SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Baltık Ülkeleri

QHA - Kırım Haber Ajansı - Baltık Ülkeleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Baltık Ülkeleri haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Avrupalılar kendilerini savunmasız hissediyor: "ABD güvenilmez, Avrupa tek başına yetersiz!" Haber

Avrupalılar kendilerini savunmasız hissediyor: "ABD güvenilmez, Avrupa tek başına yetersiz!"

Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde yapılan bir kamuoyu araştırması, Avrupalıların güvenlik konusunda Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yerine Avrupa'nın kendi savunma kapasitesine daha fazla güvenmek istediğini ancak kıtanın bunu tek başına sağlayabileceğine ilişkin ciddi tereddütler taşıdığını ortaya koydu. Politico'nun, araştırma şirketi Public First tarafından 24 AB ülkesinde gerçekleştirilen ankete dayandırdığı haberine göre, katılımcıların yüzde 40'ı ülkelerinin askeri güvenlik konusunda Avrupa'nın desteğine güvenmesini kabul edilebilir bulurken, yalnızca yüzde 14'ü ABD gibi Avrupa dışındaki ülkelerden askeri destek alınmasını tercih etti. Bunun yanında Public First Direktörü Anand Menon, Avrupalıların kendilerini eskisine kıyasla daha az güvende hissettiğini ve ABD'yi daha az güvenilir bir ortak olarak değerlendirdiğini belirtti. Menon, Avrupa'nın savunma alanında daha bağımsız hale gelmesinin daha fazla yatırım yapılmasını ve bu yatırımların her zaman ulusal savunma sanayilerine yönelmeyebileceğini belirterek, kamuoyunun bu tür fedakarlıklara ne ölçüde hazır olduğunun belirsizliğini koruduğunu ifade etti. AVRUPA'NIN SAVUNMA KAPASİTESİ KONUSUNDA GÖRÜŞLER BÖLÜNDÜ Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 41'i Avrupa'nın kendilerini koruyabilecek kapasiteye sahip olduğunu düşünürken, yüzde 43'ü bunun mümkün olmadığı görüşünü dile getirdi. Millî savunma kapasitesine ilişkin soruda ise katılımcıların yüzde 58'i kendi ülkelerinin kendisini savunmaya hazır olmadığını belirtirken, yüzde 27'si ülkelerinin yeterli hazırlığa sahip olduğunu ifade etti. Öte yandan, ankete katılanların yüzde 46'sı maliyetlerin artmasına yol açsa bile Avrupa ülkelerinin savunma teçhizatını kendi topraklarında üretmesi gerektiğini savundu. Rusya'ya coğrafi olarak daha yakın olan Baltık ülkeleri, Romanya ve Bulgaristan'da yaşayanların, dış destek olmadan kendilerini savunabileceklerine ilişkin en yüksek düzeyde kuşku taşıyan gruplar arasında yer aldığı belirtildi. Finlandiya ise bu konuda istisna oluşturdu. Katılımcıların yüzde 76'sı ülkenin kendi savunmasını sağlayabilecek hazırlığa sahip olduğunu ifade etti. ANKET 24 AB ÜLKESİNDE GERÇEKLEŞTİRİLDİ Araştırma, 6-22 Haziran 2026 tarihleri arasında 24 AB ülkesinde yaklaşık 24 bin yetişkinin katılımıyla gerçekleştirildi. Sonuçlara göre 18 ülkede katılımcıların çoğunluğu, ülkelerine olası bir saldırıda Avrupa'nın askeri gücüne güvenebileceğini düşündü. Finlandiya, Fransa, Polonya, Bulgaristan, Romanya ve Yunanistan ise çoğunluğun ülkelerinin gerektiğinde tek başına savaşabilecek kapasiteye sahip olması gerektiğini savunduğu ülkeler olarak öne çıktı.

