SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Recep Tayyip Erdoğan

QHA - Kırım Haber Ajansı - Recep Tayyip Erdoğan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Recep Tayyip Erdoğan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

NATO Ankara Zirvesi'nin programı açıklandı: Ukrayna gündemin merkezinde Haber

NATO Ankara Zirvesi'nin programı açıklandı: Ukrayna gündemin merkezinde

NATO, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek 36. NATO Liderler Zirvesi'nin resmî programını açıkladı. İki gün sürecek zirvede savunma sanayisi, Ukrayna'ya destek, hava savunması ve küresel güvenlik konuları ele alınacak. İLK GÜN SAVUNMA SANAYİSİ VE UKRAYNA GÜNDEMİ Zirvenin ilk günü saat 10.00'da NATO Savunma Sanayii Forumu kapsamında NATO, müttefik ülkeler ve savunma sanayisi temsilcilerinin üst düzey duyurularıyla başlayacak. Saat 12.45'te ATO Congresium'da NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler ile birlikte Savunma Sanayii Forumu'nun açılış konuşmasını gerçekleştirecek. Forumda, müttefik ülkelerin savunma harcamalarını gayrisafi millî hasılalarının (GSYH) yüzde 5'ine çıkarma hedefindeki ilerleme ile ortak mühimmat üretimi ve tedarik süreçleri ele alınacak. Forum kapsamında insansız hava araçları (İHA), uzay ve gözetleme teknolojileri ile entegre hava ve füze savunma sistemlerine ilişkin sunumlar yapılacak, çeşitli iş birliği anlaşmalarının imzalanması bekleniyor. Saat 14.00'da ise NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy ortak açıklama yapacak. NATO-UKRAYNA KONSEYİ TOPLANACAK Akşam programı diplomatik temaslarla devam edecek. Saat 17.00'da NATO dışişleri bakanları, Bahreyn, Kuveyt, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin yer aldığı İstanbul İşbirliği Girişimi (ICI) ortaklarıyla bir araya gelecek. Saat 17.30'da Millî Savunma Bakanlığının Ayyıldız Karargâhı'nda Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanı'nın ev sahipliğinde NATO savunma bakanları için resepsiyon düzenlenecek. Resepsiyona Avustralya, Japonya, Yeni Zelanda ve Güney Kore savunma bakanları da katılacak. Saat 18.30'da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'ın ev sahipliğinde devlet ve hükûmet başkanları ile eşleri onuruna resepsiyon ve resmî akşam yemeği verilecek. Programa Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, Avrupa Konseyi Başkanı António Costa ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen da katılacak. Saat 19.45'te dışişleri bakanları düzeyinde NATO-Ukrayna Konseyi Çalışma Yemeği gerçekleştirilecek. Toplantıya Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha ve Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas katılacak. Toplantıda Ukrayna'ya 2026-2027 dönemini kapsayacak uzun vadeli askerî destek paketinin ayrıntılarının ve zirvenin sonuç bildirgesinin ele alınması planlanıyor. Günün son programı ise saat 20.15'te savunma bakanları düzeyindeki Kuzey Atlantik Konseyi Çalışma Yemeği olacak. 8 TEMMUZ: LİDERLER ZİRVESİ VE ANKARA DEKLARASYONU Zirvenin ikinci günü saat 08.00'da NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin basın açıklamasıyla başlayacak. Saat 08.15'ten itibaren NATO üyesi ülkelerin devlet ve hükûmet başkanları basına kısa değerlendirmelerde bulunacak. Saat 10.45'te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde liderleri resmî törenle karşılayacak. Saat 11.00'da liderlerin aile fotoğrafı çekilecek. Ardından saat 11.15'te, NATO'nun en üst karar alma organı olan Kuzey Atlantik Konseyi Liderler Toplantısı başlayacak. Toplantıda ittifakın güvenlik politikaları, savunma kapasitesinin güçlendirilmesi, Ukrayna'ya destek ve zirvenin sonuç bildirgesi ele alınacak. Zirve, saat 15.00'te NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin düzenleyeceği kapsamlı basın toplantısıyla sona erecek. Rutte'nin iki gün boyunca alınan kararları ve NATO'nun yeni yol haritasını dünya kamuoyuna açıklaması bekleniyor.

