SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kırgızistan

QHA - Kırım Haber Ajansı - Kırgızistan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kırgızistan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kırgızistan Cumhurbaşkanı Caparov’dan TDT Zirvesi’nde yapay zekâ çağrısı Haber

Kırgızistan Cumhurbaşkanı Caparov’dan TDT Zirvesi’nde yapay zekâ çağrısı

Türk dünyasının teknolojik ve ekonomik entegrasyonu yolunda tarihi bir adım daha atıldı. Kazakistan’ın manevi başkenti Türkistan'da 15 Mayıs 2026 tarihinde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Gayriresmî Zirvesi'nde konuşan Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, küresel rekabetin artık sadece kaynaklar üzerinden değil, teknolojik liderlik ve yapay zekâ alanında yaşandığını belirtti. TDT’nin bağımsız bir jeoekonomik ve teknolojik merkez olma potansiyeline sahip olduğunu vurgulayan Caparov, üye ülkeler arasında dijital iş birliğinin derinleştirilmesi çağrısında bulundu. “Yapay Zekâ ve Dijital Kalkınma” temasıyla gerçekleştirilen zirvede konuşan Sadır Caparov, Türk dünyasının bağımsız bir jeoekonomik ve teknolojik merkez olma potansiyeline sahip olduğunu vurguladı. “KÜRESEL REKABET ARTIK TEKNOLOJİ ÜZERİNDEN ŞEKİLLENİYOR” Cumhurbaşkanı Caparov, dünyanın derin bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirterek, teknolojik gelişmelerin ekonomi, eğitim, sağlık ve kamu yönetimi başta olmak üzere yaşamın her alanını etkilediğini söyledi. Caparov, günümüzde küresel rekabetin yalnızca doğal kaynaklar ve topraklar üzerinden değil, aynı zamanda teknolojik liderlik ve yapay zekâ alanındaki üstünlük üzerinden şekillendiğini ifade etti. KIRGIZİSTAN’DAN DİJİTAL DÖNÜŞÜM HAMLESİ Kırgızistan’ın dijitalleşme sürecinde önemli adımlar attığını belirten Caparov, 2026 yılında yürürlüğe giren Dijital Kod’un ülkenin dijital ortamı, veri yönetimi ve yapay zekâ uygulamaları için hukuki altyapı oluşturduğunu açıkladı. Ülkede kamu hizmetlerinin dijitalleşmesinde önemli başarılar elde edildiğini kaydeden Caparov, Tündük portalı üzerinden vatandaşların 195 kamu hizmetine çevrim içi erişebildiğini belirtti. Son beş yılda vatandaşlara sunulan elektronik hizmet sayısının 67 milyona ulaştığını aktaran Caparov, yalnızca son dört ayda bu sayının 12 milyonu aştığını söyledi. “MOBİL TELEFONLA DEVLET HİZMETİ ALMAK MÜMKÜN” Caparov, bugün Kırgızistan’da vatandaşların evlerinden çıkmadan cep telefonları aracılığıyla gayrimenkul ve araç kayıt işlemleri ile pasaport başvurularını gerçekleştirebildiğini belirtti. Tündük kullanıcılarının, ülkede 16 ila 55 yaş arasındaki nüfusun yüzde 80’ine ulaştığını vurgulayan Caparov, son beş yılda devlet kurumları arasındaki elektronik işlem hacminin 5 milyarı, devlet ile özel sektör arasındaki dijital işlem hacminin ise 1,7 milyarı geçtiğini açıkladı. YAPAY ZEKÂ İÇİN ULUSAL KONSEY KURULDU Bişkek’te Yapay Zekâ Geliştirme Ulusal Konseyinin kurulduğunu açıklayan Caparov, eğitim kurumlarında modern teknoloji programlarının yaygınlaştırıldığını ve ülkenin yapay zekâ altyapısının güçlendirildiğini belirtti. KRİPTO PARA VE DİJİTAL FİNANS VURGUSU Kırgızistan lideri konuşmasında dijital finans teknolojileri ve sanal varlık piyasasına da değindi. Kırgızistan’ın yeni finansal araçları hayata geçirmek, kripto sektörünü geliştirmek ve bu alandaki yasal altyapıyı oluşturmak için çalışmalar yürüttüğünü ifade etti. DİJİTAL LOJİSTİK DÖNEMİ Kırgızistan’ın Avrasya’nın merkezinde stratejik bir konumda bulunduğunu belirten Caparov, ulaştırma koridorlarının dijital platformlarla entegre edilmesinin Türk devletlerini küresel lojistik sisteminde daha güçlü bir aktöre dönüştürebileceğini söyledi. Bu kapsamda, Bişkek’te düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Ulaştırma Bakanları Toplantısı'nda uluslararası yük taşımacılığında elektronik belge sisteminin uygulanmasına yönelik memorandum imzalandığını hatırlattı. ORTAK DİJİTAL GÜVENLİK SİSTEMİ ÖNERİSİ Caparov ayrıca Türkiye ile birlikte suçla mücadele amacıyla Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde özel bir konsey kurulmasını önerdiklerini açıkladı. Konuşmasının sonunda Caparov, eylül ayında Dünya Göçebe Oyunları’nın Kırgızistan’da düzenleneceğini hatırlatarak zirveye katılan liderleri ve heyetleri organizasyona davet etti.

