SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Aselsan

QHA - Kırım Haber Ajansı - Aselsan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Aselsan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Prof. Dr. Haluk Görgün açıkladı: “Gök Vatan savunmasında büyük gün!” Haber

Prof. Dr. Haluk Görgün açıkladı: “Gök Vatan savunmasında büyük gün!”

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Başkanlığın koordinasyonunda hayata geçirilen yerli ve millî projeler üzerine açıklamada bulundu. Görgün, açıklamasında Türk savunma sanayi alanında atılan yeni adımlara ilişkin kamuoyunu bilgilendirdi. HAVA SAVUNMA SİSTEMLERİNDE İLAVE SERİ ÜRETİM SÖZLEŞMELERİ İMZALANDI Açıklamasında "Gök Vatan savunmasında büyük gün!" ifadesini kullanan Görgün, 18 Şubat 2026 tarihli Savunma Sanayii İcra Komitesi (SSİK) kararları doğrultusunda ASELSAN ve ROKETSAN ile HİSAR-A ve HİSAR-O hava savunma sistemleri ilave seri üretim sözleşmelerini imza altına aldıklarını belirtti. Öte yandan Görgün, ÇELİKKUBBE vizyonu ve NATO çerçevesindeki taahhütler kapsamında Türkiye'nin çok katmanlı hava savunma mimarisini güçlendirme yönündeki kararlılıklarını vurguladı. Görgün, son olarak şu değerlendirmelerde bulundu: Son 23 yılda atılan adımlarla savunma sanayi alanında ülkemizin ihtiyaç duyduğu tüm ileri seviye kabiliyetleri karşılayabilecek 4000’in üzerinde şirket, yaş ortalaması 34’ün altında olan 100 bin kişilik mühendis ve teknisyen ordusundan oluşan bir ekosisteme sahibiz. Başkanlığımız koordinasyonunda hayata geçirilen her yerli ve millî proje; kaynaklarımızın ülke içinde kalmasını sağlıyor, istihdamı destekliyor ve sanayi kapasitemizin artırılmasına katkı sunuyor. Savunma sanayimizin bugünlere gelmesinde tarihî bir rol üstlenen Sayın Cumhurbaşkanımıza şükranlarımızı arz ediyoruz. SERİ ÜRETİM PROJELERİNE EK 1 MİLYAR 470 MİLYON 500 BİN AVROLUK SÖZLEŞME Anadolu Ajansının (AA) 10 Temmuz 2026 tarihinde gündeme taşıdığı habere göre ise ASELSAN ile Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı arasında, hava savunma sistemlerinin devam eden seri üretim projelerine ilave olarak 1 milyar 470 milyon 500 bin avro değerinde bir sözleşme de imzalandı. Öte yandan ÇELİKKUBBE’nin tüm hava savunma unsurlarının ve silahların bir ağ yapısı altında bir arada çalışmasını sağladığı belirtilirken KORKUT, HİSAR-A, GÖKER, GÖKBERK, HİSAR-O ve SİPER gibi hava savunma sistemlerinin de birbirlerine entegre şekilde çalışabildiği dile getirildi. Ayrıca silah sistemlerine ilaveten hedefin hassas takibini, teşhisini ve sınıflandırmasını gerçekleştiren radar ve elektro-optik sistemlerin de ÇELİKKUBBE içerisinde bir bütün hâlinde görev yaptığı kaydedildi.

Kuantum çağına ASELSAN imzası: Süper İletken Kuantum İşlemci Birimi Geliştirme Projesi’nde ilk adım atıldı Haber

Kuantum çağına ASELSAN imzası: Süper İletken Kuantum İşlemci Birimi Geliştirme Projesi’nde ilk adım atıldı

