SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Aselsan

QHA - Kırım Haber Ajansı - Aselsan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Aselsan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

SAHA 2026’da güçlü mesaj: Yerli teknoloji ve küresel ortaklık vurgusu Haber

SAHA 2026’da güçlü mesaj: Yerli teknoloji ve küresel ortaklık vurgusu

Türkiye’nin savunma, havacılık ve uzay sanayi alanındaki en büyük organizasyonlarından biri olan SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı (SAHA2026), görkemli bir açılış töreni ile başladı. "SAHA 2026 GELİRLERİYLE 81 İLDE İHA ÜRETİM VE EĞİTİM TESİSLERİ KURULACAK" SAHA 2026'nın açış konuşmasını gerçekleştiren SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve BAYKAR Genel Müdürü Haluk Bayraktar, Türk savunma ve havacılık sanayiinin 2025 yılı ihracatının 10 milyar doları aştığını belirterek, “Bir zamanlar sadece basit bileşenler ihraç edebilen bir ülkeyken bugün akıllı mühimmattan insansız muharebe sistemlerine kadar uzanan yüksek teknolojiyi ihraç eden bir üsse dönüştük.” dedi. Savunma sanayinin sadece bir güvenlik meselesi olarak algılanmaması gerektiğini söyleyen Bayraktar, “Savunma sanayi Türkiye’nin yüksek endüstriyel dönüşümünün itici gücü ve amiral gemisidir. Bunun en net göstergesi Türkiye’nin İHA/SİHA ihracatındaki küresel liderliği ve 185 ülkeye ihraç edilen ürünlerdir.” diye konuştu. Bayraktar, geleceğin teknolojilerinin nadir toprak elementlerine bağımlı hâle geldiğine dikkat çekerek, bu kaynakların arz güvenliğinin artık milli güvenliğin temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı. Nadir toprak minerallerinin jeopolitik bir araç olarak kullanılabildiğini belirten Bayraktar, bu nedenle kaynak çeşitliliği ve teknolojik bağımsızlığın kritik önem taşıdığını ifade etti. Modern savaş anlayışının köklü bir değişim geçirdiğini dile getiren Bayraktar, özellikle Ukrayna-Rusya Savaşı üzerinden edinilen tecrübelerin, harbin doğasının yeniden şekillendiğini ortaya koyduğunu söyledi. Bayraktar hâlihazırda savaşın, yalnızca askerî güçle değil, teknoloji ve endüstriyel üretim kapasitesinin birleşimiyle belirlendiğine vurgu yaptı. Modern savaş anlayışının köklü bir değişim geçirdiğini dile getiren Bayraktar, özellikle Rusya-Ukrayna Savaşı üzerinden edinilen tecrübelerin, harbin doğasının yeniden şekillendiğini ortaya koyduğunu söyledi. Bayraktar’a göre günümüzde savaş, yalnızca askeri güçle değil, teknoloji ve endüstriyel üretim kapasitesinin birleşimiyle SAHA 2026’nın sıradan bir fuardan çok daha fazlası olduğunu belirten Bayraktar, bin 300’den fazla şirketi, 30 üniversiteyi ve 49 şehri kapsayan bir yapı olarak teknolojinin geleceğini şekillendirecek zihinlerin buluşma noktası olduğunu kaydetti. SAHA 2026’yı 150 binden fazla kişinin ziyaret etmesini beklediğini ifade eden Bayraktar, “Bugün burada 4 kıtadan 76 ülkeden tam 192 resmî heyet bulunuyor. SAHA 2026’da 2 bin 100 imza töreni, 30 binden fazla iş görüşmesinin gerçekleşmesini bekliyoruz. SAHA 2026, 6 milyar doları doğrudan ihracat olmak üzere 8 milyar dolarlık bir stratejik iş hacmini temsil ediyor.” şeklinde konuştu. Bayraktar, SAHA 2026'dan elde edilecek gelirin 81 ilde kurulacak İHA üretim ve eğitim merkezlerinin inşası için kullanılacağını belirterek, amaçlarının sadece teknoloji üretmek olmadığını aynı zamanda bu teknolojiyi geliştirecek nesli yetiştirmek olduğunu böylelikle gerekli durumlarda milyonlarca İHA’yı hızla üretebilecek bir kapasite oluşturacaklarını vurguladı. “ÇAĞIMIZ NET VE SOMUTTUR” Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, kuantum teknolojileri, yapay zekâ, otonom sistemler, siber güvenlik ve elektronik harp gibi alanların geleceğin savaş ve güvenlik ortamını şekillendireceğini belirterek, Türkiye’nin bu alanlarda milli yetkinliklerini güçlendirmeye odaklandığını ifade etti. Savunma sanayisinde