SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Akyar

QHA - Kırım Haber Ajansı - Akyar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akyar haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ukrayna: Dünya, "Kırım dersini" öğrenmelidir Haber

Ukrayna: Dünya, "Kırım dersini" öğrenmelidir

Kırım’ın yasa dışı ilhak girişimin 12. yıl dönümü münasebetiyle Ukrayna Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, 16 Mart 2014’te Rusya’nın, Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Akyar (Sivastopol) şehrinde Rus ordusunun gözetiminde düzenlenen sahte ve yasa dışı referandum düzenlendiği, Rus işgalcilerin bu hukuki yönden geçersiz eylemi birkaç gün içinde, Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Akyar şehrinin yasa dışı ilhakı için bir bahane görünümü için yaratmak için kullandığı vurgulandı. Ukrayna topraklarının bu şekilde işgal edilmesinin; "Ukrayna'nın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü, BM Şartı'nı, Helsinki Nihai Senedi'ni ve diğer temel uluslararası hukuk belgelerini ağır şekilde ihlal ettiği" belirtildi. 159 KIRIM TATARI RUS ESARETİNDE Açıklamada işgalin ardında Kırım Yarımadası'nın bir baskı merkezine dönüştüğü ifade edilirken Rusya’nın Kırım’ı "konuştukları dil, savundukları görüşler veya inançları yüzünden korkutulduğu, zulüm gördüğü ve hapse atıldığı kanunsuz bir bölgeye" döndüğü ifade edildi. İşgal yılları müddetince Rusya’nın Kırım Tatar Meclisinin (KTMM) faaliyetlerini yasa dışı bir şekilde yasakladığı ve Ukrayna Ortodoks Kilisesi’nin faaliyetlerinin de zorla askıya alındığının da hatırlatıldığı açıklamada Kırım’ın yerli halkı olan Kırım Tatarlarının acımasız bir baskıya maruz kaldığı ifade edildi. Rusya “1944'teki soykırımından sonra yetmiş yıl içinde ikinci kez Kırım Tatarlarının vatanını gasp etti” ifadelerinin yer aldığı açıklamada "300 kişinin siyasi olarak uydurulmuş davalar nedeniyle Rus esaretinde olduğu" ve bu kişilerden "159'unun Kırım Tatarı olduğu" bilgisi paylaşılarak, bu kişilerin derhal serbest bırakılması talep edildi. KARADENİZ ANCAK KIRIM'IN İŞGALDEN KURTARILMASIYLA GÜVENLİ ALAN HÂLİNE GELECEK Uluslararası hükûmet, sivil toplum örgütleri, insan hakları savunucuları ve aktivistlerin Rusya’nın Kırım’daki insan hakları ihlallerini takip etmeye davet edilen ifadeler de açıklamada yer alırken “İşgal rejiminin baskısına rağmen, işgale karşı direniş ve Ukrayna'yı kalplerinde taşıyan insanlar yarımadada varlığını sürdürüyor.” denildi. Açıklamada, Kırım’da nüfusun etnik yapısının zorla değiştirildiği ve zorla seferberlik uygulandığı, ayrıca Rusya’nın kültürel miras alanlarını ve tarihi yerleri yok ederek uluslararası insancıl hukuk ihlal ettiği de vurgulanırken, işgalcilerin bütün bu suçlardan dolayı cezalandırılması istendi. Kırım’ın askerileştirilmesinin bütün Karadeniz devletleri için olumsuz bir