SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ankara

QHA - Kırım Haber Ajansı - Ankara haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ankara haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ankara’da Hıdırellez coşkusu: Türk dünyası Gençlik Parkı’nda buluştu! Haber

Ankara’da Hıdırellez coşkusu: Türk dünyası Gençlik Parkı’nda buluştu!

Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından 10 Mayıs 2026 tarihinde Ankara'nın Gençlik Parkı’nda düzenlenen Hıdırellez kutlamaları, Türk dünyasının farklı topluluklarını, derneklerini ve kültürel gruplarını bir araya getirdi. Etkinliğe Türk Dünyası Balkan Türkleri Destekleme ve İşbirliği Derneği, Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Vakfı, Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Merkezi, Şefika Gaspıralı Uluslararası Kadın Birliği, Ankara Türk Ocakları, Türkiye Azerbaycan Dostluk İşbirliği ve Dayanışma Derneği, Türkmeneli Dayanışma Derneği, Kıbrıs Türk Kültür Derneği Genel Merkezi, Dünya Uygur Kurultayı Vakfı, Ankara Kültür Derneği ve Azerbaycan Kültür Derneği katıldı. Program, Türk Dünyası Balkan Türkleri Destekleme ve İş Birliği Derneği Kurucusu ve Başkanı Aygün İlkon’nun konuşmasıyla başladı. Etkinlik, “Kam Ana” mahlasıyla tanınan yazar ve hikâye anlatıcısı Hilal Koçyiğit’in Hıdırellez’in anlamını ve Türk dünyası medeniyetindeki önemli yerini anlattığı konuşmasıyla devam etti. Her derneğin ve topluluğun kurduğu stantlarda ziyaretçiler; Balkanlardan-Türkistan coğrafyasına kadar uzanan Türk dünyasının kültürünü, geleneksel kıyafetlerini, kitaplarını ve el sanatlarını yakından tanıma fırsatı buldu. CIYIN ANSAMBLİ’DEN GELENEKSEL KIRIM TATAR DANSLARI Şenlik kapsamında Kırım Derneği Genel Merkezi müzik ve dans topluluğu Cıyın Ansambli de sahne aldı. Dans grubu, Kırım Tatar halkına ait geleneksel ve özgün dansları ziyaretçilerle buluşturdu. Onların arasında: “Çipçeler”, “Balalar Kaytarması”, “Bahçesaray Kaytarması”, “Tım Tım”, “Emir Celal”, “Kukla” ve “Kırım Ezgileri” gibi dans performansları izleyicilerden büyük beğeni topladı. Bunun yanı sıra etkinliğe katılan Zangezur Azerbaycan Halk Dansları Topluluğu, Ekol Dans Sanat Spor Grubu, Türk Dünyası Balkan Türkleri Destekleme ve İşbirliği Derneği, Ankara Kulübü, Kıbrıs Türk Kültür Derneği ve Türkmeneli Dayanışma Derneği gibi toplulukların dans ekipleri de sahneledikleri millî dans gösterileriyle Türk dünyasının zengin kültürel mirasını yansıttı. ERGENEKON TEMSİLİ VE ATEŞTEN ATLAMA Program kapsamında Ergenekon destanını simgeleyen demir dövme ritüeli ile Hıdırellez geleneğinin önemli unsurlarından biri olan ateşten atlama etkinliği de gerçekleştirildi. Etkinliğe katılanlar, özellikle çocuklar, Hıdırellez kültürünü yakından tanıma ve geleneksel ritüelleri deneyimleme fırsatı elde etti.