İletişim Başkanı Duran: Türkiye, NATO'nun güvenlik anlayışının merkezindedir Haber

İletişim Başkanı Duran: Türkiye, NATO'nun güvenlik anlayışının merkezindedir

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, 36. NATO Zirvesi kapsamında gazete ve televizyon kanallarının Ankara temsilcileri ile bir araya geldi. Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi'ne ilişkin yaptığı değerlendirmelerde bulunan İletişim Başkanı Duran, Türkiye’nin İttifak içerisindeki kritik rolüne vurgu yaptı. "NATO'NUN FARKI, TEHDİT DEĞİŞTİKÇE KENDİSİNİ YENİLEYEBİLMESİNDE YATMAKTADIR" NATO'nun 1949 yılından bu yana ayakta kalan en uzun ömürlü ve en kurumsal güvenlik ittifaklarından biri olduğunu kaydeden buna karşılık tarihte belirli tehditlere karşı birçok ittifakın kurulduğunu fakat tehdidin değişmesiyle ya dağıldığını ya da etkisini kaybettiğini ifade eden İletişim Başkanı Duran, "NATO'nun farkı, tehdit değiştikçe kendisini yenileyebilmesinde yatmaktadır." şeklinde konuşarak soğuk savaşta Sovyet tehdidine karşı caydırıcılık sağlayan NATO'nun, soğuk savaş sonrasında ise Balkanlar, terörizm ve barışı koruma görevleriyle yeni roller üstlendiğini kaydetti. İletişim Başkanlığının resmî internet sayfası üzerinden 24 Haziran 2026 tarihinde yayımlanan açıklamaya göre; eskiden güvenliğin daha çok sınır, ordu, tank, uçak, gemi ve cephe hattı üzerinden düşünüldüğünü belirten İletişim Başkanı Duran, bugün ise güvenliğin siber alanı, enerji hatlarını, kritik altyapıları, tedarik zincirlerini, kamuoyu algısını, dezenformasyonu ve toplumsal dayanıklılığı da kapsadığını dile getirdi. “TÜRKIYE, NATO’YU İLGİLENDİREN HEMEN HEMEN HER KONUDA MERKEZÎ KONUMDA” Güvenliğin bugün yeniden konvansiyonel savaş, siber tehdit, hibrit saldırılar ve nükleer riskler karşısında kendisini dönüştürmekte olduğunu bildiren İletişim Başkanı Duran, bu sebeple NATO'nun gücünün yalnızca askeri kapasitesinden değil, her tarihsel kırılmada kendisini yeniden üretebilmesinden kaynaklandığına işaret ederek şu ifadelere yer verdi: Türkiye, NATO'ya katıldığı 1952 yılında daha çok İttifak'ın güneydoğu kanadında bir cephe ülkesi olarak konumlanırken bugün bu rolün değiştiğini, Türkiye'nin NATO'da çevreden merkeze geçtiğini görüyoruz. Türkiye artık sadece NATO sınırlarını koruyan bir ülke değil, NATO'yu ilgilendiren hemen hemen her konuda merkezî konumda bulunan bir müttefiktir. Türkiye NATO'nun 360 derece güvenlik anlayışının merkezindedir. Günümüzde NATO'nun yalnızca doğudan gelen tehditlere odaklanması bir eksiklik olacaktır zira tehditler, artık tek yönden gelmemektedir. Ukrayna-Rusya Savaşı, Gazze'deki soykırım ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD)-İran gerilimi, NATO'nun birden fazla cephede karşı karşıya kaldığı en önemli krizlerdir. Bununla birlikte Türkiye'nin krizlerde gerilimi azaltan aktör olduğunu kaydeden İletişim Başkanı Duran, Türkiye'nin gerilimi artırmamak, çatışmayı derinleştirmemek, diplomasiye alan açmak şeklinde bir yaklaşımı olduğunu belirterek bu yönüyle, hem caydırıcılığa sahip hem de diplomasi kanallarını açık tutabilen bir ülke olarak öne çıktığının altını çizdi. TÜRKİYE, KÜRESEL ÖLÇEKTE ETKİN BİR AKTÖR HÂLİNE GELDİ İletişim Başkanı Duran, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğine işaret ederek Türkiye’nin krizlerin çözümünde kararlılıkla inisiyatif aldığına, diplomasi masalarının kurulmasına öncülük ettiğine, bölgesel ve küresel barış için çaba göstererek güvenlikten insani yardıma kadar birçok alanda sorumluluk üstlendiğine dikkat çekerek, küresel ölçekte etkin bir aktör hâline geldiğinin de altını çizdi. Bununla beraber "Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde güvenli liman olarak ön plana çıkmakta, bir 'Türkiye ekseni' inşa etmektedir." şeklinde konuşan Duran, NATO Kara Komutanlığının İzmir'de, NATO Süratli İntikal Edebilir Kolordusu Karargâhının ise İstanbul'da bulunduğunu kaydederek, "TCG Anadolu önderliğindeki Türk Deniz Görev Kuvveti, 2026'da Baltık'a uzanan NATO tatbikatı Steadfast Dart-26'ya iştirak etmiştir. Hava Polisliği kapsamında Estonya (2026), Romanya (2027) ve Litvanya'da (2028) taahhütler bulunmaktadır." dedi. NATO 3.0 KONSEPTİ, KÜLFETİ ADİL PAYLAŞAN BİR İTTİFAKI ÖNGÖRÜYOR İletişim Başkanı Duran, gelecek yıl NATO üyeliğinin 75. yıl dönümünü kutlamaya hazırlanan Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşecek 36. NATO Zirvesi'nin, İttifakın ve küresel güvenlik mimarisinin geleceği bakımından öneminin altını çizerek, şu değerlendirmelerde bulundu: 2026 Ankara Zirvesi yalnızca bir ev sahipliği meselesi değil, Türkiye'nin NATO içindeki yükselen ağırlığını gösteren diplomatik bir sahne. Zirve; Türkiye'nin askerî katkısını, savunma sanayisini, kriz yönetimi kapasitesini ve lider diplomasisini aynı anda görünür kılacaktır. Ankara'nın Zirve'ye ev sahipliği, sembolik açıdan da güçlüdür. NATO'nun güvenlik haritası yalnızca Batı Avrupa merkezli değil; Güney ve Doğu Avrupa, Karadeniz ve Orta Doğu bağlantılı düşünülmelidir. Külfet paylaşımı, Zirve'nin temel gündem maddelerinden birini oluşturmaktadır. Değişen güvenlik mimarisi, NATO müttefiklerini savunma harcamalarını yeniden değerlendirmeye itmektedir. Bu çerçevede Ankara, yüzde 3,5+1,5 hedefine 2030 sonunda ulaşmayı hedeflemektedir. 'NATO 3.0' söylemi olarak ifade edilen yeni konsept, daha yetenekli ve külfeti adil paylaşan bir ittifakı öngörmektedir. Türkiye, bu yaklaşımı başlangıçtan itibaren desteklemektedir. TÜRK SAVUNMA SANAYİSİ, NATO'NUN CAYDIRICILIĞI İÇİN STRATEJİK BİR GÜÇ ÇARPANI OLDU NATO'nun gelecekte yalnızca asker sayısına değil, üretim kapasitesine, teknolojik esnekliğe ve tedarik güvenliğine ihtiyacı olacağını bildiren İletişim Başkanı Duran, “Türkiye'nin savunma sanayisindeki yükselişi, yalnızca millî güvenliğimiz için değil, NATO'nun caydırıcılık kapasitesi için de stratejik bir güç çarpanıdır." ifadelerini kullanarak Türkiye’nin bu nedenle bir NATO müttefikinin savunma kapasitesine getirilen her türlü kısıtlamayı, aslında İttifakın toplam caydırıcılığına getirilen bir kısıtlama olarak gördüğünü kaydetti. Bununla birlikte Savunma Sanayi Forumu’nun ilk kez Zirve'nin resmî programının bir parçası hâline geleceğini dile getiren İletişim Başkanı Duran, Zirve'nin bir yan etkinliği şeklinde tasarlanan Forum'un, ilk kez Ankara Zirvesi'nde resmî programın bir parçası hâline getirildiğini belirtti. TÜRKİYE, BU YIL İÇERİSİNDE BİRÇOK ULUSLARARASI ETKİNLİĞİN EV SAHİBİ OLACAK Öte yandan İletişim Başkanı Duran, 2004'te İstanbul'daki NATO Zirvesi'nde hayata geçirilen ve Katar, Bahreyn, Kuveyt ile Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) yer aldığı İstanbul İşbirliği Girişimi kapsamında, Dışişleri Bakanları düzeyinde özel bir oturumun ve NATO İstanbul İşbirliği Girişimi Dışişleri Bakanları Toplantısı’nın tertip edileceğini bildirdi. Türkiye'nin bu yıl içerisinde pek çok uluslararası etkinliğe ev sahipliği yapacağını belirten Duran, 28-29 Haziran'da İstanbul'da NATO Parlamenterler Zirvesi, sonbaharda Ankara'da Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) 13. Devlet Başkanları Toplantısı, ekim ve kasım aylarında ise Antalya'da 77. Uluslararası Uzay Kongresi ve Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı'nın (COP-31) gerçekleştirileceğini ifade etti.

