SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Avrupa

QHA - Kırım Haber Ajansı - Avrupa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Avrupa haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Almanya, Ukrayna’da Avrupa ordusu önerisine karşı mı? Haber

Almanya, Ukrayna’da Avrupa ordusu önerisine karşı mı?

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Avrupa Halk Partisi (EPP) lideri Manfred Weber’in, Ukrayna’da olası bir barışı koruma misyonu için ortak bir Avrupa ordusu kurulması yönündeki önerisine temkinli yaklaştı. Politico’nun gündeme taşıdığı habere göre Merz, Zagreb’de düzenlenen EPP gayriresmî zirvesinde gazetecilerin sorusu üzerine, “Şu anda önümüzde duran görevlere odaklanmalıyız.” ifadelerini kullandı. WEBER’İN ÖNERİLERİNE TEMKİNLİ YAKLAŞIM Merz, Weber’in Avrupa Birliği’ni (AB) güçlendirmeye yönelik girişimlerini memnuniyetle karşıladığını belirtirken, bu önerilerin mevcut sorunlara yönelik “hemen uygulanabilir çözümler” olmadığını vurguladı. Öte yandan Weber, tek bayrak altında bir Avrupa askeri gücü oluşturulmasının yanı sıra, AB’nin küresel etkisini artırmak amacıyla Avrupa Konseyi ve Avrupa Komisyonu başkanlıklarının birleştirilmesini de önermişti. Almanya Başbakanı, AB’nin 27 üyeli yapısına işaret ederek, “Birlikte anlaşma değişiklikleri yapmak oldukça zor. Öncelikle şu anda masada bulunan görevlere yoğunlaşmalıyız.” dedi. ALMANYA SEÇENEKLERİ TAMAMEN DIŞLAMIYOR Habere göre Berlin yönetimi, Ukrayna’nın güvenliğinin sağlanmasına yönelik olası barışı koruma faaliyetlerine Alman askerlerinin katılımını tamamen dışlamıyor. Merz, Almanya’nın bu konuda Birleşik Krallık ve Fransa kadar doğrudan bir tutum sergilemediğini ancak prensipte hiçbir seçeneği dışlamadığını ifade etti. Merz, Almanya’nın hâlihazırda NATO’nun doğu kanadında bölgesel istikrarın garantörlerinden biri olduğunu belirterek Litvanya’da konuşlu yaklaşık 5 bin Alman askeri ve hava sahası devriye görevlerini hatırlattı. OLASI BARIŞ GÜCÜNÜN GÖREV ÇERÇEVESİ NETLEŞİYOR Avrupalı yetkililer, Ukrayna’da olası bir barışı koruma misyonu kapsamında AB'den 15 ila 30 bin arasında askerin konuşlandırılabileceğini dile getiriyor. Bu çerçevede ana katkının Fransa ve Birleşik Krallık’tan gelmesi, Türkiye’nin ise Karadeniz güvenliğinde rol üstlenmesi öngörülüyor.

AKPM’den net mesaj: "Ukrayna’nın güvenliği Avrupa’nın güvenliğidir" Haber

AKPM’den net mesaj: "Ukrayna’nın güvenliği Avrupa’nın güvenliğidir"

