SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ab

QHA - Kırım Haber Ajansı - Ab haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ab haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

AB, Rusya'nın "gölge filosu"na operasyon başlattı: Sahte Kamerun bayraklı tankerlere deniz baskını Haber

AB, Rusya'nın "gölge filosu"na operasyon başlattı: Sahte Kamerun bayraklı tankerlere deniz baskını

Avrupa Birliği (AB), Rus petrolünü yaptırımları aşarak taşıyan "gölge filo"ya yönelik denetimlerini sertleştiriyor. Akdeniz'de yürütülen yeni uygulamalar kapsamında, sahte Kamerun bayrağı kullandığı tespit edilen tankerler denizde durdurulup aranırken, Kamerun yönetimi de yasa dışı faaliyetlerde bulunduğu belirlenen 39 gemiyi resmî sicilinden çıkardı. Birleşik Krallık merkezli Reuters haber ajansının ulaştığı resmî belgeler ve Avrupalı yetkililere göre, AB'nin Akdeniz'deki deniz güvenliği operasyonu IRINI'nin yetkileri 8 Haziran'da genişletildi. Yeni düzenleme sayesinde operasyon kapsamında görev yapan deniz unsurları, Rusya'nın "gölge filosu"na ait olduğundan şüphelenilen gemileri durdurma, gemiye çıkma, alıkoyma ve denetleme yetkisi kazandı. ÜÇ TANKERDE SAHTE KAMERUN BAYRAĞI TESPİT EDİLDİ Avrupalı askerî kaynaklar, son haftalarda IRINI kapsamında denetlenen Nelsa, Oneiroi ve Sandhya isimli tankerlerin sahte Kamerun tescili kullandığının belirlendiğini aktardı. 2026 yılının başından bu yana ise Fransa, Belçika, Birleşik Krallık ve İsveç donanmaları tarafından toplam dokuz tanker alıkonuldu. Bunlardan beşinin Kamerun bayrağı taşıdığı bildirildi. KAMERUN 39 GEMİYİ SİCİLDEN ÇIKARDI Reuters'ın incelediği ve 16 Haziran tarihini taşıyan Birleşmiş Milletler Uluslararası Denizcilik Örgütü'ne (IMO) gönderilen resmî yazıda, Kamerun hükûmeti yürütülen soruşturma sonucunda çok sayıda geminin ülke bayrağını yasa dışı şekilde kullandığını açıkladı. Ayrıca iki internet sitesinin sahte gemi tescili düzenleyerek Kamerun bayrağını usulsüz biçimde gemilere tahsis ettiği tespit edildi. Bu gelişmeler üzerine Kamerun yönetimi toplam 39 gemiyi ulusal gemi sicilinden çıkardığını duyurdu. Ulaştırma Bakanlığı yaptığı açıklamada, uluslararası kurumlarla iş birliği içinde denizcilik kurallarının uygulanması ve usulsüz kayıtların önlenmesi için çalıştıklarını belirterek, sicilden çıkarılan gemilerin faaliyetlerinden artık sorumlu olmadıklarını vurguladı. SON OPERASYON SİCİLYA AÇIKLARINDA Fransız Donanması, 25 Haziran'da Sicilya açıklarında seyreden Deliver isimli tankeri durdurarak alıkoymuştu. Öte yandan yetkililer, geminin Kamerun bayrağı taşımasına rağmen ülkenin resmî sicilinden daha önce çıkarıldığını tespit etti. AB YENİ YAPTIRIMLARA HAZIRLANIYOR AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, gölge filoya karşı ortak uygulamaların güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, amacın hem deniz güvenliğini artırmak hem de Rusya'nın savaşı finanse etmek için elde ettiği gelirleri azaltmak olduğunu söyledi. Temmuz ayı ortasında kabul edilmesi beklenen yeni yaptırım paketinde gölge filoya ait yaklaşık 30 yeni geminin daha yaptırım listesine eklenmesi planlanıyor. Ayrıca yaptırımların kapsamı genişletilerek, yaptırım altındaki gemilere denizde yakıt sağlayan veya yük transferi gerçekleştiren tankerlerin de listeye alınması öngörülüyor.

