SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Avrupa Parlamentosu

QHA - Kırım Haber Ajansı - Avrupa Parlamentosu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Avrupa Parlamentosu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Avrupa Parlamentosunda Sovyet sürgünlerinin kurbanları anıldı: "Cezalandırılmayan kötülük geri döndü" Haber

Avrupa Parlamentosunda Sovyet sürgünlerinin kurbanları anıldı: "Cezalandırılmayan kötülük geri döndü"

Avrupa Birliği’nin (AB) kalbi Brüksel’deki Avrupa Parlamentosu (AP) binası önündeki meydanda, Sovyetler Birliği (SSCB) tarafından Orta ve Doğu Avrupa’dan sürgün edilen milyonlarca kurbanı anmak üzere üst düzey katılımlı resmî bir tören düzenlendi. Törene, Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov da katıldı. Törenin açılış konuşmasını gerçekleştiren Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, 1936-1952 yılları arasında totaliter Sovyet rejimi tarafından evlerinden, yurtlarından edilen insanların acılarına dikkat çekti. Metsola, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: Bu, 1936 ile 1952 yılları arasında Sovyetler Birliği’nin Baltık kıyılarından Karadeniz’e kadar uzanan topraklarda evlerinden sürgün ettiği, binlerce kilometre doğuya, Sibirya’ya ve Orta Asya’ya gönderdiği 3 milyondan fazla insanın ortak kaderiydi. Kıtamızdaki bu yara hiçbir zaman tamamen kapanmadı. Sürgüne gönderilenler, onların çocukları ve torunları bu yara izlerini hâlâ kalplerinde taşıyor. SSCB’nin bu halkların isimlerini, evlerini, dillerini, inançlarını ve yaşam tarzlarını yeryüzünden tamamen silmeye çalıştığını belirten Metsola, Moskova'nın bu hain emellerinde başarısız olduğunu ve sürgün kurbanlarının aziz hatırasının bugün Avrupa'nın tam merkezinde yaşamaya devam ettiğini vurguladı. REFAT ÇUBAROV: KREMLİN ZAMANINDA CEZALANDIRSAYDI BU SAVAŞ OLMAZDI Anma törenine, Ukrayna’nın AB Temsilcisi Vsevolod Çentsov ve Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov da katıldı. Çubarov, törende yaptığı konuşmada uluslararası topluma tarihi ve son derece ibretlik bir uyarıda bulunarak şunları kaydetti: Cezalandırılmayan kötülük, her zaman daha büyük ve daha korkunç suçlarla geri dönme eğilimindedir. Rusya’nın bugün Ukrayna’ya karşı başlattığı bu kanlı savaş, büyük ölçüde Moskova’nın, Kremlin’in ve eski SSCB’nin yönetici ile cellat organlarının zamanında insanlığa ve halklara karşı işledikleri suçlardan ötürü adaletten ve cezadan kaçabilmiş olmasının doğrudan bir sonucudur. 2023'TEN BERİ YAŞATILAN ANMA GELENEĞİ Orta ve Doğu Avrupa’daki Sovyet sürgünlerinin kurbanlarını anma girişimi, ilk olarak Avrupa hafızasını ve ortak değerlerini korumayı amaçlayan bir grup AP milletvekilinin gayriresmî önerisiyle başlamıştı. Kısa sürede kurumsallaşan bu girişim, 2023 yılından bu yana her yıl haziran ayında Avrupa Parlamentosu önünde düzenlenen resmî ve geleneksel bir törene dönüştü. 18 MAYIS 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI Kırım Tatar halkı, bir şafak vaktinde Sovyetler Birliği diktatörü Josef Stalin’in emriyle 18 Mayıs 1944 tarihinde topyekûn sürgüne tâbi tutuldu. Kırım’dan Türkistan, Urallar ve Sibirya bölgelerine hayvan vagonlarıyla sürgün edilen Kırım Tatar halkı; en temel insani haklardan mahrum bırakılarak günlerce süren zorunlu yolculuklar, açlık, susuzluk ve devamındaki perişanlık neticesinde nüfusunun yüzde 46’sını kaybetti. Sovyet yönetimi, soykırım niteliğindeki sürgünün hemen akabinde Kırım Yarımadası’nda, Kırım Tatarlarının varlığına işaret eden her şeyi ortadan kaldırmaya başladı. Köy, kasaba, ilçe ve şehirler başta olmak üzere yarımadadaki binden fazla yerleşim yerinin Kırım Tatarca olan adları değiştirildi. Kültürel soykırımın yaşandığı Kırım’da tarihi eserler tahrip edildi, mezarlıklar yok edildi ve yarımadanın demografik yapısı bilinçli şekilde dönüştürüldü. Sürgün edilen halk, bağrından koparıldığı o aziz vatanı, Kırım’ı hiçbir zaman unutmadı. Sürgünlük yollarında, sürgün edildikleri yerlerde vatana dönmek için çaba gösterdi. 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuldu. O döneme değin gerçekleşen vatan Kırım’a geri dönme teşebbüsleri, hapisle ve yeni sürgünle cezalandırıldı. 1989’a gelindiğinde Kırım Tatarları, yavaş yavaş ata topraklarına dönmeye başladı. Sürgün mağdurları o tarihten itibaren yaşadıkları yokluklara rağmen vatanda kalma mücadelesini sürdürdü. Ancak yaklaşık 150 bin Kırım Tatarı maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Türkistan bölgesinde kaldı. 2015 yılında Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan etti. 2019 yılında Letonya ve Litvanya meclisleri, 2022’de Kanada Parlamentosunun alt kanadı olan Avam Kamarası, 2024'ün temmuz ayında Polonya Parlamentosunun alt kanadı olan Sejm, 2024'ün ekim ayında Estonya Parlamentosu (Riigikogu), 2024'ün aralık ayında Çekya Parlamentosunun üst kanadı olan Senato ve 2025’in haziran ayında Hollanda Krallığı Genel Meclisinin alt meclisi olan Hollanda Temsilciler Meclisi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıdı.

