SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Nato

QHA - Kırım Haber Ajansı - Nato haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nato haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

NATO Ankara Zirvesi'nin programı açıklandı: Ukrayna gündemin merkezinde Haber

NATO Ankara Zirvesi'nin programı açıklandı: Ukrayna gündemin merkezinde

NATO, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek 36. NATO Liderler Zirvesi'nin resmî programını açıkladı. İki gün sürecek zirvede savunma sanayisi, Ukrayna'ya destek, hava savunması ve küresel güvenlik konuları ele alınacak. İLK GÜN SAVUNMA SANAYİSİ VE UKRAYNA GÜNDEMİ Zirvenin ilk günü saat 10.00'da NATO Savunma Sanayii Forumu kapsamında NATO, müttefik ülkeler ve savunma sanayisi temsilcilerinin üst düzey duyurularıyla başlayacak. Saat 12.45'te ATO Congresium'da NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler ile birlikte Savunma Sanayii Forumu'nun açılış konuşmasını gerçekleştirecek. Forumda, müttefik ülkelerin savunma harcamalarını gayrisafi millî hasılalarının (GSYH) yüzde 5'ine çıkarma hedefindeki ilerleme ile ortak mühimmat üretimi ve tedarik süreçleri ele alınacak. Forum kapsamında insansız hava araçları (İHA), uzay ve gözetleme teknolojileri ile entegre hava ve füze savunma sistemlerine ilişkin sunumlar yapılacak, çeşitli iş birliği anlaşmalarının imzalanması bekleniyor. Saat 14.00'da ise NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy ortak açıklama yapacak. NATO-UKRAYNA KONSEYİ TOPLANACAK Akşam programı diplomatik temaslarla devam edecek. Saat 17.00'da NATO dışişleri bakanları, Bahreyn, Kuveyt, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin yer aldığı İstanbul İşbirliği Girişimi (ICI) ortaklarıyla bir araya gelecek. Saat 17.30'da Millî Savunma Bakanlığının Ayyıldız Karargâhı'nda Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanı'nın ev sahipliğinde NATO savunma bakanları için resepsiyon düzenlenecek. Resepsiyona Avustralya, Japonya, Yeni Zelanda ve Güney Kore savunma bakanları da katılacak. Saat 18.30'da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'ın ev sahipliğinde devlet ve hükûmet başkanları ile eşleri onuruna resepsiyon ve resmî akşam yemeği verilecek. Programa Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, Avrupa Konseyi Başkanı António Costa ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen da katılacak. Saat 19.45'te dışişleri bakanları düzeyinde NATO-Ukrayna Konseyi Çalışma Yemeği gerçekleştirilecek. Toplantıya Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha ve Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas katılacak. Toplantıda Ukrayna'ya 2026-2027 dönemini kapsayacak uzun vadeli askerî destek paketinin ayrıntılarının ve zirvenin sonuç bildirgesinin ele alınması planlanıyor. Günün son programı ise saat 20.15'te savunma bakanları düzeyindeki Kuzey Atlantik Konseyi Çalışma Yemeği olacak. 8 TEMMUZ: LİDERLER ZİRVESİ VE ANKARA DEKLARASYONU Zirvenin ikinci günü saat 08.00'da NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin basın açıklamasıyla başlayacak. Saat 08.15'ten itibaren NATO üyesi ülkelerin devlet ve hükûmet başkanları basına kısa değerlendirmelerde bulunacak. Saat 10.45'te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde liderleri resmî törenle karşılayacak. Saat 11.00'da liderlerin aile fotoğrafı çekilecek. Ardından saat 11.15'te, NATO'nun en üst karar alma organı olan Kuzey Atlantik Konseyi Liderler Toplantısı başlayacak. Toplantıda ittifakın güvenlik politikaları, savunma kapasitesinin güçlendirilmesi, Ukrayna'ya destek ve zirvenin sonuç bildirgesi ele alınacak. Zirve, saat 15.00'te NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin düzenleyeceği kapsamlı basın toplantısıyla sona erecek. Rutte'nin iki gün boyunca alınan kararları ve NATO'nun yeni yol haritasını dünya kamuoyuna açıklaması bekleniyor.

İsveç'ten NATO Zirvesi öncesi net mesaj: "Ankara'da önceliğimiz Ukrayna'ya destek" Haber

İsveç'ten NATO Zirvesi öncesi net mesaj: "Ankara'da önceliğimiz Ukrayna'ya destek"

İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde yaptığı açıklamada, zirvenin son derece kritik bir uluslararası ortamda gerçekleştirileceğini belirterek, İsveç'in en önemli mesajının Ukrayna'ya desteğin sürdürülmesi olacağını söyledi. Başbakan Kristersson ile İsveç Dışişleri Bakanı Maria Malmer Stenergard, başkent Stockholm'de düzenledikleri basın toplantısında Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi'ni değerlendirdi. "RUSYA SAVAŞTA İLERLEME SAĞLAYAMIYOR" Kristersson, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı sürdürdüğü savaşın tüm şiddetiyle devam ettiğini ancak Rus ordusunun sahada kayda değer bir ilerleme kaydedemediğini ifade etti. Ankara Zirvesi öncesinde uluslararası kamuoyunun en önemli sorularından birinin Rusya'nın bundan sonraki adımları olduğunu belirten Kristersson, "Tüm dünyanın kendisine sorduğu soru şu: Müzakere etmek istemeyen ama aynı zamanda kazanamayacak gibi görünen bir Rusya ne yapacak?" dedi. "UKRAYNA'YA DESTEK MESAJI VERECEĞİZ" İsveç Başbakanı, NATO Zirvesi'nde müttefik ülkelerin Ukrayna'ya yönelik askeri ve siyasi desteğini sürdüreceklerine ilişkin güçlü mesajlar vermesinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Kristersson, zirvenin ana gündem maddelerinden birinin Avrupa-Atlantik güvenliği olacağını belirterek, İsveç'in NATO müttefikleriyle birlikte ortak savunma ve caydırıcılık politikalarını güçlendirmeyi hedeflediğini söyledi. Kristersson, konuşmasında Orta Doğu'daki gelişmelere de değinerek, ilkbahar boyunca bölgedeki güvenlik ortamının son derece öngörülemez ve endişe verici olduğunu ifade etti. Son dönemde kısmi bir istikrarın sağlandığını dile getiren İsveç Başbakanı, Hürmüz Boğazı'nın sınırlı deniz trafiğine yeniden açıldığını hatırlattı. Bölgede kalıcı barışın sağlanmasını umut ettiklerini belirten Kristersson, bu gelişmeler ışığında NATO müttefiklerinin Ankara'da güvenlik gündemini kapsamlı şekilde ele alacağını kaydetti. ZİRVENİN ÜÇ ANA GÜNDEM MADDESİ Kristersson, NATO Genel Sekreteri tarafından Ankara Zirvesi için belirlenen üç temel öncelik üzerinde mutabık kaldıklarını belirterek, bunların yük paylaşımı, güçlü bir savunma sanayi tabanı oluşturulması ve Ukrayna'ya uzun vadeli destek sağlanması olduğunu söyledi. "Yük paylaşımı" başlığının, önceki NATO Zirvesi'nde kabul edilen gayrisafi yurt içi millî hasılanın (GSYH) yüzde 5'ine ulaşacak savunma harcaması hedefinin uygulanmasının takip edilmesini ve ittifak içinde Avrupa'nın savunma kapasitesinin güçlendirilmesini kapsadığını ifade eden Kristersson, zirve kapsamında gerçekleştirilecek Savunma Sanayisi Forumu'nda ise güçlü bir savunma sanayi altyapısının geliştirilmesinin öncelikli gündem maddelerinden biri olacağını kaydetti. Kristersson, Ukrayna'ya sağlanacak yardımların uzun vadede güvence altına alınması ihtiyacını ifade etti. Kristersson Ukrayna'ya verilen desteğin İsveç için hayati önem taşıdığını vurguladı ve "Ukrayna'ya destek, İsveç'in en öncelikli dış politika hedefidir. Bu, Avrupa güvenliğine yapılan gerçek bir yatırımdır ve İsveç bu konuda öncü ülkelerden biri olarak rol oynamaktadır. Ankara'daki en önemli mesajımız da muhtemelen bu olacak." dedi. Kristersson, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy'ın (Volodimir Zelenski) zirvenin ilk günündeki akşam yemeğine katılacak olmasınının da "çok önemli bir işaret" olduğunu vurguladı. Savunma harcamalarına ilişkin taahhütlere de değinen Kristersson, bir yıl önce Lahey'de alınan, gayrisafi yurt içi millî hasılanın yüzde 5'inin savunmaya ayrılması yönündeki kararın tüm müttefikler tarafından en geç 2030'a kadar yerine getirilmesi gerektiğini tartışacaklarını belirtti. "UKRAYNA SADECE KENDİ GÜVENLİĞİNE DEĞİL, BİZİM GÜVENLİĞİMİZE DE KATKI SAĞLIYOR" İsveç Dışişleri Bakanı Maria Malmer Stenergard ise Ankara'daki NATO Zirvesi kapsamında yalnızca devlet ve hükümet başkanlarının değil, dışişleri ve savunma bakanlarının da yoğun diplomatik temaslarda bulunacağını söyledi. Zirve marjında, Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha ile Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas'ın katılımıyla NATO-Ukrayna Konseyi formatında bir toplantı gerçekleştirileceğini belirten Stenergard, ayrıca Bahreyn, Kuveyt, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'nden oluşan İstanbul İşbirliği Girişimi ortaklarıyla da bir araya geleceklerini ifade etti. Ukrayna'nın Rusya'ya karşı verdiği mücadelenin yalnızca kendi güvenliği açısından değil, NATO müttefiklerinin güvenliği bakımından da kritik önem taşıdığını vurgulayan Stenergard, "Ukrayna sadece kendi güvenliğine değil, bizim güvenliğimize de katkıda bulunuyor. Hepimizin, Ukrayna'nın cömertçe paylaştığı inovasyon kapasitesinden ve savaş deneyimlerinden dersler çıkarması gerekiyor." dedi. İSVEÇ SAVUNMA SANAYİSİNDE İHRACATINI YÜZDE 70 ARTIRDI Başbakan Kristersson, İsveç'in son dönemde savunma sanayisinde önemli ihracat başarıları elde ettiğini belirterek, Ukrayna'ya yeni nesil Gripen 16 savaş uçakları, Polonya'ya ise üç adet A26 sınıfı denizaltı satıldığını açıkladı. Ayrıca Kanada ile altı adet GlobalEye erken ihbar ve kontrol uçağı satışı konusunda görüşmelerin sürdüğünü bildirdi. Hükûmetleri döneminde İsveç'in savunma sanayisi ihracatının yüzde 70 oranında arttığını vurgulayan Kristersson, NATO'nun savunma kapasitesinin güçlendirilmesinde İsveç'in giderek daha önemli bir rol üstlendiğini söyledi. Kristersson, "NATO kendi savunmasını yapılandırırken, bu süreç giderek artan bir oranda İsveç'in elleriyle inşa ediliyor. Bu oldukça dikkat çekici. Bu başarı, hem İsveçli şirketlerin hem de İsveç hükûmetinin ortak çabasının ürünüdür. Savunma sanayisi artık piyasalarda finanse edilmekte zorlanan, sürdürülemez bir alan olarak görülmüyor aksine, coğrafyamızda demokrasiyi savunmak için zorunlu bir kaynak olarak kabul ediliyor. Bir mühendisler ülkesi olan İsveç'in, artık NATO'ya sadece kendi güçlü savunmasından çok daha fazla yolla katkı sağladığı açıkça görülüyor." ifadelerini kullandı.

