SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ankara

QHA - Kırım Haber Ajansı - Ankara haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ankara haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Zelenskıy'ın Güney Kıbrıs ziyaretine Türkiye hassasiyeti damga vurdu! Haber

Zelenskıy'ın Güney Kıbrıs ziyaretine Türkiye hassasiyeti damga vurdu!

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy’ın Güney Kıbrıs’a gerçekleştirdiği ilk ziyaret, Ukrayna liderinin Türkiye’nin hassasiyetlerini gözeten stratejik tavrıyla dünya gündemine oturdu. Rum yönetiminin yoğun baskısına ve "Türkiye de işgalci" söylemi beklentisine rağmen Zelenskıy, Ankara ile olan müttefiklik ilişkilerini zedeleyecek tek bir adım atmadı. Zelenskıy’ın 7 Ocak 2026 tarihinde gerçekleştirdiği ziyareti değerlendiren TRT Lefkoşa Temsilcisi Dr. Sefa Karahasan, Rum lider Nikos Hristodulidis tarafından Başkanlık Sarayı’nda karşılanan Ukraynalı liderin diğer devlet başkanlarının aksine tarihsel bir sembolizmi reddettiğini kaydetti. Değerlendirmesini resmî sosyal medya hesabından paylaşan Dr. Sefa Karahasan, Kıbrıs Türklerine yönelik soykırım girişimi olarak bilinen Akritas Planı’nın mimarı Başpiskopos Makarios’un anıtına çelenk koymayan Zelenskıy'ın bu tavrıyla Türkiye’nin Kıbrıs konusundaki haklı hassasiyetlerine saygı duyduğunu gösterdiğini kaydetti. Yakın zamanda Birleşik Arap Emirlikleri liderinin bu anıta çelenk koyarak Türk kamuoyunda yarattığı tepki hafızalardayken, Zelenskıy’ın bu seçimi bilinçli bir diplomatik mesaj olarak değerlendirildi. "İŞGAL" BASKISINA SESSİZ YANIT Ziyaretin ana odak noktası, Rum tarafının Ukrayna’daki Rus işgali ile Kıbrıs’taki durumu eşitleme çabasıydı. Rum medyası ve yetkilileri, Zelenskıy’dan "Türkiye Kıbrıs’ta işgalcidir" cümlesini duymak için yoğun baskı uyguladı. Ancak Zelenskıy, Hristodulidis’in bu yöndeki tüm beklentilerini karşılıksız bıraktı. Daha önce Rum Meclisi ile yapılan video konferansta, Türkiye’ye yönelik suçlamalar başladığı anda bağlantının kesilmesiyle yaşanan "teknik" gerginlik, bu ziyarette de Zelenskıy’ın sessizliğiyle devam etti. Dr. Karahasan, Ukrayna liderinin söz konusu video konferansta bağlantısının Türkiye'ye yönelik işgal suçlaması yapıldığı an kesildiğini anımsatarak, "Rumlar, 'Zelenski işgali duydu, yayını kesti' eleştiri yapmıştı." değerlendirmesinde bulundu. RUM KİLİSESİ VE MEDYASI GERİLDİ Zelenskıy’ın Türkiye’yi hedef almaktan kaçınan tutumu, Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu Yeorgios ile yaptığı görüşmede de gündeme geldi. Rum medyası, Başpiskopos’a "Zelenskıy neden Türk işgalinden bahsetmiyor?" sorusunu yönelterek hayal kırıklığını gizlemedi. Rum Papaz ise "Ona (işgal olduğunu) söyledik, ilgisiz görünmedi" iddiasında bulunarak durumu kurtarmaya çalışsa da, Zelenskıy’ın sözlü bir onay vermemiş olması Rum kamuoyunda büyük bir diplomatik yenilgi olarak yorumlandı. Zelenskıy’ın bu hassas dengesi, Ukrayna’nın pek çok hayati konuda stratejik ortağı olan Türkiye’ye verdiği önemin altını bir kez daha çizmiş oldu.

