SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Adf2025

QHA - Kırım Haber Ajansı - Adf2025 haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adf2025 haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

ADF2026’da Güney Kafkasya mesajı: Barış, iş birliği ve yeni bölgesel dönem Haber

ADF2026’da Güney Kafkasya mesajı: Barış, iş birliği ve yeni bölgesel dönem

5. Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) kapsamında düzenlenen “Güney Kafkasya: Stratejik Merkez Olma Yolunda” başlıklı panelde, bölgenin artan jeopolitik ve ekonomik önemi ele alındı. Panele Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı Dış Politika Dairesi Başkanı Hikmet Hacıyev, Gürcistan Hükûmet İdaresi Başkanı Levan Zhorzholiani, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ve Ermenistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Vahan Kostanyan konuşmacı olarak katıldı. Panelin moderatörlüğünü ise, TRT World sunucusu Enda Brady üstlendi. “GÜNEY KAFKASYA’DA YENİ BİR DÖNEME GİRİLDİ” Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı Dış Politika Dairesi Başkanı Hikmet Hacıyev, Güney Kafkasya’da barış sürecine ilişkin önemli mesajlar verdi. Hacıyev, geçmişte bölge ülkelerinin uluslararası platformlara savaş ve çatışma gündemiyle katıldığını ancak artık barış gündemiyle bir araya geldiklerini belirterek, Güney Kafkasya’da savaşın sona erdiğini ve yeni bir döneme girildiğini ifade etti. Azerbaycan’ın barış sürecine güçlü şekilde bağlı olduğunu vurgulayan Hacıyev, ABD Başkanı Donald Trump’ın da yer aldığı Washington Zirvesi’nde ortaya konan ilkeler doğrultusunda Ermenistan ile normalleşme sürecinin ilerlediğini ve iki ülke arasında anlaşmanın parafe edildiğini söyledi. Barış sürecinin yalnızca belgelerle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Hacıyev, sahada somut adımlar atılması gerektiğini vurguladı. Azerbaycan’ın bu doğrultuda Ermenistan ile pragmatik iş birliği geliştirdiğini, güven artırıcı adımların atıldığını ve sivil toplum düzeyinde temasların başladığını ifade etti. İki ülke arasında ticari ilişkilerin de başladığını belirten Hacıyev, Azerbaycan’dan Ermenistan’a petrol ürünleri ihracatının gerçekleştiğini, karşılıklı ticaretin geliştirilmesinin gündemde olduğunu söyledi. Bu gelişmelerin birkaç yıl öncesine kadar mümkün görülmediğini dile getirdi. Bölgede yeni bir statükonun oluştuğunu ifade eden Hacıyev, bu yapının hukuka ve meşruiyete dayandığını ve her iki ülkenin çıkarlarına hizmet ettiğini belirtti. Ayrıca uzun vadede bölgesel barış ve güvenliği sağlayacak yeni bir güvenlik mimarisi inşa edildiğini kaydetti. Güney Kafkasya’nın çevresinde devam eden çatışmalara da dikkat çeken Hacıyev, kuzeyde Ukrayna-Rusya Savaşı, güneyde ise İran merkezli gerilimlere rağmen bölgede sağlanan barış ortamının önemli bir güvenlik alanı oluşturduğunu ifade etti. Hacıyev, Gürcistan, Azerbaycan ve Ermenistan’ı kapsayan kapsayıcı bir bölgesel iş birliği modelinin hedeflendiğini belirterek, Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan üçlü iş birliğinin de bu sürece katkı sunduğunu vurguladı. “KALICI BARIŞ ORTAK VİZYONDAN GEÇİYOR” Gürcistan Hükûmet İdaresi Başkanı Levan Zhorzholiani, Güney Kafkasya’da barış, istikrar ve ekonomik iş birliğinin önemine dikkat çekti. Gürcistan’ın yaklaşık üç bin yıldır imparatorlukların kesişim noktasında yer aldığını hatırlatan Zhorzholiani, bu zorlu coğrafyada ayakta kalabilmenin en önemli aracının diplomasi olduğunu vurguladı. Tarih boyunca birçok büyük gücün ortadan kalktığını ancak Gürcistan’ın varlığını