SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Batı Trakya

QHA - Kırım Haber Ajansı - Batı Trakya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Batı Trakya haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Yunanistan'da "Batı Trakya" krizi: Fenerbahçeliler Derneği kapatıldı Haber

Yunanistan'da "Batı Trakya" krizi: Fenerbahçeliler Derneği kapatıldı

Yunanistan'da faaliyet gösteren Batı Trakya Fenerbahçeliler Spor ve Kültür Derneği hakkında verilen kapatma kararının istinaf mahkemesi tarafından onanması, Batı Trakya Türk toplumunda ve Türkiye'de geniş yankı uyandırdı. Yaklaşık 3,5 yıldır devam eden hukuki sürecin ardından gelen karar, azınlık hakları ve örgütlenme özgürlüğü açısından yeni tartışmaları beraberinde getirdi. TRT Avaz tarafından 23 Haziran 2026 tarihinde gündeme getirilen habere göre; Gümülcine merkezli dernek yönetimi, kararın ardından üyelerini bilgilendirmek ve izlenecek hukuki süreci değerlendirmek amacıyla olağanüstü toplantı düzenledi. Toplantıya çok sayıda üye ile Türkiye'den gelen Fenerbahçe derneklerinin temsilcileri de katıldı. YARGITAY VE AİHM SÜRECİ BAŞLIYOR Dernek yönetimi, Yunanistan'daki iç hukuk yollarının sonuna kadar kullanılacağını açıkladı. Derneğin avukatı İlker Çavuşoğlu ve Dernek Başkanı Mümin Hasan, ilk olarak Yunanistan Yargıtayına başvuracaklarını, iç hukuk yollarının tükenmesi hâlinde ise davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) taşıyacaklarını duyurdu. Batı Trakya Fenerbahçeliler Spor ve Kültür Derneği Başkanı Mümin Hasan, mahkeme kararına rağmen faaliyetlerini durdurmayacaklarını belirterek sosyal, kültürel ve sportif etkinliklerin yasal çerçevede sürdürüleceğini söyledi. Hasan, "Bu karar bizi yolumuzdan döndürmeyecek. Toplumumuza hizmet etmeye ve gençlerimizi bir araya getirmeye devam edeceğiz." ifadelerini kullandı. TÜRKİYE'DEN DESTEK MESAJLARI Toplantıya katılan Türkiye'deki Fenerbahçe dernekleri de Batı Trakya Türk toplumuyla dayanışma mesajları verdi. Lüleburgaz Fenerbahçeliler Derneği Başkanı Melih Kurteş, Batı Trakya'daki Fenerbahçelilerin yalnız olmadığını belirterek her türlü desteğe hazır olduklarını söyledi. Tekirdağ Fenerbahçeliler Derneği Kurucu Üyesi İsmail Köşdere ise kapatma kararının hukuki değil siyasi gerekçelerle alındığını belirterek Batı Trakya Türklerinin yanında olmaya devam edeceklerini ifade etti. MÜFTÜ TRAMPA: "BUGÜN BATI TRAKYA, YARIN BAŞKA KİMLİK UNSURLARI" Toplantıda konuşan Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve İskeçe Müftüsü Mustafa Trampa, kararın yalnızca bir spor ve kültür derneğini hedef almadığını söyledi. Trampa, geçmişte isminde "Türk" ifadesi bulunan derneklere yönelik benzer tartışmalar yaşandığını hatırlatarak, bugün ise "Batı Trakya" adının hedef alındığını belirtti. Azınlık kurumları üzerindeki baskıların arttığını vurgulayan Trampa, "Bugün buna sessiz kalırsak yarın azınlığımızın diğer kimlik unsurları da tartışma konusu yapılabilir." değerlendirmesinde bulundu. DEB PARTİSİNDEN DESTEK MESAJI Batı Trakya Türklerinin siyasi temsilcilerinden Dostluk Eşitlik Barış Partisi (DEB Partisi) de derneğe destek verdi. Parti tarafından yapılan açıklamada, Batı Trakya Fenerbahçeliler Derneğinin devam eden mahkeme sürecine ilişkin bilgilendirme toplantısına katılım sağlandığı belirtilerek, dernek yöneticilerinin ve üyelerinin yaşadığı zorlu süreçte yanlarında olunacağı vurgulandı. Açıklamada, "Dernek yöneticilerinin ve kurumsal olarak tüm derneğin geçirdiği bu zorlu süreçte yanlarında bulunacağımızı ve konunun yakından takipçisi olacağımızı belirttik." ifadelerine yer verildi. AZINLIK DERNEKLERİ İÇİN EMSAL OLABİLİR Batı Trakya Fenerbahçeliler Spor ve Kültür Derneğinin kapatılmasına ilişkin kararın, isminde "Batı Trakya" ifadesi bulunan diğer azınlık dernekleri açısından da emsal oluşturabileceği belirtiliyor. Bölgedeki Türk azınlık temsilcileri, Yunanistan Yargıtayı ve olası AİHM sürecinden çıkacak kararların yalnızca söz konusu derneğin değil, Batı Trakya'daki sivil toplum kuruluşlarının geleceği açısından da belirleyici olacağını ifade ediyor.