Erdoğan: Türkiye ilk kez bir NATO ve AB üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç etti Haber

Erdoğan: Türkiye ilk kez bir NATO ve AB üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç etti

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin savunma sanayinde önemli bir başarıya daha imza attığını belirterek, Romanya ile imzalanan anlaşma kapsamında Türkiye tarihinde ilk kez bir NATO ve Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç edildiğini açıkladı. Erdoğan, Açık Deniz Karakol Gemisi Cam Roman'ın Romanya Deniz Kuvvetleri Komutanlığına teslimi ile Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığına ait platformların hizmete giriş ve bayrak çekme töreninde konuştu. Dünyanın giderek daha karmaşık ve belirsiz bir güvenlik ortamına sürüklendiğini ifade eden Erdoğan, “Sahada güçlü olmayanın masada kendine yer bulamadığı, hatta kendini menüde bulabildiği son derece kaotik bir dönemin tam ortasındayız.” dedi. Türkiye'nin savunma sanayindeki gelişimine dikkat çeken Erdoğan, 23 yıl önce yıllık savunma ve havacılık ihracatının 248 milyon dolar seviyesinde olduğunu, bugün ise bu rakamın yalnızca bir haftada gerçekleştirilebildiğini söyledi. TÜRKİYE AYNI ANDA EN FAZLA SAVAŞ GEMİSİ VEREN ÜLKELER ARASINDA Bugüne kadar dünyanın farklı bölgelerine 140'tan fazla deniz platformu ihraç edildiğini belirten Erdoğan, Türk askerî gemi inşa sanayisinin Cumhuriyet tarihinin en yoğun ve verimli dönemlerinden birini yaşadığını vurguladı. Erdoğan, Türkiye'nin aynı anda en fazla savaş gemisi üreten ülkeler arasında yer aldığını ifade etti. Savunma sanayinde elde edilen bilgi birikimi ve teknolojik kabiliyetlerin dost ve müttefik ülkelerle paylaşılmasının Türkiye açısından önemli olduğunu belirten Erdoğan, ülkenin temel hedefinin bölgede gerilim oluşturmak değil, barış, adalet, huzur ve istikrarı güçlendirmek olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Romanya ile imzaladığımız satış anlaşmasıyla Türkiye tarihinde ilk kez bir NATO ve AB üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç etmiştir.” ifadelerini kullandı.

MGK’dan Ukrayna’da adil ve kalıcı barış çağrısı! Haber

MGK’dan Ukrayna’da adil ve kalıcı barış çağrısı!

