SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bahçesaray

QHA - Kırım Haber Ajansı - Bahçesaray haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bahçesaray haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Rus işgalcilerin, Han Sarayı’ndaki yasa dışı kazıları devam ediyor: Yaklaşık 500 tarihî eser bulundu Haber

Rus işgalcilerin, Han Sarayı’ndaki yasa dışı kazıları devam ediyor: Yaklaşık 500 tarihî eser bulundu

Rus işgali altındaki Kırım’ın Bahçesaray kentinde bulunan Han Sarayı’nda gerçekleştirilen yasa dışı arkeolojik kazılarda yaklaşık 500 tarihî eser ortaya çıkarıldığı bildirildi. İşgal yönetimine bağlı müze çalışanları, bu yılki kazılarda elde edilen koleksiyonun son yıllarda Han Sarayı’nda bulunanlar arasında “en zengin ve çeşitli” koleksiyon olduğunu ileri sürdü. İşgal medyası ForPost’un haberine göre, yaklaşık 500 parçadan oluşan tarihî eser grubu, sonbaharda müze koleksiyonuna kabul ediliyor. İşgal yönetimine bağlı Bahçesaray Tarih, Kültür ve Arkeoloji Müze-Rezervi (BİKAMZ) koleksiyon bölümünün sözde yöneticisi Safiye Abduramanova, buluntular arasında özellikle sikke koleksiyonu, Osmanlı çubukları, bakır kadın takıları ve Kütahya’da üretilen çinili seramik parçalarının dikkat çektiğini söyledi. Ayrıca, işgal yönetiminin yürüttüğü kazılarda bulunan eserler arasında Osmanlı dönemine ait olduğu belirtilen kil çubuklar ve bakır kadın yüzüğü de yer aldı. İşgal yönetimine bağlı sözde Kırım Tatarları Tarih ve Kültürü Müzesi bölüm yöneticisi Meryem Seytumerova, buluntuların tamamının Han Sarayı arazisinde bulunması nedeniyle önem taşıdığını belirtti. Seytumerova, eserlerin her zaman bütünüyle korunmuş durumda olmadığını ancak sarayda yaşamış insanlarla bağlantılı olmaları nedeniyle tarihî açıdan değer taşıdığını savundu. 2 BİN 463 METREKARE ALANDA KAZI YAPILDI İşgal yönetiminin verilerine göre, Han Sarayı’ndaki kazılar kapsamında son birkaç yıl içinde toplam 2 bin 463,27 metrekarelik alan incelendi. Kazılar, Rusya’nın Kırım’ı işgal etmesinin ardından 2017’de başlattığı sözde “restorasyon” çalışmaları kapsamında gerçekleştiriliyor. İşgal yönetimi, 2025 sonunda Han Sarayı’ndaki yasa dışı çalışmaları iki yıl daha sürdürme kararı aldı. KIRIM TATAR KAYNAK MERKEZİ RESTORASYON ÇALIŞMALARINI ELEŞTİRDİ Kırım Tatar Kaynak Merkezi, daha önce Han Sarayı’ndaki sözde restorasyon çalışmalarının tarihî yapıya zarar verdiği uyarısında bulunmuştu. Merkez, çalışmaların restorasyon kuralları ve teknolojilerine aykırı şekilde yürütüldüğünü, bunun da yapıların deformasyonuna yol açtığını bildirdi. Merkeze göre, kompleksin bazı bölümlerindeki yapılar geçici desteklerle ayakta tutuluyor. Kaynak Merkezi ayrıca Han Sarayı arazisinde gerçekleştirilen yasa dışı arkeolojik kazılarda çok sayıda eserin bulunduğunu ve bu eserlerin uygun olmayan koşullarda muhafaza edildiğini belirtti. Merkez, buluntuların önemli bir bölümünün işgal altındaki Kırım’dan çıkarılarak yurt dışındaki sergilerde kullanıldığını ifade etti. DAHA ÖNCE BÜYÜK BİR HAMAMIN KALINTILARI BULUNMUŞTU Bunun yanı sıra, Han Sarayı’nda daha önce gerçekleştirilen yasa dışı kazılarda, 17. veya 18. yüzyıla tarihlenmiş olabileceği değerlendirilen büyük bir hamamın kalıntılarının bulunduğu açıklanmıştı. İşgal yönetimine bağlı arkeologlar, Pers Bahçesi olarak bilinen alanda yürütülen kazılarda dekoratif sıva, mermer döşeme ve su şebekesine ait seramik boru parçalarının yanı sıra çeşitli yapı kalıntıları ortaya çıkardıklarını bildirmişti. Kazılarda ayrıca sikkeler, seramik kap parçaları ve üzerinde geleneksel kıyafetli bir kadın figürü bulunan Çin porseleni parçasının bulunduğu açıklanmıştı. İşgal yönetiminin sözde Kültürel Mirası Koruma Devlet Departmanı Başkan Yardımcısı Aleksandr Javoronkov ise mart ayında yaptığı açıklamada, Han Sarayı’nın ana yapısındaki sözde restorasyon çalışmalarının 2027’de tamamlanmasının planlandığını söylemişti. KIRIM TATAR SARAY MİMARİSİNİN EŞSİZ ÖRNEĞİ 16 yüzyılda inşa edilen Han Sarayı, günümüze ulaşan Kırım Tatar saray mimarisinin dünyadaki tek örneği olarak kabul ediliyor. Bahçesaray’daki tarihî kompleks, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dâhil edilmesi için aday gösterilen kültürel miras alanları arasında yer alıyor.

