SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Batı Trakya

QHA - Kırım Haber Ajansı - Batı Trakya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Batı Trakya haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Batı Trakya Türklerinden okul kapatmalarına tepki: Türkçemizi yaşatmak için okullarımızı korumalıyız Haber

Batı Trakya Türklerinden okul kapatmalarına tepki: Türkçemizi yaşatmak için okullarımızı korumalıyız

Yunanistan’da Batı Trakya Türk azınlığına ait okulların öğrenci azlığı bahanesiyle kapatılması, çocukların ana dilde eğitim almasını zorlaştırıyor. Azınlık temsilcileri, okulların özel statüsünün gözetilmesini ve eğitim alanındaki sorunların toplumla diyalog kurularak çözülmesini istiyor. Anadolu Ajansına (AA) konuşan Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa, bu eğitim öğretim yılında Rodop’ta 5, İskeçe’de 2 ve Meriç’te bir olmak üzere toplam 8 Türk azınlık ilkokulunun faaliyetlerinin askıya alındığını açıkladı. İşlemin geçici olarak tanımlanmasına rağmen okulların fiilen kapandığını belirten Trampa, uygulamanın Batı Trakya Türk toplumunun hareket alanını daralttığını söyledi. Trampa, azınlık eğitiminin Lozan Antlaşması, ikili anlaşmalar ve uluslararası hukuktan kaynaklanan özel statüsünün korunması gerektiğini vurguladı. “TÜRKÇEMİZİ MUHAFAZA ETMEK İSTİYORSAK OKULLARIMIZI DA MUHAFAZA ETMEK ZORUNDAYIZ” Türkçe ve Yunanca eğitim veren azınlık okullarının dil, din ve kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılmasındaki önemine dikkat çeken Trampa, “Şimdi biz bu dili, bu Türkçemizi muhafaza etmek istiyorsak okullarımızı da muhafaza etmek zorundayız.” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin İstanbul ve Gökçeada’daki Rum azınlık okullarının az sayıda öğrenciyle de eğitimini sürdürebilmesi için çaba gösterdiğini belirten Trampa, Yunanistan’dan da benzer bir yaklaşım beklediklerini söyledi. OKULLARIN KAPATILMASI AİLELERİ ETKİLİYOR Köy okullarının kapatılması nedeniyle ilkokul çağındaki çocukların başka yerleşimlere gitmek zorunda kaldığını anlatan Trampa, bu durumun ailelere ekonomik ve psikolojik yük getirdiğini kaydetti. Özellikle kış aylarında ulaşımın küçük çocuklar için zorlaştığını belirtti. Trampa, “Bir köyde zaten bir okulun kapanması demek, o köyün o kültürel havasının yok olması demek. O eğitim atmosferinin yok olması demek.” sözleriyle kararların köy yaşamına etkisine dikkat çekti. ATİNA’YA ÖZEL STATÜYE SAYGI VE DİYALOG ÇAĞRISI İskeçe Azınlık Ortaokulu-Lisesi Encümen Heyeti Başkanı Ozan Ahmetoğlu da Yunanistan genelinde uygulanan öğrenci sayısı ölçütünün, azınlık okullarının özel ve özerk statüsü dikkate alınmadan bu kurumlara uygulanmasını eleştirdi. Yunanistan Eğitim Bakanlığının azınlık toplumu ve eğitim kurumlarıyla istişare etmesi gerektiğini belirten Ahmetoğlu, “Ne yazık ki böyle bir diyalog ve istişare ortamının olmadığını görüyoruz.” ifadelerini kullandı. Eğitim kalitesinin yükseltilmesi için 30 yıldır yapılan çağrıların karşılıksız kaldığını söyleyen Ahmetoğlu, bu yaklaşımın velilerde azınlık okullarının zamanla ortadan kaldırılmak istendiği yönünde bir kanaat oluşturduğunu aktardı. “BU, KAZANILMIŞ BİR HAKKIMIZ” Azınlık çocuklarının kendi okullarında ana dilinde eğitim alma hakkını vurgulayan Ahmetoğlu, “Bu, kazanılmış bir hakkımız ve bu hakkı kullanmak istiyoruz.” diyerek Atina yönetiminden bu hakka saygı göstermesini istedi. Ahmetoğlu, “Azınlık okulunu sadece bir okul olarak görmüyoruz, aynı zamanda kültürel devamlılığı, kimlik ve aidiyeti de ayakta tutan çok önemli bir kurum olarak görüyoruz.” sözleriyle okulların Batı Trakya Türk toplumu için taşıdığı önemi dile getirdi.

