SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ahmed Cevad

QHA - Kırım Haber Ajansı - Ahmed Cevad haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ahmed Cevad haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Ruhi Ersoy'dan Türk dünyasına Ahmed Cevad mesajı: "Ortak hafıza devlet politikası olmalı" Haber

MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Ruhi Ersoy'dan Türk dünyasına Ahmed Cevad mesajı: "Ortak hafıza devlet politikası olmalı"

Fatma Nur Sarıcaoğlu QHA/Ankara Azerbaycan Millî Marşı’nın ve “Çırpınırdı Karadeniz” şiirinin yazarı Ahmed Cevad’ın 89. ölüm yıl dönümünde Kırım Haber Ajansına (QHA) konuşan Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Başdanışmanı ve Ahmed Cevad Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ruhi Ersoy, Azerbaycanlı şairin Türk dünyasının bağımsızlık ve birlik ülküsünü temsil eden eylemci bir aydın olduğunu belirterek, ortak kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılması için devlet politikalarının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Ahmed Cevad’ın yalnızca güçlü bir şair değil, aynı zamanda fikirlerini eylemleriyle ortaya koyan bir aydın olduğunu belirten Ersoy, onun Türkiye ile Azerbaycan arasındaki tarihî ve kültürel bağların güçlenmesinde önemli bir rol oynadığını ifade etti. “AHMED CEVAD, TÜRK DÜNYASININ HER YERİNİ AYNI GÖREN BİR AYDINDI” Ahmed Cevad’ın 20. yüzyılın başlarındaki Türk dünyasının bağımsızlık mücadelesi içerisinde özel bir yere sahip olduğunu belirten Ersoy, şairin kendisini yalnızca Azerbaycan’la sınırlı görmediğini, bütün Türk dünyasını ortak bir aidiyet çerçevesinde değerlendirdiğini söyledi. Ersoy, Ahmed Cevad’ın Balkan Savaşları sırasında Osmanlı Devleti’ne destek vermek amacıyla sınırları aşarak savaşa katıldığını, Birinci Dünya Savaşı yıllarında ise “Kardeş Kömeği” teşkilatı aracılığıyla Azerbaycan’dan toplanan yardımların başta Doğu ve Güneydoğu Bölgesi olmak üzere Osmanlı topraklarına ulaştırılmasına katkı sunduğunu anlattı. Ahmed Cevad’ın bu yönüyle yalnızca eserleriyle değil, fiilî mücadelesiyle de öne çıktığını kaydeden Ersoy, şairin Türkiye ve Azerbaycan arasındaki tarihî dayanışmanın önemli temsilcilerinden biri olduğunu vurguladı. Ersoy, Ahmed Cevad’ın şiirlerinin de bu ortak mücadelenin edebî ifadeleri arasında yer aldığını belirterek, özellikle “Çırpınırdı Karadeniz” eserinin Türk dünyasının ortak hafızasındaki önemine dikkati çekti. Ersoy şu ifadeleri kullandı: Ahmet Cevat, Kafkas İslam Ordusu Bakü'yü kurtarmak için Nuri Paşa komutasında Bakü'ye gittiğinde ‘Gelirken kovmaya. Turan'dan Rus'u, Ayağını Karadeniz öptü mü?’ diye ‘Ey Türk Ordusu’ marşını yazan Ahmed Cevad'dır. Aynı Ahmed Cevad, sembollerle Çırpınırdı Karadeniz Bakıp Türk'ün Bayrağına şiirini yazan, daha sonra da İzmir düşman işgalinden kurtulduğunda Üzeyir Hacıbeyli ile birlikte onun bestelenmesinin de canlı tanıklar arasında olan, yani Anadolu ile Türkiye ile Azerbaycan arasındaki hattı kuran, Azerbaycan ile Türkiye ile kurduğu gibi Türk dünyasıyla kurabilen, bütüncül bakabilen bir Türk aydınıdır. AHMED CEVAD ENSTİTÜSÜ, ŞAİRİN MİRASINI GELECEK NESİLLERE TAŞIYOR MHP Genel Merkezi bünyesinde kurulan