SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bahçesaray

QHA - Kırım Haber Ajansı - Bahçesaray haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bahçesaray haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Tuvali yarım kalan bir deha: Abdurefi Abiyev Haber

Tuvali yarım kalan bir deha: Abdurefi Abiyev

30 Mayıs 1879’da Akmescit’in Çokurça köyünde bir çobanın oğlu olarak dünyaya gözlerini açan Abdurefi Abiyev, köklerinden kopmadan dünyaya açılmayı başaran, Kırım Tatar halkının Avrupa görmüş ilk ve en vizyoner sanatçılardan biriydi. İçindeki sönmez sanat ateşi ve yeteneği, onu önce Moskova’daki saygın Stroganov Güzel Sanatlar Akademisi’ne, ardından da resmin kalbi sayılan Paris’teki prestijli Julien Akademisi’ne kadar taşımıştı. “ÜNER SANAYİ” İLE BİR MİLLETİN GELECEĞİNİ DOKUDU 1917 yılında, edindiği tüm birikimle vefakar vatanına geri dönen Abiyev, en yakın yol arkadaşı ünlü etnograf Üsein Bodaninskiy ile omuz omuza vererek Kırım Tatar kültürünün ve zanaatinin kalbi sayılan Bahçesaray "Üner Sanayi" Güzel Sanatlar ve Sanayi Okulu’nu kurdu. Okulun ilk müdürü olarak, genç beyinlere sadece teknik resmi ve çizgileri değil; milli kimliği, estetiği ve vatan sevgisini aşıladı. BİTMEYEN SÜRGÜNLER VE DİNMEYEN SANAT AŞKI Kırım Tatar kimliğini ve kültürünü tavizsiz bir şekilde savunması, Sovyet rejiminin gözünde onu kısa sürede bir "tehdit" haline getirdi. 1928 yılında, dönemin meşum "milliyetçilikle mücadele" kampanyaları kapsamında görevinden alınarak Türkmenistan’a sürgün edildi. AKMESCİT’TE SUSTURULAN FIRÇA VE ÇALINAN MİRAS Stalin rejiminin acımasız cellatları, 1938 yılında bu büyük dehayı tutukladı. Aynı yıl, Akmescit’teki o karanlık zindanlarda, onlarca Kırım Tatar münevveriyle birlikte suçsuz yere kurşuna dizilerek katledildi. Katil rejim onun canını aldı, bedenini meçhul bir çukura gömdü ancak ruhundaki özgürlük anlayışını silemedi. Büyük sanatçının trajedisi ne yazık ki ölümüyle de sınırlı kalmadı. El emeği, göz nuru muazzam tabloları ve sanatsal mirasının çok büyük bir kısmı, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı esnasında Sovyetler tarafından barbarca yağmalandı ve yok edildi. Bugün fiziki bir mezarı veya günümüze ulaşan geniş bir sergisi olmasa da Abdurefi Abiyev, kalemiyle ve fırçasıyla halkının hafızasında silinmez bir iz, sönmeyen bir meşale olarak yaşamaya devam ediyor. Kırım Tatar halkı, doğumunun 147. yılında büyük ustasını rahmet ve minnetle anıyor.

