SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Batı Trakya

QHA - Kırım Haber Ajansı - Batı Trakya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Batı Trakya haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

ABTTF’den Yunanistan’a tepki: Batı Trakya Türkleri insan hakları raporunda yok sayıldı Haber

ABTTF’den Yunanistan’a tepki: Batı Trakya Türkleri insan hakları raporunda yok sayıldı

Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF), Yunanistan Ulusal İnsan Hakları Komisyonunun (EEDA) 2025 yılı yıllık raporuna ilişkin yazılı görüşünü Yunan makamlarına iletti. ABTTF, yazılı görüşünde EEDA’nın raporunda Yunanistan’da resmî olarak tanınan tek azınlık olarak nitelendirdiği Batı Trakya Türk Azınlığı’nın uzun süredir karşı karşıya bulunduğu yapısal sorunlara, hak ihlallerine ve ayrımcılık iddialarına yer verilmemesini eleştirdi. Federasyon, Batı Trakya Türk toplumunun etnik Türk kimliğinin Yunanistan tarafından tanınmaması, antlaşmalarla güvence altına alındığını belirttiği eğitim ve dinî özerkliğin ihlal edilmesi ve azınlığa yönelik nefret söylemlerinin raporda bulunmadığına dikkat çekti. ABTTF, söz konusu meselelerin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) Yunanistan aleyhine verdiği kararlar, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin denetim süreci, Birleşmiş Milletler (BM) insan hakları mekanizmalarının tavsiyeleri ve Avrupa Birliği (AB) kurumlarının değerlendirmelerinde de gündeme geldiğini savundu. “AİHM KARARLARI 18 YILI AŞKIN SÜREDİR UYGULANMIYOR” ABTTF’nin açıklamasında, Yunanistan’ın AİHM’nin Bekir Usta ve Diğerleri dava grubunda yer alan Türk derneklerine ilişkin kararlarını 18 yılı aşkın süredir uygulamadığını hatırlattı. Federasyon ayrıca Batı Trakya Türk Azınlığı tarafından seçildiği belirtilen müftülerin Yunanistan devleti tarafından tanınmadığını ve Batı Trakya’daki Türk ilkokullarının öğrenci sayısının azlığı gerekçesiyle kapatılmasının azınlığın eğitim özerkliğiyle bağdaşmadığını savundu. ABTTF, EEDA’ya Batı Trakya Türk Azınlığı’nın karşı karşıya bulunduğu sorunların gelecek yıllık raporlarda kapsamlı şekilde ele alınması çağrısında bulundu. Federasyon ayrıca EEDA’nın azınlığa ilişkin gelişmeleri düzenli olarak izlemesini ve Batı Trakya Türk toplumunu temsil eden kurumlar ile sivil toplum kuruluşlarıyla düzenli diyalog mekanizmaları oluşturmasını istedi. HABİPOĞLU: SORUNLARIMIZ GÖRÜNÜR KILINMALI ABTTF Başkanı Halit Habipoğlu, hazırladıkları yazılı görüşle EEDA’nın 2025 yıllık raporunda yer almayan Batı Trakya Türk toplumunun sorunlarını ve maruz kaldığını belirttikleri hak ihlallerini görünür kılmayı amaçladıklarını söyledi. Habipoğlu, EEDA’nın gelecekteki raporlarında Batı Trakya Türk toplumunun insan hakları durumuna da yer vermesi gerektiğini belirterek, bunun Yunanistan’daki insan haklarının korunmasına yönelik çalışmaların daha kapsayıcı ve bütüncül hâle gelmesini sağlayacağını ifade etti.