“Andriivka’ya 2000 Metre” özel gösterim ile Türkiye'de: Savaşın değil, insanlığın hikâyesi Haber

“Andriivka’ya 2000 Metre” özel gösterim ile Türkiye'de: Savaşın değil, insanlığın hikâyesi

Oscar ve Pulitzer ödüllü Ukraynalı yönetmen Mstıslav Çernov’un son belgeseli “Andriivka’ya 2000 Metre” Ankara'da özel gösterimle izleyicileriyle buluştu. Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu, Ukrayna’nın Ankara Büyükelçiliği ve Goethe-Institut Ankara’nın ortak organizasyonuyla düzenlenen özel gösterim, 22 Kasım 2025 tarihinde Goethe-Institut Ankara binasında gerçekleşti. Etkinliğin açılış konuşmaları, Goethe-Institut Ankara Direktörü Dr. Petra Köppel-Meyer tarafından gerçekleştirildi. Köppel-Meyer, Ukrayna’daki savaşın “normalleştirilmemesi” gerektiğini vurgulayarak Avrupa’nın Ukrayna ile dayanışmasının hayati önem taşıdığını söyledi. “SAVAŞIN ACISINA ALIŞMAMALIYIZ” Açılış konuşmasında, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırganlığının Avrupa'nın en temel değerlerini hedef aldığını belirten Köppel-Meyer, savaşın yarattığı acı ve yıkımın sıradanlaşmasına karşı uyarıda bulundu. Fotoğraf: Elif Başak Boyacı/QHA 2010-2014 yıllarında Kıyiv'de görev yaptığını hatırlatan Köppel-Meyer, Ukrayna’da artan Rus baskısına bizzat tanıklık ettiğini belirtti. Ayrıca Direktör, Goethe-Institut Kıyiv’in savaşın en zor dönemlerinde bile faaliyetlerini sürdürdüğünü aktardı. GOETHE-INSTİTUT IN EXILE: SAVAŞ VE SANSÜRE KARŞI KÜLTÜREL DAYANIŞMA Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırılarının ardından Goethe-Enstitüsünün Berlin’de “Goethe-Institut in Exile” programını başlattığını hatırlatan Köppel-Meyer, bu girişimin savaş veya sansür nedeniyle kendi ülkelerinde çalışamayan kültür emekçileri için güvenli bir alan oluşturduğunu söyledi. “BU FİLM BİR TANIKLIK; ÖZGÜRLÜĞÜN BEDELİNİ HATIRLATIYOR” Konuşmasında belgeselin önemine de değinen Köppel-Meyer, “Andriivka’ya 2000 Metre”nin yalnızca bir film olmadığını, aynı zamanda insan direncinin ve özgürlük için verilen mücadelenin güçlü bir belgesi olduğunu söyledi. “DEZERFORMASYONA KARŞI BİR SİPER” Fotoğraf: Elif Başak Boyacı/QHA AB Türkiye Delegasyonu Maslahatgüzarı Jurgis Vilčinskas konuşmasında, etkinliğin “bir hakikat anını paylaşma” niteliği taşıdığını söyledi. Ayrıca Vilčinskas, “Bugün, küçük bir Ukrayna köyünden Ankara’daki bu salona uzanan bir hikâyeye tanıklık edeceğiz. Bu hikâye, metrelere değil; cesarete ve kaybedilen hayatlara dayanıyor.” dedi. Vilčinskas, Yönetmen Çernov’un çalışmalarının karanlık zamanlarda belgesel sinemanın önemini bir kez daha hatırlattığını belirtti. Çernov’un kamerasının “gerçeği koruduğunu ve onu hedef alan yoğun propaganda ile dezenformasyona karşı bir siper işlevi gördüğünü” ifade etti. Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik “brutal ve hukuksuz saldırganlığının” büyük insani yıkıma yol açtığını vurgulayan Maslahatgüzar, bu saldırıların Türkçe sosyal medya, Sputnik Türkiye ve çeşitli aktörler üzerinden Türk kamuoyunun da hedef alındığı bir propaganda ağıyla gizlenmeye çalışıldığını söyledi. “VATANI SAVUNMAK BAĞIMSIZLIĞI SAVUNMAKTIR” Buna karşın hikâyenin özünde, evlerini ve özgürlüklerini savunan kadın ve erkeklerin cesaretinin bulunduğunu vurgulayan Vilčinskas, bu direnişin Türkiye’deki herkesin anlayabileceği değerlerle örtüştüğünü kaydetti ve “Bu, vatanı savunmak, bağımsızlığı, dili, kimliği ve kültürü korumakla ilgili bir hikâyedir.” cümlelerini sarf etti. “AB’NİN DESTEĞİ DEVAM EDECEK” “Belki bir film savaşı durduramaz ama Ukrayna’da