SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Asimilasyon Politikası

QHA - Kırım Haber Ajansı - Asimilasyon Politikası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Asimilasyon Politikası haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Hayatlarını kimlik direnişi için feda ettiler: Bulgaristan Türkleri Haber

Hayatlarını kimlik direnişi için feda ettiler: Bulgaristan Türkleri

Osmanlı Devletinin Birinci Dünya Savaşı'nda yaşadığı ağır mağlubiyet sonrası Türkler azınlık olarak kaldıkları çoğu bölgede baskı ve zulümlere maruz kalmışlardı. Bu zulümlerin yaşandığı ve milli kimliğin örselendiği yerlerden birisi de Bulgaristan’dı. Bulgaristan’da 1946’da kurulan komünist hükûmet de tıpkı Rusya’daki gibi öncelikli tehdit olarak Türk kimliğini ve dilini görmüş, dil ve kimliği baskılamak için türlü yaptırımlar ve kısıtlamalara gitmişti. İsimleri değiştirilen, dinlerini yaşamalarına izin verilmeyen, kültürleri ve gelenekleri yasaklanan “Bulgaristan Türkleri” uzun yıllar devam eden bu baskılara tepki göstererek kimliklerini korumaya çalıştılar. Komünist idarenin 1984-1989 yılları arasında Türkler üzerinde uyguladığı baskılar ve zorunlu ad değişim süreci hala yüzleşilmeyen olaylar arasındadır. Türklere uygulanan bu asimilasyon girişimi konusunda halen tek bir yargılanan bile olmadı. 24 ARALIK 1984 BULGAR ZULMÜNE DİRENİŞ GÜNÜ Bulgaristan hükûmeti 23 Aralık 1984 günü “Yeniden Doğuş” adını verdiği asimilasyon politikası ile özellikle Kırcaali ve Hasköy bölgelerinin dünya ile ilişkisi kesilerek halkı askeri abluka altında zorla Bulgar kimliğini kabul etmeye zorlamıştı. 24 Aralık 1984 günü Tosçalı, Hallar, Karamusalar ve Amatlar köylerinden toplanıp Eğridere (Mlaçino) köyünde bir araya gelen binlerce Türk, baskıcı Bulgar Komünist Partisi'ni protesto etti. Polis, zor kullanarak ve ateş açarak kültürlerini ve millî değerlerini korumak için sesini duyurmaya çalışan Türkleri dağıttı. BULGAR ASKERLERİ TÜRKAN BEBEĞİ ÖLDÜRDÜLER Sonraki birkaç gün boyunca devam eden gösterilerde çok sayıda can kaybı yaşandı. 26 Aralık günü Killi köyünde toplanan halkın içinde Fatma Öztürk de kucağında 18 aylık bebeği Türkan ile birlikte yerini almıştı. Bulgar askerlerinin açtığı ateşle oracıkta can veren Türkân bebek Bulgaristan Türklerinin direnişinin sembolü oldu. Türk toplumunun önde gelenleri “Belene” toplama kampında ağır şartlar altında cezalandırıldı. Sonrasında beş yıl boyunca baskılar gittikçe arttı, pek çok Türk faili meçhul cinayetlere kurban giderken pek çoğu da kayıp olarak kayda geçti. Bulgar Komünist diktasının can güvenliği tehdidi, Türkçe konuşma, aile ve soy bildiren ünvanlarda Türkçe yasağı, eğitimin ve çalışmanın engellenmesi gibi çeşitli asimilasyon politikaları ve baskılar sonucu yarım milyondan fazla Türk, Türkiye’ye göç etmeye zorlandı. BULGARİSTAN'DAN TÜRKİYE'YE GÖÇ Bulgaristan Türkleri üzerinden 36 yıl geçmesine rağmen 24 Aralık ve sonrasında yaşanan acı günleri “24 Aralık Bulgaristan Türklerinin totaliter rejime ve soykırıma direnişini ve kurbanlarını anma günü" olarak hatırlayarak çeşitli anma etkinlikleri düzenliyor.

Uygur Türkü çocuklar Çin'in sözde yatılı okullarında asimile ediliyor! Haber

Uygur Türkü çocuklar Çin'in sözde yatılı okullarında asimile ediliyor!

Baskı ve soykırım politkası güden Şi Cinping yönetimindeki Çin, Doğu Türkistan'daki Müslüman ve Türk varlığını yok etmeye çalışıyor. Uygur Türklerinin millî kimliğini, dilini ve dinini yok etmeyi amaçlayan Çin Komünist Partisi (ÇKP) rejimi, soykırımı politikasını çocuklar üzerinde deniyor. UYGUR TÜRKÜ ÇOCUKLAR AİLELERİNDEN ZORLA KOPARILIYOR Uygur Araştırmaları Merkezi (UAM), "Kökleri Kırmak: Çin’in Uygur Müslümanlarına Karşı Bir Soykırım Aracı Olarak Yatılı Okulları Kullanması" başlıklı raporunda eğitim adı altında ailelerinden koparılarak yatılı okula gönderilen Uygur çocuklara dikkat çekti. Merkez, Çin'in çocukları devlet destekli yatılı okula göndererek söz konusu kurumlarda Uygur kimliğini, dilini ve kültürünü yok etmeyi amaçlayan zorla asimilasyon mekanizmaları kullandığını kaydetti. UYGUR TÜRKÇESİ YASAK, AİLE İLİŞKİLERİ YOK, DEVLETE BAĞLILIK VAR! Rapor, Uygur Türkçesi konuşmanın yasaklandığı, aile ilişkilerinin hiçe sayıldığı ve devlete bağlılığın kökleştirildiği bu okullardaki müfredata dikkat çekti. Aynı zamanda raporda çocukların toplama kampına alınan ebeveynleri ile de iletişime geçemediği aktarıldı. UAM İcra Direktörü Abdulhakim İdris raporda, “Bu sözde ‘yatılı okullarda’ Uygur çocukların başına gelenler eğitim değil; zorla asimilasyon, kültürel yok etme ve psikolojik zarardır. Çin hükûmeti çocukları ailelerinden, dillerinden ve kimliklerinden kopararak soykırım kriterlerine uyan ciddi bir adaletsizlik gerçekleştirmektedir. Uluslararası toplum, bütün bir halkın geleceğinin sistematik olarak yok edilmesi karşısında pasif kalamaz.” ifadelerine yer verdi. Raporda dünyakamuoyuna Uygurların desteklenmesi ve Çin'in insanlığa karşı işlediği bu suçların adalet önünde konuşulması gerektiği belirtildi.