Ahmed Cevad Enstitüsünün çalışmalarına ilişkin bilgi veren Ersoy, enstitünün Türkiye’de, Azerbaycan’da ve Türk dünyasının farklı bölgelerinde gerçekleştirilen faaliyetleri kayıt altına aldıklarını ve bu çalışmaları bir almanak hâlinde yayımladıklarını belirtti. Enstitünün iki buçuk yıllık bir enstitü olduğunu hatırlatan Ersoy, enstitünün öncelikli hedeflerinden birinin Ahmed Cevad’ın fikirlerini ve tarihî şahsiyetini Türkiye’de daha geniş çevrelere tanıtmak olduğunu ifade etti. Ersoy, bu kapsamda konser programları, paneller ve sempozyumlar düzenlediklerini aktardı. Ersoy, Azerbaycan'ın Karabağ Zaferi'nin 4. yıl dönümü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası ile gerçekleştirilen ve “Selam Türk’ün Bayrağına” başlığını taşıyan etkinliğin yanı sıra, Karabağ Zaferi ve Azerbaycan’ın kültürel mirasına ilişkin programların da bu çalışmalar arasında yer aldığını söyledi. Enstitünün faaliyetleri kapsamında baskı ve siyasi zulme maruz kalan aydınların hayatlarını ele alan “Türk Dünyasında Repressiya Sergisi ve Paneli” düzenlediklerini belirten Ersoy, bu çalışmanın daha sonra bir sergi projesine dönüştüğünü kaydetti. Ersoy, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nde sergilenen “Represyaya Maruz Kalan Aydınlar” sergisinin ziyaret edilmesi çağrısında bulunarak, bu tür çalışmaların Türk dünyasının yakın tarihindeki acıların ve aydınların yaşadıklarının anlaşılması açısından önemli olduğunu ifade etti. “ORTAK KÜLTÜREL MİRAS DEVLET POLİTİKASI HÂLİNE GELMELİ” Ahmed Cevad’ın mirasının yalnızca anma etkinlikleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Ersoy, Türk dünyasının ortak tarihinin ve kültürel değerlerinin eğitim ve kültür politikaları aracılığıyla gelecek nesillere aktarılmasının önemine işaret etti. Ersoy, Türk devletlerinin millî kültürü merkeze alan politikalarla birbirlerine daha fazla yakınlaşması gerektiğini belirterek, Türk dünyasının önemli aydınlarının yalnızca doğdukları veya yaşadıkları ülkelerin değil, bütün Türk dünyasının ortak değerleri olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Bu kapsamda Kazak Türkü şair Mağcan Cumabay’ı örnek gösteren Ersoy, şairin “Uzaktaki Kardeşime” şiirinin Kuvâ-yı Milliye mücadelesi veren Anadolu’daki Türklerle kurulan düşünsel ve kültürel bağın önemli örneklerinden biri olduğunu ifade etti. Cumabay’ın da siyasi baskılara maruz kalarak idam edildiğini hatırlatan Ersoy, Türk dünyasının gençlerinin bu aydınların hayatlarını ve mücadelelerini öğrenmesi gerektiğini vurguladı. Ersoy, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) bünyesinde eğitim ve kültür alanlarında yürütülen çalışmaların artırılması gerektiğini belirterek, şu şekilde konuştu: Türk Devlet Teşkilatları bünyesindeki milli eğitim ve kültür programlarının içerisindeki orta tarih, kültür ve kültürel mirasımızın ve manevi mimarlarımızın tanıtımıyla ilgili etkinliklerin arttırılarak devlet politikası haline gelmesi gerekmektedir. Bu tanıma, farkındalık, farkındalığın artması ve artan farkındalıkların her açıdan desteklenerek milli politikalar haline gelmesi ve bunun kamuoyuna da halkada mal olması ile mümkündür. Biz de bunun için gayret ediyoruz.