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapılan Millî Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısının ardından bildiri yayımlandı. ADİL VE KALICI BİR BARIŞ ÇAĞRISI YAPILDI Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının resmî internet sayfasından paylaşılan bildiriye göre, toplantıda, Ukrayna-Rusya Savaşı’nda gelinen son durum ele alınmış “Rusya-Ukrayna Savaşı’nda son durum ele alınmış; çatışmaların tırmanmasının ve başta Karadeniz olmak üzere mücavir bölgelere yayılmasının mesuliyetini taşıyan taraflara, adil ve kalıcı bir barış için bir an evvel adım atma çağrısında bulunulmuştur.” ifadeleri kullanıldı. Ayrıca, PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ terör örgütleri başta olmak üzere millî birlik ve beraberliği ile bekaya yönelik her türlü tehdit ve tehlikeye karşı yurt içinde ve yurt dışında azim, kararlılık ve başarıyla yürütülen faaliyetler ile son dönemde meydana gelen uluslararası gelişmeler hakkında Kurul'a bilgi sunulduğu kaydedildi. “KIBRIS’TA OLDUBİTTİYE MÜSAADE EDİLMEYECEK” Organize suçlarla mücadele kapsamında gerçekleştirilen operasyonların ele alındığı, başta çocuklar ve gençler olmak üzere tüm vatandaşların huzur ve güvenliğinin mutlak surette muhafazası hedefiyle atılan adımların kararlı bir şekilde sürdürüleceğinin altının çizildiği kaydedilen bildiride, "Türkiye'nin garantör ülke sıfatıyla Kıbrıs Türklerinin güvenliği, huzuru ve refahı için uluslararası hukuk çerçevesinde her türlü tedbiri almaya muktedir ve kararlı olduğu vurgulanarak, KKTC'nin hak ve menfaatlerine halel getirecek ve Doğu Akdeniz'deki barış ortamını zedeleyecek herhangi bir oldubittiye müsaade edilmeyeceği kaydedilmiştir." ifadeleri kullanıldı. BÖLGESEL GELİŞMELER ELE ALINDI İran ile ABD arasında mutabakata varılmasından duyulan memnuniyetin dile getirildiği belirtilen bildiride, "Sürecin akamete uğratılmamasının önemi­ne dikkati çekilmiş, Türkiye'nin, bölgede kalıcı barış ve istikrarın sağlanması yönündeki çabalara etkin katkı sunmayı sürdüreceği belirtilmiştir." ifadeleri yer aldı. Suriye'de barış, istikrar ve huzurun tesisi kapsamında katedilen mesafenin memnuniyetle karşılandığının ifade edildiği belirtilen bildiride, Suriye'nin birlik ve bütünlüğünün tahkimi ile kalkınmasına yönelik gayretlere olan desteğin devam edeceğinin altının çizildiği kaydedildi. Bildiride, "Ülkemizin ve bölgemizin istikbali bakımından kritik önem taşıyan Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerine ulaşılması maksadıyla yürütülen çalışmalar değerlendirilmiş, milletimizi ve komşularımızı terörün ağır yükünden kurtarma yönündeki güçlü irade teyit edilmiştir." ifadelerine yer verildi.

Eski Bakü Büyükelçisi Kılıç: Şuşa Beyannamesi, iki kardeş ülke için bir yol haritasıdır Haber

Eski Bakü Büyükelçisi Kılıç: Şuşa Beyannamesi, iki kardeş ülke için bir yol haritasıdır

