SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Avrupa Parlamentosu

QHA - Kırım Haber Ajansı - Avrupa Parlamentosu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Avrupa Parlamentosu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Avrupa Parlamentosundan Rusya’ya suçlama: Yabancıları yanıltıcı vaatlerle kandırıp cepheye sürüyor Haber

Avrupa Parlamentosundan Rusya’ya suçlama: Yabancıları yanıltıcı vaatlerle kandırıp cepheye sürüyor

Avrupa Parlamentosu, Rusya’nın başta Afrika ülkeleri olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinden binlerce kişiyi yanıltıcı vaatlerle orduya veya silah sanayisine dahil etmesini sert bir dille kınayan kararı kabul etti. Belgede söz konusu uygulamaların "insan ticareti" ve "zorla çalıştırma" kapsamında uluslararası hukuk ihlali olduğu vurgulandı. Strazburg’da bugün düzenlenen genel kurulda 478 milletvekilinin desteğiyle kabul edilen kararda, Rusya’nın iş gücü ihtiyacını karşılamak için kullandığı karanlık yöntemler mercek altına alındı. Avrupa Parlamentosu milletvekilleri, Rus olmayan binlerce kişinin iş teklifleri, çalışma koşulları ve riskler konusunda yanlış bilgilendirildiğine dikkat çekti. Bu kişilerin ya silah üretim tesislerine ya da doğrudan Ukrayna’daki işgal operasyonlarının en ön saflarına gönderildiği belirtildi. Ukrayna tarafından paylaşılan verilere dayandırılan raporda, Rus ordusu saflarında 36 farklı Afrika ülkesinden en az bin 780 kişinin savaştığı kaydedildi. Toplamda ise 128 ülkeden yaklaşık 18 bin yabancı uyruklunun Rusya tarafından bu savaş için devşirildiği aktarıldı. Karar metninde, bu yabancı “paralı askerlerin” genellikle "harcanabilir personel" (top yemi) olarak görüldüğü ve en tehlikeli cephe hatlarına sürüldüğü ifade edildi. Avrupa milletvekilleri, savunmasız durumdaki insanların kandırılmasının, seyahat özgürlüklerinin kısıtlanmasının ve emek sömürüsüne maruz bırakılmasının uluslararası sözleşmeleri ihlal eden birer suç olduğunu hatırlattı. Bu insan hakları ihlallerinin ve insan ticaretinin sona ermesinin tek yolunun Rusya’nın saldırganlık savaşının durdurulması olduğu kaydedilirken, parlamento Rusya’nın işlediği uluslararası hukuk ihlalleri için hesap verebilirliği sağlayan mekanizmalara olan desteğini yineledi.

Kırım Tatar aktivist Lia Gazi: Bütün Kırım Tatar halkı için mücadele ediyorum Haber

