SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Avrupa Birliği

QHA - Kırım Haber Ajansı - Avrupa Birliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Avrupa Birliği haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Buça Katliamı’nın 4. yılında AB’den 9 Rus subaya yaptırım Haber

Buça Katliamı’nın 4. yılında AB’den 9 Rus subaya yaptırım

Avrupa Birliği Konseyi, 2022 yılında Buça’da sivil halka yönelik işlenen savaş suçlarından sorumlu tutulan 9 üst düzey Rus askerîi yetkiliye karşı yaptırım kararı aldı. Listede, işgalin başlangıcında Buça, Hostomel ve İrpin bölgelerindeki operasyonları yöneten en üst rütbeli komutanlar yer alıyor. Buça Katliamı’nın dördüncü yıl dönümü vesilesiyle açıklanan kararda, Rusya’nın Doğu Askeri Bölgesi eski Komutanı Albay Aleksandr Çayko yaptırım listesinin başında yer aldı. Çayko, geniş çaplı işgalin başında Ukrayna topraklarındaki en yüksek rütbeli subay olarak Rus birliklerinin Buça’daki faaliyetlerinden doğrudan sorumlu tutuluyor. Yaptırım listesine alınan diğer subayların; Buça, Hostomel, İrpin ve Borodyanka’da sivillere yönelik işkence, yağma ve öldürülen Rus askerlerinin cesetlerini sivillere zorla toplattırma gibi suçları yönettiği belirtildi. Ayrıca listedeki bir yetkilinin, işgal altındaki Donetsk bölgesinden bir çocuğun yasa dışı yollarla Rusya’ya sınır dışı edilmesi ve evlatlık verilmesi sürecinden de sorumlu olduğu kaydedildi. VARLIKLARI DONDURULDU, GİRİŞ YASAKLARI GETİRİLDİ AB Konseyi tarafından onaylanan kısıtlamalar kapsamında bu 9 kişinin Avrupa Birliği sınırlarındaki mal varlıkları donduruldu. Ayrıca AB vatandaşlarının ve şirketlerinin bu kişilere fon sağlaması yasaklanırken, söz konusu askerlerin AB ülkelerine giriş yapmalarına ve transit geçişlerine de engel getirildi. Bu son kararla birlikte, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırganlığına yanıt olarak AB tarafından yaptırım uygulanan kişi ve kuruluşların sayısı yaklaşık 2 bin 600’e ulaştı. BUÇA’DA EN AZ 381 SİVİL ÖLDÜRÜLDÜ 24 Şubat-31 Mart 2022 tarihleri arasında Rus işgali altında kalan Buça’da 381 sivil öldürüldü. Rus işgal güçlerinin, Mart-Nisan 2022'de Ukrayna kuzeyinden çekilmesi ve Ukrayna ordusunun bölgeyi kontrol altına almasının ardından Buça kentine giren Ukraynalı askerler ve gazeteciler, kentin sokaklarında çok sayıda sivilin cansız bedeni ile karşılaştı. Yapılan incelemeler sonucu bölgede toplu sivil katliamı yapıldığı; tecavüz ve işkence dahil daha birçok ciddi suçun işlendiği ortaya çıktı.

İspanyol polisinden Rus savunma devinin Mallorca'daki lüks malikanelerine baskın Haber