NATO’nun üst düzey ismi uyardı: "Rusya eski Sovyet topraklarını geri istiyor" Haber

NATO’nun üst düzey ismi uyardı: "Rusya eski Sovyet topraklarını geri istiyor"

NATO Askeri Komite Başkanı Oramiral Giuseppe Cavo Dragone, Avrupa’nın güvenlik mimarisine yönelik tehditler hakkında çarpıcı değerlendirmelerde bulunarak Rusya’nın askerî gücünü artırmaya devam edeceğini ve stratejik hedeflerinin sadece Baltık ülkeleriyle sınırlı kalmayacağını vurguladı. Ayrıca, Rusya’nın Sovyetler Birliği dönemindeki nüfuz alanlarını yeniden kazanma arzusuna dikkat çekti. NATO’nun en kıdemli askerî yetkilisi olan Oramiral Dragone, RBK-Ukrayina haber ajansına verdiği röportajda Rusya’nın stratejik hedeflerini değerlendirdi. Rusya’nın Avrupa için kısa ve orta vadeli tehditler oluşturduğunu ve Sovyetler Birliği’nin dağılmasından önce sahip olduğu topraklara ve nüfuz alanlarına göz diktiğini belirten Dragone şu ifadeleri kullandı: Hibrit ve geleneksel olmayan tehditler zaten mevcut ve devam edecek. Rusya'nın eskiden sahip olduğu şeyi geri almaya çalışacağını bekleyebiliriz. Yani SSCB'nin çöküşünden önceki dönemde. Dolayısıyla hedefin kim olabileceğini anlamayı size bırakıyorum. Dragone, NATO’nun Arktik bölgesinden güney sınırlarına kadar 360 derecelik bir savunma ve caydırıcılık stratejisiyle teyakkuzda olduğunu aktardı. BALTIK ÜLKELERİ VE MÜTTEFİK DESTEĞİ Siyasi arenada Donald Trump’ın açıklamalarına rağmen 32 NATO üyesinin Ukrayna’ya destek konusunda kararlılığını sürdürdüğünü hatırlatan Oramiral, ittifakın bir numaralı önceliğinin Rusya ve terör örgütlerine karşı askerî kapasitesini geliştirmek olduğunu söyledi. Cephe hattında bulunan Baltık ülkelerinin durumun gelişimini en hassas şekilde takip ettiklerini ve bölgeden gelen istihbaratın en güvenilir kaynak olduğunu belirten Dragone, “Bence durum hakkında en iyi bilgiye sahip olanlar onlar. Bu yüzden onlara güveniyorum. Durumun gelişimini doğrudan takip ediyorlar. Ön cephedeler. Onlardan daha doğru tavsiye ve bilgi verebilecek kimse yok.” dedi. ARTAN GERİLİM VE SALDIRI İDDİALARI Nisan 2026 itibarıyla Rusya-NATO hattındaki gerilim had safhaya ulaşırken, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy Rusya’daki dijital kısıtlamaların büyük bir seferberliğin ve Baltık ülkelerine yönelik olası bir saldırının habercisi olabileceğini dile getirdi. Bu iddialara Polonya Başbakanı Donald Tusk da katılarak Rusya’nın önümüzdeki aylarda NATO’ya saldırabileceği ihtimaline karşı Avrupa’nın doğu sınırlarını koruma kapasitesini sorguladı. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise Batı’yı ülkesine karşı açık bir savaş ilan etmekle suçlayarak Ukrayna’nın bu süreçte bir jeopolitik koçbaşı olarak kullanıldığını savundu. Savaş Çalışmaları Enstitüsü ve çeşitli istihbarat raporları da Moskova’nın Baltık ülkelerine yönelik saldırganlık için gerekli siyasi ve enformasyon altyapısını sistematik olarak inşa ettiğini ortaya koyuyor.

ISW: Kremlin Baltık ülkelerine karşı olası saldırı için zemin hazırlıyor! Haber

ISW: Kremlin Baltık ülkelerine karşı olası saldırı için zemin hazırlıyor!