Zorla Kaybedilenler Günü: Kırım Tatarı Ervin İbragimov'dan 10 yıldır haber yok! Haber

Zorla Kaybedilenler Günü: Kırım Tatarı Ervin İbragimov'dan 10 yıldır haber yok!

30 Ağustos Uluslararası Zorla Kaybedilenler Günü, savaş, işgal, siyasi baskı ve zorla kaybetme gibi nedenlerle yakınlarından haber alamayan ailelerin yaşadığı mağduriyete dikkat çekmek ve kayıp kişilerin akıbetlerinin ortaya çıkarılması için yürütülen mücadeleyi gündeme taşımak amacıyla anılıyor. Kırım’ın 2014’te Rusya tarafından işgal edilmesinin ardından yarımadada özellikle Kırım Tatarlarına yönelik baskılar yoğunlaştı. Rus işgal yönetiminin uygulamaları kapsamında Kırım Tatarları arasında alıkonulan, siyasi gerekçelerle hapsedilen ve zorla kaybedilen çok sayıda kişi bulunuyor. Bu vakaların önemli bir bölümünde aileler yıllardır yakınlarından haber beklerken, sorumluların ortaya çıkarılmasına yönelik soruşturmalar sonuçsuz bırakılıyor. ERVİN İBRAGİMOV 24 MAYIS 2016'DA KAÇIRILDI Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Yönetim Kurulu Üyesi ve Kırım Tatar aktivist Ervin İbragimov da işgal yönetiminin baskılarının simge isimlerinden biri hâline geldi. 24 Mayıs 2016’da saat 22.40 sıralarında babasını arayan İbragimov’dan bir daha haber alınamadı. Ertesi sabah İbragimov’un aracı evinin yakınında, kapıları açık hâlde bulundu. Olayın ardından bölgedeki güvenlik kamerası kayıtlarının incelenmesi, İbragimov’un akıbetine ilişkin önemli bir delili ortaya çıkardı. Görüntülerde, Rus trafik polisi üniforması giyen kişiler tarafından durdurulan İbragimov’un zorla bir araca bindirilerek götürüldüğü görüldü. Buna rağmen Rusya’nın işgal yönetimine bağlı sözde soruşturma makamlarının yürüttüğü soruşturmadan bugüne kadar sonuç alınamadı. İbragimov’un pasaportu ve ehliyeti ise Haziran 2016’da Bahçesaray’da yol kenarında bulundu. İbragimov’un kaçırılması, Kırım’daki Rus işgal yönetiminin muhalif ve Kırım Tatarı aktivistlere yönelik baskılarının en dikkat çekici örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor. ANNENİN 10 YILLIK BEKLEYİŞİ SON BULMADAN HAYATINI KAYBETTİ Ervin İbragimov’un ailesi, 10 yıl boyunca oğullarından gelecek haberi bekledi. Ancak annesi Leyla İbragimova, oğlunun akıbetini öğrenemeden 7 Mart 2026’da hayatını kaybetti. Bir annenin evladının nerede olduğunu bilmeden geçirdiği 10 yıl, Kırım’da zorla kaybedilen insanların ailelerinin yaşadığı ağır mağduriyeti de gözler önüne seriyor. DQTK, Ervin İbragimov’un kaçırılmasından Kırım’ı işgal altında tutan Rusya Federasyonu’nu sorumlu tuttu. Kırım Tatarları ise yıllardır Ukrayna’da ve dünyanın farklı ülkelerinde düzenledikleri eylemlerle İbragimov’un akıbetinin açıklanmasını talep ediyor. “Ervin Nerede?” sorusu, aradan geçen 10 yıla rağmen yanıt bekliyor. ZORLA KAYBEDİLEN 125 KİŞİDEN 39'UNUN AKIBETİ BİLİNMİYOR Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimî Temsilciliğinin, 30 Ağustos Uluslararası Zorla Kaybedilenler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, 2014-2026 yıllarında Rusya’nın geçici işgali altındaki Kırım’da en az 125 zorla kaybetme vakasının kayda geçirildiği ifade edildi. Bu vakaların 39’unda kayıp kişilerin akıbetinin hâlen bilinmediği aktarılan açıklamada, 2023’ten bu yana 62 kişinin uzun süreli özgürlükten yoksun bırakmayla sonuçlanan kaybetme vakalarının mağduru olduğu, bunlardan en az 24’ünün hukuki statüsünün belirlenmediği ve tamamen tecrit altında tutulduğu kaydedildi.

