SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ateşkes

QHA - Kırım Haber Ajansı - Ateşkes haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ateşkes haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Moskova’da “Zafer Günü” paniği: Yabancı basının akreditasyonu iptal edildi Haber

Moskova’da “Zafer Günü” paniği: Yabancı basının akreditasyonu iptal edildi

Rusya, II. Dünya Savaşı’nda Nazi Almanyası’na karşı kazanılan zaferin yıl dönümü kapsamında her yıl düzenlenen 9 Mayıs Zafer Geçidi’nin kapsamını kısıtlamaya devam ediyor. Kremlin’den alınan yeni karara göre şimdi de geçit törenini takip edecek uluslararası medya kuruluşlarının akreditasyonunu iptal edildi. Almanya merkezli SPIEGEL, Kremlin’den arayan bir yetkili tarafından davetçi listesinden çıkarıldıklarının bildirildiğini duyurdu. Duyuruda; ARD, ZDF, Sky, AFP, Rai ve NHK gibi diğer uluslararası haber ajansları ve televizyon kanallarının da akreditasyonlarının iptal edildiği aktarıldı. Konuyla ilgili SPIEGEL’e ulaşan Rus yetkili, “Mevcut durum nedeniyle geçit töreni haberlerinin formatı değiştirildi. Akreditasyon alan yabancı medya kuruluşları artık kabul edilmeyecek.” ifadelerini kullandı. Diğer medya kuruluşlarına da “Sadece Rus medya kuruluşlarının alana kabul edileceği” bildirildi. RUSYA'NIN UKRAYNA ÇEKİNCESİ Daha önceki yıllarda düzenlenen geçit törenleri çok sayıda askerî personelin katılımıyla, büyük askeri araç ve silahların sergilenmesiyle düzenleniyordu. Rusya Savunma Bakanlığı, “mevcut operasyonel durum” nedeniyle böyle bir karar aldığını öne sürse de asıl gerekçenin Ukrayna’dan gelebilecek saldırı olduğu belirtildi. ZELENSKIY: RUSYA, GEÇİT TÖRENİ İÇİN İZİN İSTİYOR! Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy (Volodimir Zelenski) yaptığı açıklamada, Ukrayna ordusunun işgalci Rus güçlerine yönelik düzenlenen son uzun menzilli operasyonlara ve Moskova’da düzenlenecek “9 Mayıs Zafer Günü”geçit törenine ilişkin açıklamalarda bulundu. “TUHAF VE ÇARPIK BİR MANTIKLARI VAR” Ukrayna’nın Rusya’ya defalarca ateşkes önerisinde bulunduğuna ancak tekliflerine saldırı ve tehditlerle cevap verildiğini belirten Zelenskıy, “Rusya, Ukrayna’dan geçit töreni için izin istiyor böylece yılda bir gün güvenli bir şekilde meydanlarda toplanıp gösteri yapacaklar. Ardından insanlarımızı öldürmek için saldırmaya devam edecekler. Tuhaf ve çarpık bir mantığa sahipler.” dedi. “MOSKOVA’DA OLMALARINI TAVSİYE ETMİYORUZ” Rusya ile yakın ilişkiler içerisinde bazı devletlerden temsilcilerin 9 Mayıs’ta Moskova’da olacağına dair haberlere değinen Zelenskıy, “Böyle bir zamanda Moskova’da olmalarını tavsiye etmiyoruz.” ifadelerini kullanarak olası katılımcıları uyardı. 7 Mayıs 2026’da Ukrayna’nın Çernihiv’den Mıkolayiv’a kadar geniş bir hatta tüm gün boyunca saldırılar düzenlendiğini söyleyen Zelenskıy, “Sıradan yolcu trenine saldırılar düzenlendi. Sivil enerji altyapısına ve apartmanlara saldırıyorlar. Tüm bunlara karşılık vereceğiz. Ateşkesi kabul etselerdi, Rusya içerisindeki operasyonlarımız olmazdı.” diye konuştu. ABD’nin 84 yıl önce Nazi Almanya’sını teslim olmaya zorladığına atıfta bulunan Zelenskıy, “ABD, adil ve güçlü tutumuyla barışın gelmesine yine yardımcı olabilir.” dedi.

Ukrayna Dışişleri Bakanlığından Moskova'ya sert tepki: "Putin'i barış değil, geçit törenleri ilgilendiriyor" Haber

Ukrayna Dışişleri Bakanlığından Moskova'ya sert tepki: "Putin'i barış değil, geçit törenleri ilgilendiriyor"