Kırım İnsan Hakları Grubu, Rusya’nın kültürel asimilasyonunu BM’ye taşıdı Haber

Kırım İnsan Hakları Grubu, Rusya’nın kültürel asimilasyonunu BM’ye taşıdı

Kırım İnsan Hakları Grubu, Birleşmiş Milletler (BM) Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Komitesi'ne resmi bir bildiri sunarak, Rusya’nın dezenformasyon mekanizmalarını silahlı çatışma koşullarında kültürel hakları engellemek için nasıl kullandığını raporladı. Raporda, işgal altındaki Kırım’da Rusya’nın dezenformasyon yoluyla kültürel mirası dönüştürdüğü, gasp ettiği ve özellikle Kırım Tatar halkı için hayati önem taşıyan tarihî yapıları hedef aldığı vurgulandı. BAHÇESARAY’DAKİ HANSARAY “RESTORASYON” ADI ALTINDA DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR İnsan hakları savunucuları, Rusya'nın uyguladığı bu politikanın en somut ve acı verici örneği olarak Kırım Tatarlarının tarihî ve sembolik mirası olan Bahçesaray’daki Hansaray’ı gösterdi. Raporda, Rus işgal yönetimi tarafından yürütülen sözde "restorasyon" ve "yenileme" adı altında sarayın özgün mimarisinin ve tarihî bağlamının fiilen değiştirildiği belirtildi. Bu faaliyetlerin amacının, tarihî anıtı Rus devletinin resmi kültür politikasına entegre etmek ve sarayın taşıdığı otantik Kırım Tatar anlatısını zamanla tamamen hafızalardan silmek olduğu belirtildi. İDEOLOJİK KONTROL MEKANİZMASI Kırım İnsan Hakları Grubu, bu tür uygulamaların sadece tarihi bir binaya yönelik fiziksel bir müdahale olmadığını, doğrudan bir ideolojik kontrol aracına dönüştürüldüğünü kaydetti. Sürecin sadece yıkım veya yeniden inşa ile sınırlı kalmadığı; kültürel kurumların yönetim kademelerinin değiştirilmesi, Kırım Tatar tarihiyle ilgili eğitim programlarının dönüştürülmesi ve tarihî anlamların çarpıtılması yoluyla yürütüldüğü ifade edildi. KIRIM TATARLARININ KÜLTÜREL YAŞAMA KATILMA HAKKI GASP EDİLİYOR BM'ye sunulan bildiride, bu asimilasyon süreçlerinin işgale eşlik eden daha geniş bir Rus dezenformasyon stratejisinin parçası olduğunun altı çizildi. Bu stratejiyle, kültürel mirasa verilen zararların ve yapılan değişikliklerin sorumluluğunun gizlenmesi ve Kırım Tatarlarının kendi tarihi mekanlarıyla olan köklü bağlarının zayıflatılması amaçlanıyor. Kırım İnsan Hakları Grubu, Bahçesaray’daki Hansaray’ı örneğinde yaşananların sadece somut bir kültürel miras meselesi olmadığını, Kırım Tatar halkının kendi kültürel yaşamına katılma ve onu koruma hakkına yönelik sistemli bir saldırı olduğunu belirterek komiteyi acil önlem almaya çağırdı.

Çubarov’dan Ervin İbragimov açıklaması: "Rusya Kırım’da başlattığı terörü şimdi de yeni işgal edilen bölgelerde sürdürüyor” Haber

Çubarov’dan Ervin İbragimov açıklaması: "Rusya Kırım’da başlattığı terörü şimdi de yeni işgal edilen bölgelerde sürdürüyor”

Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Yönetim Kurulu ve Bahçesaray Kırım Tatar Bölge Meclisi Üyesi Ervin İbragimov'un işgal altındaki Bahçesaray'da kaçırılmasının 10. yıl dönümü vesilesiyle çarpıcı bir açıklama yaptı. Çubarov, 2016 yılında Kırım'da işlenen bu suçun, Rusya'nın bugün Ukrayna genelinde yürüttüğü topyekûn işgal savaşının ve sivil katliamların habercisi olduğunu vurguladı. GÜVENLİK KAMERASI VAHŞETİ DOĞRUDAN BELGELEMİŞTİ Ervin İbragimov, 2016 yılında 24 Mayıs’ı 25 Mayıs’a bağlayan gece Rus işgali altındaki Bahçesaray’da kaçırılmıştı. Yarımadada yaşanan diğer birçok zorla kaybetme vakasının aksine, bu suçun bir güvenlik kamerası tarafından anbean kaydedildiğini hatırlatan Çubarov, Rus trafik polisi üniforması giyen kişilerin İbragimov’un aracını durdurduğunu, genç aktivistin kaçmaya çalışsa da darbedilerek bir minibüse bindirildiğini ve gecenin karanlığında gözden kaybolduğunu belirtti. KTMM Başkanı, “Bu video kaydı, Rusların vahşetine dair çürütülemez bir kanıt olmanın ötesine geçmiştir. Rusya'nın insanı nasıl yok etmeye, sesini kısmaya çalıştığının; acımasız terör eylemleriyle, Rus işgali koşullarında ezici çoğunluğuyla topraklarına sadık kalan Kırım Tatarlarının iradesini ezme arzusunun adeta somut bir simgesi haline gelmiştir." ifadelerini kullandı. “KIRIM’DAKİ CEZASIZLIK BUÇA VE MARİUPOL’Ü DOĞURDU” Refat Çubarov, 2016 yılında uygar dünyanın "yerel bir hibrit çatışma" veya münferit bir "insan hakları ihlali" olarak gördüğü olayların, aslında Rusya’nın bugünkü geniş çaplı işgal savaşı için kanlı bir hazırlık evresi olduğunu dile getirdi. Kremlin’in Kırım’ın işgali ve ilk kaçırma olaylarının ardından hissettiği cezasızlık duygusunun daha sonra Buça, Mariupol ve Olenivka’daki vahşetleri doğurduğunu belirten Çubarov, Rusya’nın o dönem Kırım’da denediği insan kaçırma yöntemlerini bugün Herson ve Zaporijjya gibi yeni işgal edilen bölgelerde çocukları ve binlerce sivili toplu halde kaçırarak sürdürdüğünü kaydetti. “ULUSLARARASI MAHKEMELER İÇİN DOĞRUDAN BİR İDDİANAME” Ervin İbragimov hakkında asla geçmiş zaman kullanarak konuşmayacaklarını ve adaletin mutlaka tecelli edeceğini vurgulayan Çubarov, şu ifadelere yer verdi: "Ervin İbragimov, Rus işgal rejiminin kurbanı oldu; ancak aynı zamanda direnişin de sembolü haline geldi. Düşmanın, onun toplum üzerindeki liderliğinden, Kırım Tatar halkına ve Ukrayna Devletine olan bağlılığından duyduğu panik şeklindeki korku yüzünden kaçırılmıştı. İşgalciler o zaman da, şimdi de, anavatanları Kırım'a ve devletleri Ukrayna'ya sadık kalan herkesi korkutmaya çalışıyorlar, ancak bu çabaları boşuna sürüyor. Buna karşın, işgalin on ikinci yılında ve büyük savaşın beşinci yılında, istilacılar bu direnişi kırmayı asla başaramadılar. Bizlerin Ervin İbragimov hakkında geçmiş zaman kipiyle konuşmaya ahlaki hakkı yoktur. Ervin'in kaçırılması davası tam adalet gerektiriyor ve bu, işgalcilerin suçlarını gizleme yeteneklerini kaybetmeleriyle mümkün olacaktır. Ervin'in kaçırılma anına ait video kaydı, gelecekte kurulacak uluslararası mahkemeler için doğrudan bir iddianame niteliğindedir. Bu vahşetin hem azmettiricileri hem de failleri