Kırım Tatar aktivist Lia Gazi: Bütün Kırım Tatar halkı için mücadele ediyorum

Annesi Kırım Tatarı, babası ise Ukrain olan aktivist ve içerik üreticisi Lia Gazi, 24 Şubat 2026 tarihinde Avrupa Parlamentosunun (AP) Brüksel’de düzenlenen Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı’na katıldı. Toplantı, işgalci Rusya’nın Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne yönelik topyekûn işgal girişiminin dördüncü yıl dönümüne özel tertip edildi. TOPLANTININ GÜNDEMİ KIRIM VE KIRIM TATARLARI OLDU AP'nin sosyal medya biriminin daveti üzerine toplantıya katılan Gazi, AP milletvekilleri, gazeteciler ve siyaset bilimi uzmanlarıyla Kırım Tatarlarının Rus işgaline karşı gösterdiği direnişin desteklenmesi, Kırım’ın Yeniden Entegrasyonu Birliği'nin (Association of Reintegration of Crimea) faaliyetleri ve Birliğin yürüttüğü araştırmaların sonuçları ile Avrupa Birliği’nin (AB) Rusya’ya karşı uyguladığı yaptırım politikalarını kapsamlı bir şekilde ele aldı. RUSYA’YA UYGULANAN YAPTIRIMLAR VE RUS YANLISI LOBİLEŞMELER KONUŞULDU Öte yandan toplantıda, Kırım’daki sözde Rus yönetimiyle bağlantılı şahıslara uygulanan yaptırımların kaldırılmasına karşı alınacak önlemler ile birlikte, Rusya’nın petrol taşımacılığında kullandığı tankerlerin deldiği yaptırımlar, AB’deki bazı ülkelerde oluşan Rus yanlısı lobileşmeler ve söz konusu yapıların Kırım’da yasa dışı olarak gösterdiği faaliyetler, Rusya’ya uygulanacak yaptırım paketlerinde yaşanan gecikmeler ve eksiklikler ile Rusya’nın silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) oluşturduğu tehditlerle mücadele edilmesi üzerinde duruldu. Yapay zekânın gelişimi ve yapay zekânın askerî alanda kullanımının da tartışıldığı toplantıda AP Başkanı Dr. Roberta Metsola ile bir araya gelen genç aktivist, Kırım’ın Rus işgalinden kurtarılması ve Avrupa’nın bölgesel güvenliği açısından Kırım’ın önemini gündeme taşıdı. “NEREYE GİDERSEM GİDEYİM, KENDİ HİKÂYEMİ VE KIRIM’I DA YANIMDA GÖTÜRÜYORUM” Toplantıya ilişkin değerlendirmelerini Kırım Haber Ajansıyla (QHA) paylaşan Gazi, “Benim için son derece anlamlı ve harikulâde bir tecrübe oldu. Nereye gidersem gideyim, kendi hikâyemi ve Kırım’ı da yanımda götürüyorum. Kırım’ın işgalden kurtarılmasının ve Kırım Tatar halkının hâlâ devam etmekte olan mücadelesinin önemini insanlara hatırlatma şansına bir kez daha erişebildiğim için minnettarım.” ifadelerini kullandı. Kırım’ın 2014 yılında Rusya tarafından işgaline tanıklık eden ve ailesi de 1944 yılında gerçekleşen Kırım Tatar Sürgünü'nü yaşayan Gazi, sosyal medyayı Kırım’ın sesini duyurduğu başlıca platform olarak kullanmaya ilk defa dört yıl önce başladığını belirterek “(O zamanlar) Bir gün Avrupa Parlamentosunda bu konu üzerine (Kırım) konuşacağımı asla hayal edemezdim. Orada bulunduğum için hem minnettar oldum hem de kendimi sorumlu hissettim çünkü yalnızca ailemin adaletinin sağlanması için değil, bütün Kırım Tatar halkı için mücadele ediyorum.” şeklinde konuştu. Ayrıca, Kırım'ın Yeniden Entegrasyonu Birliği'nin 24 Şubat 2026 tarihli haberine göre Metsola, AB’nin Kırım Tatarlarına ve Ukraynalılara verdiği desteğin altını çizerken Ukrayna’nın olmadığı hiçbir masada Ukrayna’nın geleceği adına karar alınamayacağına dair ilkeyi (“Nothing about Ukraine without Ukraine”) hatırlattı.

Avrupa Birliği’nden Ukrayna'ya 90 milyar avroluk yardım paketi! Haber

Avrupa Birliği’nden Ukrayna'ya 90 milyar avroluk yardım paketi!

Avrupa Parlamentosu (AP), Ukrayna’ya sağlanacak yardımları içeren birtakım yasa tekliflerini onayladı. Bu yasa teklifleri arasında, Ukrayna’ya 2026 ve 2027 yılları için 90 milyar avro değerinde kredi verilmesi de bulunuyor. Söz konusu yasa teklifi, 458 parlamento üyesi tarafından onaylanırken teklif için 140 karşıt ve 44 çekimser oy kullanıldı. YARDIMLAR; SAVUNMA, ASKERÎ EKİPMANLARA VE BÜTÇE İÇİN AYRILACAK Yardım paketinden 30 milyar avronun, Ukrayna’nın devlet bütçesinin desteklenmesi veya Ukrayna’ya makro düzeyde finansal yardım sağlanması adına kullanılacağı, bu yardımın ise “Ukrayna Finansman Mekanizması” (EU Mechanism for Ukraine) üzerinden aktarılacağı belirtildi. Ukrayna’nın savunması ve askerî ekipman tedariki için ise yardım paketinden 60 milyar dolar ayrılacak. Avrupa ülkelerinden birtakım savunma ekipmanlarının tedarik edilemediği durumlarda ise dışarıdan destek alınacak. Ukrayna’nın hazırladığı Avrupa Birliği (AB) Komisyonunun değerlendirdiği finansal stratejide tanımlandığı üzere söz konusu maddi yardımlar, Ukrayna’nın finansal ihtiyaçları gözetilerek sağlanacak. YARDIM PAKETİ İÇİN AVRUPA BİRLİĞİ, BİRTAKIM TALEPLERDE BULUNDU Söz konusu paket dâhilinde Avrupa Komisyonunun 2026 yılının ikinci çeyreğinde ilk yardımı aktarabilmesi adına AB Konseyinin resmen onay vermesi beklenen paketin; Ukrayna’nın demokrasiye sarsılmaz bir bağlılık gösterdiği, hukukun üstünlüğünü sağladığı ve azınlık hakları dâhil olmak üzere insan haklarını koruduğu takdirde verilebileceği bildirildi. Ayrıca, yolsuzlukla mücadelenin sürdürülmesi ve demokratik kuruluşların güçlendirilmesinin de talepler dâhilinde olduğu belirtildi.

