SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Azerbaycan

QHA - Kırım Haber Ajansı - Azerbaycan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Azerbaycan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Mehmet Emin Resulzade 142 yaşında: “Bir kere yükselen bayrak, bir daha inmez” Haber

Mehmet Emin Resulzade 142 yaşında: “Bir kere yükselen bayrak, bir daha inmez”

Odlar yurdu Azerbaycan’da alevlenen bağımsızlık ateşinin önderi, üç renkli bayrağı yükseltip bir daha inmeyeceğini gönüllere nakşeden mücadele adamı, Azerbaycan Halk Cumhuriyeti’nin kurucusu Mehmet Emin Resulzade, bundan tam 142 yıl önce, 31 Ocak 1884’de, Bakü yakınlarında bulunan Novhanı köyünde dünyaya geldi. KALEMİ, 19 YAŞINDA ŞEKİLLENMEYE BAŞLADI Babası, bir din âlimi olan Hacı Molla Ali Ekber, annesi ise Zalkısı Ziynet olan Mehmet Emin, Arapça ve Farsçayı erken yaşlarda öğrendi. Eğitim hayatında Türk dünyasındaki millî uyanış hareketlerinin öncülerinden İsmail Gaspıralı’nın usûl-i cedit okullarında eğitim görerek ve eğitim kampanyasına katılarak Türk halklarının millî uyanışı içerisinde büyük bir payı oldu. Mehmet Emin, 19 yaşında gazeteciliğe başladı. Şark-i Rus, Hayat ve Füyuzat ile Ahmet Ağaoğlu’nun Irşat ve Terakki gazetelerinde yazdı. Basın yayın hayatındaki ilk makalesini ise 1903 yılında Şark-i Rus gazetesinde yayımladı. 1908 ile 1910 yılları arasında İran’da bulunduğu zamanda, İran’da Avrupa usulünde yayınlanan ilk gazete olan İran-ı Nov’un başyazarlığını yaptı. Rusya’nın İran’ı işgal etmesi üzerine 1911’de İstanbul’a gelip Türk Yurdu dergisinde yazılar yazmaya başlayan Mehmet Emin, İstanbul’da Ziya Gökalp, Yusuf Akçura ve Adalet Ağaoğlu ile sık sık görüştü. FİKİR HAYATINA ZİYA GÖKALP İLHAM OLDU Ziya Gökalp’in “İslamlaşmak, Türkleşmek, Muasırlaşmak” kitabı, Resulzade’nin fikir hayatını ziyadesiyle etkiledi. Bakü’ye döndüğü zaman Açık Söz gazetesinde, Ziya Gökalp’in bu fikirlerinden bahsetti. Mehmet Emin, daha sonra bu sloganı “İslam Ümmetindenim, Türk Ümmetindenim, Garp Ümmetindenim” şeklinde değiştirip milliyetçilerin kurduğu Müsavat Partisinin programına ön söz yapacaktı. Rusya’da 1917 yılında gerçekleşen Bolşevik İhtilali’nden sonra tertip edilen Rusya Müslümanları Kongresi’nde Resulzade, cesaret ve özgüvenle Müslüman halklarını savundu. Kongrede öneri olarak getirdiği “her milletin kendi geleceğini tayin etmesi” fikri büyük bir coşkuyla kabul edildi. Ermenistan, Gürcistan ve Azerbaycan arasında kurulan Mavara-yı Kafkasya Federasyonunun Azerbaycanlı üyeleri, Azerbaycan Millî Şurası’nı kabul etti ve Müsâvât Partisinin başkanlığına 1917 yılında gelmiş olan Resulzade’yi, şuranın başkanlığına getirdi. 28 Mayıs 1918 tarihinde ise Tiflis’te Azerbaycan misak-ı millîsinin ilan edilmesinden sonra Resulzade, böylelikle bağımsız Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı oldu. “TÜRK'ÜN CUMHURİYET BAYRAĞINI İLK SEN GÖNDERE ÇEKTİN” “Bir kere yükselen bayrak, bir daha inmez” sözü, Azerbaycan millî davasında âdeta bir sembol hâline gelen Resulzade, 6 Mart 1955 tarihinde hayata veda etti Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, Resulzade’nin ifadesine yönelik kendisine şu sözleri söyledi: “Ben dünyaya senden üç sene erken göz açtım. Hâlbuki Türk âleminde Türk'ün cumhuriyet bayrağını ilk sen göndere çektin. İnmesin diye senin elinden alıp Türkiye üzerinde dalgalandırdım. İnmez dedin bu bayrak, inmeyecektir.”