Batı Trakya Türk azınlığının hakları AGİT gündeminde Haber

Batı Trakya Türk azınlığının hakları AGİT gündeminde

Batı Trakya Türk azınlığının kimlik, din, eğitim ve örgütlenme özgürlüğüne ilişkin talepleri, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatının (AGİT) 2026 Varşova İnsani Boyut Konferansı’nda gündeme getirildi. Konferansta konuşan temsilciler, Yunanistan’a azınlığın haklarının korunması, ayrımcılıkların giderilmesi ve uluslararası yükümlülüklerin yerine getirilmesi çağrısında bulundu. Batı Trakya Türk azınlığının uzun süredir gündeme getirdiği temel hak ve özgürlükler, AGİT’in 2026 Varşova İnsani Boyut Konferansı’nda ele alındı. Konferansta Dostluk Eşitlik Barış (DEB) Partisi Üyesi ve Avrupa Parlamentosundaki Avrupa Özgür İttifakı (EFA) siyasi partisinin Genel Başkan Yardımcısı Kerem Abdurahimoğlu, Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği (BTAYTD) adına katılan Dr. Pervin Hayrullah ile İskeçe Müftüsü ve Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı Mustafa Trampa söz alarak azınlığın yaşadığı sorunları ve çözüm beklentilerini dile getirdi. ABDURAHİMOĞLU’NDAN YUNANİSTAN’A AYRIMCILIĞA SON VERME ÇAĞRISI Abdurahimoğlu, konferanstaki konuşmasında Batı Trakya Türk azınlığının din, eğitim ve istihdam alanlarında karşılaştığı sorunlara dikkat çekti. Azınlığın kendi dinî liderlerini seçme hakkının önemini vurgulayan Abdurahimoğlu, azınlık ilkokullarının kapatılması ve okullara kayıt sürecinde yaşanan engelleri gündeme taşıdı. Eğitim alanındaki sorunların yalnızca okul sayısıyla sınırlı olmadığını belirten Abdurahimoğlu, üniversite kontenjan sistemine rağmen mezuniyet ve eşit muamele konusunda yaşanan sıkıntılara da işaret etti. Eğitim fakültelerinden mezun olan kişilerin azınlık okullarında görev yapmasının önündeki hukuki ve idari engellerin de ele alınması gerektiğini ifade etti. Abdurahimoğlu, Batı Trakya’nın ekonomik açıdan dezavantajlı durumuna da değinerek bölgenin Yunanistan’ın en yoksul bölgeleri arasında yer almaya devam ettiğine dikkat çekti. Din, eğitim ve istihdam haklarının demokratik bir toplumda herkes için eşit biçimde güvence altına alınması gerektiğini belirten Abdurahimoğlu, AGİT’e katılımcı devletler üzerinden çağrıda bulunarak Yunanistan’ın azınlığı etkilediği belirtilen ayrımcı politika ve uygulamalara son vermesini istedi. Abdurahimoğlu’nun konuşmasında eşit haklar ve eşit fırsatlar talebi öne çıktı. HAYRULLAH, KİMLİK VE ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜĞÜNÜ GÜNDEME GETİRDİ BTAYTD adına konferansa katılan Dr. Pervin Hayrullah da Batı Trakya Türk azınlığının temel haklarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hayrullah, azınlığın kendini tanımlama hakkının korunması gerektiğini vurgulayarak örgütlenme özgürlüğü kapsamında adında “Türk” ibaresi bulunan derneklerin tanınması meselesini gündeme getirdi. Din ve inanç özgürlüğünün yanı sıra insan hakları savunucularının korunmasına da dikkat çeken Hayrullah, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının etkin biçimde uygulanmasının önemini vurguladı. Batı Trakya Türk azınlığının haklarının korunmasının uluslararası insan hakları standartları ve AGİT’in insani boyut taahhütleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Hayrullah, bu taahhütlerin uygulamaya geçirilmesinin önemine işaret etti. MUSTAFA TRAMPA’DAN TÜRK KİMLİĞİ VE DİN ÖZGÜRLÜĞÜ VURGUSU İskeçe Müftüsü ve Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı Mustafa Trampa da AGİT 2026 Varşova İnsani Boyut Konferansı’nda yaptığı konuşmada Batı Trakya Türk azınlığının kimlik ve din özgürlüğüne ilişkin taleplerini dile getirdi. Trampa, azınlığın Türk kimliğine saygı gösterilmesi gerektiğini belirterek din özgürlüğünün korunması ve azınlığın kendi dinî liderlerini seçme iradesine saygı duyulması çağrısında bulundu. Temel hak ve özgürlüklere saygının eşitlik ve barış içinde bir arada yaşamanın vazgeçilmez koşullarından biri olduğunu vurgulayan Trampa, azınlığın kendi kimliğini ve dinî iradesini özgürce ifade edebilmesinin önemine dikkat çekti.