İspanyol polisinden Rus savunma devinin Mallorca'daki lüks malikanelerine baskın

İspanya Ulusal Polisi, "Rusya Helikopterleri" (Russian Helicopters) holdinginin Genel Müdürü Nikolay Kolesov’un ailesine ait olduğu iddia edilen Mallorca’daki lüks mülklere operasyon düzenledi. Avrupa Birliği (AB) yaptırım listesinde yer alan ve Putin’e yakınlığıyla bilinen Kolesov’un, milyonlarca avroluk gayrimenkulleri küçük yaştaki çocuklarının üzerine tescil ettirerek yaptırımları deldiği öne sürülüyor. El Pais gazetesinin haberine göre, 9 Mart Pazartesi günü İspanya Ulusal Polisi, Mallorca’nın en prestijli bölgeleri olan Cala Vinyes ve Sol de Mallorca’da bulunan en az iki lüks malikanede arama gerçekleştirdi. Operasyonun odağında, 2014 yılından bu yana AB yaptırımları altında bulunan Rus savunma sanayi baronu Nikolay Kolesov yer alıyor. Müfettişlerin tespitlerine göre Kolesov, adadaki mülklerini gizlemek amacıyla oldukça dikkat çekici bir yönteme başvurdu. Adanın güneyindeki Calvia belediyesinde bulunan üç villanın, 2024 yılında iş adamının henüz dört yaşındaki oğlu Aleksey adına satın alındığı belirlendi. Diğer gayrimenkullerin ise Kolesov’un küçük kızı Nicole ve 70 yaşındaki kız kardeşi Anna üzerine kaydedildiği, bu mülklerin geçmişte bizzat Kolesov ile bağlantılı Rus savunma şirketlerine ait olduğu saptandı. Soruşturmanın fitili, hayatını kaybeden Rus muhalif lider Aleksey Navalnıy tarafından kurulan Yolsuzlukla Mücadele Vakfı (FBK) tarafından ateşlendi. Vakfın 2025 yazında yayımladığı rapor, Kolesov ailesinin yurt dışındaki devasa varlıklarını ve uçak filosunu tüm detaylarıyla ifşa etmişti. FBK araştırmacıları, ailenin toplam servetinin yaklaşık 14 milyar ruble (7 milyar TL) değerinde olduğunu tahmin ediyor. İspanya’daki villaların yanı sıra, Dubai’nin dünyaca ünlü yapay adası Palm Jumeirah üzerinde de aileye ve yakın çevresine ait iki villa ile bir dairenin bulunduğu rapor edildi. İspanya Genel Bilgi Komiserliği tarafından yürütülen söz konusu geniş kapsamlı soruşturma, Rus savunma bütçesinden elde edilen fonların Avrupa gayrimenkul piyasasına aktarılıp aktarılmadığını mercek altına alıyor. Rus ordusuna stratejik helikopter desteği sağlayan bir kurumun başındaki ismin, yaptırımlara rağmen Avrupa’nın göbeğinde bu denli büyük bir mülk ağını nasıl yönetebildiği İspanyol makamları tarafından titizlikle inceleniyor. Operasyon, Rus oligarkların yaptırımları aşmak için kullandığı yöntemlerin deşifre edilmesi açısından büyük önem taşıyor.

AB'de "yaptırım" krizi: Almanya’dan Macaristan’a sert uyarı Haber

AB'de "yaptırım" krizi: Almanya’dan Macaristan’a sert uyarı

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Belçika’nın başkenti Brüksel’de düzenlenen Avrupa Birliği (AB) Dışişleri Bakanları Toplantısı öncesinde yaptığı açıklamada, AB'nin Rusya’ya yönelik 20. yaptırım paketini reddedeceğini ve Ukrayna'ya sağlanacak 90 milyar avroluk AB kredisini bloke edeceğini açıklayan Macaristan’ın tutumuna şaşırdığını söyledi. Toplantıda Ukrayna’ya desteğin sürdürülmesinin ele alınacağını ifade eden Wadephul, Ukrayna’ya sürdürülebilir desteğin verilmesi konusunda Almanya’nın tutumunun net olduğunu belirtti. Wadephul, Rusya’ya baskının artırılması gerektiğini vurgulayarak, "Bu nedenle 20. yaptırım paketi üzerinde yoğun şekilde çalışıyoruz ve günün sonunda başarılı olacağımızdan da eminim." değerlendirmesinde bulundu. Macaristan yetkililerinin yaptırım paketini reddedecekleri ve Ukrayna'ya sağlanması planlanan 90 milyar avroluk AB kredisini bloke edecekleri yönündeki açıklamalarına ilişkin Wadephul, "Macaristan’ın tutumuna şaşırdım. Macar meslektaşımızla bu konuda görüşeceğiz. Macaristan özgürlük ve Avrupa’nın egemenliği için verdiği kendi mücadelesine ihanet ederse, bunun doğru olacağını düşünmüyorum." dedi. Wadephul, Macaristan’ın tutumunu gözden geçirmesi için Budapeşte’de ve Brüksel’de argümanlar sunacaklarını kaydetti. Ukrayna’nın sadece kendi özgürlüğünü ve egemenliğini değil, Avrupa’nın özgürlüğünü ve egemenliğini de savunduğunu yineleyen Wadephul, bu nedenle Ukrayna'nın savunucuları olmaya devam edeceklerini ve bunun sadece Ukrayna cephesinde veya Ukrayna şehirlerinde değil, Avrupa’nın her yerinde verilmesi gereken bir mücadele olduğunu herkese açık şekilde ifade edeceklerini söyledi. Macaristan Başbakanı Viktor Orban dün sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Drujba boru hattının kapatılmasına seyirci kalmayacaklarını belirterek, AB'nin Rusya'ya yönelik 20. yaptırım paketini reddedeceklerini bildirmişti. Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto da 20 Şubat'ta ABD hesabından Drujba boru hattı üzerinden ülkeye petrol sevkiyatı yeniden başlayana kadar Ukrayna'ya sağlanması planlanan 90 milyar avroluk AB kredisini bloke edeceklerini ifade etmişti.