Kırım Vakfının yeni yönetimi belirlendi Haber

Kırım Vakfının yeni yönetimi belirlendi

Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Vakfı Mütevelli Heyeti Olağan Toplantısı, 9 Mayıs 2026 tarihinde Ankara’daki vakıf binasında gerçekleştirildi. Toplantı, Vakıf Başkanı Tuncer Kalkay’ın açılış konuşmasının ardından İstiklal Marşı ve Kırım Tatar millî marşı “Ant Etkenmen”in okunmasıyla başladı. Divan Başkanlığına Ümit Yüksel, yazmanlığa ise Kırım Derneği Genel Sekreteri Ülkü Aksel oy birliğiyle seçildi. Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu Tuncer Kalkay, Denetim Kurulu Raporu ise Kırım Derneği Genel Başkan Yardımcısı İsmet Yüksel tarafından okundu. Kalkay konuşmasında, Kırım Derneğinin kurumsal yapısını güçlendirmeye yönelik çalışmalara öncelik verdiklerini belirterek, derneğin kuruluşunun 70’inci yılı anısına hazırlanan prestij kitabına değindi. Vakfın 2025-2026 dönemindeki faaliyetleri kapsamında “Tarih ve Kültür Konferansları” ile “Ballıkpınar Kırım Tatar Kültür Evi” çalışmalarına ilişkin bilgiler de paylaşıldı. Denetim Kurulu raporunu sunan İsmet Yüksel, yürütülen faaliyetlerin mevzuata uygun şekilde sürdürüldüğünü ve vakfın amaçları doğrultusunda gerçekleştirildiğini ifade etti. Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu ile Denetim Kurulu Raporu ayrı ayrı oylanarak oy birliğiyle kabul edildi. 2025 yılı bütçesinin onaylanmasının ardından vakıf organlarının seçimine geçildi. Yapılan seçim sonucunda Yönetim Kuruluna Kırım Vakfı Başbanı Tuncer Kalkay, Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Merkezi Başkanı Mükremin Şahin, Tuncay Kalkay, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Enver Aydoğan, Av. Uğur Yaşar Uygun, Ömer Özel ve İsmet Yüksel seçildi. Denetim Kurulunda ise Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Kırımlı, Ümit Yüksel ve Tuvgan Til İnternet Sitesi Koordinatörü Oya Deniz Çongar Şahin yer aldı. Toplantıda ayrıca, vakfın tüzüğünde yer alan amaçlar doğrultusunda huzurevi projeleri için gerekli çalışmaların yürütülmesi konusunda Yönetim Kuruluna yetki verilmesi maddesi de yapılan görüşmelerin ardından kabul edildi. Toplantı, dilek ve temennilerin ardından sona erdi.

Ankara’da Hıdırellez ateşi yandı, bahar coşkusu yaşandı! Haber

Ankara’da Hıdırellez ateşi yandı, bahar coşkusu yaşandı!