Ukrayna’dan NATO’ya çağrı: "Artık sadece yardım alan değil, güvenliğe katkı sağlayan ülkeyiz" Haber

Ukrayna’dan NATO’ya çağrı: "Artık sadece yardım alan değil, güvenliğe katkı sağlayan ülkeyiz"

Ukrayna, NATO’nun güvenlik mimarisindeki konumunun yeniden tanımlanmasını istiyor. Kıyiv yönetimi, 7–8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilecek kritik NATO Zirvesi öncesinde müttefiklere seslenerek, Ukrayna'nın artık sadece Batı'dan askerî yardım alan bir ülke olmadığını, aksine Avrupa-Atlantik güvenliğine doğrudan katkı sunan bir aktör olarak kabul edilmesini talep etti. "ANKARA ZİRVESİ BİLDİRİSİ YENİ GERÇEKLİĞİ YANSITMALI” Ukrayna’nın NATO Misyonu Başkanı Alyona Hetmançuk, Brüksel’de düzenlediği basın toplantısında, Kıyiv’in Ankara Zirvesi’nden en büyük siyasi beklentisini açıkladı. DW muhabirinin sorusunu cevaplayan Hetmançuk, şu ifadeleri kullandı: Siyasi açıdan bizim için Ukrayna'nın sadece bir yardım alıcısı olarak değil, bir 'güvenlik sağlayıcısı' olarak tanınması son derece önemli. Ankara'daki NATO Zirvesi, Ukrayna'nın bu yeni rolüyle tam olarak katılacağı ilk zirve olacak. Tam da bu nedenle Kıyiv, zirve sonunda yayımlanacak sonuç bildirgesinin sahadaki bu yeni gerçekliği aynen yansıtmasını hedefliyor. UKRAYNA NATO YAPILARINA ENTEGRE OLUYOR Misyon Başkanı Hetmançuk, son yıllarda Ukrayna ve NATO arasındaki ilişkilerin karakterinin kökten değiştiğini söyledi. Geçmişte ilişkilerin temelini Batı'nın tek taraflı askerî yardımları oluştururken, bugün Ukrayna ordusunun NATO ile fiili entegrasyonunun ve İttifak güvenliğine sunduğu katkının ön plana çıktığını aktardı. Bu kapsamda Polonya'da kurulan NATO-Ukrayna Ortak Analiz, Eğitim ve Öğretim Merkezi’nin aktif çalışmaları, Ukrayna askerlerinin NATO'nun ortak savunmayı içeren 5. Madde senaryolarına dayalı askerî tatbikatlarına doğrudan katılımı, karşılıklı askerî uyumluluğun en üst seviyeye çıkarılması, Ukrayna savunma şirketlerinin NATO programlarına dâhil edilmesi ve ittifak yapılarındaki Ukraynalı uzman sayısının artırılması bu yeni rolün somut göstergeleri olarak öne çıkıyor. Ukrayna'nın yerli savunma sanayisinin NATO ortakları tarafından uzun vadeli olarak desteklenmesinin hayati önem taşıdığına dikkat çeken Hetmançuk, Kıyiv'in artık sadece hazır silah sevkiyatı beklemediğini ifade etti. Müttefiklerin Ukrayna savunma sanayisine yönelik öngörülebilir finansal taahhütlerde bulunmasının, ülkenin orta ve uzun vadeli askerî üretim planlaması yapabilmesi için şart olduğunu vurguladı. ANKARA ZİRVESİ’NİN ANA GÜNDEMİ UKRAYNA VE SAVUNMA HARCAMALARI Türkiye’nin ev sahipliğinde 7–8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi’nin ana gündem maddelerini; İttifak üyelerinin savunma harcamalarını artırması, Avrupa'nın kendi savunması için daha fazla sorumluluk üstlenmesi ve Ukrayna'ya yönelik kesintisiz destek oluşturacak. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte de daha önce yaptığı açıklamada, Ukrayna'ya verilen desteğin devam etmesinin "daha güçlü bir NATO ve herkes için daha fazla güvenlik anlamına geldiğini" belirtmişti.

Rusya'dan NATO üyesi Finlandiya'ya nükleer tehdit: Artık hedef listemizdesiniz Haber