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha, Rusya'nın 9 Mayıs için önerdiği ateşkesin bir diplomasi oyunu olduğunu belirterek, Moskova'nın Ukrayna tarafından başlatılan 6 Mayıs "sessizlik rejimini" ilk dakikalardan itibaren ihlal ettiğini duyurdu. Ukrayna’nın barış niyetini test etmek amacıyla 6 Mayıs saat 00:00 itibarıyla başlattığı ateşkes hamlesi, Rusya’nın yoğun saldırılarıyla karşılık buldu. Bunun üzerine Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Rusya’nın samimiyetten uzak tutumunu sert bir dille eleştirdi. “MOSKOVA ATEŞKES ÇAĞRISINI GÖRMEZDEN GELDİ” 5 Mayıs akşamından itibaren işgalci güçlerin Ukrayna topraklarına yönelik saldırılarını durdurmadığını, aksine artırdığını belirten bakan, “Moskova, diğer devletler ve uluslararası kuruluşlar tarafından da desteklenen, gerçekçi ve haklı bir ateşkes çağrısını bir kez daha görmezden geldi.” ifadelerini kullandı. Rus ordusunun gece boyunca ve sabah saatlerinde Ukrayna'ya 3 füze ve 108 silahlı insansız hava aracıyla (SİHA) hedef aldığını belirten Sıbiha, "Bu durum Rusya'nın barışı reddettiğini kanıtlıyor ve sahte 9 Mayıs ateşkes çağrılarının diplomasiyle hiçbir ilgisinin olmadığını gösteriyor. Putin'i ilgilendiren tek şey askeri geçit törenleri, insan hayatı değil." dedi. ULUSLARARASI TOPLUMA BASKIYI ARTIRMA ÇAĞRISI Dışişleri Bakanı, Rus rejimine karşı baskının artırılması gerektiğini belirterek müttefiklere çağrıda bulundu. Sibiha; yeni yaptırımların uygulanması, Rusya'nın diplomatik olarak tecrit edilmesi, işlenen suçlar için hesap sorulması ve Ukrayna'ya verilen desteğin her alanda güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. UKRAYNA “ZAFER BAYRAMINI” BEKLEMEDEN SİLAHLARI SUSTURMAYI TEKLİF ETTİ Rusya, 9 Mayıs Zafer Bayramı kutlamaları gerekçesiyle 8-9 Mayıs tarihlerinde tek taraflı ateşkes ilan ettiğini duyururken Kıyiv’i ağır saldırılarla tehdit etti. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy (Volodimir Zelenskiy) ise insan hayatının kutlamalardan daha değerli olduğunu vurgulayarak ateşkesin daha erkene, 6 Mayıs’a çekilmesini teklif etti.

Rusya’dan ültimatomlu "ateşkes" ilanına karşı Ukrayna’dan "sessizlik rejimi" hamlesi Haber

Rusya’dan ültimatomlu "ateşkes" ilanına karşı Ukrayna’dan "sessizlik rejimi" hamlesi

Rusya, 9 Mayıs Zafer Bayramı kutlamaları gerekçesiyle 8-9 Mayıs tarihlerinde tek taraflı ateşkes ilan ettiğini duyururken Kıyiv’i ağır saldırılarla tehdit etti. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy (Volodimir Zelenskiy) ise insan hayatının kutlamalardan daha değerli olduğunu vurgulayarak ateşkesin daha erkene, 6 Mayıs’a çekilmesini teklif etti. Rusya Savunma Bakanlığı 4 Mayıs’ta, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in kararıyla 8-9 Mayıs 2026 tarihlerinde "Büyük Vatanseverlik Savaşı" zaferinin yıl dönümü vesilesiyle ateşkes uygulanacağını açıkladı. Ancak Moskova’nın bu "barışçıl" görünümlü adımı, beraberinde sert tehditleri de getirdi. Rus makamları, Ukrayna’nın Moskova’daki kutlamaları bozmaya yönelik herhangi bir saldırı düzenlemesi durumunda Kıyiv’in merkezinin vurulacağını ilan etti. Ayrıca Kıyiv sakinlerine ve yabancı diplomatik misyon temsilcilerine şehri terk etmeleri yönünde "uyarıda" bulunulması, bölgedeki gerilimi en üst seviyeye çıkardı. ZELENSKIY: “İNSAN HAYATLARI YILDÖNÜMLERİNDEN DEĞERLİDİR” Rusya’nın sosyal medya ve basın üzerinden yayılan ilanına karşı Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskıy’dan stratejik bir hamle geldi. Zelenskıy, 4 Mayıs akşamı yaptığı açıklamada, Rusya’dan kendilerine ulaşan resmi bir teklif olmadığını belirtti. Rus tarafının samimiyetini test eden Zelenskıy, Ukrayna’nın 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan gece yarısından itibaren "sessizlik rejimi" ilan ettiğini duyurdu. Zelenskıy açıklamasında şu ifadeleri kullandı: İnsan hayatının, herhangi bir yıldönümünün 'kutlanmasından' kıyaslanamayacak kadar daha değerli olduğuna inanıyoruz. Bu bağlamda, 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan gece saat 00.00'dan itibaren geçerli olmak üzere bir sessizlik rejimi ilan ediyoruz. Belirtilen vakte kadar sessizliğin tesis edilmesi gerçekçi bir hedeftir. Belirtilen andan itibaren biz de mütekabiliyet esasına göre hareket edeceğiz. Eğer Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna'nın iyi niyeti olmadan Moskova'da geçit töreni düzenleyemeyeceğini düşünüyorsa; artık Rus yöneticiler için başlattıkları savaşı sona erdirecek somut adımlar atma vakti gelmiştir. SIBİHA: SAVAŞI SON ERDİRMEK İÇİN CİDDİ FIRSAT Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha, Zelenskıy’ın teklifinin savaşı sona erdirmek ve diplomasiye dönmek için ciddi bir fırsat olduğunu vurguladı. Sıbiha, dünya kamuoyuna ve uluslararası kuruluşlara bu çağrıyı destekleme davetinde bulunarak, Moskova’nın niyetinin 6 Mayıs’ta netleşeceğini ifade etti. Sıbiha, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, "Dünya 'geçit törenlerini' ve 'kutlamaları' bekleyemez. Eğer Moskova askerî eylemleri durdurmaya hazırsa, bunu yarın akşam yapabilir. 6 Mayıs, Moskova'nın ne kadar ciddi olduğunu ve gerçekte ne istediğini; barış mı yoksa askerî geçit törenleri mi, herkese gösterecek." değerlendirmesinde bulundu.