etkiye sahip olduğunun da altı çizilen açıklamada, Kırım’ın işgal altında olmasının yalnızca Ukrayna için değil, tüm Avrupa devletleri için bir güvenlik tehdidi olduğu, "Rusya, Kırım'ı fiilen bir askeri üsse ve Ukrayna'ya karşı daha fazla saldırganlık, Karadeniz bölgesinin ve genel olarak Avrupa'nın istikrarsızlaştırılması için bir sıçrama tahtasına dönüştürmüştür" sözleri ile vurgulandı. Öte yandan Karadeniz'in ancak Kırım'ın işgalden kurtarılmasıyla bir "güvenlik, refah ve barış alanı" haline gelebileceği kaydedildi. ADALET SAĞLANANA KADAR “KIRIM SORUNU” UKRAYNA GÜNDEMİNDEN ÇIKARILMAYACAK Açıklamada Kırım Özerk Cumhuriyeti ile Akyar şehrinin Ukrayna kontrolüne geri verilmesi talebi yinelenirken “Ukrayna devleti, yarımadanın Rus işgalini asla tanımayacak ve toprak bütünlüğünün yeniden sağlanması için mevcut tüm araçları kullanacaktır.” sözlerine yer verildi. Ukrayna’nın Kırım’ın işgalden kurtarılması maksadıyla özellikle Uluslararası Kırım Platformu’nun tüm boyutlarında olmak üzere, her çeşit uluslararası platformu ve hukuk mekanizmasını kullanmaya devam edeceği ve adalet sağlanıncaya dek “Kırım sorunu”nun gündemden çıkarılmayacağı da vurgulandı. DÜNYA KIRIM DERSİNİ ÖĞRENMELİDİR Uluslararası topluma yönelik yapılan çağrıda, Rusya üzerindeki baskının artırılması gerektiği belirtilerek şu ifadelere yer verildi: Uluslararası toplumu, tüm devletleri ve uluslararası kuruluşları, Kırım ve ülkemizin diğer geçici olarak işgal altındaki topraklarına ilişkin tanıma politikasına sıkı sıkıya bağlı kalmaya çağırıyoruz. Burada mesele Ukrayna değil, ilkeler: uluslararası hukuka, devletlerin toprak bütünlüğüne ve BM Şartı’na saygı. Bu, yarımadadaki Rus varlığını meşrulaştırıcı olarak algılanabilecek hiçbir eylemin yapılmamasını gerektirir: Yaptırım rejimlerine tam uyum ve bunların güçlendirilmesi, Rus işgal yetkilileriyle hiçbir temas kurulmaması, Ukrayna'nın izni olmadan geçici olarak işgal altındaki topraklara girilmesinin kabul edilemez olması, medyada, basılı yayınlarda ve çevrimiçi kaynaklarda Ukrayna haritasının uluslararası olarak tanınan sınırları içinde doğru bir şekilde gösterilmesi. Ukrayna tarafı, tanıma politikasının ihlal edildiği her duruma tepki verecektir. Dünya, “Kırım dersini” öğrenmelidir. Iluslararası hukukun küstahça ihlaline uygun bir tepki gösterilmemesi, saldırganı daha fazla vahşete teşvik etmekten başka bir şeye yaramaz. Moskova'nın saldırı ve vahşetini sürdürdüğü şu anda, kısıtlamaların gevşetilmesinden söz edilemez; Kremlin üzerindeki her türlü baskı artırılmalıdır. Açıklama “Çalınan hiçbir şey kimseye mutluluk getirmez; er ya da geç geri verilmek zorunda kalır. Tarih, topraklarının çalınmasına boyun eğmeyen ulusların, bir gün mutlaka onları geri aldığını göstermektedir. Kırım, Ukrayna'dır. Mutlaka ana vatanı Ukrayna'ya geri dönecektir.” mesajı ile son buldu.

