SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ana Yurt Dergisi

QHA - Kırım Haber Ajansı - Ana Yurt Dergisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ana Yurt Dergisi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Doç. Dr. Kamelya Tekne, Nazi Almanyası’nın Kırım’da yürüttüğü propaganda faaliyetlerini QHA’ya anlattı Haber

Doç. Dr. Kamelya Tekne, Nazi Almanyası’nın Kırım’da yürüttüğü propaganda faaliyetlerini QHA’ya anlattı

Kırklareli Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kamelya Tekne, Nazi Almanyası’nın 1941 ve 1944 yılları arasındaki işgali altında tuttuğu Kırım’da yürüttüğü propaganda faaliyetleri ile Azat Kırım gazetesi başta olmak üzere propaganda aracı olarak kullandığı basın-yayın organları hakkında Kırım Haber Ajansına (QHA) değerlendirmelerde bulundu. KIRIM TATARLARI, GAMALI HAÇ İLE KIZIL YILDIZ ARASINDA KÖŞEYE SIKIŞTIRILMIŞTI Kırım Tatarlarının Alman işgali süresindeki durumu üzerine, “Sovyet literatüründe ‘Büyük Vatanseverlik Savaşı’ adı altında geçen İkinci Dünya Savaşı yılları, hem Kırım Tatarlarının hem de Sovyet Rusya’nın domine ettiği coğrafyalardaki bütün Türk dünyasının arada kalmışlığını sembolize eden bir dönem ne yazık ki. Kırım Tatarları üzerine düşündüğümüzde Patrik Mühlen’ın (Patrik Von Zur Mühlen) ‘Gamalı Haç ile Kızıl Yıldız Arasında’ diye bir kitap başlığı vardır ve tam olarak bu iki güç arasında kalmışlığı tarif etmektedir.” değerlendirmesini yapan Doç. Dr. Tekne, Kırım davasına gönül veren sembol isimlerden Dr. Ahmet Özenbaşlı’nın Kasım 1942’de yaptığı bir konuşmaya da atıf yaptı. Doç. Dr. Tekne, Dr. Özenbaşlı’nın söz konusu konuşmada bu süreci, Kırım Tatarlarının Stalinizm ile Nazi hâkimiyeti altında ufalandığı bir dönem olarak tarif ettiğini kaydetti. BU YAYINLAR ARASINDA EN ÇOK AZAT KIRIM’IN KÜLLİYATI ZAMANA DİRENEBİLDİ Kırım’ın geçmişten itibaren getirmiş olduğu “halklar mozaiği” biçimindeki yapısına paralel olarak bu dönemde hem Kırım Tatarca hem de Rusça yayınların çıktığını dile getiren Doç. Dr. Tekne, Azat Kırım gazetesi ile Ana Yurt dergisinin söz konusu döneme dair elde edilen kaynakların başını çektiğini kaydederek ”Bu iki yayının en önemli özelliği Kırım Tatarca yayımlanmış olması. Doğrudan bizi, Kırım Tatar kardeşlerimizi ilgilendiren Türk dünyasının bu kısmında, bu süreçte, İkinci Dünya Savaşı yıllarında Alman işgal yönetimi altında neler yapıldığını anlatan, oradaki gelişmelerin fikrî takibini yapabildiğimiz bir yayın olması bakımından bizim için çok önemli.” ifadelerini kulllandı. Bununla birlikte “Deutsche Krim Zeitung” isimli Akmescit (Simferopol) merkezli ve genele hitap eden bir yayının daha olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Tekne, bu yayının doğrudan Rus dilli yarımada halklarına yönelik hazırlandığını ve cepheden haberler ile bilgilendirici yazılar içerdiğini belirtti. Bu dönemdeki başlıca silahlardan olan propaganda mekanizmasının da bu yayın aracılığıyla söz konusu halklara yönelik kullanıldığını kaydeden Doç. Dr. Tekne, Azat Kırım gazetesinin ise eksik koleksiyonlar hâlinde bile olsa söz konusu yayınlar arasında bugüne kadar en çok külliyatı ulaşan yayın olduğunu belirtti. Öte yandan Doç. Dr. Tekne, Azat Kırım gazetesi için “O günlerin gelişmelerini