Türk savunma sanayi devi ASELSAN tarafından 2021 yılından itibaren büyük bir emek sarf edilen ve geleceğin dünyasını şekillendirecek olan kuantum teknolojilerinde stratejik bir hamle yapıldı. ASELSAN ana yükleniciliğinde yürütülecek olan Süper İletken Kuantum İşlemci Birimi (QPU) Geliştirme Projesi’nde ilk imzalar atıldı. Bununla birlikte söz konusu proje kapsamında Sabancı Üniversitesi, Koç Üniversitesi ve TÜBİTAK Ulusal Metroloji Enstitüsü (UME) ile birlikte ortak çalışmalar yürütülecek. QPU ÜRETİMLERİ, TÜRKİYE’NİN İLK SÜPER İLETKEN ÜRETİM EVİNDE GERÇEKLEŞECEK ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, resmî sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada; proje kapsamında geliştirilecek olan süper iletken işlemci birimlerinin üretimlerinin, yatırımlarına ASELSAN tarafından tüm hızıyla devam edilen, Türkiye’nin ilk süper iletken üretim evinde gerçekleştirileceğini bildirdi. KUANTUM BİLGİSAYARLARIN KALBİ YERLİ VE MİLLÎ OLACAK Süper İletken Kuantum İşlemci Birimi (QPU) Geliştirme Projesi ile kuantum bilgisayarların kalbi sayılan kuantum işlemci biriminin yerli ve millî olarak tasarlanıp üretileceğini aktaran Akyol, geleceğin teknolojilerinde Türkiye’nin dışa bağımlılığının azaltılacağını ve Türkiye’ye öncü bir Ar-Ge altyapısının kazandırılacağını kaydetti. Akyol, son olarak “Değerli paydaşlarımız Sabancı Üniversitesi, Koç Üniversitesi ve TÜBİTAK UME ile birlikte yüksek teknolojide ülkemizi zirveye taşımaya kararlıyız.” dedi. Kuantum çağına ASELSAN imzası???????? 2021 yılından beri çalıştığımız, geleceğin dünyasını şekillendirecek kuantum teknolojilerinde stratejik bir adım daha attık. ✅ASELSAN ana yükleniciliğinde yürütülecek olan Süper İletken Kuantum İşlemci Birimi (QPU) Geliştirme Projesi’nde ilk… pic.twitter.com/QMNxO7RDNa — Ahmet Akyol (@AhmetAkyol) June 24, 2026 KUANTUM TEKNOLOJİLERİ, GELECEĞİN REKABET ALANLARINDAN BİRİ KONUMUNDA Anadolu Ajansının (AA) 25 Haziran 2026 tarihinde gündeme taşıdığı habere göre proje kapsamında yoğun madde fiziği, mikrodalga mühendisliği, elektronik ve kuantum bilgi teorisi gibi alanlarda yetkinliğin artırılması ve araştırma geliştirme çalışmalarına altyapı kazandırılması planlanıyor. Ayrıca projenin temel hedefleri arasında savunma, iletişim ve bilgi güvenliği alanlarında kuantum teknolojileri altyapısının oluşturulması ve bu stratejik alan için ihtiyaç duyulan insan kaynağının yetiştirilmesi bulunuyor. Kuantum bilgisayarların sunacağı yüksek hesaplama gücünün savunma sanayisi, siber güvenlik, kriptoloji, ilaç, kimya, finans ve malzeme bilimi gibi birçok sektörde devrim niteliğinde bir dönüşüm sağlaması bekleniyor. Bununla birlikte kuantum teknolojileri; dünya genelindeki teknoloji şirketleri, araştırma merkezleri ve kamu destekli programların odak noktasında yer alırken aynı zamanda geleceğin en önemli stratejik rekabet alanlarından biri olarak değerlendiriliyor.

Bayraktar KIZILELMA, TOYGUN ile hedefleri 12’den vurdu! Haber

Bayraktar KIZILELMA, TOYGUN ile hedefleri 12’den vurdu!

Türk savunma sanayisi devlerinden Bayraktar'ın geliştirdiği KIZILELMA adlı insansız savaş uçağı, ASELSAN'ın geliştirdiği düşük görünürlüklü elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN ile test atışları gerçekleştirdi. ASELSAN tarafından üretilen LGK-82 ile ROKETSAN’a ait TEBER-82 millî güdüm kitleriyle sabit kara hedefine yönelik gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı. TÜRK MÜHENDİSLİĞİ BAŞARILARA DOYMUYOR ASELSAN’ın resmî sosyal medya hesabı üzerinden yayımlanan açıklamada, TOYGUN Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sisteminin (EOTS) insansız hava aracı (İHA) platformlarına yönelik ve gövdeye entegre olan, dünyadaki ilk elektro-optik hedefleme çözümü olduğu belirtildi. TOYGUN’un beşinci nesil uçaklarla uyumlu tasarımına ve farklı mühimmatlar ile tam uyumuna dikkat çekilirken LGK-82’nin de etkinliğinin sahada kanıtlandığı, sabit/hareketli hedeflere karşı yüksek vuruş hassasiyetinin ve hızlı platform entegrasyonun olduğu bildirildi. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: Millî gururumuz Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN TOYGUN Elektro-Optik Hedefleme Sistemini kullanarak lazer güdümlü mühimmat angajmanını ilk kez gerçekleştirdi. TOYGUN'un işaretlediği hedef, Bayraktar KIZILELMA'nın düşük görünürlük avantajı korunarak ASELSAN LGK ve ROKETSAN TEBER mühimmatları tarafından tam isabetle vuruldu. "MİLLÎ MÜHENDİSLİĞİN GELDİĞİ SEVİYENİN GÖSTERGESİ" ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, resmî sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA'nın keskin gözünün ASELSAN TOYGUN olduğunu belirterek düşük görünürlük avantajınının korunarak hedefleme ve işaretlemenin gerçekleştirildiğini kaydetti. Bununla beraber Akyol, "Bu başarı, millî mühendisliğimizin geldiği seviyenin ve güçlü iş birliğimizin somut bir göstergesidir. Emeği geçen tüm ekiplerimizi yürekten kutluyorum." değerlendirmesini yaptı. ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci ise KIZILELMA'dan yapılan test atışında TEBER-82 Güdüm Kiti'nin hedefi başarıyla vurduğunu dile getirerek "Birlikte geliştirdiğimiz millî teknolojilerimizle gücümüze güç katmaya devam ediyoruz." ifadelerini kullandı.