Topçu'dan Çobanzade ve Cevad için anma mesajı Haber

Topçu'dan Çobanzade ve Cevad için anma mesajı

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, 13 Ekim 1923’te Ankara’nın başkent ilan edilmesinin yıl dönümü vesilesiyle yayımladığı mesajda, Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yüksek öngörüsüne, Ankara’nın stratejik ve manevi anlamına dikkat çekti. Topçu mesajında ayrıca şehadetlerinin seneidevriyesi olan Kırım Tatar aydın Bekir Sıtkı Çobanzade ve Azerbaycan millî marşının yazarı Ahmed Cevad'ı andı. Yalçın Topçu mesajında şu ifadelere yer verdi: "13 Ekim 1923; 'Ben Ankara'yı hükûmet merkezi yapmakla büsbütün başka hedef güttüm. Türk'ün imkânsızı imkânlı hale getiren kudretini, dünyaya bir kere daha tekrar etmek istedim.' diyen, Cumhuriyetimizin kurucusu Millî Mücadele’mizin Başkomutanı Büyük Atatürk’ün yüksek öngörüsüyle güzel Ankara’mızın başkent olarak resmen kabul edilmesinin yıl dönümüdür!.. Türkiye; milletçe korunan siyasi istikrarıyla, öngörülü, ferasetli ve pulat iradeli siyasi erkinin yönetimiyle ve Cenab-ı Hakk'ın yardımıyla, gelişerek ve güçlenerek, “Her alanda tam bağımsız terörsüz Türkiye” hedefine doğru hızla ilerlemektedir!.. Günümüzde mağdur, masum ve mazlumların adeta Medine’si olan Ankara’mızı, dünya başkentleri arasındaki var olan müstesna yerini en üst sıralara çıkartmak için azami gayret ile çalışmak, yerel ve merkezi yönetim erklerinin görevleri olmasının yanı sıra, hepimizinde vatandaşlık görevidir!.. Milli Mücadele’mizin karargâhı olan Ankara’mızı başkent yapan Büyük Atatürk’ü, kahraman şehit ve gazilerimizi, rahmet, minnet, saygı ve şükranla anıyor, Ankara’mızın başkent oluşunun yıl dönümünü en içten duygularımızla kutluyoruz!.. 13 Ekim aynı zamanda; Sovyet Rusya’nın sapkın diktatörü katil Stalin’in, “Büyük Temizlik" diyerek yaptırdığı katliamda,“Türk birliği”nin iki büyük serdengeçti ve mütefekkir evlatlarının da şehadetle buluşmalarının yıl dönümüdür!.. 1892’de Can Azerbaycan’ın Gence şehrinin Şemkir bölgesi Seyfeli köyünde doğan,Türk dünyasının büyük evladı “Çırpınırdın Karadeniz”in yazarı ve Can Azerbaycan’ın Milli Şairi şehit Ahmed Cevad ile 1893 senesinde Kırım'ın Karasubazar şehrinde doğan,Türkolog Bekir Sıtkı Çobanzade; Türkiye için casusluk, Sultangaliyevci ve Pantürkist olmakla suçlanıp, 13 Ekim 1937’de Bakü’de kurşuna dizilerek, mezarsız ve kefensiz şehidlerimizin kervanına dahil edilmişlerdir!.. Şehid atalarımız, Ahmed Cevad’ı ve Bekir Sıtkı Çobanzade’yi saygı, rahmet ve şükranla, zalim rejimi ve yöneticilerini lanet ve Nefretle her daim anacak, unutmayıp ve de unutturmayacağız!.."

Çırpınırdı Karadeniz'in şairi Ahmed Cevad 133 yaşında! Haber

Çırpınırdı Karadeniz'in şairi Ahmed Cevad 133 yaşında!