kaçınılmaz cezalarını çekeceklerdir. Yarımadanın on iki yıllık işgali; on binlerce paramparça edilmiş hayat, yüzlerce siyasi tutsak ve onlarca kayıp insan getirdi. Ervin, bu yıkıcı darbeyi ilk göğüsleyenler arasındaydı. Amacımız değişmedi: İşgalin tamamen sona ermesi. Bugün, geniş çaplı işgalin beşinci yılında nihai olarak idrak ediyoruz ki: Ukrayna devlet bayrağı ile Kırım Tatar milli bayrağı Bahçesaray, Akmescit (Simferopol) ve Akyar (Sivastopol) semalarında yeniden gururla dalgalanmadığı sürece adil bir barış gelmeyecektir." TRAFİK POLİSİ ÜNİFORMASI GİYEN KİŞİLER TARAFINDAN KAÇIRILDI 10 yıldır haber alınamıyor: Ervin İbragimov nerede? Rus işgali altındaki Kırım'da, tam 10 yıl önce trafik polisi üniforması giyen kimliği belirsiz kişilerce evinin birkaç metre ötesinde kaçırılan DQTK Yönetim Kurulu Üyesi ve Bahçesaray Kırım Tatar Bölge Meclisi Üyesi Ervin… pic.twitter.com/yii4YikizB — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 25, 2026 Dünya Kırım Tatar Kongresi Yönetim Kurulu Üyesi Ervin İbragimov’un arabası, 25 Mayıs 2016 sabah saatlerinde Rus işgali altındaki Kırım’ın Bahçesaray şehrindeki evinin yakınlarında kapıları açık bir şekilde bulundu. Olayın gerçekleştirildiği yerin yakınında bulunan güvenlik kameraları, Ervin İbragimov’un trafik polisi üniforması giyen kişiler tarafından kaçırıldığını kaydetti. Ervin’in kaybolmadan önce 24 Mayıs 2016 günü saat 22.40 civarında babasını arayarak arabasının evraklarının nerede olduğunu sorduğu biliniyor. Daha sonra Ervin ile iletişim kesildi ve o günden beri hakkında hiçbir haber alınamadı. İŞGALCİLER ANCAK 3 GÜN SONRA "SORUŞTURMA" BAŞLATTI İşgalci Rus yönetimine bağlı olan sözde Soruşturma Komitesi ancak üç gün geçtikten sonra, Ervin İbragimov’un kaçırılmasıyla ilgili soruşturma başlattı. 2 Haziran 2016 tarihinde Ervin İbragimov’un pasaportu ve ehliyetinin Bahçesaray’da bulunduğu açıklandı. 3 Haziran’da ise, Ervin İbragimov’un kaçırıldığı gerçeğini teyit eden yeni görüntüler yayımlandı. Kaçırıldığı günden bu yana Ervin İbragimov hakkında hiçbir şey bilinmiyor. İbragimov’un kaçırılmasının sebepleri de bilinmiyor. İşgalci yönetimin sahte soruşturması hiçbir sonuç vermedi. Ervin İbragimov’un akrabaları, Ervin’i eve getiren kişiye 1 milyon ruble (15 bin dolar) tutarında büyük meblağ ödemeye hazır olduklarını duyurdu. Ancak bu da bir sonuç vermedi. DQTK: ERVİN'İN KAÇIRILMASINDAN RUSYA SORUMLU Dünya Kırım Tatar Kongresi’nin (DQTK) Yönetim Kurulu, üyesi olan Ervin İbragimov’un kayboluşu hakkında yayınladığı açıklamada, söz konusu olaydan, Kırım’ı işgali altında tutan Rusya Federasyonu’nun sorumlu olduğunu vurguladı. Temmuz 2018’de açıklama yapan Ervin’in babası Ümer İbragimov, işgalci Rus kolluk kuvvetleri görevlilerinin oğlunu tehdit ettiğini aktarmıştı. Kırım Tatarları, Ukrayna ve diğer ülkelerde “Ervin Nerede?” eylemleri düzenleyerek İbragimov ailesine aktif şekilde destek gösteriyor. Kırım Derneği Genel Merkezi, 24 Mayıs 2022 tarihinde düzenlenen toplantıda Türkiye’deki Kırım Tatarları, dünyaya ve Türkiye Cumhuriyeti yetkililerine seslenerek “Ervin İbragimov nerede?” sorusunun Rusya Federasyonuna sorulması için çağrıda bulunmuştu.tw

