ISW: Putin, Rusya’nın Ukrayna’ya baskı kurabileceğine inandığı sürece ciddi müzakerelere yanaşmayacak
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) merkezli Savaş Çalışmaları Enstitüsü (ISW), Rusya’nın füze üretimini balistik sistemlere kaydırarak Ukrayna’nın hava savunmasındaki Patriot füzesi açığından yararlanmaya hazırlandığını bildirdi. Analistlere göre Kremlin rejimi, Ukrayna’nın şehirlerini ve enerji altyapısını hedef alan saldırılarla ülkenin direncini kırabileceğine inandığı sürece ciddi müzakerelere veya taviz vermeye yanaşmayacak.
ISW’nin 10 Ağustos tarihli Ukrayna-Rusya Savaşı değerlendirmesine göre Moskova, uzun menzilli saldırı kapasitesinde değişikliğe giderek Ukrayna hava savunmasını daha kolay aşabilecek sistemlerin üretimine öncelik veriyor.
Ukrayna Savunma Bakanlığı Ana İstihbarat Başkanlığı (HUR) Başkan Yardımcısı Tümgeneral Vadim Skıbıtskıy (Vadym Skibitskyi), Rusya’nın Nisan 2026’dan bu yana balistik ve seyir füzelerinin üretimine öncelik verdiğini belirtti. Skıbıtskıy, bunun temel amaçlarından birinin, Ukrayna’nın Patriot önleme füzelerindeki açığı değerlendirmek olduğunu bildirdi.
RUSYA BALİSTİK FÜZE ÜRETİMİNİ ARTIRIYOR
Skıbıtskıy, Rusya’nın Nisan ile Temmuz 2026 arasında Ukrayna’ya yönelik balistik füze kullanımını üç katın üzerinde artırdığını söyledi.
Rusya’nın füze üretiminde de kapasite artışına gittiği belirtilirken, bazı daha az isabetli sistemlerin üretiminin durdurularak kaynakların balistik füzelere yönlendirildiği ifade edildi. Rusya’nın S-400 hava savunma sistemlerinden karadaki hedeflere karşı kullanılmak üzere balistik yörüngeli özel füzeler de ateşlediği kaydedildi.
Skıbıtskıy ayrıca Rusya’nın bazı önemli füze türlerinde aylık üretim hedeflerini yüzde 10 ile 20 oranında aştığını ve üretilen yeni füzelerle saldırılar düzenlediğini belirtti.
Ukrayna İnsansız Sistem Kuvvetleri Komutanı Robert “Magyar” Brovdi ise Rusya’nın şu anda farklı füze türlerinden oluşan tek bir saldırı dalgasında aynı anda 77 füze fırlatabilecek kapasiteye sahip olduğunu, Moskova’nın bu kapasiteyi 200 füzeye çıkarmaya çalıştığını söyledi.
RUSYA KIŞ AYLARINA HAZIRLANIYOR
ISW, Rusya’nın füze üretimindeki bu değişimin özellikle 2026-2027 kışında Ukrayna’nın enerji altyapısına yönelik saldırılar açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği değerlendirmesinde bulunuyor.
Ukraynalı yetkililer, Rusya’nın kış aylarında enerji tesislerine yönelik saldırılarını artırabileceği uyarısında bulunuyor. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy (Volodimir Zelenski) da kış öncesinde kritik altyapının korunması, sığınakların güçlendirilmesi ve balistik füzelere karşı savunma kapasitesinin artırılmasını öncelikler arasında göstermişti.
Zelenskıy, 8 Ağustos’ta Ukrayna’da zarar görmemiş elektrik santrallerinin neredeyse kalmadığını belirtmişti. Rus saldırılarında enerji tesislerinin yanı sıra demiryolu istasyonları, hastaneler, üniversiteler ve sivil işletmeler de zarar gördü.
ISW’ye göre Kremlin, Ukrayna’nın mevcut Patriot önleyici füze sıkıntısını kullanarak kış boyunca ülkeye ağır zarar vermeyi ve Ukrayna’nın direncini kırmayı hedefleyebilir.