Rusya'dan NATO üyesi Finlandiya'ya nükleer tehdit: Artık hedef listemizdesiniz

Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, Finlandiya'nın nükleer silahlara ev sahipliği yapılmasının önündeki yasal engeli kaldırmasının ardından Finlandiya'yı doğrudan tehdit etti. Medvedev, Finlandiya'nın bu kararla Rusya'nın nükleer hedef listesine girdiğini belirterek, Helsinki yönetiminin güvenliğini artırmak yerine riski büyüttüğünü savundu. ABD merkezli sosyal medya platformu üzerinden paylaşım yapan Medvedev, Finlandiya'nın aldığı kararı alaycı ifadelerle değerlendirdi. "Finlandiya, nükleer silahlara ev sahipliği yapma yasağını kaldırdı. Bu, Finler açısından yalnızca küçük bir şeyi değiştirdi. Ülke artık Rusya'nın nükleer hedef listesinde. Tebrikler Finlandiya, güvenliğin zirvesine ulaştınız." ifadelerini kullanan Medvedev, Moskova'nın konuya bakışını açık şekilde ortaya koydu. Finland has lifted its ban on hosting nuclear weapons. What does that change for the Finns? Just one minor thing: their country is now on Russia's nuclear target list. Rejoice, Finland, you’ve reached peak security! — Dmitry Medvedev (@MedvedevRussiaE) July 2, 2026 FİNLANDİYA'DA NÜKLEER SİLAH YASAĞI KALDIRILDI Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, ülkede nükleer silahların ithalatını, üretilmesini, depolanmasını ve kullanılmasını yasaklayan nükleer enerji kanunundaki ilgili hükmün kaldırılmasını onayladı. Daha önce Finlandiya Parlamentosunda yapılan oylamada düzenleme, 125 milletvekilinin kabul oyuna karşı 61 ret oyuyla kabul edilmişti. Yeni yasa 1 Temmuz 2026 itibarıyla yürürlüğe girdi. Yasal değişiklik, Finlandiya'nın gerektiğinde müttefik ülkelerin nükleer silahlarını ülkesine kabul etmesinin önünü açarken, hükûmet bunun otomatik olarak ülkede kalıcı nükleer silah konuşlandırılacağı anlamına gelmediğini vurguluyor. HELSİNKİ: KALICI KONUŞLANDIRMA PLANIMIZ YOK Finlandiya Savunma Bakanı Antti Häkkänen, yasa değişikliğinin ülkenin güvenliği açısından önemli bir adım olduğunu belirterek, buna rağmen Finlandiya'nın topraklarında kalıcı nükleer silah konuşlandırılması yönünde herhangi bir plan bulunmadığını söyledi. Häkkänen ayrıca, Moskova'dan gelebilecek olası tepkilere karşı hazırlıklı olduklarını belirterek, "Buna kesinlikle hazırız." ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Alexander Stubb da daha önce yaptığı açıklamada Finlandiya'nın nükleer silahsızlanma ilkesine bağlı kalmaya devam ettiğini ancak ulusal güvenlik konusunda karar verme yetkisinin tamamen Finlandiya'ya ait olduğunu vurgulamıştı. Stubb, barış döneminde ülkesinin nükleer silahlara ihtiyaç duymadığını, ancak güvenlik ortamındaki değişimlerin farklı seçenekleri değerlendirmeyi gerektirebileceğini ifade etmişti. KREMLİN'DEN PEŞ PEŞE TEHDİTLER Moskova yönetimi, Finlandiya'daki yasa değişikliği sürecini başından beri sert sözlerle eleştiriyordu. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, yasa tasarısı gündeme geldiğinde bu girişimi "konsantre bir cepheleşme" olarak nitelendirmiş ve Finlandiya'da nükleer silah konuşlandırılmasının Rusya tarafından doğrudan tehdit olarak değerlendirileceğini açıklamıştı. Peskov, böyle bir durumda Moskova'nın gerekli karşı tedbirleri almak zorunda kalacağını söylemişti. NATO ÜYELİĞİNİN ARDINDAN YENİ GÜVENLİK DÖNEMİ Finlandiya, Rusya'nın Ukrayna'yı işgal etmesinin ardından uzun yıllardır sürdürdüğü askerî tarafsızlık politikasını sona erdirerek 2023 yılında NATO'ya katılmıştı. NATO üyeliğinin ardından savunma alanındaki düzenlemelerini hızlandıran Helsinki yönetimi, son yasa değişikliğiyle ittifakın caydırıcılık stratejisine daha fazla uyum sağlamayı hedefliyor. Uzmanlar, düzenlemenin Finlandiya'ya doğrudan nükleer silah konuşlandırılması anlamına gelmediğini ancak NATO'nun ihtiyaç duyması hâlinde bu seçeneğin önündeki hukuki engelin kaldırıldığını belirtiyor.

Avrupa semalarında Rus gölge filosu kabusu: NATO üslerini gözetleyen İHA'lar hakkında şoke eden rapor! Haber

Avrupa semalarında Rus gölge filosu kabusu: NATO üslerini gözetleyen İHA'lar hakkında şoke eden rapor!