Türkiye Cumhuriyeti'nin Eski Bakü Büyükelçisi Hulusi Kılıç; Şuşa Beyannamesi aracılığıyla savunma, siyaset, ekonomi, spor, gençlik ve kültürü kapsayan geniş bir yelpazade yer alan alanlarda Türkiye ile Azerbaycan’ın potansiyel ve imkânlarının birleştirilmesinin teşvik edildiğini dile getirdi BEYANNAME, İKİ KARDEŞ ÜLKE ARASINDA BİR YOL HARİTASI GÖREVİ GÖRÜYOR Mart 2008 ile Eylül 2012 tarihleri arasında Türkiye Cumhuriyeti'nin Bakü Büyükelçisi görevini ifa eden Kılıç, Azerbaycan devlet haber ajansı AZERTAC’a verdiği demeçte, beş yıl önce Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından imzalanan ve tarihe damga vuran bu beyannamenin, iki kardeş ülke arasındaki iş birliğine dair bir “yol haritası” niteliğinde olduğunu dile getirdi. Eski Büyükelçi, Ankara ve Bakü’nün daha önce imzalanmış tüm uluslararası belgelere bağlı kaldığını vurgulayarak, hazırlanmasında bizzat görev aldığı ve 16 Ağustos 2010 tarihinde imzalanan, Türkiye Cumhuriyeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Arasında Stratejik Ortaklık ve Karşılıklı Yardım Antlaşmasına da dikkati çekti. “AZERBAYCAN’IN SEVİNCİ BİZİM SEVİNCİMİZ, KEDERİ BİZİM KEDERİMİZDİR” Kılıç, iki ülke arasındaki ilişkilerin Azerbaycan ve Türkiye’nin liderlerinin ortaya koyduğu temel ilkeler üzerine kurulduğunu belirtti. Bununla birlikte Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve Azerbaycan’ın 3. Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev’in rollerine de dikkat çeken eski Büyükelçi, “Azerbaycan’ın sevinci bizim sevincimiz, kederi bizim kederimizdir” ve “Bir millet, iki devlet” sözlerine atıf yaptı. Kılıç, bunun yanı sıra Birleşmiş Milletler (BM), Avrupa Konseyi, Türkiye ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) gibi uluslararası platformlarda Şuşa Beyannamesi’nin tarafların karşılıklı koordinasyon içerisinde faaliyet göstermesi açısından önemini dile getirdi. Öte yandan eski Büyükelçi, beyannamede yer alan ve üçüncü bir devlet veya devletler tarafından tarafların bağımsızlığına, egemenliğine, toprak bütünlüğüne, dokunulmazlığına ya da uluslararası düzeyde tanınmış sınırlarının güvenliğine yönelik bir tehdit veya saldırı durumunda karşılıklı yardım sağlanmasını öngören hükmün önemine de dikkati çekti. “ŞUŞA BEYANNAMESİ’NİN BİR DİĞER ÖZELLİĞİ, ZENGEZUR KORİDORU İLE İLGİLİ HÜKÜMLERİN YER ALMASIDIR” Eski Büyükelçi ayrıca, beyannamede Türkiye ve Azerbaycan’ın silahlı kuvvetlerini modern gerekliliklere uygun şekilde dönüştürme ve modernize etme konusunda birlikte çalışmaya hazır olduklarını ortaya koyan maddeye de değindi. Her yıl iki ülkenin askerlerinin katılımıyla yaklaşık 20 farklı tatbikat gerçekleştirilmesinin bu maddenin pratikteki karşılığı olduğunu kaydeden Kılıç, şu ifadelere yer verdi: Şuşa Beyannamesi’nin bir diğer önemli özelliği, belgede Zengezur Koridoru ile ilgili hükümlerin yer almasıdır. Tarihte ilk kez Azerbaycan’ın batı bölgeleri ile Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti arasındaki koridorun adı bir uluslararası belgenin metnine girmiştir. Son olarak Kılıç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Bakü’ye verdiği desteğe de dikkati çekerek işgalden kurtarılan Azerbaycan topraklarını ziyaret eden ilk yabancı devlet başkanı olduğunu hatırlatarak bunun tüm dünya için önemli bir örnek teşkil ettiğini vurguladı. ŞUŞA BEYANNAMESİ NELERİ KAPSIYOR? "Türkiye Cumhuriyeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Arasında Müttefiklik İlişkileri Hakkında Şuşa Beyannamesi", Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Cumhurbaşkanı Aliyev tarafından Karabağ'ın sembol kenti ve Azerbaycan'ın kültür başkenti Şuşa'da 15 Haziran 2021 tarihinde imzalanmıştı. Tarafların, başta ulusal güvenlik olmak üzere tüm stratejik alanlarda kapsamlı bir iş birliği iradesini ortaya koyduğu beyannameyle; askerî, savunma sanayi, enerji, ulaştırma, ekonomi ve insani ilişkiler gibi birçok alanda ortaklığın geliştirilmesi öngörülmüştü. Beyanname kapsamında Türkiye ve Azerbaycan, taraflardan birinin bağımsızlığına, egemenliğine, toprak bütünlüğüne veya sınır güvenliğine yönelik tehdit ve saldırılar karşısında ortak hareket etme kararlılığını da teyit etmişti. Beyannanme, iki ülke arasındaki ilişkilerin yanı sıra bölgesel barış, güvenlik ve iş birliğinin güçlendirilmesi açısından da önemli bir dönüm noktası olmuştu. Ayrıca beyannamede, Türk kültürel mirasının uluslararası alanda tanıtılması ve Türk dünyasının gelişimi için bölgesel ve küresel ölçekte sürdürülen ortak çalışmaların artırılması da hedefler arasında yer almıştı. Şuşa Beyannamesi'nin imzalandığı 15 Haziran tarihi, Azerbaycan'da aynı zamanda Millî Kurtuluş Günü olarak da kutlanıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kerkük Valisi Ağa’yı kabul etti Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kerkük Valisi Ağa’yı kabul etti