Fatma Nur Sarıcaoğlu QHA ANKARA Baharın müjdecisi olarak kabul edilen Hıdırellez, Ankara’da 6 Mayıs 2026 tarihinde düzenlenen şenlikle kutlandı. Hıdırellez Şenliği, UNESCO Türkiye Millî Komisyonu (UTMK), Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi (AHBVÜ) Edebiyat Fakültesi Türk Halk Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (THBMER), Ankara Somut Olmayan Kültürel Miras Müzesi, Gölbaşı Somut Olmayan Kültürel Miras Müzesi, Somut Olmayan Kültürel Miras Derneği, Geleneksel Sporlar ve Oyunlar Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Türkiye Geleneksel Spor Dalları Federasyonu (GSDF) iş birliğiyle gerçekleştirildi. Hıdırellez Şenliği’nin açılış konuşmalarını gerçekleştiren AHBVÜ Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nurşen Özkul Fındık 2022 yılından bu yana Edebiyat Fakültesi olarak Hıdırellez’i coşkuyla kutladıklarını belirtti. Hıdırellez’in baharın gelişi, mevsim dönüşümü, bolluk ve bereketin simgesi olduğunu ifade eden Prof. Dr. Fındık, etkinliğin aynı zamanda geleceğe yönelik umutların ve dileklerin paylaşılmasına vesile olduğunu söyledi. Öğrencilerle birlikte geleneksel oyunlar ve kültürel uygulamaların yaşatıldığını kaydeden Fındık, etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen Türk Halk Bilimi Bölümüne teşekkür etti. Fındık, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: 2022 yılından beri Edebiyat Fakültesi olarak baharın gelişini, mevsim dönüşümünü, yeryüzüne bolluk ve bereketin gelişini, geleceğe yönelik umutların ifadesi olan Hıdırellez’i coşkuyla kutluyoruz. Öğrencilerimizle birlikte oyunlar oynuyor, gelenekleri öğreniyor ve paylaşımlar yapıyoruz. Bu geleneğin sürdürülmesinde emeği geçen başta hocalarımız olmak üzere tüm öğretim elemanlarına ve öğrencilerimize teşekkür ediyorum. Umarım bundan sonraki yıllarda da Hıdırellez’i aynı coşkuyla kutlamaya devam ederiz. Hepinize sağlık, mutluluk ve güzellik getirsin. “HIDIRELLEZ İNSANLIĞIN ORTAK MİRASIDIR” UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Öcal Oğuz konuşmasında, Hıdırellez’in yalnızca mevsimsel bir kutlama olmadığını; toplumsal dayanışmayı, kültürel aidiyeti ve birlikte yaşama kültürünü güçlendiren önemli bir miras olduğunu vurguladı. Oğuz, baharın gelişiyle birlikte kutlanan Hıdırellez’in insanları bir araya getiren ortak bir kültürel değer olduğunu ifade etti. Bu tür geleneklerin toplumların yalnızlaşmasını engellediğini belirten Oğuz, özellikle teknolojinin insan ilişkilerini zayıflattığı günümüzde kültürel buluşmaların daha büyük anlam taşıdığını söyledi. Akıllı telefonlar, dijitalleşme ve yapay zekâ teknolojilerinin insanların günlük yaşamını dönüştürdüğünü kaydeden Oğuz, buna rağmen bireylerin sosyal anlamda yalnızlaştığını dile getirdi. Oğuz, bu nedenle ortak kültürel değerlerin yaşatılmasının hem bireysel hem de toplumsal sağlık açısından önemli olduğunu belirtti. Geleneksel bayramların geçmişten bugüne toplumları bir arada tuttuğunu ifade eden Oğuz, kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine dikkat çekti. Hıdırellez gibi geleneklerin yalnızca eğlence amacı taşımadığını söyleyen Oğuz, bu etkinliklerin genç kuşakların toplumsal bağ kurmasına katkı sunduğunu belirtti. Oğuz, “Bizim temel amacımız; bir milletin mensubu olmanın verdiği huzurla sağlıklı, mutlu ve başarılı bireyler yetiştirmek. Geçmişte atalarımız bu gelenekleri doğal yaşamın bir parçası olarak sürdürüyorlardı. Bugün ise bu mirası yaşatmak bizim için çok daha büyük bir anlam taşıyor.” dedi. Konuşmasında UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi’ne de değinen Oğuz, Hıdırellez’in 2017 yılında Türkiye ve Kuzey Makedonya’nın ortak başvurusu ile UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsilî Listesi’ne kaydedildiğini hatırlattı. Bu gelişmeyle birlikte Hıdırellez’in artık yalnızca belirli toplumlara ait bir gelenek değil, insanlığın ortak kültürel mirası olarak kabul edildiğini söyledi. Hıdırellez’in Balkanlar’dan Kafkasya’ya, Orta Doğu’dan Akdeniz coğrafyasına kadar çok geniş bir bölgede kutlandığını belirten Oğuz, farklı toplumların benzer gelenekler etrafında bir araya gelebildiğini ifade etti. Oğuz, Noel ile Hıdırellez arasında sembolik bir karşılaştırma yaparak şu ifadeleri kullandı: İnsanlık Noel yaptığında bir araya geliyor, mutlu oluyor; buna hiçbir itirazımız yok. Hıdırellez yaptığında da bir araya gelebilir ve mutlu olabilir. Mesela Noel’de, herkese yetişsin diye Noel Baba’nın kızağı anlatılır. Noel Baba milyarlarca insana yetişmeye çalışıyor. Biz ise Hızır’ın, uçağın altıyla, kanadıyla insanlara yetiştiğini söylüyoruz. Sekiz milyar insana bir yaşlı Noel Baba’nın yetişmesi mümkün değil. Biz de diyoruz ki bırakın ona Hızır yardım etsin; bizim Hızır’ımız insanlara yetişiyor. Prof. Dr. Öcal Oğuz, konuşmasının sonunda etkinliğe ev sahipliği yapan Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi yönetimine, organizasyonda emeği geçen akademisyenlere ve öğrencilere teşekkür ederek, Hıdırellez’in tüm insanlığa sağlık, huzur ve bereket getirmesi temennisinde bulundu. “YAŞAYAN MİRASIN KORUNMASI İÇİN VAR GÜCÜMÜZLE ÇALIŞIYORUZ” Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürü Selim Terzi, somut olmayan kültürel mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması için çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti. Katılımcıları selamlayarak konuşmasına başlayan Terzi, Hıdırellez gibi geleneksel bayramların kültürel hafızanın yaşatılması açısından önemli olduğunu ifade etti. UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Öcal Oğuz’un konuşmasının ardından söz aldığını belirten Terzi, “Öcal hocamdan sonra konuşmanın güzel tarafı, söylenmesi gereken pek çok şeyi söylemiş olmasıdır. Ben de söylediklerinin altına imzamı atıyorum.” dedi. Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü olarak güçlü bir ekiple çalıştıklarını kaydeden Terzi, somut olmayan kültürel mirasın korunması ve yaşatılması için yoğun çaba gösterdiklerini söyledi. Terzi, “Yaşayan mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması için var gücümüzle çalışıyoruz. Elbette eksiklerimiz olabilir ancak çok değerli yol arkadaşlarımız ve bize rehberlik eden kıymetli hocalarımız var.” ifadelerini kullandı. UNESCO Türkiye Millî Komisyonu ile yürütülen çalışmalara da değinen Terzi, son üç yıldır Prof. Dr. Öcal Oğuz ile birlikte önemli projelere imza attıklarını belirtti. Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi ile iş birliğinin artarak devam edeceğini vurgulayan Terzi, gelecek yıl daha kapsamlı bir Hıdırellez programı düzenlemeyi hedeflediklerini açıkladı. “MİTSEL OLANIN GÜNDELİK HAYATLA BULUŞTUĞU MÜSTESNA BİR EŞİK” AHBVÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fulya Bayraktar, Hıdırellez Şenliği’nde yaptığı konuşmada, Hıdırellez’in yalnızca mevsimsel bir geçişi değil, aynı zamanda kolektif hafızanın ve kültürel sürekliliğin önemli bir yansımasını temsil ettiğini söyledi. Hıdırellez’in köklerinin Orta Asya bozkırlarından Mezopotamya’ya, Balkanlardan Anadolu’ya uzanan geniş bir kültürel coğrafyaya dayandığını belirten Bayraktar, bu geleneğin Türk kültür hafızasının farklı renklerini bir araya getiren güçlü bir miras olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Fulya Bayraktar, konuşmasında Hıdırellez’in taşıdığı sembolik anlamlara dikkat çekerek, “6 Mayıs, dikey zamanın yatay zamanla kesiştiği; mitsel olanın gündelik hayatla buluştuğu müstesna bir eşiktir. Karaların koruyucusu Hızır ile denizlerin hâkimi İlyas’ın sembolik buluşması, insanın tabiatla, bireyin toplumla ve geçmişin gelecekle yeniden barışmasını temsil etmektedir.” cümlelerini sarf etti. Hıdırellez ritüellerinin Türk milletinin binlerce yıllık kültürel birikiminin estetik bir yansıması olduğunu kaydeden Bayraktar, gül ağacına bırakılan dileklerin evrensel bir bolluk, bereket ve barış arzusunu ifade ettiğini söyledi. Bayraktar, Hıdırellez’in 2017 yılında UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsilî Listesi'ne dâhil edilmesinin bu kültürel mirasın evrensel değerini tescillediğini belirterek, “Ancak bizim için bu miras yalnızca bir belge değil; toplumsal hafızanın sürekliliğini sağlayan, millî kimliği estetik ve manevi bir disiplin içerisinde yaşatan canlı bir kültür ekosistemidir.” dedi. Konuşmasında ateş ve su ritüellerinin anlamına da değinen Bayraktar, Hıdırellez geleneklerinin Türk insanının doğayla kurduğu zarif ve derin ilişkinin bir göstergesi olduğunu ifade etti. Üniversitelerin yalnızca akademik bilgi üretim merkezleri olmadığını vurgulayan Bayraktar, kültürel mirasın yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması konusunda da önemli bir sorumluluk taşıdığını söyledi. Prof. Dr. Fulya Bayraktar, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: Doğanın bu muazzam uyanışının akademik ve entelektüel üretimlerimize de ilham olmasını diliyorum. Hıdırellez’in Türk dünyasına ve tüm insanlığa huzur, bereket ve yenilenme getirmesini temenni ediyor, baharın bu güzel coşkusunun hepimize kutlu olmasını diliyorum. HIDIRELLEZ ATEŞİNDEN ATLANDI Şenlikte Hıdırellez kapısından geçiş, gül ağacına dilek bağlama ve Hıdırellez ateşinden atlama ve yumurta tokuşturma ritüelleri yapıldı. KALAKAY TIGIRTMASI TÖRENİ YAPILDI Hıdırellez kutlayan ülkelerin ritüellerinin uygulandığı bir Hıdırellez Sokağı şenliğin gözdesi oldu. Şenlikte uygulanan Kırım Tatarlarının geleneksel Hıdırellez ritüeli Kalakay Tıgırtması (kalakay yuvarlama) uygulaması büyük ilgi ile karşılandı. HIDIRELLEZ DİLEKLERİ DİLENDİ Geleneksel çocuk oyunları, yumurta ve balık boyama etkinlikleri ile çeyiz serme ve bilmece etkinlikleri katılımcılarla buluştu. Martuval çadırında dilek ritüelleri gerçekleştirilirken, kilit ile kısmet açma ve kısmet çemberinden geçme uygulamaları yapıldı.