Kırgızistan'da Japon ve Kırgız arkeologların iş birliğiyle tarih gün yüzüne çıkıyor Haber

Kırgızistan'da Japon ve Kırgız arkeologların iş birliğiyle tarih gün yüzüne çıkıyor

Kırgızistan’ın Çuy bölgesinde, Orta Çağ kenti olarak bilinen Ak-Beşim (Suyab) çevresinde yürütülen kazı çalışmaları sonucunda, 7. ve 8. yüzyıllara ait olduğu tespit edilen Budist tapınağı keşfedildi. Kırgızistan Kültür, Enformasyon, Spor ve Gençlik Politikası Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre; Çuy bölgesinde Kırgız Türkü ve Japon arkeologların iş birliğiyle yürütülen kazılarda 7. ve 8. yüzyıla ait bir Budist tapınak kompleksi olduğu düşünülen kalıntılar tespit edildi. Bakanlığın yayımladığı verilere göre mayıs ayının başından itibaren Şahristan-2 bölgesinde arkeolojik kazılar titizlikle yürütüldü. Kazı sırasında bilim insanları; yanmış tuğladan yapılmış bir merdiven, rampalar ve bir platform keşfetti. Keşfedilen mimari unsurlar, Tang dönemi tapınak yapılarının karakteristik özellikleri olarak kabul ediliyor. Bu keşif, 1940’ların sonlarında bölgede bir Budist tapınak kompleksi olduğunu öne süren ünlü arkeolog Alexei Bernshtein’ın hipotezini doğrulamış oluyor. KAZILAR 2012'DEN BERİ YÜRÜTÜLÜYOR Büyük İpek Yolu’nun önemli merkezlerinden biri olan antik Ak-Beşim (Suyab) kentinde Budist kültürünün yayılmasına ilişkin yeni bilimsel veriler 2025-2026 yıllarında yapılan çalışmalar sonucunda elde edildi. Keşif ekibi 2012 yılından itibaren faaliyet gösterirken ekibin Kırgızistan tarafındaki lideri Ulusal Bilimler Akademisi’nden Profesör Bakyt Amanbaeva, Japonya tarafındaki lideri ise Teikyo Üniversitesi’nden Profesör Kazuya Yamauchi tarafından yürütüldü. ANTİK KENT DE AÇIK HAVA MÜZESİ PLANLANIYOR Araştırmaların yapıldığı arazinin “tarihî ve kültürel arazi” kategorisine alınması için çalışmaların devam ettiği yetkili makamlarca bildirildi. Gelecekte bir açık hava müzesine dönüştürülmesi planlanan bölge, 2014 yılından bugüne kadar Ak-Beşim (Suyab) yerleşimi, "İpek Yolu: “Chang'an–Tian Shan Koridoru Yollar Ağı” adıyla ulusötesi bir adaylık kapsamında yer alıyor. Günümüzdeki ismi Ak-Beşim (Suyab) olan kent, 6. ve 11. yüzyıllar arasında Tarihî İpek Yolu üzerinde bulunurken Batı Türk Kağanlığı'na da başkentlik yaptı.