Zelenskıy: Kısa süreli ateşkes değil, kalıcı barış istiyoruz Haber

Zelenskıy: Kısa süreli ateşkes değil, kalıcı barış istiyoruz

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy (Volodimir Zelenski), Rusya’nın kısa süreli ateşkes önerisine ilişkin ABD ile temas kurulması talimatı verdiğini açıkladı. Zelenskıy, yaptığı açıklamada Ukrayna’nın barıştan yana olduğunu ve savaşın kalıcı şekilde sona erdirilmesi için gerekli diplomatik adımları attığını vurguladı. ABD Başkanı’nın ekibiyle görüşülerek Rusya’nın teklifinin detaylarının netleştirileceğini belirten Zelenskıy, önerinin yalnızca Moskova’daki bir geçit töreni için geçici bir güvenlik sağlamaya mı yönelik olduğu yoksa daha kapsamlı bir ateşkesi mi içerdiğinin anlaşılacağını ifade etti. Ukrayna’nın uzun vadeli bir ateşkes, güvenilir güvenlik garantileri ve kalıcı barış hedeflediğini kaydeden Zelenskıy, bu doğrultuda her türlü etkili ve saygın formatta çalışmaya hazır olduklarını dile getirdi. TRUMP VE PUTİN UKRAYNA’DA ATEŞKES SEÇENEĞİNİ GÖRÜŞTÜ Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, 29 Nisan 2026 tarihinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı telefon görüşmesinde Ukrayna’daki savaşta olası bir ateşkesi ele aldıklarını açıkladı. Trump, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada Putin ile “iyi bir görüşme” gerçekleştirdiklerini belirterek, Ukrayna’daki savaş için “küçük bir ateşkes” önerdiğini ve Putin'in buna sıcak bakabileceğini ifade etti. İki liderin kamuoyuna yansıyan son telefon görüşmesi 9 Mart’ta gerçekleşmişti. RUSYA'DAN ATEŞKES TEKLİFİ Kremlin tarafından yapılan açıklamada ise görüşmede, II. Dünya Savaşı’nın sona ermesinin yıl dönümüne denk gelen 9 Mayıs kutlamaları kapsamında geçici bir ateşkes önerisinin gündeme geldiği belirtildi. Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov, Putin’in bu tarihe yönelik geçici ateşkes teklif ettiğini ve Trump’ın buna olumlu yaklaştığını söyledi. Uşakov, yaklaşık bir buçuk saat süren görüşmenin “dostane ve iş odaklı” geçtiğini belirterek, Trump’ın Ukrayna’daki savaşın sona erdirilmesine yönelik bir anlaşmanın yakın olduğuna inandığını ifade etti. "ÖNCELİK SİZİN SAVAŞINIZ" ABD Başkanı ayrıca Putin’in, İran’ın zenginleştirilmiş uranyum meselesinde yardımcı olmayı teklif ettiğini ancak önceliğin Ukrayna’daki savaşın sona ermesi olduğunu vurguladı. “Önce sizin savaşınızı bitirmek istiyorum.” diyen Trump, Moskova’nın bu konuda rol üstlenmesi yerine Ukrayna’daki çatışmanın çözümüne odaklanmasını istediğini belirtti.