AB'den Ukrayna'ya 3,9 milyar avroluk ilk savunma desteği Haber

AB'den Ukrayna'ya 3,9 milyar avroluk ilk savunma desteği

Avrupa Birliği (AB), Ukrayna'ya yönelik 90 milyar avroluk destek paketi kapsamında savunma alanındaki ilk ödemeyi gerçekleştirdi. Avrupa Komisyonu, Ukrayna'ya 3,9 milyar avroluk ilk dilimi aktarırken, kaynağın Ukrayna yapımı insansız hava araçlarının (İHA) tedarikinde kullanılacağını açıkladı. Avrupa Komisyonundan yapılan açıklamaya göre, 30 Haziran'da gerçekleştirilen ödeme, yaklaşık 6 milyar avroluk ilk savunma diliminin ilk bölümünü oluşturuyor. Komisyon, ödemenin Ukrayna'nın Rusya'ya karşı savunma kapasitesini güçlendirmeyi amaçladığını belirterek, söz konusu kaynağın tamamen Ukrayna'da üretilen İHA'ların satın alınmasına ayrılacağını bildirdi. İHA SÖZLEŞMELERİ İNCELENİYOR AB kaynakları, ilk ödemenin planlanan 6 milyar avronun tamamı yerine 3,9 milyar avro olarak yapılmasının nedeninin, Avrupa Komisyonunun İHA tedarik sözleşmelerine ilişkin incelemelerinin devam etmesi olduğunu aktardı. Komisyon, denetimlerin mali desteğin AB ile üye ülkeler tarafından onaylanan alımlar için kullanılmasını garanti altına almak amacıyla yürütüldüğünü belirtti. Kalan ödemenin ise Ukrayna'nın ödeme talepleri doğrultusunda gelecek günlerde yapılacağı ifade edildi. VON DER LEYEN: AVRUPA, UKRAYNA'NIN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEK Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, yapılan ödemeye ilişkin açıklamasında, "Bugün Ukrayna'nın savunmasını güçlendirmek amacıyla gelişmiş insansız hava aracı teknolojileri için 3,9 milyar avroluk ilk ödemeyi gerçekleştiriyoruz. Bunun devamı da gelecek. Bu yatırımlar Ukrayna'nın vatandaşlarını korumasına, egemenliğini savunmasına ve Avrupa'nın güvenliğini güçlendirmesine katkı sağlayacak. Avrupa, adil ve kalıcı bir barış sağlanana kadar Ukrayna'nın yanında olmaya devam edecek." ifadelerini kullandı. 90 MİLYAR AVROLUK DESTEK PAKETİ AB'nin 2026-2027 dönemini kapsayan 90 milyar avroluk kredi programı, 30 milyar avroluk bütçe desteği ile 60 milyar avroluk savunma desteğinden oluşuyor. Savunma paketinden 2026 yılı içinde 28,3 milyar avroluk ödeme yapılması planlanırken, bu kaynak öncelikle Ukrayna'nın savunma sanayisinin desteklenmesine ayrılacak. İlerleyen dönemde yapılacak ödemelerin yalnızca İHA alımlarını değil, mühimmat, füze ve hava savunma sistemlerinin tedarikini de kapsayacağı belirtildi. AB, 25 Haziran'da aynı 90 milyar avroluk paket kapsamında Ukrayna'ya 3,2 milyar avroluk ilk bütçe desteği ödemesini gerçekleştirmişti.

Baltık ülkelerinden AB'ye çağrı: Rus petrolüne ithalat yasağı hızlandırılsın Haber