Batı Trakya Türklerinin efsanevi lideri Dr. Sadık Ahmet vefatının 31. yılında anılıyor Haber

Batı Trakya Türklerinin efsanevi lideri Dr. Sadık Ahmet vefatının 31. yılında anılıyor

Batı Trakya Türklerinin efsanevi lideri, Dostluk, Eşitlik ve Barış Partisinin (DEB) kurucusu Dr. Sadık Ahmet, vefatının 31. seneidevriyesinde anılıyor. Defalarca "Türk'üm" dediği için Yunanistan Mahkemesince yargılanan, hapis cezasına çarptırılan Dr. Sadık Ahmet, Lozan Anlaşması'nın 72. yıldönümü olan 24 Temmuz 1995'te şüpheli bir kaza sonucu hayatını kaybetmişti. Dr. Sadık Ahmet, Gümülcine Mahkemesine çıkmadan önceki, söylediği "Bu akıllı adamlar içeride bizim ırkımızı inkar etmeye çalışıyorlar" sözleriyle hafızlara kazınmıştı. DR. SADIK AHMET KİMDİR? Batı Trakya’da Türklerin hak ve adalet mücadelesinin sembol ismi Dr. Sadık Ahmet, 7 Ocak 1947'de Gümülcine'nin Sirkeli köyünde dünyaya geldi. Çocukluk yıllarını Gümülcine'de geçiren Sadık Ahmet, üniversite eğitimi için Türkiye’ye geldi, burada tıp eğitimi aldı ve 1985 yılında Batı Trakya’ya geri döndü. Ülkesine döner dönmez Batı Trakya Türklerinin yaşadığı sorunları yakından takip eden ve hukukî haklarını alabilmek için mücadele etmek gerektiğini düşünen Dr. Sadık Ahmet, 1985 yılında Batı Trakya çapında bir imza kampanyası başlattı. Topladığı 15 bin imza ile oldukça ses getirdi. Dr. Sadık Ahmet, 8 Ağustos 1986 tarihinde bu faaliyeti nedeniyle tutuklandı. BATI TRAKYA TÜRKLERİNİN İLK SİYASÎ PARTİSİNİ KURDU Dr. Sadık Ahmet, 25 Eylül 1987’de Selanik’e giderek, Demokrasi İnsan Hakları toplantısında Türk toplumunun sorunlarını ileten bir broşür dağıttı. 1988 yılında 30 ay hapis cezasına çarptırıldı. 18 Haziran 1989 seçimlerinde milletvekilliğine adaylığını koydu ancak adaylığı çeşitli gerekçeler ile iptal edildi. 26 Ocak 1990’da Lozan Barış Anlaşması'ndan doğan haklara uygun olarak Batı Trakya Türklerine "Türk" dediği için hapis cezası alan Dr. Ahmet, Selanik Dudullu hapishanesinde iki ay hapis yattı. Sadık Ahmet, 8 Nisan 1990 genel seçimlerinde bağımsız milletvekili seçildi ve Yunanistan Parlamentosu'na girdi. 13 Eylül 1991 tarihinde Batı TrakyaTürklerinin ilk siyasi partisi olan Dostluk, Eşitlik ve Barış (DEB) partisini kuran Sadık Ahmet, 1993 genel seçimlerinde Yunanistan’ın seçim kanunlarında yaptığı adaletsiz değişiklik nedeniyle meclise giremedi. ŞÜPHELİ BİR TRAFİK KAZASINDA HAYATINI KAYBETTİ Dr . Sadık Ahmet, Batı Trakya’daki Türk Azınlığının haklarını hukuken imza altına alan Lozan Barış Antlaşması'nın 72. yılı olan 24 Temmuz 1995 tarihinde Gümülcine’nin Susurköy mevkinde şaibeli bir trafik kazasında, aracına traktör çarpması sonucunda yaşamını yitirdi.

Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan’ın Türk Azınlığı'na ait okulları kapatma kararını kınadı Haber

Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan’ın Türk Azınlığı'na ait okulları kapatma kararını kınadı

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Yunanistan'ın, öğrenci sayısının yetersiz olduğunu bahane ederek Batı Trakya Türk Azınlığı'na ait 8 ilkokulu kapatma kararı almasını kınadı. Kapatma kararına ilişkin 19 Temmuz’da sosyal medya hesabından açıklama yapan Keçeli, söz konusu kararla birlikte azınlık ilkokullarının sayısının 76’ya düştüğünü belirterek, “Yunanistan'ın, öğrenci sayısının yetersizliği bahanesiyle Batı Trakya Türk Azınlığı'na ait 8 ilkokulu kapatma kararını kınıyoruz.” ifadesini kullandı. Keçeli, İskeçe 1. Türk Azınlık İlkokulu'nda birinci sınıf kayıtlarında yeni engellerin çıkarılmasının Batı Trakya Türk Azınlığı'nın eğitim haklarının aşındırılmasına yönelik sistematik uygulamaların bir diğer örneği olduğuna işaret etti. Bu karar ve uygulamaların Lozan Barış Antlaşması hükümlerinin ihlali niteliğinde olduğunu vurgulayan Keçeli, şu ifadeleri kullandı: Batı Trakya Türk Azınlığı’yla ilgili hak ihlallerini tespit eden uluslararası mahkeme kararlarını ve başlıca Avrupa kurumlarının tavsiyelerini uygulamaktan kaçınan Yunanistan’ı bir kez daha azınlık ve temel insan haklarına ilişkin ahdi yükümlülükleri doğrultusunda hareket etmeye davet ediyoruz. Türkiye, Batı Trakya Türk Azınlığı’nın hak ve hukuk mücadelesini kararlılıkla desteklemeye devam edecektir.

Yunanistan'da Müslümanlara gecikmiş adım: Atina Camisi'nde gasilhaneye izin çıktı Haber

Yunanistan'da Müslümanlara gecikmiş adım: Atina Camisi'nde gasilhaneye izin çıktı

Yunanistan'ın başkenti Atina'da yaşayan Müslümanların uzun yıllardır dile getirdiği cenaze yıkama ve hazırlama (gasilhane) ihtiyacı konusunda nihayet önemli bir adım atıldı. Yunanistan Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı, Atina Camisi bünyesinde gasilhane hizmeti verilmesine resmen izin verdi. Bakanlığın yayımladığı kararnameye göre, Atina'nın Votanikos bölgesindeki Atina Camisi içerisinde oluşturulan özel alanda, vefat eden Müslümanların naaşları İslami usul ve geleneklere uygun şekilde yıkanabilecek ve defin öncesi gerekli işlemler gerçekleştirilebilecek. Bakanlığın yayımladığı kararnamede, “Atina İslami Camii Yönetim Kurulu” adlı özel hukuk tüzel kişiliğine ait cami binası içinde, kapalı ve özel olarak tasarlanmış ayrı bir alanda, vefat eden Müslümanların naaşlarının İslami usul, gelenek ve kurallara uygun olarak yıkanması, temizlenmesi ve bakımı gibi hizmetlerin sunulmasına olanak tanındığı belirtildi. UZUN SÜREDİR GÖZARDI EDİLEN BİR İHTİYAÇ KARŞILANDI Atina'da resmî bir caminin açılması, onlarca yıl süren bürokratik ve siyasi engellerin ardından mümkün olmuştu. Ancak cami bünyesinde İslami usullere uygun bir gasilhane bulunmaması, başkentte yaşayan Müslümanların en temel dinî ihtiyaçlarından birinin uzun yıllar karşılanamamasına neden oldu. Atina ve çevresinde yaşayan yüz binlerce Müslüman, yakınlarını kaybettiklerinde cenazelerini İslami usullere göre hazırlayabilmek için Batı Trakya'ya veya yurt dışındaki memleketlerine göndermek zorunda kalırken, bazı aileler ise uygun olmayan koşullarda cenaze yıkama işlemlerini gerçekleştirmek durumunda kaldı. Bu durum, Müslüman toplum tarafından yıllardır din özgürlüğü ve eşit hizmetlere erişim açısından önemli bir eksiklik olarak dile getiriliyordu. Yunan makamlarının aldığı kararla birlikte Atina Camisi bünyesinde gasilhane hizmetinin resmen hayata geçirilmesi, başkentte yaşayan Müslümanların uzun yıllardır çözüm beklediği temel dinî ihtiyaçlardan birinin karşılanması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Gasilhanenin gerekli hazırlıkların tamamlanmasının ardından kısa süre içinde hizmet vermesi bekleniyor. HAK VE ÖZGÜRLÜKLER TARTIŞMALARININ GÖLGESİNDE YENİ ADIM Yunanistan, özellikle Müslüman azınlığın dinî hak ve özgürlükleri konusunda uluslararası kuruluşların raporlarında ve çeşitli insan hakları örgütlerinin değerlendirmelerinde eleştirilerin odağında yer alıyor. Atina'da uzun yıllar resmî cami bulunmaması ve cenaze hizmetlerine ilişkin eksiklikler de bu tartışmaların öne çıkan başlıkları arasında gösteriliyordu.