“Doğu ile Batı Arasında Bir Mütefekkir: Ahmet Ağaoğlu” okurla buluştu Haber

“Doğu ile Batı Arasında Bir Mütefekkir: Ahmet Ağaoğlu” okurla buluştu

Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçiliği bünyesinde faaliyet gösteren Azerbaycan Kültür Merkezi tarafından başlatılan “Türkiye’de Tanınmış Azerbaycanlıların İzinde” projesi kapsamında, Azerbaycan Türkü hukukçu, gazeteci ve yazar Ahmet Bey Ağaoğlu’nun hayatını, düşünce dünyasını ve eserlerini ele alan yeni bir kitap yayımlandı. Türkiye Türkçesinde kaleme alınan eser, Azerbaycan Türkü tarihçi ve araştırmacı Dr. Dilgam Ahmet tarafından “Doğu ile Batı Arasında Bir Mütefekkir: Ahmet Ağaoğlu” başlığıyla hazırlandı. Kitapta, Ahmet Bey Ağaoğlu’nun hem Azerbaycan hem de Türkiye entelektüel hayatındaki yeri, bilinmeyen yönleri ve fikirsel mirası kapsamlı biçimde inceleniyor. Eserde, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in, Ahmet Bey Ağaoğlu’nun doğumunun 150. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı kararnamedeki değerlendirmelere de yer verilerek şunlar kaydedildi: Ahmet Bey Ağaoğlu, geçen yüzyılın başlarından itibaren Azerbaycan’da ve sınırları dışında cereyan eden karmaşık toplumsal ve siyasal süreçlere aktif olarak katılmış, milli uyanış hareketinin her zaman ön saflarında yer alan vatansever bir şahsiyet olmuş, aynı zamanda Müslüman Doğu’da modernleşme politikasının istikrarlı bir savunucusu olarak tanınmıştır. Ahmet Bey Ağaoğlu’nun toplumsal sorunları ahlaki ve manevi açıdan ele alan, toplumu ilerlemeye yönelten ve ileri dünya kültüründen yararlanarak yenilenmeye çağıran geniş konu yelpazesine sahip, derin içerikli eserleri Azerbaycan aydınlanmacılığına önemli bir katkıdır. Kitabın yazarı Dr. Dilgam Ahmet ise Ağaoğlu’nun düşünce dünyasının temel karakterini şu sözlerle değerlendirdi: Ahmet Bey Ağaoğlu’nun doğu ve batı kültürleri arasında yaptığı karşılaştırmalar, onun hem geleneksel değerlere bağlılığını hem de modern düşünceye açık tutumunu ortaya koymaktadır. Eserin, Ahmet Bey Ağaoğlu’nun çok yönlü entelektüel kişiliğini yeni kuşaklara tanıtmasının yanı sıra, Türk dünyasının ortak düşünce mirasına ışık tutması hedefleniyor.

Büyükelçi Memmedov’dan net mesaj: "Kırım dâhil Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü destekliyoruz" Haber

Büyükelçi Memmedov’dan net mesaj: "Kırım dâhil Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü destekliyoruz"