sürdürdüğünü belirten Zhorzholiani, bu durumun diplomasiye verilen önemin bir sonucu olduğunu ifade etti. Gürcistan’ın dış politika anlayışının merkezinde barış, istikrar ve diyalogun yer aldığını dile getiren Zhorzholiani, bu yaklaşımı yalnızca bölgesel düzeyde değil, küresel ölçekte de sürdürme kararlılığında olduklarını söyledi. Azerbaycan ile Ermenistan arasında barış sürecinde kaydedilen ilerlemeleri memnuniyetle karşıladıklarını belirten Zhorzholiani, iki ülke arasında ticari ilişkilerin başlamasının bölge açısından tarihî bir gelişme olduğunu ifade etti. Gürcistan’ın bu süreçte kolaylaştırıcı ve destekleyici bir rol üstlendiğini vurgulayan Zhorzholiani, birkaç ay önce Tiflis’te Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan dışişleri bakan yardımcılarının bir araya gelerek ikili ve üçlü iş birliği başlıklarını ele aldığını hatırlattı. Güney Kafkasya’da kalıcı barışın sağlanmasının, bölge ülkelerinin ortak bir vizyon etrafında buluşmasına bağlı olduğunu belirten Zhorzholiani, komşu ülkelerin güçlü ve istikrarlı olmasının birbirlerini doğrudan etkilediğini ifade etti. Bu nedenle bölgesel iş birliğinin güçlendirilmesinin tüm ülkeler için kazanım sağlayacağını dile getirdi. Barış ile ekonomik kalkınma arasındaki güçlü ilişkiye dikkat çeken Zhorzholiani, Gürcistan’ın son yıllarda Avrupa’nın en yüksek büyüme oranlarından birine ulaştığını ve son dört yılda ortalama yüzde 9,3 büyüme kaydettiğini söyledi. 2026 yılının ilk iki ayında da yüzde 8,4 büyüme sağlandığını belirten Zhorzholiani, bu ekonomik performansın sürdürülebilir kalkınma politikalarının bir sonucu olduğunu ifade etti. Zhorzholiani, bölgesel ekonomik iş birliğinin ve bağlantısallığın artırılmasının yalnızca refahı değil, aynı zamanda barışı da güçlendireceğini vurgulayarak, Güney Kafkasya’da siyasi ve ekonomik entegrasyonun geliştirilmesinin uzun vadeli istikrar açısından kritik önem taşıdığını söyledi. Konuşmasını, Gürcistan’ın barış odaklı politikalarını sürdürmeye ve bölgesel iş birliğini derinleştirmeye devam edeceğini belirterek tamamlayan Zhorzholiani, Güney Kafkasya’nın ortak vizyon ve iş birliği temelinde daha güçlü bir geleceğe ilerleyebileceğini ifade etti. “GÜNEY KAFKASYA’NIN BİR KÖPRÜ HÂLİNE GELMESİ HEDEFLENİYOR” Ermenistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Vahan Kostanyan, bölgedeki yeni dinamiklere ve barış sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kostanyan, Güney Kafkasya’da artık tamamen farklı bir döneme girildiğini belirterek, geçmişte Ermenistan ve Azerbaycan temsilcilerinin aynı platformda yer almasının gerilim beklentisi yarattığını, bugün ise ortak gelecek, iş birliği ve diyalog imkanlarının konuşulduğunu ifade etti. Panelde aynı bölgeden dört temsilcinin bir araya gelerek geleceğe dair ortak perspektifleri tartışmasının sembolik değerine dikkat çeken Kostanyan, Vaşington’da (Washington) gerçekleşen zirvenin bu dönüşümde önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Söz konusu gelişmenin yalnızca Ermenistan ve Azerbaycan ilişkilerini değil, Gürcistan ve Türkiye’yi de kapsayan daha geniş bir bölgesel iş birliği sürecini tetiklediğini dile getirdi. Küresel ölçekte artan belirsizlikler, savaşlar ve tedarik zincirlerindeki kırılmaların yaşandığı bir dönemde Güney Kafkasya’nın istikrarlı bir bölge olarak öne çıktığını belirten Kostanyan, bu durumun bölge ülkeleri için önemli bir rekabet avantajı sunduğunu ifade etti. Ancak bu avantajın kalıcı olmayabileceğine dikkat çeken Kostanyan, bölge ülkelerinin hızlı ve akılcı adımlar atarak mevcut