Savaş Araştırmaları Enstitüsü (ISW) tarafından yayımlanan değerlendirmede, Kremlin’in özellikle Litvanya, Letonya ve Estonya’yı hedef alan söylemleri artırdığı belirtildi. Rapora göre bu söylemler, NATO’yu saldırgan bir taraf gibi gösterme ve gelecekte olası askerî adımlar için kamuoyu algısı oluşturma amacını taşıyor. Analizde, Rusya Güvenlik Konseyi’nin Litvanya’yı Kaliningrad bölgesi yakınında “gerilim yaratmakla” suçladığı ifadelerine dikkat çekildi. Ayrıca Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Aleksandr Gruşko'nun NATO’nun Baltık Denizi’nde olası “abluka ve Kaliningrad’a yönelik operasyonlar” planladığını öne süren açıklamaları da değerlendirildi. “KALİNINGRAD SÖYLEMİ” DİKKAT ÇEKİYOR Rapora göre Kremlin rejimi, Kaliningrad bölgesini merkeze alan güvenlik söylemlerini kullanarak, Baltık ülkelerine veya Polonya’ya yönelik olası gelecekteki askerî adımları “savunma” gerekçesiyle meşrulaştırmaya çalışıyor. ISW, bu yaklaşımın “uzun vadeli bir stratejik anlatı inşası” olduğunu belirtiyor. ISW ayrıca, Kremlin’in yürüttüğü faaliyetleri “bilişsel savaş” olarak tanımlayarak, NATO’nun Ukrayna’daki savaşa verdiği desteğin bilinçli şekilde çarpıtıldığını ifade etti. Raporda, Rusya’nın bu söylemlerle hem iç kamuoyunu hem de uluslararası algıyı etkilemeyi hedeflediği kaydedildi. NATO VE BALTIK ÜLKELERİNDEN YANIT Baltık ülkeleri ve NATO yetkilileri ise Rusya’nın iddialarını reddediyor. Estonya, Letonya ve Litvanya, kendi istihbarat değerlendirmelerinin bu tür bir tehdit senaryosunu doğrulamadığını açıkladı. Avrupa Komisyonu ise NATO üyesi bir ülkeye yapılacak saldırının “tüm Avrupa Birliği’ne (AB) saldırı” anlamına geleceğini vurguladı.

Kremlin’den Avrupa’ya tehdit: “Ukrayna İHA’larına hava sahası açan sonuçlarına katlanır” Haber

Kremlin’den Avrupa’ya tehdit: “Ukrayna İHA’larına hava sahası açan sonuçlarına katlanır”

Kremlin, Ukrayna’nın Rusya’ya yönelik insansız hava aracı (İHA) saldırılarında Avrupa ülkelerinin hava sahasını kullandığı iddiaları üzerinden Avrupa’ya yönelik tehditte bulundu. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin Ukrayna saldırılarına hava sahası sağlaması durumunda Moskova’nın “uygun sonuçlar çıkararak gerekli karşılıkları vereceğini” söyledi. Rus haber ajansı Interfax’a konuşan Peskov, Rus ordusunun gelişmeleri yakından takip ettiğini ve duruma ilişkin öneriler hazırladığını belirtti. Peskov, “Rusya Federasyonu’na karşı düşmanca ve terör faaliyetleri için hava sahası sağlanıyorsa, bu bizi gerekli sonuçları çıkarmaya ve karşılık vermeye zorlar.” ifadelerini kullandı. BALTIK’TAN İDDİALARA YANIT: “ASILISIZ” Öte yandan Polonya Silahlı Kuvvetleri Operasyonel Komutanlığı, 31 Mart’ta Ukrayna’nın Rusya’ya yönelik saldırılarında Polonya hava sahasının kullanıldığına dair iddiaların “asılsız” olduğunu açıkladı. Benzer şekilde Estonya, Rus bilgi alanında dolaşıma sokulan ve Ukrayna İHA’larının Baltık ülkeleri üzerinde görülmesine ilişkin iddiaları “dezenformasyon” olarak nitelendirdi. Letonya Savunma Bakanlığı da söz konusu iddialar kapsamında Letonya, Litvanya ve Estonya’yı hedef alan koordineli bir Rus dezenformasyon kampanyası konusunda uyarıda bulundu. Kremlin’in açıklamaları, özellikle Baltık ülkeleri ve Doğu Avrupa’da güvenlik gerilimini artıran yeni bir tehdit olarak değerlendiriliyor. Açıklamalar, Ukrayna’nın son dönemde Rusya’nın Baltık Denizi’ndeki Ust-Luga ve Primorsk limanları başta olmak üzere petrol ihracat altyapısına yönelik yoğun İHA saldırılarını artırdığı bir dönemde geldi. Peskov ayrıca, Rusya’nın kritik altyapısını korumaya yönelik çalışmaların sürdüğünü ancak bu tür saldırılara karşı yüzde 100 güvenlik sağlanmasının mümkün olmadığını dile getirdi.