Kırgızistan’da yer yerinden oynuyor: Eski istihbarat başkanına darbe suçlaması! Haber

Kırgızistan’da yer yerinden oynuyor: Eski istihbarat başkanına darbe suçlaması!

Kırgızistan siyaseti, eski istihbarat şefi Kamçıbek Taşiyev’e yönelik ağır suçlamalarla sarsılıyor. Cumhurbaşkanı Sadır Caparov’un 2020 yılında iktidara gelmesindeki en önemli isimlerden biri olan Taşiyev, "iktidarı ele geçirme girişimi" iddiasıyla yargı önüne çıkıyor. GECE YARISI SORGUSU VE AĞIR SUÇLAMALAR Taşiyev’in avukatı İkromiddin Aitkulov, 57 yaşındaki müvekkilinin 29 Nisan’da biri gece yarısı olmak üzere iki kez sorgulandığını ve hakkındaki suçlamaların resmileştiğini duyurdu. İçişleri Bakanlığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Taşiyev’e yurt dışına çıkış yasağı getirilirken, eski şef sosyal medya üzerinden masum olduğunu savunarak destekçilerine "sağduyu" çağrısında bulundu. CAPAROV’DAN "HUKUK ÖNÜNDE EŞİTLİK" VURGUSU Uzun yıllardır Cumhurbaşkanı Sadır Caparov’un en yakın siyasi müttefiki olarak tanınan Taşiyev’in şubat ayındaki ani görevden alınması, ülkede büyük yankı uyandırmıştı. Konuyla ilgili açıklama yapan Cumhurbaşkanı Caparov, "Hukuk önünde herkes eşittir" diyerek, kararı yargının vereceğini belirtti. Caparov, bu adımın hük'umet içinde bölünmeyi önlemek için gerekli olduğunu ifade etti. TAŞİYEV AİLESİNE "MİLYON DOLARLIK" YOLSUZLUK İNCELEMESİ Suçlamalar sadece siyasi hamlelerle sınırlı değil. Vergi makamları, Taşiyev’in ailesini devlete ait petrol şirketi "Kyrgyzneftegaz" üzerinden akaryakıt satışlarında yolsuzluk yapmakla suçluyor. Taşiyev’in kardeşi Şayırbek Taşiyev ve akrabası Baygazy Matisakov, yaklaşık 46 milyon dolarlık (4,1 milyar Som) zarara yol açan bir yakıt şemasına karıştıkları iddiasıyla gözaltına alındı. SEÇİM ÖNCESİ KIRGIZİSTAN’DA TANSİYON YÜKSEK 2027’de yapılması planlanan seçimler öncesinde Kırgızistan’da siyasi hareketlilik artmış durumda. Şubat ayında erken seçim çağrısı yapan bir grubun gözaltına alınmasının hemen ardından Taşiyev’in görevden alınması, ülkedeki güç dengelerinin yeniden şekillendiği şeklinde yorumlanıyor.

TDT ülkeleri Astana’da çevre ve iklim değişikliğiyle mücadele konusunu ele aldı Haber