Kırım Vakfı Tarih ve Kültür Konferansları'nın yeni dönemi Dr. Sadık Ahmet programıyla başladı Haber

Kırım Vakfı Tarih ve Kültür Konferansları'nın yeni dönemi Dr. Sadık Ahmet programıyla başladı

Kırım Vakfının gelenekselleşen “Tarih ve Kültür Konferansları”, 2026-2027 dönemine Batı Trakya Türklerinin unutulmaz lideri Dr. Sadık Ahmet’in hayatı ve mücadelesinin ele alındığı programla Dr. Ahmet İhsan Kırımlı Sosyal Tesisi'ndeki Bekir Sıtkı Çobanzade Kütüphanesi'nde başladı. 3 Ekim 2026’da düzenlenen programa, Dr. Sadık Ahmet’in eşi Işık Sadık Ahmet ile “Dr. Sadık Ahmet” kitabının yazarı Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Murat Derin konuşmacı olarak katıldı. Program, Dr. Sadık Ahmet’in hayatını ve mücadelesini konu alan film gösterimiyle başladı. Kırım Vakfı Başkanı Tuncer Kalkay, programın açılışında yaptığı konuşmada, Kırım Tatarlarının 1783’ten bu yana sürdürdüğü millî mücadelenin demokrasi ve insan hakları temelinde şekillendiğini belirtti. Kırım Tatarları ile Batı Trakya Türklerinin benzer tarihsel süreçlerden geçtiğine dikkati çeken Kalkay, “Bize en yakın toplumlardan biri olan, bizimle aynı kaderi yaşayan kardeşlerimiz Batı Trakya Türkleri ve bu vesileyle değerli misafirlerimizi davet ettik. Rahmetlinin her zaman yanında olan, onun hayatının en küçük ayrıntılarına tanıklık eden değerli eşi Işık Sadık Ahmet’i ve ‘Dr. Sadık Ahmet’ kitabına emek veren Dr. Murat Derin hocamızı davet ettik.” dedi. IŞIK SADIK AHMET, EŞİNİN MÜCADELESİNİ ANLATTI Işık Sadık Ahmet, konuşmasına Kırım Derneği Genel Merkezine, Kırım Vakfına, Kırım Tatar yazar Dr. Serra Menekay'a, programa katılanlara teşekkür ederek başladı. Batı Trakya Türklerinin sesinin duyurulmasının önemine vurgu yapan Işık Sadık Ahmet, farklı coğrafyalarda yaşayan Türklerin ortak bir kimliğe sahip olduğunu belirterek, “Türk'üz. Doğusu, batısı, kuzeyi, güneyi olmadığına inanıyorum. Biz farklı coğrafyalarda yaşıyoruz ama hepimiz Türk'üz.” ifadelerini kullandı. Eşinin Yunanistan’ın Batı Trakya Türklerine yönelik uygulamalarına karşı verdiği mücadele nedeniyle uzun süre tehditlerle karşı karşıya kaldığını aktaran Işık Sadık Ahmet, Dr. Sadık Ahmet’in geçirdi, yanında ailesinin de bulunduğu trafik kazasının büyük bir trajedi olduğunu söyledi. “Böyle bir dava adamının eşi olmak çok zordu ama ben hep onun yanındaydım.” diyen Işık Sadık Ahmet, eşinin tıp eğitimi aldığını ve doktorluk mesleğinin yanı sıra Batı Trakya Türklerinin sorunlarının çözümü için çalıştığını açıklayarak, çocuklarının ve toplumunun da eğitime kolayca erişebilmeleri için elinden geleni yaptığını anlattı. Dr. Sadık Ahmet’in toplumunun sorunlarını her zaman önceliğine aldığını aktaran Işık Sadık Ahmet, “Sabahtan akşama kadar doktorluk yapar, akşamları ise halkımızın sorunlarını çözmekle uğraşırdı. Bazen sabah evden çıkar, ancak iki gün boyunca eve gelemeyebilirdi. Bu durum, onun yeniden gözaltına alındığına işaret ederdi.” dedi. “SADECE İNSAN GİBİ YAŞAMAK İSTİYORDU” Işık Sadık Ahmet, eşinin mücadelesinin Yunanistan’ı bölmek veya Batı Trakya’yı Türkiye’ye bağlamak amacı taşımadığını vurguladı. Dr. Sadık