Kıyiv’de kritik zirve: Kuzey Avrupa ve Baltık ülkelerinden Ukrayna’ya 12,5 milyar avroluk dev destek Haber

Kıyiv’de kritik zirve: Kuzey Avrupa ve Baltık ülkelerinden Ukrayna’ya 12,5 milyar avroluk dev destek

Rusya’nın tam kapsamlı işgal girişiminin dördüncü yıl dönümünde Kıyiv, tarihi bir zirveye ev sahipliği yaptı. Ukrayna ile Kuzey Avrupa ve Baltık ülkeleri liderlerini bir araya getiren zirvede, Ukrayna’nın güvenliğinin Avrupa-Atlantik güvenliğinden ayrılamayacağı vurgulanırken, bu yıl için en az 12,5 milyar avroluk savunma yardımı taahhüt edildi. Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Ofisinden yapılan açıklamaya göre, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy’ın (Volodimir Zelenski) ev sahipliğinde Kıyiv’de 24 Şubat’ta düzenlenen zirveye; Finlandiya, Danimarka, Estonya, İzlanda, Letonya, Norveç, İsveç ve Litvanya’nın üst düzey devlet ve hükûmet yetkilileri katıldı. Rus saldırganlığına karşı Ukrayna halkıyla tam dayanışma içinde olduklarını belirten liderler, onurlu bir barışa ulaşmak için atılacak adımları değerlendirdi. Katılımcılar, gelecekte imzalanacak herhangi bir barış anlaşmasının mutlaka uluslararası hukuka dayanması gerektiğini ve Rusya’nın gerçekleştirdiği hukuksuz saldırıların ödüllendirilmesinin kabul edilemeyeceğini net bir dille ifade ettiler. Ayrıca zirvede, Ukrayna’nın barış müzakerelerine hazır olduğu ancak Rusya’nın yalnızca zaman kazanmaya çalıştığı yönündeki ortak görüş paylaşıldı. Zirvenin en önemli başlıklarından birini, Ukrayna’ya sağlanacak hukuki bağlayıcılığı olan güvenlik garantileri oluşturdu. Liderler, yeni saldırıları önlemek ve Avrupa genelinde kalıcı istikrarı sağlamak adına Ukrayna’nın güvenilir teminatlara sahip olması gerektiğini belirtti. Bu kapsamda, Ukrayna’nın savunma kapasitesini artırmak amacıyla bu yıl için en az 12,5 milyar avroluk askerî yardım yapılacağı açıklandı. Bu dev bütçenin yanı sıra, özellikle kış aylarında enerji altyapısına yönelik saldırıların etkilerini azaltmak için müttefik ülkeler tarafından toplamda 918 milyon avroluk bir enerji destek paketinin de hayata geçirileceği duyuruldu.

