SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Abd

QHA - Kırım Haber Ajansı - Abd haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Abd haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Trump'tan İran mesajı: "Ateşkes yapmak istemiyorum" Haber

Trump'tan İran mesajı: "Ateşkes yapmak istemiyorum"

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’dan ayrılırken gazetecilere yaptığı açıklamada İran ile devam eden savaşa ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Donald Trump, ülkesi ile İsrail'in İran'a düzenlediği saldırılarda "karşı tarafı kelimenin tam anlamıyla yok etmekte olduklarını" belirterek bu durumda "ateşkes istemediğini" dile getirdi. "KARŞI TARAFI KELİMENİN TAM ANLAMIYLA YOK EDERKEN ATEŞKES YAPMAZSINIZ" İran'la ateşkese varılması ve diyalog zeminine dönülmesi ihtimalini değerlendiren Trump, "Ateşkes yapmak istemiyorum. Bilirsiniz, karşı tarafı kelimenin tam anlamıyla yok ederken ateşkes yapmazsınız." ifadelerini kullandı. Trump, İsrail'in saldırıları ABD ile aynı anda bitirmeye hazır olup olmayacağı sorusunu ise, "Sanırım öyle. İlişkimiz çok iyi. Aşağı yukarı benzer şeyler istiyoruz. Ne mi istiyoruz? İkimiz de zafer istiyoruz." şeklinde yanıtladı. Saldırıların başlamasından bu yana gemi trafiğinin sert şekilde düştüğü Hürmüz Boğazı'nı ABD'nin kullanmadığını söyleyen Trump, bu konuya Avrupa, Güney Kore, Japonya ve Çin'in "müdahil olması gerektiğini" savundu. Trump, İran hakkında, "Askerî açıdan tek yaptıkları, boğazı tıkamak. Askerî açıdan bakıldığında işleri bitik." diye konuştu. "ORTA DOĞU’DA BÜYÜK ASKERİ ÇABALARI AZALTMAYI DÜŞÜNÜRKEN HEDEFLERE ÇOK YAKLAŞIYORUZ" Öte yandan Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "İran'ın terörist rejimine ilişkin Orta Doğu'daki büyük askerî çabalarımızı azaltmayı düşünürken hedeflerimize çok yaklaşıyoruz." ifadelerini kullanırken, İran'ın füze kabiliyetini, fırlatma rampalarını ve bunlarla ilgili her şeyi tamamen etkisiz hale getirdiklerini söyledi. Trump, ayrıca İran'ın savunma sanayisini yok ettiklerini, uçaksavar silahları da dahil olmak üzere donanmasını ve hava kuvvetlerini ortadan kaldırdıklarını yazdı. İran'ın nükleer kapasiteye yaklamasına asla izin vermeyeceklerini, böyle bir durumun gerçekleşmesi halinde ABD'nin hızlı ve güçlü bir şekilde tepki verebileceği bir konumda olduğunu belirten Trump, ayrıca İsrail, Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn, Kuveyt dahil Orta Doğu'daki müttefiklerine en üst düzeyde koruma sağlayabileceklerini savundu. Trump, "Hürmüz Boğazı, gerektiğinde onu kullanan diğer ülkeler tarafından korunmalı ve denetlenmelidir. ABD kullanmıyor. İstenirse, bu ülkelerin Hürmüz çabalarına yardımcı olacağız, ancak İran'ın tehdidi ortadan kalktıktan sonra buna gerek kalmamalı. Daha da önemlisi, bu onlar için kolay bir askerî operasyon olur." dedi. ABD-İSRAİL-İRAN SAVAŞI İsrail ve ABD, Tahran ile Vaşington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askerî saldırı başlattı. İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi. ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldürüldü. İranlı yetkililere göre, ABD-İsrail saldırılarında ölü sayısı bin 348'i, yaralı sayısı 17 bini aştı.