Baltık ülkelerinden AB'ye çağrı: Rus petrolüne ithalat yasağı hızlandırılsın

Estonya, Letonya ve Litvanya, Avrupa Birliği'ne (AB) Rus petrolü ithalatının tamamen yasaklanmasına yönelik sürecin hızlandırılması çağrısında bulundu. Financial Times'ın (FT) haberine göre, Baltık ülkeleri, İran'daki savaş nedeniyle yaşanabileceği düşünülen enerji krizine ilişkin endişelerin gerçekleşmemesinin ardından Avrupa Komisyonundan Rus petrolüne yönelik yasak planını yeniden gündeme almasını istedi. AB üyesi ülkeler geçen yılın sonunda Rus petrolü ithalatının aşamalı olarak sona erdirilmesine ilişkin bir teklif hazırlanması konusunda uzlaşmıştı. Ancak mart ayında, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler ve enerji arzına ilişkin endişeler nedeniyle teklif Avrupa Komisyonunun gündeminden çıkarılmıştı. Enerji bakanlarının toplantısında Estonya, Letonya ve Litvanya, Rus enerji ihracatının Kremlin'in Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaşı finanse etmeye devam ettiğini belirterek yasağın gecikmeden uygulanmasını talep etti. Avrupa Komisyonu Enerji Komiseri Dan Jorgensen toplantıda bu çağrılara doğrudan yanıt vermezken, Komisyon sözcüsü yasağa ilişkin teklifin ilerleyen süreçte sunulacağını bildirdi. AVRUPA RUSYA'DAN 9,7 MİLYON TON HAM PETROL İTHAL ETTİ Avrupa Komisyonu verilerine göre, Rusya'dan yapılan petrol ithalatı 2022 yılının başında AB'nin toplam petrol ithalatının yüzde 27'sini oluştururken, 2025 yılında bu oran yüzde 2'ye geriledi. Buna rağmen AB, geçen yıl Rusya'dan yaklaşık 9,7 milyon ton ham petrol ithal etti. Rus petrolüne yönelik tam ithalat yasağının özellikle Rus petrolüne bağımlılığı devam eden Macaristan ve Slovakya'nın yanı sıra yüksek enerji fiyatlarından endişe duyan bazı üye ülkelerin tepkisiyle karşılaşabileceği belirtiliyor. Polonya Enerji Bakan Yardımcısı Wojciech Wrochna ise yasağın yıl sonuna kadar yürürlüğe girmesi gerektiğini belirterek, enerji fiyatlarında yaşanabilecek olası artışın Avrupa'nın Rus enerji kaynaklarına bağımlılıktan kurtulmasının bedeli olduğunu ifade etti. Öte yandan Avrupa Komisyonu, son gelişmelere rağmen petrol ürünleri piyasasının dayanıklılığını koruduğunu açıkladı. Komisyon, Avrupa'nın fosil yakıtlara bağımlılığını azaltmak amacıyla elektrikleşmeyi hızlandıracak ve sınır ötesi enerji iletim hatlarının inşasını kolaylaştıracak yeni düzenlemeler üzerinde de çalışmalarını sürdürüyor.

AB'den Ukrayna'ya 3,2 milyar avroluk finansman desteği Haber

AB'den Ukrayna'ya 3,2 milyar avroluk finansman desteği

Ukrayna, Avrupa Birliği'nin (AB) 2026-2027 yıllarını kapsayan 90 milyar avroluk Ukraine Support Loan (Ukrayna Destek Kredisi) programı kapsamında ilk 3,2 milyar avroluk kredi dilimini teslim aldı. Ukrayna Başbakanı Yuliya Svırıdenko (Svyrydenko), Telegram hesabından yaptığı açıklamada, söz konusu kaynağın devlet bütçesine aktarıldığını duyurdu. Svırıdenko, "Ukrayna, AB'nin Ukraine Support Loan programı kapsamında 3,2 milyar avroluk ilk kredi dilimini aldı. Kaynak devlet bütçesine ulaştı." ifadelerini kullandı. Başbakan, elde edilen finansmanın Ukrayna'nın savunma kapasitesinin güçlendirilmesi ve sosyal dayanıklılığın artırılması için kullanılacağını belirtti. AB, 2026-2027 döneminde Ukrayna'ya toplam 90 milyar avroluk makro finansal destek sağlamayı hedefliyor. İlk ödeme, Polonya'nın Gdansk kentinde düzenlenen Ukrayna'nın Yeniden İnşası Konferansı (URC 2026) kapsamında gerçekleştirildi. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de konferansın açılışında yaptığı konuşmada, ilk kredi diliminin aynı gün Ukrayna'ya aktarılacağını açıklamıştı. ZELENSKIY, VON DER LEYEN İLE GÖRÜŞTÜ: "RUSYA SAVAŞI UZATIYOR" Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy (Volodimir Zelenski), Polonya'nın Gdansk kentinde düzenlenen Ukrayna'nın Yeniden İnşası Konferansı (URC 2026) kapsamında bulunan Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Zelenskıy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, von der Leyen'in konferansa katılımının Ukrayna'ya verilen desteğin önemli bir göstergesi olduğunu belirterek teşekkür etti. Görüşmede savunma alanındaki iş birliği, Ukrayna'nın dayanıklılığının güçlendirilmesi, Rus saldırılarına karşı sivillerin korunması ve Ukrayna Savunma Kuvvetlerine yapılacak destek ele alındı. Zelenskıy, açıklamasında Rusya'nın savaşı uzatmayı sürdürdüğünü öne sürerek, "Herkes Rusya'nın savaşı uzattığını ve Ukrayna'nın tüm diplomatik önerilerini görmezden geldiğini açıkça görüyor. Bu nedenle ülkemizi ve halkımızı güçlendirmek için mümkün olan en aktif şekilde çalışmalıyız." ifadelerini kullandı. Ukrayna lideri ayrıca, von der Leyen ile önümüzdeki dönemde yüz yüze görüşmeler gerçekleştirme konusunda da mutabakata vardıklarını bildirdi.