Türk dünyasının genelinde bilinen “Çırpınırdı Karadeniz” şiirini kaleme alan Azerbaycanlı ünlü şair Ahmet Cevad, doğumunun 133’üncü yılında tüm Türk dünyasında anılıyor. Ahmet Cevad, 5 Mayıs 1892'de Şemkir'in Seyfali köyünde hayata gözlerini açtı. Altı yaşında babasını kaybeden Cevad, ilk eğitimini dini bir okulda aldı. Ailesiyle birlikte Gence’ye taşınan Cevad, burada Şah Abbas Camii bünyesinde faaliyet gösteren medresede eğitim gördü. AHMET CEVAD'IN İSTİKBAL YOLUNU, AZERBAYCAN TÜRKÜ DÜŞÜNÜRLER AÇTI Şah Abbas Camii’nin eğitimcileri, önemli Azerbaycan Türkü aydınlardan oluşuyordu; bunların arasında şair Hüseyin Cavid, edebiyat eleştirmeni Abdulla Sur, Şeyhülislam Pişnamazzade gibi dönemin tanınmış isimleri bulunuyordu. Bu yüzden Ahmet Cevad’ın bu dönemde aldığı eğitimde, ciddi bir vatanseverlik motifi mevcuttur. Cevad, kısa sürede okulun gözde öğrencilerden biri olur. Bu dönemde Hüseyin Cavid ile sık sık iletişime geçen Ahmet Cevad, yazma ilhamına erişti ve ilk şiirlerini medresede yazmaya başladı. Ayrıca hocalarının millî-manevî sohbetlerini dinlemek, Türk milletinin durumu ve istikbali ile ilgili medresedeki tartışmaları dinlemek, Ahmet Cevad'ın istikbal yolunun belirlenmesinde ve milli istiklal mücadelesinin tüm gücüyle başlamasında büyük rol oynadı. Ahmet Cevad, okulda Arapça, Farsça ve Rusça dillerini mükemmel bir şekilde öğrendi. 1912 yılında eğitimini tamamlayıp öğretmenlik diplomasını aldıktan sonra Ahmet Cevad göreve başladı. Mesleğe gazellerle başlayan genç şairin eserleri 1913 yılında yayımlanmaya başlandı, "Koşma" adlı ilk şiir kitabı üç yıl sonra, 1916'da yayınlandı. OSMANLI İMPARATORLUĞU SAFINDA KAFKAS GÖNÜLLÜ BİRLİĞİNE, GÖNÜLLÜ ASKER OLARAK KATILDI Aydınlık için çabalayan ama kaderi karanlıktan geçen Ahmet Cevad'ın hayatının dönüm noktası böyle başladı. Vatanını ve insanını tüm kalbiyle seven çok yetenekli bir Türk evladı olan Ahmet Cevad, Osmanlı İmparatorluğunun bu dönemdeki durumundan endişe duyar. Azerbaycan’ın önemli aydınlarından biri olan şair ve eğitimci Abdulla Şaik ile İstanbul’da kurulan “Kafkas Gönüllü Birliği”ne gönüllü asker olarak katılır. AHMET CEVAD, "ÇIRPINIRDI KARADENİZ" ŞİİRİNİ YAZDI Osmanlı İmparatorluğunun doğusunda Birinci Dünya Savaşı sırasında Rusların ve Ermenilerin yaptığı mezalime karşı çıkan Ahmet Cevad, Bakü'de bulunan "Azerbaycan Hayırsever Cemiyeti" ile bu bölgelerde yaşayan Türklere yardım eder. O günlerde Kars’ta Türk halkının yürek burkan yaşamına şahit olan Cevad, “Gördüklerim” şiirini kaleme alır. 1914 yılında Osmanlı İmparatorluğunun Birinci Dünya Savaşına katılmasından etkilenen Cevad, “Karadeniz” şiirini yazar, büyük umutlarla yaşamıştır. Cevad, “Dost elinden esen rüzgarlar. Şiir... bana selam söyler. Olsun