Kırım Tatar siyasi tutsak Ali Mamutov'un sağlık durumu kötüleşiyor! Haber

Kırım Tatar siyasi tutsak Ali Mamutov'un sağlık durumu kötüleşiyor!

İşgalcilerin Kırım Tatarlarına baskı uygulamak amacıyla kurguladığı sözde “Hizb-ut Tahrir” davası çerçevesinde yasa dışı alıkonulan Kırım Tatar siyasi tutsak Ali Mamutov’un ailesi, Rusya’daki tutukevinde tutulan siyasi tutsağın sağlık durumunun ciddi şekilde kötüleştiğini ve gerekli tedavinin sağlanmadığını bildirdi. Kırım Dayanışması’na konuşan eşi Lenara Şeyhlislamova, 50 yaşındaki Mamutov’un gözaltında bulunduğu süreçte sağlık sorunlarının ağırlaştığını söyledi. Ailenin aktardığına göre Ali Mamutov’da yüksek kan şekeri, böbrek taşı ve şiddetli sırt ağrıları ortaya çıktı. Ayrıca siyasi tutsağın önemli ölçüde kilo kaybettiği belirtildi. Mamutov’un ayrıca, yüksek tansiyon ve kalp rahatsızlıklarının yanı sıra hepatit C hastalığına yakalandığını ifade ettiği kaydedildi. Ailesi, hastalığın tutsaklık sürecinde ortaya çıktığını aktardı. Bunun yanında siyasi tutsağın ailesinin, gerekli ilaçları kendi imkânlarıyla cezaevine ulaştırmaya çalıştığı ifade edildi. KIRIM’DA TOPLU BASKIN: 10 KİŞİ ALIKONULDU Rus işgal güçleri, 5 Mart 2024 tarihinde sabah erken saatlerde Bahçesaray ile Canköy kentlerinde yaşayan 10 Kırım Tatarının evinde arama gerçekleştirdi. Aramaların ardından Bahçesaray’da; Memet Lyumanov, Rüstem Osmanov, Mustafa Abduramanov, Aziz Azizov; Canköy’de; Remzi Kurtnezirov, Nariman Ametov, Enver Halilayev, Arsen Kaşka, Ali Mamutov ve Vahid Mustafayev olmak üzere toplamda 10 Kırım Tatarı alıkonuldu. Avukatların verdiği bilgiye göre, işgalciler 10 Kırım Tatarına sözde terör örgütü üyesi olma ve faaliyetlerini düzenleme çerçevesinde suçlamalar yöneltti. Ardından sözde mahkeme sağlık durumu nedeniyle tansiyon hastası, kısmi felç Remzi Kurtnezirov hakkında ev hapsi diğer 9 kişi hakkında ise tutuklama kararı almıştı. Öte yandan Uluslararası insan hakları kuruluşları ve hak savunucuları, Kırım Tatarlarına yönelik bu davaların siyasi saiklerle yürütüldüğünü defalarca dile getirdi. MAHKEME AĞIR HAPİS CEZALARI VERDİ Rus mahkemesi 21 Mayıs 2026’da davada kararını açıklamıştı. Kurgulama dava çerçevesinde mahkeme, Remzi Kurtnezirov hakkında 20 yıl, Nariman Ametov hakkında 15 yıl, Enver Halilayev hakkında 14,5 yıl hapis cezası verdi. Vahid Mustafayev ile Ali Mamutov ise 14’er yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Herson'dan çocuklar askerî eğitim için işgal altındaki Kırım'a götürüldü Haber

