SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Baltık Ülkeleri

QHA - Kırım Haber Ajansı - Baltık Ülkeleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Baltık Ülkeleri haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Baltık hattında "aktif savunma" dönemi: Estonya, birliklerini Rus sınırına kaydırıyor Haber

Baltık hattında "aktif savunma" dönemi: Estonya, birliklerini Rus sınırına kaydırıyor

NATO’nun doğu kanadındaki öncü ülkelerden Estonya, Rusya’nın olası bir saldırısına karşı askeri doktrininde köklü değişikliğe giderek "aktif savunma" stratejisini uygulamaya koydu. Financial Times (FT) gazetesine konuşan Estonyalı askerî ve istihbarat yetkilileri, ana muharip güç olan 1. Estonya Tugayının ülkenin iç kısımlarındaki Tapa üssünden Rusya sınırına sadece 50 kilometre mesafedeki Johvi şehrine kalıcı olarak konuşlandırıldığını duyurdu. Estonya askerî yetkilileri ve istihbarat servisleri, Rusya'nın önümüzdeki iki yıl içinde NATO ile tam ölçekli bir savaşa girmesini beklemediklerini, ancak Baltık ülkesiyle gelecekte yaşanabilecek bir çatışmaya aktif olarak hazırlandıklarını vurguluyor. CAYDIRICILIK TEK BAŞINA İŞE YARAMIYOR: İLK GÜNDEN RUS TOPRAKLARINI VURACAĞIZ Ukrayna'daki savaşın tecrübelerini analiz eden Estonyalı stratejistler, Rusya’nın ağır kayıplara aldırış etmediğini ve işgal ettiği bölgeleri tamamen yok ederek ilerlediğini belirtti. Geçmişte NATO takviyeleri gelene kadar gerilla tarzı esnek savunma yapmayı öngören plana son verildi. Yeni doktrine göre Estonya, toprağının tek bir karışını dahi teslim etmeden savaşı ilk andan itibaren Rus sınırının ötesine taşımayı hedefliyor. Estonya Tugayı Komutanı Albay Tarmo Kundla stratejideki değişimi şu sözlerle açıkladı: Savaşa doğrudan sınır hattında başlamalı ve daha ilk muharebelerde galip gelmeliyiz. Askerî açıdan bu çok zor bir görev; rakibi içeri çekerek manevra yapma lüksümüz yok. Savunma hattımızı bugünden sınırda kurmak zorundayız. Bu, ileri mevzide savunmadır. Estonyalı bir askerî istihbarat yetkilisi ise "Caydırıcılık tek başına işe yaramıyor. Baltık ülkeleri için kritik karar penceresi önümüzdeki 1 ila 4 yıl içindedir.” ifadelerini kullandı. Konu ile ilgili konuşan Estonya Savunma Bakanlığındaki bir kaynak, “Saldırganlığı Moskova için akıl dışı bir seçeneğe dönüştürmeliyiz. Amacımız net: Düşmanı ve savaşın yıkımını Estonya topraklarından uzak tutmak." diye vurguladı. HIMARS, CHUNMOO VE NARVA HATTINDA YENİ ÜSLER Mayıs ayında millî güvenlik konseptine dahil edilen "aktif savunma" yaklaşımı kapsamında Johvi'deki yeni konuşlanma alanının yanı sıra, Rusya sınırındaki Narva şehrinde bin kişilik yeni bir askerî tabur için üs inşa ediliyor. Aynı zamanda Estonya, Rusya içlerindeki askerî hedefleri ve lojistik hatları vurabilmek amacıyla 300 kilometre menzilli M57 balistik füzeleriyle donatılmış 9 adet ABD yapımı HIMARS ile benzer menzilli 9 adet Güney Kore yapımı Chunmoo çok namlulu roketatar sistemi satın alarak envanterini güçlendirdi. Estonya’nın sınır üsleri ile Rusya’nın stratejik kenti St. Petersburg arasındaki mesafenin yalnızca 260 kilometre olması, bu uzun menzilli sistemlerin doğrudan caydırıcılık sağlamasını hedefliyor. Estonya istihbaratı, Kremlin’in NATO’nun kararlılığını test etmek amacıyla Narva gibi sınır bölgelerinde sınırlı provokasyonlara başvurabileceği uyarısında bulunuyor.

