SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Afrika

QHA - Kırım Haber Ajansı - Afrika haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Afrika haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Zelenskıy: Rusya’yı durdurmak birçok savaşı durdurmak demektir Haber

Zelenskıy: Rusya’yı durdurmak birçok savaşı durdurmak demektir

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy (Volodimir Zelenskiy), i24NEWS kanalına verdiği mülakatta, Rusya’nın küresel istikrarsızlığın merkezinde olduğunu vurguladı. Zelenskıy, Rusya’nın Orta Doğu, Afrika ve Avrupa’daki yayılmacı emellerinin engellenmesinin, dünya genelindeki pek çok çatışmayı sona erdireceğini belirtti. Cumhurbaşkanı Zelenskıy, Rusya’nın dört yılı aşkın süredir devam eden geniş çaplı işgal süresince tehlikeli bir tecrübe kazandığına dikkat çekti. Rusya'nın bu süreçte sadece savaş alanı bilgisi değil, aynı zamanda yeni teknolojiler ve uzun süreli kara savaşı deneyimi ile askerî-endüstriyel bir temel geliştirdiğini ifade etti. Bu birikimin küresel etkileri olduğunu kaydeden Zelenskıy, Rusya’nın müttefiklik ilişkilerini şu sözlerle özetledi: Rusya’nın Orta Doğu’da çıkarları var; Suriye rejimi ile müttefikti, bugün de İran ve Kuzey Kore rejimlerinin müttefiki olmaya devam ediyor. Aynı zamanda Avrupa Birliği’nin birliğini bozma hedefinden de vazgeçmiş değil. “ORTA DOĞU SALDIRILARA KARŞI TAM HAZIR DEĞİL” Zelenskıy, İran rejiminin baskı altındayken bile misilleme yapabildiğini belirterek, Orta Doğu ülkelerinin bu tür kitlesel saldırıları püskürtmek için tamamen hazır olmadığını belirtti. Ukrayna’nın mücadelesinin sadece kendi toprakları için değil, küresel bir barış için olduğunu vurgulayan Zelenskıy, "Rusya'yı durdurmak, dünyanın farklı bölgelerindeki birçok savaşı durdurmak anlamına gelir." dedi.

Gana’dan Rusya’ya: Vatandaşlarımızı askerliğe almayı durdurun! Haber

Gana’dan Rusya’ya: Vatandaşlarımızı askerliğe almayı durdurun!

Bloomberg’in, Gana Dışişleri Bakanı Samuel Okudzeto Ablakwa'ya dayandırdığı haberine göre, Gana hükûmeti Rusya’dan vatandaşlarının Rus ordusuna alınmasının durdurulmasını talep etti. Bakan Ablakwa, başkent Akra’nın Kremlin ile Gana vatandaşlarının Rus ordusuna katılımını imkânsız kılacak mekanizmalar üzerinde “sert müzakereler” başlatmayı planladığını söyledi. Ablakwa, Rus tarafının şu ana kadar resmi bir yanıt vermediğini belirterek, “Onlarla daha fazla temas kurmamız gerekiyor.” ifadelerini kullandı. Bakan ayrıca, 272 Ganalının Rusya safında savaştığını, bunlardan 55’inin hayatını kaybettiğini ve iki kişinin esir düştüğünü açıkladı. UKRAYNA'NIN İSTİHBARAT VERİLERİ Ukrayna istihbaratının paylaştığı verilere göre, Rusya safında 36 Afrika ülkesinden bin 780’den fazla Afrikalı savaşçı bulunuyor. Ablakwa, yabancı savaşçılara yıllık 30 ila 40 bin dolar arasında maaş vaat edildiğine dair ön bilgiler bulunduğunu aktardı. KENYA VE GÜNEY AFRİKA’DAN AÇIKLAMALAR Öte yandan Kenya ve Güney Afrika, Rus ordusuyla sözleşme imzalayan bazı vatandaşlarının ülkelerine geri döndüğünü açıklayarak, kimi kişilerin hizmet koşulları konusunda yanıltıldığını bildirmişti. Buna karşın daha önce yaklaşık bin Kenya vatandaşının, Ukrayna’ya karşı savaşta Rusya safında yer almak üzere yasa dışı şekilde askere alındığına dair haberler kamuoyuna yansımıştı. Bu durum, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşta yabancıların katılımını sağlamak amacıyla aldatıcı yöntemler, sahte iş ilanları ve insan ticareti şüphesi taşıyan ağlar kullandığı yönündeki iddiaların gündeme gelmesine ve söz konusu iddiaların araştırılmasına neden oldu.