Hıdırellez coşkusu Ankara’da yaşanacak! Haber

Hıdırellez coşkusu Ankara’da yaşanacak!

Baharın müjdecisi olarak kabul edilen Hıdırellez, 6 Mayıs 2026 tarihinde düzenlenecek şenlikle Ankara’da kutlanacak. Hıdırellez Şenliği, UNESCO Türkiye Millî Komisyonu (UTMK), Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Halk Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (THBMER), Ankara Somut Olmayan Kültürel Miras Müzesi, Gölbaşı Somut Olmayan Kültürel Miras Müzesi, Somut Olmayan Kültürel Miras Derneği, Geleneksel Sporlar ve Oyunlar Uygulama ve Araştırma Merkezi ve Türkiye Geleneksel Spor Dalları Federasyonu (GSDF) iş birliğiyle gerçekleştirilecek. Etkinlik, saat 11.00 ile 15.00 arasında Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Itrî Yerleşkesi’nde düzenlenecek. Program kapsamında açılış konuşmalarının ardından katılımcılar, Hıdırellez’e özgü ritüel ve etkinliklerle buluşacak. Şenlikte “Hıdırellez kapısından geçiş”, “gül ağacına dilek bağlama” ve “Hıdırellez ateşinden atlama” gibi geleneksel uygulamaların yanı sıra çocuk oyunları, yumurta ve balık boyama etkinlikleri, çeyiz serme ve bilmece etkinlikleri yer alacak. Ayrıca etkinlik alanında kurulacak martuval çadırında dilek ritüelleri gerçekleştirilecek; “kilit ile kısmet açma” ve “kısmet çemberinden geçme” gibi uygulamalar ziyaretçilere sunulacak. Katılımcılar için tuz-ekmek hakkı geleneği yaşatılacak, bereket çuvalları dağıtılacak ve pilav ikramı yapılacak. Şenlikte ayrıca Hıdırellez’i kutlayan farklı ülkelerin tanıtıldığı “ülkeler sokağı” da yer alacak.