Dr. Adam Eberhardt'tan QHA'ya özel değerlendirme: Rusya, Doğu Avrupa'yı yeni hedef olarak mı belirledi? Haber

Dr. Adam Eberhardt'tan QHA'ya özel değerlendirme: Rusya, Doğu Avrupa'yı yeni hedef olarak mı belirledi?

Yağmur Filiz Kaşgarlı/QHA Ankara Ukrayna'nın tamamına karşı topyekûn saldırı ve işgal girişimi başlatan Vladimir Putin yönetimindeki Rusya, 24 Şubat 2022'de başlattığı geniş çaplı saldırıları kapsamında savunmasız sivilleri ve kritik altyapı tesislerini hedef almayı sürdürürken, aynı zamanda Doğu Avrupa ve Baltık ülkelerinde tehdit oluşturuyor. Eylül ayı içerisinde Polonya başta olmak üzere, Estonya ve Romanya'da Rusya'ya ait insansız hava araçlarının (İHA) hava sahasını ihlâl etmesi akıllara yeni sorular getirdi: Rusya'nın yayılmacı emelleri Avrupa'ya mı yayılıyor? Rusya savaşı Avrupa topraklarına mı taşıyor? BU SALDIRILAR SİYASÎ BİR MESAJ MI İÇERİYOR? Kırım Haber Ajansı (QHA) dünya kamuoyunun gündeminde yerini alan Rus İHA'larının hava sahası ihlâlini Varşova Üniversitesi Doğu Avrupa Çalışmaları Merkezi Uluslararası Programlar Müdür Yardımcısı Dr. Adam Eberhardt'a sordu. QHA'nın "Rusya savaşı Avrupa topraklarına mı taşıdı, yoksa bu NATO'yu deneme testi miydi?" sorusuna Eberhardt, bunun askerî bir etkiyle ilişkilendirilmemesi gerektiğini, daha çok siyasî bir mesaj içerdiğini vurguladı. "Rusya, NATO'nun sınırlarını kasıtlı olarak insansız hava araçlarıyla ihlâl ederek, ittifakın uyanıklığını ve birleşikliğini test etmekte, aynı zamanda komşu ülkeleri korkutmaya çalışmaktadır. Henüz NATO topraklarına doğrudan bir tırmanış değil, hesaplanmış bir baskı taktiğidir." diyen Eberhardt, NATO'nun de-eskalasyon (yatıştırıcı bir şekilde) buna "kararlı" bir yanıt vermesi gerektiğinin altını çizdi. Eberhardt, yine de orantılı bir yanıt verilmesinin ancak Rusya'nın kışkırtmadan kaçındığı takdirde de-eskalasyon stratejisinin izlenmesinin faydalı olacağını belirtti. "POLONYA, ROMANYA VE BALTIK ÜLKELERİ SAVUNMA HARCAMALARINI ARTIRMALIDIR" Rus İHA ihlâllerini doğrudan etkileyen ülkeler ile birlikte NATO'nun birleştirici olması gerektiğini sözlerine ekleyen Eberhardt, "İttifak, doğu kanadında entegre hava ve füze savunmasını genişletmeli, ortak tatbikatları yoğunlaştırmalı ve Rusya'nın provokasyonlarına karşı derhâl, gözle görülür bir şekilde tepki verme politikasını benimsemelidir. Polonya, Romanya ve Baltık ülkeleri kendi savunma harcamalarını ve kapasitelerini artırmalıdır." değerlendirmesinde bulundu. TEHDİT ALTINDAKİ ÜLKELERE ORDU VE ALTYAPI GÜÇLENDİRME ÖNERİSİ Rus ordusunun Ukrayna'da aktif bir şekilde var olduğu için Moskova'nın Doğu Avrupa ülkelerine yönelik olarak saldırı kapasitesinin düşük olduğunu aktaran Eberhardt, Rusya'nın siber saldırı, sabotaj ve dezenformasyon ile Ukrayna müttefiklerini zayıflatmaya veya istikrarsızlaştırmaya çalışacağını belirtti. Eberhardt, bu nedenle bahsi geçen ülkelerin hem ordusunu hem de toplumsal altyapısını güçlendirmesini önerdi. "STRATEJİK NETLİK SAVAŞIN YAYILMASINI ÖNLEMENİN EN İYİ YOLUDUR" Eberhardt, savaşın uzun sürmesiyle riskin artacağını vurgulayarak, "Hangi sınırların geçilemeyeceğini ve geçildiğinde ne olacağını net bir şekilde ortaya koymak gerekmektedir. Aynı zamanda, NATO, Rusya provokasyonlarından kaçındığında de-eskalasyona açık olduğu sinyalini de vermelidir. Stratejik netlik, savaşın yayılmasını önlemenin en iyi yoludur." ifadelerini kullandı. Öte yandan Eberhardt, QHA'nın "Polonya, bir NATO ülkesi olarak Rusya ile savaş haline girerse, bu etkili bir şekilde tüm NATO üyelerinin Rusya ile savaşa girmesi anlamına gelir. Eğer Rusya gerçekten bunun hazırlığını yapıyorsa, ne tür bir savaş senaryosu beklemeliyiz? Rusya'nın müttefikleri -Çin, Kuzey Kore ve Belarus- bu savaşa katılır mı?" sorusuna ise şu yanıtı verdi: Polonya'ya yönelik doğrudan bir Rus saldırısı, NATO'nun 5. maddesini tetikleyecek ve böylece 1945'ten sonra Avrupa'da eşi görülmemiş bir NATO-Rusya Savaşı'na yol açacaktır. Ancak, böyle bir senaryo, yakın gelecekte son derece olasılık dışıdır. Moskova'nın şu anda aradığı ana stratejik etki psikolojik ve politik düzeyde olup, Avrupa içinde korku, bölünme ve felç yaratmaktır. Eğer Avrupalılar korkunun politika belirlemesine izin verirlerse, Rusya tam ölçekli bir devletler arası savaş başlatmadan, amacının büyük bir kısmını başarmış olacaktır. Caydırıcılık, birlik ve toplumsal direnç, bu stratejinin en iyi panzehirleridir.