Kıyiv’de Kırım manzaraları sergisi: Ressam Vitaliy Vlasyuк’un eserleri sanatseverlerle buluşuyor Haber

Kıyiv’de Kırım manzaraları sergisi: Ressam Vitaliy Vlasyuк’un eserleri sanatseverlerle buluşuyor

Ukraynalı mimar ve ressam Vitaliy Vlasyuk’un Kırım’ın doğal ve tarihî güzelliklerini konu alan suluboya çalışmalarından oluşan sergi, Kıyiv’de sanatseverlerin ziyaretine açıldı. Ukrayna'nın Başkentinde "Hit Mall" alışveriş merkezinde düzenlenen sergide, Vlasyuk’un farklı dönemlerde kaleme aldığı Kırım manzaraları yer alıyor. Sergi, 26 Ağustos’a kadar ziyaret edilebilecek. Sanatçının eserlerinde Kırım’ın güney kıyılarındaki doğal güzelliklerin yanı sıra yarımadanın tarihî ve kültürel mirası da öne çıkıyor. Alupka, Bahçesaray, İnkerman ve Kefe'den (Feodosiya) manzaralar da eserlerde yer alıyor. Sergide bulunan tabloların 1967-2009 yılları arasında yapıldığı belirtildi. Eserler, sanatçının Kırım’a ilişkin gözlemlerini ve yarımadanın doğası ile tarihî mekanlarına yönelik sanatsal bakışını yansıtıyor. MİMARLIK VE SULUBOYAYI BİR ARAYA GETİRİYOR Ukrayna Mimarlık Akademisi üyesi olan Vitaliy Vlasyuk, aynı zamanda uzun yıllardır mimarlık alanında çalışmalar yürütüyor. Kıyiv İnşaat Mühendisliği Enstitüsünden mezun olan Vlasyuk, kariyerinin ilk döneminde “Krasnıy Ekskavator” fabrikasında Teknik Estetik Bürosunda çalışarak makine ve sanayi tesislerinin tasarımını yaptı ve fabrikanın müzesini oluşturdu. Daha sonraki yıllarda alışveriş merkezleri, okullar, anaokulları ve Ukrayna Bilimler Akademisine bağlı yapılar dâhil olmak üzere çok sayıda projede görev alan Vlasyuk, Kıyiv’deki Aziz Trifon Kilisesi’nin tasarımında da yer aldı. Bunun yanında sanatçı, mimarlığın yanı sıra 50 yılı aşkın süredir suluboya çalışmaları gerçekleştiriyor. İlk kişisel sergisini 2014’te açan Vlasyuk’un yaşamı ve sanat çalışmalarına ilişkin geçen yıl “Yaşam. Mimarlık. Suluboya” adlı albüm yayımlandı. Öte yandan, Vlasyuk’un günümüzde ise Ukrayna’nın şehirlerinde inşa edilmesini önerdiği “Raşizme Karşı Zafer” anıt-müze projesi üzerinde çalıştığı bildirildi.

İşgal altındaki Kırım'da art arda patlamalar duyuldu: Yarımadada elektrikler kesildi! Haber

İşgal altındaki Kırım'da art arda patlamalar duyuldu: Yarımadada elektrikler kesildi!