3 Mayıs Türkçüler Günü Haber

3 Mayıs Türkçüler Günü

Ankara Nümayişi'nin ilk yıl dönümünde, 3 Mayıs 1945 tarihinde Tophane'de Askeri Cezaevi'nde tutuklu bulunan Türkçüler tarafından örtüsüz bir masa etrafında yapılan bir toplantı ile anıldı ve daha sonraki yıllarda da devam eden bu kutlama devam eden yıllarda Türk milliyetçileri arasında bir gelenek halini aldı. Türkçüler Günü'nün ortaya çıkışı, Hüseyin Nihal Atsız-Sabahattin Ali Davasının 3 Mayıs 1944'teki duruşmasının ardından oluşmuştur. 3 Mayıs 1945 tarihinde Tophane Askerî hapishanesinde Hüseyin Nihal Atsız, Zeki Velidi Togan, Nejdet Sançar ve Reha Oğuz Türkkan başta olmak üzere 10 mahkûm tarafından kutlanan Türkçüler Günü, bir sonraki senelerde de yapılan toplanmalar ile Türkçüler Günü adını almıştır. 3 MAYIS TÜRKÇÜLER GÜNÜ'NÜN TARİHİ Irkçılık-Turancılık Davası, 7 Eylül 1944'te başlayan ve 29 Mart 1945'e kadar süren, Türk siyasetinde önde gelen 23 ismin Irkçılık-Turancılık suçlamasıyla yargılandığı sürecin adıdır. Türkçülük-Turancılık davasının gerekçelerinden biri olarak gösterilen Hüseyin Nihal Atsız -Sabahattin Ali davasının 3 Mayıs 1944 tarihli duruşmasından sonra yaşanan “Ankara Nümayışı”nı anmak amacıyla, ilk defa 3 Mayıs 1945 tarihinde Tophane Askerî hapishanesinde Nihal Atsız, Zeki Velidi Togan, Nejdet Sançar ve Reha Oğuz Türkkan başta olmak üzere 10 mahkûm tarafından kutlanmıştır. Daha sonraki senelerde de devam eden toplantılar "Türkçülük Günü" adını almıştır. Yargılama sonucunda Zeki Velidi Togan, Hüseyin Nihal Atsız, Alparslan Türkeş, Reha Oğuz Türkkan, Cihat Savaş Fer, Nurullah Barıman, Fethi Tevetoğlu, Nejdet Sançar, Cebbar Şenel ve Cemal Oğuz Öcal çeşitli cezalara çarptırıldılar. Dönemin Başbakanı Şükrü Saracoğlu 5 Ağustos 1942'de TBMM'de yaptığı konuşmada şunları söylemiştir: "Biz Türk'üz, Türkçüyüz ve daima Türkçü kalacağız. Bizim için Türkçülük bir kan meselesi olduğu kadar bir vicdan ve kültür meselesidir. Biz azalan veya azaltan Türkçü değil, çoğalan ve çoğaltan Türkçüyüz. Ve her vakit bu istikamette çalışacağız." Sabahattin Ali tarafından Atsız mahkemeye verilir. 26 Nisan 1944'te Ankara'da başlayan ilk mahkeme, dönemin gençleri tarafından hınca hınç doldurulur. Mahkeme, 3 Mayıs 1944'e ertelenir. Tarihte, 3 Mayıs Olayları adıyla anılan hadise Nihal Atsız'ın, hakkında açılan dava için Ankara'ya geldiği sırada başlamıştır. 3 Mayıs'ta bir araya gelen ve gösteriler yapan gençler birer birer tespit edilip toplanır ve tutuklanır. Milliyetçi gençler, Alparslan Türkeş'in ifade ediş şekliyle, kıyasıya dövülür. Nihal Atsız da aynı gün duruşmadan çıktıktan sonra polis tarafından gözaltına alınır. Üsteğmen olarak nümayişe katılıp gözaltına alınan Alpaslan Türkeş konuyla ilgili olarak "3 Mayıs günü heyecanla sokağa fırlayan gençler kıyasıya dövüldüler" demiştir. 3 Mayıs'ın ilk yıldönümü 1945 senesinde o sıralarda Tophane'deki Askerî Cezaevinde tutuklu bulunan bir grup Türkçü tarafından örtüsüz bir masa etrafında yapılan bir toplantı ile anılmış, daha sonraki yıllarda ise çeşitli törenlerle kutlanmış ve Türk milliyetçilerinin bir geleneği Türkçülük Günü oluşmuştur. 3 MAYIS ANKARA NÜMAYİŞİ NEDİR? 3 Mayıs Olayları olarak bilinen olaylar başkent Ankara'da başlamıştır. Mahkeme günü Turancılar, komünizm karşıtı bir gösteri tertip ederler ve Atsız'a sevgilerini bu gösteride belirtirler. Gençler bu kez mahkeme salonuna alınmaz. Bunun üzerine Ulus Meydanı'na yürüyen gençler burada Başbakan Şükrü Saraçoğlu ile görüşmek isterler fakat bu istekleri gerçekleşmez. Gençlerin 3 Mayıs günü yaptıkları yürüyüş hükümet tarafından bastırılır ve 165 üniversiteli genç tutuklanır. İstanbul 1 Numaralı Örfi İdare Mahkemesinde görüşülmeye başlanan ve 65 oturum süren dava kapsamında Hasan Ferit Cansever, Fethi Tevetoğlu, Alparslan Türkeş, Nurullah Barıman, Zeki Özgür Sofuoğlu, Fazıl Hisarcıklı, Hüseyin Nihal Atsız, Hüseyin Namık Orkun, Nejdet Sançar, Saim Bayrak, İsmet Rasin Tümtürk, Cihat Savaş Fer, Muzaffer Eriş, Fehiman Altan, Yusuf Kadıgil, Cebbar Şenel, Zeki Velidi Togan, Orhan Şaik Gökyay, Hikmet Tanyu, Reha Oğuz Türkkan, Hamza Sadi Özbek, Cemal Oğuz Öcal, Said Bilgiç olmak üzere toplam 23 sanık yargılandı ve 29 Mart 1945 tarihinde verilen kararla sanıklardan 13'ü beraat ederken, Prof. Dr. Zeki Velidî Togan, Hüseyin Nihal Atsız, Reha Oğuz Türkkan, Nurullah Barıman, Cihat Savaşfer, Nejdet Sançar, Dr. Fethi Tevetoğlu, Alparslan Türkeş, Cebbar Şenel ve Cemal Oğuz Öcal’a 10 yıla kadar uzanan değişik hapis ve sürgün cezaları verilmiştir. Daha sonra Askeri Yargıtay'a taşınan dava hakkında kararı Yüksek Mahkeme 'usul ve esas yönünden' bozdu. Tutuklu sanıkların hemen salıverilmesini ve davanın 2. Sıkıyönetim Mahkemesinde görülmesini kararlaştırdı. Bu karar, 26 Ekim 1945 günü, yıldırım telgrafı ile İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığına bildirilerek tutukluların hemen salıverilmesi sağladı. Böylece, kimi Türkçüler için 1 yıl beş buçuk ay süren hapis ve zindan hayatı sona erdi.