Polonya, Putin'in "Ukrayna bölünecek" iddialarına sert tepki gösterdi! Haber

Polonya, Putin'in "Ukrayna bölünecek" iddialarına sert tepki gösterdi!

Polonya Dışişleri Bakanlığı, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Ukrayna'nın taksim edileceği ve Polonya'nın da bu paylaşıma dâhil olacağı yönündeki tahkir edici söylemlerini kesin bir dille reddetti. Varşova yönetimi, söz konusu iddiaların müttefik ülkeler arasında ayrılık yaratmayı amaçlayan bir dezenformasyon girişimi olduğunu vurguladı. Polonya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maciej Wewior, sosyal medya platformu üzerinden yaptığı açıklamada, Putin'in ifadelerinin "müttefikler arasında karşı karşıya gelmeyi kışkırtmaya yönelik alaycı bir girişim" olduğunu belirtti. Wewior, "Polonya'nın Ukrayna'ya yönelik hiçbir zaman toprak talebi olmadı, bugün de yok ve gelecekte de olmayacak." ifadelerini kullandı. Polonya'nın tutumunun değişmediğini vurgulayan Wewiór, ülkesinin Ukrayna'nın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü tam olarak desteklediğini söyledi. Sözcü, "Rus dezenformasyonu, Moskova'nın Ukrayna'ya yönelik acımasız saldırganlığının üzerini örtemeyecek." değerlendirmesinde bulundu. PUTİN'DEN BÖLÜCÜ DEZENFORMASYON Vladimir Putin, kısa süre önce yaptığı açıklamada Ukrayna'nın er ya da geç batı bölgelerini kaybedeceğini öne sürmüştü. Putin, "Er ya da geç Ukrayna bu batı topraklarını kaybedecek. Polonya'ya, Macaristan'a ve Romanya'ya ait olan yerler, belki yarın değil ama bir, iki, on ya da on beş yıl sonra tarihsel olarak yerini bulacak." ifadelerini kullanmıştı. Öte yandan Baltık ülkeleri de son dönemde Rusya'nın benzer dezenformasyon iddialarını yalanladı. Özellikle Litvanya, Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsünün ülkede yaşayan Rusça konuşan nüfusun toplu şekilde sınır dışı edileceği yönündeki iddialarını reddederek bunların gerçeği yansıtmadığını açıklamıştı.

NATO’dan Baltık kararı: Savaş uçaklarına hava hedefleri düşürme izni verildi Haber

NATO’dan Baltık kararı: Savaş uçaklarına hava hedefleri düşürme izni verildi

Ankara'da düzenlenen NATO Liderler Zirvesi'nde, Baltık hava sahasının güvenliğine yönelik çok kritik bir stratejik adım atıldı. İttifak üyeleri 2004 yılından bu yana yürütülen "Baltık Hava Devriyesi" (Baltic Air Policing) misyonunu, doğrudan askerî müdahale yetkilerini barındıran bir "Hava Savunma" (Air Defense) formatına dönüştürme kararı aldı. Yeni düzenleme kapsamında NATO savaş uçakları, Baltık ülkeleri üzerinde tehdit oluşturan SİHA ve diğer tüm hava unsurlarını doğrudan vurarak imha etme yetkisiyle donatıldı. LİTVANYA CUMHURBAŞKANI NAUSEDA: ARTIK BARIŞ DÖNEMİNDE DEĞİLİZ Zirvenin yapıldığı Ankara'da karara ilişkin açıklamalarda bulunan Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, mevcut devriye formatının tamamen barış dönemi şartlarına göre tasarlandığını ve günümüz gerçekleriyle uyuşmadığını vurguladı. Nauseda, aldığı tarihî kararın gerekçesini şu sözlerle özetledi: Hava devriyesi misyonu, savaş uçaklarının sadece küçük çaplı olaylara tepki verdiği, yabancı jetlere eşlik ettiği ve bir nevi caydırıcılık gösterdiği barış zamanları için tasarlanmıştı. Ancak bugün içinde bulunduğumuz durum kesinlikle barışçıl bir ortam değil. “HAVA TEHDİTLERİNE DAHA HIZLI TEPKİ VERİLECEK” Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna ise sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, güncellenen yeni misyon formatının NATO güçlerine hava tehditlerine karşı çok daha hızlı reaksiyon gösterme kabiliyeti ve operasyonel esneklik tanıyacağını belirterek kararı memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti. BALTIK ÜLKELERİNİN HAVA SAHASINI NATO JETLERİ KORUYOR Kendi savaş uçağı filoları bulunmayan Litvanya, Letonya ve Estonya’nın hava sahası, NATO üyesi ülkelerin jetleri tarafından rotasyonlu olarak korunuyor. İttifak uçakları, Kaliningrad bölgesinden Finlandiya Körfezi'ne ve Rusya ana karası sınırlarına kadar uzanan geniş uluslararası sularda Rus askerî uçaklarının belirdiği her an önleme uçuşu gerçekleştiriyor. 2014 yılında Rusya'nın Kırım'ı işgal etmesinin ardından genişletilen bu misyon, bölgedeki iki ayrı askerî hava üssünde konuşlanan ve sürekli rotasyon hâlinde olan üç müttefik ülkeye ait bir düzineden fazla savaş uçağını barındırıyor.