Rusya'nın işgali altındaki Kırım'da 26 Temmuz'u 27 Temmuz'a bağlayan gece çok sayıda patlama meydana geldi. Patlamaların ardından Akmescit (Simferopol) ve Akyar (Sivastopol) başta olmak üzere yarımadanın çeşitli bölgelerinde geniş çaplı elektrik kesintileri yaşandı. “Kırım Rüzgârı” (Krımskiy Veter) adlı Telegram kanalı, Bahçesaray'daki ana elektrik trafo merkezinde yangın çıktığını ve merkezin yakınındaki işgalci Rus Karadeniz Filosu'na bağlı 133. Lojistik Destek Tugayı tesislerinde de yangın görüldüğünü bildirdi. İşgal yönetiminin Akyar sözde Valisi Mihail Razvojayev ile işgal altındaki Kırım'ın sözde Acil Durumlar Bakanlığı gece boyunca hava saldırısı alarmı verdi. Razvojayev, Balaklava bölgesinde Rus hava savunma sistemlerinin üç silahlı insansız hava aracını (SİHA) düşürdüğünü öne sürdü. Bunun yanında, gece saatlerinde Kerç Köprüsü üzerindeki araç trafiği de yaklaşık bir saat süreyle durduruldu. AKYAR'DA TOPLU ULAŞIM AKSADI Sözde Vali Razvojayev, Akyar'daki elektrik kısıtlamalarının "bölge dışındaki enerji şebekelerinde oluşan aşırı yüklenmeyi önlemek" amacıyla uygulandığını savundu. Ayrıca, elektrik kesintileri nedeniyle Akyar'da troleybüs seferleri durduruldu, bazı otobüs hatlarının güzergâhları değiştirildi ve diğer hatlarda sefer aralıkları uzatıldı. YALTA VE ALUŞTA'DA KRİZ DEVAM EDİYOR İşgal altındaki Yalta'nın 26 Temmuz itibarıyla hâlâ elektriksiz olduğu, Aluşta ve çevresindeki yerleşimlerde ise 25 Temmuz'da olağanüstü hâl ilan edildiği belirtiliyor. Öte yandan, Ukrayna Deniz Kuvvetleri Sözcüsü Dmıtro Pletençuk daha önce yaptığı açıklamada, Kırım'daki enerji ve lojistik sorunlarının ardından Rus askerî uçaklarının Karadeniz üzerinde daha seyrek faaliyet göstermeye başladığını ve Rus savaş gemilerinin üslerinden çıkmadığını ifade etmişti.

İşgal altındaki Kırım'da geniş çaplı elektrik kesintileri: Akyar ve Bahçesaray karanlığa gömüldü Haber

İşgal altındaki Kırım'da geniş çaplı elektrik kesintileri: Akyar ve Bahçesaray karanlığa gömüldü

Rus işgali altındaki Kırım'da gece saatlerinde enerji altyapısına yönelik saldırıların ardından Akyar (Sivastopol), Bahçesaray ve yarımadanın çeşitli bölgelerinde geniş çaplı elektrik kesintileri yaşandı. Akyar'ın Kremlin kontrolündeki sözde valisi Mihail Razvojayev, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, kentin dışındaki enerji altyapısına düzenlenen saldırı nedeniyle Akyar'da elektrik arzının geçici olarak kesildiğini duyurdu. Razvojayev, etkilenen enerji tesislerinde özel acil durum prosedürlerinin uygulandığını, hastaneler ve diğer kritik kamu kurumlarının ise yedek enerji kaynaklarına bağlandığını belirtti. Yerel kaynaklar ise gece boyunca Akmescit (Simferopol), Kerç ve diğer bazı yerleşim yerlerinde patlama sesleri duyulduğunu bildirdi. BAHÇESARAY DA ELEKTRİKSİZ KALDI Bunun yanında yerel kaynaklara göre Bahçesaray'da da elektrik tamamen kesilirken, Kırım genelinde acil elektrik kesintileri uygulanmaya başlandı. Ukrayna askerî makamları ise saldırılara ilişkin henüz resmî bir açıklama yapmadı. ENERJİ VE LOJİSTİK ALTYAPISI HEDEFTE Son haftalarda Ukrayna'nın işgal altındaki Kırım'da enerji tesisleri, yakıt depoları ve lojistik altyapıya yönelik saldırılarını yoğunlaştırdığı belirtiliyor. Bölgede yakıt sıkıntısı ve planlı elektrik kesintilerinin sürdüğü, işgal yönetiminin ise bazı çocuk kampları ve tatil tesislerinde eylül ayına kadar faaliyetleri durdurduğu bildirildi. Ukrayna ve Batılı bazı askerî uzmanlar, söz konusu operasyonların Rusya'nın yarımadadaki ikmal ve askerî hareket kabiliyetini zayıflatmayı amaçladığını değerlendirirken, Rus makamları saldırıların etkisine ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşmadı.

