SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Türkistan

QHA - Kırım Haber Ajansı - Türkistan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkistan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Astana’da Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan Astana’da

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan resmî temaslarda bulunmak üzere Kazakistan’ın başkenti Astana’ya gitti. Cumhurbaşkanı Edoğan ve Eşi Emine Erdoğan'ı, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Türkiye'nin Astana Büyükelçisi Mustafa Kapucu karşıladı. Erdoğan ve Tokayev, ellerinde Türk bayrağı ve Kazakistan bayrağı olan çocukların sevgi gösterisi eşliğinde Şeref Salonu'na geçti. Kazakistan Cumhurbaşkanlığı Sarayı Akorda'dan yapılan açıklamaya göre Erdoğan ile Tokayev, gerçekleştirecekleri görüşmelerde, "genişletilmiş stratejik ortaklık" seviyesine yükselen ikili ilişkilerin mevcut durumunu ve geleceğini değerlendirecek. Bununla birlikte Erdoğan ve Tokayev, Kazakistan-Türkiye Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin 6. toplantısına başkanlık edecek. YENİ EKONOMİK HEDEFLER Erdoğan’ın ziyaretinde ticaret hacmini artırmaya yönelik yeni hedeflerin açıklanması ve ulaştırma projelerinde daha kapsamlı iş birliklerinin gündeme gelmesi bekleniyor. Aynı zamanda ziyaret kapsamında iki ülke yatırımcılarının yatırım fırsatlarını değerlendirmeleri ve yeni ticaret anlaşmaları yapmaları bekleniyor. TÜRKİSTAN’DA LİDERLER ZİRVESİ Erdoğan, Astana’daki temaslarını tamamlamasının ardından Türk dünyasının manevi başkenti Türkistan’a geçerek, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Konseyi Gayriresmî Zirvesi’ne katılacak. TDT üye ve gözlemci ülkelerinin devlet ve hükûmet başkanlarının katılımıyla “Yapay Zekâ ve Dijital Kalkınma” temasıyla gerçekleştirilecek zirvede Erdoğan, katılımcı devlet ve hükûmet başkanlarıyla ikili görüşmeler gerçekleştirecek.

TDT Devlet Başkanları Gayriresmî Zirvesi, Türk dünyasının kalbi Türkistan’da düzenlenecek Haber

TDT Devlet Başkanları Gayriresmî Zirvesi, Türk dünyasının kalbi Türkistan’da düzenlenecek

Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Konseyi Gayriresmî Zirvesi, 15 Mayıs 2026 tarihinde Türk dünyasının manevi başkenti Türkistan’da, Kazakistan Cumhuriyeti’nin ev sahipliğinde düzenlenecek. TDT üye ve gözlemci ülkelerinin devlet ve hükûmet başkanlarının katılımıyla “Yapay Zekâ ve Dijital Kalkınma” temasıyla gerçekleştirilecek zirvede hızla gelişen dijital çağda iş birliğinin öncelikli alanları ele alınacak. Resmî program kapsamında, Devlet Başkanları Konseyi oturumu öncesinde TDT Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı da gerçekleştirilecek TÜRK DEVLETLERİ LİDERLERİ BİR ARAYA GELECEK Türk devletleri arasındaki birlik, dayanışma ve sonuç odaklı işbirliğini daha da güçlendirmesini hedefleyen zirveye, Aksakallar Konseyi ile Türk İşbirliği Teşkilatları da katılacak. TDT tarafından paylaşılan mesajda, zirvenin; yapay zekâ, dijital inovasyon ve yeni ortaya çıkan teknolojilerin dönüştürücü potansiyelinden yararlanılması suretiyle sürdürülebilir ekonomik büyümenin teşvik edilmesi, kamu hizmetlerinin geliştirilmesi ve bölgesel bağlantısallığın güçlendirilmesi konularında Türk devletleri arasında stratejik diyaloğun ilerletilmesi açısından önemli bir platform olacağı açıklamasında bulunuldu. Zirvenin Türk dünyasının manevi başkenti Türkistan’da düzenlenecek olmasının, Türk halklarının ortak bir gelecek inşa etme yönündeki müşterek vizyonu arasındaki güçlü bağı simgelediği aktarıldı.

Ankara’da Hıdırellez coşkusu: Türk dünyası Gençlik Parkı’nda buluştu! Haber

Ankara’da Hıdırellez coşkusu: Türk dünyası Gençlik Parkı’nda buluştu!

Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından 10 Mayıs 2026 tarihinde Ankara'nın Gençlik Parkı’nda düzenlenen Hıdırellez kutlamaları, Türk dünyasının farklı topluluklarını, derneklerini ve kültürel gruplarını bir araya getirdi. Etkinliğe Türk Dünyası Balkan Türkleri Destekleme ve İşbirliği Derneği, Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Vakfı, Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Merkezi, Şefika Gaspıralı Uluslararası Kadın Birliği, Ankara Türk Ocakları, Türkiye Azerbaycan Dostluk İşbirliği ve Dayanışma Derneği, Türkmeneli Dayanışma Derneği, Kıbrıs Türk Kültür Derneği Genel Merkezi, Dünya Uygur Kurultayı Vakfı, Ankara Kültür Derneği ve Azerbaycan Kültür Derneği katıldı. Program, Türk Dünyası Balkan Türkleri Destekleme ve İş Birliği Derneği Kurucusu ve Başkanı Aygün İlkon’nun konuşmasıyla başladı. Etkinlik, “Kam Ana” mahlasıyla tanınan yazar ve hikâye anlatıcısı Hilal Koçyiğit’in Hıdırellez’in anlamını ve Türk dünyası medeniyetindeki önemli yerini anlattığı konuşmasıyla devam etti. Her derneğin ve topluluğun kurduğu stantlarda ziyaretçiler; Balkanlardan-Türkistan coğrafyasına kadar uzanan Türk dünyasının kültürünü, geleneksel kıyafetlerini, kitaplarını ve el sanatlarını yakından tanıma fırsatı buldu. CIYIN ANSAMBLİ’DEN GELENEKSEL KIRIM TATAR DANSLARI Şenlik kapsamında Kırım Derneği Genel Merkezi müzik ve dans topluluğu Cıyın Ansambli de sahne aldı. Dans grubu, Kırım Tatar halkına ait geleneksel ve özgün dansları ziyaretçilerle buluşturdu. Onların arasında: “Çipçeler”, “Balalar Kaytarması”, “Bahçesaray Kaytarması”, “Tım Tım”, “Emir Celal”, “Kukla” ve “Kırım Ezgileri” gibi dans performansları izleyicilerden büyük beğeni topladı. Bunun yanı sıra etkinliğe katılan Zangezur Azerbaycan Halk Dansları Topluluğu, Ekol Dans Sanat Spor Grubu, Türk Dünyası Balkan Türkleri Destekleme ve İşbirliği Derneği, Ankara Kulübü, Kıbrıs Türk Kültür Derneği ve Türkmeneli Dayanışma Derneği gibi toplulukların dans ekipleri de sahneledikleri millî dans gösterileriyle Türk dünyasının zengin kültürel mirasını yansıttı. ERGENEKON TEMSİLİ VE ATEŞTEN ATLAMA Program kapsamında Ergenekon destanını simgeleyen demir dövme ritüeli ile Hıdırellez geleneğinin önemli unsurlarından biri olan ateşten atlama etkinliği de gerçekleştirildi. Etkinliğe katılanlar, özellikle çocuklar, Hıdırellez kültürünü yakından tanıma ve geleneksel ritüelleri deneyimleme fırsatı elde etti.

Şilili Türkolog Sepulveda: Amerikalı yerli halklar ile Türkler arasında benzerlikler var Haber

Şilili Türkolog Sepulveda: Amerikalı yerli halklar ile Türkler arasında benzerlikler var