Türkiye Azerbaycan Dostluk İşbirliği ve Dayanışma Vakfının (TADİV) ev sahipliğinde, 20 Ocak 2026 tarihinde tertip edilen “Zulme Baş Eğmeyenlerin Destanı: Bir Millet Dört Katliam” başlıklı program kapsamında düzenlenen panelde konuşmacı olarak yer alan Azerbaycan'ın Ankara Büyükelçisi Dr. Reşad Memmedov, etkinlik sonrasında Kırım Haber Ajansının (QHA) sorularını yanıtladı. TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNE SAYGI AZERBAYCAN SİYASETİNİN TEMELİ Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in özellikle son dönemde Ukrayna'nın egemenliğine yönelik olarak yaptığı açıklamalar ışığında Azerbaycan'ın bu husustaki politikasını açıklayan Dr. Reşad Memmedov, “Azerbaycan tüm devletlerin uluslararası hukuka uygun olarak toprak bütünlüğünü ve egemenliğini tanıyan bir devlettir.” diye konuştu. Büyükelçi Memmedov, ülke topraklarının uzun seneler işgal altında kaldığını, ülkenin yüzde 20’sinin 30 senelik bir işgal yaşadığını ve işgal bölgelerinden yaklaşık bir milyon insanın yerinden edildiğini anımsatarak, Azerbaycan’ın siyasetinin temelinde devletlerin toprak bütünlüğünü tanımak olduğunu vurguladı. Memmedov, “Azerbaycan, Ukrayna’nın Kırım da dahil olmak üzere toprak bütünlüğünü tanımaktadır.” ifadelerini kullandı. DÜNYANIN BÜTÜN BÖLGELERİNDE YAŞAYAN TÜRKLERİN YAŞAMA HAKKI VARDIR Dünyanın neresinde olursa olsun tüm Türklerin yaşama hakkı olduğunun altını çizen Büyükelçi Memmedov, her insanın özünde barındırdığı gelişme, mal-mülk sahibi olma ve kimliğini koruma haklarının Kırım Tatarları için de vazgeçilmez olduğunu vurgulayarak; "Devletleri olanların kendi devletlerinde, devletleri olmayanların, uluslararası hukuk ve ulusal mevzuat çerçevesinde yaşama ve tüm haklarını kullanma hakkı vardır. Kırım Tatarlarının da bu haklara sahip olması bir gerekliliktir." dedi.

Azerbaycan'ın petrol şirketi SOCAR'a Dünya Ekonomik Forumu'ndan prestijli ödül Haber

Azerbaycan'ın petrol şirketi SOCAR'a Dünya Ekonomik Forumu'ndan prestijli ödül

Azerbaycan Cumhuriyeti Devlet Petrol Şirketi (SOCAR), İsviçre’nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu (WEF) kapsamında, “Digital Lighthouse” ödülünün üçüncü kez sahibi oldu. AZERBAYCAN'IN ENDÜSTRİYEL BAŞARISI Bu vesileyle dünya üzerinde Digital Lighthouse ödülünün üçüncü defa verildiği tek enerji firması olan SOCAR’ın dijitalleşmeden sorumlu Genel Müdürü Murat Abdullayev, dünyada 250 firmanın “Digital Lighthouse” ödülünü aldığını belirtti. Azerbaycan haber ajansı Report'un 21 Ocak 2026 tarihinde gündeme taşıdığı habere göre Abdullayev, öte yandan SOCAR’a ait “Carbamide” (üre formaldehit) tesisinin, endüstri teknolojilerini en iyi kullanan tesislerin kabul edildiği “Global Lighthouse Network” platformuna üye seçilen ve “Digital Lighthouse” ödülünü alan ilk tesis olduğunu dile getirdi. SOCAR, DİJİTAL DÖNÜŞÜM YOLUNDA EMİN ADIMLARLA İLERLİYOR Söz konusu ödülün, dijital dönüşüm alanında SOCAR’ın doğru yönde ilerleyişini temsil ettiğini ifade eden Abdullayev, ayrıca, dijital dönüşümün yalnızca SOCAR’a ait birtakım projelerde ve teknolojilerde gerçekleşmediğini, firmanın hedeflerinin de dijital dönüşüm ile aynı doğrultuda ilerlediğini vurguladı. Abdullayev, son olarak şu ifadelere yer verdi: Hedeflerimiz arasında operasyonel verimliliğin elde edilmesi, yeşil enerjiye geçişin sağlanması ve çalışanların dijital becerilerini geliştirmek bulunuyor.

KKTC Büyükelçisi Korukoğlu: Amacımız TDT'de asil üye olmak! Haber

KKTC Büyükelçisi Korukoğlu: Amacımız TDT'de asil üye olmak!