Ukrayna: Rusya, Karadeniz'deki gücünü kademeli olarak kaybediyor! Haber

Ukrayna: Rusya, Karadeniz'deki gücünü kademeli olarak kaybediyor!

Ukrayna Deniz Kuvvetleri Sözcüsü Dmıtro Pletençuk, Ukrayna Savunma Kuvvetlerinin Karadeniz'de yürüttüğü operasyonlar nedeniyle Rusya'nın deniz üzerindeki etkisinin önemli ölçüde azaldığını ve Moskova'nın artık savaşın ilk dönemindeki gibi deniz ablukası uygulayamadığını vurguladı. Pletençuk, Ukrinform'a yaptığı açıklamada, Rusya'nın Karadeniz'in batı, orta ve güney kesimlerindeki üstünlüğünü büyük ölçüde kaybettiğini belirtti. "RUS GEMİLERİ ARTIK SİVİL GEMİLERİ ENGELLEYEMİYOR" Pletençuk, savaşın ilk yıllarında Rus savaş gemilerinin belirli bölgeleri kapattığını, sivil gemileri tehdit ettiğini ve bazılarını durdurmaya çalıştığını hatırlattı. Bugün ise Rus donanmasının bu kabiliyetini kaybettiğini ifade eden Pletençuk, "Artık böyle bir durum söz konusu değil. Rus filosu, savaşın başındaki deniz ablukasını uygulayabilecek kapasiteye sahip değil." dedi. RUS HAVA TEHDİDİ SÜRÜYOR Ukraynalı yetkili, denizde elde edilen ilerlemeye rağmen Rus askerî havacılığının Karadeniz bölgesindeki güvenlik açısından ciddi bir tehdit oluşturmaya devam ettiğini söyledi. Rus güçlerinin Karadeniz üzerinde hava devriyelerini sürdürdüğünü ve yeni insansız hava araçlarını (İHA) daha sık kullanmaya başladığını belirten Pletençuk, bölgedeki güvenlik risklerinin tamamen ortadan kalkmadığını kaydetti. KIRIM'DAKİ RUS ASKERÎ ALTYAPISI HEDEF ALINIYOR Öte yandan Ukrayna, Rusya'nın işgali altındaki Kırım'a yönelik operasyonlarını da yoğunlaştırıyor. Ukraynalı kaynaklara göre, son dönemde Rus hava savunma sistemleri, radarlar, köprüler, lojistik hatları, akaryakıt depoları ve enerji altyapısı düzenli olarak hedef alınırken, bu saldırıların Rus ordusunun yarımadadaki ikmal kapasitesini zayıflattığı belirtiliyor. 5 Temmuz'un ilk saatlerinde Kırım'daki Bahçesaray ve Zımıne'deki trafo merkezlerinin de saldırıya uğradığı, bunun sonucunda Bahçesaray başta olmak üzere bazı bölgelerde elektrik kesintileri yaşandığı bildirildi.

Tuvali yarım kalan bir deha: Abdurefi Abiyev Haber

Tuvali yarım kalan bir deha: Abdurefi Abiyev

30 Mayıs 1879’da Akmescit’in Çokurça köyünde bir çobanın oğlu olarak dünyaya gözlerini açan Abdurefi Abiyev, köklerinden kopmadan dünyaya açılmayı başaran, Kırım Tatar halkının Avrupa görmüş ilk ve en vizyoner sanatçılardan biriydi. İçindeki sönmez sanat ateşi ve yeteneği, onu önce Moskova’daki saygın Stroganov Güzel Sanatlar Akademisi’ne, ardından da resmin kalbi sayılan Paris’teki prestijli Julien Akademisi’ne kadar taşımıştı. “ÜNER SANAYİ” İLE BİR MİLLETİN GELECEĞİNİ DOKUDU 1917 yılında, edindiği tüm birikimle vefakar vatanına geri dönen Abiyev, en yakın yol arkadaşı ünlü etnograf Üsein Bodaninskiy ile omuz omuza vererek Kırım Tatar kültürünün ve zanaatinin kalbi sayılan Bahçesaray "Üner Sanayi" Güzel Sanatlar ve Sanayi Okulu’nu kurdu. Okulun ilk müdürü olarak, genç beyinlere sadece teknik resmi ve çizgileri değil; milli kimliği, estetiği ve vatan sevgisini aşıladı. BİTMEYEN SÜRGÜNLER VE DİNMEYEN SANAT AŞKI Kırım Tatar kimliğini ve kültürünü tavizsiz bir şekilde savunması, Sovyet rejiminin gözünde onu kısa sürede bir "tehdit" haline getirdi. 1928 yılında, dönemin meşum "milliyetçilikle mücadele" kampanyaları kapsamında görevinden alınarak Türkmenistan’a sürgün edildi. AKMESCİT’TE SUSTURULAN FIRÇA VE ÇALINAN MİRAS Stalin rejiminin acımasız cellatları, 1938 yılında bu büyük dehayı tutukladı. Aynı yıl, Akmescit’teki o karanlık zindanlarda, onlarca Kırım Tatar münevveriyle birlikte suçsuz yere kurşuna dizilerek katledildi. Katil rejim onun canını aldı, bedenini meçhul bir çukura gömdü ancak ruhundaki özgürlük anlayışını silemedi. Büyük sanatçının trajedisi ne yazık ki ölümüyle de sınırlı kalmadı. El emeği, göz nuru muazzam tabloları ve sanatsal mirasının çok büyük bir kısmı, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı esnasında Sovyetler tarafından barbarca yağmalandı ve yok edildi. Bugün fiziki bir mezarı veya günümüze ulaşan geniş bir sergisi olmasa da Abdurefi Abiyev, kalemiyle ve fırçasıyla halkının hafızasında silinmez bir iz, sönmeyen bir meşale olarak yaşamaya devam ediyor. Kırım Tatar halkı, doğumunun 147. yılında büyük ustasını rahmet ve minnetle anıyor.