Avrupalılar kendilerini savunmasız hissediyor: "ABD güvenilmez, Avrupa tek başına yetersiz!" Haber

Avrupalılar kendilerini savunmasız hissediyor: "ABD güvenilmez, Avrupa tek başına yetersiz!"

Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde yapılan bir kamuoyu araştırması, Avrupalıların güvenlik konusunda Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yerine Avrupa'nın kendi savunma kapasitesine daha fazla güvenmek istediğini ancak kıtanın bunu tek başına sağlayabileceğine ilişkin ciddi tereddütler taşıdığını ortaya koydu. Politico'nun, araştırma şirketi Public First tarafından 24 AB ülkesinde gerçekleştirilen ankete dayandırdığı haberine göre, katılımcıların yüzde 40'ı ülkelerinin askeri güvenlik konusunda Avrupa'nın desteğine güvenmesini kabul edilebilir bulurken, yalnızca yüzde 14'ü ABD gibi Avrupa dışındaki ülkelerden askeri destek alınmasını tercih etti. Bunun yanında Public First Direktörü Anand Menon, Avrupalıların kendilerini eskisine kıyasla daha az güvende hissettiğini ve ABD'yi daha az güvenilir bir ortak olarak değerlendirdiğini belirtti. Menon, Avrupa'nın savunma alanında daha bağımsız hale gelmesinin daha fazla yatırım yapılmasını ve bu yatırımların her zaman ulusal savunma sanayilerine yönelmeyebileceğini belirterek, kamuoyunun bu tür fedakarlıklara ne ölçüde hazır olduğunun belirsizliğini koruduğunu ifade etti. AVRUPA'NIN SAVUNMA KAPASİTESİ KONUSUNDA GÖRÜŞLER BÖLÜNDÜ Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 41'i Avrupa'nın kendilerini koruyabilecek kapasiteye sahip olduğunu düşünürken, yüzde 43'ü bunun mümkün olmadığı görüşünü dile getirdi. Millî savunma kapasitesine ilişkin soruda ise katılımcıların yüzde 58'i kendi ülkelerinin kendisini savunmaya hazır olmadığını belirtirken, yüzde 27'si ülkelerinin yeterli hazırlığa sahip olduğunu ifade etti. Öte yandan, ankete katılanların yüzde 46'sı maliyetlerin artmasına yol açsa bile Avrupa ülkelerinin savunma teçhizatını kendi topraklarında üretmesi gerektiğini savundu. Rusya'ya coğrafi olarak daha yakın olan Baltık ülkeleri, Romanya ve Bulgaristan'da yaşayanların, dış destek olmadan kendilerini savunabileceklerine ilişkin en yüksek düzeyde kuşku taşıyan gruplar arasında yer aldığı belirtildi. Finlandiya ise bu konuda istisna oluşturdu. Katılımcıların yüzde 76'sı ülkenin kendi savunmasını sağlayabilecek hazırlığa sahip olduğunu ifade etti. ANKET 24 AB ÜLKESİNDE GERÇEKLEŞTİRİLDİ Araştırma, 6-22 Haziran 2026 tarihleri arasında 24 AB ülkesinde yaklaşık 24 bin yetişkinin katılımıyla gerçekleştirildi. Sonuçlara göre 18 ülkede katılımcıların çoğunluğu, ülkelerine olası bir saldırıda Avrupa'nın askeri gücüne güvenebileceğini düşündü. Finlandiya, Fransa, Polonya, Bulgaristan, Romanya ve Yunanistan ise çoğunluğun ülkelerinin gerektiğinde tek başına savaşabilecek kapasiteye sahip olması gerektiğini savunduğu ülkeler olarak öne çıktı.