Şilili Türkolog Marcia Alejandra Castro Sepulveda, Türk kültürüne olan ilgisini, kendi kültürüyle Türk kültürü arasındaki ilginç benzerlikleri ve bu alanda yaptığı çalışmaları Kırım Haber Ajansına (QHA) anlattı. Şili ile Arjantin’in yerli bir halkı olan Mapuche kökenli olduğunu ifade eden Castro Sepulveda, Türkiye’de bulunduğu sırada Türklerin kendi kültürlerine duydukları derin saygıdan etkilendiğini ve bunun kendisinin köklerini yeniden keşfetmeye sevk ettiğini belirtti. Erzurum Atatürk Üniversitesinde eğitim alırken Türkler ile Amerikalı yerliler arasında benzerlikler keşfettiğini söyleyen Castro Sepulveda, “Günlük yaşamımda en basit jestlerde bile bana çok tanıdık gelen şeyleri fark ettim, misafirperverlik, büyüklere saygı ve geleneklere duyulan sevgi gibi. Sanki dünyanın başka bir yerinde kendimin bir parçasını yeniden tanımış gibi hissettiğim canlı bir topluluk etiği ve kolektif hafıza ile karşılaştım.” diye konuştu. “AMERİKALI YERLİ HALKLAR İLE TÜRKLER ARASINDA BENZERLİKLER VAR” Kendi kültürü ile Türk kültürü arasında yapısal benzerliklerin olduğunu söyleyen Castro Sepulveda, “Süreç içerisinde kendi kültürüm ile Türk dünyası halkları arasında, özellikle toplumsal örgütlenme biçimleri ve dünya görüşleri açısından yapısal benzerlikler fark etmeye başladım. Bu keşif merakımı uyandırdı ve beni Türk dillerini incelemeye yöneltti. Türkiye bu anlamda benim için akademik bir giriş kapısı oldu, fakat zamanla ilgim tüm Türk dünyasına doğru genişledi.” ifadelerini kullandı. Castro Sepulveda, 2018 yılında Türkistan’ı trenle gezdiğini bu seyahatlerinde gördüğü Türklerin gelenekleri, kıyafetleri, dansları ve mutfak kültürünün kendisini derinden etkilediğini aktardı. Türk dünyasını yakından tanıma fırsatı bulmasının ardından Amerikan yerlileri ile Türkler arasındaki benzerliklere dair düşüncelerinin daha karmaşık hâle geldiğini ifade eden Castro Sepúlveda, “Artık yüzeysel benzerliklerden değil, karşılaştırılabilir kültürel yapılardan söz ediyorum. Toprağın bir özne olarak görülmesi, sözlü geleneğin bilginin aktarımındaki rolü ve hayvanların sembolik aracılar olarak önemi. Ayrıca, Güney Amerika’daki yerli dillerle, örneğin Quechua ile özellikle morfoloji ve bazı kelime hazinesi açısından belirli dilsel yakınlıklar olduğunu gördüm.” dedi. "HAYVANLAR, HAFIZANIN VE MANEVİYATIN CANLI BİR PARÇASIDIR" Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesinde, ünlü Kırgız yazar Cengiz Aytmatov üzerine doktora çalışması yaptığını belirten Castro Sepulveda, Aytmatov’un Türk dünyasının en büyük yazarlarından birisi olarak kabul edildiğini ve eserlerinde Kırgızistan’ın geleneklerine ve onuruna derinlemesine nüfuz edebilmeyi sağlayan zengin bir edebî evren oluşturmayı başaran bir yazar olduğunu kaydetti. Hayvan adları üzerine etimolojik çalışmalar da yapan Castro Sepulveda, “Dünyadaki birçok yerli halkta hayvanlar, hafızanın ve maneviyatın canlı bir parçasıdır. Örneğin; at, geyik ya da ayı gibi bazı hayvanların farklı dillerde benzer adlara sahip olması değil, aynı zamanda benzer sembolik roller üstlenmesi özellikle dikkatimi çekiyor. Bu durum coğrafi olarak uzak olsalar da dünyayı algılama ve anlama biçimlerine işaret ediyor.” şeklinde konuştu. “KIRIM TATARLARI BÜYÜK ACILARA RAĞMEN KİMLİKLERİNİ CANLI TUTABİLDİLER” Kırım Tatarlarının sürgün edilmeleri karşısında direniş ve hafızayla şekillenmiş bir tarihe sahip olduklarının altını çizen Castro Sepúlveda, “Kırım Tatarları büyük acılar yaşamalarına rağmen kimliklerini canlı tutmayı başarmışlardır. Kültürlerini, dil ve gelenekler aracılığıyla kuşaktan kuşağa aktarmaları bana çok değerli geliyor. Bu hem bir güç örneği hem de kendi tarihleriyle bağlarını korumanın önemini gösteriyor.” diye konuştu. Amerika’daki yerli halklar üzerine yapılan çalışmalar ile Türkoloji arasında akademik etkileşimlerin güçlendirilmesinin son derece zenginleştirici olacağına inandığını ifade eden Castro Sepulveda, “Yaklaşık bir ay önce Buenos Aires’te Latin Amerika’daki ilk Türkoloji konferansının düzenlenmesi, bu bölgeyi Türk dünyasıyla buluşturma ve bu alana olan ilgiyi artırma açısından önemli bir adımdı. Aynı doğrultuda, Amerika’daki yerli halkların bilgi birikimini de Türk dünyasında görünür kılmak büyük önem taşıyor. Bu tür köprüler, yeni ve ortak bakış açıları geliştirmemize yardımcı olur.” dedi.

