SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Avrupa

QHA - Kırım Haber Ajansı - Avrupa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Avrupa haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskıy: Rusya, bu gece Ukrayna’da 15’ten fazla enerji tesisini hedef aldı Haber

Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskıy: Rusya, bu gece Ukrayna’da 15’ten fazla enerji tesisini hedef aldı

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, Rusya’nın Ukrayna’nın enerji altyapısına yönelik geniş çaplı saldırılarına ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Zelenskıy, Rus ordusunun 16 Ekim akşamından 17 Ekim sabahına kadar ülkenin farklı bölgelerinde 15’ten fazla önemli elektrik üretim ve iletim tesisini hedef aldığını belirterek, hasar gören altyapının yeniden işler hâle getirilmesi için çalışmaların sürdüğünü kaydetti. Onarım çalışmalarında ilgili tüm kurumların ve Ukraynalı enerji şirketlerinin mevcut imkânlarının seferber edildiğini aktardı. Saldırılardan en fazla etkilenen yerleşim yerlerinin Lutsk, Rivne, Jıtomır, Vinnıtsya, Şepetivka, Slavuta ve Netişın olduğunu bildiren Zelenskıy, Harkiv, Kıyiv ve Dnipro bölgeleri başta olmak üzere ülkenin farklı kesimlerindeki enerji altyapısının da hedef alındığını ifade etti. RUSYA, ENERJİ ALTYAPISINA YÖNELİK SALDIRILARINI GENİŞLETİYOR Rusya’nın enerji altyapısına yönelik saldırılarını artırdığını vurgulayan Zelenskıy, Moskova’nın Ukrayna’nın hava savunma kaynaklarını ve hasar gören tesisleri onarma kapasitesini mümkün olduğunca zorlamaya çalıştığını belirtti. Cumhurbaşkanı Zelenskıy, 16 Ekim saat 19.00 ile 17 Ekim saat 07.00 arasında Ukrayna’nın enerji altyapısına, şehirlerine ve yerleşim yerlerine 320’den fazla farklı türde silahlı insansız hava aracı (SİHA) ile dolanan mühimmat, seyir ve balistik füzelerle saldırı düzenlendiğini bildirdi. Ukrayna hava savunma birliklerinin saldırı araçlarının önemli bir bölümünü etkisiz hâle getirdiğini kaydeden Zelenskıy, saldırıların yoğunluğu ve aralıksız sürmesinin enerji altyapısı üzerinde ciddi sonuçlar doğurduğunu ifade etti. ZELENSKIY’DEN ABD’YE RUSYA ÜZERİNDEKİ BASKIYI ARTIRMA ÇAĞRISI Avrupalı ortakların Ukrayna’ya yönelik yeni destek paketleri hazırladığını belirten Zelenskıy, bu destekler için teşekkür etti. Zelenskıy, yaşanan gelişmelerin Amerika Birleşik Devletleri (ABD) kamuoyuna ve yönetimine aktarılmasının da önem taşıdığını vurguladı. Rusya’nın Ukrayna enerji sistemine yönelik büyük çaplı saldırılar düzenlediği bir dönemde ABD’de Lindsey Graham’ın adını taşıyan ve Rusya üzerinde baskı kurulmasını öngören yasa tasarısının gündeme alınmamasını eleştiren Ukrayna lideri, söz konusu düzenlemenin savaşın sona erdirilmesine katkı sağlayabileceğini ifade etti. Ayrıca Zelenskıy, Rusya’nın milyonlarca Ukraynalıyı elektriksiz ve ısıtmasız bırakmak amacıyla ülke genelinde elektrik kesintilerine yol açmaya çalıştığını belirterek, saldırıların durdurulması için Moskova üzerindeki uluslararası baskının artırılması gerektiğini kaydetti. ABD’nin Rusya üzerindeki baskıyı azaltmasının ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e ekonomik kazanç sağlayan adımların savaşı sürdürme eğilimini güçlendirdiğini aktaran Zelenskıy, Ukrayna’nın barış çabalarından vazgeçmemesi gerektiğini vurguladı. Bununla birlikte Zelenskıy, açıklamasını Ukrayna’ya destek veren ve gerçek anlamda barış için mücadele edenlere teşekkür ederek tamamladı.