ABTTF, Çınar Camisi kararı nedeniyle Yunanistan’a tepki gösterdi Haber

ABTTF, Çınar Camisi kararı nedeniyle Yunanistan’a tepki gösterdi

Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF), Batı Trakya’nın İskeçe kentinde, Yunanistan’ın atadığı müftülerin camiye girişini engelledikleri gerekçesiyle yargılanan 4 Batı Trakya Türkünün 17'şer ay hapis cezasına çarptırılmasına tepki gösterdi. ABTTF tarafından yapılan yazılı açıklamada, mahkemenin kararının haksız olduğu belirtilerek yargılanan kişilere destek mesajı verildi. Davanın Batı Trakya Türk Azınlığı'nın dinî özgürlükleri ve müftülük meselesiyle bağlantılı olduğu vurgulanan açıklamada, Yunanistan'da müftülerin devlet tarafından atanmasına yönelik uygulamaya eleştiriler yöneltildi. Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: Yunan devleti tarafından atanan bu tayinli müftü naiplerinin planlı provokasyonuna karşı çıkarak azınlığımızın seçtiği İskeçe müftümüze destek çıkmıştır. Dolayısıyla mahkemenin verdiği karar, aslında azınlığımızın dini özerkliğini, özgür iradesiyle seçtiği müftüleri hedefe koyan bir karadır. NE OLMUŞTU? Yunanistan Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Genel Sekreteri Yorgos Kalancis'in de katılımıyla 11 Ekim 2024 Cuma günü gerçekleştirilen İskeçe Medresesi'nin açılışının ardından Yunan devletince atanan müftüler, Çınar Camisi'nde cemaatle birlikte cuma namazı kılmak istemiş ancak azınlık mensuplarınca camiden uzaklaştırılmıştı.