Doğu Türkistan direnişinin sembol ismi Osman Batur şehadetinin yıl dönümünde anılıyor Haber

Doğu Türkistan direnişinin sembol ismi Osman Batur şehadetinin yıl dönümünde anılıyor

Çin ve Rus işgalcilerine karşı Doğu Türkistan'ın bağımsızlığı için mücadele eden ve bu uğurda naaşına bile işkence edilen Osman Batur, şehadetinin 75. yıl dönümünde saygı ve rahmetle anılıyor. 1899 yılında Türk dünyasının beşiği olan Altay bölgesinde dünyaya gelen Osman Batur, genç yaşlardan itibaren bölgedeki siyasi gelişmelere ve halkının karşı karşıya kaldığı zorluklara tanıklık etti. Bu süreç, onun karakterini ve mücadele anlayışını şekillendirdi. Çinlilerin tarafından artan baskılar karşısında sessiz kalamayan Osman Batur, cesareti ve liderlik vasfıyla kısa sürede halkının öncüsü haline geldi. Türkistan bozkırlarında yürütülen direnişin en güçlü isimlerinden biri olarak öne çıktı. 1940’LI YILLARDA LİDERLİĞİ BELİRGİNLEŞTİ Doğu Türkistan’da 1940’lı yıllarda yaşanan siyasi gelişmeler sırasında Osman Batur’un liderliği ciddi şekilde ön plana çıktı. Bölgedeki halkın haklarını savunma yönünde faaliyetler yürüten Osman Batur, zor coğrafi koşullara rağmen direnişi sürdürdü. Dağlarda, ovalarda ve en çetin şartlarda sürdürülen mücadele, Osman Batur’un kararlılığını ortaya koydu. Halkıyla birlikte hareket eden kahraman, direnişin sürekliliğini sağlamaya çalıştı. Bunun yanında, öncülüğünde yürütülen mücadele, sadece askeri boyutla sınırlı kalmadı. Aynı zamanda toplumsal birlik, dayanışma ve ortak kimlik bilincinin güçlenmesine katkı sağladı. YAKALANMA VE ZORLU SÜREÇ Osman Batur, gözaltı sürecinde ağır koşullara maruz kaldı. Bu süreç, bölgedeki direniş hareketleri açısından da önemli bir kırılma noktası oldu. 29 Nisan 1951 tarihinde hayatını kaybeden Osman Batur, ardında güçlü bir mücadele mirası bıraktı. Onun adı, bugün hâlâ Doğu Türkistan söz konusu olduğunda direniş ve özgürlük arayışıyla birlikte anılıyor. Aradan geçen yıllara rağmen Osman Batur’un mücadelesi, tarihsel hafızada canlılığını sürdürüyor. Özellikle Türk dünyasında, direnişin ve bağımsızlık arzusunun sembollerinden biri olarak değerlendiriliyor. Liderin hayatı ve mücadelesi, yalnızca yaşadığı döneme değil, sonraki nesillere de ışık tutan bir örnek olarak görülüyor. Direniş, fedakârlık ve özgürlük idealleriyle anılan Osman Batur’un mirası, günümüzde de önemini korumaya devam ediyor.

Rusya, Türkistanlı göçmenleri ölüme sürüklüyor! Haber

Rusya, Türkistanlı göçmenleri ölüme sürüklüyor!