bizim bütün eller. Kurban Türkün bayrağına” yazar. Azerbaycan Türkü ünlü besteci Üzeyir Hacıbeyli’nin bestesini yaptığı, Ahmet Cevad’ın şiiri "Çırpınırdı Karadeniz" eseri tüm Türk dünyasının özgürlük ve mücadele marşının yankısıdır. "KALEMİ BİN SÜNGÜ DEĞERİNDEYDİ" 1919 yılında Azerbaycan Halk Cumhuriyeti'nin kuruluşunu Azerbaycan milli tarihinin en parlak sayfası olarak karşılayan Ahmet Cevad, bağımsız Azerbaycan’ın marşı olan "Azerbaycan Marşı"nı yazmıştır. Azerbaycan'ın ulusal kurtuluş mücadelesinin önderi Azerbaycan Halk Cumhuriyetinin kurucularından Mehmet Emin Resulzade, Ahmet Cevad için, "Şiirleriyle Türk halkının, anavatanı Azerbaycan'ın bağımsızlık mücadelesine daha çok hizmet etmiştir. Onun kalemi bin süngü değerindeydi" demiştir. BOLŞEVİKLERİN İŞGALİ SIRASINDA ÖĞRETMENLİK YAPTI 1920'de cumhuriyetin düşmesinden sonra şair, Gusar'ın Hulug köyüne taşınarak öğretmen oldu. 1922'de Ahmet Cevad, Bakü'de Yüksek Pedagoji Okulu'na girdi. Ahmet Cevad, Yüksek Pedagoji Enstitüsünden mezun olduktan sonra "Eğitim ve Kültür" dergisinde çalıştı ve sonraki pedagojik faaliyetleri yüksek okullarla ilgiliydi. Bir süre Azerbaycan Politeknik Enstitüsü, Gence Ziraat Enstitüsü'nde öğretmenlik yaptı ve Azerbaycan'da Rus dilinin ilk profesörlerinden birisi oldu. CEVAD, KOMÜNİST YÖNETİM TARAFINDAN HEDEF GÖSTERİLDİ Ahmet Cevad'ın ünlü kitabı "İstiklâl İçin Şiirler" 1928'de İstanbul'da yayımlandı ve o dönemde Sovyet basınında Ahmet Cevad'a yönelik saldırılar başladı. 1935 yılında Gence'den Bakü'ye dönen Ahmet Cevad, çalışmalarını "Azerneşr"de sürdürmektedir. Ona yönelik saldırılar burada da bitmiyor. Özellikle Sovyet Yazarlar Birliği genel kurulunda şair, sert bir şekilde eleştirilir. Ahmet Cevad'a yönelik hain iftira kampanyası basının sayfalarında genişlediğinde 3 Haziran 1937'de Ahmet Cevad, Sovyet Yazarlar Birliği üyeliğinden ihraç edildi. Komünist yönetim, 5 gün sonra Cevad’ı tutukladı. Azerbaycan halkının özgürlük ve bağımsızlığı için savaşan güçlü şair, bir anda "halk düşmanı" olarak damgalandı. Şairin evinin aranması sırasında dairesinden eşi Şükriye hanımın mal varlığına hatta mücevher ve ziynet eşyalarına el konuldu. KOMÜNİST REJİM, AHMET CEVAD'IN AİLESİNE DE HUZUR VERMEDİ Ahmet Cevad, 13 Ekim 1937’de Stalin’in Kızıl Terörü’nün bir kurbanı olarak kurşuna dizilerek infaz edilir. Şairin geride bıraktığı ailesine de huzur verilmez. Cevad’ın ölümünden sonra eşi Şükriye Hanım, çocuklarıyla birlikte “vatan haininin eşi” olarak tutuklandı. Yedi yıl sonra sürgünden salıverilmesine rağmen Bakü'de yaşaması yasaklandı. Aile ancak Aralık 1955'te beraat etti.

Çırpınırdı Karadeniz'in şairi Ahmet Cevad 131 yaşında! Haber

Çırpınırdı Karadeniz'in şairi Ahmet Cevad 131 yaşında!