TDT ülkeleri Astana’da çevre ve iklim değişikliğiyle mücadele konusunu ele aldı

Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) çevre ve ekolojiden sorumlu bakan ve bakan yardımcılarının ikinci toplantısı, 23 Nisan 2026 tarihinde Astana’da düzenlenen Bölgesel Ekoloji Zirvesi kapsamında gerçekleştirildi. Astana'da Kazakistan Ekoloji ve Doğal Kaynaklar Bakanı Yerlan Nısanbayev'in ev sahipliğinde yapılan toplantıya; Kırgızistan Doğal Kaynaklar, Ekoloji ve Teknik Denetim Bakanı Akıl Toktobayev, Türkiye Cumhuriyeti Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Hasan Süver, Azerbaycan Cumhuriyeti Ekoloji ve Doğal Kaynaklar Bakan Yardımcısı Rauf Hacıyev, Özbekistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Danışmanı ve Ulusal Ekoloji ve İklim Değişikliği Komitesi Başkanı Aziz Abduhakimov, TDT Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) Genel Sekreteri Asad Majeed Khan katıldı. “TÜRKİYE, DENEYİM VE BİRİKİMİNİ PAYLAŞMAYA HAZIR” Toplantıda konuşan Suver, çevre, iklim ve sürdürülebilir kalkınma başlıklarının günümüzün öncelikli küresel gündem maddeleri arasında yer aldığını belirterek, iklim değişikliği, çölleşme ve biyolojik çeşitlilik kaybının çok boyutlu krizler olarak derinleştiğine dikkat çekti. Türkiye'nin uluslararası alanda bilgi paylaşımı ve kapasite geliştirme faaliyetlerinde aktif rol üstlendiğini kaydeden Suver, TDT bünyesinde Türkiye’nin deneyim ve birikimini sunmaya hazır olduğunu ifade etti. Bu sorunların yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal boyutlarının bulunduğunu vurgulayan Suver, Türkiye'nin Akdeniz havzasında yer alması nedeniyle çölleşme, kuraklık ve arazi tahribatı gibi etkileri yoğun şekilde hissettiğini söyledi. TÜRKİSTAN’DAKİ İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ MASAYA YATIRILDI Ömüraliyev ise, iklim krizinin eşitsizlikleri derinleştiren bir çarpan etkisi yarattığını ve tüm sektörlerde kaydedilen ilerlemeyi tehdit ettiğini vurguladı. Bölgenin karşı karşıya olduğu başlıca çevresel sorunlara dikkat çeken Ömüraliyev, Aral Gölü felaketi, Hazar Denizi’ndeki su seviyesinin düşmesi, buzulların hızla erimesi ve arazi bozulması gibi kritik konulara işaret etti. Ömüraliyev, 6 Kasım 2024 tarihinde Bişkek’te düzenlenen TDT 11. Zirvesi’nde kabul edilen “Türk Yeşil Vizyonu”na atıfta bulunarak, çevre alanında acil, ortak adımlar atılması çağrısında bulundu. Toplantıda, ortak tehditlere karşı işbirliğini yansıtan bir sonuç bildirisi imzalandı. Bir sonraki toplantının 2027 yılında Kırgızistan'da gerçekleştirilmesi kararlaştırıldı.

Rusya, Türkistanlı göçmenleri ölüme sürüklüyor! Haber

Rusya, Türkistanlı göçmenleri ölüme sürüklüyor!

Ukrayna’nın işgaline katılmak istemeyen Rusya askerlerinin güvenli bir şekilde teslim alınması süreci Ukrayna Savunma Bakanlığı ve Ukrayna Savunma İstihbarat Dairesi tarafından “Yaşamak İstiyorum” projesi kapsamında yürütülüyor. 12 BİN 666 TÜRKİSTANLI PARALI ASKER YAPILMIŞ Ukraynalı bağımsız gazeteci Grigory Pyrlik'in proje kapsamında elde edilen verilere dayandırdığı haberine göre, Rusya’da bulunan ve çeşitli gerekçelerle silahaltına alınarak cepheye gönderilen 12 bin 666 Türkistanlı bulunuyor. Paylaşılan bilgilere göre bu kişilerin 4 bin 853’ü Özbekistan, 3 bin 407’ü Tacikistan, 2 bin 389’ü Kazakistan, 1 bin 439’ü Kırgızistan ve 578’ü Türkmenistan vatandaşlığına sahip. "TOP YEMİ SALDIRISI" Ukrayna yetkililerin zaman zaman yaptıkları açıklamalara göre Rusya, yabancı paralı askerleri “top yemi saldırısı” olarak adlandırılan, kayıplarının önemsenmediği saldırılarda kullanmak amacıyla ön cepheye gönderiyor. Araştırmaya göre göçmenler, Rus ordusuyla sözleşme imzalamak ve paralı askere dönüştürülmek için baskı görüyor. Rusya’nın bu uygulamasıyla Türkistan’daki ülkelerin egemenliğini açıkça ihlal ettiği yorumları yapılırken, ilgili ülkeler için de millî güvenlik sorunu teşkil ettiği belirtiliyor. Uzmanlar tarafından cepheden sağ dönebilen kişilerin, radikalleşebilme, askeri deneyimin sivil alana taşınması ve yerel istikrarsızlaşma riskini doğurduğu ifade ediliyor.