Ukrayna’nın işgaline katılmak istemeyen Rusya askerlerinin güvenli bir şekilde teslim alınması süreci Ukrayna Savunma Bakanlığı ve Ukrayna Savunma İstihbarat Dairesi tarafından “Yaşamak İstiyorum” projesi kapsamında yürütülüyor. 12 BİN 666 TÜRKİSTANLI PARALI ASKER YAPILMIŞ Ukraynalı bağımsız gazeteci Grigory Pyrlik'in proje kapsamında elde edilen verilere dayandırdığı haberine göre, Rusya’da bulunan ve çeşitli gerekçelerle silahaltına alınarak cepheye gönderilen 12 bin 666 Türkistanlı bulunuyor. Paylaşılan bilgilere göre bu kişilerin 4 bin 853’ü Özbekistan, 3 bin 407’ü Tacikistan, 2 bin 389’ü Kazakistan, 1 bin 439’ü Kırgızistan ve 578’ü Türkmenistan vatandaşlığına sahip. "TOP YEMİ SALDIRISI" Ukrayna yetkililerin zaman zaman yaptıkları açıklamalara göre Rusya, yabancı paralı askerleri “top yemi saldırısı” olarak adlandırılan, kayıplarının önemsenmediği saldırılarda kullanmak amacıyla ön cepheye gönderiyor. Araştırmaya göre göçmenler, Rus ordusuyla sözleşme imzalamak ve paralı askere dönüştürülmek için baskı görüyor. Rusya’nın bu uygulamasıyla Türkistan’daki ülkelerin egemenliğini açıkça ihlal ettiği yorumları yapılırken, ilgili ülkeler için de millî güvenlik sorunu teşkil ettiği belirtiliyor. Uzmanlar tarafından cepheden sağ dönebilen kişilerin, radikalleşebilme, askeri deneyimin sivil alana taşınması ve yerel istikrarsızlaşma riskini doğurduğu ifade ediliyor.

ADF2026’da “Birlikte Yükselmek: Bağımsızlıklarının 35. Yılında Orta Asya Devletlerinin Küresel Konumu” paneli düzenlendi Haber

ADF2026’da “Birlikte Yükselmek: Bağımsızlıklarının 35. Yılında Orta Asya Devletlerinin Küresel Konumu” paneli düzenlendi