Ahmet’in amacının Batı Trakya Türklerinin temel haklarına sahip olarak eşit şekilde yaşayabilmesi olduğunu ifade eden Işık Sadık Ahmet, “Sadece insan gibi yaşamak isterdi. Doktor olarak her eve girebiliyordu. Orada insanların vatan yarası gibi yaralarını görüyordu.” şeklinde konuştu. Baskılara ve tutuklamalara rağmen eşinin mücadelesinden vazgeçmediğini açıklayan Işık Sadık Ahmet, Dr. Sadık Ahmet’in kendisini savunabilecek bilgi ve birikime sahip olması nedeniyle hakkında açılan davaların önemli bölümünden sonuç aldığını söyledi. Bununla birlikte, trafik kazasının ardından yaşananları da anlatan Işık Sadık Ahmet, olay sonrasında yanlarına gelen Batı Trakya Türklerinin “Bizim halimiz ne olacak?” şeklindeki sorularının, Dr. Sadık Ahmet’in toplum için taşıdığı önemi ve umudu kendisine bir kez daha gösterdiğini ifade etti. DR. MURAT DERİN: HUKUKUN DIŞINA ÇIKMADI “Dr. Sadık Ahmet” kitabının yazarı Dr. Murat Derin, konuşmasında Dr. Sadık Ahmet’in mücadelesini hukuk çerçevesinde yürüttüğünü belirtti. Dr. Sadık Ahmet’in herhangi bir silahlı mücadele veya Batı Trakya’nın Türkiye’ye bağlanması yönünde bir yaklaşımının bulunmadığını ifade eden Derin, “Lozan’la doğan azınlık haklarımız var, azınlık statüsündeyiz. Biz bu hakkımızı istiyoruz. Aynı zamanda insanın en temel haklarını istiyoruz. Eşit vatandaş olmak istiyoruz.” dedi. Dr. Sadık Ahmet’in siyasi mücadelesinin temelinde dostluk, eşitlik ve barış ilkelerinin bulunduğunu vurgulayan Derin, onun siyasi yaşamında seçimler ve parlamentodaki temsil gücü üzerinden Batı Trakya Türklerinin haklarını savunmaya çalıştığını anlattı. Derin, Dr. Sadık Ahmet’in yaklaşımını, “Ben buraya yıkmaya gelmedim, yapmaya geldim. Sadece toplumun eşit şekilde temsil edilmesini, eşit şekilde haklarının alınmasını istiyorum.” sözleriyle özetledi. Bunun yanı sıra, merhumun hayatıyla ilgili yazılarını ve hapishane dönemlerinde tuttuğu defterleri incelerken dikkatini çeken bazı notlarla karşılaştığını ifade ederek, “Mandela’nın serbest bırakılmasıyla ilgili görüntüleri televizyondan izlerken Mandela, ‘Yunan bir insan hakları savunucusu bana çok yardım etti. Yunanistan insan haklarına çok önem veriyor.’ diyerek Yunanları övüyor. Ancak merhum, defterine şöyle bir not düşmüş: ‘Koskocaman Mandela’yı yalancı çıkarmak istemem, ama biz niye burada yatıyoruz?’" aktardı. Konuşmaların akabinde program soru-cevap bölümü ile devam etti. Konferans sonunda, Kırım Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin Dr. Murat Derin'e “Kuruluşunun 70. Yıl Dönümünde Kırım Derneği” eserini, Kırım Vakfı Başkanı Tuncer Kalkay Işık Sadık Ahmet'e plaketini ve Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Denetleme Kurulu Başkanı ve Kırım Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Enver Aydoğan Dr. Murat Derin'e plaketini takdim etti. Işık Sadık Ahmet de günün anısına, Tuncer Kalkay'a üzerinde Dr. Sadık Ahmet'in fotoğrafının ve "Ben bir Türk olduğum için hapse götürülüyorum. Eğer Türk olmak bir suç ise, burada tekrar ediyorum. Ben bir Türk'üm ve öyle kalacağım" sözünün yazılı olduğu bir anı tabağı takdim etti..