Herson'dan çocuklar askerî eğitim için işgal altındaki Kırım'a götürüldü

Rusya’nın işgali altındaki Herson Bölgesin'den getirilen çocukların, Kırım’ın Bahçesaray kentinde düzenlenen askerî eğitim programına katıldığı bildirildi. Rus yerel kaynaklara göre, bu hafta Bahçesaray’da Rusya tarafından organize edilen “Ştorm-Kırım 2026” adlı askerî-taktik eğitim kampı gerçekleştirildi. Etkinliğe, işgal altındaki Herson bölgesinden getirilen çocuklar ve gençlerin yanı sıra farklı bölgelerden askerî-patriotik kulüp üyeleri, “Yunarmiya” (Genç Ordu) grubu temsilcileri ve kursiyerler katıldı. REŞİT OLMAYANLAR DA KATILDI Organizatörler katılımcıların yaşlarına ilişkin bilgi paylaşmazken, yayımlanan görüntülere göre programa reşit olmayan çocukların da dahil olduğu görüldü. Herson bölgesini temsil eden grubun “yüksek hazırlık seviyesi ve askerî becerilere ilgisi” olduğu öne sürüldü. Katılımcılara bölgeden gelen gençlik merkezi temsilcilerinin eşlik ettiği belirtildi. GENİŞ KAPSAMLI ASKERİ EĞİTİM Rus kaynakları, kamp kapsamında katılımcılara taktik ve ateşli silah eğitimi, silahlı insansız hava aracı (SİHA) kullanımı, ilk yardım, dağcılık ve hava indirme (paraşüt) eğitimi verildiğini bildirdi. Ayrıca araç (buggy) kullanımı ve askerî düzen eğitimi gibi faaliyetlerin de programda yer aldığı kaydedildi. PROPAGANDA ETKİNLİKLERİ DE DÜZENLENDİ Çocukların ve gençlerin, askerî içerikli Rus şarkılarının seslendirildiği propaganda konserlerine götürüldüğü ifade edildi. Söz konusu eğitimlerin, “askerî hizmete hazırlık ve askerî-patriotik eğitim bölgesel merkezi” ile Rusya’ya bağlı “Yunarmiya” hareketinin Kırım temsilciliği tarafından organize edildiği belirtildi. “MİLİTARİZASYON” ELEŞTİRİLERİ Ukraynalı aktivistler, işgal altındaki bölgelerde çocukların bu tür askerî eğitim programlarına dâhil edilmesini militarizasyon ve propaganda olarak değerlendiriyor. Ukrayna Başsavcılığı Ofisi yetkilisi Mıhaylo Statsenko, daha önce yaptığı açıklamada, bu tür eğitimlerden geçen bazı gençlerin reşit olduktan sonra Rus Silahlı Kuvvetlerine katıldığını ve Ukrayna’ya karşı savaşta yer aldığını ifade etmişti. Statsenko, Rusya’da “Yunarmiya” kapsamında yetiştirilen gençlerin en az yüzde 10’unun ileride orduya katılmasının hedeflendiğini belirtti. DAHA ÖNCE DE BENZER KAMPLAR DÜZENLENDİ Bunun yanında, işgal altındaki Kırım ve Herson bölgeleri ile Rusya’nın Moskova, Penza ve Tver kentlerinden gelen yaklaşık 120 öğrenci ve gencin Bahçesaray’da 10 gün süren benzer bir askerî eğitim programına katıldığı bildirildi. Söz konusu eğitimlerin 27 Mart–5 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirildiği ve katılımcıların bazılarının 10 yaş civarında olduğu ifade edildi. Ayrıca bu hafta işgal altındaki Zaporijjya bölgesinin Melitopol ilçesine bağlı Vısoke köyünden yaklaşık 50 öğrencinin Kırım’a götürüldüğü, burada ideolojik ve propaganda amaçlı gezilere katıldıkları aktarıldı.

İşgal altındaki Kırım’da çocuklara askerî eğitim: Bahçesaray’da “Ştorm-Kırım” kampı Haber

İşgal altındaki Kırım’da çocuklara askerî eğitim: Bahçesaray’da “Ştorm-Kırım” kampı