NATO’da zirve formatı değişebilir: Yıllık toplantılar tartışma konusu Haber

NATO’da zirve formatı değişebilir: Yıllık toplantılar tartışma konusu

NATO’nun, yıllık zirve düzenleme uygulamasını gözden geçirerek toplantı sıklığını azaltmayı değerlendirdiği bildirildi. Birleşik Krallık merkezli Reuters haber ajansının 27 Nisan 2026 tarihli diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberine göre, bu adımın arkasında Avrupa ülkeleri ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump arasında yaşanabilecek olası gerilimleri önleme isteği de bulunuyor. Habere göre bazı NATO üyeleri, liderler düzeyindeki toplantıların temposunun düşürülmesini savunuyor. Diplomatik kaynaklar, 2027’de Arnavutluk’ta yapılması planlanan zirvenin sonbahara kaydırılabileceğini, 2028’de ise zirve düzenlenmeyebileceğini ifade etti. Kaynakların bir kısmı bu ihtimalin nedenlerinden biri olarak Trump’ın tutumunu gösterirken, diğerleri daha genel diplomatik ve stratejik gerekçelere dikkat çekti. Bazı ülkelerin ise zirvelerin iki yılda bir yapılmasını önerdiği, ancak henüz nihai kararın alınmadığı ve son sözün NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’ye ait olduğu belirtildi. NATO: TOPLANTILAR SÜRMEYE DEVAM EDECEK NATO yetkilileri Reuters’a yaptıkları açıklamada, ittifakın devlet ve hükûmet başkanları düzeyindeki toplantılarını sürdürmeye devam edeceğini, zirveler arasında da istişare ve karar alma süreçlerinin devam edeceğini vurguladı. Diplomatlar ve analistler, yıllık zirvelerin “gösterişli sonuçlar” üretme baskısı yaratarak uzun vadeli stratejik planlamayı zorlaştırdığını savunuyor. Bir diplomat, “Az sayıda ama nitelikli zirve, kötü zirvelerden daha iyidir.” değerlendirmesinde bulundu. NATO ZİRVESİ ANKARA'DA NATO’nun 77 yıllık tarihinde zirve sıklığının dönemlere göre değiştiğine dikkat çekilirken, Soğuk Savaş boyunca yalnızca sekiz zirve düzenlendiği, buna karşılık 2021’den bu yana liderlerin her yıl bir araya geldiği hatırlatıldı. Bu yılki NATO zirvesinin 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da yapılması planlanıyor. Öte yandan Trump’ın, ABD’nin İran’la olası bir çatışmasında NATO müttefiklerinden destek alamaması durumunda ittifakın kolektif savunma ilkesini sorguladığı ve ABD’nin NATO’dan ayrılmasını gündeme getirdiği de ifade edildi.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun! Haber

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun!

Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik ayrılan Osmanlı İmparatorluğu’nun, Mondros Mütarekesi sonrasında işgal edilmesinin ardından Mustafa Kemal Paşa, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkmıştı. Amasya Tamimi, Erzurum ve Sivas kongreleri ile alınan kararlar, ulusun egemenliğini yine ulusun sağlayacağını ortaya koymuştu. İstanbul’un işgali ve Millî Mücadele yanlılarının Ankara’da toplanmaya başlaması üzerine Mustafa Kemal, 19 Mart 1920’de yayımladığı genelgeyle” Ankara’da olağanüstü yetkili bir Meclisin” kurulacağını duyurdu. Türk milli bağımsızlık ve egemenliğinin sembolü olarak kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), 23 Nisan 1920’de halkın yoğun ilgisi ve dualarıyla açıldı. Türk devletini ayağa kaldıran Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk açılış gününde yaptığı konuşmada, "Milletin mukadderatını doğrudan doğruya idare etmek üzere Ankara’da bir Büyük Millet Meclisi toplandı" dedi. Bu, sadece yeni bir meclisin açılması değil, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" ilkesinin resmen hayata geçmesi anlamına geliyordu. Artık Türk milleti, kendi kaderini kendi tayin edecekti. İlk Meclis’te yurdun dört bir yanından seçilen temsilciler, bağımsızlık yemini ederek göreve başladılar. Mustafa Kemal Paşa, Meclis’in ilk başkanı seçildi. Bu Meclis, sadece kanun çıkaran bir organ değil; hem Millî Mücadele’yi yöneten, hem de yeni bir devletin temelini atan en yüksek irade oldu. Bu tarih "Millî Hâkimiyet Bayramı" adıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk millî bayramı olarak kutlandı. Ancak Mustafa Kemal Atatürk, 23 Nisan 1924'te 23 Nisan gününün bayram olarak kutlanmasına karar verdi. 1927 yılından itibaren, 23 Nisan artık herkes tarafından “Çocuk Bayramı” olarak görülmeye ve kutlanmaya başlandı. 23 Nisan 1927'deki ilk bayram Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurucusu ve dönemin Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa himayesinde gerçekleştirilmiş, etkinlikler için Atatürk arabalarından birini çocuklara tahsis etmiş ve Cumhurbaşkanlığı Bandosu'nun konser vermesini sağlamıştır. Türk milletinin bu önemli bayramının adı, 1935'te Hakimiyet-i Milliye Bayramı, 1981 yılında ise "Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı" olarak resmileşti. “MEMLEKETİ AYDINLIĞA BOĞACAK OLAN SİZSİNİZ” 23 Nisan 1920'de Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarının Türk istiklalinin nişanesi olarak açtığı, modern Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı Türkiye Büyük Millet Meclisi 106 yıldır dimdik ayakta. Sevgili küçük hanımlar ve küçük beyler… Bugün sizin gününüz! Kutlu olsun! Sizler yüce Türk milletinin geleceğisiniz. Atatürk’ün de dediği gibi, “Sizler hepiniz, geleceğin bir gülü, yıldızı, bir bahtının aydınlığısınız. Memleketi asıl aydınlığa boğacak olan sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, kıymetli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız.” Çünkü 23 Nisan sadece geçmişte verilen büyük mücadelenin anısı değil, aynı zamanda geleceğe olan inancımızın da en güçlü simgesidir. Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından bize emanet edilen bu kutsal vatanı korumak ve yüceltmek her birimizin borcudur. Kırım Haber Ajansı olarak başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu ülkeyi bize emanet eden tüm şehit ve gazilerimizi minnet ve saygıyla anıyor; tüm çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı kutluyoruz! Bugünün küçükleri, yarının büyükleri… Gelecek, onun açtığı yolda ve gösterdiği hedefte sizin ellerinizde yükselecek! Unutmayın!

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.