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM), 3 "hayır" ve 3 "çekimser" oya karşı 104 "evet" oyuyla Ukrayna için "kapsamlı, adil ve kalıcı" bir barış çağrısında bulunan karar tasarısını kabul etti. Kararda; Rusya’nın savaş suçları için Özel Mahkeme kurulması ve dondurulan varlıkların tazminat için kullanılması ve Ukrayna’nın toprak bütünlüğünden taviz verilmemesi gerektiği vurgulandı. RUSYA’NIN ENERJİ VE NÜKLEER TERÖRÜ KINANDI Strazburg’da düzenlenen oturumda kabul edilen kararda, Rusya’nın başlattığı topyekûn işgal girişiminin dördüncü yılı tamamlanırken Avrupa’nın Ukrayna’ya olan desteğinin sarsılmaz olduğu belirtildi. Belgede, "Ukrayna'nın güvenliği, Avrupa güvenliğinin ayrılmaz bir parçasıdır." ifadesine yer verilerek; ABD, Ukrayna ve müttefiklerin barış için yürüttüğü diplomatik çabalara atıf yapıldı. Meclis, Rusya’nın sivil altyapıyı ve enerji sistemlerini hedef alan tırmandırıcı saldırılarını şiddetle kınadı. Ayrıca, işgal altındaki Zaporijjya Nükleer Santrali'nin askerîleştirilmesinin küresel nükleer güvenlik için büyük bir tehdit oluşturduğu ifade edildi. AVRUPA'DAN TOPRAK TAVİZİNE RED Kararın barış müzakerelerine ilişkin bölümünde "Saldırgan ödüllendirilmez, işlediği suçların hesabını vermelidir." denilerek şu kritik noktaların altı çizildi: "Toprak Bütünlüğü: Ukrayna’nın uluslararası tanınmış sınırları içindeki egemenliği tamdır; hiçbir toprak tavizi kabul edilemez. Ateşkes Şartı: Müzakerelerin ön koşulu, Rus birliklerinin derhal ve tamamen ateşkes sağlamasıdır. İşgalin Tanınmaması: Silah zoruyla sınırların değiştirilmesini meşrulaştıracağı için işgal edilen toprakların Rusya’nın parçası olarak tanınması kesinlikle reddedilmelidir." SAVAŞ SUÇLARI VE ÖZEL MAHKEME AKPM, Rusya’ya yönelik yaptırımların yalnızca uluslararası hukuka uyulması ve olası barış anlaşmalarının hayata geçirilmesi şartıyla, kademeli şekilde kaldırılabileceğini kaydetti. Ayrıca gelecekteki anlaşmalarda Ukrayna’nın yeniden inşası için kaynak ayrılması, dondurulmuş Rus varlıklarının bu süreçte kullanılmasının da değerlendirilmesi çağrısında bulunuldu. ÖZEL MAHKEME VE TAZMİNAT SÜRECİNE DESTEK Kararda, Avrupa Konseyinin tazminat ve adalet mekanizmalarındaki rolüne güçlü destek verildi. Zarar Tespit Sicili’nin çalışmaları ve Rusya’nın saldırı suçuna ilişkin Özel Uluslararası Mahkeme kurulması yönündeki adımlar memnuniyetle karşılandı. Üye ve gözlemci ülkelere, Özel Mahkemenin Yönetim Komitesi’ne ilişkin genişletilmiş kısmî anlaşmaya hızla katılmaları çağrısı yapıldı.

Avrupa liderleri: Rusya ateşkese hazır olduğunu somut adımlarla göstermeli Haber

Avrupa liderleri: Rusya ateşkese hazır olduğunu somut adımlarla göstermeli

Avrupa liderleri, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşın sona erdirilmesine yönelik sorumluluk üstlenmesi ve müzakere sürecine açık olduğunu somut adımlarla göstermesi gerektiği konusunda mutabık kaldı. İtalya hükûmetinin resmî internet sitesinde yayımlanan açıklamada, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin, diğer Avrupalı liderlerle birlikte Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy ve ABD Başkanı Donald Trump ile telefon görüşmesi gerçekleştirdiği belirtildi. Görüşmenin, Zelenskıy ile Trump arasında 28 Aralık’ta ABD’nin Florida eyaletinde yapılan temasların ardından gerçekleştiği aktarıldı. Telefon görüşmesi sırasında Avrupalı liderlerin, Zelenskıy ve Trump’ın değerlendirmelerini dinlediği ve olası barış sürecine ilişkin görüş alışverişinde bulunduğu aktarıldı. Ayrıca taraflar, Ukrayna için güvenlik garantilerine dair mevcut çalışmaların durumu ile henüz çözüm bekleyen başlıklar ele aldı. İtalya Başbakanı Meloni, müzakere sürecinde ilerleme işaretleri görülürken ortaklar arasındaki birlik ve eşgüdümün korunmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. ABD, Avrupa ve Ukrayna temsilcileri, Ukrayna’nın ve müttefiklerinin temel çıkarları konusunda azami uyum sağlanması gerektiğini teyit etti. Görüşmelerin sonunda taraflar, barış sürecinin ilerleyebilmesi için Rusya'nın sorumluluk alması ve çatışmaları sona erdirme konusunda gerçek bir irade sergilemesi gerektiği konusunda mutabakata vardı. ZELENSKIY-TRUMP GÖRÜŞMESİ Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy ve ABD Başkanı Donald Trump 28 Aralık’ta ABD’nin Florida eyaletinde bir araya geldi. Zelenskiy-Trump görüşmesinin ardından, Donbas’taki durum, Ukrayna’nın güvenlik garantileri ve gelecekteki barış anlaşmasının genel çerçevesi müzakerelerin ana gündem maddeleri arasında yer almayı sürdürüyor.