kalıcı başarının yalnızca üretimle sınırlı olmadığını vurgulayan Görgün, tasarım, test, sertifikasyon ve sahada sürdürülebilir destek süreçlerinin bir bütün olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Bu kapsamda Savunma Sanayii Başkanlığının, tüm paydaşları kapsayan güçlü bir ekosistem inşa etmeyi hedeflediğini dile getirdi. Kümelenmeler, KOBİ’ler, üniversiteler ve girişimlerin sektörde kritik rol oynadığını belirten Görgün, ana yükleniciler ile alt yükleniciler arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin öncelikleri arasında yer aldığını kaydetti. SAHA 2026’nın bu açıdan önemli bir buluşma zemini sunduğunu ifade eden Görgün, fuar süresince yeni iş birlikleri, yatırım fırsatları ve teknoloji ortaklıklarının gelişeceğini söyledi. Türkiye’nin savunma ve havacılık ihracatında önemli bir ivme yakaladığını belirten Görgün, son dönemde 185 ülkeye 10,5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirildiğini aktararak, hedefin Türkiye’yi bu alanda dünyada ilk 10 ülke arasına taşımak olduğunu vurguladı. Uluslararası iş birliklerine de değinen Görgün, Türkiye’nin savunma sanayisinde yalnızca ürün satışı değil, ortak üretim ve teknoloji geliştirme odaklı bir yaklaşım benimsediğini ifade etti. Görgün, “Her ülkenin kendi sanayi önceliklerini, yerel yetkinliklerini ve güvenlik ihtiyaçlarını dikkate alan esnek modeller geliştirebiliriz. Tek taraflı bağımlılıklar yerine adil ve sürdürülebilir ortaklıkları önemsiyoruz. Çağrımız net ve somuttur. Gelin savunma sanayinde yalnızca alım satıma dayalı ticari ilişkilerin ötesine geçelim. Gelin güvene dayalı, uzun soluklu ve sürdürülebilir ortaklıkları birlikte inşa edelim. Gelin yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil yarının güvenlik sınamalarına da birlikte çözüm üretelim.” dedi. Görgün, konuşmasında ayrıca önümüzdeki dönemde kritik teknolojilerde dışa bağımlılığın azaltılması, ihracatın artırılması ve kamu-sanayi-akademi iş birliğinin güçlendirilmesinin temel hedefler arasında yer aldığını belirtti. SAHA 2026’nın yeni projelerin başlatıldığı, uluslararası ortaklıkların kurulduğu ve savunma sanayisinin geleceğine yön veren bir platform olacağını ifade eden Görgün, organizasyona katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür etti. “ULUSLARARASI HUKUKA DUYULAN GÜVEN AŞINDI” Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türk savunma sanayiinin elde ettiği büyük başarıların ardında dev bir ekosistem olduğunu belirterek, “Bu başarının ardında rakipleri henüz tasarım aşamasındayken seri üretime geçmeyi başarmış, en temel bileşenlerde dahi kısıtlamalarla karşılaştığında yoluna devam etmesini bilmiş, asla yılmayan, pes etmeyen ve Türk milletini havada, karada, denizde, uzayda, siber alanda yeniden çok güçlü şekilde tarih sahnesine çıkarmayı başaran alın teri, akıl teri var.” ifadelerini kullandı. II. Dünya Savaşı sonrasında barışı koruma amaçlarıyla kurulan düzenin vaat ettiği huzur, güven ve istikrarı sağlayamadığını kaydeden Kacır, meşru hak arama zeminlerinin zayıfladığını, uluslararası hukuka duyulan güvenin aşındığını, bu nedenle aktörlerin diplomasi yerine güç kullanımını daha fazla tercih ettiği değerlendirmesinde bulundu. Kacır, Türkiye’nin uzun dönemli ARGE planları hazırlayıp nitelikli insan kaynağına yatırım yaparak dünyada az sayıda örneği bulunan bir savunma sanayii ekosistemi oluşturduğunu kaydetti. KACIR: “HER 3 İHA/SİHA’DAN 2’Sİ TÜRK YAPIMI” Dünyada satılan her 3 İHA/SİHA’dan 2’sinin Türk firmalarca üretildiğini söyleyen Kacır, “Kendi savaş gemisini tasarlayan, geliştiren, üreten on ülkeden biriyiz. Beşinci nesil savaş uçağımız Kağan gökyüzüyle buluştu. Bayraktar TB 3 kısa pistli gemilere iniş kalkış yapmayı başaran ilk insansız hava aracı olarak dünya havacılık tarihine geçti. İnsansız savaş uçağımız Bayraktar Kızılelma, ASELSAN'ın geliştirdiği AESA radar ve TÜBİTAK