SAHA 2026’da güçlü mesaj: Yerli teknoloji ve küresel ortaklık vurgusu Haber

SAHA 2026’da güçlü mesaj: Yerli teknoloji ve küresel ortaklık vurgusu

Türkiye’nin savunma, havacılık ve uzay sanayi alanındaki en büyük organizasyonlarından biri olan SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı (SAHA2026), görkemli bir açılış töreni ile başladı. "SAHA 2026 GELİRLERİYLE 81 İLDE İHA ÜRETİM VE EĞİTİM TESİSLERİ KURULACAK" SAHA 2026'nın açış konuşmasını gerçekleştiren SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve BAYKAR Genel Müdürü Haluk Bayraktar, Türk savunma ve havacılık sanayiinin 2025 yılı ihracatının 10 milyar doları aştığını belirterek, “Bir zamanlar sadece basit bileşenler ihraç edebilen bir ülkeyken bugün akıllı mühimmattan insansız muharebe sistemlerine kadar uzanan yüksek teknolojiyi ihraç eden bir üsse dönüştük.” dedi. Savunma sanayinin sadece bir güvenlik meselesi olarak algılanmaması gerektiğini söyleyen Bayraktar, “Savunma sanayi Türkiye’nin yüksek endüstriyel dönüşümünün itici gücü ve amiral gemisidir. Bunun en net göstergesi Türkiye’nin İHA/SİHA ihracatındaki küresel liderliği ve 185 ülkeye ihraç edilen ürünlerdir.” diye konuştu. Bayraktar, geleceğin teknolojilerinin nadir toprak elementlerine bağımlı hâle geldiğine dikkat çekerek, bu kaynakların arz güvenliğinin artık milli güvenliğin temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı. Nadir toprak minerallerinin jeopolitik bir araç olarak kullanılabildiğini belirten Bayraktar, bu nedenle kaynak çeşitliliği ve teknolojik bağımsızlığın kritik önem taşıdığını ifade etti. Modern savaş anlayışının köklü bir değişim geçirdiğini dile getiren Bayraktar, özellikle Ukrayna-Rusya Savaşı üzerinden edinilen tecrübelerin, harbin doğasının yeniden şekillendiğini ortaya koyduğunu söyledi. Bayraktar hâlihazırda savaşın, yalnızca askerî güçle değil, teknoloji ve endüstriyel üretim kapasitesinin birleşimiyle belirlendiğine vurgu yaptı. Modern savaş anlayışının köklü bir değişim geçirdiğini dile getiren Bayraktar, özellikle Rusya-Ukrayna Savaşı üzerinden edinilen tecrübelerin, harbin doğasının yeniden şekillendiğini ortaya koyduğunu söyledi. Bayraktar’a göre günümüzde savaş, yalnızca askeri güçle değil, teknoloji ve endüstriyel üretim kapasitesinin birleşimiyle SAHA 2026’nın sıradan bir fuardan çok daha fazlası olduğunu belirten Bayraktar, bin 300’den fazla şirketi, 30 üniversiteyi ve 49 şehri kapsayan bir yapı olarak teknolojinin geleceğini şekillendirecek zihinlerin buluşma noktası olduğunu kaydetti. SAHA 2026’yı 150 binden fazla kişinin ziyaret etmesini beklediğini ifade eden Bayraktar, “Bugün burada 4 kıtadan 76 ülkeden tam 192 resmî heyet bulunuyor. SAHA 2026’da 2 bin 100 imza töreni, 30 binden fazla iş görüşmesinin gerçekleşmesini bekliyoruz. SAHA 2026, 6 milyar doları doğrudan ihracat olmak üzere 8 milyar dolarlık bir stratejik iş hacmini temsil ediyor.” şeklinde konuştu. Bayraktar, SAHA 2026'dan elde edilecek gelirin 81 ilde kurulacak İHA üretim ve eğitim merkezlerinin inşası için kullanılacağını belirterek, amaçlarının sadece teknoloji üretmek olmadığını aynı zamanda bu teknolojiyi geliştirecek nesli yetiştirmek olduğunu böylelikle gerekli durumlarda milyonlarca İHA’yı hızla üretebilecek bir kapasite oluşturacaklarını vurguladı. “ÇAĞIMIZ NET VE SOMUTTUR” Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, kuantum teknolojileri, yapay zekâ, otonom sistemler, siber güvenlik ve elektronik harp gibi alanların geleceğin savaş ve güvenlik ortamını şekillendireceğini belirterek, Türkiye’nin bu alanlarda milli yetkinliklerini güçlendirmeye odaklandığını ifade etti. Savunma sanayisinde kalıcı başarının yalnızca üretimle sınırlı olmadığını vurgulayan Görgün, tasarım, test, sertifikasyon ve sahada sürdürülebilir destek süreçlerinin