yaşananlara karşı kayıtsızlığı kırabilir.” diyen Vilčinskas, Ukrayna’daki savaşın uzak ve tarafsız kalınabilecek bir mesele olmadığını; Avrupa güvenliğini ve barış düzenini temelden tehdit eden bir “Rus emperyal savaşı” olduğunu söyledi. Aynı zamanda AB’nin Ukrayna’ya desteğinin “ne kadar sürerse sürsün devam edeceğini” ifade etti. “DİRENİŞ TÜM ÇIPLAKLIĞI İLE PERDEDE” Fotoğraf: Elif Başak Boyacı/QHA Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl, konuşmasında filmin Ukrayna’nın savaş gerçekliğini ve Rusya’nın saldırıları karşısındaki direnişini tüm çıplaklığıyla yansıttığını vurguladı ve şu ifadeleri kullandı: Bu film, gerçeğin ve Ukraynalı kahramanların hikâyesidir. İnsanların ve kaderlerin hikâyesidir. Kilometreyle değil, hayatın ve dayanıklılığın bedeliyle ölçülen mesafelerin hikâyesi. Vatanlarını savunan tüm askerler gibi, bu askerlerin de savaş için değil, korumak zorunda oldukları evleri için ilerlediğini anlatır. Etkinliğin AB Türkiye Delegasyonu ve Goethe-Institut iş birliğiyle düzenlendiğini belirten Celâl, Ukrayna’nın Avrupa’nın ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade ederek AB’ye ve Türkiye’ye destekleri için teşekkür etti. Büyükelçi ayrıca, Holodomor kurbanlarının anıldığı bugünde Rusya’nın yine benzer yöntemlerle gıdayı silah olarak kullandığını belirterek “kötülük cezalandırılmalı” ifadelerini kullandı. “FİLM İNSANLA, TOPRAKLA VE BAĞ KURMAKLA İLGİLİ” Fotoğraf: Elif Başak Boyacı/QHA Yönetmen Çernov, film gösterimi öncesinde düzenlenen panelde izleyicilerle bir araya geldi. Çernov, filminin “savaş”tan çok “insan”ı anlattığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: Benim görevim, bir gazeteci ve yönetmen olarak, siyasi alanda yürütülen önemli tartışmalara gerçek bağlamı, gerçek yüzleri ve gerçek şehirleri taşımaktır. Fragmanı izlerken ‘tarihin en önemli savaş filmlerinden biri’ şeklinde bir yorum gördüm. Ama benim için bu filmin en önemli kısmının savaş olmadığını fark ettim. Fotoğraf: Elif Başak Boyacı/QHA Çernov, filmdeki en etkileyici anların çatışma sahneleri değil, siperlerde tanıştığı insanlar olduğunu belirterek şöyle devam etti: Ölüm etrafınızda dolaşırken, SİHA'lar ve topçu ateşi üzerinizden geçerken, o küçük çukur yalnızca bir çukur değildir; sizin toprağınızdır. Orası benim çocukluğumun geçtiği, büyükbabamın İkinci Dünya Savaşı’nda savaştığı topraktı. Bu nedenle toprağın dokusunu, örümceğini, küçücük bir farenin koşuşunu bile hissetmek istedim. 2 BİN METRE: “KÜÇÜK BİR MESAFE AMA ÇOK BÜYÜK BİR MÜCADELE” Filmin adındaki “2 bin metre”nin gerçek mesafe olduğunu belirten Çernov, bunun sembolik bir anlamı da olduğuna şu şekilde değindi: Bu aslında 10 dakikalık bir koşu mesafesi. Ama savaşta her metre sonsuz bir mücadeleye dönüşüyor. Yapımcılar başta ‘Kimse Andriivka'nın ne olduğunu bilmiyor’ demişti. Biz de ‘Daha önce Mariupol’un adını da bilmiyorlardı, öğrendiler. Andriivka’yı da öğrenecekler’ dedik. Çünkü her ismin bir önemi var; film de tam olarak bunu anlatıyor. Fotoğraf: Elif Başak Boyacı/QHA Panelin ardından “Andriivka’ya 2000 Metre” isimli belgesel film özel gösterim ile izleyicileriyle buluştu. Ukrayna’nın 2025-2026 Akademi Ödülleri için resmî adayı olan belgesel film, Ukraynalı askerlerin yoğun Rus ateşi altında 2 bin metre ilerleyerek Andriivka köyünü özgürleştirdiği operasyonu merkeze alıyor. Fotoğraf: Elif Başak Boyacı/QHA Yönetmen Çernov, cephe hattında çektiği görüntüleri kişisel tanıklıklarıyla birleştirerek savaşın insanî boyutuna dikkat çeken çarpıcı bir anlatı sunuyor.