Ukrayna Dışişleri Bakanı Sıbiha: 2025 yılı Avrupa için “uyanış yılı” Haber

Ukrayna Dışişleri Bakanı Sıbiha: 2025 yılı Avrupa için “uyanış yılı”

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha, 2025 yılının Avrupa için dönüm noktası niteliğinde olduğunu belirterek, kıtanın güvenlik ve sorumluluk anlayışını yeniden tanımlamak zorunda kaldığını vurguladı. Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha yaptığı açıklamada, 2025’in Avrupa için bir “uyanış yılı” olduğunu ifade etti. Sıbiha, Avrupa ülkelerinin güvenlik ve refahın korunmasındaki sorumluluklarını yeniden değerlendirmeye mecbur kaldığını kaydetti. Bakan, “Bu yılın bilançosu çıkarılırken, Avrupa’nın uyanışını özellikle vurgulamak gerekir. Avrupa güçleri, kıtanın güvenliği ve refahı konusunda kendi rollerini ve sorumluluklarını yeniden düşünmek zorunda kaldı.” ifadelerini kullandı. "YENİ BİR SEFERBERLİK DÜZEYİ ŞARTTI" Sıbiha, Ukrayna’nın uzun süredir Avrupalı ortaklarını, saldırgan Rusya’dan kaynaklanan varoluşsal tehdit karşısında yeni bir seferberlik düzeyinin zorunlu olduğu konusunda uyardığını belirtti. Bu seferberliğin yalnızca askerî değil; diplomatik, siyasi, ekonomik ve savunma sanayisini kapsayan çok boyutlu bir süreç olduğunu vurguladı. Ayrıca, Avrupa savunma sanayileri ile askerî ve siyasi çevrelerdeki hareketlenmenin önceki yıllarda başladığını hatırlatan Sıbiha, 2025’in ise bu süreci belirleyici bir aşamaya taşıdığını söyledi. Bu dönüşümde, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) politikalarındaki değişim, Rusya’nın artan provokasyonları ve hibrit tehditleri ile Avrupa hükümetleriyle yürütülen sistemli diplomatik çalışmaların etkili olduğunu ifade etti. Sıbiha, Avrupa’nın daha bağımsız, stratejik açıdan özerk ve kendi kendine yetebilen bir güvenlik yapısı inşa etme yönündeki adımlarını Ukrayna’nın memnuniyetle karşıladığını dile getirdi. Bu kapsamda, NATO’nun Lahey Zirvesi’nde alınan savunma harcamalarının yüzde 5 seviyesine çıkarılması kararının kilit öneme sahip olduğunu belirten Sıbiha, söz konusu kaynakların Ukrayna’ya Rus saldırganlığına karşı destek için kullanılabilmesinin de tarihi bir adım olduğunu vurguladı. "AVRUPANIN YENİ GÜCÜNÜN PARÇASIYIZ" Ukrayna’nın hâlihazırda Avrupa’nın yeni güvenlik gücünün ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Sıbiha, bunu Ukrayna ordusunun benzersiz savaş tecrübesi, ileri teknolojileri ve nitelikli insan kaynağıyla sağladığını söyledi. Sıbiha, 2026 yılında Ukrayna diplomasisinin öncelikleri arasında, ülkenin hava savunma kapasitesinin güçlendirilmesinin büyükelçiler için acil ve özel bir görev olacağını da kaydetti.