bir bütün olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Bu kapsamda Savunma Sanayii Başkanlığının, tüm paydaşları kapsayan güçlü bir ekosistem inşa etmeyi hedeflediğini dile getirdi. Kümelenmeler, KOBİ’ler, üniversiteler ve girişimlerin sektörde kritik rol oynadığını belirten Görgün, ana yükleniciler ile alt yükleniciler arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin öncelikleri arasında yer aldığını kaydetti. SAHA 2026’nın bu açıdan önemli bir buluşma zemini sunduğunu ifade eden Görgün, fuar süresince yeni iş birlikleri, yatırım fırsatları ve teknoloji ortaklıklarının gelişeceğini söyledi. Türkiye’nin savunma ve havacılık ihracatında önemli bir ivme yakaladığını belirten Görgün, son dönemde 185 ülkeye 10,5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirildiğini aktararak, hedefin Türkiye’yi bu alanda dünyada ilk 10 ülke arasına taşımak olduğunu vurguladı. Uluslararası iş birliklerine de değinen Görgün, Türkiye’nin savunma sanayisinde yalnızca ürün satışı değil, ortak üretim ve teknoloji geliştirme odaklı bir yaklaşım benimsediğini ifade etti. Görgün, “Her ülkenin kendi sanayi önceliklerini, yerel yetkinliklerini ve güvenlik ihtiyaçlarını dikkate alan esnek modeller geliştirebiliriz. Tek taraflı bağımlılıklar yerine adil ve sürdürülebilir ortaklıkları önemsiyoruz. Çağrımız net ve somuttur. Gelin savunma sanayinde yalnızca alım satıma dayalı ticari ilişkilerin ötesine geçelim. Gelin güvene dayalı, uzun soluklu ve sürdürülebilir ortaklıkları birlikte inşa edelim. Gelin yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil yarının güvenlik sınamalarına da birlikte çözüm üretelim.” dedi. Görgün, konuşmasında ayrıca önümüzdeki dönemde kritik teknolojilerde dışa bağımlılığın azaltılması, ihracatın artırılması ve kamu-sanayi-akademi iş birliğinin güçlendirilmesinin temel hedefler arasında yer aldığını belirtti. SAHA 2026’nın yeni projelerin başlatıldığı, uluslararası ortaklıkların kurulduğu ve savunma sanayisinin geleceğine yön veren bir platform olacağını ifade eden Görgün, organizasyona katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür etti. “ULUSLARARASI HUKUKA DUYULAN GÜVEN AŞINDI” Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türk savunma sanayiinin elde ettiği büyük başarıların ardında dev bir ekosistem olduğunu belirterek, “Bu başarının ardında rakipleri henüz tasarım aşamasındayken seri üretime geçmeyi başarmış, en temel bileşenlerde dahi kısıtlamalarla karşılaştığında yoluna devam etmesini bilmiş, asla yılmayan, pes etmeyen ve Türk milletini havada, karada, denizde, uzayda, siber alanda yeniden çok güçlü şekilde tarih sahnesine çıkarmayı başaran alın teri, akıl teri var.” ifadelerini kullandı. II. Dünya Savaşı sonrasında barışı koruma amaçlarıyla kurulan düzenin vaat ettiği huzur, güven ve istikrarı sağlayamadığını kaydeden Kacır, meşru hak arama zeminlerinin zayıfladığını, uluslararası hukuka duyulan güvenin aşındığını, bu nedenle aktörlerin diplomasi yerine güç kullanımını daha fazla tercih ettiği değerlendirmesinde bulundu. Kacır, Türkiye’nin uzun dönemli ARGE planları hazırlayıp nitelikli insan kaynağına yatırım yaparak dünyada az sayıda örneği bulunan bir savunma sanayii ekosistemi oluşturduğunu kaydetti. KACIR: “HER 3 İHA/SİHA’DAN 2’Sİ TÜRK YAPIMI” Dünyada satılan her 3 İHA/SİHA’dan 2’sinin Türk firmalarca üretildiğini söyleyen Kacır, “Kendi savaş gemisini tasarlayan, geliştiren, üreten on ülkeden biriyiz. Beşinci nesil savaş uçağımız Kağan gökyüzüyle buluştu. Bayraktar TB 3 kısa pistli gemilere iniş kalkış yapmayı başaran ilk insansız hava aracı olarak dünya havacılık tarihine geçti. İnsansız savaş uçağımız Bayraktar Kızılelma, ASELSAN'ın geliştirdiği AESA radar ve TÜBİTAK SAGE'nin Gökdoğan füzesi hedef uçağı başarıyla vurdu. Silah sistemlerine