-Koruma Alanı’nın ziyaretçi merkezi oldu. Merkezde ziyaretçilere yönelik modern alanların yanı sıra Türkistan’ın tarihi mirasını tanıtan sergiler yer alıyor.

Türk devletlerinin liderleri bu kez "Gelecek" için yan yana: TDT Gayriresmî Zirvesi başladı Haber

Türk devletlerinin liderleri bu kez "Gelecek" için yan yana: TDT Gayriresmî Zirvesi başladı

Türk Devletleri Teşkilatı (TDT), dijital çağın kapılarını Türkistan’da aralıyor. Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in ev sahipliğinde düzenlenen Gayriresmî Zirve, Türk dünyasının teknolojik entegrasyonu adına kritik bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Türküstan Kongre Merkezi’nde bir araya gelen liderler, birliğin sadece kültürel değil, dijital alanda da güçlenmesi için stratejik adımlar atıyor. TDT Devlet Başkanları Konseyi Gayriresmî Zirvesi, Kazakistan'ın Türkistan şehrinde başladı. "Yapay Zeka ve Dijital Kalkınma" temasıyla düzenlenen zirve öncesinde liderler aile fotoğrafı için bir araya geldi. TDT üye devletleri liderleri, Türkistan Kongre Merkezi'ne gelişinde Tokayev tarafından karşılandı. Burada çekilen aile fotoğrafında Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ve Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov ile TDT Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev yer aldı. GÖZLEMCİ ÜLKELERDEN YALNIZCA KKTC KATILDI Hızla gelişen dijital çağda iş birliğinin öncelikli alanlarının ele alınacağı zirveye TDT'ye üye devletlerin tamamı ve gözlemci ülkelerden KKTC katılırke; teşkilâtın diğer gözlemci üyeleri Türkmenistan ve Macaristan liderleri katılmadı. TDT DIŞİŞLERİ BAKANLARI KONSEYİ TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİ Devlet Başkanları Konseyi Gayriresmî Zirvesi öncesinde ise TDT Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı gerçekleştirildi.

Özbek Kazak dostluğunun nişanesi olacak cami için geri sayım başladı! Haber

Özbek Kazak dostluğunun nişanesi olacak cami için geri sayım başladı!

Türk dünyasının kalbi Türkistan’da, mimarisiyle büyüleyen yeni bir manevi merkez yükseliyor. Özbekistan’ın kardeş Kazakistan halkına hediyesi olarak inşa edilen dev cami, açılış öncesi tarihi bir ziyarete ev sahipliği yaptı. Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ve Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, kompleksin son hazırlıklarını inceleyerek iki halkın refahı için dualar etti. Özbekistan tarafından inşa edilen görkemli cami kompleksinin açılışı için geri sayım başladı. Şevket Mirziyoyev ile Kasım Cömert Tokayev, çalışma ziyareti kapsamında yeni kompleksi yerinde inceledi. DEV KOMPLEKS DİKKAT ÇEKİYOR Yetkililerin paylaştığı bilgilere göre cami kompleksinin toplam alanı 7 hektardan fazla bir alana yayılıyor. Aynı anda 5 binden fazla kişinin ibadet edebileceği camide dört adet 70 metre yüksekliğinde minare bulunuyor. Kompleks içerisinde üç katlı ana bina, geniş ibadet alanları ve geleneksel avlular yer alıyor. GELENEKSEL VE MODERN ÇİZGİLER BİR ARADA Caminin mimarisinde İslam ve Doğu mimarisinin öne çıkan unsurları kullanıldı. Projede geleneksel kubbeler, millî motifler, yüksek minareler ve modern yapı çözümleri bir araya getirildi. İç mekânda ise İslami hat ve nakış sanatının dikkat çeken örneklerine yer verildi. ÇEVRE DÜZENLEME ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR Cami çevresindeki 4,2 hektarlık alanda peyzaj çalışmaları devam ediyor. Bölgede yeşil alanlar, yürüyüş yolları, dinlenme alanları, modern aydınlatma sistemleri ve süs havuzları inşa ediliyor. İKİ ÜLKE ARASINDAKİ DOSTLUĞUN SİMGESİ Yetkililer, caminin Kazakistan halkına ve Turkistan sakinlerine dostluk hediyesi olarak inşa edildiğini belirtti. İki liderin ziyareti sırasında Kur’an-ı Kerim tilaveti yapıldığı ve iki kardeş halkın barışı ile refahı için dua edildiği aktarıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Astana’da Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan Astana’da

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan resmî temaslarda bulunmak üzere Kazakistan’ın başkenti Astana’ya gitti. Cumhurbaşkanı Edoğan ve Eşi Emine Erdoğan'ı, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Türkiye'nin Astana Büyükelçisi Mustafa Kapucu karşıladı. Erdoğan ve Tokayev, ellerinde Türk bayrağı ve Kazakistan bayrağı olan çocukların sevgi gösterisi eşliğinde Şeref Salonu'na geçti. Kazakistan Cumhurbaşkanlığı Sarayı Akorda'dan yapılan açıklamaya göre Erdoğan ile Tokayev, gerçekleştirecekleri görüşmelerde, "genişletilmiş stratejik ortaklık" seviyesine yükselen ikili ilişkilerin mevcut durumunu ve geleceğini değerlendirecek. Bununla birlikte Erdoğan ve Tokayev, Kazakistan-Türkiye Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin 6. toplantısına başkanlık edecek. YENİ EKONOMİK HEDEFLER Erdoğan’ın ziyaretinde ticaret hacmini artırmaya yönelik yeni hedeflerin açıklanması ve ulaştırma projelerinde daha kapsamlı iş birliklerinin gündeme gelmesi bekleniyor. Aynı zamanda ziyaret kapsamında iki ülke yatırımcılarının yatırım fırsatlarını değerlendirmeleri ve yeni ticaret anlaşmaları yapmaları bekleniyor. TÜRKİSTAN’DA LİDERLER ZİRVESİ Erdoğan, Astana’daki temaslarını tamamlamasının ardından Türk dünyasının manevi başkenti Türkistan’a geçerek, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Konseyi Gayriresmî Zirvesi’ne katılacak. TDT üye ve gözlemci ülkelerinin devlet ve hükûmet başkanlarının katılımıyla “Yapay Zekâ ve Dijital Kalkınma” temasıyla gerçekleştirilecek zirvede Erdoğan, katılımcı devlet ve hükûmet başkanlarıyla ikili görüşmeler gerçekleştirecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.