Ukrayna'dan Rusya'nın "gölge filosu" ve askerî sanayisine büyük darbe Haber

Ukrayna'dan Rusya'nın "gölge filosu" ve askerî sanayisine büyük darbe

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, 21 Şubat’ta imzaladığı kararnamelerle, Ukrayna Millî Güvenlik ve Savunma Konseyi (RNBO) kararlarını yürürlüğe sokarak yeni yaptırım paketlerini onayladı. Paket kapsamında, Rus petrol ürünlerini yaptırımları aşarak ihraç ettiği belirtilen 225 “gölge filo” kaptanına yaptırım getirildi. Yetkililerin aktardığına göre, söz konusu kaptanlar Karadeniz, Kızıldeniz ve Baltık Denizi’ndeki faaliyetler çerçevesinde izlemeye alındı. Yapılan tespitlerde, bu kişilerin Rusya’ya ait “gölge filo” gemilerini yönettikleri ve petrol sevkiyatını Avrupa Birliği (AB), G7 ve diğer ülkelerin yaptırımlarını delerek gerçekleştirdikleri belirtildi. Listede Rusya, Hindistan ve Filipinler’in de aralarında bulunduğu 11 ülkenin vatandaşları yer alıyor. İKİNCİ PAKET: SAVUNMA SANAYİ BAĞLANTILARI Aynı karar çerçevesinde kabul edilen ikinci yaptırım paketinde ise 46 Rusya vatandaşı, iki İran vatandaşı ve Rus askeri-sanayi kompleksine hizmet veren 44 Rus şirketi bulunuyor. Bu şirketlerin; askeri teçhizat, elektronik harp sistemleri ve yedek parça tedariki, geliştirilmesi, üretimi ve onarımı alanlarında faaliyet gösterdiği bildirildi. Ürünlerinin balistik ve seyir füzeleri, saldırı ve keşif amaçlı insansız hava araçları, hafif silahlar ve mühimmat üretiminde kullanıldığı ifade edildi. Yaptırım listesine alınan iki İran vatandaşının ise, yaptırımları aşarak havacılık yedek parçaları ve bileşenlerinin tedarikine aracılık ettiği kaydedildi. Bu sevkiyatların, Rusya ile insansız hava aracı üretiminde iş birliği yapan ve daha önce Ukrayna, ABD, İsviçre ile Yeni Zelanda tarafından yaptırım altına alınan Iran Aircraft Manufacturing Industrial Company ile bağlantılı olduğu belirtildi. Söz konusu şirket, özellikle “Şahid” tipi kamikaze dronların geliştirilmesi ve üretiminde Rusya’nın ortaklarından biri olarak biliniyor.

Avusturya Dışişleri Bakanı: “Ukrayna’nın AB üyeliği, barış müzakerelerinin temelinde” Haber

Avusturya Dışişleri Bakanı: “Ukrayna’nın AB üyeliği, barış müzakerelerinin temelinde”