Kırım Derneği ve Anda Derneğinden Ukrayna için güç birliği Haber

Kırım Derneği ve Anda Derneğinden Ukrayna için güç birliği

Ukrayna’da devam eden savaşın yol açtığı insani krizin etkilerini hafifletmek amacıyla, Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği ile Anda İnsani Yardım ve Arama Kurtarma Derneği arasında işbirliği protokolü imzalandı. Protokol, 17 Şubat 2026 tarihinde taraflar arasında gerçekleştirilen görüşmelerin ardından resmiyet kazandı. MAĞDURLAR İÇİN TÜRKİYE ÇAPINDA SEFERBERLİK Kırım Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin ve Anda Derneği Başkanı Okan Tosun tarafından imzalanan protokol, Ukrayna'da savaşın pençesinde hayatta kalma mücadelesi veren mazlum ve mağdur sivillere yönelik yardım faaliyetlerini kapsıyor. Söz konusu iş birliği ile Türkiye genelinde büyük çaplı kampanyalar düzenlenerek gıda, giyim ve tıbbi malzeme desteği sağlanması hedefleniyor. UKRAYNA'DA KRİTİK EŞİK: BARINMA VE ISINMA SORUN Son aylarda yoğunlaşan hava saldırıları nedeniyle barınma, ısınma ve iaşe yetersizliğinin had safhaya vardığı Ukrayna'da durum insani kriz seviyesine gelmek üzere. Ukrayna'da savaşın başladığı ilk aylarda Türkiye'den önemli miktarda yardımı Ukrayna’ya ulaştıran Anda Derneği, Afganistan, Irak, Suriye, Gazze ve Afrika'da önemli yardım organizasyonları icra ediyor ve okul, yetimhane, eğitim ve kültür merkezleri, aşevleri hizmetleri veriyor. DETAYLAR YAKINDA AÇIKLANACAK İki dernek tarafından yürütülecek yardım çalışmalarının lojistik detayları, bağış kanalları ve kampanya takvimi yakın zamanda kamuoyu ile paylaşılacak. Protokol, Türkiye'deki Kırım Tatar diasporasının anavatanları ve Ukrayna halkı ile olan sarsılmaz dayanışmasını bir kez daha teyit etmiş oldu.

Küresel Kırım Konferansı: Afrikalı gazetecilere işgal altındaki Kırım’da yaşanan durum aktarıldı Haber

Küresel Kırım Konferansı: Afrikalı gazetecilere işgal altındaki Kırım’da yaşanan durum aktarıldı

Ukrayna’nın başkenti Kıyiv'de bu yıl üçüncüsü düzenlenen "Küresel Kırım: Ukrayna'yı Güney Üzerinden Anlamak" (Crimea Global. Understanding Ukraine through the South) başlıklı uluslararası konferans kapsamında Nijerya, Güney Afrika ve Mısır’dan gelen gazeteciler, Ukraynalı hak savunucuları ve yetkililerle bir araya geldi. Görüşmede Rus işgali altında bulunan Ukrayna topraklarındaki insan hakları ihlâlleri, Kırım’daki baskılar, Ukrayna’nın uluslararası desteğe duyduğu ihtiyaç ve Afrika ülkeleriyle iş birliğinin önemi ele alındı. Toplantıya Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Temsilcisi Olha Kurışko, Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Temsilcisi Yardımcısı Denıs Çıstikov, Ukrayna Askeri Ombudsmanı Olga Reşetılova, Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov ile gazeteci ve eski esir Dmıtro Hılyuk katıldı. Oturumun moderatörlüğünü İnsan Hakları Medya Girişimi Başkanı ve “Küresel Kırım Konferansının” eş organizatörü Maria Tomak yaptı. ULUSLARARASI DESTEĞİN ÖNEMİ Toplantıda konuşan Olha Kurışko, Rus saldırganlığından etkilenen insanların haklarını koruma konusunda uluslararası desteğin hayati önem taşıdığını belirtti. Ukrayna ile Afrika ülkeleri arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Kurışko, “Ancak ortak çabalarla istikrar ve adalete ulaşabiliriz” dedi. UKRAYNALI SAVAŞ ESİRLERİNİN DURUMU Gazeteci ve eski esir Dmıtro Hılyuk, Rusya tarafından esir tutulan Ukraynalı askerlerin ve sivillerin durumu hakkında bilgi verdi. Rus esaretinde yaşadıklarını, esirlerin maruz kaldığı fiziksel ve psikolojik baskıyı anlatan gazeteci, Rus propagandasının Ukraynalı savaş esirlerini etkilemediğini, onların psikolojik baskıya rağmen ilke ve kararlılıklarını korumaya çalıştıklarını kaydetti. KIRIM’DAKİ BASKILAR Rus işgali altında olan Kırım’daki baskılar hakkında bilgi veren KTMM Başkanı Refat Çubarov, Rus işgalinin Kırım’da Ukrayna ve Kırım Tatar dillerinin eğitim sisteminden silinmesine yol açtığını ifade etti. Ayrıca Çubarov, Rusya’nın Kırım Tatarlarını uydurma “terör” suçlamalarıyla hedef aldığını, telefon ve e-posta takibinden cami dinlemelerine kadar çeşitli yöntemlerle toplum üzerinde baskı kurduğunu aktararak işgalcilerin baskıları ve zorunlu seferberlik tehdidi nedeniyle yaklaşık 50 bin Kırım Tatarının Kırım'ı terk etmek zorunda kaldığını belirtti.