AB Konseyi ve AP’den savunma hamlesi: Yeni düzenlemeler kapıda Haber

AB Konseyi ve AP’den savunma hamlesi: Yeni düzenlemeler kapıda

Avrupa Birliği (AB) Konseyi ile Avrupa Parlamentosu (AP) arasında, özellikle Ukrayna-Rusya Savaşı’nda yaşanan gelişmelerin ardından Avrupa'nın savunma hazırlığını ve savunma sanayisinin rekabet gücünü artırmayı amaçlayan yeni düzenlemeler üzerinde anlaşmaya varıldı. YENİ DÜZENLEMELER NELERİ KAPSIYOR? Yeni düzenlemelerin, savunma projelerine yönelik izin süreçleri, Avrupa Savunma Fonu (EDF), savunma ürünlerinin üye ülkeler arasındaki transferleri ve savunma tedarik prosedürlerine ilişkin hükümleri içerdiği aktarıldı. Anadolu Ajansının (AA) AB Konseyine dayandırdığı habere göre, anlaşma kapsamında savunma projelerine ilişkin izin süreçleri için ortak bir çerçeve oluşturulacağı kaydedilirken izin verme sürecinin azami süresinin ise 102 iş günü olarak belirleneceği ifade edildi. Yetkili makamların süre içinde karar vermemesi hâlinde ise başvuruların onaylanmış sayılması öngörülürken üye ülkelerin, insan sağlığı veya ulusal güvenliğe ilişkin gerekçelerle söz konusu uygulamaya istisna getirebileceği dile getirildi. DÜZENLEMELER KAPSAMINDA HANGİ YENİLİKLER GETİRİLECEK? EDF'ye ilişkin düzenlemeler çerçevesinde fon başvurularındaki bazı idari gereklilikler sadeleştirilirken küçük ve orta ölçekli işletmelerin fon kapsamındaki projelere katılımına yönelik teşviklerin de artırılacağı belirtildi. Bununla birlikte düzenlemelerin, savunma amaçlı kullanılan bazı kimyasal maddelere ilişkin mevcut muafiyetlerin sürdürülmesini de içerdiği kaydedilirken savunma tedarikine ilişkin kurallarda yapılacak değişikliklerle bazı eşik değerlerin yükseltileceği, ortak alım uygulamalarına imkân tanınacağı ve çerçeve anlaşmalarda daha fazla esneklik sağlanacağı bildirildi. Ayrıca anlaşmanın, yürürlüğe girmesi için AB Konseyi ve AP Genel Kurulu tarafından onaylanması gerekiyor. ABD’YE BAĞIMLILIĞIN AZALTILMASINA İLİŞKİN TARTIŞMALAR AVRUPA’NIN GÜNDEMİNDE Söz konusu düzenleme paketini 2025 yılının haziran ayında açıklayan AB, özellikle Ukrayna-Rusya Savaşı'nın ardından savunma harcamalarının artırılması, mühimmat üretiminin yükseltilmesi ve savunma sanayisinin desteklenmesine yönelik girişimlere ağırlık veriyor. Avrupa'nın güvenliğinde Donald Trump yönetimindeki Amerika Birleşik Devletleri’ne (ABD) bağımlılığın azaltılması ve savunma alanında daha fazla sorumluluk üstlenilmesine yönelik tartışmalar da AB'nin gündeminde öne çıkıyor.