Kürşat İsmayıl Türk dünyasının genelinde bilinen “Çırpınırdı Karadeniz” şiirini kaleme alan Azerbaycanlı ünlü şair Ahmet Cevad, doğumunun 131’inci yılında Türkiye ve Azerbaycan’da anılıyor. Ahmet Cevad, 5 Mayıs 1892'de Şemkir'in Seyfali köyünde hayata gözlerini açtı. Altı yaşında babasını kaybeden Cevad, ilk eğitimini dini bir okulda aldı. Ailesiyle birlikte Gence’ye taşınan Cevad, burada Şah Abbas Camii bünyesinde faaliyet gösteren medresede eğitim gördü. AHMET CEVAD'IN İSTİKBAL YOLUNU, AZERBAYCAN TÜRKÜ DÜŞÜNÜRLER AÇTI Şah Abbas Camii’nin eğitimcileri, önemli Azerbaycan Türkü aydınlardan oluşuyordu; bunların arasında şair Hüseyin Cavid, edebiyat eleştirmeni Abdulla Sur, Şeyhülislam Pişnamazzade gibi dönemin tanınmış isimleri bulunuyordu. Bu yüzden Ahmet Cevad’ın bu dönemde aldığı eğitimde, ciddi bir vatanseverlik motifi mevcuttur. Cevad, kısa sürede okulun gözde öğrencilerden biri olur. Bu dönemde Hüseyin Cavid ile sık sık iletişime geçen Ahmet Cevad, yazma ilhamına erişti ve ilk şiirlerini medresede yazmaya başladı. Ayrıca hocalarının millî-manevî sohbetlerini dinlemek, Türk milletinin durumu ve istikbali ile ilgili medresedeki tartışmaları dinlemek, Ahmet Cevad'ın istikbal yolunun belirlenmesinde ve milli istiklal mücadelesinin tüm gücüyle başlamasında büyük rol oynadı. Ahmet Cevad, okulda Arapça, Farsça ve Rusça dillerini mükemmel bir şekilde öğrendi. 1912 yılında eğitimini tamamlayıp öğretmenlik diplomasını aldıktan sonra Ahmet Cevad göreve başladı. Mesleğe gazellerle başlayan genç şairin eserleri 1913 yılında yayımlanmaya başlandı, "Koşma" adlı ilk şiir kitabı üç yıl sonra, 1916'da yayınlandı. OSMANLI İMPARATORLUĞU SAFINDA KAFKAS GÖNÜLLÜ BİRLİĞİNE, GÖNÜLLÜ ASKER OLARAK KATILDI Aydınlık için çabalayan ama kaderi karanlıktan geçen Ahmet Cevad'ın hayatının dönüm noktası böyle başladı. Vatanını ve insanını tüm kalbiyle seven çok yetenekli bir Türk evladı olan Ahmet Cevad, Osmanlı İmparatorluğunun bu dönemdeki durumundan endişe duyar. Azerbaycan’ın önemli aydınlarından biri olan şair ve eğitimci Abdulla Şaik ile İstanbul’da kurulan “Kafkas Gönüllü Birliği”ne gönüllü asker olarak katılır. AHMET CEVAD, ÇIRPINIRDI KARADENİZ ŞİİRİNİ YAZDI Osmanlı İmparatorluğunun doğusunda Birinci Dünya Savaşı sırasında Rusların ve Ermenilerin yaptığı mezalime karşı çıkan Ahmet Cevad, Bakü'de bulunan "Azerbaycan Hayırsever Cemiyeti" ile bu bölgelerde yaşayan Türklere yardım eder. O günlerde Kars’ta Türk halkının yürek burkan yaşamına şahit olan Cevad, “Gördüklerim” şiirini kaleme alır. 1914 yılında Osmanlı İmparatorluğunun Birinci Dünya Savaşına katılmasından etkilenen Cevad, “Karadeniz” şiirini yazar, büyük umutlarla yaşamıştır. Cevad, “Dost elinden