Baltık ülkelerinden Ukrayna için destek çağrısı Haber

Baltık ülkelerinden Ukrayna için destek çağrısı

Estonya, Letonya ve Litvanya parlamentolarının Dışişleri Komitesi 6 Haziran 2025 tarihinde Rus saldırıları altındaki Ukrayna'nın zaferine ve Avrupa-Atlantik topluluğun tam entegrasyonuna sürekli destek sağlanması konusunda çağrıda bulunduğu ortak bir bildiri yayımladı. Litvanya'da bir araya gelen ülkeler, Ukrayna'nın Rus saldırganlığına karşı zafer kazanmasının ve NATO üyeliğinin sadece Ukrayna'da değil tüm Avrupa'da adil ve kalıcı bir barışı pekiştireceğini vurguladı. Ayrıca desteğin uluslararası düzeni korumaya yardımcı olacağı aktarıldı. UKRAYNA'YI DESTEKLEME TAAHHÜDÜNDE BULUNDU Açıklamada, Ukrayna'nın tam zafer elde edene kadar geçici olarak işgal altındaki toprakların kurtarılması, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in savaş suçlarından sorumlu tutulması ve uluslararası adaletin tam sağlanması dahil olmak üzere Ukrayna'yı destekleme taahhüdünde bulundukları kaydedildi. UKRAYNA'NIN NATO VE AB ÜYELİĞİNE DESTEK SÖZÜ Diğer yandan Baltık ülkeleri Ukrayna'nın Avrupa Birliği'ne tam üyeliğinin 1 Ocak 2030'a kadar gerçekleştirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Ayrıca Ukrayna'nın NATO üyeliğine giden yolda destek sözü verdi. Açıklamada, "2025'te Lahey'de yapılacak NATO Zirvesi'nde, Ukrayna'nın İttifak'a katılımının önünü açacak somut siyasi adımlar atılması çağrısında bulunuyoruz" ifadesi yer aldı. Dışişleri Komiteleri ayrıca Rusya'ya yönelik yaptırım kararlarını genişletme ve sıklaştırma sözü verdi.