hava-hava angajman kabiliyeti kazandıran ilk ülke Türkiye oldu. Bugüne kadar elimizi zayıflatmak için ülkemize gizli açık çok sayıda engelleme, kısıtlama uygulandı. Fakat hamdolsun birileri bizden neyi esirgiyorsa çok daha iyisini yerli ve milli olarak geliştirmeyi üretmeyi başardık.” dedi. Kacır, Türkiye’nin savunma sanayi ihracatında dünyanın en büyük 11’inci ülke olduğunu ve bu yükseliş ivmesinin artarak devam edeceğini belirtti. "TÜRK MÜHENDİSLİĞİNİN NELER BAŞARABİLECEĞİ TÜM DÜNYAYA GÖSTERİLMİŞTİR" Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler yaptığı konuşmada, fuarın savunma sanayi alanında uluslararası iş birliklerini güçlendiren stratejik bir platform olduğunu vurguladı. Güler, SAHA Expo’nun nitelikli görüşmeler, uluslararası paneller ve yeni ürün lansmanlarıyla savunma sanayi ekosisteminde önemli bir rol üstlendiğini belirterek, fuar kapsamında kurulacak temasların ve imzalanacak anlaşmaların yalnızca ticari değil, aynı zamanda uzun vadeli stratejik ortaklıkların temelini oluşturacağını ifade etti. Küresel güvenlik ortamının giderek daha karmaşık hâle geldiğine dikkat çeken Güler, özellikle Ukrayna-Rusya Savaşı ile Orta Doğu’da yaşanan gelişmelerin güvenlik mimarisini derinden etkilediğini söyledi. Bu süreçte yalnızca askerî hareketliliğin değil, savunma sanayii kapasitesinin de belirleyici hale geldiğini vurguladı. Güler, yalnızca güncel askerî hareketliliğe odaklanmanın yeterli olmadığını orduyu destekleyecek güçlü ve sürdürülebilir bir savunma sanayi ekosisteminin varlığının da önemli olduğunu vurguladı. Türk savunma sanayisinin son yıllarda önemli bir dönüşüm geçirdiğini belirten Güler, Türkiye’nin artık kendi sistemlerini tasarlayan, üreten ve ihraç eden bir ülke konumuna ulaştığını ifade etti. Kara, deniz ve hava platformlarında elde edilen kabiliyetlerin sahada etkin şekilde kullanıldığını kaydeden Güler şu ifadeleri kullandı: Tüm bunların yanında Türk savunma sanayinin asıl büyük devrimi dünya harp doktrinlerini yeniden yazdıran gökyüzünün yeni hakimleri olan insansız hava araçlarımızla (İHA) gerçekleşmiştir. Bugün insansız hava aracı, silahlı insansız hava aracı (SİHA) ve stratejik seviyedeki SİHA teknolojilerimiz sahip oldukları yapay zekâ, hassas vuruş gücü ve yüksek irtifa kabiliyetleriyle küresel ölçekte etkiler oluşturmuş, özellikle Türk mühendisliğinin neleri başarabileceğini tüm dünyaya en çarpıcı şekilde göstermiştir. İnsansız sistemlerde ulaştığımız bu mümtaz seviye hava savunma stratejilerimizde de bizi çok daha ileri bir safhaya taşıma yoluna sokmuştur. Gök vatanımızı koruma irademizin en somut yansıması olan çelik kubbe bütünleşik hava savunma sistemimizde bu stratejik aklı yansıtmaktadır. Hava savunma sistemlerimizin birbiriyle tam bir uyum içerisinde çalışacağı bu yapı Türkiye'nin teknolojiye istikamet veren bir aktör haline gelme yolunda emin adımlarla ilerlediğinin de bir ispatıdır. Güler, savunma sanayisinde ulaşılan seviyenin önemli olmakla birlikte yeterli olmadığını vurgulayarak, rekabetin arttığı bu dönemde teknolojik gelişmelere uyum sağlanması ve üretim kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Güler, seri üretim kapasitesinin artırılmasının ve seferberlik esnekliğiyle desteklenmesinin önemine dikkat çekti. Konuşmasında uluslararası iş birliklerine de değinen Güler, Türkiye’nin savunma ve güvenlik politikalarını askeri yeteneklerle entegre ederek bölgesel ve küresel barışa katkı sunmaya devam edeceğini belirtti. UKRAYNA'DAN YOĞUN KATILIM Fuara Ukrayna’dan da güçlü bir katılım sağlanıyor. Yaklaşık 20 Ukraynalı savunma ve teknoloji şirketi, İstanbul’da düzenlenen organizasyonda yerini alıyor. Bununla birlikte Ukrayna Savunma Bakan Yardımcısı (Avrupa Entegrasyonundan Sorumlu) Serhiy Boyev Ukrayna'dan katılan heyete başkanlık ediyor.