Londra merkezli düşünce kuruluşu Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (IISS), Kremlin tarafından organize edilen ve Avrupa'daki askerî ile stratejik tesisleri hedef alan devasa bir casusluk operasyonunu raporlaştırdı. İngiliz The Guardian gazetesinin 2 Temmuz 2026 tarihinde ana hatlarını yayımladığı rapora göre Rus istihbarat servisleri, yaptırımları delmek için kullanılan Rus "gölge filosu" gemilerinden kaldırdıkları insansız hava araçlarıyla (İHA) Avrupa semalarında adeta elini kolunu sallayarak istihbarat topladı. HEDEFTE NÜKLEER TESİSLER VE NATO ÜSLERİ VAR: 144 GİZEMLİ OLAY IISS araştırmacılarının elde ettiği verilere göre, Rusya tarafından koordine edilen bu gizli gözetleme operasyonu yaklaşık bir buçuk yıldır kesintisiz şekilde devam etti. Operasyonun birincil hedefleri arasında Birleşik Krallık, Fransa, Belçika ve Hollanda'daki nükleer tesisler yer alıyor. Londra merkezli enstitünün uzmanları, 2024 yılının sonundan bu yana 10'dan fazla Avrupa ülkesinde meydana gelen 144 benzer İHA ihlalini mercek altına alarak bu çarpıcı sonuçlara ulaştı. NATO SAVUNMASINDA BÜYÜK AÇIK: TEK BİR İHA BİLE DÜŞÜRÜLMEDİ Raporda yer alan en çarpıcı ve endişe verici tespit ise Batı askeri ittifakının savunma zafiyeti oldu. Gizemli İHA’lar defalarca hava üsleri ve havalimanları üzerinde uçarken tespit edilmesine rağmen, Batılı askerî güçler bu İHA’lardan tek bir tanesini bile ele geçirmeyi veya düşürmeyi başaramadı. IISS analistleri, bu durumun NATO'nun alçak irtifa hava savunma sistemlerinde stratejik bir kusuru ve zafiyeti açıkça ortaya koyduğunu ve bu acı gerçeğin artık tüm Avrupa genelinde kapalı kapılar ardında resmen kabul edildiğini vurguladı. CASUS İHA’LAR DENİZDEKİ TİCARİ GEMİLERDEN KALDIRILDI Raporda somut örneklere de yer verildi. Kasım 2024'te, Birleşik Krallık’ın Gloucestershire bölgesindeki Kraliyet Hava Kuvvetlerine (RAF) ait "Fairford" üssü ile yine Birleşik Krallık’ta bulunan iki ABD askerî hava üssünün üzerinde çok alçak irtifada kimliği belirsiz İHA’ların uçtuğu hatırlatıldı. The Guardian'ın aktardığı IISS verilerine göre, söz konusu casus İHA'ların o esnada Essex kontluğu açıklarında Kuzey Denizi'nde demirli bulunan "Seasons 1" adlı Rus gölge filosu tankeri ile Hull limanına doğru ilerleyen "Hav Dolphin" adlı kargo gemisinden fırlatılmış olabileceği tahmin ediliyor. RUSYA, AVRUPA YASALARININ BOŞLUKLARINI KULLANDI Raporda, Rusya'nın bu operasyon sırasında yalnızca Avrupa hava savunma sistemlerinin teknik zayıflıklarından değil, aynı zamanda Avrupa ülkelerinde sivil veya şüpheli İHA’lara karşı yürürlükte olan karmaşık "kuvvet kullanma kurallarının" getirdiği yasal boşluklardan da kurnazca yararlandığı ifade edildi. Batılı devletler son yıllarda Avrupa'daki kritik altyapı tesislerine, fabrikalara yönelik kundaklama, sabotaj ve fiziki saldırı girişimlerinin arkasında Rusya tarafından fonlanan ajanların olduğunu sık sık dile getiriyor. Moskova ise her zaman olduğu gibi bu suçlamaları reddetmeye devam ediyor.

NATO Genel Sekreteri: Türkiye, Ukrayna-Rusya Savaşı’ndan çıkardığı dersleri savunma sanayisine aktarıyor Haber

NATO Genel Sekreteri: Türkiye, Ukrayna-Rusya Savaşı’ndan çıkardığı dersleri savunma sanayisine aktarıyor

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 7-8 Temmuz'da düzenlenecek Ankara Zirvesi öncesinde zirveden beklentiler, İttifakın karşılaştığı temel sınamalar ve Türkiye'nin NATO'ya katkıları hakkında konuştu. NATO içerisinde daha güçlü bir Avrupa anlamına gelen “NATO 3.0”ın inşa edilebilmesi için savunma sanayisi üretimini ciddi ölçüde artırılması gerektiğini kaydeden NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, savunma sanayisinin üretim kapasitesi, İttifakın caydırıcılığının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi. Brüksel'deki NATO Karargahı'nda Anadolu Ajansına (AA) konuşan Rutte, “NATO 3.0, ABD'ye aşırı bağımlı olunan NATO 2.0’dan farklı bir yapıyı ifade ediyor. ABD, hem konvansiyonel askerî kapasitesiyle hem de nükleer caydırıcılığıyla Avrupa'daki varlığını sürdürecek. Ancak bundan sonraki süreçte Avrupa'nın daha fazla sorumluluk üstlendiği bir NATO göreceğiz.” dedi. “RUSYA’YA KARŞI SAF DAVRANAMAYIZ” Ukrayna’ya desteğin sürdürülmesinin öncelikleri arasında olduğuna işaret eden ve NATO 3.0’ın neden gerekli olduğunu değerlendiren Genel Sekreter, “Bu, Ukrayna'nın Rusya'ya karşı yürüttüğü savaş nedeniyle de gerekli. Rusya'nın büyük çaplı askeri yığınağı karşısında saf davranamayız. Bu durum yalnızca Ukrayna bağlamında değil, genel olarak da geçerli. Gelecek dönemde NATO'nun mümkün olan en güçlü yapıya kavuşmasını istiyorsak, bu adımları atmak zorundayız.” ifadelerini kullandı. “EN BÜYÜK TEHDİT RUSYA” NATO’nun uzun vadede karşı karşıya olduğu temel tehdidin Rusya olduğunun altını çizen Rutte, şunları kaydetti: Bunu, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü bu akıl dışı saldırı savaşında açıkça görüyoruz. (Vladimir) Putin, bu savaşta kendi vatandaşlarından, çoğunluğu erkek (ayda) 35 bin askerin öldürülmesini ya da ağır yaralanmasını göze alıyor. Bu durum, Ukrayna'nın sahada başarılı olduğunu gösteriyor. Ancak bu çatışmalarda hayatını kaybeden ya da ağır yaralanan askerlerin aileleri ve yakınları açısından bunun ne kadar büyük bir trajedi olduğunu da düşünmek gerekiyor. Dolayısıyla en büyük tehdidin Rusya olduğunu söyleyebilirim. “TÜRKİYE, NATO’NUN EN GÜÇLÜ ORDULARINDAN” “Türkiye, NATO'nun en güçlü ordularından birine sahip. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) son derece iyi donanımlı ve iyi eğitimli.” diyen Rutte, NATO açısından Türkiye’nin oldukça önemli bir ülke olduğunu vurguladı. Türkiye’nin yaklaşık 3 bin şirketten oluşan devasa bir savunma sanayi altyapısına sahip olduğunu belirten Rutte, bu şirketlerin Ukrayna savaşında sahadan edinilen dersleri savunma sanayisi üretimine yansıttığını bunun da Türkiye’nin savunma sanayisini son derece güçlü kıldığını vurguladı.