Çin, ABD yaptırımları nedeniyle Rus petrolü alımını durdurdu! Haber

Çin, ABD yaptırımları nedeniyle Rus petrolü alımını durdurdu!

ABD'nin Rusya'nın en büyük petrol şirketleri Rosneft ve Lukoil'e yaptırım uygulaması üzerine, Çinli devlet petrol devlerinin deniz yoluyla Rus petrolü alımlarını askıya aldığı bildirildi. Karar, Rusya'nın en büyük iki müşterisinden gelen talepte keskin bir düşüş yaşanmasına neden olacak. Reuters haber ajansının ticaret kaynaklarına dayandırdığı özel haberine göre, Çinli ulusal petrol şirketleri PetroChina, Sinopec, CNOOC ve Zhenhua Oil, ABD'nin Rosneft ve Lukoil'e yönelik yaptırımları nedeniyle deniz yoluyla Rus petrolü tedarikini askıya aldı. Karının, deniz yoluyla Rus petrolünün en büyük alıcısı olan Hindistan'daki rafinerilerin de yaptırımlara uymak için Rusya'dan ham petrol ithalatını önemli ölçüde azaltmaya hazırlandığı bir dönemda alınması ise dikkat çekti. RUSYA'NIN GELİRLERİ BASKI ALTINDA Rusya'nın en büyük iki müşterisinden gelen talepteki bu keskin düşüşün, Moskova'nın petrol gelirleri üzerinde baskı yaratması bekleniyor. Ayrıca, dünyanın en büyük ithalatçılarının alternatif tedarik kaynaklarına yönelmesiyle küresel petrol fiyatlarının yükselmesine yol açabileceği belirtiliyor. Kaynaklar, Çin devlet şirketlerin, yaptırımlarla ilgili endişeleri nedeniyle en azından kısa vadede deniz yoluyla Rus petrolü ticaretinden uzak duracağını ifade etti. Sinopec'in ticaret kolu olan Unipec'in, Rusya'nın önde gelen petrol şirketleri ve gölge filosu gemilerinin yanı sıra Çinli bazı kuruluşların da yaptırım kapsamına alınmasının ardından geçen hafta Rus petrolü alımını durdurduğu öğrenildi. BAĞIMSIZ RAFİNERİLER VE BORU HATTI DURUMU Çin, deniz yoluyla günde yaklaşık 1,4 milyon varil Rus petrolü ithal ediyor olsa da, bunun büyük bir kısmı bağımsız rafineriler tarafından satın alınıyor. Ticaret uzmanları, bağımsız rafinerilerin de yaptırımların etkisini değerlendirmek için alımlarına kısa bir ara verebileceğini, ancak uzun vadede Rus petrolü alımına devam etmeyi düşüneceklerini belirtti. Öte yandan, Çin'in boru hattı aracılığıyla ithal ettiği günlük yaklaşık 900 bin varil Rus petrolünün tamamı PetroChina'ya gidiyor. Ticaret kaynakları, bu boru hattı tedarikinin yaptırımlardan büyük ölçüde etkilenmeyeceğini düşünüyor. Analistler, Çin ve Hindistan'ın Rusya dışındaki arz kaynaklarına yöneleceğini ve bu durumun Orta Doğu, Afrika ve Latin Amerika'dan gelen petrollerin fiyatlarını yukarı iteceğini öngörüyor.