Büyük Kazak şairi ve devlet adamı Muhtar Şahanov vefat etti Haber

Büyük Kazak şairi ve devlet adamı Muhtar Şahanov vefat etti

Kazak edebiyatının müstesna ismi, Kazakistan Halk Yazarı, Kırgız Cumhuriyeti Halk Şairi ve Kazakistan Emek Kahramanı ünvanlarının sahibi Muhtar Şahanov, 19 Nisan 2026 tarihinde 84 yaşında hayata gözlerini yumdu. Kazakistan Kültür ve Enformasyon Bakanlığı, Muhtar Şahanov’un vefatı üzerinde yayımlamış olduğu taziye mesajında Muhtar Şahanov’un sanatsal ustalığı ile vatandaşlık sorumluluğunu birleştirmedeki eşsiz yeteneğine dikkat çekerek, ailesine ve Kazak halkına başsağlığı dileklerini iletti. Taziye mektubunda, Muhtar Şahanov’un cesur karakteri, yüce ruhu, adaleti savunmadaki kararlılığı ve millî çıkarlara olan bağlılığının hafızalarda sonsuza kadar yaşayacağı belirtildi. ZORLU: TÜRK DÜNYASININ PARLAYAN YILDIZI OLDU Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı ve Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Kürşat Zorlu, şair ve yazar Muhtar Şahanov’un vefatı dolayısıyla taziye mesajı paylaştı. Zorlu, sosyal medya hesabından yayımlamış olduğu mesajında şu ifadelere yer verdi: Kardeş Kazakistan’ın önemli şair ve fikir insanı Muhtar Şahanov’un Hakkın rahmetine kavuştuğunu büyük bir üzüntüyle öğrendim. Şahanov, gerek eserleriyle ve gerekse Kazakistan’ın bağımsızlık mücadelesinde üstlenmiş olduğu rolle tüm Türk dünyasının parlayan bir yıldızı olmuştur. Muhtar Şahanov’a Allah’tan rahmet; ailesine, Kazakistan halkına ve Türk Dünyasına başsağlığı ve sabır diliyorum. TOPSAKAL: TÜRK DÜNYASINA KALICI MİRAS BIRAKTI Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Türk Dünyası ve Uluslararası İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. İlyas Topsakal ise yayımlamış olduğu taziye mesajında, “Şafak Sancısı’nı bir daha okumalı, Türk dünyasının idealist gençleri… Cengiz Aytmatov ile bizlere bıraktıkları mirası tekrar tekrar özümseyerek taşımalı; hayalleri olan kardeşliği gelecek nesillere aktarmalıyız. Eserleriyle Türk dünyasına kalıcı bir miras bırakmıştır. Ruhu şad mekânı cennet olsun.” dedi. TÜRKSOY GENEL SEKRETERİ RAEV’DEN TAZİYE MESAJI Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) Genel Sekreteri Sultan Raev de şair ve yazar Muhtar Şahanov’un vefatı dolayısıyla taziye mesajı yayımladı. Merhumun ailesine, sevenlerine ve tüm Türk dünyasına başsağlığı dileyen Raev, “Muhtar Şahanov; yalnızca büyük bir şair değil, aynı zamanda Türk dünyasının vicdanı ve hafızası olarak sarsılmaz bir duruş sergileyen müstesna bir aydındı. Kazak ruh dünyasının inşasına sunduğu eşsiz katkılar ve millet menfaatlerini her türlü kaygının üstünde tutan kararlı tavrı, gelecek nesiller için sönmeyecek bir meşale olacaktır.” ifadelerini kullandı. MUHTAR ŞAHANOV KİMDİR? Muhtar Şahanov, 2 Temmuz 1942’de Türkistan bölgesindeki Kaskasu köyünde doğdu. Otuzdan fazla şiir kitabı bulunan Şahanov, ilk şiiri Sirderya’yı (Syrdarya) 1959 yılında yayımladı. Ünlü Kırgız yazar Cengiz Aytmatov ile birlikte “Uçurumun Kenarındaki Avcının Çığlığı” adlı denemeyi ve “Sokrates’e Saygı Gecesi” isimli tiyatroyu kaleme aldı. Ömrü boyunca Kazak Türkçesini ve kültürel mirasını savunan Şahanov, edebi kimliğinin yanında uzun süre milletvekilliği ve Kırgızistan Büyükelçiliği yaptı. 1996 yılında Kazakistan’ın Halk Yazarı, 2022 yılında ise Kazakistan Emek Kahramanı ünvanlarıyla taltif edildi. Şafak Sancısı, Yanılmış Medeniyetin Trajedisi, Kozmik Yanılgı Formülü, Dört Ana’nın Hikmeti, Gizli Dünya, Zamanın Hafızası, Vicdanın Sesi, Kayıp Değerler, İnsan ve Evren, Ruhun Dirilişi gibi eserleriyle kalıcı bir miras bıraktı. 19 Nisan 2026 tarihinde hayata gözlerini yumdu.