Kırım İnsan Hakları Grubu, Rusya’nın kültürel asimilasyonunu BM’ye taşıdı Haber

Kırım İnsan Hakları Grubu, Rusya’nın kültürel asimilasyonunu BM’ye taşıdı

Kırım İnsan Hakları Grubu, Birleşmiş Milletler (BM) Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Komitesi'ne resmi bir bildiri sunarak, Rusya’nın dezenformasyon mekanizmalarını silahlı çatışma koşullarında kültürel hakları engellemek için nasıl kullandığını raporladı. Raporda, işgal altındaki Kırım’da Rusya’nın dezenformasyon yoluyla kültürel mirası dönüştürdüğü, gasp ettiği ve özellikle Kırım Tatar halkı için hayati önem taşıyan tarihî yapıları hedef aldığı vurgulandı. BAHÇESARAY’DAKİ HANSARAY “RESTORASYON” ADI ALTINDA DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR İnsan hakları savunucuları, Rusya'nın uyguladığı bu politikanın en somut ve acı verici örneği olarak Kırım Tatarlarının tarihî ve sembolik mirası olan Bahçesaray’daki Hansaray’ı gösterdi. Raporda, Rus işgal yönetimi tarafından yürütülen sözde "restorasyon" ve "yenileme" adı altında sarayın özgün mimarisinin ve tarihî bağlamının fiilen değiştirildiği belirtildi. Bu faaliyetlerin amacının, tarihî anıtı Rus devletinin resmi kültür politikasına entegre etmek ve sarayın taşıdığı otantik Kırım Tatar anlatısını zamanla tamamen hafızalardan silmek olduğu belirtildi. İDEOLOJİK KONTROL MEKANİZMASI Kırım İnsan Hakları Grubu, bu tür uygulamaların sadece tarihi bir binaya yönelik fiziksel bir müdahale olmadığını, doğrudan bir ideolojik kontrol aracına dönüştürüldüğünü kaydetti. Sürecin sadece yıkım veya yeniden inşa ile sınırlı kalmadığı; kültürel kurumların yönetim kademelerinin değiştirilmesi, Kırım Tatar tarihiyle ilgili eğitim programlarının dönüştürülmesi ve tarihî anlamların çarpıtılması yoluyla yürütüldüğü ifade edildi. KIRIM TATARLARININ KÜLTÜREL YAŞAMA KATILMA HAKKI GASP EDİLİYOR BM'ye sunulan bildiride, bu asimilasyon süreçlerinin işgale eşlik eden daha geniş bir Rus dezenformasyon stratejisinin parçası olduğunun altı çizildi. Bu stratejiyle, kültürel mirasa verilen zararların ve yapılan değişikliklerin sorumluluğunun gizlenmesi ve Kırım Tatarlarının kendi tarihi mekanlarıyla olan köklü bağlarının zayıflatılması amaçlanıyor. Kırım İnsan Hakları Grubu, Bahçesaray’daki Hansaray’ı örneğinde yaşananların sadece somut bir kültürel miras meselesi olmadığını, Kırım Tatar halkının kendi kültürel yaşamına katılma ve onu koruma hakkına yönelik sistemli bir saldırı olduğunu belirterek komiteyi acil önlem almaya çağırdı.