Yunanistan’dan 4 Batı Trakya Türküne hapis cezası Haber

Yunanistan’dan 4 Batı Trakya Türküne hapis cezası

Batı Trakya’nın İskeçe kentinde, Yunanistan’ın atadığı müftülerin camiye girişini engelledikleri gerekçesiyle yargılanan 4 Batı Trakya Türkü 17'şer ay hapis cezasına çarptırıldı. Anadolu Ajansının gündeme getirdiği habere göre, İskeçe Mahkemesinde görülen davada Hüseyin Baltacı, Ozan Ahmetoğlu, Bahri Belço ve Murat Köse isimli Batı Trakya Türkleri 17’şer ay hapis cezasına çarptırıldı, mahkeme cezaların ertelenmesine ve para cezasına çevrilmesine karar verdi. TÜRK AZINLIK, YUNAN DEVLETİNİN MÜFTÜLERİNİ İSTEMİYOR Batı Trakya Türk Azınlığı'nın müftülerini ve azınlığa ait vakıfların idare heyetleri, Yunan devleti tarafından atama yoluyla belirleniyor. Türk azınlık ise bu uygulamalara karşı çıkarak, kendilerinin seçtiği müftülerin görev yapmasını istiyor. Duruşmanın görüldüğü mahkeme önünde toplanan Batı Trakya Türk Azınlığı mensupları, 14 saat süren duruşma boyunca yargılananlara destek verdi. Yunan kolluk kuvvetlerinin yoğun güvenlik önlemleri altında gerçekleşen duruşmayı, Batı Trakya Türk Azınlığı'nın seçilmiş müftüleri, milletvekilleri, belediye başkanları, kurum ve kuruluş temsilcileri ile çok sayıda soydaş takip etti. Davayı Türkiye'den baro temsilcileri ve hukukçular da takip etti. “HAKLARIMIZI DEMOKRATİK YOLLARLA SAVUNACAĞIZ” Kararın ardından açıklama yapan Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa, duruşmanın yalnızca 4 sanığı değil, tüm Batı Trakya Türk toplumunu ilgilendirdiğini, yargılanan kişilerin mahkemede Batı Trakya Türklerinin dinî özgürlükler ve azınlık haklarına ilişkin görüşlerini dile getirdiğini söyledi. Mahkeme önünde yaşanan bazı gerginliklere rağmen Batı Trakya Türklerinin sağduyulu davrandığını belirten Trampa, toplumun bundan sonra da haklarını demokratik ve hukuki yollarla savunmaya devam edeceğini kaydetti. Trampa, davanın özünde dinî özgürlükler meselesinin bulunduğunu kaydederek, Batı Trakya Türklerinin kendi dinî kurumları ve seçtikleri temsilcilerle ilgili taleplerini dile getirmeyi sürdüreceğini bildirdi. “KARARA İTİRAZ EDECEĞİZ” Sanıkların avukatı Ahmet Kara ise mahkemenin kararına itiraz edeceklerini aktararak, davayı bir üst mahkemeye taşıyacaklarını söyledi. Kara, davanın hukuki boyutunun yanı sıra siyasi bir nitelik de kazandığına işaret ederek, yargılama sürecindeki bazı gelişmelerin bu görüşlerini güçlendirdiğini belirtti. NE OLMUŞTU? Yunanistan Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Genel Sekreteri Yorgos Kalancis'in de katılımıyla 11 Ekim 2024 Cuma günü gerçekleştirilen İskeçe Medresesi'nin açılışının ardından Yunan devletince atanan müftüler, Çınar Camisi'nde cemaatle birlikte cuma namazı kılmak istemiş ancak azınlık mensuplarınca camiden uzaklaştırılmıştı.

DEB Partisi, Batı Trakya Türk Azınlığının hak ihlallerini Avrupa gündemine taşıdı Haber

DEB Partisi, Batı Trakya Türk Azınlığının hak ihlallerini Avrupa gündemine taşıdı