SAGE'nin Gökdoğan füzesi hedef uçağı başarıyla vurdu. Silah sistemlerine hava-hava angajman kabiliyeti kazandıran ilk ülke Türkiye oldu. Bugüne kadar elimizi zayıflatmak için ülkemize gizli açık çok sayıda engelleme, kısıtlama uygulandı. Fakat hamdolsun birileri bizden neyi esirgiyorsa çok daha iyisini yerli ve milli olarak geliştirmeyi üretmeyi başardık.” dedi. Kacır, Türkiye’nin savunma sanayi ihracatında dünyanın en büyük 11’inci ülke olduğunu ve bu yükseliş ivmesinin artarak devam edeceğini belirtti. "TÜRK MÜHENDİSLİĞİNİN NELER BAŞARABİLECEĞİ TÜM DÜNYAYA GÖSTERİLMİŞTİR" Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler yaptığı konuşmada, fuarın savunma sanayi alanında uluslararası iş birliklerini güçlendiren stratejik bir platform olduğunu vurguladı. Güler, SAHA Expo’nun nitelikli görüşmeler, uluslararası paneller ve yeni ürün lansmanlarıyla savunma sanayi ekosisteminde önemli bir rol üstlendiğini belirterek, fuar kapsamında kurulacak temasların ve imzalanacak anlaşmaların yalnızca ticari değil, aynı zamanda uzun vadeli stratejik ortaklıkların temelini oluşturacağını ifade etti. Küresel güvenlik ortamının giderek daha karmaşık hâle geldiğine dikkat çeken Güler, özellikle Ukrayna-Rusya Savaşı ile Orta Doğu’da yaşanan gelişmelerin güvenlik mimarisini derinden etkilediğini söyledi. Bu süreçte yalnızca askerî hareketliliğin değil, savunma sanayii kapasitesinin de belirleyici hale geldiğini vurguladı. Güler, yalnızca güncel askerî hareketliliğe odaklanmanın yeterli olmadığını orduyu destekleyecek güçlü ve sürdürülebilir bir savunma sanayi ekosisteminin varlığının da önemli olduğunu vurguladı. Türk savunma sanayisinin son yıllarda önemli bir dönüşüm geçirdiğini belirten Güler, Türkiye’nin artık kendi sistemlerini tasarlayan, üreten ve ihraç eden bir ülke konumuna ulaştığını ifade etti. Kara, deniz ve hava platformlarında elde edilen kabiliyetlerin sahada etkin şekilde kullanıldığını kaydeden Güler şu ifadeleri kullandı: Tüm bunların yanında Türk savunma sanayinin asıl büyük devrimi dünya harp doktrinlerini yeniden yazdıran gökyüzünün yeni hakimleri olan insansız hava araçlarımızla (İHA) gerçekleşmiştir. Bugün insansız hava aracı, silahlı insansız hava aracı (SİHA) ve stratejik seviyedeki SİHA teknolojilerimiz sahip oldukları yapay zekâ, hassas vuruş gücü ve yüksek irtifa kabiliyetleriyle küresel ölçekte etkiler oluşturmuş, özellikle Türk mühendisliğinin neleri başarabileceğini tüm dünyaya en çarpıcı şekilde göstermiştir. İnsansız sistemlerde ulaştığımız bu mümtaz seviye hava savunma stratejilerimizde de bizi çok daha ileri bir safhaya taşıma yoluna sokmuştur. Gök vatanımızı koruma irademizin en somut yansıması olan çelik kubbe bütünleşik hava savunma sistemimizde bu stratejik aklı yansıtmaktadır. Hava savunma sistemlerimizin birbiriyle tam bir uyum içerisinde çalışacağı bu yapı Türkiye'nin teknolojiye istikamet veren bir aktör haline gelme yolunda emin adımlarla ilerlediğinin de bir ispatıdır. Güler, savunma sanayisinde ulaşılan seviyenin önemli olmakla birlikte yeterli olmadığını vurgulayarak, rekabetin arttığı bu dönemde teknolojik gelişmelere uyum sağlanması ve üretim kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Güler, seri üretim kapasitesinin artırılmasının ve seferberlik esnekliğiyle desteklenmesinin önemine dikkat çekti. Konuşmasında uluslararası iş birliklerine de değinen Güler, Türkiye’nin savunma ve güvenlik politikalarını askeri yeteneklerle entegre ederek bölgesel ve küresel barışa katkı sunmaya devam edeceğini belirtti. UKRAYNA'DAN YOĞUN KATILIM Fuara Ukrayna’dan da güçlü bir katılım sağlanıyor. Yaklaşık 20 Ukraynalı savunma ve teknoloji şirketi, İstanbul’da düzenlenen organizasyonda yerini alıyor. Bununla birlikte Ukrayna Savunma Bakan Yardımcısı (Avrupa Entegrasyonundan Sorumlu) Serhiy Boyev Ukrayna'dan katılan heyete başkanlık ediyor.