Batı Trakya'da Türk motosikletçilere ırkçı müdahale: 3 saat sonra serbest bırakıldılar Haber

Batı Trakya'da Türk motosikletçilere ırkçı müdahale: 3 saat sonra serbest bırakıldılar

Macaristan’da 14-16 Ağustos 2026 tarihlerinde düzenlenen Büyük Hun-Türk Kurultayı'ndan İstanbul’a dönmek üzere yola çıkan Osmanlı Motosiklet Derneği üyeleri, Batı Trakya'nın Gümülcine kentinde bir Yunan vatandaşının ırkçı müdahalesi sonrasında polis tarafından karakola götürüldü. Yunan polisi tarafından 3 saat bekletilen motosikletçiler, herhangi bir suç unsurunun tespit edilememesinin ardından serbest bırakıldı. Batı Trakya Millet gazetesinin haberine göre, Türk bayraklarıyla Avrupa turuna çıkan Osmanlı Motosiklet Derneği üyeleri, 12 ülkeyi kapsayan seyahatleri kapsamında 28 Ağustos’ta Gümülcine’de mola verdi. Kentte cuma namazını kılan grup, daha sonra Gümülcine Müftüsü İbrahim Şerif’i ziyaret etti. Motosikletçiler, Gümülcine Türk Gençler Birliğinde de soydaşlarla bir araya gelerek bir süre sohbet etti. Motosikletçiler, kentten ayrılmak üzere motosikletlerine bindikleri sırada Mehter Marşı çaldı. Bu sırada bir Yunan vatandaşı otomobiliyle motosikletçilerin yanına gelerek gruba “barbarlar” diye bağırdı. Irkçı saldırgan daha sonra aracıyla grubun önüne geçerek tartışmayı sürdürdü. Grup üyelerinin motosiklet kameralarıyla kaydettiği görüntülerde, otomobil sürücüsünün motosikletçilerin önünü kesmeye çalıştığı görüldü. MOTOSİKLETÇİLER KARAKOLA GÖTÜRÜLDÜ Olayın ardından bölgeye sivil polis ekipleri ve özel harekat birimleri sevk edildi. Motosikletçilerin pasaportlarına el konulurken grup, kimlik ve seyahat belgelerinin kontrol edilmesi amacıyla Gümülcine Emniyet Müdürlüğüne götürüldü. Yaklaşık 3 saat süren incelemenin ardından motosikletçilerin seyahat belgelerinin eksiksiz olduğu ve cezai işlem gerektirecek herhangi bir eylemde bulunmadıkları belirtildi. Motosikletçilerin anlatımına göre Yunan polisi, grubun Gümülcine’den ayrılmasının ardından Türkiye sınırına kadar eşlik etti. Grup, bu nedenle kentte yeniden herhangi bir kişi veya kurumla görüşmeden yoluna devam etti. Türkiye’ye geçmelerinin ardından yaşananları basın mensuplarıyla paylaşan motosikletçiler, olay sırasında kaydettikleri görüntüleri de kamuoyuna sundu. 12 ÜLKEDE SORUN YAŞANMADI Motosikletçiler yaptıkları açıklamada, Türk bayraklarıyla Avrupa’nın 12 ülkesini dolaştıklarını ve Yunanistan dışında herhangi bir ülkede sorun yaşamadıklarını belirterek, “Bayraklarımızla binlerce kilometre yol yaptık. Rahatsızlık verdiğimiz tek yer Yunanistan oldu. Herhangi bir taşkınlık ya da yasa dışı davranışta bulunmadık.” ifadelerini kullandı. Ayrıca, olaydan Türkiye’nin Gümülcine Başkonsolosluğunun da haberdar edildiği öğrenildi. YUNAN BASINI PROVOKASYONA DÂHİL OLDU Öte yandan, Yunan haber sayfaları ise olayı motosikletçilerin Türk bayrakları taşıdığı, yüksek sesle marş çaldığı ve bozkurt işareti yaptığı iddiaları üzerinden “provokasyon” olarak değerlendirdi. Buna karşın motosikletçilerin aktardığına göre, Yunan polisinin yaklaşık 3 saat süren incelemesinde herhangi bir suç unsuru tespit edilmedi ve grup hakkında cezai işlem uygulanmadı.

ABTTF’den Yunanistan’a tepki: Batı Trakya Türkleri insan hakları raporunda yok sayıldı Haber

ABTTF’den Yunanistan’a tepki: Batı Trakya Türkleri insan hakları raporunda yok sayıldı

Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF), Yunanistan Ulusal İnsan Hakları Komisyonunun (EEDA) 2025 yılı yıllık raporuna ilişkin yazılı görüşünü Yunan makamlarına iletti. ABTTF, yazılı görüşünde EEDA’nın raporunda Yunanistan’da resmî olarak tanınan tek azınlık olarak nitelendirdiği Batı Trakya Türk Azınlığı’nın uzun süredir karşı karşıya bulunduğu yapısal sorunlara, hak ihlallerine ve ayrımcılık iddialarına yer verilmemesini eleştirdi. Federasyon, Batı Trakya Türk toplumunun etnik Türk kimliğinin Yunanistan tarafından tanınmaması, antlaşmalarla güvence altına alındığını belirttiği eğitim ve dinî özerkliğin ihlal edilmesi ve azınlığa yönelik nefret söylemlerinin raporda bulunmadığına dikkat çekti. ABTTF, söz konusu meselelerin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) Yunanistan aleyhine verdiği kararlar, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin denetim süreci, Birleşmiş Milletler (BM) insan hakları mekanizmalarının tavsiyeleri ve Avrupa Birliği (AB) kurumlarının değerlendirmelerinde de gündeme geldiğini savundu. “AİHM KARARLARI 18 YILI AŞKIN SÜREDİR UYGULANMIYOR” ABTTF’nin açıklamasında, Yunanistan’ın AİHM’nin Bekir Usta ve Diğerleri dava grubunda yer alan Türk derneklerine ilişkin kararlarını 18 yılı aşkın süredir uygulamadığını hatırlattı. Federasyon ayrıca Batı Trakya Türk Azınlığı tarafından seçildiği belirtilen müftülerin Yunanistan devleti tarafından tanınmadığını ve Batı Trakya’daki Türk ilkokullarının öğrenci sayısının azlığı gerekçesiyle kapatılmasının azınlığın eğitim özerkliğiyle bağdaşmadığını savundu. ABTTF, EEDA’ya Batı Trakya Türk Azınlığı’nın karşı karşıya bulunduğu sorunların gelecek yıllık raporlarda kapsamlı şekilde ele alınması çağrısında bulundu. Federasyon ayrıca EEDA’nın azınlığa ilişkin gelişmeleri düzenli olarak izlemesini ve Batı Trakya Türk toplumunu temsil eden kurumlar ile sivil toplum kuruluşlarıyla düzenli diyalog mekanizmaları oluşturmasını istedi. HABİPOĞLU: SORUNLARIMIZ GÖRÜNÜR KILINMALI ABTTF Başkanı Halit Habipoğlu, hazırladıkları yazılı görüşle EEDA’nın 2025 yıllık raporunda yer almayan Batı Trakya Türk toplumunun sorunlarını ve maruz kaldığını belirttikleri hak ihlallerini görünür kılmayı amaçladıklarını söyledi. Habipoğlu, EEDA’nın gelecekteki raporlarında Batı Trakya Türk toplumunun insan hakları durumuna da yer vermesi gerektiğini belirterek, bunun Yunanistan’daki insan haklarının korunmasına yönelik çalışmaların daha kapsayıcı ve bütüncül hâle gelmesini sağlayacağını ifade etti.