ADF2026’da “Birlikte Yükselmek: Bağımsızlıklarının 35. Yılında Orta Asya Devletlerinin Küresel Konumu” paneli düzenlendi Haber

ADF2026’da “Birlikte Yükselmek: Bağımsızlıklarının 35. Yılında Orta Asya Devletlerinin Küresel Konumu” paneli düzenlendi

5. Antalya Diplomasi Forumu’nda (ADF2026) düzenlenen, “Birlikte Yükselmek: Bağımsızlıklarının 35. Yılında Orta Asya Devletlerinin Küresel Konumu” başlıklı panelde, C5 + 1 mekanizmalarının artan cazibesine ve Türkiye'nin, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) ve diğer uluslararası kurumlar içindeki benzersiz ortaklığına vurguyla Türkistan'nın başlıca uluslararası aktörlerle ilişkilerini ve bölgesel sahiplenmenin geleceği tartışıldı. Kapadokya Üniversitesi Rektörü Hasan Ali Karasar’ın moderatörlüğünü üstlendiği panelde; Türkmenistan Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu Başkan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Rashid Meredov, Kırgızistan Dışişleri Bakanı Jeenbek Kulubaev, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Ayşe Berris Ekinci, Kazakistan Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Alibek Bakayev, Özbekistan Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Muzaffarbek Madrahimov konuşmacı olarak katıldı. TÜRKMEN GAZI, HAZAR DENİZİ ÜZERİNDEN AB’YE TAŞINACAK Türkmenistan Dışişleri Bakanı Meredov, Türkistan için istikrar ve güvenlik kavramlarının çok önemli kavramlar olduğunu vurgulayarak, bölgenin jeopolitik rekabete çekilmesine izin verilmemesi konusunda bölge devletleri arasında tam bir mutabakat olduğunu dile getirdi. Türkmenistan’ın dünya enerji güvenliği meselesini küresel güvenlik mimarisinin ayrılmaz bir parçası olarak gördüklerini söyleyen Meredov, “Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu Türkmenistan’ın önerisiyle, enerji güvenliğinin sürdürülebilirliğine ilişkin üç önemli kararı kabul etti. Ulusal düzeyde ise biz bu anlayıştan hareketle, bölgesel ve bölgeler arasında enerji güvenliğini güçlendirmek için Türkmenistan-Çin doğalgaz boru hattını inşa ettik. Bu hat üzerinden Çin’e yılda 40 milyar metreküp doğalgaz ihraç ediyoruz. Komşu Orta Asya devletleri de bu hattı kullanarak doğalgazlarını iletme imkânı buldular.” ifadelerini kullandı. Meredov, enerji güvenliğinin dünyada giderek daha da büyük önem kazandığının altını çizerek, “Türkmen doğalgazını Hazır denizi altından Avrupa’ya taşınması hususunda çeşitli adımlar attık. Tabi burada Hazar Denizi’nin hukuki statüsüne ilişkin birtakım meselelerin de çözüme ulaştırılması gerekiyor. Biz bölge ülkeleri olarak ortaklarımızla birlikte enerji güvenliğinin sağlanması konusunda gayret gösteriyoruz. Bu alandaki iş birliğimizi daha da geliştireceğimizi düşünüyorum.” diye konuştu. “ORTA ASYA YENİ FIRSATLAR DİYARIDIR” Kırgızistan Dışişleri Bakanı Kulubaev, “Dünyamızda uluslararası ilişkiler denkleminin değiştiği bir dönemdeyiz. Bu dönemde taraflar arasında diyalog çok daha büyük önem kazanmaktadır.” ifadelerini kullanarak ADF2026 gibi platformların önemine işaret etti. Bağımsızlıklarının 35. yılını kutlayan Türkistan Türk devletlerinin bu süre zarfında çok büyük bir ilerleme kaydettiğinin altını çizen Kulubaev, “35 yılda güçlü devlet kurumları inşa ettik. Tacikistan ve Özbekistan ile