5. Antalya Diplomasi Forumu’nda (ADF2026) düzenlenen, “Birlikte Yükselmek: Bağımsızlıklarının 35. Yılında Orta Asya Devletlerinin Küresel Konumu” başlıklı panelde, C5 + 1 mekanizmalarının artan cazibesine ve Türkiye'nin, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) ve diğer uluslararası kurumlar içindeki benzersiz ortaklığına vurguyla Türkistan'nın başlıca uluslararası aktörlerle ilişkilerini ve bölgesel sahiplenmenin geleceği tartışıldı. Kapadokya Üniversitesi Rektörü Hasan Ali Karasar’ın moderatörlüğünü üstlendiği panelde; Türkmenistan Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu Başkan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Rashid Meredov, Kırgızistan Dışişleri Bakanı Jeenbek Kulubaev, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Ayşe Berris Ekinci, Kazakistan Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Alibek Bakayev, Özbekistan Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Muzaffarbek Madrahimov konuşmacı olarak katıldı. TÜRKMEN GAZI, HAZAR DENİZİ ÜZERİNDEN AB’YE TAŞINACAK Türkmenistan Dışişleri Bakanı Meredov, Türkistan için istikrar ve güvenlik kavramlarının çok önemli kavramlar olduğunu vurgulayarak, bölgenin jeopolitik rekabete çekilmesine izin verilmemesi konusunda bölge devletleri arasında tam bir mutabakat olduğunu dile getirdi. Türkmenistan’ın dünya enerji güvenliği meselesini küresel güvenlik mimarisinin ayrılmaz bir parçası olarak gördüklerini söyleyen Meredov, “Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu Türkmenistan’ın önerisiyle, enerji güvenliğinin sürdürülebilirliğine ilişkin üç önemli kararı kabul etti. Ulusal düzeyde ise biz bu anlayıştan hareketle, bölgesel ve bölgeler arasında enerji güvenliğini güçlendirmek için Türkmenistan-Çin doğalgaz boru hattını inşa ettik. Bu hat üzerinden Çin’e yılda 40 milyar metreküp doğalgaz ihraç ediyoruz. Komşu Orta Asya devletleri de bu hattı kullanarak doğalgazlarını iletme imkânı buldular.” ifadelerini kullandı. Meredov, enerji güvenliğinin dünyada giderek daha da büyük önem kazandığının altını çizerek, “Türkmen doğalgazını Hazır denizi altından Avrupa’ya taşınması hususunda çeşitli adımlar attık. Tabi burada Hazar Denizi’nin hukuki statüsüne ilişkin birtakım meselelerin de çözüme ulaştırılması gerekiyor. Biz bölge ülkeleri olarak ortaklarımızla birlikte enerji güvenliğinin sağlanması konusunda gayret gösteriyoruz. Bu alandaki iş birliğimizi daha da geliştireceğimizi düşünüyorum.” diye konuştu. “ORTA ASYA YENİ FIRSATLAR DİYARIDIR” Kırgızistan Dışişleri Bakanı Kulubaev, “Dünyamızda uluslararası ilişkiler denkleminin değiştiği bir dönemdeyiz. Bu dönemde taraflar arasında diyalog çok daha büyük önem kazanmaktadır.” ifadelerini kullanarak ADF2026 gibi platformların önemine işaret etti. Bağımsızlıklarının 35. yılını kutlayan Türkistan Türk devletlerinin bu süre zarfında çok büyük bir ilerleme kaydettiğinin altını çizen Kulubaev, “35 yılda güçlü devlet kurumları inşa ettik. Tacikistan ve Özbekistan ile olan sınır problemlerimizi i şbirliği ve diyalog çerçevesinde çözdük. Büyük ekonomik atılımlar gerçekleştirdik. Orta Asya devletleri olarak rekabetten ziyade iş birliğiyle ilerliyoruz. Bölgedeki ticaret hacmi giderek büyüyor. Ve bugün Orta Asya aslında yeni fırsatlar diyarı haline gelmiş durumdadır.” dedi. Orta koridorun; doğu ile batıyı, kuzey ile güneyi birbirine kenetleyen çok önemli bir bağlantı noktası olduğunu söyleyen Kulubaev, bölge ülkelerinin tam bir iş birliği içerisinde istikrarlı ve öngörülebilir bir gelecek arzusunda olduğunu ve güven temelinde birlikte güçlenebileceklerini vurguladı. EKİNCİ: TÜRKİSTAN BİZİM ATA TOPRAKLARIMIZ Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı Ekinci, Türkiye’nin Türkistan ülkeleriyle benzersiz bir ortaklığının olduğunu; ortak dil, kültür, tarih bağlamında “Orta Asya’yı atalarımızın memleketi olarak niteliyoruz. Orta Asya ülkeleri ile ortak bir mirasa sahibiz.” dedi. Ekinci, Türkistan’nın öneminin giderek arttığını, büyük pazarı, genç nüfusu, zengin kaynaklarıyla bağlantısallıkta rolünün giderek önem kazandığını kaydetti. Türkiye’nin Türkistan ile iş birliğinin karşılıklı güven ve saygı temelinde kurulduğunun aktaran Ekinci, “Mevcut istikrarı sürdürmek, refahı geliştirmek için yakından çalışıyor, hedeflerimizi ortaklaştırıyoruz.” dedi. Basra Körfezi’nde yaşanan çatışmalara değinen Ekinci, “Mevcut gerilimler Orta Koridor’un enerji güvenliği anlamında önemini bir kez daha göstermiştir. Türkmen doğalgazının, Hazar Denizi ve Azerbaycan üzerinden Avrupa’ya nakliyesi giderek daha da önem kazanmaktadır.” şeklinde konuştu. “TİCARİ İLİŞKİLERİMİZİ GELİŞTİRİYORUZ” Kazakistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Bakayev de Orta Koridor’un önemine işaret ettiği konuşmasında, “Kazakistan bölgesel kalkınmanın devamlılığına önem vermektedir. Orta Asya etkin bir şekilde kendi potansiyelini gelecekteki kalkınma alanlarına taşımayı başarıyor. Orta Koridor sadece bölge ülkelerini değil tüm Avrasya ülkelerini birbirine bağlıyor. Bu anlamda ticari ilişkilerimizi daha da geliştirmek için gayret ediyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. TDT’nin de önemine işaret eden Bakayev, TDT’nin siyasi işbirliğinden öte çok kapsamlı ve çeşitli alanlarda kardeş ülkeleri ortak bir noktada bulunduğunu aktardı. TÜRKİSTAN’DA TEMEL ANAHTAR İŞ BİRLİĞİ Özbekistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Madrahimov, küresel düzenin değiştiği önemli bir dönemi yaşadıklarını belirterek, “İş birliği ve güven temeline odaklanan yöntemler önem kazanıyor. Orta Asta ülkeleri stratejik açıdan çok önemli bir konumu paylaşıyor. Bölgesel istikrarın karşılıklı güven ve fayda temelinde inşa edilebilir. Orta Koridor, Güney Pasifik bölgesinden Orta Doğu’ya kadar çok büyük bir alanı birbirine bağlıyor. Tedarik zinciri bu bölgeden taşınıyor aynı zamanda koridorun gıda güvenliği için önemi çok büyük. Bu anlamda bölge ülkeleri olarak; iş birliği temelinde büyük bir ivme yakalayabileceğimizi düşünüyorum.” dedi. Oturuma; Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov ve Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) üyesi ve Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Eskender Bariyev dinleyici olarak katıldı.