Ukrayna’dan Kırım’daki Rus lojistiğine ve hava savunmasına darbe Haber

Ukrayna’dan Kırım’daki Rus lojistiğine ve hava savunmasına darbe

Ukrayna Silahlı Kuvvetleri, işgal altındaki Kırım Yarımadası’nda bulunan Rus askerî stratejik noktalarına yönelik operasyonlarını artırarak sürdürüyor. Son 24 saat içinde düzenlenen etkili saldırılarda, Rus hava savunma sistemlerinin "gözü" sayılan kritik bir radar istasyonu imha edilirken, işgalci ordunun yakıt ikmal zincirini sağlayan bir petrol üssü de ağır darbe aldı. Ukrayna İnsansız Sistemler Kuvvetleri ve Özel Operasyon Kuvvetleri (SSO) tarafından, 10 Mart tarihinde düzenlenen ve detayları bugün paylaşılan saldırılarda, Ukrayna üretimi yeni nesil silah sistemleri ve yerel direniş hatlarının sağladığı istihbarat verileri kilit rol oynadı. HAVA SAVUNMA SİSTEMLERİ “KÖR” EDİLDİ Akyar (Sivastopol) yakınlarında düzenlenen operasyonda, Rusya'nın en gelişmiş hava savunma sistemleri olan S-300 ve S-400'lerin ana komuta ve kontrol birimi olan 64N6E radar istasyonu ve devasa anten sistemi imha edildi. Ukrayna Özel Operasyon Kuvvetleri, bu radarın devre dışı kalmasıyla Rus hava savunma ağının bölgede ciddi bir zafiyete uğradığını bildirdi. "Middle-strike" (orta menzilli) vuruşlarla gerçekleştirilen bu saldırıda, yerel direnişçilerin sahadaki koordinat desteğinin başarının anahtarı olduğu vurgulandı. PETROL ÜSSÜ HEDEF ALINDI Öte yandan, İnsansız Sistemler Kuvvetleri Komutanı Robert Brovdi (Madyar), kendi birliği olan “Madyar'ın Kuşları” ismini taşıyan 414. Taburu’nun Canköy bölgesinde bulunan Azovskaya petrol üssünü vurduğunu duyurdu. Ukrayna üretimi, 60-100 kg harp başlığı taşıyabilen "FP-2" tipi silahlı insansız hava araçlarıyla (SİHA) gerçekleştirilen saldırıda, Rus ordusuna yakıt taşıyan çok sayıda tanker ve ikmal tesisi imha edildi. Brovdi, operasyonun yeni kurulan Derin Vuruş Koordinasyon Merkezi tarafından yönetildiğini ve bu tür yerli üretim araçların cephe gerisindeki stratejik hedeflerde yüksek etkinlik gösterdiğini belirtti.