Kırım Tatarı siyasi mahkûm Appaz Kurtamet’in annesi: Oğlum özgürlüğünü bekliyor Haber

Kırım Tatarı siyasi mahkûm Appaz Kurtamet’in annesi: Oğlum özgürlüğünü bekliyor

Rusya tarafından işgal edilen Herson bölgesinde 23 Temmuz 2022’de kaçırılan Kırım Tatarı siyasi mahkûm Appaz Kurtamet’in annesi Ayşe Kurtamet, oğlunun Rusya’daki cezaevinde yaşadıklarını anlattı. Anneler Günü'ne özel olarak gerçekleştirilen röportajda Kırım Haber Ajansına (QHA) konuşan Ayşe Kurtamet, oğlunun hâlen Rusya’nın Rusya’nın Pskov bölgesindeki 6 numaralı cezaevinde alıkonulduğunu belirtti. Anne Ayşe Kurtamet, oğluyla uzun süre iletişim kuramadıklarını belirterek, “Bazen yedi gün boyunca hiç haber alamıyoruz. Her böyle dönem çok ağır geçiyor.” dedi. Kurtamet, oğlunun sık sık disiplin hücresine gönderildiğini ve bunun cezaevinde rutin hâline geldiğini ifade etti. Appaz’ın şu anda ceza kolonisindeki bir tekstil atölyesinde çalıştığını belirten anne, oğlunun yaşadığı fiziksel ve psikolojik yıpranmayı da anlattı. “Vladimir Merkezi” olarak bilinen önceki mahkûm yerinden sonra oğlunun yaklaşık 10 kilo verdiğini söyleyen Ayşe Kurtamet, spor salonuna gitmesine de izin verilmediğini kaydetti. Appaz Kurtamet’in cezaevinde resim yaparak, kitap okuyarak ve dil çalışarak ayakta kalmaya çalıştığını aktaran anne, oğlunun Ray Bradbury’nin “Karahindiba Şarabı” kitabını okuduğunu ve bunun ona moral verdiğini söyledi. "MAHKÛMİYET ALTINDA KIRIM TATARCA ÇALIŞIYOR" Cezaevinde küçük bir İngilizce konuşma grubu kurduklarını belirten Ayşe Kurtamet, daha sonra başka bir Kırım Tatarının da katılmasıyla Kırım Tatarca çalışmaya başladıklarını ifade etti. “Oğlum çok yorgun. Bazen takas edilip özgürlüğüne kavuşacağına dair umudu olduğunu söylüyor ama bu umut giderek zayıflıyor.” diyen anne, Appaz’ın sürekli baskı altında yaşadığını belirtti. DIŞ DÜNYADAN ZORLA KOPLARILDI Ayşe Kurtamet, oğlunun dış dünyadan kopmaktan korktuğunu, telefon görüşmelerinde kendisine yapay zekâ gibi yeni gelişmeleri sorduğunu anlattı. Tutuklanmadan önce aktif bir yaşam sürdüren Appaz’ın Türkçe teknik destek verdiğini, Kırım Tatarca dersleri düzenlediğini ve turizm sektöründe çalıştığını söyleyen anne, oğlunun aile evine ve bahçelerine büyük bağlılık duyduğunu ifade etti. “Appaz benim en küçük çocuğum ve tek oğlum. Eve girdiğinde her yer aydınlanırdı.” diyen Ayşe Kurtamet, yaşamını oğluna kavuşma umuduyla sürdürdüğünü söyledi. APPAZ KURTAMET KİMDİR? Appaz Kurtamet 19 Ağustos 2002’de Herson bölgesindeki Novooleksiyivka kasabasında dünyaya geldi. Babası Halil Kurtamet, iş insanı ve kasabadaki Müslüman cemaatinin lideriydi. (Halil Kurtamet, 7 Kasım 2023’te Rus güvenlik güçlerince alıkonuldu.) 2022'deki Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı işgalinden önce Appaz, Kıyiv’de bir IT şirketinde çalışıyor ve gönüllü faaliyetlerde bulunuyordu. Ondan önce bir yıl boyunca Odesa’da yaşamış, burada Kırım Tatar Kültür Merkezinde Kırım Tatar dili öğretmeni olarak çalışmıştı. Topyekûn savaşın başlamasıyla birlikte Appaz, annesi Ayşe Kurtamet ile birlikte daha güvenli olan Lviv’e taşındı. Annesi, Mayıs 2022'de doğum yapmak üzere olan büyük kızına destek olmak için Türkiye’ye gitti. Appaz ise Temmuz 2022’de ailesinin Novooleksiyivka’daki evini ziyaret etmeye karar verdiğini