Rusya'nın Suriye'deki askerî  üslerini kaybetmesi, Afrika politikasına darbe niteliğinde Haber

Rusya'nın Suriye'deki askerî üslerini kaybetmesi, Afrika politikasına darbe niteliğinde

Suriye'de 8 Aralık 2024 günü, Rusya, İran ve bölücü terör örgütü destekli savaş suçlusu Beşşar Esed rejimi tarihe karıştı. Ülkede kesintisiz olarak 53 yıldır iktidarda olan Beşşar Esed ve babası Hafız Esed ile 61 yıldır ülkeyi yöneten Baas Partisi, pek çok katliam ve zulme imza atmıştı. En büyük destekçisi savaş suçlusu Rusya Federasyonu'nun desteğini çekmesinin ardından Esed rejimi ortada kaldı. 27 Kasım'dan beri ilerleyişini sürdüren Suriyeli muhalifler, 8 Aralık'ta Şam'a ulaşarak zaferi ilan etti. REJİMİN DÜŞÜŞÜ RUSYA'NIN AFRİKA'DAKİ FAALİYETLERİNİ ETKİLİYOR Esed rejiminin düşüşü, müttefiki Rusya'nın da bölgede izlediği politikaları derinden etkileme gücüne sahip. Amerikan Savaş Araştırmaları Enstitüsü (ISW), 8 Aralık'ta Suriye'deki son gelişmeler hakkında yayımladığı raporda; Rusya'nın Suriye'de bulunan askerî üslerini kaybetmesinin Afrika üzerindeki politikalarını etkileyeceğini belirtti. Raporda, "Suriye'deki Rus üslerinin kaybının Rusya'nın küresel askeri operasyonları ve Afrika'da faaliyet gösterme kabiliyeti üzerinde önemli etkileri olacaktır" ifadelerine yer verildi. Rusya'nın Tartus'taki deniz üssünü Akdeniz'de güç projeksiyonu yapmak, NATO'nun güney kanadını tehdit etmek ve Karadeniz'deki varlıklarını Akdeniz'e bağlamak için kullandığını belirten ISW, Rusya'nın üs kaybının oluşturacağı etkileri, "Rusya'nın lojistiğini, ikmal çabalarını ve Afrika Kolordusu rotasyonlarını sekteye uğratacak, özellikle de Libya ve Sahra altı Afrika'daki operasyonlarını ve güç projeksiyonunu zayıflatacaktır" şeklinde tespit etti. ISW, Rusya'nın Suriye'de aldığı darbe ile Libya ve Sudan'daki varlığından yararlanmak isteyebileceğini aktardı. Raporda, konuyla ilgili olarak, "Rusya alternatif olarak Libya ya da Sudan'daki varlığından yararlanmak isteyebilir ancak bu ülkelerle resmi anlaşmaların olmaması ve yetersiz altyapıları onları bu konuda başarısız kılacaktır" ifadeleri yer aldı.  SURİYE'DE 61 YILLIK BAAS REJİMİ ÇÖKTÜ Suriye'de 1963'ten bu yana iktidarda olan Baas Partisi, 8 Aralık 2024 tarihi itibarıyla tarihe karıştı. Suriye devlet televizyonu, Rus yanlısı ve savaş suçlusu Beşşar Esed'in devrildiğini ve hapisteki tüm tutsakların serbest kaldığını ifade etti. Suriye halkı, Baas rejiminin devrilmesinin ardından Hafız Esed'in heykellerini tek tek yıkıyor! pic.twitter.com/zKAZeZ7MIN — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) December 8, 2024 Suriye'nin kuzeyindeki Halep ilinin batı kırsalında 27 Kasım'da Esed rejimi güçleriyle rejim karşıtı silahlı gruplar arasında çatışma başlamıştı. 30 Kasım'da Halep'in merkezinin büyük bölümünü rejim güçlerinden alan rejim karşıtı gruplar, aynı gün tüm İdlib genelinde hakimiyet sağlamıştı. Gruplar, şiddetli çatışmaların ardından 5 Aralık'ta Hama kent merkezini rejim güçlerinden almıştı. Rejim karşıtı gruplar, başkent Şam'a açılan stratejik önemdeki Humus ilinin bazı yerleşim yerlerini ele geçirerek burada ilerlemeye başlamıştı. Suriye'nin Ürdün sınırındaki Dera ilinde 6 Aralık'ta operasyon başlatan askeri muhalifler, çatışmaların ardından il merkezini rejim güçlerinden geri almıştı. Suriye Milli Ordusu'nun Halep kırsalında 1 Aralık'ta terör örgütü PKK/YPG'ye karşı başlattığı Özgürlük Şafağı Operasyonu'nda ise Tel Rıfat ilçe merkezi, terörden kurtarılmıştı. Esed rejimi güçleriyle 27 Kasım'dan bu yana çatışan Heyet Tahrir Şam'ın (HTŞ) başını çektiği rejim karşıtı gruplar, Humus'un dış mahallelerinden Sanayi ve Kusur'a girmelerinin ardından iç kesimlere doğru ilerlemeyi sürdürdü. Gruplar, Humus'taki Meşrefe, Kefernan, Tulul Humur, Zeytune, İzeddin ve Aydun köylerini de rejim güçlerinden aldı. Ardından Şam'a yürüyen muhalifler, başkentte idareyi ele aldı. Esed'in sarayı, Başbakanlık ve bakanlıklar da dahil olmak üzere muhalifler tüm kurumlarda hakimiyet kurdu.