olan sınır problemlerimizi i şbirliği ve diyalog çerçevesinde çözdük. Büyük ekonomik atılımlar gerçekleştirdik. Orta Asya devletleri olarak rekabetten ziyade iş birliğiyle ilerliyoruz. Bölgedeki ticaret hacmi giderek büyüyor. Ve bugün Orta Asya aslında yeni fırsatlar diyarı haline gelmiş durumdadır.” dedi. Orta koridorun; doğu ile batıyı, kuzey ile güneyi birbirine kenetleyen çok önemli bir bağlantı noktası olduğunu söyleyen Kulubaev, bölge ülkelerinin tam bir iş birliği içerisinde istikrarlı ve öngörülebilir bir gelecek arzusunda olduğunu ve güven temelinde birlikte güçlenebileceklerini vurguladı. EKİNCİ: TÜRKİSTAN BİZİM ATA TOPRAKLARIMIZ Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı Ekinci, Türkiye’nin Türkistan ülkeleriyle benzersiz bir ortaklığının olduğunu; ortak dil, kültür, tarih bağlamında “Orta Asya’yı atalarımızın memleketi olarak niteliyoruz. Orta Asya ülkeleri ile ortak bir mirasa sahibiz.” dedi. Ekinci, Türkistan’nın öneminin giderek arttığını, büyük pazarı, genç nüfusu, zengin kaynaklarıyla bağlantısallıkta rolünün giderek önem kazandığını kaydetti. Türkiye’nin Türkistan ile iş birliğinin karşılıklı güven ve saygı temelinde kurulduğunun aktaran Ekinci, “Mevcut istikrarı sürdürmek, refahı geliştirmek için yakından çalışıyor, hedeflerimizi ortaklaştırıyoruz.” dedi. Basra Körfezi’nde yaşanan çatışmalara değinen Ekinci, “Mevcut gerilimler Orta Koridor’un enerji güvenliği anlamında önemini bir kez daha göstermiştir. Türkmen doğalgazının, Hazar Denizi ve Azerbaycan üzerinden Avrupa’ya nakliyesi giderek daha da önem kazanmaktadır.” şeklinde konuştu. “TİCARİ İLİŞKİLERİMİZİ GELİŞTİRİYORUZ” Kazakistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Bakayev de Orta Koridor’un önemine işaret ettiği konuşmasında, “Kazakistan bölgesel kalkınmanın devamlılığına önem vermektedir. Orta Asya etkin bir şekilde kendi potansiyelini gelecekteki kalkınma alanlarına taşımayı başarıyor. Orta Koridor sadece bölge ülkelerini değil tüm Avrasya ülkelerini birbirine bağlıyor. Bu anlamda ticari ilişkilerimizi daha da geliştirmek için gayret ediyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. TDT’nin de önemine işaret eden Bakayev, TDT’nin siyasi işbirliğinden öte çok kapsamlı ve çeşitli alanlarda kardeş ülkeleri ortak bir noktada bulunduğunu aktardı. TÜRKİSTAN’DA TEMEL ANAHTAR İŞ BİRLİĞİ Özbekistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Madrahimov, küresel düzenin değiştiği önemli bir dönemi yaşadıklarını belirterek, “İş birliği ve güven temeline odaklanan yöntemler önem kazanıyor. Orta Asta ülkeleri stratejik açıdan çok önemli bir konumu paylaşıyor. Bölgesel istikrarın karşılıklı güven ve fayda temelinde inşa edilebilir. Orta Koridor, Güney Pasifik bölgesinden Orta Doğu’ya kadar çok büyük bir alanı birbirine bağlıyor. Tedarik zinciri bu bölgeden taşınıyor aynı zamanda koridorun gıda güvenliği için önemi çok büyük. Bu anlamda bölge ülkeleri olarak; iş birliği temelinde büyük bir ivme yakalayabileceğimizi düşünüyorum.” dedi. Oturuma; Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov ve Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) üyesi ve Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Eskender Bariyev dinleyici olarak katıldı.

