Ukrayna’da bulunan 2 bin 500 yıllık şapka Kırım Tatar başlıklarını hatırlattı
Ukrayna'da yürütülen arkeolojik kazılarda, İskit dönemine ait bir kadın mezarında bulunan 2 bin 500 yıllık deri şapka ve kemer, antik Avrasya'daki kültürel etkileşimlere ilişkin önemli ipuçları ortaya çıkardı. Arkeonews'in 15 Haziran 2026 tarihli araştırma yazısına göre bilim insanları, tunç plakalarla süslenmiş deri şapkanın hem İskit dünyasında eşi benzeri bulunmayan bir örnek olduğunu hem de Orta Avrupa Demir Çağı gelenekleriyle dikkat çekici benzerlikler taşıdığını belirtiyor.
İSKİT DÖNEMİNE AİT NADİR BULUNTU
Keşif, Ukrayna'nın Poltava bölgesinde bulunan ve İskit döneminin en önemli merkezlerinden biri kabul edilen Bilsk Tepesi Kalesi yakınlarındaki Skorobir nekropolünde gerçekleştirildi. MÖ 6. yüzyılın son çeyreğine tarihlenen bir kurganda yapılan kazılarda, yaklaşık 30-40 yaşlarında bir erkek ile 18-22 yaşlarında genç bir kadının birlikte gömüldüğü mezar ortaya çıkarıldı.
Mezarın geçmişte yağmacılar tarafından tahrip edildiği tespit edilse de genç kadının baş ve ayak kısmında deri bir şapka ile kemerin kalıntıları bulundu. Tunç plakalarla süslenen bu eserler, organik malzemelerin nadiren korunabildiği arkeolojik kayıtlarda son derece önemli bir buluntu olarak değerlendiriliyor.
Kadının mezarında ayrıca bronz ayna, oyun kemikleri, siyah cilalı bir kap, boynuzdan yapılmış bir tabak ve ahşap bir kaba ait metal parçalar da bulundu. Araştırmacılar, bu eşyaların kadının toplum içinde yüksek statüye sahip olduğuna işaret ettiğini belirtiyor.
DERİ ŞAPKA KORUMA ÇALIŞMALARIYLA GÜN YÜZÜNE ÇIKARILDI
2017 yılında bulunan eserlerin bilim dünyasına tanıtılması yıllar aldı. Topraktan çıkarıldıktan sonra hızla bozulmaya başlayan deri parçaları, Ukrayna Ulusal Araştırma Restorasyon Merkezi uzmanları tarafından özel koruma işlemlerinden geçirildi.
Restoratörler, derinin kuruyup büzülmesini önlemek için uzun süreli çalışmalar yürüttü. Sonuçta şapkanın özgün formu büyük ölçüde korunabildi. Yapılan incelemelerde şapkanın düz tepeli ve alçak silindirik bir yapıya sahip olduğu, iç kısmında ise ince deri bir astar bulunduğu tespit edildi.
ORTA AVRUPA BAĞLANTISI DİKKAT ÇEKTİ
Araştırmacılara göre şapkanın en dikkat çekici yönü ise, İskit dünyasında bilinen kadın başlıklarından farklı olması olarak kaydedildi. İskit aristokrat kadınlarının mezarlarında genellikle altın plakalarla süslenmiş başlıklar bulunurken, bu örnekte tunç süslemeler tercih edilmiş olması dikkat çekiyor.
Çalışmayı yayımlayan arkeolog Dr. Irina Şramko (Iryna Shramko), kullanılan süsleme tekniğinin İskit kültüründe bilinmediğini, buna karşın Orta Avrupa'daki Hallstatt kültürüyle güçlü benzerlikler taşıdığını ifade etti.
Araştırmacılar, bu durumun Bilsk bölgesi ile Orta Avrupa arasında ticaret, evlilik, göç veya kültürel etkileşimlerin varlığına işaret edebileceğini değerlendiriyor.
KIRIM TATAR BAŞLIKLARINI ANDIRIYOR
Ayrıca şapkanın biçimsel özelliklerinin günümüzde Hırvatistan'ın Lika bölgesinde kullanılan geleneksel başlıklara benzediği belirtti. Öte yandan, düz tepeli yapısı nedeniyle eserin Kırım Tatar ve diğer Türk halklarının geleneksel başlıklarıyla da görsel benzerlikler taşıdığı dikkat çekiyor.
DNA ANALİZLERİ ORTA AVRUPA KÖKENİNE İŞARET EDİYOR
Mezarda bulunan insan kalıntıları üzerinde yapılan DNA analizleri de dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. Tartu Üniversitesi araştırmacıları tarafından gerçekleştirilen incelemelerde, genç kadının genetik olarak günümüz Hırvatistan topraklarında yaşamış İapodlar ile ilişkili Orta Avrupa topluluklarına yakınlık gösterdiği belirlendi.
Bu durum, kadının veya ailesinin Orta Avrupa kökenli olabileceği ya da bölgeler arası yoğun etkileşimlerin yaşandığı bir topluluğa mensup olduğu ihtimalini güçlendiriyor.
BİLSK KALESİ'NİN SIRLARINA YENİ BİR HALKA
Bilim insanları, Bilsk Tepesi Kalesi'nin antik tarihçi Herodotus tarafından bahsedilen efsanevi Gelonos kenti olabileceğini düşünüyor. Doğu Avrupa'nın en büyük Demir Çağı yerleşimlerinden biri kabul edilen bölge, göçebe İskitler, yerleşik bozkır toplulukları, Yunan kolonileri ve Orta Avrupa kültürleri arasında önemli bir kesişim noktası olarak görülüyor.
Araştırmacılara göre deri şapka ve kemer yalnızca nadir arkeolojik eserler değil; aynı zamanda İskit dünyasının çok kültürlü yapısını, uzak coğrafyalar arasındaki ilişkileri ve seçkin kadınların toplumdaki rolünü anlamaya yardımcı olan önemli kanıtlar niteliği taşıyor.
Ukraynalı yetkililer, eserlerin ülkenin ulusal kültürel miras envanterine alınması için çalışma başlatıldığını ve uygun koruma koşullarının sağlanmasının ardından Poltava'da özel bir sergide sergileneceğini açıkladı.