Ukrayna’da barış gücü hazırlığı: 3 Avrupa ülkesi askerlerini Polonya’da topluyor Haber

Ukrayna’da barış gücü hazırlığı: 3 Avrupa ülkesi askerlerini Polonya’da topluyor

Birleşik Krallık, Fransa ve Almanya’dan en az bin 500 asker, Ukrayna’da olası bir ateşkesin ardından Avrupa barış gücünün konuşlandırılması senaryosuna hazırlanmak üzere Polonya’da tatbikat gerçekleştirecek. The Times ve Daily Mail gazetelerinin haberlerine göre, tatbikatlarda Birleşik Krallık, Fransız ve Alman askerleri, Ukrayna’da olası bir ateşkes sonrasında yürütülebilecek barışı koruma misyonuna yönelik hazırlık yapacak. Tatbikat kapsamında askerî birliklerin hareketi ve lojistik destek süreçleri üzerinde çalışılacak. Amaç, Avrupa askerlerinin Ukrayna’da olası bir barış anlaşmasının ardından caydırıcı bir unsur olarak görev yapabileceği senaryoya hazırlanmak. Birleşik Krallık Savunma Bakanlığından bir kaynak, The Times’a yaptığı açıklamada, tatbikatta çok uluslu kuvvetlerin aynı bölgede birlikte faaliyet göstermesinin prova edileceğini belirtti. UKRAYNA’YA ASKER KONUŞLANDIRILMASI DAHA ÖNCE GÜNDEME GELMİŞTİ Eski Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy (Volodimir Zelenski), ocak ayında olası bir barış anlaşmasının ardından Ukrayna’ya asker konuşlandırılması niyetini içeren bir deklarasyona imza atmıştı. Daha önce Birleşik Krallık ve Fransa’nın, barış anlaşması yapılması durumunda Ukrayna’nın güvenliğini desteklemek amacıyla 15 bine kadar asker göndermeyi planladığı bildirilmişti. Bu sayının, daha önce beklenen asker sayısından önemli ölçüde düşük olduğu belirtilmişti.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron: Ukrayna'ya desteği kesmek Fransa'nın güvenliğini tehlikeye atar Haber

Fransa Cumhurbaşkanı Macron: Ukrayna'ya desteği kesmek Fransa'nın güvenliğini tehlikeye atar

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Ukrayna'ya yönelik mali desteğin kesilmesinin Fransa'yı Avrupa'daki ortaklarından benzeri görülmemiş bir biçimde ayrıştıracağını ve Fransız halkının güvenliğini tehlikeye atacağını söyledi. Macron, Brüksel'de düzenlenen Avrupa Birliği (AB) Liderler Zirvesi'nin ardından düzenlediği basın toplantısında, Ukrayna'ya verilen desteğin Fransa'nın kendi güvenliğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı. AB üyesi 27 ülkenin de Ukrayna'ya destek konusunda aynı tutumu benimsediğini belirten Macron, "Fransa, bugün Avrupa Birliği'nin tüm üye ülkelerinin yaptığı gibi Ukrayna'yı destekliyorsa bunun nedeni, kendi güvenliğimizin söz konusu olduğunu bilmemizdir." dedi. Ukrayna'ya yardımların kesilmesini bütçe tasarrufu olarak sunan siyasetçileri eleştiren Macron, böyle bir kararın Fransa'yı Avrupa'da yalnız bırakacağını ifade etti. Macron, "Bugün Fransızlara 'Para tasarrufu yapacağız, bütün bunlar ciddi değil, Ukrayna'ya desteği keseceğiz' diyen herkes, Fransa'yı daha ilk andan itibaren benzeri görülmemiş bir duruma sokar. Artık bunu yapmayan tek ülke biz oluruz. Tek ülke! Bu da aslında kendi güvenliğimizin hiçbir değer taşımadığını kabul etmek anlamına gelir." şeklinde konuştu. FRANSIZ HALKINA SAYGI GÖSTERİN Macron, henüz gerçekleşmemiş seçimleri kazanmış gibi hareket eden siyasetçileri de eleştirdi. Seçim kampanyasına müdahale etmediğini belirten Macron, bazı siyasetçilerin henüz üstlenmedikleri görevlerdeymiş gibi açıklamalar yapmasını şaşırtıcı bulduğunu dile getirdi. Macron, "Fransız kadın ve erkeklere saygı gösterelim. Onlar oy kullanacak. Mütevazı olun." ifadelerini kullandı. Ukrayna'ya desteğin iyi niyet göstergesinden ibaret olmadığını, Fransa'nın doğrudan ulusal çıkarlarıyla ilgili olduğunu vurgulayan Macron, bu desteğin kesilmesini savunanların Avrupa'nın ve öncelikle Fransız halkının güvenliğini tehlikeye attığını kaydetti. Öte yandan, aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) partisinin önde gelen isimlerinden Marine Le Pen, 2027'de yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanması halinde Fransa'nın Ukrayna'ya mali yardımları ilk altı ay boyunca sürdüreceğini, ardından ise durduracağını açıklamıştı.