annesine bildirdi. İŞGALCİLER TARAFINDAN KAÇIRILAN GENÇTEN AYLARCA HABER ALINAMADI Kırım Tatarı Appaz Kurtamet 23 Temmuz 2022 tarihinde Herson bölgesinde alıkonulduktan sonra Çongar kontrol noktasından geçirilerek işgal altındaki Kırım'a götürüldü. Daha sonra günlerce genç Kırım Tatarı hakkında hiçbir haber alınamadı. Appaz Kurtamet kaybolduktan 2 hafta sonra babasına, oğlunun tutukevinde alıkonulduğu bildirildi ve oğlunun kaçırılması ile ilgili “yaygara koparmaması” istendi. Daha sonra Appaz Kurtamet’in işgalci güçler tarafından Kırım’da alıkonulduğu ortaya çıktı. Appaz Kurtamet kaçırıldıktan 3 ay sonra ekim ayında Kırım’daki sözde mahkeme hakkında tutuklama kararı çıkardı. Kırım Tatar aktivist Elmaz Kırımlı, Appaz Kurtamet Kırım Taburunda görev yapan arkadaşına 500 grivna borç verdiği için işgalcilerce “terör örgütü finanse etmekle” suçlandığını aktarmıştı. GENÇ KIRIM TATARINA DÜZMECE SUÇLAMALAR ÇERÇEVESİNDE 7 YIL HAPİS CEZASI Akmescit kentinde faaliyet gösteren sözde Kiyevskiy Bölge Mahkemesi sözde yargıcı Oksana Kraçevskaya, Nisan 2023’te güya “terör örgütü finanse etmekle”suçlanan Appaz Kurtamet’i suçlu bularak hakkında 7 yıl hapis cezası kararı aldı. Kasım 2023’te Kurtamet’in Rusya’daki cezaevine sevk edildiği öğrenildi. Kırım Tatarı siyasî tutsak Appaz Kurtamet’in annesi Ayşe Kurtamet, Rus işgal güçlerinin oğluna özgürlük karşılığında “iş birliği” yapma teklifinde bulunduğunu ancak oğlunun halkına ihanet etmeyi reddederek bu teklifi kabul etmediğini anlatmıştı. İŞGALCİLER AİLELERE BASKI UYGULUYOR Rus işgal güçleri, Kasım 2023’te Herson bölgesine bağlı Novooleksiyivka kasabasında yaşayan Kırım Tatar siyasî tutsak Appaz Kurtamet’in babası Halil Kurtamet’i alıkoydu. İşgalciler, Halil Kurtamet’i Numan Çelebicihan Taburu’na mensup olmakla suçladı. Daha sonra hakkında 8 yıl hapis cezası kararı alındı. Kırım Tatarı siyasi tutsak Appaz Kurtamet’in annesi Ayşe Kurtamet, oğlunun özgürlüğü için kararlılıkla mücadele ediyor. ANNE AYŞE KURTAMET'İN MÜCADELESİ Ayşe Kurtamet, şimdiye dek Birleşmiş Milletler, Ukrayna ve Türkiye cumhurbaşkanlarına çağrılarda bulundu. Aynı zamanda, Brüksel’deki Avrupa Parlamentosu binası önünde protesto eylemleri düzenleyerek uluslararası toplumu, Rusya’nın siyasi tutsaklara yönelik baskılarına karşı harekete geçmeye çağırdı. Ayşe Kurtamet, oğlunun sadece Kırım Tatar kimliği ve aktif vatandaşlık duruşu nedeniyle hedef alındığını sık sık vurguluyor. Brüksel’deki Avrupa Parlamentosu binası önünde 10 Temmuz’da düzenlediği tek kişilik protesto eylemi sırasında yaptığı konuşmada acılı anne, “Tek başıma mücadele ediyorum. Bütün ailem hapiste. Yardıma ihtiyacım var.” ifadelerini kullandı. Oğlunun 19 yaşında tutuklandığını, şimdi ise 22 yaşında olduğunu belirten Ayşe Kurtamet, “Üç yıldır hiçbir suçu olmadan ceza çekiyor. Suçsuz yere hüküm giydi. Ayrıca Appaz alıkonulduktan yaklaşık bir yıl sonra babası da alıkonuldu. Ona da baskı uygulandı, işkence gördü. Daha sonra aynı suçlamayla 8 yıl hapis cezasına çarptırıldı...Oğlumun özgürlüğü için elimden gelen her şeyi yapıyorum. Sık sık yurtdışına çıkarak sesimi duyurmaya çalışıyorum. En büyük dileğim daha fazla etkinliğe katılarak adaletsizlikleri dünyaya duyurmak, hem oğlumun hem de eşimin esaretini görünür kılmak.” dedi.