fırsatları değerlendirmesi gerektiğini söyledi. Barış sürecinin sağlanmasının ciddi bir siyasi irade ve cesaret gerektirdiğini vurgulayan Kostanyan, bundan sonraki aşamada da aynı kararlılıkla ilerlenmesi gerektiğini ifade etti. Özellikle bölgedeki ulaşım ve iletişim hatlarının açılması, ülkeler arasındaki ekonomik ve lojistik bağlantıların güçlendirilmesi ve Güney Kafkasya’nın Avrupa, Türkistan ve Uzak Doğu arasında kesintisiz bir köprü hâline getirilmesinin öncelikli hedefler arasında yer aldığını dile getirdi. Kostanyan ayrıca, Ermenistan ile Azerbaycan arasında sağlanacak kalıcı barışın yalnızca iki ülke arasındaki ilişkileri normalleştirmekle kalmayacağını, aynı zamanda her iki ülkenin bağımsızlığı ve egemenliğinin de en güçlü teminatı olacağını belirtti. Bölgesel iş birliğinin kapsayıcı bir anlayışla geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Kostanyan, Güney Kafkasya’da uzun vadeli barış ve istikrarın bu yaklaşım sayesinde mümkün olacağını söyledi. “İSTİKRARLI, GÜVENLİ VE REFAH İÇİNDE BİR BÖLGE ORTAK BİR SORUMLULUK” Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, Türkiye’nin bölgesel barış, istikrar ve diyalog konusundaki rolüne dikkat çekti. Kılıç, Türkiye’nin her zaman istikrar, refah, barış ve iş birliğinden yana bir politika izlediğini belirterek, bölgesel gelişmeler karşısında sorumluluk bilinciyle hareket ettiklerini vurguladı. Türkiye’nin kendisini bölgenin dışında bir güç olarak değil, doğrudan bir parçası olarak gördüğünü ifade eden Kılıç, bu nedenle bölgesel sorunların çözümünde aktif katkı sunmayı görev olarak değerlendirdiklerini söyledi. Geçmişte yaşanan sorunların yalnızca analiz edilmesinin yeterli olmadığını belirten Kılıç, asıl önemli olanın bu deneyimlerden ders çıkararak geleceğe yönelik somut adımlar atmak olduğunu dile getirdi. Bölge ülkelerinin ortak sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Kılıç, farklılıkların bulunmasının doğal olduğunu ancak önemli olanın ortak noktalar etrafında buluşabilmek olduğunu ifade etti. Bölgesel sorunların çözümünde diyalogun vazgeçilmez bir araç olduğuna dikkat çeken Kılıç, Türkiye’nin bu süreçte kolaylaştırıcı bir rol üstlenmeye hazır olduğunu ifade etti. Taraflar arasında zaman zaman sert tartışmaların yaşanabileceğini ancak iletişim kanallarının açık tutulmasının çözümün ön koşulu olduğunu vurguladı. Türkiye’nin yaklaşımının doğrudan müdahaleden ziyade, taraflar arasında güven inşa edilmesini destekleyen bir kolaylaştırıcılık olduğunu belirten Kılıç, ülkelerin kendi sorunlarını kendilerinin çözmesi gerektiğini söyledi. Bölgesel meselelerin dış aktörler tarafından dayatılan çözümlerle kalıcı şekilde çözülemeyeceğini ifade eden Kılıç, bu tür yaklaşımların ancak geçici sonuçlar doğurabileceğini dile getirdi. Güney Kafkasya’da Azerbaycan ve Ermenistan temsilcilerinin aynı platformda bir araya gelmesinin önemine işaret eden Kılıç, bunun bölge adına umut verici bir gelişme olduğunu belirtti. Farklılıkların uzun süre devam edebileceğini ancak ortak çıkarların ön plana çıkarılması gerektiğini ifade etti. Küresel ölçekte artan krizlere de değinen Kılıç, dünyanın zorlu bir dönemden geçtiğini ve birçok bölgede çatışmaların devam ettiğini belirterek, bu ortamda bölgesel iş birliğinin ve dayanışmanın daha da önemli hâle geldiğini söyledi. Kılıç, Türkiye’nin bölgesel barış ve istikrarın sağlanması için üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğini vurgulayarak, diyalog, iş birliği ve karşılıklı anlayış temelinde daha güçlü bir bölgesel yapı inşa edilebileceğini ifade etti.