ABD ve Avrupa, Ukrayna için 4 maddelik bir barış planı hazırlıyor Haber

ABD ve Avrupa, Ukrayna için 4 maddelik bir barış planı hazırlıyor

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avrupalı müttefikler, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşı sona erdirmek amacıyla 4 ana maddeden oluşan ortak bir barış teklifi üzerinde çalışıyor. The Washington Post (WP) gazetesinin haberine göre; Kıyiv, Vaşington (Washington), Brüksel ve Moskova hatlarını kapsayan üç taraflı plan, geniş kapsamlı ekonomik ve enerji anlaşmalarını da içeriyor. Diplomatik girişimin detayları, ABD’nin Florida eyaletindeki Shell Bay Golf Kulübü’nde gerçekleşen 6 saatlik kritik bir zirvede şekillendi. Müzakereler, Donald Trump'ın temsilcileri Jared Kushner ve Steve Witkoff’un ev sahipliğinde; Ukraynalı üst düzey yetkililerin yanı sıra Birleşik Krallık, Fransa ve Almanya temsilcilerinin katılımıyla yürütüldü. Görüşmelere yakın üst düzey bir ABD’li yetkili, stratejinin ana mantığını "Her iki tarafın da savaş sonrası durumu görüp taviz verebilmesini sağlamak için sorunun ve çözümün ölçeğini büyütmemiz gerekiyor" sözleriyle özetledi. 4 MADDELİK BARIŞ PLANININ DETAYLARI Hazırlanan taslak çerçeve, savaş sonrası bölgesel istikrarı sağlamayı hedefleyen 4 temel başlıktan oluşuyor. Geniş Kapsamlı Yeniden İmar Programı: Dünya Bankası ve dev yatırım şirketi BlackRock’ın katılımıyla Ukrayna için devasa bir imar ve finansman paketi oluşturulacak. Kaynaklar; altyapının, ekonominin ihyası ile hayatını kaybeden ve yaralanan askerlerin ailelerine destek için kullanılacak. NATO’nun 5. Maddesi Düzeyinde Güvenlik Garantileri: Kıyiv’e ABD ve Avrupalı devletler tarafından güçlü güvenlik taahhütleri verilecek. Yetkililer, bu mekanizmanın olası bir yeni Rus saldırısı durumunda NATO Antlaşması’nın 5. maddesi ile eş değer bir koruma sağlayacağını vurguluyor. Enerji Entegrasyonu ve Yaptırımların Kaldırılması: Rusya’ya yönelik ekonomik kısıtlamaların kademeli olarak kaldırılması ve Rus hidrokarbonlarının (petrol ve doğal gaz) Ukrayna üzerinden Avrupa’ya transit taşınması ihtimali öngörülüyor. Elde edilecek gelirlerin ise Kıyiv ile Moskova arasında paylaşılması planlanıyor. Mevcut Cephe Hattında Ateşkes (Toprak Tavizi): Planın en zorlu maddesi olarak öne çıkan bu adım, çatışmaların mevcut temas hattı boyunca dondurulmasını hedefliyor. Bu durum, Donbas dahil olmak üzere geçici olarak işgal edilen Ukrayna topraklarının fiilen Rus kontrolünde kalması anlamına geliyor. Ancak böyle bir uzlaşmanın önündeki temel engellerden biri de müzakerecilerin "kontrol hattı" olarak adlandırdığı sınırın, cephede neredeyse her gün yaşanan küçük çaplı değişimler nedeniyle belirsizliğini koruması.