12 yıllık yara: Kırım'ın işgalinin bilinmeyen perde arkası Haber

12 yıllık yara: Kırım'ın işgalinin bilinmeyen perde arkası

Lina Tımoşına-Anife Bilal / QHA Ankara Ukrayna Parlamentosu tarafından resmen kabul edilen tarihe göre, 20 Şubat 2014, Kırım’ın Rusya Federasyonu tarafından işgal edilmeye başlandığı kara gün olarak kayıtlara geçti. Tam 12 yıl önce bugün, dünyanın gözü Kıyiv’deki Onur Devrimi ve Euromaydan olaylarına kilitlenmişken, Moskova yönetimi yarımadayı ele geçirecek askerî operasyonun düğmesine çoktan basmıştı. Kırım Haber Ajansına (QHA) konuşan, o günlerin tanıkları olan Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov ve emekli deniz albayı, “Strateji 21” Küreselcilik Merkezi güvenlik programları yöneticisi Pavlo Lakiyçuk, Kırım’da Rus işgalinin nasıl başladığını ve Ukrayna’nın o dönemdeki stratejik hatalarını gün yüzüne çıkardı. KIRIM’A YÖNELİK DEVLET POLİTİKASININ YOKLUĞU İşgalin zeminini hazırlayan en önemli etkenlerden biri, Kıyiv’in Kırım’a yönelik net bir devlet politikasının olmamasıydı. KTMM Başkanı Refat Çubarov, Ukrayna’nın bağımsızlık yıllarında yaptığı sistematik hatalara dikkat çekerek, “Şubat 1991’de Kırım Özerk Cumhuriyeti’nin statüsü belirlenirken Moskova’nın baskısına boyun eğildi. Ukraynalı siyasetçiler, vatanlarına dönen Kırım Tatar halkının haklarını iade etmekten ısrarla kaçındılar. Bu stratejik körlük, bölgedeki Rus etkisini besledi.” ifadelerini kullandı. Çubarov’a göre, 2014’e kadar demokratik güçlerin yerli halkın haklarını tesis etme çabaları, parlamento ve hükûmet içindeki Moskova yanlısı gruplar tarafından sistemli bir şekilde sabote edildi. Bu durum, Kırım’ı Ukrayna’nın en savunmasız bölgesi haline getirdi. KRİZ SIRASINDA KURUMSAL HAREKETSİZLİK 2014 yılının başlarında Kırım'ın, halihazırda kemikleşmiş Ukrayna karşıtı yönetimiyle ülkenin en savunmasız bölgesi haline geldiğini belirten Çubarov, “Abartısız söylemek gerekirse, Şubat-Mart 2014’te Anayasa ve yasalar uyarınca Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü korumakla görevli olan hiçbir devlet kurumu görevini yerine getirmedi.” dedi. KARADENİZ FİLOSU: İŞGALİN “TRUVA ATI” Rusya’nın Kırım’daki askeri varlığı, özellikle Karadeniz Filosu, işgalin hem lojistik hem de ideolojik üssü oldu. Filo, binlerce Rus askerinin Ukrayna topraklarında sürekli varlığını, stratejik limanların ve altyapının kontrolünü, elektronik harp ve istihbarat unsurlarının konuşlandırılmasını “yasal” bir kılıf altında mümkün kıldı. Çubarov, filonun etkisini şu sözlerle açıkladı: Akyar (Sivastopol), filo sayesinde 'Rus Dünyası' ideolojisinin merkezi haline geldi. Emekli Rus subayları yerel yönetimlere sızdı, filo gazeteleri ve televizyonları aracılığıyla Ukrayna kimliğini yok sayan bir propaganda yürütüldü. Filo, daha sonra ‘Kırım Özsavunması’nın temelini oluşturacak radikal grupları ve paramiliter yapıları doğrudan ya da dolaylı destekledi. “MADALYALAR VE GİZLİ SEVKİYATLAR: OPERASYON ÖNCEDEN PLANLANDI” Emekli Deniz Albayı Pavlo Lakiyçuk, Rusya’nın işgal planının önceden hazırlandığını, işgalci askerlere verilen madalyalarla kanıtlıyor. Madalyaların arkasında işgal tarihi olarak "20.02.2014 - 18.03.2014" yazdığını hatırlatan Lakiyçuk, “Bu madalyalar önceden hazırlanmıştı, sipariş daha 2013 Aralık ayında verilmişti. Dolayısıyla bu tarihin (20 Şubat 2014), Rus operasyonunun planlanan başlangıç tarihi olduğunu söylemek mümkündür. Ancak Ruslar, Kırım'ın işgali operasyonu sırasında Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinden bir direniş bekliyorlardı; fakat bu direniş gerçekleşmedi. Maalesef işgal, onlar için mümkün olan en iyi senaryoya