Kırımoğlu ve beraberindeki heyet, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile görüştü Haber

Kırımoğlu ve beraberindeki heyet, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile görüştü

"Ayrışan Dünyada Diplomasiyi Sahiplenmek" temasıyla gerçekleşen 4. Antalya Diplomasi Forumu (ADF-2025), bir yandan düzenlenen paneller ile birlikte devam ederken bir yandan da katılımcıların bir araya gelerek gerçekleştirdikleri görüşmelere ev sahipliği yapıyor. Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Ukrayna Milletvekili, Ukrayna-Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Eş Başkanı ve Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz ile Ukrayna Milletvekili Mıkola Knyajıtskıy; ADF 2025 marjında Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile bir araya geldi. "TÜRKİYE, KIRIM TATAR TÜRKÜ SOYDAŞLARIMIZIN HUZURU İÇİN HER ZEMİNDE MÜCADELEYİ SÜRDÜRECEKTİR" Forumun ikinci günü olan 12 Nisan 2025 tarihinde gerçekleşen görüşmeye ilişkin olarak yazılı bir açıklamada bulunan Cevdet Yılmaz, "Görüşmemizde, Ukrayna-Rusya Savaşı, Kırım Tatarlarının haklarının korunması, esirlerin serbest bırakılması ve Kırım davasının uluslararası gündemde güçlü şekilde tutulması yönündeki kararlılığımız dahil olmak üzere bölgesel gelişmeleri ve Kırım Tatarlarının durumunu ele aldık." ifadelerini kullandı. Yılmaz ayrıca, "Türkiye, hem Kırım Tatar Türkü soydaşlarımızın huzuru hem de bölgemizde adil ve kalıcı barışın tesisi için her zeminde mücadeleyi sürdürecektir." dedi. "TÜRKİYE'YE GÜVENİMİZ ÇOK BÜYÜK" Öte yandan görüşme hakkında Kırım Haber Ajansına (QHA) özel açıklamalarda bulunan Kırımoğlu, "Esas olarak; savaşın nasıl biteceği, kalıcı ateşkesin nasıl sağlanacağı ve ateşkes olursa Türkiye Cumhuriyeti'nden beklentilerimizin neler olduğu konularını ele aldık. Kırım'da yerli halkın haklarını korumak için uluslararası bir izleme heyeti kurulması lazım. Bu heyette mutlaka Türkiye'nin bir temsilcisi olması lazım. Türkiye'ye güvenimiz çok büyük. 2014 yılındaki Kırım'ın işgalinden bugüne kadar Türkiye, Kırım Yarımadası'nın Ukrayna toprağı olduğu ve Ukrayna'ya geri verilmesi gerektiği konusundaki pozisyonunu hiç değiştirmedi. Ukrayna 24 Şubat 2022'de Rusya'nın topyekûn işgaliyle zor bir durumda kaldığı zaman Batı ülkeleri, bize silah vermeye korkuyordu. Gerekli silahları ilk olarak Bayraktarları Türkiye'den aldık. Eğer onlar olmasaydı belki de Kıyiv düşecekti. Ama şimdi minnettar olduğumuzu ve verilen desteğin devamını istedik." şeklinde konuştu. "Cevdet Bey özellikle kendisi Kırım Tatar Özerk Cumhuriyeti konusunu açtı. Biz de Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskıy'ın, bizim bu talebimizi desteklediğini söyledik. Ama Ukrayna Anayasası'na göre; savaş zamanında anayasa değişikliği yapmak mümkün değil. Ama yine de Zelenskıy bize manevi olarak daima bu konuda destek veriyor. Türkiye'nin her görüşmede bunun önemli olduğunu hatırlatması bizim için çok önemlidir." diyen Kırımoğlu, Rus esaretindeki siyasi tutsaklar konusunu da ele aldıklarını kaydetti. Kırım Tatar siyasi tutsakların özgürlüğüne kavuşması noktasında Türkiye'nin önemli çalışmalar yürüttüğünü belirten Kırımoğlu, "Ankara'ya tayin edilen Ukrayna Büyükelçisi Nariman Celal'in serbest bırakılması konusunda, bildiğiniz gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan büyük rol oynadı. Putin ile her görüşmesinde onun adını verdi. Ruslar aslında bunu istemiyorlar çünkü Kırım Tatarları serbest kalırsa yarımadadaki direnişin artacağını düşünüyorlar. Bu konuda da elbette, Türkiye'nin desteğinin devamını istiyoruz." ifadelerini kullandı.

Kırımoğlu, Antalya Diplomasi Forumu'nda QHA'ya konuştu: Kırım'da yerli halkın haklarını korumak için uluslararası izleme heyeti kurulması lazım Haber

Kırımoğlu, Antalya Diplomasi Forumu'nda QHA'ya konuştu: Kırım'da yerli halkın haklarını korumak için uluslararası izleme heyeti kurulması lazım