Ukrayna heyeti Amerika'da kritik görüşmelerde bulunacak Haber

Ukrayna heyeti Amerika'da kritik görüşmelerde bulunacak

Mart ayı başında Abu Dabi’de gerçekleşmesi planlanan Ukrayna, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Rusya arasındaki üçlü görüşmeler, Orta Doğu'da patlak veren savaş nedeniyle kesintiye uğramıştı. Görüşmelerin tekrar başlayabilmesi adına Ukrayna heyeti, 21 Mart 2026 tarihinde ABD ile güvenlik, savunma ve savaşın sona erdirilmesine yönelik konuları ele almak üzere Miami’ye ulaştı. Ukrinform haber ajansının aktardığına göre heyette, Ukrayna Millî Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Rüstem Umerov, Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkanı Kırılo Budanov, Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkan Yardımcısı Serhey Kıslıtsa ve Ukrayna Parlamentosu “Halkın Hizmetkarları” Partisi Grup Başkanı Davıd Arahamia yer alıyor. ABD tarafını ise ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile Trump’ın damadı Jared Kushner temsil edecek. GÜVENLİK VE SAVUNMA GÜNDEMDE Görüşmelerde, Ukrayna’nın hava savunma sistemleri başta olmak üzere güvenlik ihtiyaçları ile Rusya’ya karşı yürütülen savaşın sona erdirilmesine yönelik olası adımların ele alınması bekleniyor. Ayrıca tarafların, Ukrayna ile ABD arasında güvenlik garantileri ve yeniden inşa sürecine ilişkin anlaşmalar üzerinde çalışacağı ifade ediliyor. ÜÇLÜ GÖRÜŞMELERİN HAZIRLIĞI Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, 21 Mart’ta yapılacak temaslarda gelecekte düzenlenmesi planlanan üçlü görüşmelerin hazırlıklarının da gündeme geleceğini belirtti. Zelenskıy, ayrıca Rusya’ya yönelik yaptırımların artırılması ve müttefikler arasında koordinasyonun güçlendirilmesinin de görüşmelerin önemli başlıkları arasında yer alacağını kaydetti. SİHA ÜRETİMİ İŞ BİRLİĞİ DE MASADA Ukrayna heyetinin, ABD ile ortak silahlı insansız hava aracı (SİHA) üretimine yönelik olası bir anlaşmayı da gündeme getirebileceği bildirildi. Söz konusu görüşmelerin, Ukrayna ile ABD arasındaki stratejik iş birliğinin derinleştirilmesi açısından kritik önem taşıdığı değerlendiriliyor.

Kazakistan, küresel yumuşak güç sıralamasında Türkistan’ın lideri oldu Haber

Kazakistan, küresel yumuşak güç sıralamasında Türkistan’ın lideri oldu

Kazakistan, ülkelerin kültürel, diplomatik ve ticari etkilerini ölçen Küresel Yumuşak Güç Endeksi’nde (Global Soft Power Index) önemli bir başarı göstererek Türkistan’ın lideri oldu. Kazinform’un haberine göre dünya genelinde 87. sıradan 82. sıraya yükselen Kazakistan’ın puanı bir önceki yıla göre 0,8 puan artışla 35,9 olarak hesaplandı. 100’den fazla ülkede 150 binden fazla katılımcıyla yapılan küresel bir anket çalışmasına dayanan Küresel Yumuşak Güç Endeksi araştırması kapsamında, bir ülkenin uluslararası arenada tanınırlık, itibar ve etkisini değerlendirilirken, ayrıca ülkenin yatırım, ticaret, yetenek ve turist çekme kabiliyetini de dikkate alınmaktadır. Birleşmiş Milletlere üye 193 ülkenin tamamını içeren listede Kazakistan; 92. sırada yer alan Özbekistan, 129. sırada yer alan Tacikistan, 138. sırada yer alan Türkmenistan ve 142. sırada Kırgızistan gibi bölge ülkelerini geride bıraktı ve Türkistan’ın en etkili gücü konumuna geldi. ZİRVE ABD’NİN OLDU Dünya genelinde ise zirve 74,9 puanla Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) oldu. ABD’yi 73,5 puanla Çin; 70,6 puanla Japonya; 69,2 puanla Birleşik Krallık; 67,7 puanla Almanya takip etti. Fransa, İsviçre, Kanada, İtalya ve Birleşik Arap Emirlikleri de ilk onda yer aldı. YUMUŞAK GÜÇ NEDİR? Bir ülkenin, askerî ya da ekonomik baskı kullanmak yerine; kültür, diplomasi ve iş dünyası yoluyla diğer milletleri etkileme ve çekicilik oluşturma kabiliyeti yumuşak güç olarak tanımlanıyor.