Azerbaycan ve AB arasında kriz: Dışişlerinden nota! Haber

Azerbaycan ve AB arasında kriz: Dışişlerinden nota!

Azerbaycan, Avrupa Parlamentosunun (AP) kabul ettiği kararda yer alan “asılsız ve önyargılı” ifadeler nedeniyle Avrupa Birliği’ne (AB) nota verdi. Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, AB’nin Bakü Büyükelçisi Marijana Kujundzic’in Bakanlığa çağrıldığı ve kendisine resmi nota verildiği bildirildi. Azerbaycan, AP'nin kabul ettiği bir kararda yer alan Azerbaycan'a yönelik "asılsız ve önyargılı" ifadeler nedeniyle AB'ye resmî nota verdi. Azerbaycan Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, AP'nin dün kabul ettiği karar dolayısıyla AB'nin Bakü Büyükelçisi Marijana Kujundzic'in Bakanlığa çağrıldığı bildirildi. “GERÇEKLER ÇARPITILIYOR” TEPKİSİ Görüşmede, AP'nin kabul ettiği karardaki ifadelerin kesin dille kınandığı ve Kujundzic'e Azerbaycan'ın notasının verildiği kaydedildi. Söz konusu karardaki değerlendirmelerin gerçekleri çarpıttığı, objektiflik ilkelerine, devletlerin egemenliği ile toprak bütünlüğüne saygı yükümlülüklerine aykırı olduğu vurgulanan görüşmede, AP'nin bu tutumunun bölgede normalleşme sürecine ve Azerbaycan ile AB arasındaki ilişkilerin geleceğine olumsuz etki ettiği belirtildi. AP'nin kararındaki Karabağ'ın Ermeni sakinlerinin geri dönüşüne ilişkin çağrıların Azerbaycan'ın iç işlerine müdahale niteliği taşıdığı ifade edildi. Azerbaycan'ın 2023'te Karabağ'daki Ermeni vatandaşlara ülkeye entegrasyon önerisinde bulunduğu hatırlatılarak Ermenilerin buna rağmen bölgeyi gönüllü olarak terk ettiği, aksi yönündeki açıklamaların gerçeği yansıtmadığı kaydedildi. “SAVAŞ ESİRİ” VE KÜLTÜREL MİRAS TARTIŞMASI Görüşmede ayrıca, AP'nin kararında "savaş esirleri" olarak sunulan Ermeni kökenli kişilerin serbest bırakılmasına yönelik çağrıların hukuki açıdan kabul edilemez olduğu belirtildi. Azerbaycan'ın insani yaklaşım sergileyerek çok sayıda tutukluyu serbest bıraktığı, güven artırıcı adımlar attığı, hakkında mahkeme kararı bulunan kişilerin ise terör, sabotaj ve savaş suçları dahil ağır suçlardan hüküm giydiği hatırlatıldı. "Kültürel ve dini mirasın yok edilmesi" iddialarının da tamamen asılsız ve kabul edilemez olduğu vurgulanan görüşmede, işgal döneminde Azerbaycan'ın kültürel ve dini mirasının geniş çapta tahrip edilmesine Avrupa kurumlarınca yeterli önem verilmediğine dikkat çekildi. AB'ye, Azerbaycan'la ilişkilere ve bölgede barış ile normalleşme sürecine zarar veren bu tür adımların önlenmesi için çağrı yapıldı. AZERBAYCAN PARLAMENTOSU, AVRUPA PARLAMENTOSU İLE TÜM İLİŞKİLERİNİ DURDURDU Azerbaycan Millî Meclisi tarafından kabul edilen kararda ise, AP'nin Azerbaycan'a karşı açık ve yapıcı diyalogdan yana olmadığı ve "yıkıcı tutum" sergilediği belirtildi. AP'nin faaliyetlerinde uluslararası hukuk normları ile adalet anlayışını göz ardı ettiği kaydedilen metinde, söz konusu kurumun, Azerbaycan topraklarının Ermenistan tarafından 30 yıl işgal altında tutulmasına, yerleşim yerlerinin ve kültürel mirasın tahrip edilmesine, etnik temizlik ve 1 milyondan fazla kişinin yerinden edilmesine karşı "duyarsız kaldığı" vurgulandı. Ayrıca AB-Azerbaycan Parlamenter İşbirliği Komitesi ile Euronest Parlamenter Asamblesinin, Azerbaycan'a karşı baskı ve müdahale aracı haline getirildiği ifade edildi. Millî Meclisin kararında, AP'nin lobi gruplarının etkisinde kaldığı, Azerbaycan karşıtı ve İslam karşıtı bir yapıya dönüştüğü belirtildi. Kararda, AP'nin yaklaşımının yalnızca Azerbaycan-AB ilişkilerine değil, Güney Kafkasya'da kalıcı barış çabalarına da zarar verdiği ve bölgede gerilimi artırma riski taşıdığına işaret edildi. Bu çerçevede Milli Meclis, Avrupa Parlamentosu ile tüm alanlardaki iş birliğinin durdurulmasına, AB-Azerbaycan Parlamenter İşbirliği Komitesindeki faaliyetlerin sonlandırılmasına ve Euronest Parlamenter Asamblesindeki üyeliğin sona erdirilmesine yönelik sürecin başlatılmasına karar verdi. AP'NİN KABUL ETTİĞİ KARAR AP'de dün kabul edilen kararda Azerbaycan'a Karabağ'ı terk eden Ermenilerin geri dönüşünü sağlama çağrısında bulunulmuş, hapiste bulunan Ermenistan vatandaşlarının serbest bırakılması talep edilmişti. Kararda ayrıca Ermenilere ait kültürel mirasın korunması çağrısı yer almıştı.