Antalya, dünya ülkelerinden liderlerin, siyasilerin, diplomatların, uzmanların ve gazetecilerin bir araya geldiği foruma dördüncü kez ev sahipliği yaptı. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığının himayesinde Dışişleri Bakanlığının ev sahipliğinde gerçekleşen 4. Antalya Diplomasi Forumu (ADF2025), bu yıl "Ayrışan Dünyada Diplomasiyi Sahiplenmek" ana temasıyla dünya kamuoyunda öne çıkan meseleleri, dış politika cephesindeki acil çözüm bekleyen konuları tartışma ve çözüm üretme imkanı sağladı. Belek'teki NEST Kongre Merkezi'nde düzenlenen ve 140'ı aşkın ülkeden davetlinin yer aldığı foruma, Ukrayna her yıl olduğu gibi üst düzey katılım sağladı. Yine her yıl olduğu gibi Kırım Tatarlarının Milli Lideri, Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, foruma iştirak ederek konuşmaları dinledi, pek çok önemli temasta bulundu. Kırım Haber Ajansı (QHA), 12 Nisan 2025 tarihinde 4. Antalya Diplomasi Forumu marjında çeşitli üst düzey temaslar gerçekleştiren Kırımoğlu'na, gündemdeki önem arz eden konu başlıkları hakkında sorular yöneltti. Kırım Tatarlarının Milli Lideri; forum kapsamında Türkiye Cumhuriyeti yetkilileriyle Kırım Tatarları ve Ukrayna hakkında görüşülen konuları, ABD Başkanı Trump'ın göreve gelmesiyle başlayan adil ve kalıcı bir barışın tesisi noktasındaki tartışmalı müzakere sürecini ve savaşın sona ermesi için atılması gereken adımları QHA'ya değerlendirdi. "KIRIM'DA YERLİ HALKIN HAKLARINI KORUMAK İÇİN ULUSLARARASI BİR İZLEME HEYETİ KURULMASI LAZIM" Dördüncü Antalya Diplomasi Forumu kapsamında yapılan görüşmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye Cumhuriyeti yetkilileriyle temaslarınızda hangi konu başlıklarını ele aldınız?  Her yıl Antalya Diplomasi Forumu'na geliyoruz. Bizim için önemli çünkü burada tüm dünyadan diplomatlar toplanıyor. Özellikle birçok ülkeden dışişleri bakanları ve diğer bazı üst düzey yetkililer... Birçok insanla görüşüp fikir alışverişi imkanı oluyor. Bu kez, Ukrayna heyeti olarak 8 kişi geldik. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'la ayaküstü görüşmüş olduk. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Bey ile de yemekte görüştük. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Bey ile heyetler arası toplantı yaptık. Esas olarak konumuz; savaşın nasıl biteceği, kalıcı ateşkesin nasıl sağlanacağı ve ateşkes olursa Türkiye Cumhuriyeti'nden beklentilerimizin neler olduğu. Kırım'da yerli halkın haklarını korumak için uluslararası bir izleme heyeti kurulması lazım. Bu heyette mutlaka Türkiye'nin bir temsilcisinin olması gerekiyor. Bunları dile getirdik. Türkiye'ye güvenimiz çok büyük. 2014 yılındaki Kırım'ın işgalinden bugüne kadar Türkiye, Kırım Yarımadası'nın Ukrayna toprağı olduğu ve Ukrayna'ya geri verilmesi gerektiği konusundaki pozisyonunu hiç değiştirmedi. Ukrayna 24 Şubat 2022'de Rusya'nın topyekun işgaliyle zor bir durumda kaldığı zaman Batı ülkeleri, bize silah vermeye korkuyordu. Gerekli silahları ilk olarak Türkiye'den aldık. Eğer Bayraktar'lar (Bayraktar TB2 SİHA) olmasaydı belki de Kıyiv düşecekti. Ama şimdi minnettar olduğumuzu ve verilen desteğin devamını istedik. Cevdet Bey özellikle kendisi Kırım'da Kırım Tatar özerk cumhuriyeti konusunu açtı. Türkiye'nin Ukrayna ile her görüşmede bu konuyu hatırlattığını söyledi. Biz de Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskıy'ın, bizim bu talebimizi desteklediğini dile getirdik. Ama Ukrayna anayasasına göre; savaş döneminde anayasa değişikliği yapmak mümkün değil. Fakat yine de Zelenskıy bize manevi olarak daima bu konuda destek veriyor. Türkiye'nin, Ukrayna ile her görüşmede bunu hatırlatması bizim için çok önemlidir. Bunun yanında, hapisteki siyasi tutsaklar konusunu ele aldık. Çünkü, Türkiye'nin Ruslarla bağlantıları var. Gerçekten de, Türkiye'nin bu konuda faydasını gördük. Ankara'ya tayin edilen Ukrayna Büyükelçisi Nariman Celal'in serbest bırakılması konusunda, bildiğiniz gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan büyük rol oynadı. Putin ile her görüşmesinde onun adını verdi. Ruslar aslında bunu istemiyorlar çünkü, Kırım Tatarları serbest kalırsa yarımadadaki direnişin artacağını düşünüyorlar. Bu konuda da elbette, Türkiye'nin desteğinin devamını istiyoruz. "İŞGAL EDİLEN BİR ÜLKEDE REFERANDUM YAPILMASI, KANUNSUZLUĞU BIRAKIN SAVAŞ SUÇUDUR..." Rusya'nın Kırım'ı işgalinin 11. yılı, Ukrayna'daki topyekun savaşın 4. yılına girildi. ABD'nin ateşkes ve barış hususunda yürüttüğü politikayı, Başkan Trump'ın tartışmalı müzakere sürecini nasıl görüyorsunuz? Bu