Kremlin, Avrupalı savunma sanayisi yöneticilerini hedef alıyor Haber

Kremlin, Avrupalı savunma sanayisi yöneticilerini hedef alıyor

Batılı istihbarat servisleri, Avrupa’daki savunma sanayisi şirketlerinin yöneticilerini Rusya’nın suikast girişimlerini yoğunlaştırdığı konusunda uyardı. Financial Times (FT) gazetesinin aktardığı habere göre, beş Avrupa ülkesinin istihbarat servislerinden yetkililer, Kremlin adına hareket eden ajanların savunma sanayisi şirketlerinin yöneticilerini ve diğer üst düzey yetkililerini hedef aldığını belirtti. Haberde, daha önce Rus istihbarat servisleri açısından dahi kabul edilemez görülen Avrupa’daki sivil hedeflere yönelik saldırı girişimlerinin de bu planların bir parçası hâline geldiği ifade edildi. İstihbarat yetkililerine göre Moskova’nın hedefleri arasında, özellikle silahlı insansız hava araçları (SİHA) veya bunların bileşenlerini üreten daha küçük şirketlerin yöneticileri de bulunuyor. Güvenlik gerekçesiyle ismini açıklamayan Avrupalı üst düzey bir istihbarat yetkilisi, “Avrupa’da hem mülklere hem de insanlara yönelik tehdit seviyesi arttı.” dedi. ŞİRKET YÖNETİCİLERİ GÜVENLİK ÖNLEMLERİNİ ARTIRIYOR Bunun yanında, bazı savunma sanayisi şirketlerinin yöneticileri, devlet güvenlik kurumlarının somut tavsiyeleri doğrultusunda son altı ayda kişisel koruma önlemlerini artırdıklarını Financial Times’a anlattı. Diğer bazı yöneticiler ise bu tür önlemleri yalnızca ülkeleri dışına yaptıkları seyahatlerde aldıklarını belirtti. Söz konusu operasyonların yürütülmesinde Rusya’nın askeri istihbarat servisi GRU’nun önemli rol oynadığı kaydedildi. İstihbarat yetkilileri ayrıca, Rusya’nın yaklaşımının temel özelliklerinden birinin, amaçlanan etkiyi yaratmak için suikast girişimlerinin fiilen gerçekleştirilmesinin bile gerekmemesi olduğunu vurguladı. Bunun yanı sıra, Avrupalı diğer bir istihbarat yetkilisi, Rusya’nın asıl amacının psikolojik baskı oluşturmak olduğunu belirterek, hedef alınabileceklerini düşünen kişilerin bu baskıyı hissetmeye başlamasının bile Moskova açısından sonuç doğurduğunu ifade etti. Yetkili, “İnsanların Ukrayna ile iş yapmadan önce iki kez düşünmelerini istiyorlar.” değerlendirmesinde bulundu. Öte yandan haberde, 2024 yılında Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Almanya’nın, Alman savunma sanayisi şirketi Rheinmetall’in genel müdürüne yönelik Rusya kaynaklı bir suikast planını engellediği de hatırlatıldı.