Rusya göçmenlere yönelik baskıyı artırıyor: Sınır dışı tehdidiyle cepheye zorlama stratejisi Haber

Rusya göçmenlere yönelik baskıyı artırıyor: Sınır dışı tehdidiyle cepheye zorlama stratejisi

Rusya parlamentosunun alt kanadı olan Devlet Duması Başkanı Vyaçeslav Volodin, yabancı uyruklu vatandaşların sınır dışı edilmesine yol açacak idari suç kapsamının yaklaşık iki kat genişletileceğini duyurdu. Söz konusu kararın, özellikle Türkistan coğrafyasından gelen göçmenler üzerinde yeni bir baskı dalgası oluşturacağı tahmin ediliyor. Yeni düzenlemelerin göçmenleri "ya hapis, ya sınır dışı ya da Ukrayna’da savaş" tercihiyle karşı karşıya bırakacak. Rusya Devlet Duması Başkanı Vyaçeslav Volodin’in açıklamasına göre, kısa süre içinde kabul edilmesi beklenen yeni yasayla birlikte sadece kamu düzenini bozmak değil; internetteki paylaşımlar, ordunun itibarını zedelemek ve hatta polisin "yasal taleplerine" uymamak gibi ucu açık maddeler de sınır dışı gerekçesi haline geliyor. TÜRKİSTANLI GÖÇMENLER HEDEFTE Özbekistan, Tacikistan ve Kırgızistan gibi ülkelerden Rusya’ya giden göçmenleri sınır dışı edilmekle tehdit edilerek Ukrayna’ya karşı savaştırdığı biliniyor. İnsan hakları savunucuları, Rus emniyet güçlerinin özellikle Türkistan coğrafyasından gelenleri hedef alan geniş kapsamlı baskınlar düzenlediğine dikkat çekiyor. Bu süreçte uygulanan "sınır dışı" tehdidinin, Rus Savunma Bakanlığı ile sözleşme imzalayarak "askerlik hizmeti karşılığı vatandaşlık" veya "ceza muafiyeti" tekliflerini kabul ettirmek için bir şantaj aracına dönüştüğü belirtiliyor. Yeni düzenlemeyle birlikte eklenen "orduyu diskredite etme" veya "kamu düzenine uymama" gibi suçlamaların muğlaklığı, göçmenlerin keyfi olarak gözaltına alınmasının önünü açıyor. 2025 yılında 72 bin kişinin sınır dışı edildiği Rusya’da, 2026 yılı itibarıyla bu sayının artması ve göçmenlerin en küçük bir idari ihlalde deport listesine alınması öngörülüyor. HUKUKİ KILIF ALTINDA SEFERBERLİK Duma’nın 2024’ten bu yana göçmenler hakkında kabul ettiği 22 farklı yasa, aslında sessiz bir "göçmen seferberliği"nin altyapısını oluşturuyor. Rusya ordusunun personel ihtiyacını karşılamak için kendi vatandaşları yerine "harcanabilir" gördüğü göçmen nüfusu kullanma eğilimi, bu yeni yasal düzenlemelerle resmi bir zemine oturtuluyor. Özellikle Türkistanlılar için Rusya’da çalışmak, artık sadece ekonomik bir mücadele değil; hapis, sınır dışı edilme veya tanımadıkları bir savaşta ön saflara sürülme tehlikesiyle örülü bir hayatta kalma savaşına dönüşmüş durumda.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.