Trump ve Putin Ukrayna’da ateşkes seçeneğini görüştü Haber

Trump ve Putin Ukrayna’da ateşkes seçeneğini görüştü

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, 29 Nisan 2026 tarihinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı telefon görüşmesinde Ukrayna’daki savaşta olası bir ateşkesi ele aldıklarını açıkladı. Trump, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada Putin ile “iyi bir görüşme” gerçekleştirdiklerini belirterek, Ukrayna’daki savaş için “küçük bir ateşkes” önerdiğini ve Putin'in buna sıcak bakabileceğini ifade etti. İki liderin kamuoyuna yansıyan son telefon görüşmesi 9 Mart’ta gerçekleşmişti. RUSYA'DAN ATEŞKES TEKLİFİ Kremlin tarafından yapılan açıklamada ise görüşmede, II. Dünya Savaşı’nın sona ermesinin yıl dönümüne denk gelen 9 Mayıs kutlamaları kapsamında geçici bir ateşkes önerisinin gündeme geldiği belirtildi. Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov, Putin’in bu tarihe yönelik geçici ateşkes teklif ettiğini ve Trump’ın buna olumlu yaklaştığını söyledi. Uşakov, yaklaşık bir buçuk saat süren görüşmenin “dostane ve iş odaklı” geçtiğini belirterek, Trump’ın Ukrayna’daki savaşın sona erdirilmesine yönelik bir anlaşmanın yakın olduğuna inandığını ifade etti. "ÖNCELİK SİZİN SAVAŞINIZ" ABD Başkanı ayrıca Putin’in, İran’ın zenginleştirilmiş uranyum meselesinde yardımcı olmayı teklif ettiğini ancak önceliğin Ukrayna’daki savaşın sona ermesi olduğunu vurguladı. “Önce sizin savaşınızı bitirmek istiyorum.” diyen Trump, Moskova’nın bu konuda rol üstlenmesi yerine Ukrayna’daki çatışmanın çözümüne odaklanmasını istediğini belirtti. RUSYA İRAN'IN URANYUMUNU ÜLKE DIŞINA ÇIKARMAK İSTİYOR Kremlin, Putin’in İran konusunda ne tür öneriler sunduğuna ilişkin detay paylaşmazken, Moskova’nın daha önce İran’ın zenginleştirilmiş uranyumunu ülke dışına çıkarma teklifinde bulunduğu biliniyor. Trump, daha önce de Putin hakkında olumlu açıklamalar yaparken, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy'ı (Volodimir Zelenski) Rusya ile anlaşmaya yanaşmamakla eleştirmişti.

Zelenskıy: Arabuluculuk yeterli değil, Putin'e net mesaj verilmeli Haber

Zelenskıy: Arabuluculuk yeterli değil, Putin'e net mesaj verilmeli

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy (Volodimir Zelenski), Orta Doğu’daki ateşkes tartışmalarına değinerek, savaşta her türlü duraksamanın can kayıplarını azaltacağı için olumlu olduğunu söyledi. CNN’e verdiği röportajda konuşan Zelenskıy, kalıcı barışın en iyi çözüm olduğunu ancak bunun mümkün olmadığı durumlarda geçici ateşkeslerin de önemli olduğunu vurguladı. Rusya’ya yönelik yaptırımların gevşetilmesinin sonuçlarına ilişkin endişelerini dile getiren Zelenskıy, en büyük sorunun insan kaybı olduğuna dikkat çekti. “ARABULUCU ROL YETERLİ DEĞİL” Zelenskıy, cephe hattında yabancı askerlerin konuşlandırılmasının Rusya’nın yeni bir saldırı başlatmasını zorlaştıracağını belirterek, uluslararası varlığın caydırıcı rol oynayabileceğini ifade etti. Büyük güçlerin yalnızca arabulucu rolü üstlenmesinin yeterli olmayacağını savunan Ukrayna Cumhurbaşkanı, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e savaşın yanlış olduğunun açık şekilde söylenmesi gerektiğini dile getirdi. Zelenskıy, “Eğer onu gerçekten durdurmak istiyorsak, güçlü ülkelerin arabulucu olabileceğinden emin değilim. Eğer arabuluculuk yaparsanız, o suçluluk duygusu hissetmez. Bu büyük bir sorun. Kimseyi taraf seçmeye zorlamıyorum. Ama mesele şu ki, savaşı bitirmek istiyorsak, Putin'e haklı olmadığını söylemeliyiz. Uzlaşmaya dayalı diyalogların işe yarayacağından emin değilim.” dedi. “BİZ SAVUNMADAYIZ, SALDIRGAN DEĞİLİZ” ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi gibi küresel aktörlerin Rusya’ya savaşın sona erdirilmesi yönünde baskı yapması gerektiğini ifade eden Zelenskıy, “Ukrayna'ya ‘Savaşı durdurmalısınız’ diyemezler. Biz savunmadayız, saldırgan değiliz. Neyi durduracağız? Hep birlikte Putin'i durdurmalıyız. Büyük bir lider olmak ne anlama geliyor? Diplomasi yoluyla savaşı durdurmak anlamına geliyor.” cümlelerini sarf etti. “UKRAYNA DESTEK SUNMAYA HAZIR” Öte yandan Zelenskıy, Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri ile savunma alanında önemli anlaşmalar imzalandığını açıkladı. Bu kapsamda Ukrayna’nın, insansız hava araçları (İHA) teknolojisi, eğitim, yazılım entegrasyonu ve ortak üretim hatlarıyla bu ülkelere destek sunmaya hazır olduğunu belirtti. Ukrayna’nın düşük maliyetli İHA ve önleyici sistemlerle savunma kapasitesini artırmayı hedeflediğini kaydeden Zelenskıy, bu iş birliklerinin ABD ile de paylaşılabileceğini ve Vaşington’un (Washington) desteğine minnettar olduklarını sözlerine ekledi.

