Çubarov, Rus arkeoloğun serbest kalmasına tepki gösterdi: “Tiksinti ve çaresizlik içindeyim”
Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Polonya ve Belarus arasında gerçekleşen mahkûm takasıyla Kırım’ın kültürel mirasını talan eden Rus arkeolog Aleksandr Butyagin’in serbest bırakılmasını "uluslararası hukukun acziyeti" olarak nitelendirdi. Çubarov, bu tür pazarlıkların terör devletini cesaretlendirdiğini ve Kırımlı siyasi tutsakların özgürlüğünü imkansız kıldığını savundu.
Polonya-Belarus sınırında 28 Nisan 2026 tarihinde gerçekleşen "5'e 5"lik takasın ardından bir açıklama yapan Refat Çubarov, sürecin perde arkasındaki diplomatik pazarlıklara dikkat çekti. Serbest kalan Belaruslu aktivist ve gazeteciler adına sevindiğini belirten Çubarov, ancak bu özgürlüğün Ukrayna'ya karşı suç işlemiş kişilerin iadesi pahasına alınmasını eleştirdi.
"SALDIRGANIN KURALLARINA UYUM SAĞLANIYOR”
Çubarov, Polonya mahkemesinin iade kararına rağmen Butyagin’in takasa dahil edilmesinin uluslararası sistemdeki zafiyeti gösterdiğini belirterek şu ifadelerini kullandı:
Bir tiksinti ve çaresizlik duygusundan kurtulamıyorum. Milyonlarca Ukraynalıya her gün tarif edilemez acılar yaşatan savaşı durdurmak için uluslararası baskı araçlarını sertçe kullanmak yerine, dünya pratiğinin giderek saldırgan tarafından dayatılan kurallara adapte olduğunu görmek kahredici.
Çubarov ayrıca, Ukrayna Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heorhiy Tıkhıy’nın, Polonya mahkemesinin iade kararına rağmen Butyagin’in Ukrayna’ya teslim edilmemesinden duyulan üzüntüyü dile getiren açıklamasına da dikkat çekti.
“KIRIM TATARLARININ ELİNDE ‘PAZARLIK KOZU’ YOK”
Nisan ayı ortasında Türkiye’ye gerçekleştirdiği resmi ziyarette Kırım Tatar siyasi tutsakların durumunu en üst düzeyde dile getirdiğini hatırlatan Çubarov, bugün gerçekleşen takasın acı bir gerçeği ortaya koyduğunu belirtti. Rusya’nın sadece kendi gizli servisleri için önem arz eden "pazarlık varlığı" karşılığında masaya oturduğunu belirten Çubarov, Kırım Tatarlarının böyle bir kaynağa sahip olmadığını vurgulayarak şunları kaydetti:
Görüşmelerimin her birine bizim için en sancılı konu olan Kırım Tatar siyasi tutsakların serbest bırakılması ile başladım. Bugün sayıları 350'yi aşan bu kişilerin yarısından fazlası Kırım Tatarı. Çok çocuklu annelerin tutuklanması, genç kızlara yönelik zulümler, ölüme terk edilen ağır hasta mahkumların kaderi gibi en dramatik vakaları anlattım.
Muhataplarımla; Kırım Tatarları, etnik Ukraynalılar ve diğer milletlerin temsilcilerinden oluşan bu Ukrayna vatandaşlarının serbest bırakılması için olası yolları ele aldım. Öneriler arasında, serbest bırakılanların aileleriyle birlikte Kırım topraklarını terk edebileceği seçenekler de vardı.
Ancak benim sunduğum bu yaklaşımların hiçbirinde, bugünkü takasın gösterdiği gibi, Rus gizli servislerinin çıkarına olan bir 'ticaret' söz konusu değildi. Kırım Tatarlarının elinde böyle bir ‘pazarlık kozu’ yok. Ve maalesef Kırımlı siyasi tutsaklarının serbest bırakılmasını imkansız kılan şey de tam olarak budur.
Ama bu böyle devam etmemeli…