12 yıldır Rus işgali altındaki Kırım’ın Bahçesaray kentinde 27 Mart–5 Nisan 2026 tarihleri arasında “Ştorm-Kırım” adlı askerî kamp düzenleniyor. Kremlin yanlısı “Kırım 24” televizyon kanalının aktardığına göre, Kırım ve Herson bölgelerinin yanı sıra Moskova, Penza ve Tver’den gelen yaklaşık 120 öğrenci ve genç, 10 günlük askerî eğitime alındı. Eğitim kapsamında katılımcılara taktik tıp, silah kullanımı, insansız hava aracı (İHA) yönetimi, paraşüt ve dağcılık eğitimi, araç kullanımı ve fiziksel hazırlık gibi alanlarda eğitim verildi. Ayrıca dalış ve özel operasyonlara yönelik temel beceriler de öğretildi. Program çerçevesinde ise katılımcıların Rusya İçişleri Bakanlığı (MVD), Fediral Güvenlik Servisi (FSB) ve Soruşturma Komitesi temsilcileriyle bir araya geldiği ve güvenlik birimlerine yönelik kariyer tanıtımlarına katıldığı aktarıldı. "GELECEĞİN ASKERLERİNİ" YETİŞTİRİYOLAR Kırım’daki gençlere askeri eğitim veren okul “Yunarmiya” yapılanmasının yerel sorumlularından Sergey Gavrilchuk, bu tür programların Rus ordusu için gelecekteki askerleri yetiştirmeyi amaçladığını ifade etti. 2016 yılında Rusya’da kurulan “Yunarmiya” hareketinin, işgal altındaki Kırım başta olmak üzere Donetsk, Luhansk, Zaporijjya ve Herson bölgelerinde de faaliyet gösterdiği belirtildi. Öte yandan Ukrayna Güvenlik Servisi’nin, Sergey Gavrilchuk hakkında savaş suçları ve Rusya’nın saldırganlığını meşrulaştırma suçlamaları kapsamında delil topladığı bildirildi. Gavrilchuk hakkında Ukrayna, Avrupa Birliği (AB) ve İsviçre tarafından yaptırımlar uygulanıyor. BİNLERCE ÇOCUK ETKİLENDİ Ukrayna Başsavcılığı verilerine göre, 2019-2025 yılları arasında yaklaşık 6 bin Ukraynalı çocuk bu tür programlara dâhil edildi. Yetkililer, bazı çocukların reşit olduktan sonra Rus ordusuna katılarak Ukrayna’ya karşı savaşta yer aldığını ifade ediyor. Ukrayna makamları, söz konusu faaliyetleri organize eden kişilere karşı savaş suçu kapsamında davalar açıldığını ve şüphelilerin gıyaben yargılanacağını bildirdi. Bu suçların 12 yıla kadar hapis cezası öngördüğü kaydedildi.

Yasa dışı Hansaray kazılarında yüz bine yakın buluntu! Haber

Yasa dışı Hansaray kazılarında yüz bine yakın buluntu!

İşgal altındaki Kırım’ın Bahçesaray kentinde bulunan, Kırım Hanlığı döneminden kalma ve 500 yılı aşkın geçmişe sahip Hansaray'da Rus arkeologların yürüttüğü yasa dışı kazılarda yüz bine yakın arkeolojik buluntuya ulaşıldığı bildirildi. İşgal yönetimine bağlı sözde Kültür Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, kazılar sırasında dekoratif sıva parçaları, mermer zemin kalıntıları ve seramik su boruları bulundu. Rus arkeologlar, sarayın Pers Bahçesi bölümünde XVII–XVIII. yüzyıllara tarihlendirildiği düşünülen büyük bir hamamın kalıntılarını tespit ettiklerini açıklayarak, hamam çevresinde çok sayıda yapı kalıntısının yanı sıra seramik parçaları, sikke buluntuları ve çeşitli günlük kullanım eşyalarının ortaya çıkarıldığını belirtti. ÇİN PORSELENİ PARÇASI BULUNDU İşgal yönetimi, kazılarda ulusal kıyafetli bir kadın figürünün yer aldığı Çin porselenine ait bir parçanın da keşfedildiğini belirterek, bazı buluntuların Kırım’ın dünyanın uzak bölgeleriyle ticari ve kültürel bağlantılarına işaret ettiğini kaydetti. Arkeologlara göre kazılarda ortaya çıkarılan buluntuların toplam sayısı on binlerce, hatta yüz binlerce parçaya ulaşıyor. Artefaktların şu anda bilimsel inceleme sürecinden geçirildiği ve daha sonra müzeye devredilmesinin planlandığı bildirildi. HANSARAY KIRIM TATAR KİMLİĞİNİN SEMBOLLERİNDEN BİRİ Ukrayna Milli Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsü Araştırma Görevlisi Aliye İbrahimova, Hansaray'ın Kırım hanlarının günümüze ulaşan tek saray kompleksi olduğunu ve Kırım Tatarları için önemli bir kültürel ve tarihi sembol teşkil ettiğini aktararak, sarayın Kırım Tatar sanatını ve kültürünü yansıtan eşsiz bir tarihi miras olduğunu vurguladı. Öte yandan sarayda yürütülen yasa dışı çalışmalar nedeniyle Ukrayna Kültür Bakanlığı daha önce UNESCO ve ICCROM gibi uluslararası kuruluşlara başvuruda bulunmuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.