Avusturya Dışişleri Bakanı Beate Meinl-Reisinger, 20 Şubat 2026 tarihinde Kıyiv’de (Kyiv) geldi. Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha ile görüşen Meinl-Reisinger, Ukrayna’nın Avrupa Birliği (AB) üyelik sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Avusturyalı Bakan, Ukrayna’nın Avrupa Birliği (AB) üyeliği konusunda gerçekçi bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini vurgulayarak, aday statüsünde bulunan diğer ülkelerin de göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti. “GERÇEKÇİ BİR BAKIŞ AÇISIYLA DURUMU ELE ALMAK ÇOK ÖNEMLİ” Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Meinl-Reisinger, Avsturya’nın Ukrayna’nın AB üyeliğine tam destek verdiğini belirterek “Ukrayna’nın AB üyeliği, barış müzakerelerinin temelinde bulunuyor, biz de Ukrayna’nın üyeliğinden yanayız. Bununla birlikte, Üye Devletler ve Ukrayna’nın buna tam anlamıyla hazır olabilmesi için gerçekçi bir bakış açısıyla durumu ele almak çok önemli. Bu noktada AB üyeliğine aday diğer ülkeleri de unutmamanızı rica ederim.” dedi. Ukrayna ile beraber Moldova ve Balkanlar’da bulunan 6 ülkenin AB üyeliğine aday olduğunu kaydeden Meinl-Reisinger, İzlanda’da sürece dair bir referendum yapılacağını bildirerek Türkiye’nin ise uzun bir süredir aday ülke olmasına dikkat çekti. Öte yandan Meinl-Reisinger, genişlemenin güvenlik ve barış adına bir katkı olduğunu ve AB adına da en önemli araç olduğunu dile getirdi. UKRAYNA’NIN AB ÜYELİK SÜRECİ NASIL İLERLİYOR? Ukrayna, AB üyeliğine 28 Şubat 2022 tarihinde başvurmuştu. Başvuruya ilişkin görüşünü 17 Haziran 2022 tarihinde açıklayan AB Komisyonu, görüşünde Ukrayna’ya adaylık statüsü verilmesini önererek daha sonrasında da görüşte belirtilen şartların gerçekleştirilmesi gerektiğini belirtmişti. Sonuç olarak 23-24 Haziran 2022 tarihli AB Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’nde Ukrayna, aday ülke ilan edilmişti. Bununla birlikte, 14-15 Aralık 2023 tarihlerinde yapılan AB Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’nde Ukrayna ile katılım müzakerelerinin başlamasına karar verilmişti. 2023 yılı Genişleme Stratejisi’nde AB Komisyonu tarafından belirlenen adımların Ukrayna tarafından atılmasının ardından ise AB Zirvesi, AB Konseyini Müzakere Çerçeve Belgesi’ni kabul etmeye davet etmişti.