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Irak’ın Kerkük Valisi ve Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Mehmet Seman Ağa ile bir araya geldi. Türkiye Cumhuriyeti İletişim Başkanlığından yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde gerçekleşen görüşmede AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Kürşad Zorlu ile Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç’ın da hazır bulunduğu kaydedildi. Kabulde, Irak ve bölgedeki son gelişmeler ile Irak’ın kurucu unsurlarından Türkmenlerin durumu değerlendirildi. Erdoğan, Irak'taki kültürel ve beşerî zenginliğin adeta sembolü olan Kerkük'te huzurun muhafazasının tüm bölgenin hayrına olduğunun altını çizerek, burada sağlanacak başarının tüm bölgenin ihyası ve terörden arındırılması hedefine büyük katkı sağlayacağını ifade etti. “TÜRKİYE’NİN DESTEĞİ SÜRECEK” Erdoğan, göreve gelmesinin ardından tüm kesimlerle yakın ilişkiler kuran Ağa’yı tebrik ederek, Irak'ın geneli ve Kerkük'te huzurun daim kılınması için Türkiye'nin desteğinin güçlü bir şekilde süreceğini belirtti. Ağa, Kerkük'e destekleri için Erdoğan'a teşekkür ederek, Türkmenler olarak Irak'ın kalkınma ve güvenliğine her daim katkıda bulunmaya devam edeceklerini belirtti. Ağa, ayrıca Türkmenlerin anayasal hak ve hürriyetlerini savunmayı da sürdüreceklerini kaydetti.

İstanbul’daki Sıfır Atık Festivali’nde Kırım Tatar rüzgârı esti Haber

İstanbul’daki Sıfır Atık Festivali’nde Kırım Tatar rüzgârı esti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayelerinde, Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Sıfır Atık Vakfının iş birliğinde düzenlenen Sıfır Atık Festivali, İstanbul Atatürk Havalimanı'nda ziyaretçilerini ağırladı. 4-7 Haziran 2026 tarihleri arasında gerçekleşen festival, çevre bilincinin artırılması ve sürdürülebilir yaşam kültürünün yaygınlaştırılması amacıyla çok sayıda etkinliğe ev sahipliği yaptı. Öte yandan dünyanın farklı ülkelerinden katılımcıları bir araya getiren organizasyon, çevre temalı çalışmaların yanı sıra kültürel etkinliklere de sahne oldu. FESTİVALDE ÇEVRE VE SANAT BİR ARAYA GELDİ Festival kapsamında kurulan deneyim alanları, atölyeler, sergiler, söyleşiler ve sahne programları ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Sıfır Atık Tüneli, Güneş Enerjisi Alanı, Sıfır Atık Meydanı, Sosyal Etki Alanı, Çocuk Oyun ve Sanat Atölyeleri ile Sıfır Atık Müzesi etkinliğin öne çıkan bölümleri arasında yer aldı. Program kapsamında geri dönüştürülen malzemelerden üretilen eserler ve el emeği sanat çalışmaları sergilenirken, çocuklara yönelik hazırlanan etkinliklerde çevre bilinci eğlenceli yöntemlerle anlatıldı. KIRIM TATAR KÜLTÜRÜ ZİYARETÇİLERLE BULUŞTU Festivalin dikkat çeken katılımcılarından biri de Emine Erdoğan'ın davetiyle etkinlikte yer alan Kırım Ailesi oldu. Kırım Tatar kültürünü tanıtma amacıyla festivale katılan Kırım Ailesi üyeleri, üç gün boyunca çeşitli gösteriler sundu. Kırım Ailesi tarafından sahnelenen Ağır Ava ve Kaytarma, Tım Tım, Ay Dili Dili, Destan, Dare ve Gügüm gibi geleneksel Kırım Tatar halk oyunları ziyaretçiler tarafından ilgiyle izlendi. Program kapsamında ayrıca Ey Güzel Kırım, Mavi Boncuk ve Kalaylı Kazan gibi eserler seslendirildi. Gösteriler, ziyaretçilere Kırım Tatarlarının kültürel mirasını, müziğini ve halk danslarını yakından tanıma fırsatı sundu. YTB VE TİKA İLE GÖRÜŞMELER GERÇEKLEŞTİRİLDİ Festival kapsamında Kırım Ailesi temsilcileri, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) Başkanı Abdullah Eren ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) Başkanı Abdulhadi Turus ile de bir araya geldi. Görüşmelerde kültürel mirasın korunması, genç nesillere aktarılması ve gelecekte gerçekleştirilebilecek ortak çalışmalar ele alındı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.