AB Konseyi Başkanı Costa'nın Kremlin girişimi Avrupa'da görüş ayrılığına yol açtı Haber

AB Konseyi Başkanı Costa'nın Kremlin girişimi Avrupa'da görüş ayrılığına yol açtı

Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Antonio Costa'nın Kremlin ile yeniden iletişim kanalları açma girişimi, Rusya ile ilişkilerin geleceği konusunda AB liderleri arasındaki görüş ayrılıklarını gün yüzüne çıkardı. AB yetkililerinin aktardığına göre, Costa'nın üst düzey danışmanlarından biri son haftalarda Kremlin ile temas kurarak iletişim kanallarını yeniden açmaya çalıştı. Bu girişim, Rusya'nın 2022 yılında Ukrayna'ya yönelik geniş çaplı işgal saldırısını başlatmasının ardından Brüksel ile Moskova arasında büyük ölçüde kesilen doğrudan temasların ardından geldi. AB, savaşın başlamasından bu yana Rusya'yı diplomatik ve ekonomik olarak izole etmeye çalışırken, Costa'nın hamlesi üye ülkeler arasında farklı tepkilere neden oldu. AB LİDERLERİNDEN KOORDİNASYON ELEŞTİRİSİ Brüksel'de düzenlenen AB Zirvesi sırasında bazı liderler, Costa'nın girişiminin önceden koordine edilmediğini ve önceliğin Rusya üzerindeki baskının artırılması olması gerektiğini savundu. Diplomatik kaynaklara göre, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron bu girişime mesafeli yaklaşırken, özellikle Baltık ve Kuzey Avrupa ülkeleri rahatsızlıklarını dile getirdi. Macron, zirve sonunda yaptığı açıklamada olası barış görüşmelerinin öncelikle askerî kapasite ve Ukrayna'ya verilecek güvenlik garantileri üzerine kurulması gerektiğini belirterek, Costa'nın katkı sağlayabileceğini ancak güvenlik garantileri söz konusu olduğunda üye devletleri temsil edemeyeceğini söyledi. Merz ise Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy'ın (Volodimir Zelenski) Fransa, Almanya ve Birleşik Krallık'tan oluşan "E3" formatıyla Moskova ile olası müzakerelerin temel çerçevesi üzerinde uzlaştığını hatırlattı. “RUSYA DİPLOMASİ İSTEMİYORSA KANALLARIN ANLAMI YOK” Letonya Başbakanı Andris Kulbergs, Rusya ile doğrudan temas kurulması için henüz erken olduğunu belirterek, "Rusya diplomasi yürütmek istemiyorsa diplomatik kanalların bir anlamı yok." değerlendirmesinde bulundu. COSTA: KENDİ MESAJLARIMIZI İLETEBİLMELİYİZ Eleştirilere yanıt veren AB Konseyi Başkanı Antonio Costa ise girişimini savundu. Costa, "Yaptığım şey, ofisim aracılığıyla diplomatik bir kanal oluşturmak. Rusya'nın mesajlarını yalnızca başkalarının yorumlamasına bağımlı kalamayız. Kendi mesajlarımızı da doğrudan Rusya'ya iletebilmeliyiz." dedi. Bu girişimin Ukrayna'ya destek amacı taşıdığını vurgulayan Costa, AB'nin gelecekteki diplomatik süreçlerde daha etkin rol alabilmesi gerektiğini ifade etti. BAZI ÜLKELER DESTEK VERDİ İrlanda Başbakanı Micheál Martin, Kremlin ile iletişim kanalı açılmasının hata olmadığını savunurken, İspanya Başbakanı Pedro Sánchez da diplomatik temasların gerekli olduğunu belirtti. ABD'nin şu ana kadar Ukrayna ile Rusya arasındaki olası barış görüşmelerinde başlıca arabulucu rolünü üstlendiğine dikkat çeken liderler, AB'nin süreçte daha görünür bir rol üstlenmesi gerektiği konusunda genel olarak hemfikir olsa da, Avrupa'yı kimin temsil edeceği ve Moskova ile doğrudan temasların ne zaman başlayacağı konusunda görüş birliğine varılamadı. Hollanda Başbakanı Rob Jetten ise Avrupa'nın olası müzakereler öncesinde ortak bir strateji oluşturması gerektiğini belirterek, "Müzakere masasına oturulması durumunda Avrupa adına kimin konuşacağına karar vermek için henüz çok erken." ifadelerini kullandı.