Batı Trakya Türklerinin efsanevi lideri Dr. Sadık Ahmet vefatının 31. yılında anılıyor Haber

Batı Trakya Türklerinin efsanevi lideri Dr. Sadık Ahmet vefatının 31. yılında anılıyor

Batı Trakya Türklerinin efsanevi lideri, Dostluk, Eşitlik ve Barış Partisinin (DEB) kurucusu Dr. Sadık Ahmet, vefatının 31. seneidevriyesinde anılıyor. Defalarca "Türk'üm" dediği için Yunanistan Mahkemesince yargılanan, hapis cezasına çarptırılan Dr. Sadık Ahmet, Lozan Anlaşması'nın 72. yıldönümü olan 24 Temmuz 1995'te şüpheli bir kaza sonucu hayatını kaybetmişti. Dr. Sadık Ahmet, Gümülcine Mahkemesine çıkmadan önceki, söylediği "Bu akıllı adamlar içeride bizim ırkımızı inkar etmeye çalışıyorlar" sözleriyle hafızlara kazınmıştı. DR. SADIK AHMET KİMDİR? Batı Trakya’da Türklerin hak ve adalet mücadelesinin sembol ismi Dr. Sadık Ahmet, 7 Ocak 1947'de Gümülcine'nin Sirkeli köyünde dünyaya geldi. Çocukluk yıllarını Gümülcine'de geçiren Sadık Ahmet, üniversite eğitimi için Türkiye’ye geldi, burada tıp eğitimi aldı ve 1985 yılında Batı Trakya’ya geri döndü. Ülkesine döner dönmez Batı Trakya Türklerinin yaşadığı sorunları yakından takip eden ve hukukî haklarını alabilmek için mücadele etmek gerektiğini düşünen Dr. Sadık Ahmet, 1985 yılında Batı Trakya çapında bir imza kampanyası başlattı. Topladığı 15 bin imza ile oldukça ses getirdi. Dr. Sadık Ahmet, 8 Ağustos 1986 tarihinde bu faaliyeti nedeniyle tutuklandı. BATI TRAKYA TÜRKLERİNİN İLK SİYASÎ PARTİSİNİ KURDU Dr. Sadık Ahmet, 25 Eylül 1987’de Selanik’e giderek, Demokrasi İnsan Hakları toplantısında Türk toplumunun sorunlarını ileten bir broşür dağıttı. 1988 yılında 30 ay hapis cezasına çarptırıldı. 18 Haziran 1989 seçimlerinde milletvekilliğine adaylığını koydu ancak adaylığı çeşitli gerekçeler ile iptal edildi. 26 Ocak 1990’da Lozan Barış Anlaşması'ndan doğan haklara uygun olarak Batı Trakya Türklerine "Türk" dediği için hapis cezası alan Dr. Ahmet, Selanik Dudullu hapishanesinde iki ay hapis yattı. Sadık Ahmet, 8 Nisan 1990 genel seçimlerinde bağımsız milletvekili seçildi ve Yunanistan Parlamentosu'na girdi. 13 Eylül 1991 tarihinde Batı TrakyaTürklerinin ilk siyasi partisi olan Dostluk, Eşitlik ve Barış (DEB) partisini kuran Sadık Ahmet, 1993 genel seçimlerinde Yunanistan’ın seçim kanunlarında yaptığı adaletsiz değişiklik nedeniyle meclise giremedi. ŞÜPHELİ BİR TRAFİK KAZASINDA HAYATINI KAYBETTİ Dr . Sadık Ahmet, Batı Trakya’daki Türk Azınlığının haklarını hukuken imza altına alan Lozan Barış Antlaşması'nın 72. yılı olan 24 Temmuz 1995 tarihinde Gümülcine’nin Susurköy mevkinde şaibeli bir trafik kazasında, aracına traktör çarpması sonucunda yaşamını yitirdi.

Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan’ın Türk Azınlığı'na ait okulları kapatma kararını kınadı Haber

Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan’ın Türk Azınlığı'na ait okulları kapatma kararını kınadı

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Yunanistan'ın, öğrenci sayısının yetersiz olduğunu bahane ederek Batı Trakya Türk Azınlığı'na ait 8 ilkokulu kapatma kararı almasını kınadı. Kapatma kararına ilişkin 19 Temmuz’da sosyal medya hesabından açıklama yapan Keçeli, söz konusu kararla birlikte azınlık ilkokullarının sayısının 76’ya düştüğünü belirterek, “Yunanistan'ın, öğrenci sayısının yetersizliği bahanesiyle Batı Trakya Türk Azınlığı'na ait 8 ilkokulu kapatma kararını kınıyoruz.” ifadesini kullandı. Keçeli, İskeçe 1. Türk Azınlık İlkokulu'nda birinci sınıf kayıtlarında yeni engellerin çıkarılmasının Batı Trakya Türk Azınlığı'nın eğitim haklarının aşındırılmasına yönelik sistematik uygulamaların bir diğer örneği olduğuna işaret etti. Bu karar ve uygulamaların Lozan Barış Antlaşması hükümlerinin ihlali niteliğinde olduğunu vurgulayan Keçeli, şu ifadeleri kullandı: Batı Trakya Türk Azınlığı’yla ilgili hak ihlallerini tespit eden uluslararası mahkeme kararlarını ve başlıca Avrupa kurumlarının tavsiyelerini uygulamaktan kaçınan Yunanistan’ı bir kez daha azınlık ve temel insan haklarına ilişkin ahdi yükümlülükleri doğrultusunda hareket etmeye davet ediyoruz. Türkiye, Batı Trakya Türk Azınlığı’nın hak ve hukuk mücadelesini kararlılıkla desteklemeye devam edecektir.

Yunanistan'da Müslümanlara gecikmiş adım: Atina Camisi'nde gasilhaneye izin çıktı Haber

Yunanistan'da Müslümanlara gecikmiş adım: Atina Camisi'nde gasilhaneye izin çıktı

Yunanistan'ın başkenti Atina'da yaşayan Müslümanların uzun yıllardır dile getirdiği cenaze yıkama ve hazırlama (gasilhane) ihtiyacı konusunda nihayet önemli bir adım atıldı. Yunanistan Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı, Atina Camisi bünyesinde gasilhane hizmeti verilmesine resmen izin verdi. Bakanlığın yayımladığı kararnameye göre, Atina'nın Votanikos bölgesindeki Atina Camisi içerisinde oluşturulan özel alanda, vefat eden Müslümanların naaşları İslami usul ve geleneklere uygun şekilde yıkanabilecek ve defin öncesi gerekli işlemler gerçekleştirilebilecek. Bakanlığın yayımladığı kararnamede, “Atina İslami Camii Yönetim Kurulu” adlı özel hukuk tüzel kişiliğine ait cami binası içinde, kapalı ve özel olarak tasarlanmış ayrı bir alanda, vefat eden Müslümanların naaşlarının İslami usul, gelenek ve kurallara uygun olarak yıkanması, temizlenmesi ve bakımı gibi hizmetlerin sunulmasına olanak tanındığı belirtildi. UZUN SÜREDİR GÖZARDI EDİLEN BİR İHTİYAÇ KARŞILANDI Atina'da resmî bir caminin açılması, onlarca yıl süren bürokratik ve siyasi engellerin ardından mümkün olmuştu. Ancak cami bünyesinde İslami usullere uygun bir gasilhane bulunmaması, başkentte yaşayan Müslümanların en temel dinî ihtiyaçlarından birinin uzun yıllar karşılanamamasına neden oldu. Atina ve çevresinde yaşayan yüz binlerce Müslüman, yakınlarını kaybettiklerinde cenazelerini İslami usullere göre hazırlayabilmek için Batı Trakya'ya veya yurt dışındaki memleketlerine göndermek zorunda kalırken, bazı aileler ise uygun olmayan koşullarda cenaze yıkama işlemlerini gerçekleştirmek durumunda kaldı. Bu durum, Müslüman toplum tarafından yıllardır din özgürlüğü ve eşit hizmetlere erişim açısından önemli bir eksiklik olarak dile getiriliyordu. Yunan makamlarının aldığı kararla birlikte Atina Camisi bünyesinde gasilhane hizmetinin resmen hayata geçirilmesi, başkentte yaşayan Müslümanların uzun yıllardır çözüm beklediği temel dinî ihtiyaçlardan birinin karşılanması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Gasilhanenin gerekli hazırlıkların tamamlanmasının ardından kısa süre içinde hizmet vermesi bekleniyor. HAK VE ÖZGÜRLÜKLER TARTIŞMALARININ GÖLGESİNDE YENİ ADIM Yunanistan, özellikle Müslüman azınlığın dinî hak ve özgürlükleri konusunda uluslararası kuruluşların raporlarında ve çeşitli insan hakları örgütlerinin değerlendirmelerinde eleştirilerin odağında yer alıyor. Atina'da uzun yıllar resmî cami bulunmaması ve cenaze hizmetlerine ilişkin eksiklikler de bu tartışmaların öne çıkan başlıkları arasında gösteriliyordu.