savaşı sona erdirmenin yolu sizce nedir? Yakın zamanda ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un savaşın sona ermesiyle ilgili konuşmasını dinledim. Savaşı bitirmek için toprak meselesinin önemli olduğunu, Ukrayna'nın 5 bölgesinde (Lugansk, Donetsk, Kırım, Zaporijjya ve Herson) Rusya'nın hak iddia ettiğini, orada referandumlar yaptıklarını ve aslında halkın büyük çoğunluğunun Rusça konuştuğunu ve Rusya'yı istediğini söyledi. Bu topraklar, Rusya'ya verilirse savaşın bitirilmesinin kolay olacağını dile getirdi. Hayatımda hiç bu seviyede bir diplomat görmedim (!). Sen koca bir ülkenin, demokratik bir ülkenin diplomatı olarak nasıl böyle cahilce konuşabiliyorsun? Birleşmiş Milletler tüzüğünü okumadın mı? İkinci maddede, devletlerin sınırlarının bozulamayacağı hükmü yer alıyor. Toprak bütünlüğüne saygı duyulması lazım. İkinci olarak, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu bu hususta birçok karar aldı. Bu uluslararası kamuoyunun tanımadığı sözde referandumları nasıl kabul edebilirsin? İşgal edilen bir ülkede referandum yapılması, kanunsuzluğu bırakın savaş suçudur.  Trump'ın hükumeti, böyle davranacaksa ABD'den beklentilerimiz düşük ama gerçeği de söylemek gerekir. Ukrayna'ya en çok maddi desteği ve silah yardımını onlar yaptı. Tabii, Trump iktidara gelince Avrupa ülkeleri de biraz canlandı. "ABD'nin verdiği yardımı biz vereceğiz" dediler. Ama, Avrupa'nın da gücü sınırlı. Eğer, ABD Patriot hava savunma sistemini ve istihbarat desteğini vermeseydi Ukrayna'nın durumu daha zor olacaktı. Fakat, şimdi bunu elinde bir koz olarak kullandığını düşünen Trump yönetimi, Ukrayna devletine şantaj yapmaya çalışıyor. Ülkenin doğal kaynaklarını istiyor. Verilen yardımları, borç olarak göreceğini söylüyor. Bu gerçekten borç mu? 1994 yılında ABD'nin baskısıyla Ukrayna nükleer silahlarından vazgeçti. ABD, bizim toprak bütünlüğümüz, bağımsızlığımız için garantör olmuştu. Yani şimdi biz bunları geri almak istiyoruz ve bu yüzden ABD'ye borçlu oluyoruz. Bu doğru değil. Sonuç olarak, bu savaşın nasıl çözüleceğini tahmin etmek zor. "SAVAŞIN DEVAM EDİP EDEMEYECEĞİ TEK BİR ADAMA BAĞLI: PUTİN..." Uluslararası kuruluşlar Ukrayna'nın toprak bütünlüğü ve egemenliği için bir dizi karar alıyor. Rusya'yı kınayan açıklamalar yapıyor. Ancak bunlar Rusya'yı ve Putin'i durdurmaya yetmiyor. Bunlar dikkate alındığında Kremlin'i durdurmak için ne yapmak gerekiyor? Diplomasi yeterli olacak mı? Rusya, öyle bir devlettir ki, sözden laftan anlamaz. Rusya ile bir anlaşma imzalayabilirsiniz ama 1994 Budapeşte Memorandumu gibi yarın bir gün onu bozabilir. Aslında bu savaşın devam edip edemeyeceği tek bir adama bağlı: Putin. O, çok iyi biliyor ki; savaş biterse iktidarını da kaybedecek. Onun için ne pahasına olursa olsun, fiyatı ne olursa olsun savaşı devam ettirecektir. Şu ana kadar 930 binden fazla Rus askeri öldürüldü veya yaralandı. Ama Putin her gün insanları, ölüme gönderiyor. Her gün 1500'den fazla insanı ölüyor. Ama bunlar Putin için ehemmiyet arz eden şeyler değil. Yerine yenileri gelecek... Kendi insanları yetmedi, Kuzey Kore'den paralı asker aldı ve onları ölüme gönderdi. Son olarak, bu da yetmedi Çin'den asker getirdi. Şunu söylemek istiyorum, Rusya ile anlaşma yapmanın hiçbir manası yoktur. Rus rejimi tamamen yıkıldıktan sonra, son Rus imparatorluğu bütünüyle dağıldıktan sonra olumlu adımlar atılabilir ve çözüm gelebilir. "ABD, BU YIL KIRIM PLATFORMU'NA KATILMAYABİLİR" Son olarak, dünya kamuoyunu bir araya getiren küresel sorunların tartışılmasını sağlayan toplantıların büyük önemi var. Rusya'ya uygulanan uluslararası baskıyı artırmak için başlatılan Kırım Platformu Zirvesi'nin önemi hakkında neler söylersiniz? Aslında bana göre; onun adı Kırım Tatar Platformu olmalı. Çünkü esas konu, yerli halkın durumu. Kırım Platformu Zirvesi'ne cumhurbaşkanları ve dışişleri bakanları iştirak ediyor. Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne ve egemenliğine destek veriyorlar. Mutlaka, Kırım'ın Rus işgalcilerden temizlenmesi gerektiğini vurguluyorlar. Bu bizim için çok önemli ve olumlu bir gelişme. Hem de her yıl katılımcıların sayısı artıyor. Ancak, şu anda ABD Başkanı Trump'ın Ruslara yakınlaşmaya çalıştığı görülüyor. Belki de bu sene yapılacak olan Kırım Platformu'na katılmayacaklar. Ukrayna Savunma İrtibat Grubu Ramstein Toplantısı'na şu anda ABD iştirak etmiyor. Orada bütün NATO ülkeleri ve İskandinav ülkeleri, Ukrayna'ya nasıl yardım edileceğini konuşuyor ve önemli kararlar alıyor. Ancak, Amerika Birleşik Devletleri buna katılmıyor...