SAHA 2026 kapılarını açtı: Ukrayna’dan güçlü katılım! Haber

SAHA 2026 kapılarını açtı: Ukrayna’dan güçlü katılım!

Türkiye’nin savunma, havacılık ve uzay sanayi alanındaki en büyük organizasyonlarından biri olan SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı (SAHA2026), kapılarını ziyaretçilere açtı. Fuara Ukrayna’dan da güçlü bir katılım sağlanıyor. Yaklaşık 20 Ukraynalı savunma ve teknoloji şirketi, İstanbul’da düzenlenen organizasyonda yerini alıyor. Bununla birlikte Ukrayna Savunma Bakan Yardımcısı (Avrupa Entegrasyonundan Sorumlu) Serhiy Boyev Ukrayna'dan katılan heyete başkanlık ediyor. 120'NİN ÜZERİNDE ÜLKE KATILIYOR Toplam 400 bin metrekarelik kapalı ve açık alanda gerçekleştirilen fuar, 20 bin metrekarelik açık sergi alanıyla şimdiye kadarki en geniş organizasyonlardan biri olma özelliği taşıyor. 120’nin üzerinde ülkeden katılımın olduğu SAHA 2026’da, 263’ü uluslararası olmak üzere 1700’den fazla firma ve 30 binin üzerinde sektör profesyoneli yer alıyor. Fuarda 203 yeni ürün tanıtımı yapılırken, toplam 164 imza töreninin gerçekleştirilmesi planlanıyor. Organizasyonda, bir önceki fuarda ulaşılan 6,2 milyar dolarlık ihracat hacminin en az 8 milyar dolara çıkarılması hedefleniyor. DÖRT KITADAN FİRMA FUARDA BİR ARAYA GELİYOR Avrupa, ABD ve Kanada başta olmak üzere dört kıtadan çok sayıda firma, resmî heyet ve ticari temsilci fuarda bir araya geliyor. 140’ın üzerinde resmî heyet, 800’den fazla heyet üyesi ve 200’ü aşkın ticari alım heyeti temsilcisi organizasyonda yer alıyor. Fuarda yüksek teknolojiye sahip çok sayıda yeni ürün ilk kez tanıtılıyor. Baykar tarafından geliştirilen, 1000 kilometreyi aşan menzili ve yapay zekâ destekli otonom kabiliyetleriyle öne çıkan MIZRAK akıllı dolanan mühimmat ilk kez sergileniyor. Ayrıca K2 kamikaze İHA ve Sivrisinek dolanan mühimmat da ilk kez görücüye çıktı. ASELSAN, 5 yeni ürün ve 6 ürünün güncellenmiş versiyonlarını fuarda tanıtırken; ROKETSAN ile FNSS iş birliğiyle geliştirilen ALKA-KAPLAN HİBRİT Yönlendirilmiş Enerji Silah Sistemi Platformu da geliştirilmiş kabiliyetleriyle sergileniyor. STM ise modern harp sahasına yönelik hava ve deniz sistemlerini ilk kez tanıtıyor. Fuar kapsamında yerli ve millî insansız deniz araçları (İHA) da Ataköy Marina’da sergileniyor. Bugün itibarıyla sektör profesyonellerine kapılarını açan SAHA 2026, 9 Mayıs’ta düzenlenecek halk günüyle vatandaşların ziyaretine de açık olacak.