SAHA 2026 kapılarını açtı: Ukrayna’dan güçlü katılım! Haber

SAHA 2026 kapılarını açtı: Ukrayna’dan güçlü katılım!

Türkiye’nin savunma, havacılık ve uzay sanayi alanındaki en büyük organizasyonlarından biri olan SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı (SAHA2026), kapılarını ziyaretçilere açtı. Fuara Ukrayna’dan da güçlü bir katılım sağlanıyor. Yaklaşık 20 Ukraynalı savunma ve teknoloji şirketi, İstanbul’da düzenlenen organizasyonda yerini alıyor. Bununla birlikte Ukrayna Savunma Bakan Yardımcısı (Avrupa Entegrasyonundan Sorumlu) Serhiy Boyev Ukrayna'dan katılan heyete başkanlık ediyor. 120'NİN ÜZERİNDE ÜLKE KATILIYOR Toplam 400 bin metrekarelik kapalı ve açık alanda gerçekleştirilen fuar, 20 bin metrekarelik açık sergi alanıyla şimdiye kadarki en geniş organizasyonlardan biri olma özelliği taşıyor. 120’nin üzerinde ülkeden katılımın olduğu SAHA 2026’da, 263’ü uluslararası olmak üzere 1700’den fazla firma ve 30 binin üzerinde sektör profesyoneli yer alıyor. Fuarda 203 yeni ürün tanıtımı yapılırken, toplam 164 imza töreninin gerçekleştirilmesi planlanıyor. Organizasyonda, bir önceki fuarda ulaşılan 6,2 milyar dolarlık ihracat hacminin en az 8 milyar dolara çıkarılması hedefleniyor. DÖRT KITADAN FİRMA FUARDA BİR ARAYA GELİYOR Avrupa, ABD ve Kanada başta olmak üzere dört kıtadan çok sayıda firma, resmî heyet ve ticari temsilci fuarda bir araya geliyor. 140’ın üzerinde resmî heyet, 800’den fazla heyet üyesi ve 200’ü aşkın ticari alım heyeti temsilcisi organizasyonda yer alıyor. Fuarda yüksek teknolojiye sahip çok sayıda yeni ürün ilk kez tanıtılıyor. Baykar tarafından geliştirilen, 1000 kilometreyi aşan menzili ve yapay zekâ destekli otonom kabiliyetleriyle öne çıkan MIZRAK akıllı dolanan mühimmat ilk kez sergileniyor. Ayrıca K2 kamikaze İHA ve Sivrisinek dolanan mühimmat da ilk kez görücüye çıktı. ASELSAN, 5 yeni ürün ve 6 ürünün güncellenmiş versiyonlarını fuarda tanıtırken; ROKETSAN ile FNSS iş birliğiyle geliştirilen ALKA-KAPLAN HİBRİT Yönlendirilmiş Enerji Silah Sistemi Platformu da geliştirilmiş kabiliyetleriyle sergileniyor. STM ise modern harp sahasına yönelik hava ve deniz sistemlerini ilk kez tanıtıyor. Fuar kapsamında yerli ve millî insansız deniz araçları (İHA) da Ataköy Marina’da sergileniyor. Bugün itibarıyla sektör profesyonellerine kapılarını açan SAHA 2026, 9 Mayıs’ta düzenlenecek halk günüyle vatandaşların ziyaretine de açık olacak.