Yunanistan'da faaliyet gösteren ve Batı Trakya Türk Azınlığının temsilcisi olan Dostluk Eşitlik Barış Partisi (DEB) , İspanya'nın Valencia bölgesine bağlı Gandia kentinde düzenlenen Avrupa Özgür İttifakı (EFA) 2026 Genel Kurulu'na katılarak Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı'nın yaşadığı hak ihlallerini ve güncel sorunları Avrupa gündemine taşıdı. DEB Partisi, Genel Kurul'da DEB Genel Başkanı Çiğdem Asafoğlu, EFA Genel Başkan Yardımcısı Kerem Abdurahimoğlu ve İnsan Hakları Uzmanı Pervin Hayrullah'tan oluşan heyetle temsil edildi. Avrupa Birliği (AB) politikaları, bölgesel stratejiler ve azınlık haklarının ele alındığı toplantı, Avrupa'nın farklı bölgelerinden çok sayıda azınlık temsilcisini ve siyasetçiyi bir araya getirdi. "AZINLIK SORUNLARINI AB DÜZEYİNDE GÖRÜNÜR KILMAK İSTİYORUZ" Genel kurulun ilk gününde gerçekleştirilen oturumlarda EFA'nın öncelikleri, çalışma grupları ve gelecek dönem faaliyetleri değerlendirildi. EFA Dilsel ve Azınlık Hakları Çalışma Grubu Koordinatörü Kerem Abdurahimoğlu, grubun faaliyetlerine ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Abdurahimoğlu sunumunda, çalışma grubunun temel hedefinin AB kurumları nezdinde azınlık sorunlarının görünürlüğünü artırmak ve EFA'nın azınlık bölgelerindeki etkinliğini güçlendirmek olduğunu ifade etti. BATI TRAKYA TÜRK AZINLIĞININ SORUNLARI GÜNDEME GETİRİLDİ Sunum kapsamında Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı'nın uzun yıllardır karşı karşıya bulunduğu temel sorunlar da uluslararası kamuoyunun dikkatine sunuldu. Millî kimliğin tanınmaması, azınlık ve eğitim haklarına yönelik kısıtlamalar ile son dönemde artış gösteren nefret söylemleri gündeme taşınırken, azınlık mensuplarının yalnızca kendi seçtikleri müftülere destek vermeleri nedeniyle haksız yargı süreçlerine maruz bırakıldıkları da vurgulandı. DEB PARTİSİ'NİN ÖNERGESİ OY BİRLİĞİYLE KABUL EDİLDİ Genel kurulun ikinci gününde siyasi partiler ve çalışma grupları tarafından sunulan önergeler oylamaya sunuldu. Bu kapsamda Dilsel ve Azınlık Hakları Çalışma Grubu tarafından hazırlanan "Güvenli Azınlıklar – Güvenli Avrupa" başlıklı önerge ile DEB Partisi'nin hazırladığı ve Avrupa genelinde yükselen azınlık karşıtlığına dikkat çeken "Azınlık Fobisi ile Mücadele" başlıklı önerge oy birliğiyle kabul edildi. Söz konusu kararlar, Batı Trakya Türk Azınlığı'nın yaşadığı sorunların Avrupa platformlarında daha görünür hâle gelmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi. AVRUPA PARLAMENTOSU ÜYELERİYLE TEMASLAR Genel kurul kapsamında DEB Partisi heyeti çeşitli üst düzey temaslarda da bulundu. Heyet, EFA Genel Başkanı Lorena Lopez de la Calle'nin yanı sıra Avrupa Parlamentosu üyeleri Diana Riba, Anna Miranda ve Vincent Marsza ile ikili görüşmeler gerçekleştirdi. Görüşmelerde Batı Trakya'daki güncel gelişmeler, azınlık haklarının korunması ve Avrupa Birliği düzeyinde atılabilecek somut adımlar ele alınırken, taraflar diyalog ve iş birliğinin sürdürülmesi konusunda görüş alışverişinde bulundu. DEB Partisi yetkilileri, Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı'nın hak ve taleplerini uluslararası platformlarda gündeme taşımaya ve Avrupa kurumları nezdindeki girişimlerini sürdürmeye devam edeceklerini belirtti.

Batı Trakya'daki tayinli müftülere yönelik meşruiyet tartışması derinleşiyor: Bayram mesajında Türkçeye sansür! Haber

Batı Trakya'daki tayinli müftülere yönelik meşruiyet tartışması derinleşiyor: Bayram mesajında Türkçeye sansür!