AB Büyükelçisi: Rusya Kırım'da durdurulsaydı şu an Avrupa'da savaş olmazdı Haber

AB Büyükelçisi: Rusya Kırım'da durdurulsaydı şu an Avrupa'da savaş olmazdı

Ukrayna’nın başkenti Kıyiv’de düzenlenen "Kırım’ın İşgalinden Avrupa’da Savaşa: Rus Emperyalizmi Nasıl Yenilir?" başlıklı forumda, 2014 yılında Kırım’ın işgaliyle başlayan sürecin küresel ve bölgesel sonuçları tartışıldı. 19 Şubat 2026 tarihinde gerçekleşen etkinlikte diplomatlar, aktivistler ve gazeteciler Rusya’nın genişlemeci politikalarına karşı stratejik bir yol haritası çizdi. AB BÜYÜKELÇİSİ MATHERNOVA: “2014 GELECEĞİN SİNYALİYDİ” Avrupa Birliği’nin (AB) Kıyiv Büyükelçisi Katarina Mathernova forumda yaptığı konuşmada, uluslararası toplumun 2014 yılında Kırım’da yaşananları yanlış okuduğunu belirtti. Mathernova, şu dikkat çekici ifadeleri kullandı: 12 yıl önce Rusya Kırım’a saldırdığında bu aslında savaşın başlangıcıydı. O dönem bunun sadece bir tehdit değil, büyük bir savaşın ilk adımı olduğunu tam olarak kavrayamadık. Eğer bir saldırganlık başlangıçta durdurulmazsa büyüyor ve bu durum, gerçekten yıkıcı sonuçlar doğuracak küresel bir krize yol açıyor. 2014’teki işgal, bugünkü topyekûn savaşının sinyaliydi. Kırım’ın kaderi uğruna çok fazla insan hayatını kaybetti." ALİM ALİYEV: “KIRIM’I ARKA PLANA ATMAK KABUL EDİLEMEZ” Gazeteci ve Ukrayna Enstitüsü Müdür Yardımcısı Alim Aliyev ise Kırım’ın işgalden kurtarılma meselesinin "zamanı değil" diyerek ertelenmesine sert tepki gösterdi. Aliyev, Kırım Tatarlarının durumuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: Kırım, açıkça görülüyor ki hem topyekûn işgalin hem de Avrupa'daki daha büyük bir savaşın 'casus bellisi' (savaş nedeni) oldu. Ancak Kırım meselesinden bahsederken, zaman geçtikçe konuyu daha derin bir çekmeceye itmeye ve 'şu an sırası değil' demeye çalışıyoruz. Oysa bu bizim için, özellikle de büyük çoğunluğu Kırım'da, o dondurulmuş ortamda yaşayan ve Rusya'nın düşmanca çevresinin sürekli baskısı altında olan Kırım Tatarları için varoluşsal bir savaştır. Bugün binlerce Kırım Tatarı, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri saflarında savaşıyor. Ailelerinin çoğu Kırım'da ve onlar için eve, ailelerine geri dönebilmek her şeyden daha önemli." Konuşmasında Rusya’nın Kırımlı çocukların askerîleştirilmesi, işgal altında kimliğin korunması ve Kırım'ın kültürel mirasının korunmasındaki zorluklar konularına da dikkat çeken Aliyev, “Rusya sadece toprakları değil, zihinleri de sömürgeleştiriyor. 'Yunarmia' ve 'İlklerin Hareketi' gibi askerî yapılarla bizim çocuklarımızı bize karşı savaşacak birer asker olarak yetiştiriyorlar. Bu savaşı uzun yıllara yaymayı hedefliyorlar." dedi. “ŞER EKSENİ” UYARISI: HEDEF BALTIK ÜLKELERİ Mİ? ANTS Ulusal Çıkar Savunma Ağı Yönetim Kurulu Başkanı Hanna Hopko, Rusya’nın artık tek başına değil, bir "şer ekseni" ile hareket ettiğine dikkat çekti. Putin’in Avrupa’yı müzakere vaatleriyle oyalarken aslında NATO ve AB ülkelerine karşı yeni saldırılar planladığını belirten Hopko, şu uyarıda bulundu: Putin, Baltık ülkelerine karşı bir saldırganlık hazırlığında olabilir. Bu bağlamda, toplum olarak kendi içimizde bir durum tespiti yapmalıyız: Nereye gidiyoruz, gelecekteki adımlarımızın ve kararlarımızın nedenleri ile sonuçları neler olacak? Birileri, istihbarat verisi alabilmek adına 'Trump’ı idare etmemiz gerektiğini' söylese bile, bu durum Kırım’daki insanlarımızı, tarihimizi ve hayatını kaybedenlere karşı olan borcumuzu unutmamız gerektiği anlamına gelmez." Forumda ayrıca Ukrayna’nın AB üyeliği için atması gereken adımlar ve Avrupa ile her alanda tam entegrasyonun Rus emperyalizmine karşı en güçlü kalkan olduğu vurgulandı.

Andriy Sıbiha, Kaja Kallas ile barış, yaptırımlar ve AB üyeliğini görüştü Haber

Andriy Sıbiha, Kaja Kallas ile barış, yaptırımlar ve AB üyeliğini görüştü

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha, Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile yaptığı görüşmede barış girişimleri, Avrupa Birliği (AB) yaptırımları ve Kıyiv’in üyelik sürecini ele aldı. Ukrayna Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre taraflar, savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomatik girişimlerin hızlandırılması ve uluslararası koordinasyonun artırılması konularını değerlendirdi. Görüşmede özellikle Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avrupa ülkeleriyle eşgüdümün önemi vurgulandı. RUSYA'YA YÖNELİK YENİ YAPTIRIMLAR Taraflar ayrıca Rusya’ya yönelik baskının artırılması gerektiği konusunda görüş birliğine vardı. Bu kapsamda AB’nin yeni yaptırım paketinin kabul edilmesi, Rusya’nın “gölge filosuna” (kimliksiz petrol tankerleri) deniz hizmetlerinin yasaklanması ve saldırıyla bağlantılı kişilere seyahat kısıtlamaları getirilmesi konuları öne çıktı. AB ÜYELİĞİ UKRAYNA'NIN GARANTİSİ Görüşmede, Ukrayna’nın AB üyeliği de güvenlik garantilerinin önemli unsurlarından biri olarak ele alındı. Sıbiha, Kıyiv yönetiminin üyelik için gerekli yükümlülükleri mümkün olan en kısa sürede yerine getirmeye hazır olduğunu belirtti. Taraflar ayrıca Rusya’nın topyekûn saldırısının yıl dönümü öncesinde atılacak adımları koordine ederken ilerleyen dönemdeki diplomatik temasları da planladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.