Yunanistan'da "Batı Trakya" krizi: Fenerbahçeliler Derneği kapatıldı Haber

Yunanistan'da "Batı Trakya" krizi: Fenerbahçeliler Derneği kapatıldı

Yunanistan'da faaliyet gösteren Batı Trakya Fenerbahçeliler Spor ve Kültür Derneği hakkında verilen kapatma kararının istinaf mahkemesi tarafından onanması, Batı Trakya Türk toplumunda ve Türkiye'de geniş yankı uyandırdı. Yaklaşık 3,5 yıldır devam eden hukuki sürecin ardından gelen karar, azınlık hakları ve örgütlenme özgürlüğü açısından yeni tartışmaları beraberinde getirdi. TRT Avaz tarafından 23 Haziran 2026 tarihinde gündeme getirilen habere göre; Gümülcine merkezli dernek yönetimi, kararın ardından üyelerini bilgilendirmek ve izlenecek hukuki süreci değerlendirmek amacıyla olağanüstü toplantı düzenledi. Toplantıya çok sayıda üye ile Türkiye'den gelen Fenerbahçe derneklerinin temsilcileri de katıldı. YARGITAY VE AİHM SÜRECİ BAŞLIYOR Dernek yönetimi, Yunanistan'daki iç hukuk yollarının sonuna kadar kullanılacağını açıkladı. Derneğin avukatı İlker Çavuşoğlu ve Dernek Başkanı Mümin Hasan, ilk olarak Yunanistan Yargıtayına başvuracaklarını, iç hukuk yollarının tükenmesi hâlinde ise davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) taşıyacaklarını duyurdu. Batı Trakya Fenerbahçeliler Spor ve Kültür Derneği Başkanı Mümin Hasan, mahkeme kararına rağmen faaliyetlerini durdurmayacaklarını belirterek sosyal, kültürel ve sportif etkinliklerin yasal çerçevede sürdürüleceğini söyledi. Hasan, "Bu karar bizi yolumuzdan döndürmeyecek. Toplumumuza hizmet etmeye ve gençlerimizi bir araya getirmeye devam edeceğiz." ifadelerini kullandı. TÜRKİYE'DEN DESTEK MESAJLARI Toplantıya katılan Türkiye'deki Fenerbahçe dernekleri de Batı Trakya Türk toplumuyla dayanışma mesajları verdi. Lüleburgaz Fenerbahçeliler Derneği Başkanı Melih Kurteş, Batı Trakya'daki Fenerbahçelilerin yalnız olmadığını belirterek her türlü desteğe hazır olduklarını söyledi. Tekirdağ Fenerbahçeliler Derneği Kurucu Üyesi İsmail Köşdere ise kapatma kararının hukuki değil siyasi gerekçelerle alındığını belirterek Batı Trakya Türklerinin yanında olmaya devam edeceklerini ifade etti. MÜFTÜ TRAMPA: "BUGÜN BATI TRAKYA, YARIN BAŞKA KİMLİK UNSURLARI" Toplantıda konuşan Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve İskeçe Müftüsü Mustafa Trampa, kararın yalnızca bir spor ve kültür derneğini hedef almadığını söyledi. Trampa, geçmişte isminde "Türk" ifadesi bulunan derneklere yönelik benzer tartışmalar yaşandığını hatırlatarak, bugün ise "Batı Trakya" adının hedef alındığını belirtti. Azınlık kurumları üzerindeki baskıların arttığını vurgulayan Trampa, "Bugün buna sessiz kalırsak yarın azınlığımızın diğer kimlik unsurları da tartışma konusu yapılabilir." değerlendirmesinde bulundu. DEB PARTİSİNDEN DESTEK MESAJI Batı Trakya Türklerinin siyasi temsilcilerinden Dostluk Eşitlik Barış Partisi (DEB Partisi) de derneğe destek verdi. Parti tarafından yapılan açıklamada, Batı Trakya Fenerbahçeliler Derneğinin devam eden mahkeme sürecine ilişkin bilgilendirme toplantısına katılım sağlandığı belirtilerek, dernek yöneticilerinin ve üyelerinin yaşadığı zorlu süreçte yanlarında olunacağı vurgulandı. Açıklamada, "Dernek yöneticilerinin ve kurumsal olarak tüm derneğin geçirdiği bu zorlu süreçte yanlarında bulunacağımızı ve konunun yakından takipçisi olacağımızı belirttik." ifadelerine yer verildi. AZINLIK DERNEKLERİ İÇİN EMSAL OLABİLİR Batı Trakya Fenerbahçeliler Spor ve Kültür Derneğinin kapatılmasına ilişkin kararın, isminde "Batı Trakya" ifadesi bulunan diğer azınlık dernekleri açısından da emsal oluşturabileceği belirtiliyor. Bölgedeki Türk azınlık temsilcileri, Yunanistan Yargıtayı ve olası AİHM sürecinden çıkacak kararların yalnızca söz konusu derneğin değil, Batı Trakya'daki sivil toplum kuruluşlarının geleceği açısından da belirleyici olacağını ifade ediyor.