Kanada, NATO'nun yüzde 5 savunma harcaması hedefine ilerliyor Haber

Kanada, NATO'nun yüzde 5 savunma harcaması hedefine ilerliyor

Kanada Başbakanı Mark Carney, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) Genel Sekreteri Mark Rutte ile bir telefon görüşmesi yaptı. Kanada Başbakanlık Ofisinden görüşmeye ilişkin yapılan açıklamada, liderlerin gelecek hafta Ankara'da gerçekleştirilecek 2026 NATO Zirvesi öncesinde ittifakın öncelikli gündem başlıklarını değerlendirdiği bildirildi. SAVUNMA YATIRIMLARI VE UKRAYNA'YA DESTEK ELE ALINDI Görüşmede savunma harcamalarının artırılması, NATO'nun askerî kabiliyetlerinin güçlendirilmesi ve Ukrayna'ya verilen desteğin sürdürülmesi konuları öne çıktı. Carney, Kanada'nın savunma yatırımlarında nesiller boyu görülmemiş ölçekte bir artış gerçekleştirdiğini belirtti. Bu kapsamda ülkenin, Berlin Duvarı'nın yıkılmasından bu yana ilk kez NATO'nun gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 2'sine karşılık gelen savunma harcaması hedefini yakaladığı ifade edildi. Carney ayrıca Kanada'nın NATO'nun yüzde 5 seviyesindeki yeni savunma harcaması hedefine ulaşma yolunda ilerlediğini vurguladı. KANADA'NIN AVRUPA'DAKİ ASKERÎ VARLIĞINA DİKKAT ÇEKİLDİ Öe yandan Kanada'nın son bir yıl içinde yürüttüğü "Operation REASSURANCE" kapsamında, Avrupa'da son otuz yılı aşkın dönemin en büyük sürekli askerî konuşlandırmasını gerçekleştirdiği belirtildi. Bu çerçevede Ottawa yönetimi, NATO'nun doğu kanadındaki caydırıcılık ve savunma faaliyetlerine katkısını artırmayı sürdürüyor. LİDERLERDEN BİRLİK VURGUSU Mark Carney ve Mark Rutte, güçlü ve birlik içinde hareket eden bir NATO ittifakının önemine dikkat çekerek yakın iş birliğini sürdürme konusunda mutabık kaldı. İki lider, gelecek hafta Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi kapsamında yüz yüze görüşmeyi beklediklerini ifade etti.

Rusya tehdidi Avrupa'nın savunma doktrinini değiştiriyor Haber

Rusya tehdidi Avrupa'nın savunma doktrinini değiştiriyor

Avrupalı müttefikler, Rusya'dan kaynaklanan güvenlik tehdidinin arttığı uyarıları eşliğinde yeni nesil savaş anlayışına uyum sağlamak amacıyla askerî kabiliyetlerini köklü biçimde yeniden düzenlemeye hazırlanıyor. Üst düzey NATO ve Avrupa ordusu yetkilileri, düşük maliyetli ve seri üretilebilen sistemlere yönelmenin, yapay zekâ destekli harekât planlamasının ve hava savunmasının güçlendirilmesinin artık öncelik hâline geldiğini belirtti. Birleşik Krallık merkezli Reuters haber ajansının gündeme taşıdığı habere göre; Londra'da geçen hafta düzenlenen savunma konferansında konuşan NATO Avrupa Müttefik Kuvvetleri Komutan Yardımcısı Hava Mareşali Sir Johnny Stringer, Avrupa ordularının yıllar süren üretim süreçlerine sahip pahalı ve gelişmiş platformlara bağımlılığını azaltması gerektiğini söyledi. Kraliyet Birleşik Hizmetler Enstitüsü (Royal United Services Institute-RUSI) tarafından düzenlenen konferansta konuşan Stringer, bunun yerine seri üretilebilen, düşük maliyetli silahlı insansız hava araçları (SİHA), önleme sistemleri ve hassas vuruş kabiliyetlerine yatırım yapılmasının önemine dikkat çekti. Stringer, Avrupa'nın aynı zamanda elektromanyetik harp kapasitesini geliştirmesi ve binlerce kilometre menzilli silahlara karşı hava savunmasını güçlendirmesi gerektiğini vurguladı. "TEHDİT 360 DERECEDEN GELİYOR" Rusya'nın özellikle kuzeyden gelebilecek uzun menzilli hava unsurları ve Kuzey Filosu'nun oluşturduğu deniz tehdidine dikkat çeken Stringer, güvenlik ortamının önemli ölçüde değiştiğini ifade etti. "Karşı karşıya olduğumuz tehdit 360 derecelik bir alandan geliyor." diyen Stringer, Rus uzun menzilli havacılığı ile Rus Donanmasının Kuzey Filosu'nun oluşturduğu yüzey ve denizaltı tehdidinin artık çok daha yakından takip edilmesi gerektiğini söyledi. Bazı üst düzey Avrupalı yetkililer ise Rusya'nın gelecek birkaç yıl içinde askerî kapasitesini yeniden inşa ederek NATO topraklarını tehdit edebilecek seviyeye ulaşabileceği değerlendirmesinde bulunuyor. ABD'NİN BASKISI AVRUPA'YI HAREKETE GEÇİRİYOR Haberde, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump yönetiminin uzun süredir Avrupa ülkelerini savunma harcamalarını artırmaları konusunda eleştirdiği hatırlatıldı. Vaşington (Washington) yönetimi mayıs ayında Almanya'daki yaklaşık 5 bin Amerikan askerini çekmeyi planladığını açıklarken, Trump daha önce NATO'dan çekilme ihtimalini de gündeme getirmişti. "KARA SAVAŞI KÖKTEN DEĞİŞİYOR" Almanya Kara Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Christian Freuding ise Ukrayna'daki savaşın kara harekâtının doğasını temelden değiştirdiğini belirtti. Freuding, yalnızca savunma bütçelerini artırmanın yeterli olmadığını, orduların savaşma biçimlerini de yeniden tasarlamaları gerektiğini ifade etti. Alman ordusunun, yıllarca sürecek projeleri beklemek yerine mevcut kabiliyet açıklarını hızla kapatabilecek ara çözümlere öncelik verdiğini söyleyen Freuding, acil ihtiyaçların kısa vadede karşılanmasının hedeflendiğini dile getirdi. YAPAY ZEKÂ SAVAŞ ALANINI DÖNÜŞTÜRÜYOR Askerî yetkililer, yapay zekânın savaş alanındaki veri işleme ve hedef tespit süreçlerini de önemli ölçüde hızlandırdığını belirtti. Birleşik Krallık Genelkurmay Başkanı Orgeneral Roly Walker, geçmişte bir kolordu seviyesindeki harekât planlamasının yaklaşık 72 saat sürdüğünü, yapay zekâ destekli sistemler sayesinde bunun yaklaşık bir saate kadar indirilebildiğini söyledi. Walker ayrıca, daha önce bir kolordunun günde yaklaşık 24 hedefi vurabilecek hızda hareket ettiğini, yeni teknolojiler sayesinde bu kapasitenin yaklaşık on kat artırılabildiğini ifade etti. Avrupalı askerî yetkililer, Ukrayna'daki savaş ile Orta Doğu'daki çatışmalardan çıkarılan derslerin, NATO ülkelerinin savunma planlamasını ve geleceğin savaş konseptini yeniden şekillendirdiğini vurguladı.