Ankara’da dombra ezgileri: Genç Yürekler Dergisi’nden özel konser! Haber

Ankara’da dombra ezgileri: Genç Yürekler Dergisi’nden özel konser!

Genç Yürekler Dergisi tarafından düzenlenen "Dombra Konseri", Kırım Derneği Dr. Ahmet İhsan Kırımlı Sosyal Tesisi'ndeki Bekir Sıtkı Çobanzade Kütüphanesi'nde düzenlendi. Program kapsamında, Kazakistan’ın Almatı şehrinden davet edilen ve “Deli Ozan” lakabıyla bilinen, dombra sanatçısı Semih İpek sahne aldı. Etkinliğin açılışında konuşan Kırım Derneği Genel Merkezi Yönetim Kurulu üyesi ve Genç Yürekler Dergisi Yazı İşleri Müdürü Cem Arslan, derginin son sayısının Kırım Tatar siyasetçi, düşünür, yazar, eğitimci ve yayıncı İsmail Bey Gaspıralı’ya ithaf edildiğini belirterek bu kapsamda özel bir sayı hazırladıklarını söyledi. Ayrıca Arslan, derginin etkinlik kapsamında katılımcılara hediye olarak sunulduğunu ifade etti. Genç Yürekler Dergisi Yayın Kurulu Üyesi Hüseyin Kanat ise derginin yaklaşık 6 yıldır çıkarıldığını ve 16. sayıya ulaştığını vurgulayarak, etkinlikler de gerçekleştirdiklerini bildirdi. "KIRIM'IN GELECEĞİ VE ÖZGÜRLÜĞÜ İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ" Programda söz alan Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Genel Sekreteri ve Kırım Derneği Genel Başkan Vekili Av. Namık Kemal Bayar, Kırım Derneğinin faaliyetlerine değinerek Kırım’ın geleceği ve özgürlüğü için mücadele ettiklerini söyledi. Bayar ayrıca, insani yardım ve araştırma alanında faaliyet gösteren ANDA Derneği ile birlikte Anadolu’dan Ukrayna’ya yönelik bir yardım kampanyası başlattıklarını belirterek, etkinliğe katılan misafirlere bu sürece destek olmaları çağrısında bulundu. DELİ OZAN’DAN TÜRK DÜNYASI EZGİLERİ Konuşmaların ardından sahne alan dombra sanatçısı Semih İpek, Türkistan coğrafyası ile Nogay, Azerbaycan ve Anadolu’ya ait şarkılar, müzikleri ve bu eserlerin hikâyelerini dinleyicilerle paylaştı. Sanatçı, icra ettiği eserlerde acı ve sevgi temalarını öne çıkarırken, Rus İmparatorluğu'nun istilasına karşı direnen Nogay köyünü anlatan “Kangalı” türküsünü ve eşine yazdığı kendi eserini seslendirdi. Sanatçının çaldığı ezgiler, dinleyicileri bozkırlara ve dağlara götürürken, anlatıcı yeteneğiyle izleyicileri güçlü duygularla buluşturdu. İpek, Türk dünyasının sanat ve kültür âleminin ne kadar güçlü ve çeşitliliklerle dolu olduğunu bir kez daha ortaya koydu. HEDİYELEŞME VE İKRAM SOFRASI Program kapsamında Semih İpek, Kırım Derneği Genel Merkezi Başkanı Mükremin Şahin’e Azerbaycan’da neşredilen, İsmail Bey Gaspıralı’nın yazıları ve mektuplarını içeren bir kitabı hediye etti. Genç Yürekler Dergisi Yayın Kurulu üyesi Kanat’a ise Türkistan coğrafyasının ruhunu yansıtan dombra figürü takdim edildi. Programın sonunda, Dr. Ahmed İhsan Kırımlı Sosyal Tesisi bünyesinde hizmet veren Kırım Tatar mutfağı Qalaqay’da katılımcılara ikramlar sunuldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.