Bakan Fidan: Ukrayna'daki savaşta ateşkes ve kalıcı barış için odak kaybı olmamalı Haber

Bakan Fidan: Ukrayna'daki savaşta ateşkes ve kalıcı barış için odak kaybı olmamalı

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın ev sahipliğinde ve “Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Baş Etmek” ana temasıyla düzenlenen 5. Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) devam ediyor. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 18 Nisan 2026 tarihinde düzenlenen ADF2026 kapsamında gerçekleştirilen “HostTalk” oturumunda konuşmacı olarak yer aldı. Oturumun moderatörlüğünü TRT World sunucusu Maria Ramos üstlendi. “ANTALYA DİPLOMASİ FORUMU, BÖLGESEL SORUNLARA ÖZGÜN BİR PLATFORM SUNUYOR” Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu’nun her geçen yıl daha verimli bir yönde geliştiğini belirterek, katılımcı ve konu çeşitliliğinin arttığını, forumun uluslararası siyasette etkisini giderek güçlendirdiğini ifade etti. Fidan, ADF ile amaçlarının özellikle bölgesel meselelere odaklanan bir platform oluşturmak olduğunu vurgulayarak, dünyadaki benzer diplomasi platformlarında çoğunlukla Batı merkezli konuların ele alındığına dikkat çekti. Ukrayna-Rusya Savaşı’nın Avrupa ve ABD’deki platformlarda geniş yer bulduğunu belirten Fidan, buna karşılık Orta Doğu, Kuzey Afrika, Balkanlar, Avrupa ve Akdeniz gibi bölgeleri ilgilendiren konuların yeterince tartışılmadığını söyledi. Bu çerçevede forumun, bölgesel meselelerin ele alınması ve bu sorunlara yönelik bölgesel çözüm önerilerinin geliştirilmesi açısından özgün bir fırsat sunduğunu ifade eden Fidan, bunun Türkiye ve bölge ülkeleri için büyük önem taşıdığını dile getirdi. Diplomasinin günümüzde her zamankinden daha gerekli hale geldiğini belirten Fidan, çok taraflılık ve uluslararası düzenin zayıfladığı bir dönemde daha fazla diyaloğa ihtiyaç olduğunu vurguladı. Uluslararası sistemin kurallara dayalı yapısının zayıflamasıyla birlikte devletlerin daha fazla koordinasyon ve birlikte var olma arayışına yönelmek zorunda kaldığını ifade eden Fidan, aksi takdirde krizlerin ve çatışmaların kaçınılmaz olabileceğini söyledi. Uluslararası sistemde devletlerin giderek “kendi kendine yeterli” bir yapıya evrildiğine dikkat çeken Fidan, bu durumun diplomasinin önemini daha da artırdığını kaydetti. Soğuk Savaş sonrası dönemde oluşan uluslararası düzenin 1990’lara kadar etkisini sürdürdüğünü, ardından serbest ticaret ve neoliberal politikalarla güncellenmeye çalışıldığını belirten Fidan, ancak bu yapının 2010’lu yıllardan itibaren zayıflamaya başladığını ifade etti. Fidan, mevcut küresel belirsizlik ortamında devletlerin bir araya gelerek temel sorulara samimi yanıtlar araması gerektiğini vurgulayarak, “Eğer sistemin kendi akışına bırakılmasını beklersek, bu çoğu zaman savaş ve yıkım sonrası öğrenilen derslerle sonuçlanır. Oysa insanlık olarak bu noktaya gelmeden yeni bir düzen inşa etmeliyiz.” dedi. “BÖLGESEL SAHİPLENME, YENİ DÖNEMİN ANAHTARI OLMALI” Fidan, dış politikada “bölgesel sahiplenme” anlayışının giderek daha fazla önem kazandığını belirterek, bölge ülkelerinin sorunlarını kendi aralarında çözmesi gerektiğini vurguladı. Fidan, bu yaklaşımın yalnızca Orta Doğu ve Kafkasya ile sınırlı olmadığını; Balkanlar, Akdeniz ve diğer bölgeleri de kapsadığını ifade ederek, bölgesel iş birliği ve ortak sorumluluğun altını çizdi. Eski uluslararası sistemde ülkelerin çoğunlukla sorunların çözümü için hegemon güçleri beklediğini hatırlatan Fidan, bu müdahalelerin çoğu zaman çözümden ziyade yeni sorunlar doğurduğunu söyledi. Artık bölge ülkelerinin