SON DAKİKA
Hava Durumu

Loode: “Ukrayna, Kırım’da sınırları işaretleyebilir”

Estonya İnsan Hakları Enstitüsü uzmanı Oliver Loode, Kırım’ın işgalden kurtarılmasından sonra Ukrayna’nın, doğalgaz kaynakları ve kıyı bölgeleri ile ilgili sorunların çıkmasını önlemek için yarımadada sınırları işaretleyebileceğini söyledi.

Haber Giriş Tarihi: 10.08.2016 13:49
Haber Güncellenme Tarihi: 10.08.2016 13:54
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Loode: “Ukrayna, Kırım’da sınırları işaretleyebilir”

Estonya İnsan Hakları Enstitüsü uzmanı, Birleşmiş Milletler Yerel Halklar Daimi Forumu üyesi Oliver Loode, günümüzde Ukrayna’nın, işgale son verilmesinden sonra Kırım’ın yerli nüfusu ile işbirliğin düzene getirilmesi için birkaç stratejik imkanının olduğu fikrini paylaştı.
 
Kiev’de 9 Ağustos Dünya Yerli Halklar Günü vesilesiyle düzenlenen etkinliklere katılan Oliver Loode, “Ukrayna’nın köklü halkları için ne yapabileceğinden söz etmek istiyorum. Ukrayna, gelecekte işgalden kurtarılan Kırım’da köklü halklara nasıl davranacağı ile ilgili yasaları ve yasal bir temel kurabilir. Ukrayna mevzuatı, Birleşmiş Milletler Yerli Halklar Hakları Bildirisi’nin ilkeleriyle koordine edilmeli. Bu yasalar, Ukrayna’nın köklü halklarının beklentilerine de uygun olmalı” diye kaydetti.



28275



Birleşmiş Milletler Yerli Halklar Hakları Bildirisi’nin köklü halkların temsilcilerinin haklarının sağlanması ve haklara saygı ile ilgili sağlanması gerekene standartları içerdiğini belirten Loode, Ukrayna’nın belgede yer alan maddelerden fazlasını yapabileceğini vurguladı.
 
Loode, “Kırım Tatar Özerkliği’nin kurulacağı ile ilgili bilgileri duydum. Hemen, bundan ne kastedildiği sorusu ortaya çıkıyor. Köklü halkların, onların geleneksel topraklarını etkileyecek kararların kabul edilmesi sürecine katılma hakkı var. Ukrayna ve köklü halklar bu geleneksel toprakları nasıl belirliyor? Bu Kırım’ın tamamı mı ya da belki de Kırım’dan daha büyük bir bölge mi? Örneğin Sivastopol şehri Kırım Tatarları ve diğer köklü halkların geleneksel toprağı mı? Karadeniz kıyısı, Kırım’daki doğalgaz kaynaklarının durumu ne?” dedi.
 
Nikaragua’yı örnek olarak gösteren Loode, bu ülkede hükümetin toprak meselelerini, köklü halkların geleneksel topraklarının nerede olduğunu belirleyerek sınırları işaretleme yoluyla çözdüğünü anlattı.
 
İlgili meselede bir netliğin olması gerektiğini ifade eden Loode, bunun, işgalden kurtarılan Kırım’da yeni doğalgaz kaynağının açılması gibi, toprakların kullanımı ile ilgili kararların kabul edilmesinde önemli olduğunu belirtti.
 
Ayrıca askeri strateji ile ilgili meselenin de olduğunu dile getiren Oliver Loode, konuşmasına şöyle devam etti: “Bir mesele, askeri strateji ile ilgili. BM Bildirisi’nin 30. maddesi, devlet çıkarlarının veya köklü halkların isteği olması haricinde köklü halkların topraklarında askeri faaliyetlerin gerçekleştirilmemesini öngörüyor. Köklü halkların Kırım’da deniz askeri üssünün olmasını, Kırım’ın askerleştirilmesini istemediği halde Ukrayna buna nasıl tepki verirdi?”
 
Günümüzde benzer konuların güncel olmadığı gibi görünmesine rağmen gelecekte Ukrayna’nın bu soruları cevaplamaya hazır olması gerektiğini belirten Birleşmiş Milletler Yerel Halklar Daimi Forumu üyesi Oliver Loode, işgalden kurtarılacak Kırım’da köklü halkları nasıl bir gelecek beklediğinin belli olması için Birleşmiş Milletler Yerli Halklar Hakları Bildirisi’nin günümüzde hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
 
Ayrıca Oliver Loode, Ukrayna’nın sığınmacı sıfatında olan Ukrayna’nın köklü halkları temsilcisini de desteklemesi gerektiğini kaydetti.
 
Ukrayna’nın başkenti Kiev’de 9 Ağustos tarihinde ilk kez devlet düzeyinde Dünya Yerli Halklar Günü kaydediliyor. Dünya Yerli Halklar Günü vesilesiyle düzenlenen etkinlikler, Ukrayna Enformasyon Politika Bakanlığı, Kırım Tatar Milli Meclisi ve diğer bazı kuruluşlar tarafından gerçekleştiriliyor. Etkinlikler, “Kırım, Ukrayna’dır” adlı süresiz kampanya çerçevesinde düzenleniyor.
 
Dünya Yerli Halklar Günü, Birleşmiş Milletler teşkilatının kararı üzerine 1995 yılından itibaren 9 Ağustos tarihinde kaydedildi. 9 Ağustos 1982 tarihinde Birleşmiş Milletler'in yerli halkların haklarını korumaya yönelik komisyonu ilk kez bir araya gelerek çalışmalarına başladı. UNESCO verilerine göre, günümüzde dünyanın 70 ülkesinde, 5 binden fazla etnik dilde konuşan ve kültürel geleneklerine bağlı kalan yaklaşık 300 milyon yerli halk temsilcisi ikamet ediyor.



 

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.