Ukrayna Dışişleri Bakanı Sıbiha, ADF 2025 "Avrupa Güvenliği, Kritik Dönemeçte" panelinde konuştu: Kırım, Ukrayna'dır Haber

Ukrayna Dışişleri Bakanı Sıbiha, ADF 2025 "Avrupa Güvenliği, Kritik Dönemeçte" panelinde konuştu: Kırım, Ukrayna'dır

Dördüncü Antalya Diplomasi Forumu (ADF-2025), "Ayrışan Dünyada Diplomasiyi Sahiplenmek" temasıyla ikinci gün oturumları ile devam ediyor. 12 Nisan 2025 tarihinde "Avrupa Güvenliği, Kritik Dönemeçte (360)" başlıklı panelde Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha önemli demeçler verdi. Panelde; Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha'nın yanı sıra Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Kemal Bozay, Birleşik Krallık Avrupa ve Kuzey Amerikadan Sorumlu Devlet Bakanı Stephen Doughty, Hırvatistan Dış ve Avrupa İşleri Bakanı Gordan Grlic Radman, Finlandiya Dış ve Güvenlik Politikası Direktörü Outi Holopainen ve NATO Genel Sekreterinin Siyasi İşler ve Güvenlik Politikasından Sorumlu Yardımcı Vekili Javier Colomina konuşma yaptı. "UKRAYNA GÜVENLİĞİ VE AVRUPA GÜVENLİĞİ BİRBİRİNDEN AYRILAMAZ" Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha, ilk olarak moderatörün Avrupa güvenliği hususundaki sorusuna yanıt verdi. Bakan Sıbiha, Ukrayna'nın tam ateşkesi destekleyip kabul edeli bir ay olduğunu hatırlattı. Bakan Sıbiha, buna rağmen Rusya'nın savaşmaya ve teröre devam ettiğini vurguladı. Rusya'nın ateşkes konuşulduktan sonra bile sivilleri ve altyapı tesislerini vurmayı sürdürdüğünü kaydeden Sıbiha, "Bu saldırılar açık bir şekilde dünyaya kimin barışı kimin ise savaşı istediğini gösteriyor. Ukrayna güvenliği ve Avrupa güvenliğini birbirinden ayrılmaz bir ikili. Bu yüzden de, Ukrayna, Avrupa güvenliğinin geleceğini şekillendiriyor sadece Avrupa'yı değil Transatlantik güvenliğini de. Avrupa güvenliği, Asya, Afrika ve Ortadoğu için de önemli. O yüzden bunlar birbirine bağlantılı konular" açıklamasını yaptı. Andriy Sıbiha, Rusya'nın uluslararası hukuku hiçe sayan tavrı hakkında ise "Rusya, Helsinki Senedi'nin 10 ilkesini ihlal etmiş durumda. Bu sene, aynı zamanda BM Şartı'nın da 80. yılı. Bunu neden söylüyorum? Çünkü uluslararası hukuk, uluslararası hukuktur. Basit bir beyan, bildirge, söz değildir. Ukrayna, 24 Şubat 2022'de bu uluslararası sistemin artık işlerliğinin olmadığının bir kanıtı oldu. Bu yüzden, bu sistem adil değil ek destek araçlarına, reformlara ihtiyacımız var. BM'nin reforme edilmesi gerekiyor. Aynı zamanda, insancıl hukukun da, Cenevre Sözleşmesinin de güncellenmesi gerekiyor" dedi. "DÜNYANIN FARKLI COĞRAFYALARINDA ZALİMANE ŞEYLER OLUYOR" Bakan Sıbiha, Rusya'nın 24 Şubat 2022 tarihinde Ukrayna'da başlattığı topyekun işgal girişimi ve saldırıların sona ermesi ve kalıcı, adil bir barışa ulaşılması hususunda ise şöyle konuştu: "Sadece Ukrayna'da değil dünyanın farklı coğrafyalarında zalimane şeyler oluyor, Suriye'de mesela. Bu nedenle, Cenevre Sözleşmesini güncellememiz gerekiyor. Ukrayna olarak, böyle acı bir savaş deneyimimiz olmasına rağmen biz katkı sağlamaya hazırız. Şimdi barış konusuna gelelim. Ukrayna barış istiyor, biz bu savaşı sonlandırmak istiyoruz. Bu yıl sonlandırmak istiyoruz ama şu da önemli, bunu manipüle etmemek gerekiyor adil ve kapsamlı bir barış istiyoruz. Bu aynı zamanda insana yaraşır bir barış ve onurluluk demek. 'Ukrayna'da savaş nasıl bitecek?' sorusunun cevabı, Avrupa güvenlik mimarisine bağlı. Avrupa'daki her bir ailenin güvenliğine bağlı. Bu yüzden de adil ve kapsayıcı bir barışa ulaşmak temel bir meseledir." "UKRAYNA, BAĞIMSIZLIĞI VE TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ PAHASINA OLACAK GİRİŞİMLERİ KABUL ETMEYECEKTİR" Moderatörün, "Mevcut şartlara bakıldığında, siyasi bir çözüme, ateşkese nasıl ulaşacaksınız? Rusya'nın ve ABD'nin nasıl durduğu belli..." sorusuna Ukrayna Dışişleri Bakanı, "(Ateşkesin) Tarifi, çok belli aslında ABD'den angajman ve liderlik. Rusya tarafının saldırılarının ne pahasına olduğunun bilinmesi ve Ukrayna'nın desteklenmesi gerekiyor" şeklinde yanıt verdi. Bakan Sıbiha ayrıca, "Müttefik tedariği noktasında bağımlı olmamamız gerekiyor. Savunma sanayi kapasitemizi 6 kat artırdık. Ukrayna üyeliği, NATO için sadece gündemde olmamalı" açıklamasını yaptı. Ukrayna'daki topyekun savaş adil bir şekilde sonlanmazsa eğer bunun bedelini herkesin ödeyeceğini söyleyen Bakan Sıbiha, "Bu savaşı, adil ve kapsayıcı bir barışla sonlandırmazsak, herkesin ödeyeceği bedel çok daha yüksek olacak. Şimdi, Ukrayna halkı bu bedelin en yükseğini Rusya saldırısı nedeniyle ödüyor. Savaşın, bir gününün bize bedeli 220 milyon dolar, Rusya için 1 milyar dolar. Ukrayna, hiçbir zaman bağımsızlığı, egemenliği, güvenliği ve toprak bütünlüğü pahasına olacak girişimleri kabul etmeyecektir" dedi. "KIRIM UKRAYNA'DIR, BUNUN ALTINI ÇİZMEK İSTİYORUM" Ukrayna Dışişleri Bakanı Sıbiha, konuşmasının bu anında kendisini dinleyenler arasında yer alan Kırım Tatar halkının milli lideri, Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu'na dönerek, "Mustafa Bey'i tebrik etmek istiyorum. Kendisi dayanıklılığın, direncin bir göstergesi çünkü Kırım Ukrayna'dır, bunu altını çizmek istiyorum" ifadelerini kullandı. Bunun üzerine salondakiler ve konuşmacılar Kırımoğlu'nu alkışladı. Ukrayna Dışişleri Bakanı Sıbiha, Antalya Diplomasi Forumu'nda "Kırım, Ukrayna'dır" dedi ve Kırımoğlu'nu alkışlattı 4'üncü Antalya Diplomasi Forumu'nda "Avrupa Güvenliği, Kritik Dönemeçte" panelinde konuşan Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha, "Kırım Ukrayna'dır, bunun altını… pic.twitter.com/rGQN3lUmHo — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) April 12, 2025