göre ilerledi.” şeklinde konuştu. Operasyonun ilk işaretlerini askerî üslerden değil, tatil beldelerinden aldıklarını belirten Lakiyçuk, “17 Şubat’ta Yalta’daki Karadeniz Filosu sanatoryumuna çok sayıda 'özel şahıs' gelmeye başladı. Bunlar paramiliter Çeçen gruplar ve Kazaklardı. Harekete geçmeden önce buralarda toplandılar.” dedi. HAVA SAHASI VE DENİZ YOLUYLA SIZMA Askeri uzman Lakiyçuk, 17-18 Şubat tarihlerinde yaşanan bir havacılık skandalını da anlattı. Rusya’nın Anapa şehrinden kalkan bir askerî nakliye uçağı, iniş izni olan Kırım’daki Kaça hava üssü yerine teknik arıza bahanesiyle zorunlu olarak Gvardeyskoye (Sarabuz) hava üssüne indi. Ukraynalı sınır muhafızları yarım saat sonra havaalanına vardığında uçak boşaltılmıştı. Lakiyçuk, “Sonradan anlaşıldı ki bu uçakla Rus özel kuvvetleri (Spetsnaz) Kırım’a sızdırılmıştı.” diye aktardı. 19 Şubat’ta ise büyük çıkarma gemilerinin Akyar Körfezi’ne girmeye başladığını, bildirim esaslı kontrol uygulandığı için gemilerin denetlenmediğini belirten Lakiyçuk, “Gemiler tam kapasite yüklü olduğu belliydi ama 'yolcu ve yük yok' beyanıyla kontrol edilmeden limana yanaştılar. Daha sonra bu gemilerle, en eğitimli birliklerden biri olan Pskovlu paraşütçülerin getirildiği anlaşıldı.” dedi. Lakiyçuk'un ifadesine göre, o günlerde havada bir gerginlik hissedilse de henüz olağanüstü bir durum yaşanmıyordu. Ancak 22 Şubat’ta Rus birlikleri Hersones Burnu’ndaki Kozak Körfezi’nden konvoylar hâlinde hareket etti. Bu birlik, bugün de Ukrayna’ya karşı savaşan 810. Deniz Piyade Tugayı’ydı. Lakiyçuk o gün yaşananları şu şekilde aktardı: Zırhlı Personel Taşıyıcı konvoyları harekete geçince neler olduğunu sormaya başladık. Akyar Şehir İdaresinden yapılan açıklamada; Karadeniz Filosu yetkililerinin, Ukrayna'daki istikrarsız durum nedeniyle deniz piyadelerinin yüksek savaş hazırlığı durumuna geçirildiğini bildirdikleri söylendi. Konvoyların, ‘Ukraynalı aşırıkçıların ve milliyetçilerin’ olası provokasyonlarına karşı nöbet noktalarını güçlendirmek amacıyla Karadeniz Filosu birliklerine doğru ilerlediği iddia edildi. Maalesef, Akyar yönetimi o sırada fiilen zaten düşman safında hareket ediyordu. Lakiyçuk ayrıca, kısa süre sonra Kerç feribot hattı üzerinden askerî araç ve birlik sevkiyatının hızlandığını, kimlik işareti taşımayan askerlerin sahada görünmeye başladığını belirterek, “Bunların Rus askerî olduğu Kıyiv’de de, Moskova’da da biliniyordu ama herkes sessiz kaldı.” dedi. Sonraki kritik gelişmeler Akmescit’te (Simferopol), Kırım Parlamentosu ve Bakanlar Kurulu çevresinde yaşandı; çünkü Akyar yönetimi çoktan işgalcilerin tarafına geçmişti. “KIRIM’IN İŞGALİ DÜNYANIN ÇARESİZLİĞİ VE RUSYA’NIN KÜSTAHLIĞININ SONUCUDUR” KTMM Başkanı Çubarov, Kırım’ın işgalini Ukrayna devletinin o dönemdeki zafiyeti ile Rusya’nın pervasızlığının birleşimi olarak tanımlayarak şu ifadelere yer verdi: Rusya’nın Kırım’ı işgali, uluslararası hukukun tüm normlarının ihlali, Ukrayna devletinin kırılganlığı, Rus saldırganlığının küstahlığı ve uluslararası toplumun çaresizliğinin bir sonucudur. Ayrıca olayların uluslararası boyutuna dikkat çeken Refat Çubarov, Soğuk Savaş sonrası Avrupa'da oluşan "büyük güçler arası savaşın imkansızlığı" algısının Rusya'nın önünü açtığına dikkat çekerek, uluslararası toplumun bu süreçteki etkisizliğini şu sözlerle özetlledi: Sonradan uygulanan yaptırımlara ve diplomatik baskılara rağmen, Rus birliklerinin istilası ve Kırım'ın işgali aşamasında ne uluslararası toplum ne de dünyanın önde gelen devletleri hızlı ve sert caydırıcı önlemler almadı. Bu sessizlik ve tepkisizlik, olayların gidişatını doğrudan etkiledi.