KKTC'den Avrupa Parlamentosunun Türkiye raporuna sert tepki! Haber

KKTC'den Avrupa Parlamentosunun Türkiye raporuna sert tepki!

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Parlamentosu Genel Kurulunda kabul edilen "2025 Yılı Türkiye Raporu"nun Kıbrıs'a ilişkin bölümlerine sert tepki gösterdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, raporda Türkiye'ye yönelik suçlamaların ve Kıbrıs Türk halkının egemen iradesini göz ardı eden değerlendirmelerin kabul edilemez olduğu belirtilerek, söz konusu ifadelerin bütünüyle reddedildiği ifade edildi. Açıklamada, Kıbrıs Türk halkının yalnızca "adanın meşru bir topluluğu" olarak tanımlanmasının ve Türkiye'ye Kıbrıslı Türklere "siyasi alan açması" yönünde çağrıda bulunulmasının, KKTC'nin demokratik iradesini ve kendi geleceğini belirleme hakkını yok saydığı belirtildi. "KALICI ÇÖZÜM KIBRIS TÜRK HALKININ EŞİTLİĞİDİR" KKTC Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Parlamentosunun federasyon temelindeki çözüm modelini tek seçenek olarak sunmasının Ada'daki mevcut siyasi gerçeklerle bağdaşmadığını belirterek, kalıcı bir çözümün ancak Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesiyle mümkün olacağını vurguladı. Açıklamada ayrıca, raporda Akyar, Pile ve Maraş ile mülkiyet, kayıp şahıslar ve kültürel miras konularına ilişkin değerlendirmelerin de taraflı olduğu belirtildi ve "Raporda, Akyar, Pile ve Maraş'a ilişkin mesnetsiz iddialar ile mülkiyet, kayıp şahıslar, kültürel miras meseleleri ve ara bölge ihlalleri ile Türkiye'nin 'Kıbrıs”'taki meşru varlığına ilişkin yer verilen yanlı ve gerçek dışı değerlendirmelerin de tümüyle taraflı ve bizim açımızdan yok hükmünde olduğunu bir kez daha belirtmek istiyoruz." denildi. "AB MÜDAHALESİ ASLA KABUL EDİLMEYECEK" Avrupa Komisyonuna yeni bir Kıbrıs Özel Temsilcisi atanması yönündeki çağrının da eleştirildiği açıklamada, "Kıbrıs Türk halkının temel haklarını yıllardır göz ardı eden Avrupa Birliği’nin 'tarafsız' bir aktör sıfatıyla bir anlaşmaya katkı sağlayabileceğini iddia etmesi inandırıcılıktan uzaktır. AB müdahalesi asla kabul edilmeyecektir." ifadelerine yer verildi. Açıklamada; AB’nin 2004 yılında Kıbrıs Türk halkına yönelik izolasyonların kaldırılacağı yönünde verdiği taahhütleri bugüne kadar yerine getirmemiş olması, buna karşılık Rum tarafının uzlaşmaz tutumunu ödüllendirmesi, hatta KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) nezdinde uluslararası camiada geliştirdiği ilişkileri engelleme yönündeki girişimlerinin, Birliğin Kıbrıs konusundaki taraflı pozisyonunu bir kez daha gözler önüne serdiği vurgulandı. Bakanlık, Avrupa Birliği'ni Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) yanlısı tutumdan vazgeçmeye ve Kıbrıs Türk halkının haklarına, egemen eşitliğine ve eşit uluslararası statüsüne saygı gösteren daha dengeli bir yaklaşım benimsemeye çağırdı. Açıklamanın sonunda, KKTC'nin Türkiye ile tam uyum içinde egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelindeki politikasını kararlılıkla sürdürmeye devam edeceği vurgulandı.