Almanya Başbakanı Merz: Moskova bizi test ediyor Haber

Almanya Başbakanı Merz: Moskova bizi test ediyor

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Berlin’de Litvanya Başbakanı Mindaugas Sinkevicius ile bir araya geldi. İkili görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Merz, Almanya ve Avrupa genelinde tırmanan Rusya kaynaklı güvenlik tehditlerine dikkat çekti. "NE BİZİ KORKUTMALARINA NE DE BÖLMELERİNE İZİN VERECEĞİZ" Merz, bir gazetecinin, Almanya'da dış istihbarattan sorumlu Federal İstihbarat Servisi (BND) Başkanı Martin Jaeger'in Almanya'nın Rusya ile "şiddet içeren bir ihtilafa sürüklenme tehlikesiyle karşı karşıya" olduğu yönündeki açıklamasını nasıl değerlendirdiğine ilişkin soruya cevap verdi. Rusya’nın saldırılarının uzun zamandan beri sadece Ukrayna ile sınırlı kalmadığını, kendilerinin de her gün bu saldırıların hedefi ve mağduru olduğunu anımsatan Merz, "Rusya, son aylarda yayılmacılık ve revizyonizm politikasını sadece başlatmakla kalmadı, bunu yoğunlaştırdı." dedi. Merz, BND Başkanı’nın da bunu bugün Federal Meclis İstihbarat Kontrol Komisyonu (PKGr) toplantısında dile getirdiğini belirterek, bunların halkın bilmesi gereken şeyler olduğunu ifade etti. "Moskova bizi test ediyor. Yalnızca bu tür hibrit saldırılarla değil, aynı zamanda Almanya’da ve Avrupa’nın diğer ülkelerinde yaydığı propaganda yoluyla da." diyen Merz, bunun Moskova’nın sözcüsü rolünü üstlenen aşırı uçtaki partiler tarafından da desteklendiğini iddia etti Merz, buna karşı duracaklarını ve karşı koymaya hazır olduklarını belirtti. Almanya’da ve tüm Avrupa’da kalıcı olarak özgürlük ve barış düzeninin sağlanması için Ukrayna’ya destek verdiklerini dile getiren Merz, "Ne bizi korkutmalarına ne de bölmelerine izin vereceğiz." diye konuştu. "HEDEFİMİZ GÜVENLİ BİR AVRUPA’DA EGEMEN BİR UKRAYNA" Merz, Rusya’ya savaşı sonlandırma ve barış müzakerelerine başlama çağrısında bulunarak, "Bu tür müzakerelerin mümkün olan en kısa sürede gerçekleşmesi için yoğun olarak çalışıyoruz. Ukrayna ve Avrupalılar masada yer almalı. Hedefimiz güvenli bir Avrupa’da egemen bir Ukrayna’dır." ifadelerini kullandı. Başbakan Merz, Ukrayna'ya verilen desteğin savaşı uzatmak için değil, Moskova’nın müzakere masasına oturması için yapıldığını yineledi. BABULMENDEB BOĞAZI Bir gazetecinin, Yemen hükûmetinin Babulmendeb Boğazı üzerindeki kontrolü yeniden ele geçirdiği yönündeki açıklamasını enerji güvenliği açısından nasıl değerlendirdiğine ilişkin soruya cevap veren Merz, Orta Doğu’daki ihtilafı sona erdirmek ve ticaret yollarında güvenliği sağlamak için her düzeyde çaba sarf ettiklerini belirterek, "Bugün bu tür haberler varsa, o zaman bu belki ihtiyatlı bir iyimserlik için bir neden olabilir. Ancak bundan fazlası değil." dedi. Merz, özellikle Hürmüz Boğazı’nın kalıcı olarak yeniden açılması ve burada gümrük vergilerinin alınmaması gerektiğini vurgulayarak, "Görünüşe göre sorunun çözümünden hala uzaktayız. Ancak umut için her zaman yeniden umut var." değerlendirmesinde bulundu. ​​​​​​​Alman hükûmetinin ihtilafın sonlanması için mümkün olan her şeyi yaptığını aktaran Merz, bölgedeki durumun etkilerini enerji fiyatlarında çok büyük ölçüde hissettiklerini kaydetti.

AB: Kremlin savaşı kaybettiğini görüyor, sinirleri bozuldu Haber

AB: Kremlin savaşı kaybettiğini görüyor, sinirleri bozuldu

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Sözcüsü Christian Wigand, Rusya Dışişleri Bakanlığının Kıyiv’deki yabancı diplomatlara yönelik yeni tehditlerinin, Moskova’nın savaşta yaşadığı başarısızlıklar nedeniyle “sinirlerini kaybettiğini” gösterdiğini belirtti. Wigand, yaptığı açıklamada, Rusya’nın yabancı diplomatlara yönelik tehditlerinin ilk kez yaşanmadığını belirterek, Moskova’nın Avrupa’yı Ukrayna’ya verdiği desteği azaltması için korkutmaya çalıştığını ifade etti. “Bu, Kremlin’in savaşını kaybettiğini ve sinirlerini kaybettiğini gösteriyor. Moskova, Avrupa’yı Ukrayna’ya desteğini geri çekmesi için korkutmaya çalışıyor. Bu gerçekleşmeyecek.” diyen Wigand, AB’nin Ukrayna’ya desteğini sürdüreceğini kaydetti. Bunun yanında Wigand, AB’nin Rusya’nın “sorumsuz ve tehlikeli” eylemlerini ortaya çıkarmaya ve Moskova üzerindeki baskıyı artırmaya devam edeceğini söyledi. RUSYA’YA YÖNELİK YENİ YAPTIRIMLAR HAZIRLANIYOR AB’nin Rusya’ya karşı tarihindeki en kapsamlı yaptırım listelerini hazırlama çalışmalarını sürdürdüğünü vurgulayan Wigand, birliğin bu hafta Ukraynalı çocukların zorla sınır dışı edilmesi nedeniyle Rusya’ya yeni yaptırımlar uyguladığını hatırlattı. Wigand ayrıca Ukrayna’ya yönelik askerî yardımın artırıldığını belirterek, bu yıl için 28,3 milyar avro tutarındaki savunma tedarik planlarının onaylandığını, buna ek olarak Ukrayna’ya doğrudan 6,6 milyar avro askeri yardım sağlanacağını bildirdi. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas’ın sözlerine atıfta bulunan Wigand, “Rusya daha büyük riskler almaya hazır ancak biz de Rusya’nın daha yüksek bir bedel ödemesini sağlamak için adımlarımızı hızlandırıyoruz.” dedi. AB’NİN KIYİV’DEKİ TEMSİLCİLİĞİ ÇALIŞMALARINI SÜRDÜRÜYOR Öte yandan Wigand, AB’nin Kıyiv’deki diplomatik temsilciliğinin faaliyetlerinde herhangi bir değişiklik olmadığını belirterek, “Kıyiv’deki AB Temsilciliği konusunda hiçbir değişiklik yok.” ifadelerini kullandı. Ukrayna Dışişleri Bakanlığı da Batılı ülkelerin bazı büyükelçiliklerinin çalışanlarını Kıyiv’den Lviv’e veya Polonya’nın doğusuna tahliye etmeyi planladığı yönündeki haberleri yalanlamıştı.