Ukrayna Milletvekili Çiygöz: Kırım Tatar halkı 12 yıldır açıkça 'Kırım Ukrayna’dır' diyor Haber

Ukrayna Milletvekili Çiygöz: Kırım Tatar halkı 12 yıldır açıkça 'Kırım Ukrayna’dır' diyor

Ukrayna-Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Eş Başkanı ve Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz, Rusya-Ukrayna savaşı kapsamında gündeme gelen barış girişimlerine ilişkin, Kırım Haber Ajansına (QHA) konuştu. Çiygöz, son dönemde tarafların kendi taleplerini dayatmaya çalıştığını belirterek, Ukrayna’nın sunduğu önerilerin ise uluslararası hukukla uyumlu olduğunu vurguladı. "PUTİN’İN SAVAŞI DURDURMAK YA DA ATEŞKESE GİTMEK GİBİ BİR NİYETİ YOK" Kırım’dan vazgeçilmesinin Ukrayna halkı tarafından asla kabul edilmeyeceğini vurgulayan Çiygöz, “Böyle bir karar Ukrayna Parlamentosundan da geçmez. Putin’in savaşı durdurmak ya da ateşkese gitmek gibi bir niyeti yok. Bu şartlarda nasıl bir barıştan söz edilebilir?” şeklinde konuştu. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump’ın açıklamalarına da değinen Çiygöz, Trump’ın Putin’le anlaşmasının zor olduğunu savunarak, “Trump bugün söylediğini yarın değiştirebilir. Ancak Ukrayna’nın başka bir seçeneği yok. Kendi topraklarını ve özgürlüğünü savunmanın yolunu bulmak zorundadır.” dedi. “KIRIM UKRAYNA’DIR” Kırım Tatar halkının tutumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çiygöz, “Kırım Tatar halkı 12 yıldır açıkça şunu söylüyor: Kırım Ukrayna’dır. Bu bir slogan değil, gerçeğin ta kendisidir. Bu mesele halkımızın geleceğiyle ilgilidir.” ifadelerini kullandı. Rusya yönetimi altında Kırım Tatar halkının geleceğinin olmadığını belirten Çiygöz, bu durumu uluslararası ortaklara anlatmaya çalıştıklarını söyledi. Türkiye’de de Kırım Tatar halkının sesini duyurmaya gayret ettiklerini vurgulayan Çiygöz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuyu her platformda gündeme getirmesinin önemine dikkati çekti. “TÜRKİYE YAPICI VE DENGELİ BİR TUTUM SERGİLEDİ” Türkiye’nin savaş sürecindeki rolüne de değinen Çiygöz, İstanbul’da gerçekleştirilen müzakereleri hatırlatarak, Türkiye’nin samimi ve yapıcı bir tutum sergilediğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hiçbir zaman Ukrayna’ya belirli şartları dayatmadığını vurgulayan Ahtem Çiygöz, “Her zaman Ukrayna’nın özgürlüğünün ve toprak bütünlüğünün korunması gerektiğini dile getirdi. Kırım’ın ve Kırım Tatarlarının durumunu çok iyi anladığını gösterdi.” dedi. Çiygöz ayrıca, “Sesimizi her zaman doğrudan Avrupa’ya, ABD’ye ya da Ukrayna yönetimine ulaştıramayabiliriz. Ancak halkın sesinin güçlü çıkması için Türkiye’nin, özellikle Sayın Erdoğan’ın rolü çok büyüktür.” değerlendirmesinde bulundu. Trump’ın Kırım’a ilişkin tartışmalı açıklamalarını da değerlendiren Çiygöz, “Bu sözler bilgisizlik olarak yorumlanabilir. Ancak mesele bu değil. Eğer bu süreçte Kırım Tatarlarının sesi duyulursa ve Türkiye bu talepleri uluslararası platformlarda dile getirirse, halkımızın beklentileri çok daha güçlü karşılık bulacaktır” vurguladı.