Türk dünyasının gurur günü: Azerbaycan'ın Zafer Günü Haber

Türk dünyasının gurur günü: Azerbaycan'ın Zafer Günü

Azerbaycan’ın tarihi harekatı, 27 Eylül 2020 tarihinde başladı. 44 günde gelen büyük bir zaferle işgal altındaki Karabağ topraklarının büyük bölümü kurtarıldı. 8 Kasım 2020 tarihi itibarıyla Ermenistan'ın 30 yıllık işgaline son vererek Azerbaycan'ı eski topraklarına geri kavuşturan Karabağ Zaferi'nin 4. yılı büyük bir coşkuyla kutlanıyor. Azerbaycan ve Türk dünyasının gurur günü olan bu özel tarih, ülkede 8 Kasım Zafer Bayramı olarak ilan edildi. ???????? Şuşa özgür, Karabağ hür, Türk'ün alnı ak! Azerbaycan'ın Zafer Günü kutlu olsun! pic.twitter.com/lC6Kb9Eamy — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) November 8, 2025 Ermenistan’ın Karabağ’ı işgali, Azerbaycan için hiç kapanmayan bir yara iken bununla yetinmeyen Erivan, 2020 yılında “Yeni Savaşlar, Yeni Topraklar” politikasını benimsediğini açıkladı. Ardından da 12 Temmuz 2020’de, hem Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattının hem de Bakü-Tiflis-Kars demiryolunun geçtiği stratejik Tovuz bölgesine saldırdı. Bu saldırı, Azerbaycan’ı ayağa kaldırdı. Azerbaycan ordusunun 27 Eylül’de başlattığı topraklarını işgalden kurtarma operasyonu 44 gün sürdü. Azerbaycan'ın operasyonunda 5 kent merkezi, 4 kasaba ve 286 köyün kurtarılması üzerine Ermenistan yenilgiyi kabul etti. Ermenistan, işgal altındaki Ağdam, Laçın ve Kelbecer illerini de boşaltacağını taahhüt eden anlaşmaya 10 Kasım’da imza attı. 10 Kasım tarihinin Türkiye'nin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk’ün ölüm yıldönümü olması sebebiyle Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Azerbaycan Zafer Günü olarak belirlenen 10 Kasım tarihini, 8 Kasım olarak değiştirme kararı almıştı. TÜRKİYE AZERBAYCAN’A TAM DESTEK VERDİ Türkiye Cumhuriyeti, gelişen olaylar karşısında Ermenilerin saldırgan ve terörist tavırlarına en üst seviyeden tepki gösterdi. Ardından, Azerbaycan ile ortak tatbikat başladı. Türkiye Cumhuriyeti ordusu, Azerbaycan ordusunun haberleşme ve uydu sistemlerini yeniledi. Azerbaycan'ın ordu envanterine ASELSAN ve ROKETSAN’dan alınan akıllı mühimmat girdi. Bölgede keşif, tespit ve sınır güvenliği için de Türkiye’den SİHA’lar satın alındı. ZAFERE GİDEN YOL Azerbaycan ordusu, ciddi bir teyakkuz haline geçti. Ancak 22 Eylül 2020’de Ermeni güçler bir kez daha Tovuz’a saldırdı. Artık tahammül sınırı aşılmıştı. Azerbaycan ordusu, 27 Eylül sabahı cephe hattı boyunca harekat başlattı. Harekatın hemen başında 3 bin 500 metre yükseklikteki stratejik Murov Dağı zirvesi Azerbaycan ordusunun kontrolüne geçti. Ermenistan, bu süreçte sık sık sivilleri hedef aldı. Gence ve Berde’ye yapılan saldırılarda onlarca sivil hayatını kaybetti. Azerbaycan ordusu ise Karabağ çevresindeki bölgeleri birer birer işgalden kurtardı. KARABAĞ'IN İNCİSİ ŞUŞA KURTARILDI Azerbaycan’ın Türkiye’den satın aldığı SİHA’lar sahada dengeleri değiştirdi. 8 Kasım’da Şuşa’nın işgalden kurtarılması bir dönüm noktası oldu. Ermeni güçlerin savaşma iradesi kırıldı. Bir gün sonra da Rusya arabuluculuğunda Azerbaycan ve Ermenistan arasında ateşkes anlaşması imzalandı. ERMENİSTAN TESLİM OLDU: PAŞİNYAN YENİLGİYİ KABUL ETTİ Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, 10 Kasım'da Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Rusya Federasyonu Başkanı Vladimir Putin ile Karabağ’daki savaşı bitirecek anlaşmayı imzaladığını duyurdu. Anlaşmaya göre Karabağ’a Türk Barış Gücü ve "Rus Barış Gücü" konuşlandırıldı. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, gece yarısı ulusa seslenişinde söz konusun Barış Gücü Merkezinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin de olacağını vurguladı. Aliyev, Karabağ’ın statüsünün tartışmasız ve Azerbaycan toprağı olduğunun altını çizdi ve bu anlaşmayla da tasdik edildiğini açıkladı. AZERBAYCAN ORDUSU 2 BİN 908 ŞEHİT VERDİ Azerbaycan Savunma Bakanlığı, 27 Eylül-10 Kasım tarihleri arasındaki İkinci Karabağ Savaşı’nda 2 bin 908 Azerbaycan askerinin şehit olduğunu ve bin 245 askerin de yaralandığı açıkladı. Ayrıca, 94 sivil Azerbaycanlı da Ermenistan'ın saldırısı sonucu yaşamını yitirmişti. GÜN GÜN İKİNCİ KARABAĞ SAVAŞI’NDA NELER YAŞANDI? Kırım Haber Ajansı (QHA), Azerbaycan’ın 27 Eylül’den 10 Kasım’a kadar sürdürdüğü tarihi Karabağ Harekatının kırılma noktalarını gün gün takip etti. Azerbaycan’ın nihai zaferiyle sonuçlanan çatışmalarda, Ermenistan’ın hiçbir ateşkes anlaşmasına uymayarak sivillere saldırıları da unutulmadı. Azerbaycan’ın tarihi Karabağ harekatı videosunda, savaşın hafızalara kazınan anlarını izleyeceksiniz. İşte o video:

Azerbaycan'ın uzay ekosistemine ASELSAN katkısı Haber

Azerbaycan'ın uzay ekosistemine ASELSAN katkısı

Türkiye'nin savunma sanayi devi ASELSAN, Azerbaycan'da Türkiye modeline benzer bir uzay ekosistemi kurmayı hedefliyor. ASELSAN tarafından özgün olarak geliştirilen Ku-Bant ve X-Bant haberleşme görev yüklerine sahip TÜRKSAT-6A uydusu, 9 Temmuz 2025 itibarıyla yörüngedeki ilk yılını başarıyla tamamladı. Türkiye'nin ilk yerli ve millî haberleşme uydusu olan TÜRKSAT-6A, gösterdiği performansla dikkati çekerken, Türkiye'yi kendi GEO haberleşme uydusunu üretebilen dünyadaki 11 ülkeden biri konumuna yükseltti. Edinilen bilgiye göre ASELSAN, uzay teknolojilerinde elde ettiği birikimi, kardeş ülke Azerbaycan ile paylaşılması için yeni bir dönem başlattı. Bu kapsamda ASELSAN, Azerbaycan'ın yeni nesil haberleşme uydusu Azerspace-3'ün tedarik sürecinde de yer almayı planlıyor. Alınan bilgilere göre ASELSAN, yalnızca sistem satışı önermiyor, uydunun faydalı yükünün Azerbaycanlı mühendislerle birlikte geliştirilmesini ve üretilmesini de kapsayan bir teknoloji transferi modeli sunuyor. Bu yaklaşım, Azerbaycan'ın yalnızca bir kullanıcı değil, aynı zamanda uydu sistemlerinin geliştirici ortağı olmasını sağlayacak. Bu adım, Azerbaycan'ın yerli mühendislik kapasitesini artırarak bağımsız bir uzay sanayisi altyapısı kurmasına olanak tanıyacak. ASELSAN'ın liderliğinde başlatılması planlanan işbirliği, iki ülke arasında yüksek teknoloji temelli yeni bir köprünün kurulması açısından tarihi bir adım olarak değerlendiriliyor.

GÖZDE Güdüm Kiti'nden tam isabet! Haber

GÖZDE Güdüm Kiti'nden tam isabet!