Avrupa Parlamentosundan Rusya kararı: "Özel Mahkeme için derhal harekete geçilsin" Haber

Avrupa Parlamentosundan Rusya kararı: "Özel Mahkeme için derhal harekete geçilsin"

Avrupa Parlamentosu (AP), Rusya’nın Ukrayna’daki sivil halka yönelik saldırılarına yanıt olarak hazırlanan karar tasarısını ezici bir çoğunlukla kabul etti. Karar; Rusya'nın siyasi, askeri ve yargı kademesinin tamamının "saldırı suçu" nedeniyle yargılanacağı bir Özel Mahkemenin derhal faaliyete geçirilmesini öngörüyor. 30 Nisan 2026'da gerçekleşen oylamada; 446 "evet" oyuna karşılık, 63 "hayır" ve 52 "çekimser" oyla kabul edilen kararda, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü saldırgan savaşın uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğu ve Rusya ile ona destek veren ülkelerin liderlerinin bu saldırganlık suçu, savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve diğer uluslararası suçlardaki rolleri nedeniyle hesap vermeleri gerektiği vurgulandı. YARGILANACAK İSİMLER ARASINDA DUMA ÜYELERİ DE VAR Kararda, sadece askeri liderlerin değil, saldırı suçunu yöneten veya buna katkıda bulunan tüm üst düzey yetkililerin sorumlu tutulması gerektiği belirtildi. Parlamento; Rusya Devlet Duması üyeleri ve Anayasa Mahkemesi yargıçları gibi en üst düzey siyasi ve adli figürlerin de yargı sürece dahil edilmesi gerektiğini düşünüyor. UCM KARARLARINA BAĞLILIK VURGUSU Bununla birlikte kararda, Uluslararası Ceza Mahkemesinin (UCM) Ukrayna'daki soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları konusundaki soruşturmalarına tam destek verildi. Ayrıca, tüm AB üyesi devletlere, Roma Statüsü uyarınca topraklarında bulunan ve hakkında UCM yakalama kararı olan kişileri tutuklama ve teslim etme yükümlülükleri hatırlatıldı. 20. YAPTIRIM PAKETİ VE KALICI BARIŞ ŞARTI Ayrıca AP üyeleri, Rusya'ya yönelik hazırlanan 20. yaptırım paketini de onayladı. Kararda yaptırımların, bir barış anlaşması imzalanana ve tam olarak uygulanana kadar kesinlikle kaldırılmayacağı vurgulandı. RUSYA İÇİN ÖZEL MAHKEME SÜRECİ Mart 2025 itibarıyla mahkemenin temelini oluşturacak yasal çerçeve Strazburg’da tamamlanmış, takip eden Nisan ayında ise AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas teknik müzakerelerin sona erdiğini ilan etmiştir. Haziran 2025'te Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy ile Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Alain Berset’in attığı imzalarla mahkeme resmiyet kazanmış, bu anlaşma Temmuz ayında Ukrayna Parlamentosu tarafından onaylanarak yürürlüğe girmiştir. Gelinen son noktada, 30 Nisan 2026 (bugün) tarihi itibarıyla Avrupa Parlamentosu; mahkemenin derhal faaliyete geçmesini ve tüm üye devletlerin sürece dahil olmasını öngören nihai kararı kabul ederek yargı sürecinin önündeki son engelleri kaldırmış oldu.