Türkiye, 12. yılında Kırım tavrını yineledi: "Gayrimeşru referandumu tanımıyoruz" Haber

Türkiye, 12. yılında Kırım tavrını yineledi: "Gayrimeşru referandumu tanımıyoruz"

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Rusya Federasyonu tarafından gerçekleştirilen Kırım’ın yasa dışı ilhakının 12. yıl dönümü vesilesiyle yayımladığı bildiride, uluslararası hukuka aykırı olan bu fiili durumun tanınmadığını bir kez daha teyit etti. Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne olan desteğin vurgulandığı açıklamada, Kırım Tatar Türklerinin haklarının korunacağı mesajı verildi. Bakanlığın resmî internet sayfasında yayımlanan açıklamada şu ifadelere yer verildi: Rusya Federasyonu’nun Ukrayna Kırım Özerk Cumhuriyeti’ni gayrimeşru bir referandumun neticesinde ilhakının on ikinci yıl dönümünde, uluslararası hukuka aykırı bu fiili durumu tanımadığımızı bir kere daha teyit ediyoruz. Ukrayna’nın bağımsızlığı, egemenliği ve toprak bütünlüğüne kuvvetli desteği devam eden ülkemiz, Kırım Tatar Türklerinin durumu başta olmak üzere Yarımada’daki gelişmeleri yakından takip ederek gündemde tutmayı sürdürecektir. 16 MART 2014: KIRIM'DA SİLAHLARIN GÖLGESİNDE SÖZDE REFERANDUM 16 Mart 2014 tarihinde işgal altındaki Kırım'da, kamuflajlı Rus askerlerinin gözetimi altında göstermelik bir referandum yapıldı. İki gün sonra, 18 Mart 2014 tarihinde Kremlin’de “Kırım’ın Rusya’ya bağlanması” antlaşması imzalandı. İşgalci Rusya, sözde referandumu yasa dışı hamlesini meşrulaştırmak amacıyla düzenledi. Rusya, Şubat 2014’te Ukrayna’ya bağlı Kırım Yarımadası’nı işgal için harekete geçti. Silahlı Rus askerleri Kırım ile Herson bölgesi arasındaki idari sınırında kontrol noktaları oluşturdu. Kırım’ın stratejik noktalarını ve hükûmet binalarını ele geçirdi. Ukrayna birliklerinin konuşlandırıldığı askerî üsleri kuşatma altına aldı. 6 Mart 2014’te Kırım’ın sözde Parlamentosu, Kırım’ı Rusya’ya bağlama ve 16 Mart’ta Kırım’ın statüsüne dair “referandum” düzenleme kararı aldı. Referandumda, Kırım'da yaşayanlara; Rusya’ya bağlanma veya 1992 Kırım Cumhuriyeti Anayasası'nın yeniden uygulamaya konulması ve ona göre Ukrayna’ya bağlı özerklik olarak kalma seçenekleri sunuluyordu. 