okumamız, neler olup bittiğini, nasıl propaganda yöntemlerinin kullanıldığını ve Kırım Tatarlarının işgal altındaki gündelik hayatına dair gelişmeleri takip edebilmemiz açısından son derece önemli.” ifadelerine de yer verdi. NAZİ ALMANYASI, GAZETE VASITASIYLA KENDİ ADINA BİR MEŞRUİYET KAZANDIRMAYA ÇALIŞTI Alman işgal yönetiminin “Sovyet azınlıkları” ve “Sovyet doğu halkları” kavramlarıyla tanımladığı halklara stratejik amaçları ve kendi işgal politikası doğrultusunda kültürel hareket serbestisi kazandırdığını beyan eden Doç. Dr. Tekne, böylece bölge halkını kendi taraflarına çekme ve birtakım kalkışmaları engelleme girişiminde bulunduğunu dile getirdi. Bununla beraber, “Şunu da eklemek lazım: Savaş yıllarının ağır koşulları söz konusu. Bölgedeki ekonomik hayatın da bu anlamda işleyişini ve bölgenin bütün lojistik kaynaklarını en üst düzeyde kullanabilmek adına böyle bir politika takip ettiler. Bunu hep Azat Kırım gazetesinin sayfalarındaki haberlerden ve bilgilendirme yazılarından takip edebiliyoruz.” dedi. İşgal yıllarının oldukça çalkantılı bir dönem olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Tekne, şu değerlendirmelerde bulundu: Gazete vasıtasıyla Nazi işgal yönetimi, aynı zamanda dış dünyaya da kendi adına bir meşruiyet kazandırma, yani işgal ettiği bölgelerdeki bu ‘Sovyet azınlıkları’ diye tabir ettiği topluluklara, halklara, boylar için bir çeşit hoşgörü, müsamaha politikası takip ettiğini göstermeyi de elbette ki amaçlamıştır. ALMAN İŞGAL YÖNETİMİ, KIRIM'DAKİ HALKLARA ASLA GELECEĞE DAİR BİR VAATTE BULUNMADI Öte yandan Alman işgal yönetiminin Kırım’daki halklara asla geleceğe dair bir vaatte bulunmadığını vurgulayarak “Bu savaş, Nazi Almanyası’nın lehine bitmiş olduğu takdirde, gerek Kırım Tatarları üzerinden gerekse Türk dünyasının boylarına, halklarına geleceğe dair hiçbir vaatte bulunmuyordu veya bağımsız bir siyasi oluşuma dair bir hürriyet tanımıyordu. Kırım’da Akmescit merkezli Müslüman Komitelerinin kurulduğunu, zaman içerisinde de koşullar elverdiğince yarımadanın geri kalanındaki birtakım şehirlerde ve daha küçük yerleşim yerlerinde bu komitelerin şubeleştiğini ve birçok birimin oluştuğunu hatırlatan Doç. Dr. Tekne, “Onlara hiçbir zaman siyasi bir bağımsızlık hakkı tanımadılar. Vakıf arazilerinin yeniden bir düzenlemeye tâbi tutulması konuları gündeme getirildiğinde bunlarla ilgili hiçbir iyileştirilmeye gidilmedi. Diasporadaki Kırım Tatarlarının ana yurda dönmeleri için girişimlerde bulunulmadı.” dedi. “KIRIM TATARLARI LEHİNE HİÇBİR OLUMLU ADIMIN ATILMADIĞINI DA GÖRMEKTEYİZ” Doç. Dr. Tekne, bu dönemde hem Yarımada’daki Kırım Tatar aydınlarının hem de Yarımada dışında, Kırım’dan zaman içerisinde göç etmek ve iltica etmek zorunda kalan Cafer Seydahmet Kırımer gibi millî hareketin yolbaşçısı olan kişilerin birtakım irtibatlar sağladığını kaydederek “Savaş esirleri problemi vardı. Örneğin Almanların elindeki Kırım Tatar savaş esirleri problemi ile ilgili, Kırım Tatarları lehine hiçbir olumlu adımın atılmadığını da görmekteyiz.” şeklinde konuştu. NAZİLERİN KIRIM’I CERMENLEŞTİRME PLANI, SAVAŞTAN YILLAR SONRA İFŞA EDİLDİ Kırım Tatarlarının Alman işgal yönetiminin kontrolü ve denetimi altında hep sınırlı bir çerçevede bırakıldığını