Hakan Fidan'dan barış çağrısı: "Uluslararası toplum olarak bu savaşı durdurmamız gerekiyor"
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası programında Ukrayna-Rusya Savaşı'na ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, savaşın Karadeniz'in tamamına yayıldığını söyledi. Fidan, Türkiye'nin hem Moskova hem de Kıyiv nezdinde Karadeniz'de gemilere yönelik saldırıların durdurulması için girişimlerde bulunduğunu açıkladı.
"KARADENİZ'İN TAMAMI SAVAŞ ALANINA DÖNÜŞTÜ"
Fidan, Ukrayna-Rusya Savaşı'nın giderek daha tehlikeli bir boyuta ulaştığını belirtti. Ayrıca Türk denizcilik sektörünün de bu durumdan etkilendiğini belirten Fidan, Türk bayraklı gemilerin, Türk armatörlere ait yabancı bayraklı gemilerin ve Türk mürettebatın görev yaptığı yabancı gemilerin risk altında olduğunu söyledi.
"Şu anda diğer ülkelerin gemilerine kıyasla Türk gemilerinin sayısı daha az olsa da bu durum bizi ciddi şekilde endişelendiriyor." diyen Fidan, bazı tedbirlerin hayata geçirildiğini kaydetti.
TÜRKİYE'DEN KARADENİZ'DE ATEŞKES GİRİŞİMİ
Fidan, Türkiye'nin Karadeniz'deki ticari gemilere yönelik saldırıların durdurulması amacıyla her iki tarafa da moratoryum önerisinde bulunduğunu açıkladı.
Ukrayna'nın bu yönde bir talebi bulunduğunu belirten Fidan, söz konusu önerinin Rus yetkililere de iletildiğini ve taraflardan gelecek yanıtın beklendiğini ifade etti. Fidan, "Kamuoyuna söyleyebileceğim husus şu, iki tarafa da biz bu konuda bir moratoryum ilan edilmesiyle ilgili bir mekanizma kurulması konusunda bir çağrımızı ilettik. Ukraynalıların bu konuda bir talebi de vardı zaten, biz bunu Rus mevkidaşlarımıza da ilettik. " dedi.
Savaşın artık yalnızca cephede yaşanmadığını söyleyen Fidan, "Savaş sivil tarafa sıçradı. Maalesef beşinci yılında savaş bu noktaya geldi." ifadelerini kullandı.
"TARAFLAR HÂLÂ ASKERÎ SEÇENEKLERE İNANDIĞI İÇİN BARIŞ MASASI KURULAMIYOR"
Dışişleri Bakanı Fidan, arabuluculuk girişimlerinin neden hızlı sonuç vermediğine ilişkin değerlendirmesinde, savaşan tarafların birbirlerine karşı kullanabilecekleri askerî imkânların hâlâ bulunduğuna inandıkları sürece taviz vermeye yanaşmadıklarını söyledi.
Arabuluculuğun başarılı olabilmesi için tarafların ortak bir zeminde buluşması gerektiğini belirten Fidan, "Kimsenin taviz vermediği bir yerde savaş kendi taviz alanı kendi oluşturana kadar şiddeti artarak devam eder. Şimdi maalesef şahit olduğumuzda bu." ifadelerini kullandı.
Geçen yıl da benzer değerlendirmeleri ABD'li muhataplarıyla paylaştığını aktaran Fidan, her iki tarafın da ancak birbirini yeterince yıprattığına kanaat getirdiğinde müzakere masasına oturma iradesi göstereceğini düşündüklerini belirterek, "Taraflar birbirini tamamen yıprattığı zaman 'artık masaya oturalım ve barışalım' anlayışının oluşmasını bekliyor." dedi.
"YIPRATMA SAVAŞI ARTIK YOK ETME SAVAŞINA DÖNÜŞTÜ"
Fidan, Ukrayna-Rusya Savaşı'nın başlangıçta cephede karşılıklı yıpratma stratejisiyle sürdüğünü, ancak bugün çok daha tehlikeli bir aşamaya evrildiğini söyledi.
