SON DAKİKA
Hava Durumu

TURKSİD Genel Başkanı Baştuhan'dan 18 Mayıs Sürgünü anma mesajı

TURKSİD Genel Başkanı Ertan Baştuhan, Kırım Haber Ajansı (QHA) aracılığıyla 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı şehitlerini andı.

Haber Giriş Tarihi: 18.05.2024 15:55
Haber Güncellenme Tarihi: 18.05.2024 19:45
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
TURKSİD Genel Başkanı Baştuhan'dan 18 Mayıs Sürgünü anma mesajı

Kırım Tatar halkı, 18 Mayıs 1944'te Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin (SSCB) eli kanlı lideri Josef Stalin'in emriyle vatan topraklarından sürüldü. Hayvan vagonlarında Türkistan, Urallar ve Sibirya bölgelerine sürülen Kırım Tatarlarının yüzde 46'sı ise yolda ve sürgünü takip eden günlerde hayatını kaybetti.

Kırım Tatarları, maruz kaldıkları bu soykırımın acılarını aradan geçen 80 yıla rağmen hâlâ unutamadı.

"18 MAYIS 1944 SÜRGÜNÜ, BİZ KIRIM TATARLARI İÇİN MATEM GÜNÜDÜR"

Dünyada yaklaşık olarak 20 ülkede bulunan Kırım Tatar diasporasının önde gelen kişileri, Kırım Haber Ajansına (QHA) gönderikleri video mesajlarla, sürgünde şehit olan Kırım Tatarlarını yâd etti.

Türkiye Ukrayna Romanya Kırım Sanayici İş İnsanları Derneği (TURKSİD) Genel Başkanı Ertan Baştuhan, QHA'ya aracılığıyla paylaştığı anma konuşmasında şöyle konuştu:

"18 Mayıs 1944 Sürgünü, biz Kırım Tatarları için matem günüdür. Zalim Stalin'in emriyle Rus askerleri 18 Mayıs gecesi Kırım Tatar halkını yataklarından kaldırarak; çocuk, yaşlı, genç demeden hayvan vagonlarına doldurarak Sibirya ve Orta Asya steplerine sürmüşlerdir. Bu sürgünde Kırım Tatar halkının üçte ikisi hayatını kaybetmiştir. Bu büyük katliamı her sene 18 Mayıs'ta anarak acılarımızı bir kez daha yaşıyoruz. Sürgünde ölen tüm halkımı rahmet ve minnetle anıyorum. Mekanları cennet olsun."

18 MAYIS 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI

Sovyet hükûmeti, Stalin’in emriyle 18 Mayıs 1944’te Kırım’daki tüm Kırım Tatarlarını sürgün etti. Sürgün sırasında Kırım Tatar erkeklerin büyük bir çoğunluğu Kızılordu’da Alman Nazi ordusuna karşı savaşıyordu. Çoğunlukla kadınlar, çocuklar, yaşlılar olmak üzere hayvan vagonlarına doldurulan Kırım Tatarları; Türkistan, Urallar ve Sibirya’ya sürgün edildi. Kırım’dan sürgün edilen 420 bini aşkın Kırım Tatarının yüzde 46’sı sürgün yolunda veya gittikleri yerlerde açlık, susuzluk ve hastalık gibi çeşitli sebeplerden dolayı hayatını kaybetti.

Sovyet yönetimi, sürgünden sonra Kırım’da, Kırım Tatarlarının varlığına işaret eden her şeyi ortadan kaldırmaya başladı. Adeta bir kültürel soykırım dalgası başladı. Köy, kasaba, ilçe ve şehirler başta olmak üzere Yarımada'daki binden fazla yerleşim yerinin Kırım Tatarca olan adları değiştirildi. 

Sovyet yönetimi, Vatan Kırım’ın demografik yapısını değiştirmeyi amaçladı. Ancak Kırım Tatarları, bağrından koparıldıkları o aziz Vatanı, Kırım’ı hiçbir zaman unutmadı. Sürgünlük yollarında, sürgün edildikleri yerlerde vatana dönmek için çaba gösterdi. Nihayet, yıl 1989’u gösterdiğinde Kırım Tatarları, yavaş yavaş ata topraklarına dönmeye başladı. O tarihten itibaren Kırım Tatarları yaşadıkları yokluklara rağmen vatanda kalma mücadelesini sürdürdü.

Kırım Tatarları, 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuluyordu. Anavatan Kırım’a geri dönme teşebbüsleri, hapisle ve yeni sürgünle cezalandırılıyordu. Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla birlikte Kırım Tatarları vatana dönmeye başladı. Ancak yaklaşık 150 bin Kırım Tatarı maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Türkistan'da kaldı.

2015 yılında Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan etti.

2019 yılında Letonya ve Litvanya meclisleri, 2022’de ise Kanada parlamentosunun alt kanadı olan avam kamarası 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıdı.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.