esen rüzgarlar. Şiir... bana selam söyler. Olsun bizim bütün eller. Kurban Türkün bayrağına” yazar. Azerbaycan Türkü ünlü besteci Üzeyir Hacıbeyli’nin bestesini yaptığı, Ahmet Cevad’ın şiiri "Çırpınırdı Karadeniz" eseri tüm Türk dünyasının özgürlük ve mücadele marşının yankısıdır. KALEMİ BİN SÜNGÜ DEĞERİNDEYDİ" 1919 yılında Azerbaycan Halk Cumhuriyeti'nin kuruluşunu Azerbaycan milli tarihinin en parlak sayfası olarak karşılayan Ahmet Cevad, bağımsız Azerbaycan’ın marşı olan "Azerbaycan Marşı"nı yazmıştır. Azerbaycan'ın ulusal kurtuluş mücadelesinin önderi Azerbaycan Halk Cumhuriyetinin kurucularından Mehmet Emin Resulzade, Ahmet Cevad için, "Şiirleriyle Türk halkının, anavatanı Azerbaycan'ın bağımsızlık mücadelesine daha çok hizmet etmiştir. Onun kalemi bin süngü değerindeydi" demiştir. BOLŞEVİKLERİN İŞGALİ SIRASINDA ÖĞRETMENLİK YAPTI 1920'de cumhuriyetin düşmesinden sonra şair, Gusar'ın Hulug köyüne taşınarak öğretmen oldu. 1922'de Ahmet Cevad, Bakü'de Yüksek Pedagoji Okulu'na girdi. Ahmet Cevad, Yüksek Pedagoji Enstitüsünden mezun olduktan sonra "Eğitim ve Kültür" dergisinde çalıştı ve sonraki pedagojik faaliyetleri yüksek okullarla ilgiliydi. Bir süre Azerbaycan Politeknik Enstitüsü, Gence Ziraat Enstitüsü'nde öğretmenlik yaptı ve Azerbaycan'da Rus dilinin ilk profesörlerinden biri oldu. CEVAD, KOMÜNİST YÖNETİM TARAFINDAN HEDEF GÖSTERİLDİ Ahmet Cevad'ın ünlü kitabı "İstiklâl İçin Şiirler" 1928'de İstanbul'da yayımlandı ve o dönemde Sovyet basınında Ahmet Cevad'a yönelik saldırılar başladı. 1935 yılında Gence'den Bakü'ye dönen Ahmet Cevad, çalışmalarını "Azerneşr"de sürdürmektedir. Ona yönelik saldırılar burada da bitmiyor. Özellikle Sovyet Yazarlar Birliği genel kurulunda şair, sert bir şekilde eleştirilir. Ahmet Cevad'a yönelik hain iftira kampanyası basının sayfalarında genişlediğinde 3 Haziran 1937'de Ahmet Cevad, Sovyet Yazarlar Birliği üyeliğinden ihraç edildi. Komünist yönetim, 5 gün sonra Cevad’ı tutukladı. Azerbaycan halkının özgürlük ve bağımsızlığı için savaşan güçlü şair, bir anda "halk düşmanı" olarak damgalandı. Şairin evinin aranması sırasında dairesinden eşi Şükriye hanımın mal varlığına hatta mücevher ve ziynet eşyalarına el konuldu. KOMÜNİST REJİM, AHMET CEVAD'IN AİLESİNE DE HUZUR VERMEDİ Ahmet Cevad, 13 Ekim 1937’de Stalin’in Kızıl Terörü’nün bir kurbanı olarak kurşuna dizilerek infaz edilir. Şairin geride bıraktığı ailesine de huzur verilmez. Cevad’ın ölümünden sonra eşi Şükriye hanım, çocuklarıyla birlikte “vatan haininin eşi” olarak tutuklandı. Yedi yıl sonra sürgünden salıverilmesine rağmen Bakü'de yaşaması yasaklandı. Aile ancak Aralık 1955'te beraat etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.