Türk dünyasının gurur günü: Azerbaycan'ın Zafer Günü Haber

Türk dünyasının gurur günü: Azerbaycan'ın Zafer Günü

Azerbaycan’ın tarihi harekatı, 27 Eylül 2020 tarihinde başladı. 44 günde gelen büyük bir zaferle işgal altındaki Karabağ topraklarının büyük bölümü kurtarıldı. 8 Kasım 2020 tarihi itibarıyla Ermenistan'ın 30 yıllık işgaline son vererek Azerbaycan'ı eski topraklarına geri kavuşturan Karabağ Zaferi'nin 4. yılı büyük bir coşkuyla kutlanıyor. Azerbaycan ve Türk dünyasının gurur günü olan bu özel tarih, ülkede 8 Kasım Zafer Bayramı olarak ilan edildi. ???????? Şuşa özgür, Karabağ hür, Türk'ün alnı ak! Azerbaycan'ın Zafer Günü kutlu olsun! pic.twitter.com/lC6Kb9Eamy — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) November 8, 2025 Ermenistan’ın Karabağ’ı işgali, Azerbaycan için hiç kapanmayan bir yara iken bununla yetinmeyen Erivan, 2020 yılında “Yeni Savaşlar, Yeni Topraklar” politikasını benimsediğini açıkladı. Ardından da 12 Temmuz 2020’de, hem Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattının hem de Bakü-Tiflis-Kars demiryolunun geçtiği stratejik Tovuz bölgesine saldırdı. Bu saldırı, Azerbaycan’ı ayağa kaldırdı. Azerbaycan ordusunun 27 Eylül’de başlattığı topraklarını işgalden kurtarma operasyonu 44 gün sürdü. Azerbaycan'ın operasyonunda 5 kent merkezi, 4 kasaba ve 286 köyün kurtarılması üzerine Ermenistan yenilgiyi kabul etti. Ermenistan, işgal altındaki Ağdam, Laçın ve Kelbecer illerini de boşaltacağını taahhüt eden anlaşmaya 10 Kasım’da imza attı. 10 Kasım tarihinin Türkiye'nin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk’ün ölüm yıldönümü olması sebebiyle Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Azerbaycan Zafer Günü olarak belirlenen 10 Kasım tarihini, 8 Kasım olarak değiştirme kararı almıştı. TÜRKİYE AZERBAYCAN’A TAM DESTEK VERDİ Türkiye Cumhuriyeti, gelişen olaylar karşısında Ermenilerin saldırgan ve terörist tavırlarına en üst seviyeden tepki gösterdi. Ardından, Azerbaycan ile ortak tatbikat başladı. Türkiye Cumhuriyeti ordusu, Azerbaycan ordusunun haberleşme ve uydu sistemlerini yeniledi. Azerbaycan'ın ordu envanterine ASELSAN ve ROKETSAN’dan alınan akıllı mühimmat girdi. Bölgede keşif, tespit ve sınır güvenliği için de Türkiye’den SİHA’lar satın alındı. ZAFERE GİDEN YOL Azerbaycan ordusu, ciddi bir teyakkuz haline geçti. Ancak 22 Eylül 2020’de Ermeni güçler bir kez daha Tovuz’a saldırdı. Artık tahammül sınırı aşılmıştı. Azerbaycan ordusu, 27 Eylül sabahı cephe hattı boyunca harekat başlattı. Harekatın hemen başında 3 bin 500 metre yükseklikteki stratejik Murov Dağı zirvesi Azerbaycan ordusunun kontrolüne geçti. Ermenistan, bu süreçte sık sık sivilleri hedef aldı. Gence ve Berde’ye yapılan saldırılarda onlarca sivil hayatını kaybetti. Azerbaycan ordusu ise Karabağ çevresindeki bölgeleri birer birer işgalden kurtardı. KARABAĞ'IN İNCİSİ ŞUŞA KURTARILDI Azerbaycan’ın Türkiye’den satın aldığı SİHA’lar sahada dengeleri değiştirdi. 8 Kasım’da Şuşa’nın işgalden kurtarılması bir dönüm noktası oldu. Ermeni güçlerin savaşma iradesi kırıldı. Bir gün sonra da Rusya arabuluculuğunda Azerbaycan ve Ermenistan arasında ateşkes anlaşması imzalandı. ERMENİSTAN TESLİM OLDU: PAŞİNYAN YENİLGİYİ KABUL ETTİ Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, 10 Kasım'da Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Rusya Federasyonu Başkanı Vladimir Putin ile Karabağ’daki savaşı bitirecek anlaşmayı imzaladığını duyurdu. Anlaşmaya göre Karabağ’a Türk Barış Gücü ve "Rus Barış Gücü" konuşlandırıldı. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, gece yarısı ulusa seslenişinde söz konusun Barış Gücü Merkezinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin de olacağını vurguladı. Aliyev, Karabağ’ın statüsünün tartışmasız ve Azerbaycan toprağı olduğunun altını çizdi ve bu anlaşmayla da tasdik edildiğini açıkladı. AZERBAYCAN ORDUSU 2 BİN 908 ŞEHİT VERDİ Azerbaycan Savunma Bakanlığı, 27 Eylül-10 Kasım tarihleri arasındaki İkinci Karabağ Savaşı’nda 2 bin 908 Azerbaycan askerinin şehit olduğunu ve bin 245 askerin de yaralandığı açıkladı. Ayrıca, 94 sivil Azerbaycanlı da Ermenistan'ın saldırısı sonucu yaşamını yitirmişti. GÜN GÜN İKİNCİ KARABAĞ SAVAŞI’NDA NELER YAŞANDI? Kırım Haber Ajansı (QHA), Azerbaycan’ın 27 Eylül’den 10 Kasım’a kadar sürdürdüğü tarihi Karabağ Harekatının kırılma noktalarını gün gün takip etti. Azerbaycan’ın nihai zaferiyle sonuçlanan çatışmalarda, Ermenistan’ın hiçbir ateşkes anlaşmasına uymayarak sivillere saldırıları da unutulmadı. Azerbaycan’ın tarihi Karabağ harekatı videosunda, savaşın hafızalara kazınan anlarını izleyeceksiniz. İşte o video:

Azerbaycan'ın uzay ekosistemine ASELSAN katkısı Haber

Azerbaycan'ın uzay ekosistemine ASELSAN katkısı

Türkiye'nin savunma sanayi devi ASELSAN, Azerbaycan'da Türkiye modeline benzer bir uzay ekosistemi kurmayı hedefliyor. ASELSAN tarafından özgün olarak geliştirilen Ku-Bant ve X-Bant haberleşme görev yüklerine sahip TÜRKSAT-6A uydusu, 9 Temmuz 2025 itibarıyla yörüngedeki ilk yılını başarıyla tamamladı. Türkiye'nin ilk yerli ve millî haberleşme uydusu olan TÜRKSAT-6A, gösterdiği performansla dikkati çekerken, Türkiye'yi kendi GEO haberleşme uydusunu üretebilen dünyadaki 11 ülkeden biri konumuna yükseltti. Edinilen bilgiye göre ASELSAN, uzay teknolojilerinde elde ettiği birikimi, kardeş ülke Azerbaycan ile paylaşılması için yeni bir dönem başlattı. Bu kapsamda ASELSAN, Azerbaycan'ın yeni nesil haberleşme uydusu Azerspace-3'ün tedarik sürecinde de yer almayı planlıyor. Alınan bilgilere göre ASELSAN, yalnızca sistem satışı önermiyor, uydunun faydalı yükünün Azerbaycanlı mühendislerle birlikte geliştirilmesini ve üretilmesini de kapsayan bir teknoloji transferi modeli sunuyor. Bu yaklaşım, Azerbaycan'ın yalnızca bir kullanıcı değil, aynı zamanda uydu sistemlerinin geliştirici ortağı olmasını sağlayacak. Bu adım, Azerbaycan'ın yerli mühendislik kapasitesini artırarak bağımsız bir uzay sanayisi altyapısı kurmasına olanak tanıyacak. ASELSAN'ın liderliğinde başlatılması planlanan işbirliği, iki ülke arasında yüksek teknoloji temelli yeni bir köprünün kurulması açısından tarihi bir adım olarak değerlendiriliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.