1992 Kırım Cumhuriyeti Anayasası, Kırım'ın "Ukrayna'ya gönüllü olarak devredenler dışında tüm yetkileri kendi topraklarında kullanan" kendi devlet organlarına sahip olduğunu, yani Kırım'ın geniş özerklik haklarına sahip olduğunu belirliyordu. Anayasa, yarımadanın bağımsız Ukrayna'nın bir parçası olmasından hemen sonra Kırım Parlamentosu tarafından kabul edilmişti. Bu anayasanın yardımıyla Kremlin, Kırım'ı kontrol altına almaya çalışmıştı. Ancak, Ukrayna Parlamentosu, bu belgeyi anayasaya aykırı olarak iptal etmişti. Yani aslında, 16 Mart 2014’teki sözde referandumda, Kırım’ın Ukrayna’nın bir parçası olarak kalması seçenekler arasında yoktu. Rus silahlarının namlusu altında gerçekleştirilen sözde referandum, Rusya tarafından “Kırım sakinlerinin iradesini tecelli etmesi” olarak adlandırılıyor. Moskova tarafından tüm düzeylerde yerel yasalara ve uluslararası uygulamaya göre yapıldığı savunuluyor. Sözde referandum daha yapılmazken Ukrayna, oy kullanımını yasa dışı ve Anayasaya aykırı olarak kabul etti. 15 Mart 2014 tarihinde Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, sözde referandumu “geçersiz” olarak ilan edilmesini öngören kararı inceledi. Ancak karar, Rusya tarafından bloke edildi. Venedik Komisyonu, Avrupa Birliği (AB) ve ABD, yasa dışı olarak yapılan sözde referanduma karşı çıktı, Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) başta Kırım Tatarları olmak üzere Kırımlılara sözde referandumu boykot etme çağrısı yaptı. KIRIM TATAR MİLLİ MECLİSİNDEN SÖZDE REFERANDUMU BOYKOT ÇAĞRISI KTMM, 6 Mart 2014'te Kırım halkını, Parlamentonun yasa dışı aldığı kararla yapılacak referandumu boykot etmeye çağırdı. Buna rağmen 16 Mart 2014 tarihinde saat 08.00’de işgal edilen Kırım’da bin 205 seçim bölgesi açıldı. Seçim bölgeleri açılır açılmaz sosyal ağlarda sözde oylama sırasında yer alan ihlallere ilişkin bilgiler paylaşılmaya başlandı. Rusya vatandaşları dahil isteyen herkese çok sayıda oy pusulası verildi. İşgalcilerin sözde referanduma katılım oranı ile ilgili açıkladığı “resmî verileri” de ciddi şüpheler uyandırıyor. Kremlin kontrolündeki sözde Seçim Komisyonu katılım oranının yaklaşık yüzde 83 olduğu duyurdu. Oylamaya katılanların yüzde 96,77’sinin “Kırım'ın Rusya’ya bağlanması için” oy verdiği iddia edildi. 18 Mart 2014 tarihinde Kremlin’de “Kırım’ın Rusya’ya bağlanması” antlaşması imzalandı. Öte yandan Kırım Tatar halkının millî lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, FSB gizli raporlarına dayanarak sözde referanduma gerçek katılım oranının yüzde 34.2 civarında olduğunu, Kırım Tatarlarının yüzde 99’unun oy kullanmadığını bildirdi.