ABTTF, Çınar Camisi kararı nedeniyle Yunanistan’a tepki gösterdi Haber

ABTTF, Çınar Camisi kararı nedeniyle Yunanistan’a tepki gösterdi

Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF), Batı Trakya’nın İskeçe kentinde, Yunanistan’ın atadığı müftülerin camiye girişini engelledikleri gerekçesiyle yargılanan 4 Batı Trakya Türkünün 17'şer ay hapis cezasına çarptırılmasına tepki gösterdi. ABTTF tarafından yapılan yazılı açıklamada, mahkemenin kararının haksız olduğu belirtilerek yargılanan kişilere destek mesajı verildi. Davanın Batı Trakya Türk Azınlığı'nın dinî özgürlükleri ve müftülük meselesiyle bağlantılı olduğu vurgulanan açıklamada, Yunanistan'da müftülerin devlet tarafından atanmasına yönelik uygulamaya eleştiriler yöneltildi. Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: Yunan devleti tarafından atanan bu tayinli müftü naiplerinin planlı provokasyonuna karşı çıkarak azınlığımızın seçtiği İskeçe müftümüze destek çıkmıştır. Dolayısıyla mahkemenin verdiği karar, aslında azınlığımızın dini özerkliğini, özgür iradesiyle seçtiği müftüleri hedefe koyan bir karadır. NE OLMUŞTU? Yunanistan Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Genel Sekreteri Yorgos Kalancis'in de katılımıyla 11 Ekim 2024 Cuma günü gerçekleştirilen İskeçe Medresesi'nin açılışının ardından Yunan devletince atanan müftüler, Çınar Camisi'nde cemaatle birlikte cuma namazı kılmak istemiş ancak azınlık mensuplarınca camiden uzaklaştırılmıştı.