bir araya gelerek kendi sorunlarını ele alma zamanının geldiğini belirten Fidan, geçmişte bu anlayışın hayata geçirilmesinde yapısal engeller bulunduğunu ancak günümüzde şartların değiştiğini dile getirdi. Ulus-devletlerin gelişim sürecine de değinen Fidan, özellikle Orta Doğu, Balkanlar, Akdeniz ve Kuzey Afrika’da 1950’li yıllarda bugünkü anlamda güçlü devlet yapılarının bulunmadığını, ancak bugün bu devletlerin büyük ölçüde olgunlaştığını ifade etti. Bu olgunlaşmanın, bölgesel sorunların çözümünde daha etkin ve koordineli adımlar atılmasını mümkün kıldığını belirten Fidan, “Dolayısıyla artık hepimizin daha olgun bir şekilde bir araya gelerek sorunlarımızı birlikte ele alma zamanı gelmiştir. Bu temel yaklaşımdır. Ancak hâlâ savaş halinde olan birçok ülke bulunduğunu görüyoruz. Bu nedenle kapsamlı diplomasiye, samimi diyaloğa ve yaratıcı çözüm önerilerine her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır.” ifadelerini kullandı. “BÖLGEDE GÜÇ POLİTİKASI YERİNE DİPLOMASİ VE EGEMENLİĞE SAYGI ESAS OLMALI” Fidan, bölgedeki sorunların çözümünde güç politikalarının uzun süredir belirleyici olduğunu belirterek, bunun yerine kurallara dayalı bir düzenin tesis edilmesi gerektiğini vurguladı. Fidan, bölgedeki krizlerin çoğunlukla savaş yoluyla çözülmeye çalışıldığını ancak bunun daha fazla yıkım, çatışma ve istikrarsızlık ürettiğini ifade etti. Bu durumun yalnızca bölgeyle sınırlı kalmadığını, küresel ölçekte de olumsuz etkiler doğurduğunu belirten Fidan, “Bölgede yaşanan her gelişme kısa sürede diğer ülkelere de yansıyor.” dedi. Bu nedenle diplomasinin ve diyaloğun her zamankinden daha gerekli olduğunu dile getiren Fidan, bölge ülkelerinin büyük ölçüde kendi devlet yapılarına, bayraklarına ve hukuk sistemlerine sahip olduğunu hatırlattı. İsrail’in genişlemeci politikalar izlediğini savunan Fidan, bunun dışında bölge ülkelerinin birbirlerinin topraklarına yönelik bir hedef taşımadığını ifade etti. Bu çerçevede, ülkelerin toprak bütünlüğüne, egemenliğine ve güvenliğine saygı gösterilmesinin temel bir başlangıç noktası olduğunu belirten Fidan, bu yaklaşımın sorunların büyük bölümünün çözümüne katkı sağlayacağını söyledi. Bölgenin tarihsel olarak toplum yapısından devlet yapısına evrildiğine dikkat çeken Fidan, artık ülkelerin bu bilinçle hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Fidan, karşılıklı saygı ve iş birliği temelinde hareket edilmesi hâlinde bölgesel sorunların önemli ölçüde azaltılabileceğini ifade etti. “TÜRKİYE, TÜM TARAFLARLA DİYALOG KURARAK ÇATIŞMALARI SONA ERDİRMEYE ÇALIŞIYOR” Bakana Fidan, Türkiye’nin dış politikada savaş yerine diplomasiye öncelik verdiğini belirterek, çatışmalarda taraf tutmak yerine tüm aktörlerle iletişim kurmayı esas aldıklarını ifade etti. Kendisine sıkça yöneltilen sorulara değinen Fidan, Türkiye’nin farklı siyasi aktörlerle kapsamlı ilişkiler yürüttüğünü ve bu sayede tüm taraflarla temas kurabildiğini söyledi. Diplomasinin doğası gereği tüm taraflarla angajman kurmayı zorunlu kıldığını belirten Fidan, bunun Türkiye’nin yaklaşımının temelini oluşturduğunu vurguladı. Bölgedeki önceliklerinin savaşların çıkmasını engellemek, mevcut çatışmaları ise sona erdirmek olduğunu dile getiren Fidan, kalıcı barışın sağlanmasının ticaret, kalkınma, güvenlik ve istikrar için vazgeçilmez olduğunu kaydetti. Süregelen çatışmaların yalnızca yıkım, acı ve istikrarsızlık getirdiğini ifade eden Fidan, son iki-üç on yılda bunun çok sayıda örnekle görüldüğünü söyledi. Türkiye’nin Ukrayna, Gazze, İran, Afrika’daki bazı krizler ve gerektiğinde Balkanlar’daki gelişmeler