Çin Afrika'daki borç diplomasisinde yeni bir hamle daha yaptı Haber

Çin Afrika'daki borç diplomasisinde yeni bir hamle daha yaptı

Çin devleti idaresindeki şirketler, son yıllarda yatırım bahanesiyle Afrika ülkelerindeki hegamonyasını güçlendirmeye devam ediyor. Çin hükumeti, son 5 yılda Afrika ülkelerine 150 milyar dolardan fazla borç verdi. Böylece borcunu ödeyemeyen ülkelerin limanları, madenleri ve üsleri Çin'in eline geçiyor. 2023’TE YEDİ YIL SONRA İLK ARTIŞ Çin’in Afrika’ya sağladığı yıllık kredi miktarı 2023 yılında 4.61 milyar doları buldu. Bu rakam, 2016’dan bu yana ilk kez yıllık bazda artış gösterdi. 2012-2018 yılları arasında, Afrika’nın Çin’den aldığı yıllık kredi miktarı 10 milyar doların üzerindeydi. 2016 yılında 28.4 milyar dolarla zirveye ulaşan bu miktar, ardından düşüşe geçti. COVID-19 pandemisi sonrası ise büyük bir azalma yaşandı. Ancak 2023’te, kredi miktarındaki bu yeniden artış dikkat çekti. ÇİN’İN YENİ KREDİ STRATEJİSİ: ENERJİ SAHASI  2023 yılı itibarıyla, Çin’in Afrika’ya verdiği kredilerin yaklaşık yüzde 10’u güneş enerjisi ve hidroelektrik projelerine ayrıldı. Bu, Çin’in yenilenebilir enerjiye olan ilgisini artırdığını ve kömürle çalışan santrallere olan yatırımını azalttığını gösteriyor. Ayrıca, Çin’in riskleri azaltmak amacıyla daha çok bölgesel ve ulusal finans kurumlarına kredi sağladığı belirtildi. Böylelikle Çin, Afrika kıtasını kendi enerji sahasına dönüştürdü. 23 YILDA 182 MİLYAR DOLAR 2000-2023 yılları arasında Çin, Afrika’nın 49 ülkesine ve yedi bölgesel kuruluşa toplam 18 milyar 228 milyon dolar kredi sağladı. Bu kredilerin büyük kısmı enerji, ulaşım ve bilgi iletişim teknolojileri (ICT) sektörlerine yönelikti. Çin’in 2019’dan itibaren borç verme politikasını sıkılaştırması, pandemi ile hız kazandı. ÇİN’İN AFRİKA’DAKİ YENİ EKONOMİK STRATEJİSİ Pandemi sonrası Çin, Afrika’daki yatırımlarını artırdı. 2023 yılında Afrika’ya yapılan yatırımlar, yüzde 114 oranında artış gösterdi ve bu yatırımların büyük kısmı maden sektörüne yöneldi. Çin, Afrika’nın doğal kaynaklarını değerlendirme ve kendi ekonomik toparlanmasını destekleme stratejisini sürdürdü. STRATEJİK ALANLAR ÇİN'İN ELİNE GEÇİYOR Çin’in Afrika ülkelerine borç verme stratejisi, bu ülkeleri borç bataklığına sürüklemekle eleştiriliyor. Çin’in ‘kazan-kazan’ yaklaşımı, gerçek anlamda bir işbirliği mi yoksa eski sömürgeci ilişkilerin yeni bir biçimi mi olduğu konusunda tartışmalar sürüyor. Uzun süredir Afrika’da varlığını sürdüren Çin, daha önce verdiği kredileri ödeyemeyen Afrika ülkelerinin stratejik alanlarını işgal ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.