Yunanistan'da "Batı Trakya" krizi: Fenerbahçeliler Derneği kapatıldı Haber

Yunanistan'da "Batı Trakya" krizi: Fenerbahçeliler Derneği kapatıldı

Yunanistan'da faaliyet gösteren Batı Trakya Fenerbahçeliler Spor ve Kültür Derneği hakkında verilen kapatma kararının istinaf mahkemesi tarafından onanması, Batı Trakya Türk toplumunda ve Türkiye'de geniş yankı uyandırdı. Yaklaşık 3,5 yıldır devam eden hukuki sürecin ardından gelen karar, azınlık hakları ve örgütlenme özgürlüğü açısından yeni tartışmaları beraberinde getirdi. TRT Avaz tarafından 23 Haziran 2026 tarihinde gündeme getirilen habere göre; Gümülcine merkezli dernek yönetimi, kararın ardından üyelerini bilgilendirmek ve izlenecek hukuki süreci değerlendirmek amacıyla olağanüstü toplantı düzenledi. Toplantıya çok sayıda üye ile Türkiye'den gelen Fenerbahçe derneklerinin temsilcileri de katıldı. YARGITAY VE AİHM SÜRECİ BAŞLIYOR Dernek yönetimi, Yunanistan'daki iç hukuk yollarının sonuna kadar kullanılacağını açıkladı. Derneğin avukatı İlker Çavuşoğlu ve Dernek Başkanı Mümin Hasan, ilk olarak Yunanistan Yargıtayına başvuracaklarını, iç hukuk yollarının tükenmesi hâlinde ise davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) taşıyacaklarını duyurdu. Batı Trakya Fenerbahçeliler Spor ve Kültür Derneği Başkanı Mümin Hasan, mahkeme kararına rağmen faaliyetlerini durdurmayacaklarını belirterek sosyal, kültürel ve sportif etkinliklerin yasal çerçevede sürdürüleceğini söyledi. Hasan, "Bu karar bizi yolumuzdan döndürmeyecek. Toplumumuza hizmet etmeye ve gençlerimizi bir araya getirmeye devam edeceğiz." ifadelerini kullandı. TÜRKİYE'DEN DESTEK MESAJLARI Toplantıya katılan Türkiye'deki Fenerbahçe dernekleri de Batı Trakya Türk toplumuyla dayanışma mesajları verdi. Lüleburgaz Fenerbahçeliler Derneği Başkanı Melih Kurteş, Batı Trakya'daki Fenerbahçelilerin yalnız olmadığını belirterek her türlü desteğe hazır olduklarını söyledi. Tekirdağ Fenerbahçeliler Derneği Kurucu Üyesi İsmail Köşdere ise kapatma kararının hukuki değil siyasi gerekçelerle alındığını belirterek Batı Trakya Türklerinin yanında olmaya devam edeceklerini ifade etti. MÜFTÜ TRAMPA: "BUGÜN BATI TRAKYA, YARIN BAŞKA KİMLİK UNSURLARI" Toplantıda konuşan Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve İskeçe Müftüsü Mustafa Trampa, kararın yalnızca bir spor ve kültür derneğini hedef almadığını söyledi. Trampa, geçmişte isminde "Türk" ifadesi bulunan derneklere yönelik benzer tartışmalar yaşandığını hatırlatarak, bugün ise "Batı Trakya" adının hedef alındığını belirtti. Azınlık kurumları üzerindeki baskıların arttığını vurgulayan Trampa, "Bugün buna sessiz kalırsak yarın azınlığımızın diğer kimlik unsurları da tartışma konusu yapılabilir." değerlendirmesinde bulundu. DEB PARTİSİNDEN DESTEK MESAJI Batı Trakya Türklerinin siyasi temsilcilerinden Dostluk Eşitlik Barış Partisi (DEB Partisi) de derneğe destek verdi. Parti tarafından yapılan açıklamada, Batı Trakya Fenerbahçeliler Derneğinin devam eden mahkeme sürecine ilişkin bilgilendirme toplantısına katılım sağlandığı belirtilerek, dernek yöneticilerinin ve üyelerinin yaşadığı zorlu süreçte yanlarında olunacağı vurgulandı. Açıklamada, "Dernek yöneticilerinin ve kurumsal olarak tüm derneğin geçirdiği bu zorlu süreçte yanlarında bulunacağımızı ve konunun yakından takipçisi olacağımızı belirttik." ifadelerine yer verildi. AZINLIK DERNEKLERİ İÇİN EMSAL OLABİLİR Batı Trakya Fenerbahçeliler Spor ve Kültür Derneğinin kapatılmasına ilişkin kararın, isminde "Batı Trakya" ifadesi bulunan diğer azınlık dernekleri açısından da emsal oluşturabileceği belirtiliyor. Bölgedeki Türk azınlık temsilcileri, Yunanistan Yargıtayı ve olası AİHM sürecinden çıkacak kararların yalnızca söz konusu derneğin değil, Batı Trakya'daki sivil toplum kuruluşlarının geleceği açısından da belirleyici olacağını ifade ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.