PATRİOT AÇIĞI UKRAYNA’NIN HAVA SAVUNMASINI ZORLUYOR
Ukrayna’nın Rus balistik füzelerine karşı kullandığı Patriot sistemleri, bu tür tehditleri etkili biçimde önleyebilen temel hava savunma araçları arasında bulunuyor.
Bu nedenle Patriot önleyici füzelerindeki ciddi azalma, Rusya’nın balistik saldırılarının etkisini artırabilecek önemli bir risk oluşturuyor.
ISW'ye göre, Rusya bu açığı yalnızca saldırılarını artırmak için değil, Ukrayna’nın savunma kapasitesini ve Batı’nın Ukrayna’ya verdiği desteği yıpratmak için de kullanmayı planlıyor.
RUSYA’NIN “YIPRATMA SAVAŞI” HESABI
ISW analizine göre Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in savaş stratejisinin temelinde, Rusya’nın uzun süreli bir yıpratma savaşında üstün gelebileceği düşüncesi bulunuyor.
Bu yaklaşım, Rus ordusunun cephede baskıyı sürdürmesi ve Ukrayna kentleri ile altyapısına yönelik füze saldırılarının devam etmesiyle Ukrayna’nın askerî kapasitesinin, Batı’nın desteğinin ve toplumun savaşa devam etme iradesinin zaman içerisinde zayıflayacağı varsayımına dayanıyor.
Bu nedenle ISW, Putin’in Rusya’nın askerî hedeflerine ulaşabileceğine inandığı sürece ciddi müzakerelere girmek veya temel taleplerinden taviz vermek için yeterli motivasyona sahip olmayacağı değerlendirmesinde bulunuyor.
Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Galuzin’in 9 Ağustos’ta yaptığı açıklama da bu yaklaşımı destekliyor. Galuzin, Moskova’nın savaşın dondurulmasını desteklemediğini ve herhangi bir çözümün Kremlin’in “savaşın temel nedenleri” olarak nitelendirdiği konuları ele alması gerektiğini savundu.
RUSYA’NIN HEDEFİ YALNIZCA CEPHE HATTI DEĞİL
ISW değerlendirmesine göre Moskova’nın saldırı stratejisi, cephedeki Ukrayna birlikleriyle sınırlı değil. Rus güçleri, Ukrayna’nın enerji altyapısını, lojistik hatlarını, savunma sanayisini ve şehirlerdeki kritik altyapıyı da hedef alıyor.
10 Ağustos gecesi Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırılarında 126 Şâhid, Gerbera ve Parodiya tipi silahlı insansız hava aracının (SİHA) yanı sıra çeşitli füze sistemleri kullanıldı. Ukrayna Hava Kuvvetleri, çok sayıda hava aracının imha edildiğini açıklarken, saldırılar Poltava, Çernihiv, Dnipropetrovsk ve Harkiv bölgelerinde konut, ticari ve tarımsal altyapının yanı sıra akaryakıt istasyonlarını da etkiledi.
Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus da 7 Ağustos'ta Dnipro kentindeki bir DSÖ insani yardım deposunun Rus saldırısında vurularak imha edildiğini açıkladı. Depoda cephe hattındaki sağlık tesisleri için tıbbi malzemeler bulunuyordu.
ISW: PATRİOT AÇIĞI SAVAŞIN UZAMASINA YOL AÇABİLİR
ISW’nin değerlendirmesine göre Rusya’nın balistik füze üretimine ağırlık vermesi ve Ukrayna’nın Patriot önleyici füzelerindeki mevcut sıkıntı, önümüzdeki kış aylarında Ukrayna üzerindeki baskıyı ciddi biçimde artırabilir.
Analistler, Kremlin’in Ukrayna’nın hava savunmasındaki zayıflıktan yararlanabileceğine inanmasının, Moskova’nın anlamlı müzakerelere girmek yerine askerî baskıyı sürdürme tercihini güçlendireceği görüşünde.
Bu nedenle Patriot füzelerindeki yetersizlik yalnızca Ukrayna’nın hava savunması açısından değil, savaşın diplomatik geleceği açısından da kritik bir sorun olarak değerlendiriliyor.