Zelenskıy-Erdoğan görüşmesi: Siyasi müzakere değil, insani alanlar öne çıktı Haber

Zelenskıy-Erdoğan görüşmesi: Siyasi müzakere değil, insani alanlar öne çıktı

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy (Volodimir Zelenski) ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 19 Kasım 2025 tarihinde Ankara’da bir araya geldi. Görüşme sonrası açıklamaya yapan Cumhurbaşkanı Zelenskıy görüşmede, Türkiye’nin diplomatik çabalara aktif katılımını ve Erdoğan’ın barışa yönelik önerilerini memnuniyetle karşıladığını belirtmişti. Görüşmenin ardından Karabük Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Yuliya Biletska, zirveyi Kırım Haber Ajansına (QHA) değerlendirdi. Biletska, görüşmenin “çıktıları sınırlı olsa da” sembolik öneminin yüksek olduğunu vurguladı. “ANKARA’NIN TUTUMU ÇOK ÖNEMLİ” Türkiye’nin her görüşmede Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne verdiği desteği yinelemesinin Kıyiv açısından kritik olduğunu belirten Biletska, özellikle son günlerde gündeme gelen “ABD’nin yeni barış planı” tartışmaları bağlamında Ankara’nın tutumunun önem kazandığını ifade etti. “TÜRKİYE TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ KONUSUNDAKİ DESTEĞİNİ BİR KEZ DAHA VURGULADI” Bu bağlamda Biletska, açıklamalarında şu değerlendirmelere yer verdi: Türkiye, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü kesin ve net bir şekilde destekliyor. Bu tutumun her görüşmede tekrarlanması bizim için son derece önemli. ABD’nin olası planına ilişkin haberlerin yayıldığı bir dönemde, dostlarımızın pozisyonunu bilmek ve teyit etmek kritik. “SİYASİ MÜZAKERE GERÇEKÇİ DEĞİL; İNSANİ KONULAR ÖNE ÇIKABİLİR” Öte yandan Türkiye’nin yeniden “arabuluculuk rolüne” işaret ettiğini belirten Biletska, ancak bunun kısa vadede siyasi bir müzakereye dönüşmeyeceğini söyledi ve “Türkiye bir tarafta bir diyalog köprüsü rolünü pekiştirdi ancak, muhtemelen yakın zamanda daha çok insani açıdan bir görüşme bekleniyor. Çünkü hâlihazırda var olan görüşmeler, siyasi müzakereler değildi. Daha çok insani ve teknik bir kanaldaydı.” ifadelerini kullandı. Biletska, olası gelecek temasların esir takası, cenazelerin iadesi, güvenlik ve insani konular, özellikle de kaçırılan Ukraynalı çocukların geri dönüşü gibi alanlarda gerçekleşebileceğini kaydetti. “RUSYA BARIŞA HAZIR DEĞİL” Şu an Rusya’nın gerçek bir siyasi müzakereye hazır olmadığını vurgu yapan Biletska, “Rusya saldırılarını artırıyor, cephede ilerlemeye çalışıyor. Bu nedenle siyasi bir barış süreci şu aşamada gerçekçi değil.” değerlendirmesinde bulundu. “UKRAYNA’NIN POZİSYONU DEĞİŞMEDİ: TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ PAZARLIK KONUSU DEĞİL” ABD'nin Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskıy’a Rusya ile savaşın sona erdirilmesi için bir taslak çerçeve sunduğu konusunda gündeme gelen “toprak tavizi” haberlerine dair olarak ise Biletska, Ukrayna’nın bu konuda bir değişikliğe gitmeyeceğini söyledi ve şu ifadeleri kullandı: Ukrayna’nın temel pozisyonu değişmedi ve değişmeyecek. Toprak bütünlüğü pazarlık konusu değil. Rusya’ya verilen her tavizin neye dönüştüğünü Kırım’da, Donetsk’te gördük. Rusya’ya güvenilemeyeceğini biliyoruz. Bu sadece toprak meselesi değil; o bölgelerde yaşayan vatandaşlarımızın hayatı, hakları ve kimliğiyle ilgili bir mesele.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.