Avrupa Parlamentosundan Ukrayna'nın hava savunmasını güçlendirme çağrısı Haber

Avrupa Parlamentosundan Ukrayna'nın hava savunmasını güçlendirme çağrısı

Avrupa Parlamentosu, Rusya’nın kış şartlarını bir silah olarak kullanarak Ukrayna’nın enerji altyapısına düzenlediği saldırıları "insanlık suçu" olarak nitelendirdi. Strazburg’da düzenlenen oturumda, Moskova’ya karşı 20. yaptırım paketinin devreye alınması ve Ukrayna’nın hava savunmasının güçlendirilmesi için acil çağrı yapıldı. Deutsche Welle’nin aktardığına göre Avrupa Parlamentosu, 10 Şubat Salı günü Ukrayna’daki insani krizi ve Rusya’nın enerji terörünü görüşmek üzere olağanüstü toplandı. Toplantı sırasında, Rusya’nın eksi 27 dereceyi bulan soğuklarda sivil halkı karanlığa ve soğuğa mahkûm etmesinin "bilinçli bir strateji" olduğu vurgulandı. “KIŞ BİR SİLAH OLARAK KULLANILIYOR” Oturumda söz alan AB Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos, Rusya’nın amacının tesadüfi bir yıkım değil, sivil halkı kırmak olduğunu belirtti. Kos, "Dünya şunu çok iyi anlıyor: Enerji altyapısının yok edilmesi tesadüf değil; halkı karanlığa gömmek için planlanmış sistematik saldırılardır. Rusya kışı bir silah olarak kullanıyor ve bir insani felaket yaratmayı hedefliyor." dedi. AB Genişlemeden Sorumlu Komiseri, AB'nin Ukrayna enerji sisteminin entegrasyonu ve restorasyonu için bugüne kadar görülmemiş destek sağladığına dikkat çekti. Öte yandan enerji altyapısına yönelik saldırıların ancak askerî destekle durdurulabileceğini vurgulayan Kos, üye devletlere şu çağrıda bulundu: Ukrayna'nın enerji sistemini gerçekten korumak istiyorsak, gökyüzünü korumak zorundayız. Bu da daha fazla hava savunma sistemi ve füze sevkiyatı anlamına geliyor. Üye devletleri gecikmeksizin harekete geçmeye çağırıyoruz. “TESLİM OLMAYA HAZIR TEK BİR UKRAYNALI GÖRMEDİM” Kısa süre önce Avrupa Parlamentosu heyetiyle birlikte Kıyiv’i ziyaret eden Alman Milletvekili Tobias Kremer, sahada gördüğü tabloyu şu sözlerle aktardı: Kıyiv'i ziyaret eden Avrupa Parlamentosu heyeti Putin'in Ukrayna halkına yönelik terörünün gerçek olduğunu kendi gözleriyle gördü. Putin savaş alanında kazanamayınca kadınları, çocukları ve yaşlıları hedef alıyor. Eksi 27 derecede insanlar ısıtmasız, susuz ve elektriksiz ama ben teslim olmaya hazır tek bir Ukraynalı bile görmedim. Litvanyalı Milletvekili Petras Austrevicius ise bu saldırıların "soykırım" ve "insanlık suçu" ile eşdeğer olduğunu savunarak, Rusya’nın özel bir mahkemede yargılanması gerektiğini dile getirdi. Austrevicius ayrıca Avrupa’nın Ukrayna gökyüzünü koruma konusundaki vaatlerini yerine getiremediğini belirterek, "Hedefe ulaşan her Rus füzesi veya SİHA’sı, tutulmayan sözlerimizin bir hatırlatıcısıdır." şeklinde konuştu. RUSYA’YA YÖNELİK BASKI ARTIRILMALI Tartışmalarda en dikkat çekici unsur, normalde Rusya’ya karşı sert açıklamalardan kaçınan sol görüşlü milletvekillerinin bile yaptırım çağrısına katılması oldu. İsveçli Milletvekili Li Andersson, Moskova’nın müzakere masasında taviz koparmak için baskıyı artırdığını belirterek AB’nin Rusya'nın "gölge filosu"na karşı daha sert yaptırımlar uygulaması ve Kıyiv'e daha fazla mali ile askeri destek sağlaması gerektiğini savundu.