Bulgaristan'ın Türk asimilasyonu projesi kayıt altına alınıyor Haber

Bulgaristan'ın Türk asimilasyonu projesi kayıt altına alınıyor

Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından yürütülen "Kocaeli'de Yaşayan Balkanlar Projesi" kapsamında Kocaeli'ye farklı yıllar içerisinde Balkan ülkelerinden göç etmek zorunda kalmış muhacirlerin hayat hikayeleri dinlendi. Dernek üyeleri, 1972-1973 yıllarında uygulanan asimilasyon politikasına maruz kalan Türkleri de dinleyip kayıt altına almak için Bulgaristan'da çeşitli ziyaretlerde bulunuyor. ASİMİLASYON POLİTİKASINI KAYIT ALTINA ALIYORLAR Proje kapsamında Bulgaristan'ın Smolyan kentine bağlı Dospat ilçesinin Barutin köyünde gerçekleşen ziyarette Bulgaristan Türkleri, şahit oldukları olayları hüzünle anlattı. Daha sonra o dönem isim değişikliğine karşı çıkarken yaşamını yitirenler için yapılan anıta karanfil bırakan dernek üyeleri, soydaşları için dua etti. Ayrıca Gotse Delçev (Nevrekop) kentine bağlı Kornitsa ile Breznitsa köylerini de gezen üyeler, Bulgaristan'ın farklı tarihlerde Türklere uyguladığı asimilasyon politikası sürecinde yapılan baskılarda hayatını kaybedenler için düzenlenen mevlide katıldı. Dinledikleri hayat hikayeleri ve yaşadıkları izlenimleri kayıt altına almaya devam eden üyeler, çıkaracakları dergilerle yaşanılan acıları geleceğe aktarmaya çalışacak. "PROJE, YAŞANMIŞ HADİSELERDEN DERS ÇIKARMA ÜZERİNE KURGULANDI" Derneğin Onursal Başkanı Bayram Çolakoğlu, göçün sebeplerinden birisinin de Bulgaristan'daki baskılar olduğunu ifade etti. Soydaşların isimlerinin zorla değiştirilmesinin bunlardan biri olduğuna dikkati çeken Çolakoğlu, o dönemde yaşanan istenmeyen hadiseler olduğunu kaydetti. Projenin bu ziyaretlerin ardından tamamlanacağını belirten Çolakoğlu, "Yaşanmış hadiselerden ders çıkarma ve ibret almak üzerine kurgulanmış bir proje. Çok bildiğimiz bir gerçeklik var. Tarih tekerrür etmiyor. Ne zaman tekerrür etmiyor? İbret alırsan. İbret almazsan tekerrür ediyor. Bizler de yeni nesle geçmişte yaşanmış sıkıntılı, istenmeyen hadiseleri göstererek diri durmalarını ve buradan ibret almalarını sağlamaya çalışıyoruz. Bu köyler de bu açıdan güzel örnekler. Varlık mücadelesini veren köyler bunlar. İsim değiştirme politikaları karşısında kendi kimliğimiz var." dedi. "BULGARİSTAN TÜRKLERİ, TÜRKİYE'NİN İYİ OLMASINI KENDİLERİNDEN DAHA FAZLA İSTİYOR" Bulgaristan Türklerinin, Türkiye'nin varlığını kendilerinin varlığı için de önemsediğini dile getiren Bayram Çolakoğlu, "Bizim iyi olmamızı kendilerinden daha fazla istiyorlar. Bu, önemli bir bakış açısı. Nihayetinde buralar, gönül coğrafyamız, akrabalık bağlarımız olan yerler. Sıradan siyasi sınırların böldüğü yerler değil." değerlendirmesinde bulundu. Bulgaristan'daki Türklerin asimilasyon politikalarını genç nesle yeterince aktaramadıkları düşüncesini gördüklerini belirten Çolakoğlu, "Bu evrensellik başlığı altında insanların tek tipleştirilmeye çalışıldığı bir yüzyıldayız . Evet, herkes eşit, insanlık, kardeşlik gibi cümleler var ama onun altında herkes, hakim güçler, ülkeler, kendi siyasetini izliyor. Bu arada bunu fark edemeyenler de eriyip gidiyor. Bu insanların istediği şey, yaşanmış sıkıntılı durumları unutmayıp ibret alarak güçlü şekilde kendi ayakları üzerinde durabilmek." ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.