TBMM Başkanı Kurtulmuş: Türkiye Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne kayıtsız şartsız destek vermiştir Haber

TBMM Başkanı Kurtulmuş: Türkiye Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne kayıtsız şartsız destek vermiştir

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Dolmabahçe Sarayı'nda tertiplenen NATO Parlamenter Zirvesi'nde konuştu. Diplomasi ve karşılıklı müzakerelerin önemine vurgu yapan Kurtulmuş, Rusya’nın 24 Şubat 2022 tarihinden itibaren devam eden Ukrayna’yı topyekûn işgal ve saldırı girişimleri, Amerika Birleşik Devletleri (ABD)-İran Savaşı, Filistin meselesi, NATO üyesi ülkelerin savunma sanayi alanındaki iş birliği ve dünyada değişen dengeler üzerine değerlendirmelerde bulundu. TÜRKİYE, BARIŞ MÜZAKERELERİNİN YAPILABİLMESİ İÇİN BÜYÜK EMEK SARF EDİYOR Ukrayna-Rusya Savaşı’nın 5. yılına geldiğine işaret eden Kurtulmuş, Türkiye’nin bu noktada ortaya koyduğu tavrın âşikar olduğunu belirterek “Türkiye, Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne, Ukrayna’nın egemenliğine, kayıtsız şartsız sonuna kadar destek vermiş ve destek vermeye devam etmektedir. Aynı zamanda krizin başladığı andan itibaren her iki ülkeyle konuşabilen dünyadaki neredeyse tek ülke olarak iki tarafla da barış müzakerelerinin yapılabilmesi için büyük bir emek sarf ediyor, sarf etti. Bugüne kadar büyük merhaleler elde edildi” ifadelerini kullandı. “BAZI ÜLKELER BARIŞI İSTEMEDİĞİ İÇİN BARIŞ SAĞLANAMADI” Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisinde Ukrayna ve Rus tarafının bir araya geldiğini hatırlatan Kurtulmuş, neredeyse nihaî antlaşmanın taslaklarının imzalandığını kaydederek “Ama maalesef o dönemin şartları içerisinde bazı ülkeler barışı istemediği için barış sağlanamadı. Şimdi ümit ederiz ki, bundan sonra da Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne, egemen haklarına sonuna kadar saygı göstererek bu savaşın sonuçlandırılabilmesi mümkün olsun.” değerlendirmesini yaptı. ÜÇLÜ MÜZAKERELER SONUÇSUZ KALMADI Söz konusu müzakerelerin sonuçsuz kaldığının söylenemeyeceğini ve bazı konularda başarıların elde edildiğini dile getiren Kurtulmuş, bunlardan birisinin Karadeniz Tahıl Koridoru’nun açık tutulması olduğunu kaydetti. Bu sayede özellikle Afrika kıtasında açlık ve kıtlığın ortaya çıkmasının önlendiğini ve böylece dünyanın büyük bir felaketten kurtarıldığını bildiren Kurtulmuş, Ukrayna ve Rusya arasında esir takaslarının defaatle gerçekleştirildiğini hatırlattı. Kurtulmuş, bununla birlikte aynı perspektifin bölgesel ve küresel meselelerde de hâkim olması yönündeki arzusunu ifade etti. KURTULMUŞ, ABD VE İRAN ARASINDA KALICI VE ADİL BİR BARIŞIN SAĞLANMASINI TEMENNİ ETTİ. “Bunun güzel bir örneği de sadece bölgemizi değil, bütün dünyayı etkileyen Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İran arasındaki savaşın sona erdirilmesi için olumlu bir adımın atılmış olmasıdır.” şeklinde konuşan Kurtulmuş, iki ülke arasında sadece ateşkesin değil, kalıcı ve adil bir barışın sağlanmasını temenni etti. ABD ve İran arasında barışın tahsis edilmesinin bütün dünya için önem taşıdığını belirten Kurtulmuş, NATO üyesi ülkeler başta olmak üzere uluslararası camianın bu barış perspektifine destek vererek muhtemel provokasyonların önüne geçilmesi için gayret vermesi çağrısını yaptı. “MESELE AYNI ZAMANDA İNSANLIĞIN GELECEK UMUTLARINA BOMBA ATILMASIDIR” Bununla birlikte Filistin’de yaşanan gelişmelere de dikkat çeken Kurtulmuş, şu ifadelere yer verdi: İsrail’in bütün uluslararası hukuku hiçe sayarak, hatta bütün uluslararası hukuk normlarına göre artık soykırım boyutlarına ulaşmış olan saldırganlıklarına son verilmesi gerekmektedir. Mesele sadece Filistinlilerin yaşadığı insanlık dramları