dahil olmak üzere farklı coğrafyalardaki çatışmaları sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini belirten Fidan, Türkiye’nin bu süreçlerde güvene dayalı şekilde tüm taraflarla konuşabilen bir aktör olduğuna dikkat çekti. “UKRAYNA-RUSYA SAVAŞI'NDA ATEŞKES VE KALICI BARIŞ ŞART” Fidan, Ukrayna-Rusya Savaşı’nın sona yaklaşmasının önemli bir gelişme olduğunu ancak sürecin dikkatle yönetilmesi gerektiğini belirterek, tarafların ve arabulucuların müzakereleri sürdürme iradesinin “büyük bir kazanım” olduğunu ifade etti. Türkiye’nin temel yaklaşımının tarafları diyaloga teşvik etmek olduğunu kaydeden Fidan, “Dünyada yapmaya çalıştığımız şeyin bir parçası olarak, tarafları iyi bir diyaloğu sürdürmeye teşvik ediyoruz ve mümkün olduğunca ateşkesi devam ettirmeye, mümkünse kalıcı bir çözüm ve anlaşmaya ulaşmaya çağırıyoruz.” dedi. Ukrayna’daki savaşın küresel ölçekte ciddi istikrarsızlık ve ekonomik-sosyal sarsıntılar yarattığını belirten Fidan, “Ukrayna’daki savaş büyük bir sarsıntı ve istikrarsızlık yaratıyor. Savaşın ilk yıllarında, dört ya da beş yıl önce, tüm toplum ciddi şekilde etkilendi; bugün ise Ukrayna-Rusya Savaşı’nın olumsuz etkileri bir ölçüde absorbe edilmiş durumda.” ifadelerini kullandı. Öte yandan, uluslararası gündemde İran’a ilişkin gelişmelerin Ukrayna-Rsuya müzakerelerini geri plana ittiğine dikkat çeken Fidan, bu durumun risk oluşturduğunu ifade etti. İran’da olası bir ateşkes ya da barış sürecinin ardından uluslararası toplumun yeniden Ukrayna konusuna yoğunlaşması gerektiğini vurgulayan Fidan, “Bu meseleye odak kaybı yaşanmasına izin veremeyiz.” dedi. Savaşın her iki ülke için de büyük yıkım yarattığını ve küresel etkilerinin giderek büyüdüğünü dile getiren Fidan, sürecin bölgesel ya da küresel ölçekte yeni tırmanmalara açık olduğuna işaret etti. “ZELENSKIY’NİN ZİYARETİ VE BÖLGESEL DİYALOG, İŞ BİRLİĞİ İÇİN ÖNEMLİ BİR FIRSAT” Fidan, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy’ın (Volodimir Zelenski) Suriye ziyareti öncesinde İstanbul’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldiğini belirterek, görüşmelerde hem Ukrayna’daki savaş hem de ikili ilişkilerin ele alındığını söyledi. Fidan, Türkiye ile Ukrayna arasında bağımsızlıktan bu yana güçlü ilişkiler bulunduğunu ancak savaş nedeniyle ticaret başta olmak üzere birçok alanda bu ilişkilerin sekteye uğradığını ifade etti. Zelenskıy’nin son dönemde dış politika temaslarını genişlettiğine dikkat çeken Fidan, Körfez bölgesine gerçekleştirdiği ziyaretlerin yanı sıra Suriye yönetimiyle de temas kurma arayışında olduğunu dile getirdi. Türkiye’nin yapıcı ve makul tüm ikili iş birliklerini desteklediğini vurgulayan Fidan, savaşların bölge için büyük bir tehdit oluşturduğunu ancak ticaret, kalkınma ve iş birliğinin teşvik edilmesi gerektiğini söyledi. Bu doğrultuda Türkiye’nin bölge ülkelerini daha fazla iş birliğine yönlendirmeye çalıştığını kaydetti. Çok katmanlı kriz yönetimi ve bölgesel istikrar çabalarına da değinen Fidan, farklı ülkelerin benzer süreçlerden geçtiğini ve bu deneyimlerin paylaşılmasının önemli olduğunu ifade etti. Savaş ve çatışmaların yarattığı yıkımın ardından ülkelerin toparlanmaya ve ilişkilerini yeniden inşa etmeye ihtiyaç duyduğunu belirten Fidan, uluslararası iş birliğinin bu süreçte kritik rol oynadığını vurguladı. Geçmişte uluslararası sistemde bazı yönetimlerin sınırlı tanınırlığa sahip olduğunu hatırlatan Fidan, günümüzde ise ülkeler arası iş birliğinin her zamankinden daha gerekli hale geldiğini ifade etti. Oturum sonunda Fidan basın mensuplarının sorularını cevapladı.