Ukrayna’dan işgal altındaki Kırım’da Rus askerî hedeflerine darbe Haber

Ukrayna’dan işgal altındaki Kırım’da Rus askerî hedeflerine darbe

Ukrayna Silahlı Kuvvetleri, işgal altındaki Kırım Yarımadası’nda bulunan stratejik Rus askerî tesislerine ve ekipmanlara yönelik başarılı operasyonlar gerçekleştirdiğini duyurdu. Ukrayna Özel Operasyon Kuvvetleri (SSO) tarafından yapılan açıklamada, Rus işgali altındaki Kırım’ın Karasupazar (Belogorsk) bölgesindeki Konrat (Pasiçne) köyü yakınlarında bulunan bir askerî tesisin hedef alındığı belirtildi. Rusya’nın stratejik öneme sahip İskender füze sistemlerinin depolandığı bu noktanın, Ukrayna yapımı FP-2 SİHA’ları ile vurulduğu kaydedildi. Ukrayna askerî yetkilileri, isabet sonrası hedef bölgesinde şiddetli patlamaların yaşandığını rapor ederken, güvenlik gerekçesiyle saldırının tam olarak ne zaman gerçekleştiğine dair bir ayrıntı paylaşılmadı. AKYAR YAKINLARINDA RUS HELİKOPTERİ VURULDU Öte yandan, Ukrayna Genelkurmay Başkanlığından yapılan bir diğer açıklamada, 16 Şubat’ı 17 Şubat’a bağlayan gece Akyar (Sivastopol) yakınlarındaki Kamışlı köyü civarında bir Rus askerî varlığının daha vurulduğu duyuruldu. Açıklamaya göre, Rusya’nın denizaltı savunma ve nakliye görevlerinde kullandığı Ka-27 tipi askerî helikopter Ukrayna birimleri tarafından hedef alındı. Henüz operasyon anına ait görüntüler kamuoyuyla paylaşılmasa da, Genelkurmay yetkilileri hedefin başarıyla vurulduğunu teyit etti.

Rus işgali altındaki Kırım’da tarih betonla boğuluyor: Antik yerleşim alanına sanayi tesisi yapılacak! Haber

Rus işgali altındaki Kırım’da tarih betonla boğuluyor: Antik yerleşim alanına sanayi tesisi yapılacak!

Rus işgali altındaki Kırım’ın Akyar (Sivastopol) kentinde, antik bir yerleşim alanı üzerinde beton üretimine yönelik bir sanayi tesisinin inşa edilmesi planlanıyor. Kremlin yanlısı “For Post” sitesinin aktardığına göre proje, İnkermań Vadisi’nde, Çorna Nehri’nin denize döküldüğü bölgede yer alıyor ve yalnızca bir arkeolojik sit alanı değil, aynı zamanda “Antik Hersonesos Kenti ile Çembalo ve Kalamita Kaleleri” anıt bölgesinin de sınırları içinde bulunuyor. İşgal yönetiminin hazırladığı projeye göre depo ve beton üretim alanı, “Tavr Yerleşimi" adlı kültürel miras alanının tamamını kapsayan bir bölgede kurulacak. Rus kurumlarının hazırladığı rapora göre arazide, yüksekliği 12 metreyi geçmeyen tek katlı bir depo binası ile beton karışımı hazırlamaya yönelik ekipmanların kurulması öngörülüyor. Proje kapsamında ayrıca ulaşım yolları ve açık alanlar oluşturulması, arazinin bir bölümünün ise yeşillendirilmesi planlanıyor. İŞGAL YÖNETİMİ “MEVZUATA AYKIRI DEĞİL” DİYOR Haberde, işgal yönetiminin yaptığı değerlendirmede projenin Rusya Kültür Bakanlığının Kasım 2025’te yürürlüğe koyduğu yeni yapılaşma düzenlemelerine “resmî olarak aykırı olmadığı” sonucuna varıldığı belirtildi. Ancak inşaata başlamadan önce koruyucu arkeolojik kazıların yapılması, ağır iş makinelerinin kullanımının sınırlandırılması ve herhangi bir arkeolojik bulguya rastlanması halinde çalışmaların derhal durdurulması şart koşuluyor. GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN TAHRİBAT ENDİŞESİ “Tavr Yerleşimi”, Akyar çevresindeki en eski arkeolojik alanlardan biri olarak biliniyor. MÖ 8-4. yüzyıllardan MS 4. yüzyıla kadar yerleşim olduğu tespit edilen alan, 20 hektardan fazla bir büyüklüğe sahip. Yıllar süren araştırmalarda burada fırınlar, seramikler, mezarlık izleri ve farklı dönemlere ait günlük yaşam buluntuları ortaya çıkarıldı. Buna rağmen, bölgenin daha önce yol yapımı, petrol depolama tesisleri, altyapı çalışmaları ve konut inşaatları nedeniyle ciddi zarar gördüğünü beliniyor. Yeni sanayi projesinin ise kalan arkeolojik dokuyu geri dönüşü olmayan şekilde tahrip edebileceği uyarısı yapılıyor.