Türkiye Azerbaycan Dostluk İşbirliği ve Dayanışma Vakfının (TADİV) ev sahipliğinde tertip edilen “Zulme Baş Eğmeyenlerin Destanı: Bir Millet Dört Katliam” başlıklı program kapsamında düzenlenen panelde konuşmacı olarak yer alan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu, etkinlik sonrasında Kırım Haber Ajansına (QHA) konuştu. Kerkük Katliamı, Kanlı Noel, Jeltoksan Olayları ve Kanlı Yanvar olmak üzere Türk dünyasında yaşanan dört büyük katliamda hayatını kaybedenlerin anıldığı program sonrasında QHA'nın sorularını yanıtlayan Büyükelçi İsmet Korukoğlu, KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatındaki (TDT) statüsü ile ilgili olarak; halihazırda gözlemci üye olduklarını ve esas amaçlarının asil üye olarak teşkilatta yer almak olduğunu belirtti. TÜRKİYE VE AZERBAYCAN’A TEŞEKKÜR Asli üyeliğin zaman içerisinde gerçekleşeceğini söyleyen Korukoğlu “Türk Devletleri Teşkilatının başta Türkiye ve Azerbaycan olmak üzere tüm üye ülkelerine KKTC’nin gözlemci üyeliğini kabul ettikleri için tekrardan teşekkür ediyoruz. Bunun daha da ileri gitmesi temennimizdir.” dedi. "ULUSLARARASI TOPLUM KIRIM’DAKİ İNSAN HAKLARI İHLALLERİNE BİR AN ÖNCE ODAKLANMALIDIR" Büyükelçi Korukoğlu, insan hakları ihlallerinin ne olduğunu en iyi bilenlerden birinin Kıbrıs Türk halkı olduğunu söyleyerek, Kırım’daki insan hakları ihlallerinin bir an önce ortadan kalkması gerektiğini düşündüklerini belirtirken, “Bir coğrafyada yaşayan insanların kendi hakları, kendi sözlerinin ön planda olması gerekmektedir” ifadelerini kullandı. Kıbrıs Türkleri olarak yaşadıkları en önemli sorunun izolasyon olduğuna değinen ve bu durumun bir insan hakkı olduğunu sözlerine ekleyen Korukoğlu, “Kırım’daki insan hakları ihlallerinin ne anlama geldiğini biliyoruz. Bir an önce uluslararası toplumun buna dikkat etmesi, buna odaklanması gerektiğini düşünüyoruz.” diyerek konuşmasını noktaladı.

Bakü'den Almatı'ya, Kerkük'ten Lefkoşa'ya: Hürriyet bedeli ödeyenlerin şanlı direnişi Ankara'da konuşuldu Haber

Bakü'den Almatı'ya, Kerkük'ten Lefkoşa'ya: Hürriyet bedeli ödeyenlerin şanlı direnişi Ankara'da konuşuldu