Kırımlı siyasi tutsak Danılovıç’tan çağrı: Siyasi tutsakların serbest bırakılması barış planında ayrıca ele alınmalı Haber

Kırımlı siyasi tutsak Danılovıç’tan çağrı: Siyasi tutsakların serbest bırakılması barış planında ayrıca ele alınmalı

İşgal altındaki Kırım’da, düzmece bir dava çerçevesinde 7 yıl hapis cezasına çarptırılan Kırımlı aktivist, yurttaş gazeteci ve siyasi tutsak İrına Danılovıç, Rusya tarafından haksız yere alıkonulan Kırımlı siyasi tutsakların durumunun uluslararası alanda daha görünür kılınması çağrısında bulundu. Daniloviç, özellikle sivil esirlerin serbest bırakılması konusunun barış planında ayrı bir madde olarak ele alınması gerektiğini vurguladı. Kırım’daki insan hakları ihlallerini takip ederek kamuoyuna duyuran "Mahkeme: Kırım Bölümü" adlı girişim tarafından bugün yapılan açıklamada, siyasi tutsak İrına Danılovıç’ın akrabaların aracılığıyla ilettiği mesajda, “Dünya, Ukraynalı çocukların geri getirilmesi için neler yapabileceğini gösterdi. Ancak bu noktada durmanın zamanı değil. Rusya’daki hapishanelerde tutulan Ukraynalı kadınlar ve yaşlıların geri getirilmesi için neler yapabileceğini gösterme zamanı geldi.” ifadelerini kullandığını aktardı. Danılovıç ayrıca kendisine destek veren kişi ve kuruluşlara teşekkür ederek, bu dayanışmanın hayatta kalma gücü verdiğini belirtti. Sağlık durumuna da değinen Daniloviç, sürekli baş ağrısı çektiğini, kulaklarında uğultu ve çınlama olduğunu, bu nedenle kendisine ulaştırılan az sayıdaki mektuba bile cevap vermekte zorlandığını aktardı. Buna rağmen farklı ülkelerden tanımadığı insanların gönderdiği destek mesajlarını çok kıymetli bulduğunu kaydetti. SİYASİ TUTSAK İRINA DANILOVIÇ Rus işgali altındaki Kırım’da, yarımadadaki sağlık sorunlarını gündeme getiren yurttaş gazeteci İrına Danılovıç 29 Nisan 2022 tarihinde yasa dışı olarak alıkonuldu. İşgal güçleri, yurttaş gazetecinin evinde arama yaptı ve ailesine, hakkında 10 gün tutuklama kararı alındığını bildirdi. DANILOVIÇ’A İŞKENCE UYGULANDI Avukat Ayder Azamatov, 14 Mayıs 2022’te yurttaş gazeteci İrına Danılovıç ile görüşebildikten sonra durumuna ilişkin açıklama yaptı. 8 gün boyunca Rusya Federal Güvenlik Servisinin (FSB) sözde Kırım Müdürlüğünde alıkonulduğunu bildiren avukat, FSB görevlilerinin Danılovıç’ı kafasına torba geçirerek ormana götürüp öldürmekle tehdit ettiğini, günde sadece bir defa yemek verdiğini anlattı. İşgalcilerin 3 gün peş peşe yurttaş gazeteciyi yalan makinesine bağlayarak sorguladığını aktaran avukat, “Yabancı istihbarat servisleri, medya ve örgütler, Kırım Dayanışması sivil teşkilâtı, Kırımlı siyasi tutsakların akrabaları ve avukatları ile olan bağlantıları hakkında sorular soruldu. Danılovıç tüm sorulara olumsuz yanıt verdi ve yalan makinesi bunu doğruladı” dedi. 