Duda: Rus tehditleri klasik yanıltıcı dezenformasyondur Haber

Duda: Rus tehditleri klasik yanıltıcı dezenformasyondur

Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda, Polonya ve Baltık ülkelerine yönelik tehditleri Rus dezenformasyonu olarak nitelendirdi. Rusya Dış İstihbarat Servisi (SVR) Başkanı Sergey Narışkin'in (Sergei Naryshkin) Polonya ve Baltık ülkelerine yönelik son tehditlerini tipik bir Rus dezenformasyonu olarak değerlendirdi. Narışkin, Rusya Federasyonu veya Belarus'a yönelik bir NATO saldırısına Rusya'nın tam güçle karşılık vereceğini ve böyle bir durumda ilk zararı Polonya ve Baltık ülkelerinin göreceği yönünde açıklamalar yapmıştı. Duda, Hırvatistan Cumhurbaşkanı Zoran Milanovic ile görüşmesinin ardından 15 Nisan'da Zagreb'de düzenlediği basın toplantısında, Narışkin tarafından ortaya atılan iddialara cevap verdi. RUSYA SOVYET PROPAGANDASINA DEVAM EDİYOR Duda, Narışkin'in açıklamasını Sovyet propaganda ekolünü takip eden “klasik Rus yanıltıcı dezenformasyonunun” bir örneği olarak nitelendirdi. Ayrıca Duda, Rusya'nın eylemlerindeki çelişkiye, özellikle de nükleer silahlarını Belarus'a taşıyarak NATO ve Avrupa Birliği (AB) sınırlarına yaklaştırmasına dikkat çekerek, “NATO'ya karşı saldırgan davranan ve acımasız ve kana susamış emperyalizmini uygulayan Rusya, üç yıldır Ukrayna'ya saldırıyor.” dedi. NATO'nun tamamen savunma amaçlı bir ittifak olduğunu vurgulayan Duda, "NATO'nun yaptığı her şey Rus saldırganlığına bir yanıttır. NATO hiç kimseye saldırmadı ve saldırmıyor; NATO sadece güvenliği sağlayan bir ittifaktır." ifadelerini kullandı. DUDA’DAN NATO ÜLKELERİNE ÇAĞRI Aynı zamanda Duda, sükûnet çağrısında yaparak güvenlik ve dayanıklılığın güçlendirilmesine dayalı mevcut politikanın devam ettirilmesini istedi. Bu çerçevede Duda, “Avrupa-Atlantik bağlarını güçlendirmek, ülkelerimizde caydırıcılık potansiyelinin gerçek olması için ordularımızı modernize etmek. Bunlar sakin ve tutarlı bir şekilde uygulanmaya devam etmesi gereken tek etkili politikadır.” dedi. Duda NATO'nun ittifakı karşılıklı savunmaya bağlayan 5. maddesinin kritik öneminin altını çizerek, “Bugün Polonya ya da Hırvatistan'ın bir Rus saldırısına karşı kendilerini savunmak için bağımsız olarak böyle bir askerî potansiyele sahip olabilecekleri bir durumu hayal etmek zor. NATO'daki varlığımız ve 5. madde temelinde karşılıklı savunma için ortak hazırlığımız temel öneme sahiptir.” şeklinde konuştu. Bunlara ek olarak Duda, Rusya'nın hem Ukrayna'ya hem de retorik olarak diğer NATO üyelerine yönelik artan saldırganlığının hazırlıklı olma ihtiyacını arttırdığını da sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.