Beş Avrupa ülkesi, ABD'nin "dizel" baskısına karşı ortak tutumda anlaştı Haber

Beş Avrupa ülkesi, ABD'nin "dizel" baskısına karşı ortak tutumda anlaştı

Fransa, Almanya, Birleşik Krallık, İtalya ve İrlanda'nın, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yönetiminin stratejik dizel yakıt rezervlerinin kullanılması yönündeki baskısına karşı ortak tutum belirlemek üzere anlaştığı bildirildi. Politico'nun konuya yakın 3 Avrupalı yetkiliye dayandırdığı haberine göre, söz konusu 5 ülke ile Avrupa Komisyonu, ABD'nin stratejik petrol rezervlerinin kullanılması yönündeki baskısına nasıl karşılık verileceğini görüşmek üzere perşembe günü acil toplantı düzenledi. Yetkililer, Vaşington yönetiminin, ülkelerin kendi stratejik rezervlerini kullanmaları yönünde gizli baskı uyguladığını ve aksi durumda ABD'den Avrupa'ya dizel yakıt ihracatının yasaklanabileceği uyarısında bulunduğunu belirtti. Toplantıda Avrupa ülkeleri ile Avrupa Komisyonunun üç konuda anlaşmaya vardığı aktarıldı. Buna göre taraflar, ABD'nin baskısına karşı "koordineli bir tutum" geliştirecek, stratejik rezervlerin kullanılmasına ilişkin her kararın Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) düzeyinde ele alınmasını sağlayacak ve ABD ile yürütülen müzakerelerde "gerilimi azaltmaya" çalışacak. Bir Avrupalı yetkili, "Amaç gerilimi azaltmak." ifadesini kullanarak, Avrupa ülkelerinin ABD ile iletişimde "kararlı ancak yapıcı" bir tutum sergilemesi gerektiğini söyledi. Daha geniş bir ülke grubunun da cuma günü düzenlenecek toplantıda olası karşı adımları görüşeceği bildirildi. ABD'DEN DİZEL İHRACATINI DURDURMA TEHDİDİ Bunun yanı sıra, ABD Enerji Bakanı Chris Wright'ın, Avrupa'ya dizel ihracatının yasaklanmasına alternatif olarak stratejik petrol rezervlerinin piyasaya sürülmesini önerdiği bildirildi. Wright'ın önerdiği 6 aylık süreçte 120 milyon varil dizel yakıtın piyasaya sürülmesinin, Avrupa Birliği'nin (AB) toplam dizel rezervlerinin üçte birinden fazlasına karşılık geldiği kaydedildi. Ayrıca, ABD'de dizel fiyatlarının İran savaşı nedeniyle hızla yükselmesi, ara seçimler öncesinde fiyatların düşürülmesi konusunda Başkan Donald Trump üzerindeki baskıyı artırıyor. Dünyanın en büyük dizel yakıt ihracatçılarından biri olan ABD, AB'nin dizel ithalatının yarısından fazlasını karşılıyor. Bu nedenle ABD'nin Avrupa'ya dizel ihracatını yasaklamasının Avrupa ekonomisi üzerinde ciddi sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor. Bununla birlikte Trump, ABD petrol sektörünün karşı çıkmasına rağmen dizel ihracatının yasaklanması ihtimalini dışlamadı. Trump, Oval Ofis'teki bir etkinlik sırasında kendisine yöneltilen ihracat yasağı ihtimaline ilişkin soruya, "Bunu düşünüyorum." yanıtını verdi. Trump ayrıca konuyu Enerji Bakanı Chris Wright ve İçişleri Bakanı Doug Burgum ile sık sık görüştüğünü belirterek, söz konusu yasağın dizel fiyatlarını düşürmeye yardımcı olabileceğini ancak diğer ürünlerin fiyatlarının artmasına yol açabileceğini ifade etti. Avrupa Komisyonu da daha önce ABD'nin AB'ye dizel ihracatını yasaklamasının, mevcut pazarın her iki taraf için sağladığı karşılıklı fayda dikkate alındığında yanlış bir karar olacağını bildirmişti.