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) ve Askerî Elektronik Sanayii (ASELSAN) ortaklığında geliştirilen GÖZDE Güdüm Kiti’nin F-16’dan yapılan hızlı hedefe test atışı başarıyla sonuçlandı. ASELSAN’ın 5 Mart 2025 tarihinde resmî sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, GÖZDE Güdüm Kiti, F-16 üzerinden gerçekleştirilen test atışında yüksek hızla hareket eden binek araç hedefi tam isabetle vurdu. "GÖZDE ÜLKEMİZDE ATIŞLARDA EN HIZLI HEDEFİ İSABET EDEN GÜDÜM KİTİ OLDU" Konuyla ilgili açıklama yapan Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Ülkemizin güvenliğini tahkim edecek projelere hız kesmeden devam ediyoruz. TÜBİTAK SAGE ve ASELSAN ortaklığında geliştirilen GÖZDE Güdüm Kiti'nin F16'dan yapılan hızlı hedefe test atışı başarıyla sonuçlandı. GÖZDE, ülkemizde bugüne kadar, atışlarda en hızlı hedefi isabet eden güdüm kiti oldu.” ifadelerini kullandı. Ülkemizin güvenliğini tahkim edecek projelere hız kesmeden devam ediyoruz. ???????? TÜBİTAK SAGE ve ASELSAN ortaklığında geliştirilen #GÖZDE güdüm kitinin F16'dan yapılan hızlı hedefe test atışı başarıyla sonuçlandı. ???? GÖZDE, ülkemizde bugüne kadar, atışlarda en hızlı hedefi isabet… https://t.co/hnUCBa4Nq3 — Mehmet Fatih KACIR (@mfatihkacir) March 5, 2025 Anadolu Ajansının (AA) 5 Mart 2025 tarihli haberine göre; hava aracından elektro-optik sistem ile lazerle işaretlenen hedef, GÖZDE'nin ANS/KKS/LAB bütünleşik sensör güdümü ile takip edilerek başarılı şekilde imha edildi. #F16 ????#GÖZDE Güdüm Kiti⬇️ Yüksek hızlı hedefe tam isabet???? ????#F16 ????#GÖZDE Guidance Kit⬇️ Precise hit on high speed target#ASELSAN???? @Tubitak #50GururYılı pic.twitter.com/m5pr0ktyIo — ASELSAN (@aselsan) March 5, 2025 Bununla birlikte GÖZDE Güdüm Kiti, yüksek hızda hareketli hedef vuruş kabiliyeti ile Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) önemli bir yetkinlik kazandırdı. GÖZDE Güdüm Kiti, sabit ve hareketli hedeflerin hassas şekilde vurulmasını sağlayarak çelik kanatların gücüne güç katıyor.  YÜKSEK HIZLI HEDEFLERİ HASSAS BİR ŞEKİLDE VURUYOR Ayrıca GÖZDE, MK-82 genel maksat bombalarını, ANS/KKS ve Lazer Arayıcı Başlıklı (LAB) güdümlü mühimmata dönüştürerek, sabit ve yüksek hızlı hareketli hedeflerin hassas bir şekilde vurulmasını sağlıyor. Herhangi bir itki sistemi taşımadan geliştirilen GÖZDE Güdüm Kiti’nin, gelişmiş güdüm ve navigasyon kabiliyetleri sayesinde 500 LB ağırlığındaki MK-82 bomba ailesini maliyet etkin bir yaklaşımla hareketli ve hassas hedef vurabilir hâle getirildiği kaydediliyor. GENİŞ ALANLARDA ETKİLİ GÖREVLER GÖZDE Güdüm Kiti’nin, hem sabit hem de hareketli hedeflere angajman yeteneği bulunuyor. Böylece GÖZDE, çok geniş operasyonel alanlarda etkili şekilde görev yapabiliyor. İlgili habere göre; F-16 ve Bayraktar Akıncı platformlarına entegre edilen GÖZDE Güdüm Kiti, Gök Vatan'da kritik bir avantaj sağlıyor.

GÖKSUR Hava Savunma Sistemi ilk atış testini başarıyla tamamladı Haber

GÖKSUR Hava Savunma Sistemi ilk atış testini başarıyla tamamladı

Askerî Elektronik Sanayi’nin (ASELSAN) Yakın Hava Savunma Füze Sistemi GÖKSUR, ilk atış testini başarıyla tamamladı. Türkiye'nin katmanlı hava savunma sistemi Çelik Kubbe'nin denizlerdeki en önemli unsurlarından olan GÖKSUR Hava Savunma Sistemi’nin deniz ortamındaki ilk atışı, TCG BEYKOZ’dan Sinop açıklarında gerçekleşti.  GÖKSUR güdümlü mermisi, BOZDOĞAN füzesinin performans yeteneklerinin yanı sıra çift yönlü veri bağı haberleşmesi ile deniz kuvvetlerinin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde geliştirildi. GÖKSUR, TÜRK DONANMASININ HİZMETİNE SUNULUYOR Nokta hava savunma sistemi GÖKSUR​, GÖKSUR 100-N VLS dikey atım sistemi (Modular Vertical Launch System), GÖKSUR 100-N/StA bağımsız görev yapabilen (All in One System) ve GÖKSUR 100-N savaş yönetim sistemi ile bütünleşmiş görev yapabilen (Combat Management Integrated System) konfigürasyonları ile Türkiye'nin donanmasının hizmetine sunulmaya hazır duruma geldi. GÖKSUR, 360 derece tehdit imha kabiliyeti, IIR arayıcı başlıklı güdümlü mermi, satha yakın uçan tehditlere karşı yüksek etkinlik, çoklu angajman kabiliyeti, yapay zekâ destekli atış kontrol sistemi ile dikkat çekiyor. Aynı zamanda GÖKSUR, modüler mimarisi sayesinde çeşitli platformlara entegrasyon kolaylığı sağlıyor ve veri bağı ile ara safha güdüm yetenekleri sunuyor. GÖKSUR geliştirilen bu özellikleri sayesinde Türkiye'nin denizlerdeki vatanını savunma kabiliyetini üst düzeye taşıyacak. ASELSAN tarafından resmî sosyal medya hesabı üzerinden yapılan açıklamada; “GÖKSUR Hava Savunma Sistemimizin deniz ortamındaki ilk atışı gerçekleşti. #ÇELİKKUBBE. 15 km menzil, Dikey atış, IIR füze, Satha yakın uçan hedeflere karşı yüksek etkinlik.” denildi. GÖKSUR Hava Savunma Sistemimizin deniz ortamındaki ilk atışı başarıyla gerçekleşti. ????#ÇELİKKUBBE . ➡️15 km menzil, ➡️Dikey atış, ➡️IIR füze, ➡️Satha yakın uçan hedeflere karşı yüksek etkinlik. .@SavunmaSanayii #ASELSAN???? @SageTubitak #IDEX2025 #NAVDEX2025 @tcsavunma… pic.twitter.com/zYG4LxM1QI — ASELSAN (@aselsan) February 17, 2025 Türkiye Cumhuriyeti Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün; konuyla ilgili yaptığı açıklamada; “GÖKSUR 100-N VLS, farklı platformlara kolaylıkla entegre edilebilme, modüler ve birbirine bağlanabilir çoklu kullanım imkânı sağlayacak. Atışı yapılan GÖKSUR IIR füzesi ile de veri bağı kabiliyeti, füze kanatçık katlama ve kanister kullanımı başarıyla test edilmiş oldu. GÖKSUR Nokta Hava Savunma Sistemi 15 km menzil, IIR füze, dikey atış ve satha yakın uçan tehditlere karşı yüksek etkinlik özellikleriyle ön plana çıkıyor. Ülkemize önemli bir savunma yeteneğinin kazandırılması yolundaki başarılarda emeği olan TÜBİTAK SAGE ve ASELSAN ekiplerimizi tebrik ediyoruz.  #ASELSAN #TÜBİTAKSAGE” ifadelerini kullandı. ASELSAN öz kaynaklarıyla TÜBİTAK SAGE ile geliştirilen GÖKSUR IIR füzemizin ilk atışı, GÖKSUR 100-N VLS atıcı sistem üzerinden TCG Beykoz gemisinden başarıyla yapıldı.???? . GÖKSUR 100-N VLS, farklı platformlara kolaylıkla entegre edilebilme, modüler ve birbirine bağlanabilir çoklu… https://t.co/zJw5EI3ynh — Prof. Dr. Haluk Görgün (@halukgorgun) February 17, 2025