Yunanistan’dan 4 Batı Trakya Türküne hapis cezası Haber

Yunanistan’dan 4 Batı Trakya Türküne hapis cezası

Batı Trakya’nın İskeçe kentinde, Yunanistan’ın atadığı müftülerin camiye girişini engelledikleri gerekçesiyle yargılanan 4 Batı Trakya Türkü 17'şer ay hapis cezasına çarptırıldı. Anadolu Ajansının gündeme getirdiği habere göre, İskeçe Mahkemesinde görülen davada Hüseyin Baltacı, Ozan Ahmetoğlu, Bahri Belço ve Murat Köse isimli Batı Trakya Türkleri 17’şer ay hapis cezasına çarptırıldı, mahkeme cezaların ertelenmesine ve para cezasına çevrilmesine karar verdi. TÜRK AZINLIK, YUNAN DEVLETİNİN MÜFTÜLERİNİ İSTEMİYOR Batı Trakya Türk Azınlığı'nın müftülerini ve azınlığa ait vakıfların idare heyetleri, Yunan devleti tarafından atama yoluyla belirleniyor. Türk azınlık ise bu uygulamalara karşı çıkarak, kendilerinin seçtiği müftülerin görev yapmasını istiyor. Duruşmanın görüldüğü mahkeme önünde toplanan Batı Trakya Türk Azınlığı mensupları, 14 saat süren duruşma boyunca yargılananlara destek verdi. Yunan kolluk kuvvetlerinin yoğun güvenlik önlemleri altında gerçekleşen duruşmayı, Batı Trakya Türk Azınlığı'nın seçilmiş müftüleri, milletvekilleri, belediye başkanları, kurum ve kuruluş temsilcileri ile çok sayıda soydaş takip etti. Davayı Türkiye'den baro temsilcileri ve hukukçular da takip etti. “HAKLARIMIZI DEMOKRATİK YOLLARLA SAVUNACAĞIZ” Kararın ardından açıklama yapan Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa, duruşmanın yalnızca 4 sanığı değil, tüm Batı Trakya Türk toplumunu ilgilendirdiğini, yargılanan kişilerin mahkemede Batı Trakya Türklerinin dinî özgürlükler ve azınlık haklarına ilişkin görüşlerini dile getirdiğini söyledi. Mahkeme önünde yaşanan bazı gerginliklere rağmen Batı Trakya Türklerinin sağduyulu davrandığını belirten Trampa, toplumun bundan sonra da haklarını demokratik ve hukuki yollarla savunmaya devam edeceğini kaydetti. Trampa, davanın özünde dinî özgürlükler meselesinin bulunduğunu kaydederek, Batı Trakya Türklerinin kendi dinî kurumları ve seçtikleri temsilcilerle ilgili taleplerini dile getirmeyi sürdüreceğini bildirdi. “KARARA İTİRAZ EDECEĞİZ” Sanıkların avukatı Ahmet Kara ise mahkemenin kararına itiraz edeceklerini aktararak, davayı bir üst mahkemeye taşıyacaklarını söyledi. Kara, davanın hukuki boyutunun yanı sıra siyasi bir nitelik de kazandığına işaret ederek, yargılama sürecindeki bazı gelişmelerin bu görüşlerini güçlendirdiğini belirtti. NE OLMUŞTU? Yunanistan Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Genel Sekreteri Yorgos Kalancis'in de katılımıyla 11 Ekim 2024 Cuma günü gerçekleştirilen İskeçe Medresesi'nin açılışının ardından Yunan devletince atanan müftüler, Çınar Camisi'nde cemaatle birlikte cuma namazı kılmak istemiş ancak azınlık mensuplarınca camiden uzaklaştırılmıştı.