NATO’nun üst düzey ismi uyardı: "Rusya eski Sovyet topraklarını geri istiyor" Haber

NATO’nun üst düzey ismi uyardı: "Rusya eski Sovyet topraklarını geri istiyor"

NATO Askeri Komite Başkanı Oramiral Giuseppe Cavo Dragone, Avrupa’nın güvenlik mimarisine yönelik tehditler hakkında çarpıcı değerlendirmelerde bulunarak Rusya’nın askerî gücünü artırmaya devam edeceğini ve stratejik hedeflerinin sadece Baltık ülkeleriyle sınırlı kalmayacağını vurguladı. Ayrıca, Rusya’nın Sovyetler Birliği dönemindeki nüfuz alanlarını yeniden kazanma arzusuna dikkat çekti. NATO’nun en kıdemli askerî yetkilisi olan Oramiral Dragone, RBK-Ukrayina haber ajansına verdiği röportajda Rusya’nın stratejik hedeflerini değerlendirdi. Rusya’nın Avrupa için kısa ve orta vadeli tehditler oluşturduğunu ve Sovyetler Birliği’nin dağılmasından önce sahip olduğu topraklara ve nüfuz alanlarına göz diktiğini belirten Dragone şu ifadeleri kullandı: Hibrit ve geleneksel olmayan tehditler zaten mevcut ve devam edecek. Rusya'nın eskiden sahip olduğu şeyi geri almaya çalışacağını bekleyebiliriz. Yani SSCB'nin çöküşünden önceki dönemde. Dolayısıyla hedefin kim olabileceğini anlamayı size bırakıyorum. Dragone, NATO’nun Arktik bölgesinden güney sınırlarına kadar 360 derecelik bir savunma ve caydırıcılık stratejisiyle teyakkuzda olduğunu aktardı. BALTIK ÜLKELERİ VE MÜTTEFİK DESTEĞİ Siyasi arenada Donald Trump’ın açıklamalarına rağmen 32 NATO üyesinin Ukrayna’ya destek konusunda kararlılığını sürdürdüğünü hatırlatan Oramiral, ittifakın bir numaralı önceliğinin Rusya ve terör örgütlerine karşı askerî kapasitesini geliştirmek olduğunu söyledi. Cephe hattında bulunan Baltık ülkelerinin durumun gelişimini en hassas şekilde takip ettiklerini ve bölgeden gelen istihbaratın en güvenilir kaynak olduğunu belirten Dragone, “Bence durum hakkında en iyi bilgiye sahip olanlar onlar. Bu yüzden onlara güveniyorum. Durumun gelişimini doğrudan takip ediyorlar. Ön cephedeler. Onlardan daha doğru tavsiye ve bilgi verebilecek kimse yok.” dedi. ARTAN GERİLİM VE SALDIRI İDDİALARI Nisan 2026 itibarıyla Rusya-NATO hattındaki gerilim had safhaya ulaşırken, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy Rusya’daki dijital kısıtlamaların büyük bir seferberliğin ve Baltık ülkelerine yönelik olası bir saldırının habercisi olabileceğini dile getirdi. Bu iddialara Polonya Başbakanı Donald Tusk da katılarak Rusya’nın önümüzdeki aylarda NATO’ya saldırabileceği ihtimaline karşı Avrupa’nın doğu sınırlarını koruma kapasitesini sorguladı. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise Batı’yı ülkesine karşı açık bir savaş ilan etmekle suçlayarak Ukrayna’nın bu süreçte bir jeopolitik koçbaşı olarak kullanıldığını savundu. Savaş Çalışmaları Enstitüsü ve çeşitli istihbarat raporları da Moskova’nın Baltık ülkelerine yönelik saldırganlık için gerekli siyasi ve enformasyon altyapısını sistematik olarak inşa ettiğini ortaya koyuyor.