Avrupa Parlamentosundan Rusya’ya suçlama: Yabancıları yanıltıcı vaatlerle kandırıp cepheye sürüyor Haber

Avrupa Parlamentosundan Rusya’ya suçlama: Yabancıları yanıltıcı vaatlerle kandırıp cepheye sürüyor

Avrupa Parlamentosu, Rusya’nın başta Afrika ülkeleri olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinden binlerce kişiyi yanıltıcı vaatlerle orduya veya silah sanayisine dahil etmesini sert bir dille kınayan kararı kabul etti. Belgede söz konusu uygulamaların "insan ticareti" ve "zorla çalıştırma" kapsamında uluslararası hukuk ihlali olduğu vurgulandı. Strazburg’da bugün düzenlenen genel kurulda 478 milletvekilinin desteğiyle kabul edilen kararda, Rusya’nın iş gücü ihtiyacını karşılamak için kullandığı karanlık yöntemler mercek altına alındı. Avrupa Parlamentosu milletvekilleri, Rus olmayan binlerce kişinin iş teklifleri, çalışma koşulları ve riskler konusunda yanlış bilgilendirildiğine dikkat çekti. Bu kişilerin ya silah üretim tesislerine ya da doğrudan Ukrayna’daki işgal operasyonlarının en ön saflarına gönderildiği belirtildi. Ukrayna tarafından paylaşılan verilere dayandırılan raporda, Rus ordusu saflarında 36 farklı Afrika ülkesinden en az bin 780 kişinin savaştığı kaydedildi. Toplamda ise 128 ülkeden yaklaşık 18 bin yabancı uyruklunun Rusya tarafından bu savaş için devşirildiği aktarıldı. Karar metninde, bu yabancı “paralı askerlerin” genellikle "harcanabilir personel" (top yemi) olarak görüldüğü ve en tehlikeli cephe hatlarına sürüldüğü ifade edildi. Avrupa milletvekilleri, savunmasız durumdaki insanların kandırılmasının, seyahat özgürlüklerinin kısıtlanmasının ve emek sömürüsüne maruz bırakılmasının uluslararası sözleşmeleri ihlal eden birer suç olduğunu hatırlattı. Bu insan hakları ihlallerinin ve insan ticaretinin sona ermesinin tek yolunun Rusya’nın saldırganlık savaşının durdurulması olduğu kaydedilirken, parlamento Rusya’nın işlediği uluslararası hukuk ihlalleri için hesap verebilirliği sağlayan mekanizmalara olan desteğini yineledi.

Kırım Tatar aktivist Lia Gazi: Bütün Kırım Tatar halkı için mücadele ediyorum Haber