Çubarov’dan Ervin İbragimov açıklaması: "Rusya Kırım’da başlattığı terörü şimdi de yeni işgal edilen bölgelerde sürdürüyor” Haber

Çubarov’dan Ervin İbragimov açıklaması: "Rusya Kırım’da başlattığı terörü şimdi de yeni işgal edilen bölgelerde sürdürüyor”

Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Yönetim Kurulu ve Bahçesaray Kırım Tatar Bölge Meclisi Üyesi Ervin İbragimov'un işgal altındaki Bahçesaray'da kaçırılmasının 10. yıl dönümü vesilesiyle çarpıcı bir açıklama yaptı. Çubarov, 2016 yılında Kırım'da işlenen bu suçun, Rusya'nın bugün Ukrayna genelinde yürüttüğü topyekûn işgal savaşının ve sivil katliamların habercisi olduğunu vurguladı. GÜVENLİK KAMERASI VAHŞETİ DOĞRUDAN BELGELEMİŞTİ Ervin İbragimov, 2016 yılında 24 Mayıs’ı 25 Mayıs’a bağlayan gece Rus işgali altındaki Bahçesaray’da kaçırılmıştı. Yarımadada yaşanan diğer birçok zorla kaybetme vakasının aksine, bu suçun bir güvenlik kamerası tarafından anbean kaydedildiğini hatırlatan Çubarov, Rus trafik polisi üniforması giyen kişilerin İbragimov’un aracını durdurduğunu, genç aktivistin kaçmaya çalışsa da darbedilerek bir minibüse bindirildiğini ve gecenin karanlığında gözden kaybolduğunu belirtti. KTMM Başkanı, “Bu video kaydı, Rusların vahşetine dair çürütülemez bir kanıt olmanın ötesine geçmiştir. Rusya'nın insanı nasıl yok etmeye, sesini kısmaya çalıştığının; acımasız terör eylemleriyle, Rus işgali koşullarında ezici çoğunluğuyla topraklarına sadık kalan Kırım Tatarlarının iradesini ezme arzusunun adeta somut bir simgesi haline gelmiştir." ifadelerini kullandı. “KIRIM’DAKİ CEZASIZLIK BUÇA VE MARİUPOL’Ü DOĞURDU” Refat Çubarov, 2016 yılında uygar dünyanın "yerel bir hibrit çatışma" veya münferit bir "insan hakları ihlali" olarak gördüğü olayların, aslında Rusya’nın bugünkü geniş çaplı işgal savaşı için kanlı bir hazırlık evresi olduğunu dile getirdi. Kremlin’in Kırım’ın işgali ve ilk kaçırma olaylarının ardından hissettiği cezasızlık duygusunun daha sonra Buça, Mariupol ve Olenivka’daki vahşetleri doğurduğunu belirten Çubarov, Rusya’nın o dönem Kırım’da denediği insan kaçırma yöntemlerini bugün Herson ve Zaporijjya gibi yeni işgal edilen bölgelerde çocukları ve binlerce sivili toplu halde kaçırarak sürdürdüğünü kaydetti. “ULUSLARARASI MAHKEMELER İÇİN DOĞRUDAN BİR İDDİANAME” Ervin İbragimov hakkında asla geçmiş zaman kullanarak konuşmayacaklarını ve adaletin mutlaka tecelli edeceğini vurgulayan Çubarov, şu ifadelere yer verdi: "Ervin İbragimov, Rus işgal rejiminin kurbanı oldu; ancak aynı zamanda direnişin de sembolü haline geldi. Düşmanın, onun toplum üzerindeki liderliğinden, Kırım Tatar halkına ve Ukrayna Devletine olan bağlılığından duyduğu panik şeklindeki korku yüzünden kaçırılmıştı. İşgalciler o zaman da, şimdi de, anavatanları Kırım'a ve devletleri Ukrayna'ya sadık kalan herkesi korkutmaya çalışıyorlar, ancak bu çabaları boşuna sürüyor. Buna karşın, işgalin on ikinci yılında ve büyük savaşın beşinci yılında, istilacılar bu direnişi kırmayı asla başaramadılar. Bizlerin Ervin İbragimov hakkında geçmiş zaman kipiyle konuşmaya ahlaki hakkı yoktur. Ervin'in kaçırılması davası tam adalet gerektiriyor ve bu, işgalcilerin suçlarını gizleme yeteneklerini kaybetmeleriyle mümkün olacaktır. Ervin'in kaçırılma anına ait video kaydı, gelecekte kurulacak uluslararası mahkemeler