ISW: Kremlin Baltık ülkelerine karşı olası saldırı için zemin hazırlıyor! Haber

ISW: Kremlin Baltık ülkelerine karşı olası saldırı için zemin hazırlıyor!

Savaş Araştırmaları Enstitüsü (ISW) tarafından yayımlanan değerlendirmede, Kremlin’in özellikle Litvanya, Letonya ve Estonya’yı hedef alan söylemleri artırdığı belirtildi. Rapora göre bu söylemler, NATO’yu saldırgan bir taraf gibi gösterme ve gelecekte olası askerî adımlar için kamuoyu algısı oluşturma amacını taşıyor. Analizde, Rusya Güvenlik Konseyi’nin Litvanya’yı Kaliningrad bölgesi yakınında “gerilim yaratmakla” suçladığı ifadelerine dikkat çekildi. Ayrıca Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Aleksandr Gruşko'nun NATO’nun Baltık Denizi’nde olası “abluka ve Kaliningrad’a yönelik operasyonlar” planladığını öne süren açıklamaları da değerlendirildi. “KALİNINGRAD SÖYLEMİ” DİKKAT ÇEKİYOR Rapora göre Kremlin rejimi, Kaliningrad bölgesini merkeze alan güvenlik söylemlerini kullanarak, Baltık ülkelerine veya Polonya’ya yönelik olası gelecekteki askerî adımları “savunma” gerekçesiyle meşrulaştırmaya çalışıyor. ISW, bu yaklaşımın “uzun vadeli bir stratejik anlatı inşası” olduğunu belirtiyor. ISW ayrıca, Kremlin’in yürüttüğü faaliyetleri “bilişsel savaş” olarak tanımlayarak, NATO’nun Ukrayna’daki savaşa verdiği desteğin bilinçli şekilde çarpıtıldığını ifade etti. Raporda, Rusya’nın bu söylemlerle hem iç kamuoyunu hem de uluslararası algıyı etkilemeyi hedeflediği kaydedildi. NATO VE BALTIK ÜLKELERİNDEN YANIT Baltık ülkeleri ve NATO yetkilileri ise Rusya’nın iddialarını reddediyor. Estonya, Letonya ve Litvanya, kendi istihbarat değerlendirmelerinin bu tür bir tehdit senaryosunu doğrulamadığını açıkladı. Avrupa Komisyonu ise NATO üyesi bir ülkeye yapılacak saldırının “tüm Avrupa Birliği’ne (AB) saldırı” anlamına geleceğini vurguladı.

Kremlin’den Avrupa’ya tehdit: “Ukrayna İHA’larına hava sahası açan sonuçlarına katlanır” Haber

Kremlin’den Avrupa’ya tehdit: “Ukrayna İHA’larına hava sahası açan sonuçlarına katlanır”