8 gün sonra FSB görevlilerinin serbest bırakılması karşılığında Danılovıç'a boş kağıt imzalamasını teklif ettiğini aktaran avukat, “İmza attıktan sonra, İrına Danılovıç’a çantasında sözde 200 patlayıcı maddenin bulunduğunu söylediler ve mahkemeye götürdüler. Sözde Kiyevskiy Bölge Mahkemesi, hakkında tutuklama kararı aldı” ifadelerini kullandı. İŞGALCİ MAHKEMEDEN YURTTAŞ GAZETECİYE HAPİS CEZASI Sözde Kefe Kent Mahkemesi, 28 Aralık 2022’de Danılovıç’ı suçlu bularak hakkında 7 yıl hapis ve 50 bin ruble para cezası kararı aldı. TEDAVİ ALAMAYAN YURTTAŞ GAZETECİDEN AÇLIK GREVİ KARARI Gördüğü işkence ve kötü alıkonulma şartları nedeniyle İrına Danilovıç’ın sağlık durumu kötüleşti. İrına Danılovıç, uygun tedavi koşullarının sağlanmamasını protesto etmek amacıyla 21 Mart 2023’te açlık grevi başlatmıştı. Danılovıç yazdığı dilekçede, 4 aydır işitme sorunları yaşadığını ve sürekli olarak sol kulağında duyduğu çınlamanın dayanılmaz baş ağrısına sebep olduğunu aktarmıştı. Mini inme (mikro felç) geçirdiğini belirten yurttaş gazeteci, Kasım 2022’den beri tedavi talebinde bulunduğunu ancak tutukevi yönetiminin ve sözde hakimin bunu görmezden geldiğini bildirmişti. Danılovıç açlık grevine tedavi görene veya ölene kadar devam edeceğini açıklamıştı. Açlık grevini 2 hafta sürdüren İrına Danılovıç, işgalcilerin tedavi vaatlerine inanarak 6 Nisan 2023 tarihinde açlık grevine son verdi ancak uygun tedavi alamadı. Ağustos ayında Danılovıç’ın, tutukevinde uygun tedavi göremediği için sol kulağındaki işitme duyusunu tamamen kaybettiği bildirildi. Ayrıca Kasım 2023’da Rus cezaevinde yapılan muayene sonuçlarının Danılovıç’in Akmescit tutukevinde alıkonulurken felç geçirdiğini teyit ettiğini aktarıldı. RUS CEZAEVİNDE MAHKUMLARA İŞKENCE UYGULANIYOR Danılovıç, Temmuz 2025’te Avrupa Parlamentosu Başkan Yardımcısı Pina Picierno’ya yazdığı mektupta, alıkonulduğu Rus cezaevinde sistematik işkencelere maruz kaldığını duyurdu. Cezaevi yönetiminin mahkûmlar için dayanılmaz koşullar yaratmak amacıyla acımasız yöntemleri kullandığını aktaran Danılovıç, cezaevindeki mahkûm kadınlara uygulanan yöntemleri “iz bırakmayan işkence” şeklinde nitelendirdi. Gündüz ve gece boyunca hiç kapatılmayan yüksek güçlü projektör ışıkları nedeniyle mahkûmlar uykusuz kalıyor, gözlerinde sürekli ağrı oluşuyor. Sabah saat altıdan itibaren barakalarda saatlerce yüksek sesli hoparlör sistemleri çalıştırılıyor; bu durum özellikle Danılovıç’ın hassas kulakları için dayanılmaz fiziksel acıya neden oluyor. Yurttaş gazeteci, bu uygulamaları Nazi Almanyası'nın gizli polisi Gestapo'nun yöntemlerine benzetti. Daha önce de kötü hijyen koşulları, soğukta ya da yağmur altında saatlerce ayakta bekletilme gibi insanlık dışı cezalandırmalara maruz kaldığını duyurmuştu.