değil, mesele sadece 100 bine yaklaşan sivil kayıplar değil, şehirlerin yakılmış olması, Gazze’nin haritadan silinmiş olması değil; mesele aynı zamanda insanlığın gelecek umutlarına bomba atılması, insanlığın gelecek umutlarının ortadan kaldırılmasıdır. Ümit ve temenni ediyoruz ki Filistin meselesinin çözümünde de nihaî olarak bir sonuca ulaşılsın. Başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, gerçekten bağımsız bir Filistin devletinin kuruluşu mümkün olsun. İki devletli çözümden başka bir yolun bulunmadığı bütün dünya tarafından anlaşılsın ve uygulansın. Öte yandan Kurtulmuş, Orta Doğu tarihinden yola çıkarak bölgede barış olmadan dünyada barışın olmayacağını ve Filistinliler özgür olmadan da bölgede barışın asla sağlanamayacağını dile getirdi. “AMBARGOLARIN İTTİFAK’IN RUHUNA UYGUN OLMADIĞI ÂŞİKÂRDIR” Türkiye’nin millî savunma kapasitelerinin artırılmasının ve NATO üyesi ülkeler arasında savunma alanındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin üye ülkelerin ve İttifak’ın geleceği açısından önemini vurgulayan Kurtulmuş, Türkiye’nin son yıllarda savunma sanayi alanında büyük ilerleme kaydettiğini belirtti. “Bu İttifak üyeliği çerçevesinde bazı üyelerin, özellikle savunma sanayi ürünleri konusunda uygulamaya devam ettiği ambargoların son derece tek taraflı, anlamsız ve İttifak’ın ruhuna uygun olmadığı âşikârdır. Biz Türkiye olarak bütün üye ülkelerle savunma sanayinde iş birliğine hazırken aynı yaklaşımın bütün ülkeler tarafından da Türkiye’ye karşı sergilenmesini isteriz.” şeklinde konuşan Kurtulmuş, son zamanda Orta Doğu’da artan tehditlere karşı başta İspanya olmak üzere bazı üye ülkelerin Türkiye’nin hava savunma sistemine verdiği destek dolayısıyla teşekkürlerini ifade etti. “NATO TARİHÎ BİR DÖNEMEÇTEDİR, DÜNYA TARİHÎ BİR DÖNEMEÇTEDİR” Öte yandan “NATO tarihî bir dönemeçtedir, dünya tarihî bir dönemeçtedir.” şeklinde konuşan Kurtulmuş, üye ülkelerin birlikte çalışarak riskleri ortadan kaldırması ve üye ülkelerin güvenliğinin sağlanmasının yanında dünya barışına da katkıda bulunulması gerektiğinin altını çizdi. Ayrıca Kurtulmuş, “Özellikle parlamentolar, sadece güvenlik doktrinleri ve savunmayla ilgili alanlarda kararların alındığı platformlar değildir.” diye konuşarak parlamentoların öncelikli vazifelerinden birisinin, halklarının güvenliğini sağlamak olduğu kadar halklarının endişelerini de gidermek olması gerektiğini belirtti. “ESKİ EZBERLERİN HİÇBİRİSİNİN GEÇERLİ OLMADIĞI BİR DÖNEME GİRİYORUZ” Kurtulmuş, son olarak şu değerlendirmelerde bulundu: Yeni bir dönemdeyiz. Dünya, tabiricaizse yeniden yıkılıyor ve yeniden yapılıyor. Eski ezberlerin hiçbirisinin geçerli olmadığı bir döneme giriyoruz. Burada yeni fikirlerin, yapıcı fikirlerin, yol gösterici fikirlerin her zamankinden daha önemli olduğunu düşünüyoruz. Dünyada bütün küresel sistemin uluslararası kurumlarıyla çöküşe geçtiği, uluslararası kuralların hâk ile yeksan olduğu, hatta uluslararası ilişkilerin terminolojilerinin bile yok olduğu bir dönemde, önümüzde yepyeni bir ödev olarak yeni, adil, hakkaniyetli bir dünya sisteminin kurulması durmaktadır. Bu, hiçbirinin kaçınamayacağı ortak bir vazife, ortak bir sorumluluktur. Onun için sözlerimi tamamlarken tek tek her birimize şu çağrıyı tekrarlıyorum: Gelin, hep beraber kendi meselelerimizi, NATO çerçevesindeki meselelerimizi konuşmakla beraber adil, hakkaniyetli bir dünya sisteminin kurulması için, ulusların egemenlikte eşitliği, halkların da yaradılışta eşitliği prensibine oturan, yeni bir dünyanın kurulması için hep beraber çalışalım, çalışmalarımızı ortaklaştıralım ve yeni bir dünyanın kuruluşunun kapılarını sonuna kadar açalım.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.