Antalya Diplomasi Forumu başladı: Kırımoğlu ve KTMM heyeti katılımcılar arasında Haber

Antalya Diplomasi Forumu başladı: Kırımoğlu ve KTMM heyeti katılımcılar arasında

Dünya liderleri ve diplomasi çevreleri bugün Antalya'da bir araya geldi. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın himayelerinde ve Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığının ev sahipliğinde, 11-13 Nisan 2025 tarihlerinde gerçekleştirilecek olan Antalya Diplomasi Forumu'nun (ADF2025) dördüncüsü Belek Turizm Bölgesi'ndeki NEST Kongre Merkezi'nde başladı. Forumun bu yılki teması olan “Ayrışan Dünyada Diplomasiyi Sahiplenmek”, küresel bölünmelerin arttığı bir ortamda diplomasinin istikrar kazandırıcı bir güç olarak kendisini yeniden kabul ettirmesine duyulan acil ihtiyacı yansıtıyor. 4. ANTALYA DİPLOMASİ FORUMU BAŞLADI 20’yi aşkın devlet ve hükumet başkanı, 50’den fazlası dışişleri bakanı olmak üzere 70’i aşkın bakan, yaklaşık 60 üst düzey uluslararası kuruluş temsilcisinin yanı sıra aralarında öğrencilerin de bulunduğu 4 bini aşkın katılımcının yer aldığı foruma; Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha, Kırım Tatarlarının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy tarafından Ankara Büyükelçisi olarak göreve getirilen Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkan Yardımcısı ve eski siyasi tutsak Nariman Celâl, Ukrayna Milletvekili, Ukrayna-Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Eş Başkanı ve KTMM Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz, Ukrayna Milletvekili Mıkola Knyajıtskıy Kırım Millî Varlık Vakfı Başkanı Lenur Mambetov da katılıyor. Forumun açılış konuşmasını Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yapması beklenirken; iklim değişikliği, terörle mücadele, insani yardım, dijitalleşme, gıda güvenliği ve yapay zeka gibi küresel gündemin öne çıkan başlıklarının ele alınacağı belirtiliyor. #ADFMoments ????️#ADF2025#MEET4DIPLOMACY pic.twitter.com/d1L1N1FotP — Antalya Diplomacy Forum (@AntalyaDF) April 11, 2025

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.