AB, Rus gazı ithalatına son veriyor Haber

AB, Rus gazı ithalatına son veriyor

Avrupa Birliği (AB) Konseyi ve Avrupa Parlamentosu, Rus gazının ithalatını tamamen dururmayı hedefleyen bir karara imza attı. Avrupa'nın güvenli ve bağımsız olması için 3 Aralık 2025 tarihinde alınan karar kapsamında Rus gaz ithalatı aşamalı olarak durdurulacak. AB Konseyi basın servisinden konuya ilişkin olarak yapılan açıklamada sıvılaştırılmış Rus gazı ile boru hattı gaz ithalatı kademeli olarak azaltılarak 2027 yılının sonbaharında tamamen durudurulacağı kaydedildi. Açıklamada, "Bu düzenleme, AB'nin arz güvenliğini korurken, dayanıklı ve bağımsız bir AB enerji piyasasına ulaşma genel hedefine katkıda bulunacaktır." ifadeleri kullanıldı. Ayrıca kısa zaman önce yapılan anlaşmalar ve uzun vadeli anlaşmaların feshi hakkında yapılan bilgilendirmede şunlar aktarıldı: 17 Haziran 2025 tarihinden önce imzalanan kısa vadeli tedarik sözleşmeleri için, Rus gazı ithalatının yasaklanması LNG için 25 Nisan 2026'dan, boru hattı gazı için ise 17 Haziran 2026'dan itibaren geçerli olacak. LNG ithalatına ilişkin uzun vadeli sözleşmeler için, 19. yaptırım paketine uygun olarak yasak 1 Ocak 2027'den itibaren geçerli olacak. Boru hattı gazı ithalatına ilişkin uzun vadeli sözleşmeler açısından yasak, gaz depolama yönetmeliğinde öngörülen depolama dolum hedeflerinin karşılanması koşuluyla 30 Eylül 2027'de ve en geç 1 Kasım 2027'de yürürlüğe girecek.

Avrupa Parlamentosu: Ukrayna’nın barışı AB’siz, Avrupa’nın güvenliği Ukraynasız belirlenemez Haber

Avrupa Parlamentosu: Ukrayna’nın barışı AB’siz, Avrupa’nın güvenliği Ukraynasız belirlenemez

Avrupa Parlamentosu (AP), Avrupa Birliği’ni (AB) Avrupa güvenliği konusunda daha fazla sorumluluk almaya ve Ukrayna'da barışı desteklemede mümkün olduğunca proaktif olmaya çağırdı. Ayrıca barış anlaşması çerçevesinde Ukrayna’ya uzun vadeli güvenlik garantilerinin sağlanması, Rusya’nın dondurulmuş varlıklarıyla tazminat mekanizması oluşturulması ve ülkenin tam egemenlik ile toprak bütünlüğünün korunmasını gerektiği vurgulandı. AP'nin "Önerilen (barış) planına ilişkin AB pozisyonu ve Ukrayna için adil ve kalıcı bir barışın sağlanmasında AB'nin katılımı hakkında" başlıklı kararı dün 401 oyla kabul edildi. “AVRUPA’NIN GÜVENLİK MİMARİSİNE ZARAR VERİYOR” Kararda, AB ve üye devletlerin Avrupa kıtasının güvenliği konusunda “çok daha büyük sorumluluk” üstlenmesi gerektiği vurgulandı. AP, Ukrayna’ya uzun vadeli askerî, malî ve siyasî destek sağlanmasını ve ülkenin savunma kapasitesinin güçlendirilmesini istedi. Milletvekilleri, ABD’nin barış planı girişiminin AB'nin sürece dahil edilmeden şekillenmesinin “Avrupa’nın güvenlik mimarisindeki çıkarlarını zayıflattığını” belirtti. “UKRAYNA OLMADAN UKRAYNA HAKKINDA KARAR ALINAMAZ” Kararda, “Ukrayna’yı ilgilendiren hiçbir konu Ukrayna olmadan, Avrupa’yı ilgilendiren hiçbir konu Avrupa olmadan kararlaştırılamaz.” ifadesi yer aldı. ABD’YE “İKİRCİKLİ POLİTİKA” ELEŞTİRİSİ Kararda ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin çabalarının Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşı durdurmayı amaçladığı kabul edilse de, Vaşington’un Kıyiv’e yönelik politikasındaki ambivalansın (ikircikli tutumun) kalıcı barışın sağlanmasını zorlaştırdığı vurgulandı. BARIŞ ANLAŞMASI İÇİN ŞARTLAR: GÜVENLİK GARANTİLERİ, EGEMENLİK, TAZMİNAT AP, üye devletlere dondurulmuş Rus varlıklarıyla güvence altına alınacak, hukuki ve finansal açıdan sağlam bir tazminat kredisi mekanizmasının derhal hayata geçirilmesi çağrısında bulundu. Milletvekilleri, herhangi bir barış anlaşmasının Ukrayna’nın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü güvence altına alması, savunma hakkına yönelik kısıtlamaları tamamen ortadan kaldırması ve NATO’nun 5. Maddesi ya da AB’nin 42(7) Maddesi'ne denk güvenlik garantileri içermesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca Ukrayna’nın kendi güvenlik ve siyasi ittifaklarını özgürce seçme hakkı olduğunun altı çizildi. Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik maddi ve manevi tüm zararları tamamen tazmin etmesi, tüm savaş esirlerinin, sivil tutukluların ve kaçırılan Ukraynalı çocukların geri dönmesi ve Rus birliklerinin Ukrayna’nın uluslararası tanınmış topraklarından tamamen çekilmesi gerektiği ifade edildi. BARIŞ GÜCÜ VE EK YAPTIRIM ÖNERİSİ AP, işgal altındaki bölgelerin Rus toprağı olarak tanınmasına yönelik her türlü girişimi reddetti ve temas hattı boyunca BM barış gücünün konuşlandırılmasını önerdi. Ayrıca NATO ve ABD’nin doğu kanadındaki varlığını korumasının bölgesel güvenlik için zorunlu olduğu ifade edildi. Kararda, bir barış anlaşması imzalanıp uygulanana kadar Rusya’ya yönelik hiçbir yaptırımın kaldırılamayacağı, Moskova’nın ciddi barış görüşmelerine katılmayı reddetmesi halinde ise “ekstra önemli yaptırımların” devreye sokulması gerektiği belirtildi.