Kremlin, Ukrayna’nın Rusya’ya yönelik insansız hava aracı (İHA) saldırılarında Avrupa ülkelerinin hava sahasını kullandığı iddiaları üzerinden Avrupa’ya yönelik tehditte bulundu. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin Ukrayna saldırılarına hava sahası sağlaması durumunda Moskova’nın “uygun sonuçlar çıkararak gerekli karşılıkları vereceğini” söyledi. Rus haber ajansı Interfax’a konuşan Peskov, Rus ordusunun gelişmeleri yakından takip ettiğini ve duruma ilişkin öneriler hazırladığını belirtti. Peskov, “Rusya Federasyonu’na karşı düşmanca ve terör faaliyetleri için hava sahası sağlanıyorsa, bu bizi gerekli sonuçları çıkarmaya ve karşılık vermeye zorlar.” ifadelerini kullandı. BALTIK’TAN İDDİALARA YANIT: “ASILISIZ” Öte yandan Polonya Silahlı Kuvvetleri Operasyonel Komutanlığı, 31 Mart’ta Ukrayna’nın Rusya’ya yönelik saldırılarında Polonya hava sahasının kullanıldığına dair iddiaların “asılsız” olduğunu açıkladı. Benzer şekilde Estonya, Rus bilgi alanında dolaşıma sokulan ve Ukrayna İHA’larının Baltık ülkeleri üzerinde görülmesine ilişkin iddiaları “dezenformasyon” olarak nitelendirdi. Letonya Savunma Bakanlığı da söz konusu iddialar kapsamında Letonya, Litvanya ve Estonya’yı hedef alan koordineli bir Rus dezenformasyon kampanyası konusunda uyarıda bulundu. Kremlin’in açıklamaları, özellikle Baltık ülkeleri ve Doğu Avrupa’da güvenlik gerilimini artıran yeni bir tehdit olarak değerlendiriliyor. Açıklamalar, Ukrayna’nın son dönemde Rusya’nın Baltık Denizi’ndeki Ust-Luga ve Primorsk limanları başta olmak üzere petrol ihracat altyapısına yönelik yoğun İHA saldırılarını artırdığı bir dönemde geldi. Peskov ayrıca, Rusya’nın kritik altyapısını korumaya yönelik çalışmaların sürdüğünü ancak bu tür saldırılara karşı yüzde 100 güvenlik sağlanmasının mümkün olmadığını dile getirdi.

Kıyiv’de kritik zirve: Kuzey Avrupa ve Baltık ülkelerinden Ukrayna’ya 12,5 milyar avroluk dev destek Haber

Kıyiv’de kritik zirve: Kuzey Avrupa ve Baltık ülkelerinden Ukrayna’ya 12,5 milyar avroluk dev destek

Rusya’nın tam kapsamlı işgal girişiminin dördüncü yıl dönümünde Kıyiv, tarihi bir zirveye ev sahipliği yaptı. Ukrayna ile Kuzey Avrupa ve Baltık ülkeleri liderlerini bir araya getiren zirvede, Ukrayna’nın güvenliğinin Avrupa-Atlantik güvenliğinden ayrılamayacağı vurgulanırken, bu yıl için en az 12,5 milyar avroluk savunma yardımı taahhüt edildi. Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Ofisinden yapılan açıklamaya göre, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy’ın (Volodimir Zelenski) ev sahipliğinde Kıyiv’de 24 Şubat’ta düzenlenen zirveye; Finlandiya, Danimarka, Estonya, İzlanda, Letonya, Norveç, İsveç ve Litvanya’nın üst düzey devlet ve hükûmet yetkilileri katıldı. Rus saldırganlığına karşı Ukrayna halkıyla tam dayanışma içinde olduklarını belirten liderler, onurlu bir barışa ulaşmak için atılacak adımları değerlendirdi. Katılımcılar, gelecekte imzalanacak herhangi bir barış anlaşmasının mutlaka uluslararası hukuka dayanması gerektiğini ve Rusya’nın gerçekleştirdiği hukuksuz saldırıların ödüllendirilmesinin kabul edilemeyeceğini net bir dille ifade ettiler. Ayrıca zirvede, Ukrayna’nın barış müzakerelerine hazır olduğu ancak Rusya’nın yalnızca zaman kazanmaya çalıştığı yönündeki ortak görüş paylaşıldı. Zirvenin en önemli başlıklarından birini, Ukrayna’ya sağlanacak hukuki bağlayıcılığı olan güvenlik garantileri oluşturdu. Liderler, yeni saldırıları önlemek ve Avrupa genelinde kalıcı istikrarı sağlamak adına Ukrayna’nın güvenilir teminatlara sahip olması gerektiğini belirtti. Bu kapsamda, Ukrayna’nın savunma kapasitesini artırmak amacıyla bu yıl için en az 12,5 milyar avroluk askerî yardım yapılacağı açıklandı. Bu dev bütçenin yanı sıra, özellikle kış aylarında enerji altyapısına yönelik saldırıların etkilerini azaltmak için müttefik ülkeler tarafından toplamda 918 milyon avroluk bir enerji destek paketinin de hayata geçirileceği duyuruldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.