Türk dünyasının farklı coğrafyalarında, hürriyet ve varlık mücadelesi uğruna şehit düşen kurbanları anmak, yaşanan acıları ve gösterilen kahramanlıkları gelecek nesillere aktarmak üzere Türkiye’nin başkenti Ankara’da geniş kapsamlı bir anma programı düzenlendi. Türkiye Azerbaycan Dostluk İşbirliği ve Dayanışma Vakfı (TADİV) ev sahipliğinde; Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçiliği, Kazakistan’ın Ankara Büyükelçiliği, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Ankara Büyükelçiliği ve Türkmeneli Dernekler Federasyonu (TÜFED) iş birliğinde tertip edilen programda Kara Yanvar, Jeltoksan olayları, Kanlı Noel ve Kerkük Katliamı şehitleri anıldı. "Zulme Baş Eğmeyenlerin Destanı: Bir Millet Dört Katliam" başlıklı programa, Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) İstanbul Milletvekili Şamil Ayrım, İYİ Parti Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş, Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celal, Kazakistan'ın Ankara Büyükelçisi Yerkebulan Sapiyev, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Sarınay, Eski Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Türk Dünyası Parlamenterler Vakfı Başkanı Dr. Abdullah Çalışkan, Anahtar Parti Türk Dünyası ve Uluslararası İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Selma Yel ve pek çok sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı. Ortak hafıza ve dayanışma temaları etrafında şekillenen programda, Irak Parlamentosu Türkmen Grubu Başkanı ve Kerkük Milletvekili Erşat Salihi, Azerbaycan'ın Ankara Büyükelçisi Dr. Reşad Memmedov ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu ve TADİV Başkanı Prof. Dr. Aygün Attar Bakü'de 1990'da yaşanan Kanlı Yanvar, Almatı'daki 1986 Jeltosan Olayları, Kıbrıs'ta 1963'te gerçekleşen Kanlı Noel ve 14 Temmuz 1959'daki Kerkük Katliamı'nı Türk dünyasının ortak acılarının yâd edildiği program, saygı duruşunda bulunulması ile başladı. Ardından şehitlerin ruhuna Kur'an'ı Kerim tilaveti icra edildi. Programın açış konuşmasını yapan Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Türkiye-Azerbaycan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Balkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Şamil Ayrım konuşmasında “Bugün bizler bir millet dört katliam derken yalnızca sayıları değil, aynı kaderi, aynı direnci, aynı inancı dile getiriyoruz. Coğrafyalar farklıydı, tarihler farklıydı ama hedef aynıydı; Türk’ün iradesini kırmak” diyerek, Türklerin yaşadığı coğrafyada Türklerin iradesini kırmanın zalim güçlerin ana hedefi olduğuna değindi. Açılış konuşmasının akabinde gerçekleştirilen panelin moderatörlüğünü Şamil Ayrım üstlendi. "TARİHİ SÜREÇ İÇERİSİNDE BİZE BİR DEVLET KALMADI" Panelde ilk olarak Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçisi Dr. Reşad Memmedov konuşmasını gerçekleştirdi. Büyükelçi Memmedov, “20 Ocak 1990 yılı olayları sadece bir katliam değil, sadece bir devletin kendi vatandaşına karşı silah kullanıp, tankları üzerine yürütüp insanları katletmesi değil, bu Azerbaycan Türklerinin, bir milletin devlet kurması için bağımsızlığına giden yolda, egemenliğine giden yolda bir mücadelesinin bir adımıdır” dedi. Memmedov ayrıca, tarihi süreç içerisinde kendilerine bir devlet kalmadığını; aydınları ve gençleri kurban vererek, adetlerini, kültürlerini, dillerini koruyarak verdikleri mücadele neticesinde bir devlet kurduklarını söyledi. ERŞAD SALİHİ: BİZ TÜRK’ÜZ Büyükelçi Memmedov’dan sonra Irak Parlamentosu Türkmen Grubu Başkanı ve Kerkük Milletvekili Erşat Salihi söz aldı. "Bugün hep beraber bir Türk varlığının, kimliğinin yok olmasından bahsetmekteyiz. Sadece Kerkük değil, sadece bir Kıbrıs, Azerbaycan değil; Türk dünyasının neresinde olursa olsun katliamlardan bahsetmekteyiz” diyerek Irak’taki Türkmenlerin, Osmanlı Devleti çekildikten sonra yalnız kaldıklarından söz etti. "Biz Türk’üz, Türkmen kelimesi bile İngilizlerin o zamanki siyaseti neticesinde söylendi" şeklinde konuşan Salihi, mevcut şartlar altında Irak Türkleri kendilerini ve toprakları korumak için kimlik meselesinde üzerlerine fazlaca gelindiğini belirtti. Türklük kimliğini korumak için mücadele verdiklerini vurgulayan Salihi, kendilerine yönelik olarak katliamların yalnızca 1959 yılı ile sınırlı olmadınığını anımsattı. "KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ’NDE KATLİAM 1974’TE SON BULDU" KKTC'nin Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu, Türk dünyasında yaşanan katliamlara değinerek sözlerine başladı. Kıbrıs’ta yaşanan katliamın ise Türkiye’nin 1974’te yaptığı barış harekâtı ile son bulduğunu vurguladı. Kıbrıs’ta 1950’lerde başlayan şiddetten ve Kanlı Noel’e gelen süreçten de bahseden Korukoğlu, “20 Temmuz tarihi Kıbrıslı Türkler için takvimde herhangi bir yaprak değildir, Kıbrıs Türk halkının özgürlüğüne kavuştuğu, Türk kimliğinin adadaki varlığını tekrar güvence altına almasıdır” diye konuştu. PROF. DR. ATTAR, JELTOKSAN OLAYLARINI ANLATTI Türkiye Azerbaycan Dostluk İşbirliği ve Dayanışma Vakfı Başkanı Prof. Dr. Aygün Attar, Kazakistan’da yaşanan Jeltoksan olayları ile ilgili konuştu. Sovyetlerin Perestroyka politikasına rağmen Dinmuhammet Kunayev’in görevden alınması ve Slav kökenli Genadi Kolbin'in atanması üzerine Kazakistan’da Almatı’da öğrencilerin ayaklandığından söz ederek, Sovyetlerin yetmiş bin kişilik bir orduyu öğrenciler üzerine göndererek, silahsız öğrencileri katlettiğini, öğrencilerin başını çeken Kayrat isimli öğrenciye ise daha sonra millî kahraman unvanı verildiğini söyledi. Türklerin tarihsel süreçte yaşadıklarına değinen Attar, Türklerinin tarihteki kahramanlıklar nedeniyle uydurma tarihe ihtiyaç duymadıklarını, tarihi olmayanların ancak tarih inşa ettiğini de ifade etti. Program, konuşmaların akabinde toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.