AB, Kremlin ile iletişim kanallarını yeniden mi açıyor? Haber

AB, Kremlin ile iletişim kanallarını yeniden mi açıyor?

Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Antonio Costa'nın ofisinin son haftalarda Kremlin ile diplomatik düzeyde kısa temaslarda bulunduğu bildirildi. Birleşik Krallık merkezli Reuters haber ajansı tarafından 17 Haziran 2026 tarihinde gündeme getirilen habere göre; kimliğinin açıklanmasını istemeyen bir AB yetkilisi, söz konusu görüşmelerin amacının Rusya ile iletişim kanallarını yeniden tesis etmek olduğunu belirtti. Yetkili, görüşmelerde herhangi bir somut konunun ele alınmadığını ifade ederek, "AB'nin gelecekte savunması gereken belirli çıkarları bulunuyor. Bu nedenle Rusya ile diplomatik kanalların açık tutulması önem taşıyor." dedi. AB'nin Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşta arabulucu rolü üstlenmediğini vurgulayan yetkili, Birliğin Ukrayna'nın adil ve kalıcı bir barış sağlama çabalarını desteklemeyi sürdürdüğünü kaydetti. AVRUPA'DA RUSYA İLE DİYALOG TARTIŞMASI Son haftalarda Avrupa liderleri arasında, Ukrayna'daki savaş ve kıtanın güvenlik mimarisiyle ilgili konularda Rusya ile doğrudan temas kurulması ihtimali daha sık gündeme gelmeye başladı. Ancak AB ülkeleri arasında bu konuda ortak bir yaklaşım henüz oluşmuş değil. Bazı ülkeler Moskova ile doğrudan görüşmelere mesafeli yaklaşırken, Ukrayna-Rusya barış görüşmelerindeki diplomatik girişimlere şu ana kadar ağırlıklı olarak ABD öncülük ediyor. Öte yandan Avrupa'da, Birleşik Krallık, Fransa ve Almanya'dan oluşan "E3" grubunun Moskova ile yürütülebilecek olası görüşmelerde Avrupa adına öncü rol üstlenmesine yönelik eleştiriler de gündeme geliyor. MELONİ'DEN "TEK AB TEMSİLCİSİ" ÖNERİSİ İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Fransa'da düzenlenen G7 Zirvesi'nin ardından yaptığı açıklamada, Rusya ile temasları yürütmek üzere AB adına tek bir temsilci görevlendirilmesi çağrısında bulundu. Meloni, Avrupa içinde farklı diplomatik girişimlerin kafa karışıklığı yaratabileceğini belirterek, Moskova ile ilişkilerde AB'nin tek sesle hareket etmesinin önemine dikkat çekti. İtalya Başbakanı, söz konusu temsilcinin Avrupa'nın en büyük ülkelerinden birinden seçilmesinin uzlaşmayı zorlaştırabileceğini savunarak, daha orta büyüklükteki AB ülkelerinden bir adayın tercih edilmesi gerektiğini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.