Ahıska Türklerinin çığlığı Avrupa Parlamentosunda: "Adalet zamanı geldi" Haber

Ahıska Türklerinin çığlığı Avrupa Parlamentosunda: "Adalet zamanı geldi"

Avrupa Parlamentosu (AP), 30 Eylül 2025 tarihinde Ahıska Türkleri meselesini ilk kez resmî bir platformda ele alarak tarihi bir adım attı. “Gürcistan’ın Avrupa Entegrasyonu: Ahıska Türkleri Meselesi AB Standartlarına Uygunluğun Bir Kriteri Olarak” başlıklı konferans, Avrupa Parlamentosu Milletvekili İlhan Küçük’ün ev sahipliğinde ve “Vatan” Cemiyetinin desteğiyle düzenlendi. Açılış konuşmasını AP Üyesi İlhan Küçük'ün gerçekleştirdiği programın konuşmacıları, "Vatan" Cemiyeti Temsilcisi Fuad Pepinov, “Vatan” Cemiyeti Başkan Yardımcısı Ansar Usmanov, FUEN Bilim Danışmanı ve bağımsız uluslararası azınlık hakları uzmanı Dr. Zora Popova ile FUEN’in Avrupa Parlamentosu Temsilcisi Johan Haggman oldu. Konferansta katılımcılar, Ahıska Türklerinin dramatik sürgün tarihini, Gürcistan’daki dönüş sürecinde hâlen karşılaşılan engelleri ve Avrupa Birliği ile uluslararası kurumların sorumluluklarını ele aldı. Özellikle Gürcistan’ın AB aday ülke statüsünün, yıllardır yerine getirilmeyen vaatlerin artık somut adımlara dönüşmesi için tarihi bir fırsat sunduğu vurgulandı. Toplantıda bu meselenin yalnızca bir azınlığın hakkı değil, Avrupa’nın kendi vicdanı ve değerleriyle yüzleştiği bir adalet sınavı olduğu görüşü öne çıktı. Görüşmelerin sonunda, Avrupa’da Ahıska Türklerine yönelik somut programların geliştirilmesi konusunda mutabakata varıldı. Bu karar, Ahıska Türkleri meselesinin Avrupa gündeminde daha güçlü bir şekilde yer almaya devam edeceğinin işareti oldu. Konferansın kapanış bölümünde ise “Vatan” Cemiyeti Başkanı Cavid Aliyev ve Ahıska Türkleri gençleri adına söz alan Ahmed Aslanov, vatana dönüş meselesinin ertelenemez bir adalet çağrısı olduğunu vurguladı. Yapılan konuşmalar, Ahıska Türklerinin haklı davasının yalnızca kendi halklarının sesi değil, aynı zamanda Avrupa’nın kalbinde yankılanan evrensel bir adalet çağrısı olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.