için doğrudan bir iddianame niteliğindedir. Bu vahşetin hem azmettiricileri hem de failleri kaçınılmaz cezalarını çekeceklerdir. Yarımadanın on iki yıllık işgali; on binlerce paramparça edilmiş hayat, yüzlerce siyasi tutsak ve onlarca kayıp insan getirdi. Ervin, bu yıkıcı darbeyi ilk göğüsleyenler arasındaydı. Amacımız değişmedi: İşgalin tamamen sona ermesi. Bugün, geniş çaplı işgalin beşinci yılında nihai olarak idrak ediyoruz ki: Ukrayna devlet bayrağı ile Kırım Tatar milli bayrağı Bahçesaray, Akmescit (Simferopol) ve Akyar (Sivastopol) semalarında yeniden gururla dalgalanmadığı sürece adil bir barış gelmeyecektir." TRAFİK POLİSİ ÜNİFORMASI GİYEN KİŞİLER TARAFINDAN KAÇIRILDI 10 yıldır haber alınamıyor: Ervin İbragimov nerede? Rus işgali altındaki Kırım'da, tam 10 yıl önce trafik polisi üniforması giyen kimliği belirsiz kişilerce evinin birkaç metre ötesinde kaçırılan DQTK Yönetim Kurulu Üyesi ve Bahçesaray Kırım Tatar Bölge Meclisi Üyesi Ervin… pic.twitter.com/yii4YikizB — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 25, 2026 Dünya Kırım Tatar Kongresi Yönetim Kurulu Üyesi Ervin İbragimov’un arabası, 25 Mayıs 2016 sabah saatlerinde Rus işgali altındaki Kırım’ın Bahçesaray şehrindeki evinin yakınlarında kapıları açık bir şekilde bulundu. Olayın gerçekleştirildiği yerin yakınında bulunan güvenlik kameraları, Ervin İbragimov’un trafik polisi üniforması giyen kişiler tarafından kaçırıldığını kaydetti. Ervin’in kaybolmadan önce 24 Mayıs 2016 günü saat 22.40 civarında babasını arayarak arabasının evraklarının nerede olduğunu sorduğu biliniyor. Daha sonra Ervin ile iletişim kesildi ve o günden beri hakkında hiçbir haber alınamadı. İŞGALCİLER ANCAK 3 GÜN SONRA "SORUŞTURMA" BAŞLATTI İşgalci Rus yönetimine bağlı olan sözde Soruşturma Komitesi ancak üç gün geçtikten sonra, Ervin İbragimov’un kaçırılmasıyla ilgili soruşturma başlattı. 2 Haziran 2016 tarihinde Ervin İbragimov’un pasaportu ve ehliyetinin Bahçesaray’da bulunduğu açıklandı. 3 Haziran’da ise, Ervin İbragimov’un kaçırıldığı gerçeğini teyit eden yeni görüntüler yayımlandı. Kaçırıldığı günden bu yana Ervin İbragimov hakkında hiçbir şey bilinmiyor. İbragimov’un kaçırılmasının sebepleri de bilinmiyor. İşgalci yönetimin sahte soruşturması hiçbir sonuç vermedi. Ervin İbragimov’un akrabaları, Ervin’i eve getiren kişiye 1 milyon ruble (15 bin dolar) tutarında büyük meblağ ödemeye hazır olduklarını duyurdu. Ancak bu da bir sonuç vermedi. DQTK: ERVİN'İN KAÇIRILMASINDAN RUSYA SORUMLU Dünya Kırım Tatar Kongresi’nin (DQTK) Yönetim Kurulu, üyesi olan Ervin İbragimov’un kayboluşu hakkında yayınladığı açıklamada, söz konusu olaydan, Kırım’ı işgali altında tutan Rusya Federasyonu’nun sorumlu olduğunu vurguladı. Temmuz 2018’de açıklama yapan Ervin’in babası Ümer İbragimov, işgalci Rus kolluk kuvvetleri görevlilerinin oğlunu tehdit ettiğini aktarmıştı. Kırım Tatarları, Ukrayna ve diğer ülkelerde “Ervin Nerede?” eylemleri düzenleyerek İbragimov ailesine aktif şekilde destek gösteriyor. Kırım Derneği Genel Merkezi, 24 Mayıs 2022 tarihinde düzenlenen toplantıda Türkiye’deki Kırım Tatarları, dünyaya ve Türkiye Cumhuriyeti yetkililerine seslenerek “Ervin İbragimov nerede?” sorusunun Rusya Federasyonuna sorulması için çağrıda bulunmuştu.tw

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.