Rusya’nın Kırım’daki askerî hava gücü zayıflıyor: Ukrayna’nın 2025 operasyonları bilançosu Haber

Rusya’nın Kırım’daki askerî hava gücü zayıflıyor: Ukrayna’nın 2025 operasyonları bilançosu

Ukrayna Savunma Kuvvetleri, 2025 yılı boyunca Rusya’nın işgal altında tuttuğu Kırım Yarımadası’ndaki askeri hedeflere yönelik saldırılarını sürdürdü. Bu operasyonlar özellikle Rus hava gücüne ve silahlı insansız hava aracı (SİHA) altyapısına odaklandı. Kırım Haber Ajansı (QHA) Ukrayna ordusunun son bir yılda Kırım’a düzenlediği en dikkat çekici operasyonları derledi. TARİHTE BİR İLK: İDA İLE SAVAŞ UÇAĞI DÜŞÜRÜLDÜ Mayıs 2025’te Ukrayna, askerî literatüre geçen bir operasyona imza attı. Ukrayna Savunma Bakanlığı İstihbarat Başmüdürlüğü (HUR), 3 Mayıs’ta Karadeniz’de Novorossiysk açıklarında insansız deniz aracıyla (İDA) bir Rus Su-30 savaş uçağının imha edildiği duyurdu. Açıklamada, “Bu, bir savaş uçağının deniz insansız hava aracıyla imha edildiği dünyadaki ilk örnektir. Bu tarihi saldırı, HUR bünyesindeki Group 13 özel birimi askerleri tarafından, Magura insansız deniz aracından fırlatılan bir füzeyle gerçekleştirildi." denildi. Bir gün sonra HUR Başkanı Kırılo Budanov, ikinci Su-30’un da Kırım açıklarında düşürüldüğünü belirtti. Rus uçakları Magura-7 tipi İDA’dan ateşlenen AIM-9 Sidewinder füzeleriyle vurulduğunu aktaran Budanov, “Bu tarihi bir an.” diye kaydetti. Bir Su-30 savaş uçağının maliyetinin 35-50 milyon dolar arasında olduğu belirtiliyor. UÇAKLAR KARADA HEDEF ALINDI 2025 boyunca Rus hava unsurları yalnızca havada değil, üslerinde de hedef oldu. Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU), 4 Ağustos’ta Kırım’daki Sak (Saki) askeri hava üssüne düzenlenen gece saldırısında bir Su-30SM uçağının tamamen imha edildiğini, bir diğerinin hasar gördüğünü ve üç Su-24 uçağının vurulduğunu açıkladı. Eylül ayında iki ayrı saldırıda, Kırım’daki Kaça hava üssünde konuşlu iki Be-12 “Çayka” amfibi uçağının ve bir Mi-8 helikopterinin imha edildiği bildirildi. Bu saldırı, Be-12 uçaklarının ilk kez savaşta vurulması olarak kayda geçti. Aynı ayın ilerleyen günlerinde düzenlenen bir başka operasyonda, Kaça üssünde konuşlu iki An-26 savaş nakliye uçağının vurulduğu duyuruldu. BELBEK’TE PEŞ PEŞE DARBELER Aralık ayında saldırıların odağında Belbek hava üssü vardı. 