Ukrayna’dan AGİT üyesi ülkelere çağrı: "Casusluk için kullanılan Rusya’nın 'kültür ve diplomasi’ merkezleri kapatın" Haber

Ukrayna’dan AGİT üyesi ülkelere çağrı: "Casusluk için kullanılan Rusya’nın 'kültür ve diplomasi’ merkezleri kapatın"

Ukrayna, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) üyesi devletlere Moskova üzerindeki baskıyı artırma çağrısında bulundu. Viyana’daki Uluslararası Örgütler Nezdinde Ukrayna Daimi Temsilci Yardımcısı Rostıslav Palagusınets, AGİT Güvenlik İşbirliği Forumu toplantısında yaptığı konuşmada, Rusya’nın Avrupa genelinde casusluk ve yıkıcı faaliyetler yürütmek için kullandığı diplomatik ve sözde "kültürel" altyapısının sınırlandırılmasını istedi. Palagusınets, Rusya’nın yürüttüğü işgal savaşının doğrudan Ukrayna’yı hedef aldığını ancak Moskova’nın şantaj, baskı, dezenformasyon ve istikrarsızlaştırma hamlelerinin tüm Avrupa’yı tehdit ettiğini vurgulayarak, “Rusya'nın diplomatik ve sözde kültürel altyapısının kısıtlanması, Moskova'nın Avrupa'da düşmanca faaliyetler yürütme kapasitesini doğrudan azaltacaktır.” dedi. "LAVROV’UN TEHDİTLERİ SADECE PROPAGANDA OLARAK GÖRÜLEMEZ" Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunun 81. Oturumu Üst Düzey Haftası’nda BM Şartı’nın, egemenliğin ve toprak bütünlüğünün korunmasının uluslararası gündemin merkezinde yer aldığını hatırlatan Palagusınets, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un ise bu kürsüyü barış çağrılarına yanıt vermek yerine Avrupa’yı savaşla tehdit etmek için kullandığına dikkat çekerek şu ifadeleri kaydetti: Lavrov’un BM kürsüsündeki söylemleri sıradan bir propaganda olarak göz ardı edilemez. Bu söylemler, Devlet Başkanı Putin’in son tehditlerinin bir devamıdır ve AB ile NATO üyesi ülkelere yönelik hava sahası ihlalleri, sabotajlar, siber saldırılar ve bilgi müdahalelerini içeren hibrit operasyonlarla eş zamanlı yürütülmektedir. "TAVİZLER KREMLİN TARAFINDAN ZAYIFLIK OLARAK ALGILANIYOR" Kremlin rejiminin verilen tavizleri zayıflık, uzlaşı çabalarını ise baskıyı artırmak için bir davet olarak gördüğünü vurgulayan Palagusınets, “En doğru yanıt birlik ve kararlılıktır: Ukrayna'ya daha güçlü destek, koordineli yaptırımlar, saldırganın uluslararası alanda tecrit edilmesi ve savunma iş birliğinin derinleştirilmesi..." ifadelerini kullandı. Ukraynalı temsilci ayrıca AGİT ortaklarını Ukrayna'nın hava ve füze savunmasını güçlendirmeye, hava savunma mühimmatını zamanında tedarik etmeye ve dondurulan Rus varlıklarını etkin bir şekilde kullanmaya çağırdı. Palagusınets, "Avrupa füze savunma girişimleri, hava savunma mühimmatının zamanında teslimatı ve dondurulan Rus varlıklarının kullanılması sadece Ukrayna'ya destek değildir; tüm AGİT coğrafyasının güvenliği için atılmış stratejik bir adımdır." dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.