16 Mart 2014: Kırım'da silahların gölgesinde sözde referandum Haber

16 Mart 2014: Kırım'da silahların gölgesinde sözde referandum

16 Mart 2014 tarihinde işgal altındaki Kırım'da, kamuflajlı Rus askerlerinin gözetimi altında göstermelik bir referandum yapıldı. İki gün sonra, 18 Mart 2014 tarihinde Kremlin’de “Kırım’ın Rusya’ya bağlanması” antlaşması imzalandı. İşgalci Rusya, sözde referandumu yasa dışı hamlesini meşrulaştırmak amacıyla düzenledi. Rusya, Şubat 2014’te Ukrayna’ya bağlı Kırım Yarımadası’nı işgal için harekete geçti. Silahlı Rus askerleri Kırım ile Herson bölgesi arasındaki idari sınırında kontrol noktaları oluşturdu. Kırım’ın stratejik noktalarını ve hükûmet binalarını ele geçirdi. Ukrayna birliklerinin konuşlandırıldığı askerî üsleri kuşatma altına aldı. 6 Mart 2014’te Kırım’ın sözde Parlamentosu, Kırım’ı Rusya’ya bağlama ve 16 Mart’ta Kırım’ın statüsüne dair “referandum” düzenleme kararı aldı. Referandumda, Kırım'da yaşayanlara; Rusya’ya bağlanma veya 1992 Kırım Cumhuriyeti Anayasası'nın yeniden uygulamaya konulması ve ona göre Ukrayna’ya bağlı özerklik olarak kalma seçenekleri sunuluyordu. 1992 Kırım Cumhuriyeti Anayasası, Kırım'ın "Ukrayna'ya gönüllü olarak devredenler dışında tüm yetkileri kendi topraklarında kullanan" kendi devlet organlarına sahip olduğunu, yani Kırım'ın geniş özerklik haklarına sahip olduğunu belirliyordu. Anayasa, yarımadanın bağımsız Ukrayna'nın bir parçası olmasından hemen sonra Kırım Parlamentosu tarafından kabul edilmişti. Bu anayasanın yardımıyla Kremlin, Kırım'ı kontrol altına almaya çalışmıştı. Ancak, Ukrayna Parlamentosu, bu belgeyi anayasaya aykırı olarak iptal etmişti. Yani aslında, 16 Mart 2014’teki sözde referandumda, Kırım’ın Ukrayna’nın bir parçası olarak kalması seçenekler arasında yoktu. Rus silahlarının namlusu altında gerçekleştirilen sözde referandum, Rusya tarafından “Kırım sakinlerinin iradesini tecelli etmesi” olarak adlandırılıyor. Moskova tarafından tüm düzeylerde yerel yasalara ve uluslararası uygulamaya göre yapıldığı savunuluyor. Sözde referandum daha yapılmazken Ukrayna, oy kullanımını yasa dışı ve Anayasaya aykırı olarak kabul etti. 15 Mart 2014 tarihinde Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, sözde referandumu “geçersiz” olarak ilan edilmesini öngören kararı inceledi. Ancak karar, Rusya tarafından bloke edildi. Venedik Komisyonu, Avrupa Birliği (AB) ve ABD, yasa dışı olarak yapılan sözde referanduma karşı çıktı, Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) başta Kırım Tatarları olmak üzere Kırımlılara sözde referandumu boykot etme çağrısı yaptı. KIRIM TATAR MİLLİ MECLİSİNDEN SÖZDE REFERANDUMU BOYKOT ÇAĞRISI KTMM, 6 Mart 2014'te Kırım halkını, Parlamentonun yasa dışı aldığı kararla yapılacak referandumu boykot etmeye çağırdı. Buna rağmen 16 Mart 2014 tarihinde saat 08.00’de işgal edilen Kırım’da bin 205 seçim bölgesi açıldı. Seçim bölgeleri açılır açılmaz sosyal ağlarda sözde oylama sırasında yer alan ihlallere ilişkin bilgiler paylaşılmaya başlandı. Rusya vatandaşları dahil isteyen herkese çok sayıda oy pusulası verildi. İşgalcilerin sözde referanduma katılım oranı ile ilgili açıkladığı “resmî verileri” de ciddi şüpheler uyandırıyor. Kremlin kontrolündeki sözde Seçim Komisyonu katılım oranının yaklaşık yüzde 83 olduğu duyurdu. Oylamaya katılanların yüzde 96,77’sinin “Kırım'ın Rusya’ya bağlanması için” oy verdiği iddia edildi. 18 Mart 2014 tarihinde Kremlin’de “Kırım’ın Rusya’ya bağlanması” antlaşması imzalandı. Öte yandan Kırım Tatar halkının millî lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, FSB gizli raporlarına dayanarak sözde referanduma gerçek katılım oranının yüzde 34.2 civarında olduğunu, Kırım Tatarlarının yüzde 99’unun oy kullanmadığını bildirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.