ASELSAN ve TOBB, Türkiye’nin ilk kuantum bilgisayarını tanıttı Haber

ASELSAN ve TOBB, Türkiye’nin ilk kuantum bilgisayarını tanıttı

Türkiye'nin ilk kuantum bilgisayarı, ASELSAN ve TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi (ETÜ) iş birliğiyle geliştirildi ve resmi olarak faaliyete geçti. Bu atılım, Türkiye’nin teknoloji altyapısını ileriye taşıyan bir adım olarak kaydedildi.  Kuantum bilgisayarları, klasik bilgisayarlardan farklı olarak kübitle çalışıyor ve bu sayede aynı anda birçok farklı olasılığı hesaplayabiliyor. Bu özellik, kuantum bilgisayarlarının karmaşık problemlerin çözümünde çok daha hızlı ve güçlü olmasını sağlıyor. ASELSAN tarafından geliştirilen Türkiye'nin ilk kuantum bilgisayarı, bu güçlü kapasiteyi savunma sanayi ve sivil alanda devrim yaratacak şekilde kullanmayı hedefliyor. KUANTUM BİLGİSAYARININ İLK AŞAMASINDA 5 KÜBİT KAPASİTESİ Geliştirilen kuantum bilgisayarının ilk aşamada 5 kübit kapasitesine sahip olması planlandı. Bu kapasite, özellikle optimizasyon problemleri ve savunma sanayi uygulamaları için büyük avantajlar sunuyor. ASELSAN, bu teknolojiyi savunma sanayisine entegre etmekle kalmayacak, aynı zamanda sivil uygulamalar için de faydalı çözümler geliştirmeyi amaçlıyor. Bugün, Türkiye’nin İlk Kuantum Bilgisayarı Tanıtım Töreni programına katılarak ülkemizin teknoloji dünyasında attığı tarihi bir adıma daha şahitlik ettik. TOBB ETÜ tarafından tasarlanan yerli kuantum bilgisayar; kriptografi, yapay zeka, savunma sanayisi ve malzeme bilimi gibi… pic.twitter.com/212YZEgMNX — Cevdet Yılmaz (@_cevdetyilmaz) November 21, 2024 KUANTAL, YERLİ UYGULAMALAR GELİŞTİRİYOR ASELSAN ve TOBB ETÜ iş birliğiyle kurulan KUANTAL Kuantum Araştırma Laboratuvarı, Türkiye’nin kuantum teknolojileri konusundaki bilgi birikimini artırmayı ve yerli uygulamalar geliştirmeyi hedefliyor. Laboratuvar, uluslararası standartlara uygun araştırmalar yapacak altyapı sağlamakla birlikte, askeri ve sivil alandaki projeler için de önemli fırsatlar sunuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.