dile getiren Doç. Dr. Tekne, söz konusu dönemdeki yayınların da bu kapsama girdiğini kaydetti. Kırım’da bu dönemde 50’ye yakın caminin restore edilip tekrar ibadete açıldığını, cuma günleri birtakım dua merasimlerinin yapıldığını, gazeteler üzerinden sembolik de olsa dinî bayramların kutlandığını ya da belli yerlerde toplanmak suretiyle yapılan bu dua merasimlerine dair haberlerin yapıldığını, Tepreş ve Derviza gibi millî bayramlarda toylar ile cıyınların canlandırıldığını ifade eden Doç. Dr. Tekne, buna karşın “Hep bu dar kalıp içerisinde bu çizgiyi, kültürel ve soyut manevi değerleri taşıyan çizgiyi taşırmamak üzere bir kısmî bir serbestiyetin sağlandığını görüyoruz.” dedi. Savaştan sonra zaman içerisinde eski arşiv verilerinin açılmasıyla birlikte edinilen bilgilere göre Alman işgal yönetiminin, bu sürecin onlar açısından olumlu bir şekilde devam ettiği takdirde Kırım’ı Cermenleştirme planının ifşa edildiğini kaydeden Doç. Dr. Tekne, işgal yönetiminin Filistin Almanları ve İtalya sınırları içerisinde yaşayan bir Alman grubu olan Güney Tirollüleri Yarımada’ya iskân ettirme gibi bir düşüncelerinin olduğunu belirtti. “PROPAGANGA, ASKERÎ SİLAH VE TEÇHİZATTAN SONRA BİR DEVLETİN EN ÖNEMLİ SİLAHIDIR” Doç. Dr. Tekne, Azat Kırım gazetesinde içtimai ve siyasi haberlere yer verildiğini, başlangıçta Kırım Tatarca yayın yapıldığını ve Kiril harflerinden oluşan bir matbaa dizisi ve kurulumunun olduğunu dile getirdi. Bununla birlikte bir süre sonra Romanya’nın Dobruca bölgesinden Latin harfli matbaa kurulumunun getirildiğini beyan eden Doç. Dr. Tekne, gazete aracılığıyla ayrıca Sovyet dönemindeki ağır şartlara atıfta bulunulduğunu kaydederek şu ifadelere yer verdi: Alman işgali dönemindeki bu yeni kültürel belleği tekrar canlandıran bu faaliyetlere büyük yer ayıran ögelere rastlıyoruz. Tabii propaganda, bütün dünya savaşlarında gördüğümüz gibi, hatta aslında günümüzün dünyasındaki devletlere baktığımızda da gördüğümüz gibi fiziksel askerî silah ve teçhizattan sonra bir devletin en önemli silahıdır. Bunun da çok canlı surette Azat Kırım gazetesinde yapıldığını görüyoruz. Çok yüksek tirajlı bir gazete bu, Akmescit Müslüman Komitesinin resmî bir yayın organı ve onun şubeleştiği her yere dağıtımı yapılan bir gazete olması nedeniyle son derece ana akım bir haber kaynağı. NAZİLER, KIRIM TATARLARINI “KURTARAN” VEYA “HİMAYE EDEN” BİR PROFİL OLARAK ÇİZİLDİ Öte yandan propaganda materyalleri arasında görsel malzemeye de fazlasıyla başvurulduğunu belirten Doç. Dr. Tekne, Sovyet diktatörü Josef Stalin, (Franklin) Roosevelt ve (Winston) Churchill’in aciz düşmüş hâllerinin karikatürize edildiğini ifade etti. Almanlar adına ise Kırım Tatarlarını Bolşevik zulmünden kurtaran ya da Bolşevik zulmüne karşı himaye eden bir profilin kasten çizildiğine dikkat çeken Doç. Dr. Tekne, son olarak şu değerlendirmelerde bulundu: Gazetenin görsel kimliği de çok önemli. Kapağında tarak tamga bulunuyor, hatta bazı sayılarında Çatırdağ da var. Dönem dönem değişime uğramış ama tarak tamga, Kırım Hanlığı dönemindeki o bağımsız siyasi iradeyi ifade eden bir sembol olarak her zaman orada yer almıştır. Almanlar, mesela buna dahi müsamaha göstermiştir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.