Fidan, savaşın bir dönem Birinci ve İkinci Dünya Savaşları'ndaki siper savaşlarını andıran bir "yıpratma savaşı" niteliği taşıdığını belirterek, tarafların cephede ilerleyemediğini, silahlı insansız hava araçları (SİHA) ve topçu ateşiyle birbirlerini yıprattığını, her ay binlerce askerin hayatını kaybettiğini ve savaşın büyük insan ve mali kaynak tükettiğini ifade etti.
Türkiye'nin bu dönemde arabuluculuk girişimlerinde bulunduğunu ve taraflar arasında bir uzlaşı zemininin oluştuğunu belirten Fidan, ancak Donetsk bölgesindeki gelişmeler ve tarafların toprak konusundaki uzlaşmazlığı nedeniyle anlaşmanın sağlanamadığını söyledi.
Gelinen noktada savaşın yeni bir safhaya geçtiğini vurgulayan Fidan, "Yıpratma savaşı sonuç vermeyince bu kez sivil hedefleri de içine alacak şekilde bir yok etme savaşına dönüştü." ifadelerini kullandı.
“BU KADAR YIPRATMA VE YOK ETME YETMELİ”
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, savaşın cephedeki yıpratma sürecinden sivil hedefleri de kapsayan bir yok etme savaşına dönüşmesinin son derece tehlikeli olduğunu belirterek, çatışmanın artık yalnızca askerî başarı ya da toprak kazanımı meselesi olmaktan çıkabileceği uyarısında bulundu.
Fidan, savaşın mevcut seyri devam ederse Rusya'nın elindeki son seçeneklere başvurma riskinin bulunduğuna işaret ederek, bugüne kadar yaptıkları analizlerin büyük ölçüde gerçekleştiğini söyledi. Bu konunun Rus yetkililerle yapılan görüşmelerde de gündeme geldiğini belirten Fidan, Rus kamuoyunda da bu yönde taleplerin dile getirilmeye başlandığını ifade etti. Aynı değerlendirmeleri Batılı muhataplarıyla da paylaştıklarını kaydeden Fidan, "Bu gerçekten tehlikeli bir durum." dedi.
“Burada bizim ne yapıp edip araya girip uluslararası toplum olarak bu savaşı durdurmamız gerekiyor. Burada olmaz denen her şey oluyor.” diyen Fidan, uluslararası toplumun savaşı durdurmak için acilen inisiyatif alması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Fidan çatışmanın coğrafi kapsamının, hedeflerinin ve kullanılan yöntemlerin giderek genişlediğini, daha tehlikeli bir boyuta ulaşmadan önce diplomatik çabaların yoğunlaştırılması gerektiğini söyledi ve bu kadar yıpratma ve yok etmenin yetmesi gerektiğinin altını çizdi.
“SAVAŞIN SONA ERMESİ KONUSUNDA FARKLI STRATEJİK HESAPLAR VAR”
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik sürdürdüğü saldırıları sona erdirmeye yönelik diplomatik çabaların önündeki en büyük engelin tarafların farklı stratejik hesapları olduğunu belirtti.
Avrupa'nın güvenlik yaklaşımı, Rusya'nın tutumu, ABD'nin politikaları ve Ukrayna'nın meşru müdafaa çerçevesindeki önceliklerinin birbirinden farklı olduğunu ifade eden Fidan, son bir ay içinde Rusya ve Ukrayna liderleriyle, ayrıca Avrupalı ve ABD’li muhataplarla kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdiklerini söyledi.
Fidan, “Aslında stratejik değerlendirmelerde şu anda, ‘Savaşın sona ermesi her türlü maslahatın üzerindedir, bunun için çok ileri ve ağır çabalar gösterelim.’ anlayışı henüz oluşmuş değil. Çünkü şöyle düşünülüyor; belli taraflar, ‘Ben bu savaşı bu hâliyle bırakırsam, savaşın devam etmesinden doğacak kayıptan daha büyük bir kayıp yaşarım. Onun için bu savaşı böyle bırakmayayım.’ diye değerlendiriyor. Problem şu ki matematiksel olarak her iki taraf da kaybının aynı şekilde olacağını düşünüyor. Bu, ender rastlanan durumlardan biri. Ama burada subjektif değerlendirmeler ve hissiyat da var. Detayına girmek istemiyorum, ancak bu konuda belirleyici olan bazı unsurlar var.” dedi.