Ukrayna Dışişleri Bakanı Sıbiha’dan Antalya’da net mesaj: Toprak bütünlüğünden taviz vermeyeceğiz! Haber

Ukrayna Dışişleri Bakanı Sıbiha’dan Antalya’da net mesaj: Toprak bütünlüğünden taviz vermeyeceğiz!

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha (Andrii Sybiha), "Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Baş Etmek" ana temasıyla düzenlenen 5. Antalya Diplomasi Forumu’nda (ADF2026) yaptığı konuşmada ülkesinin barış çabalarına dair net bir duruş sergiledi. ADF Talks kapsamında düzenlenen oturumda konuşan Sıbiha, Ukrayna’nın barışın önündeki engel olmadığını belirtti ve müzakere masasına oturmaya hazır olduklarını ancak Rusya’nın Donbas üzerindeki hakimiyet veya Ukrayna bölgeden çekilmesi gibi ultimatomlarını asla kabul etmeyeceklerini ifade etti. Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve egemenliğinin "müzakere edilemez" olduğunun altını çizen Bakan, barışın ancak güçlü ve kararlı adımlarla mümkün olabileceğini dile getirdi. MÜZAKERE MASASI VE BARIŞ KOŞULLARI Barış müzakerelerine ilişkin son durumu değerlendiren Bakan Sıbiha, Ukrayna'nın uygulanabilir önerileri olduğunu ve "koşulsuz bir ateşkes ile sonrasında izleme süreci" için hazır olduklarını belirtti. Hazırladıkları 20 maddelik planın bazı hassas noktalarının henüz onaylanmadığını kaydeden Sybiha, “Örneğin; birliklerimizi Donbas'tan çekmemiz yönündeki bir ültimatomu nasıl kabul edebiliriz? Bu mümkün değil. Ayrıca Rusya şu an bu bölgelerde Rus yasalarını, Rus para birimini ve bayrağını dayatıyor. Ukrayna, toprak bütünlüğü ve egemenliği pahasına hiçbir formülü asla kabul etmeyecektir. ABD müzakere heyetinin Ukrayna'ya gelip süreci nasıl ilerletebileceğimizi tartışmasını bekliyoruz. Ancak paralel olarak Rusya'ya baskı yapmaya ve onu zayıflatmaya devam etmeliyiz. Barış çabalarını hızlandırmanın tek yolu budur; hayallere yer yok, sadece kararlı adımlar atılmalı. Putin rejimi, yapıcı olmamanın sonuçlarını anlamalı.” dedi. Müzakerelerinin zor ilerlesede barış için diplomatik çabaların devam etmesi gerektiğini belirten Bakan, "Ancak bu savaşı bitirme gayretimizi sürdürmeliyiz. Bu sadece Ukrayna ile ilgili değil, ilkeler ve BM Şartı ile ilgili bir savaştır. Diplomatik yollara açığız; şahsen somut sonuçların esasen diplomasi ile alınabileceğine inanıyorum." ifadelerini kullandı. SAVUNMA TEKNOLOJİLERİNDE UKRAYNA İMZASI Ukrayna'nın savunma kapasitesine dair çarpıcı veriler paylaşan Sıbiha, ülkesinin insansız hava aracı (İHA) ve anti-İHA teknolojilerinde dünya lideri hâline geldiğini vurguladı. Savaş alanındaki tecrübenin savunma sanayisine doğrudan kalite olarak yansıdığını belirten Bakan, “Ürünlerimizi doğrudan savaş meydanında test edebilme avantajına sahibiz. Savunma sanayi ürünlerimizin cephede test edilmesi demek, ‘kalite’ demektir. İlerliyoruz; artık günde 2 bin adet önleyici İHA üretebiliyoruz.” şeklinde konuştu. Mevcut sistemlerle Rus füze ve SİHA’larının yüzde 90'ını imha edebildiklerini söyleyen Sıbiha, "Hâlâ yeterli hava savunma sistemimiz yok. Ancak cephe hattını tutuyoruz, gökyüzünü kapatmaya çalışıyoruz ve Ruslara karşı asimetrik hareket etmek için teknolojimizi kullanıyoruz. İnsansız teknolojileri kullanmamız sayesinde insan gücü artık Ruslar için bir avantaj olmaktan çıkıyor." dedi. Öte yandan özellikle Patriot gibi stratejik hava savunma sistemlerine olan ihtiyacın sürdüğünü belirten Bakan, yaklaşan kış öncesi enerji altyapısını korumanın hayati önemde olduğunu vurguladı. RUSYA’NIN “KANLI PARA” TRAFİĞİ VE GÖLGE FİLOSU Rusya'nın savaş bütçesini finanse etmek için enerji kaynaklarını kullandığını hatırlatan Sıbiha, Rus petrolünü taşıyan "gölge filo" gemilerine karşı daha sert önlemler alınması gerektiğini vurgulayarak, "Sadece gemileri değil, bu gemilerin kaptanlarını ve Rusların yasa dışı ihracat için kullandığı liman altyapılarına yaptırım uygulamalıyız. Rusya üzerindeki baskıyı artıracak araçlara sahibiz; onları müzakerelerde ciddileştirmenin tek yolu budur. Barışın önündeki tek engel Rusya'dır.” ifadelerini kullandı. Bakan ayrıca, Ukrayna'nın bu yasa dışı sevkiyatlarda görev alan kaptanların listesine sahip olduğunu ve bu listeyi Avrupalı ortaklarla paylaşmaya hazır olduklarını belirtti. TÜRKİYE’NİN ARABULUCULUK RÖLÜ VE DESTEĞİ ADF’nin Ukrayna’nın sesini dünyaya duyurmak için eşsiz bir platform olduğunu ifade eden Sıbiha, Türkiye’nin diplomatik tecrübesine ve küresel etkisine teşekkür etti. Tahıl Koridoru gibi hayati projelerde Türkiye'nin rolünün unutulmaz olduğunu belirten Bakan, "Türkiye, eşsiz bir diplomatik tecrübeye ve küresel etkiye sahip. Barış çabalarımızda çok önemli bir rol oynuyor.” ifadelerini kullandı. Oturuma; Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Ukrayna Milletvekili Kostyantın Kasay, Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Ukrayna Milletvekili, Ukrayna-Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Eş Başkanı ve KTMM Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz, Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl, Kırım Millî Varlık Vakfı Başkanı Lenur Mambetov ile Ukrayna Gagauzlar Dernekleri Birliği Başkanı Yuriy Dimçioğlu dinleyici olarak katıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.