DEB Partisi, Batı Trakya Türk Azınlığının hak ihlallerini Avrupa gündemine taşıdı Haber

DEB Partisi, Batı Trakya Türk Azınlığının hak ihlallerini Avrupa gündemine taşıdı

Yunanistan'da faaliyet gösteren ve Batı Trakya Türk Azınlığının temsilcisi olan Dostluk Eşitlik Barış Partisi (DEB) , İspanya'nın Valencia bölgesine bağlı Gandia kentinde düzenlenen Avrupa Özgür İttifakı (EFA) 2026 Genel Kurulu'na katılarak Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı'nın yaşadığı hak ihlallerini ve güncel sorunları Avrupa gündemine taşıdı. DEB Partisi, Genel Kurul'da DEB Genel Başkanı Çiğdem Asafoğlu, EFA Genel Başkan Yardımcısı Kerem Abdurahimoğlu ve İnsan Hakları Uzmanı Pervin Hayrullah'tan oluşan heyetle temsil edildi. Avrupa Birliği (AB) politikaları, bölgesel stratejiler ve azınlık haklarının ele alındığı toplantı, Avrupa'nın farklı bölgelerinden çok sayıda azınlık temsilcisini ve siyasetçiyi bir araya getirdi. "AZINLIK SORUNLARINI AB DÜZEYİNDE GÖRÜNÜR KILMAK İSTİYORUZ" Genel kurulun ilk gününde gerçekleştirilen oturumlarda EFA'nın öncelikleri, çalışma grupları ve gelecek dönem faaliyetleri değerlendirildi. EFA Dilsel ve Azınlık Hakları Çalışma Grubu Koordinatörü Kerem Abdurahimoğlu, grubun faaliyetlerine ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Abdurahimoğlu sunumunda, çalışma grubunun temel hedefinin AB kurumları nezdinde azınlık sorunlarının görünürlüğünü artırmak ve EFA'nın azınlık bölgelerindeki etkinliğini güçlendirmek olduğunu ifade etti. BATI TRAKYA TÜRK AZINLIĞININ SORUNLARI GÜNDEME GETİRİLDİ Sunum kapsamında Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı'nın uzun yıllardır karşı karşıya bulunduğu temel sorunlar da uluslararası kamuoyunun dikkatine sunuldu. Millî kimliğin tanınmaması, azınlık ve eğitim haklarına yönelik kısıtlamalar ile son dönemde artış gösteren nefret söylemleri gündeme taşınırken, azınlık mensuplarının yalnızca kendi seçtikleri müftülere destek vermeleri nedeniyle haksız yargı süreçlerine maruz bırakıldıkları da vurgulandı. DEB PARTİSİ'NİN ÖNERGESİ OY BİRLİĞİYLE KABUL EDİLDİ Genel kurulun ikinci gününde siyasi partiler ve çalışma grupları tarafından sunulan önergeler oylamaya sunuldu. Bu kapsamda Dilsel ve Azınlık Hakları Çalışma Grubu tarafından hazırlanan "Güvenli Azınlıklar – Güvenli Avrupa" başlıklı önerge ile DEB Partisi'nin hazırladığı ve Avrupa genelinde yükselen azınlık karşıtlığına dikkat çeken "Azınlık Fobisi ile Mücadele" başlıklı önerge oy birliğiyle kabul edildi. Söz konusu kararlar, Batı Trakya Türk Azınlığı'nın yaşadığı sorunların Avrupa platformlarında daha görünür hâle gelmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi. AVRUPA PARLAMENTOSU ÜYELERİYLE TEMASLAR Genel kurul kapsamında DEB Partisi heyeti çeşitli üst düzey temaslarda da bulundu. Heyet, EFA Genel Başkanı Lorena Lopez de la Calle'nin yanı sıra Avrupa Parlamentosu üyeleri Diana Riba, Anna Miranda ve Vincent Marsza ile ikili görüşmeler gerçekleştirdi. Görüşmelerde Batı Trakya'daki güncel gelişmeler, azınlık haklarının korunması ve Avrupa Birliği düzeyinde atılabilecek somut adımlar ele alınırken, taraflar diyalog ve iş birliğinin sürdürülmesi konusunda görüş alışverişinde bulundu. DEB Partisi yetkilileri, Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı'nın hak ve taleplerini uluslararası platformlarda gündeme taşımaya ve Avrupa kurumları nezdindeki girişimlerini sürdürmeye devam edeceklerini belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.