Uluslararası Göçmenler Günü: Savaş Ukraynalıları yerinden ederken Kırım’da zorunlu göç sürüyor Haber

Uluslararası Göçmenler Günü: Savaş Ukraynalıları yerinden ederken Kırım’da zorunlu göç sürüyor

18 Aralık günü, Birleşmiş Milletler tarafından resmi olarak 2000 yılında “Uluslararası Göçmenler Günü” olarak kabul edildi. Her yıl 18 Aralık’ta kutlanan Uluslararası Göçmenler Günü; dünya çapında göçmenlerin ve yerinden edilmiş insanların yaşamları ve sorunları konusunda bir farkındalık oluşturmayı hedefliyor. UNESCO verilerine göre göçün temel nedeni, insanların onurlu, güvenli ve huzurlu bir yaşam arzusudur. Ancak bu kavram, Ukrayna için özellikle 2014’ten bu yana ve 2022’de Rusya’nın başlattığı geniş çaplı işgalin ardından çok daha acı bir anlam kazandı. SAVAŞ MİLYONLARI YERİNDEN ETTİ Rusya’nın 2014’te Kırım’ı işgali ve ardından başlayan saldırılar, Ukrayna’da yüz binlerce kişiyi yerinden etti. Şubat 2022’de başlayan tam kapsamlı işgal ise milyonlarca Ukraynalının ülke içinde ve dışında göç etmek zorunda kalmasına yol açtı. Evlerini çoğu zaman “tek bir bavulla” terk eden insanlar, çocuklarını ve yakınlarını kurtarmak için güvenli bölgelere ya da yabancı ülkelere sığındı. Uluslararası Göç Örgütünün (IOM) verilerine göre neredeyse dört yıldır devam eden geniş çaplı işgalin sonucunda her dört Ukraynalıdan biri hâlâ savaş nedeniyle yerinden edilmiş durumda. Bunların 3,8 milyonu ülke içinde yerinden edilmiş kişilerden, 5,6 milyonu ise yurt dışına sığınan mültecilerden oluşuyor. Yurt dışındaki mültecilerin 5,1 milyonu Avrupa ülkelerinde yaşıyor. GERİ DÖNÜŞLER SÜRÜYOR, ANCAK TABLO AĞIR Verilere göre Rusya’nın başlattığı geniş çaplı işgal saldırısının ilk haftalarında yerinden edinen 4,1 milyon Ukrayna vatandaşı zamanla eski yerleşimlerine döndü. Bunlar arasında 1,1 milyon kişinin yurt dışından Ukrayna’ya geri döndüğü, 340 bin kişinin ise ülkeye dönmesine rağmen hâlâ iç göçmen statüsünde yaşadığı belirtiliyor. Her altı ayda yaklaşık 100 bin savaş mültecisi Ukrayna’ya geri dönüyor, bu oran 2023 Eylül’den bu yana istikrarını koruyor. KIRIM’DA DEMOGRAFİK DEĞİŞİM VE ZORUNLU GÖÇ Kırım Tatar halkının anavatanı Kırım Yarımadası, Rus işgalinin başladığı Mart 2014’ten itibaren sistematik baskıların, zorla kaybetmelerin, hukuksuz tutuklamaların ve işkencenin yoğun yaşandığı bir bölgeye dönüştü. Kremlin yönetiminin yürüttüğü baskı ve sömürgeci politikaları zorunlu göç ve yarımadanın nüfus yapısının değiştirilmesine yol açıyor. 2014’ten bu yana yaklaşık 1 milyon Rusya vatandaşı yarımadaya yerleştirilirken, yaklaşık 100 bin Ukrayna vatandaşı Kırım’ı terk etmek zorunda kaldı. Kırım Tatar halkı da bu süreçten ağır şekilde etkilendi. Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı Refat Çubarov’un verdiği bilgilere göre, özellikle Rusya’nın seferberlik ilanının ardından göç hızlandı ve Kırım’ı terk etmek zorunda kalan Kırım Tatarlarının sayısı 50 bine ulaştı. İşgal öncesinde Kırım’da yaklaşık 300 bin Kırım Tatarının yaşıyordu, bunun da yarımada nüfusunun yüzde 13’üne denk geldiyordu, bugün ise işgal koşulları nedeniyle kalan nüfusu net olarak tespit edilemiyor. Uluslararası Göçmenler Günü, Ukrayna örneğinde olduğu gibi göçün çoğu zaman bir tercih değil, hayatta kalma mücadelesi olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Milyonlarca insan için göç, savaşın ve işgalin dayattığı zorunlu bir yol olmaya devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.