Kırım Tatar aktivist Lia Gazi: Bütün Kırım Tatar halkı için mücadele ediyorum

Annesi Kırım Tatarı, babası ise Ukrain olan aktivist ve içerik üreticisi Lia Gazi, 24 Şubat 2026 tarihinde Avrupa Parlamentosunun (AP) Brüksel’de düzenlenen Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı’na katıldı. Toplantı, işgalci Rusya’nın Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne yönelik topyekûn işgal girişiminin dördüncü yıl dönümüne özel tertip edildi. TOPLANTININ GÜNDEMİ KIRIM VE KIRIM TATARLARI OLDU AP'nin sosyal medya biriminin daveti üzerine toplantıya katılan Gazi, AP milletvekilleri, gazeteciler ve siyaset bilimi uzmanlarıyla Kırım Tatarlarının Rus işgaline karşı gösterdiği direnişin desteklenmesi, Kırım’ın Yeniden Entegrasyonu Birliği'nin (Association of Reintegration of Crimea) faaliyetleri ve Birliğin yürüttüğü araştırmaların sonuçları ile Avrupa Birliği’nin (AB) Rusya’ya karşı uyguladığı yaptırım politikalarını kapsamlı bir şekilde ele aldı. RUSYA’YA UYGULANAN YAPTIRIMLAR VE RUS YANLISI LOBİLEŞMELER KONUŞULDU Öte yandan toplantıda, Kırım’daki sözde Rus yönetimiyle bağlantılı şahıslara uygulanan yaptırımların kaldırılmasına karşı alınacak önlemler ile birlikte, Rusya’nın petrol taşımacılığında kullandığı tankerlerin deldiği yaptırımlar, AB’deki bazı ülkelerde oluşan Rus yanlısı lobileşmeler ve söz konusu yapıların Kırım’da yasa dışı olarak gösterdiği faaliyetler, Rusya’ya uygulanacak yaptırım paketlerinde yaşanan gecikmeler ve eksiklikler ile Rusya’nın silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) oluşturduğu tehditlerle mücadele edilmesi üzerinde duruldu. Yapay zekânın gelişimi ve yapay zekânın askerî alanda kullanımının da tartışıldığı toplantıda AP Başkanı Dr. Roberta Metsola ile bir araya gelen genç aktivist, Kırım’ın Rus işgalinden kurtarılması ve Avrupa’nın bölgesel güvenliği açısından Kırım’ın önemini gündeme taşıdı. “NEREYE GİDERSEM GİDEYİM, KENDİ HİKÂYEMİ VE KIRIM’I DA YANIMDA GÖTÜRÜYORUM” Toplantıya ilişkin değerlendirmelerini Kırım Haber Ajansıyla (QHA) paylaşan Gazi, “Benim için son derece anlamlı ve harikulâde bir tecrübe oldu. Nereye gidersem gideyim, kendi hikâyemi ve Kırım’ı da yanımda götürüyorum. Kırım’ın işgalden kurtarılmasının ve Kırım Tatar halkının hâlâ devam etmekte olan mücadelesinin önemini insanlara hatırlatma şansına bir kez daha erişebildiğim için minnettarım.” ifadelerini kullandı. Kırım’ın 2014 yılında Rusya tarafından işgaline tanıklık eden ve ailesi de 1944 yılında gerçekleşen Kırım Tatar Sürgünü'nü yaşayan Gazi, sosyal medyayı Kırım’ın sesini duyurduğu başlıca platform olarak kullanmaya ilk defa dört yıl önce başladığını belirterek “(O zamanlar) Bir gün Avrupa Parlamentosunda bu konu üzerine (Kırım) konuşacağımı asla hayal edemezdim. Orada bulunduğum için hem minnettar oldum hem de kendimi sorumlu hissettim çünkü yalnızca ailemin adaletinin sağlanması için değil, bütün Kırım Tatar halkı için mücadele ediyorum.” şeklinde konuştu. Ayrıca, Kırım'ın Yeniden Entegrasyonu Birliği'nin 24 Şubat 2026 tarihli haberine göre Metsola, AB’nin Kırım Tatarlarına ve Ukraynalılara verdiği desteğin altını çizerken Ukrayna’nın olmadığı hiçbir masada Ukrayna’nın geleceği adına karar alınamayacağına dair ilkeyi (“Nothing about Ukraine without Ukraine”) hatırlattı.

Avrupa Birliği’nden Ukrayna'ya 90 milyar avroluk yardım paketi! Haber

Avrupa Birliği’nden Ukrayna'ya 90 milyar avroluk yardım paketi!

Avrupa Parlamentosu (AP), Ukrayna’ya sağlanacak yardımları içeren birtakım yasa tekliflerini onayladı. Bu yasa teklifleri arasında, Ukrayna’ya 2026 ve 2027 yılları için 90 milyar avro değerinde kredi verilmesi de bulunuyor. Söz konusu yasa teklifi, 458 parlamento üyesi tarafından onaylanırken teklif için 140 karşıt ve 44 çekimser oy kullanıldı. YARDIMLAR; SAVUNMA, ASKERÎ EKİPMANLARA VE BÜTÇE İÇİN AYRILACAK Yardım paketinden 30 milyar avronun, Ukrayna’nın devlet bütçesinin desteklenmesi veya Ukrayna’ya makro düzeyde finansal yardım sağlanması adına kullanılacağı, bu yardımın ise “Ukrayna Finansman Mekanizması” (EU Mechanism for Ukraine) üzerinden aktarılacağı belirtildi. Ukrayna’nın savunması ve askerî ekipman tedariki için ise yardım paketinden 60 milyar dolar ayrılacak. Avrupa ülkelerinden birtakım savunma ekipmanlarının tedarik edilemediği durumlarda ise dışarıdan destek alınacak. Ukrayna’nın hazırladığı Avrupa Birliği (AB) Komisyonunun değerlendirdiği finansal stratejide tanımlandığı üzere söz konusu maddi yardımlar, Ukrayna’nın finansal ihtiyaçları gözetilerek sağlanacak. YARDIM PAKETİ İÇİN AVRUPA BİRLİĞİ, BİRTAKIM TALEPLERDE BULUNDU Söz konusu paket dâhilinde Avrupa Komisyonunun 2026 yılının ikinci çeyreğinde ilk yardımı aktarabilmesi adına AB Konseyinin resmen onay vermesi beklenen paketin; Ukrayna’nın demokrasiye sarsılmaz bir bağlılık gösterdiği, hukukun üstünlüğünü sağladığı ve azınlık hakları dâhil olmak üzere insan haklarını koruduğu takdirde verilebileceği bildirildi. Ayrıca, yolsuzlukla mücadelenin sürdürülmesi ve demokratik kuruluşların güçlendirilmesinin de talepler dâhilinde olduğu belirtildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.