18 Aralık’ta SBU, tam mühimmat yüklü bir MiG-31 savaş uçağının vurulduğunu açıkladı. Bundan sadece iki gün sonra, 20 Aralık'ta, SBU, Belbek havaalanında iki Su-27 uçağının ve hava trafik kontrol kulesininin imha edildiğini duyurdu. Yetkililere göre bu saldırılar, üssün uçuş organizasyonunu ciddi biçimde aksattı. İki uçağın toplam maliyetinin yaklaşık 70 milyon dolar olduğu kaydedildi. SİHA DEPOLARI VE FIRLATMA NOKTALARI HEDEF ALINDI Kırım’daki hava üsleri, Rus ordusunun Ukrayna’ya yönelik SİHA saldırılarında kilit rol oynuyor. Bu nedenle Ukrayna güçleri, SİHA depolarına yönelik operasyonlara da ağırlık verdi. Ukrayna Deniz Kuvvetleri, ağustos ayında Akyar’daki (Sivastopol) Hersones hava üssüne düzenlenen saldırıda Karadeniz bölgesinde keşif yürütmek amacıyla kullanılan üç adet Mohajer-6 ve iki adet Forpost tipi SİHA’nın imha edildiğini açıkladı. İran yapımı orta menzilli keşif ve saldırı insansız hava aracı Mohajer-6 hassas mühimmat (Almas füzeleri, Qaem bombaları) taşıyabilme potansiyeline sahip. Birim maliyeti 2-4 milyon dolar. Fortpost Rus taktik keşif insansız hava aracı. Modernize edilen "Forpost-R" versiyonu saldırı kapasitesine sahip, maliyeti ise yaklaşık 7 milyon dolar. Ukrayna İnsansız Sistemleri Kuvvetleri, kasım ayında İslam Terek (Kirovske) kasabasındaki hava üssünde “Orion” tipi SİHA’ların bulunduğu hangarları hedef aldı. Saldırı uydu görüntüleriyle doğrulandı. Orta irtifa ve uzun havada kalışlı Rus askeri İHA'sı “Orion”, keşif, gözetleme ve uzun süreli devriye görevleri için tasarlanmış olup 4 adet hava-kara füzesi taşıma kapasitesine sahip. Birim maliyeti ise 5 milyon doların üzerinde. Ukrayna Özel Harekat Kuvvetleri, 28 Kasım’da Çaudа Burnu yakınlarında “Şahit” tipi kamikaze SİHA’ların depolandığı ve fırlatıldığı alanlara saldırı düzenledi. Yapılan açıklamada, “Düşman, Kırım'ın güneyindeki söz konusu bölgeyi Ukrayna’nın sivil altyapısına yönelik çeşitli tiplerde SİHA'ları fırlatmak için düzenli olarak kullanıyor. Özel Harekat Kuvvetleri, Rus ordusunun saldırı kapasitesini zayıflatmak amacıyla asimetrik adımlar atmaya devam ediyor." ifadelerine yer verildi. Ayrıca Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı, 28 Kasım'da Kırım'ın Sak bölgesinde bulunan Novofedorivka yerleşim yerindeki Rus askeri hava üssüne saldırı düzenlendiğini bildirdi. Saldırıda hava üssünde bulunan bir SİHA depolama tesisinin vurulduğu aktarıldı. RUS ORDUSUNUN SALDIRI KAPASİTESİ ZAYIFLATILIYOR Askeri uzmanlara göre, tüm SİHA’ları havada düşürmek zor olsa da, depolama ve fırlatma üslerine yönelik saldırılar Rus ordusunun saldırı kapasitesini ciddi biçimde zayıflatıyor. 2025 boyunca Kırım’da gerçekleştirilen bu operasyonlar, Rusya’nın hava ve SİHA altyapısının savunmasızlığını ortaya koyarken, Ukrayna’nın karşı koyma harp kabiliyetlerinin ulaştığı noktayı da gözler önüne serdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.