Urmiye Gölü'nde umut veren yükseliş: Su miktarı 4,1 milyar metreküpe ulaştı
Dünyanın 2. büyük tuz gölü olan Güney Azerbaycan'daki Urmiye Gölü'ndeki su miktarının 4 milyar 100 milyon metreküpe ulaştığı bildirildi. Bu rakamın geçen yılın aynı dönemine kıyasla birkaç kat daha yüksek olduğu belirtildi.
Yerel basında yer alan haberlere göre, gölün mevcut durumu son altı yılın kritik seviyeleriyle karşılaştırıldığında en iyi seviyede bulunuyor.
Uzmanlar, son haftalarda bölgede etkili olan yoğun yağışlar, kar örtüsünün erimesi, göle dökülen nehirlerdeki su seviyelerinin yükselmesi ve barajlardan kontrollü su bırakılmasının göldeki iyileşmenin başlıca nedenleri olduğunu ifade etti.
"SONUÇ PROJE ÇIKTISI DEĞİL"
Öte yandan İran'daki Şerif Teknoloji Üniversitesi Rektörü ve çevre bilimci Mesud Tecrişi, gölde gözlenen toparlanmanın Urmiye Gölü'nü canlandırma projelerinin bir sonucu olmadığını söyledi. Tecrişi, mevcut iyileşmenin büyük ölçüde yoğun yağışlar gibi doğal etkenlerden kaynaklandığını belirtti.
Yetkililer, yüzölçümü bakımından İran'ın en büyük tuz göllerinden biri olan Urmiye Gölü'nün tam kapasiteye ulaşabilmesi için su hacminin yaklaşık 30 milyar metreküp olması gerektiğini kaydediyor. Gölün normal kabul edilen ortalama su hacmi ise yaklaşık 15 milyar metreküp seviyesinde bulunuyor.
URMİYE GÖLÜ NEDEN KURUYOR?
Dünyanın 2. büyük tuz gölü olan Urmiye Gölü'nde son 20 yıldır su seviyesi son derece azalmış durumda. İran'ın kuzeyinde yaşayan Güney AzerbaycanTürkleri ise bu durumdan İran rejimini sorumlu tutuyor.
Güney Azerbaycanlı aktivistler Urmiye Gölü'nün kurumasında İran rejiminin kasıtlarına dair birçok örnek sıralıyor. Öncelikli nedenlerden biri olarak Urmiye Gölü havzasındaki nehirlerin üzerine hesapsızca inşa edilen barajlar olarak görülüyor. İran rejiminin göle akan nehirler üzerine tam 25 baraj inşa ettiği biliniyor. Ayrıca gölün ortasına inşa edilen köprü yolunun gölü kuzey ve güney olarak ikiye ayırırarak su geçişini kısıtladığını, bu nedenle gölün güney kısmının kurumasının hızlandığı vurgulanıyor. Yine tarım amaçlı açılan derin su kuyularının göle akan yeraltı kaynaklarını kuruttuğu belirtiliyor.
Tüm bunları 2000'li yılların başından beri ifade ettiklerini belirten Türk aktivistler ve çevreciler verilen sözlerin yerine getirilmediğini aktarıyor. Özellikle bu konu hakkında yapılan tüm gösterilerde yüzlerce insanın tutuklamalara tabi olduğu belirtiliyor. Urmiye Gölü meselesi Güney Azerbaycanlıların Türk dili ve kimlik meselesinden sonra en çok itirazda bulunduğu konu olarak görülüyor.