Çubarov’dan “Kanlı Yanvar” mesajı: Azerbaycan halkı tüm baskılara rağmen özgürlük idealinden vazgeçmedi Haber

Çubarov’dan “Kanlı Yanvar” mesajı: Azerbaycan halkı tüm baskılara rağmen özgürlük idealinden vazgeçmedi

Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, 20 Ocak 1990’da Sovyet ordusunun Bakü’de sivil halka karşı gerçekleştirdiği ve Azerbaycan tarihine “Kanlı Yanvar” (Qara Yanvar) olarak geçen olayların 36. yıl dönümü dolayısıyla bir açıklama yaptı. Çubarov, 20 Ocak 1990 tarihinin Azerbaycan tarihinde milli yas günü olarak yer aldığını belirterek, Sovyet birliklerinin Bakü’ye girerek kadın, çocuk ve yaşlı ayrımı gözetmeden sivillere karşı silah kullandığını hatırlattı. Bu saldırılarda yüzlerce masum insanın hayatını kaybettiğini, binlercesinin yaralandığını vurgulayan Çubarov, Bakü’nün o günlerde büyük bir acı ve yas atmosferine büründüğünü ifade etti. Azerbaycan halkının o dönemde açıkça özgürlük ve bağımsız bir devlet kurma iradesini ortaya koyduğunu belirten Çubarov, Moskova tarafından yönetilen bu askerî operasyonun, Rus emperyal yaklaşımının ve özgürlük talep eden halklara yönelik acımasız tutumunun açık bir göstergesi olduğunu dile getirdi. Çubarov, “Kanlı Yanvar”ın yalnızca bir trajedi değil, aynı zamanda tarihsel bir ders olduğuna dikkat çekerek, dökülen kanın Azerbaycan’ın bağımsızlık yolunda ağır ama belirleyici bir bedel olduğunu ifade etti. Azerbaycan halkının tüm baskılara rağmen özgürlük idealinden vazgeçmediğini vurgulayan Çubarov, bu direnişin bugün de ilham kaynağı olmaya devam ettiğini söyledi. Açıklamasında “Kanlı Yanvar” şehitlerini rahmetle anan Çubarov, Azerbaycan halkına en içten taziyelerini iletti. 20 OCAK'TA NE OLMUŞTU? Ermenilerin artan toprak talepleriyle birlikte Sovyet yönetimine tepki göstermek isteyen binlerce Azerbaycan Türkü, Bakü’de Azadlık Meydanı'na gelerek, uzun süreli mitinglere başladı. Mitingleri dağıtmak için 26 bin kişilik Sovyet ordusu 20 Ocak’ta Bakü’nün çeşitli bölgelerine girerek, kadın-çocuk demeden 147 kişiyi şehit etti ve 744 kişiyi yaraladı. Vatan müdafaasının neferleri daha sonra Şehitler Hıyabanı olarak anılan ve yere defnedildi. Bu olayın yaşandığı gün tarihe “Kanlı Yanvar” olarak geçti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.