Yunanistan devletinin, Batı Trakya Müslüman Türk azınlığının kendi iradesiyle seçtiği meşru müftüleri tanımayıp, uluslararası antlaşmaları çiğneyerek göreve getirdiği "devlet memuru" müftülerin yol açtığı kriz derinleşiyor. Batı Trakya'da faaliyet gösteren Birlik Gazetesi'nin haberine göre, yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde Gümülcine'deki tayinli müftü naibi Dr. Yaşar Şerif Damadoğlu’nun imzasıyla basına ve kamuoyuna bir bayramlaşma duyurusu gönderildi. Ancak tamamen Türklerden oluşan bir topluma hitap eden ve dini bir vecibeyi tebliğ eden kurumun, bayram duyurusunu yalnızca Yunanca olarak hazırlayıp paylaşması bardağı taşıran son damla oldu. Paylaşılan metinde Türkçenin esamesi bile okunmuyor. Uluslararası antlaşmalarla güvence altına alınan dini ve kültürel özerkliğin en büyük simgesi olan müftülük makamının, bugün azınlığın ana dili olan Türkçeyi tamamen sansürlemesi, Atina’nın on yıllardır sürdürdüğü asimilasyon ve kimliksizleştirme politikasının bir başka tezahürü olarak karşımıza çıkıyor. Geçmişte olduğu gibi, bugün de azınlık insanının "memur" olarak gördüğü ve asla dini lider olarak kabul etmediği bu tayinli isimler, attıkları bu adımlarla aslında azınlığa ait olmadıklarını, sadece devletin birer bürokratik uzantısı olduklarını bir kez daha kanıtladı.

Batı Trakya'da Hıdırellez coşkusu Haber

Batı Trakya'da Hıdırellez coşkusu

Batı Trakya Türk azınlığının kültürel mirasını yaşatan en köklü kuruluşlardan biri olan İskeçe Türk Birliği (İTB) ile Mustafçova Belediyesinin ortaklaşa düzenlediği 24. Hıdırellez Bahar Şenliği, 6 Mayıs 2026 Pazartesi günü Ilıca köyünde düzenlendi. TRT Avaz haber sayfasında yer alan habere göre şenlikte Hıdırellez'in vazgeçilmez ritüelleri tek tek sahnelendi. HIDIRELLİZİN ÇOŞKUSU ILICA'DA KARŞILANDI Anadolu ve Türkistan coğrafyasında binlerce yıldır kutlanan, bolluk ve bereketin simgesi olan Hıdırellez, Ilıca halkı tarafından büyük bir ilgiyle karşılandı. Şenlik alanında kurulan sahnede İskeçe Türk Birliğinin genç müzik grubu bahar şarkılarıyla katılımcılara keyif dolu anlar yaşatırken folklor ekibinin geleneksel oyunları şenlik alanında renkli görüntüler oluşturdu. Etkinlikte, Hıdırellez’in vazgeçilmez ritüellerinden olan mani çekme, ateş üstünden atlama gerçekleştirildi. Şenlikte bulunan katılımcılara bölgeye özgü gölle ikramı yapıldı. “DOĞA NASIL CANLANIYORSA TÜRKLÜĞÜN DE ÖYLE DİRİ KALMASI LAZIM” İskeçe Türk Birliği Başkanı Kerem Abdürrahimoğlu, etkinliğin önemini şu sözlerle dile getirdi: Hıdırellez; Orta Asya’da kök salan, Anadolu’da filizlenen ve Balkanlar’da dalları bugün hâlâ canlı kalan dev bir ağaçtır. Ilıca bugün Batı Trakya’nın yeşilinin, maneviyatının ve Türklüğünün en koyu yaşandığı yerdir. Doğa nasıl canlanıyorsa, azınlığımızın da öyle diri kalması bizim için esastır. Dostluk, Eşitlik ve Barış Partisi ( DEB) Genel Başkanı Çiğdem Asafoğlu ise bu adetlerin Türk kimliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyleyerek "Mücadelemiz bir, baharımız kutlu olsun" dedi. BATI TRAKYA TÜRKLERİ İLE BİRLİK VE BERABERLİK MESAJI GÜÇLENDİRİLDİ Mustafçova Belediye Başkanı Ahmet Kurt, yerel yönetim olarak gelenekleri yaşatmak için her daim destek vereceklerini belirtirken Türkiye’nin Gümülcine Başkonsolosu Aykut Ünal ve İskeçe Müftüsü Mustafa Trampa da protokolde yer alarak Batı Trakya Türklerinin birlik ve beraberlik mesajını güçlendirdiler. Türk dünyasının ortak mirası olan Hıdırellez şenliklerini yalnızca Ilıca halkı değil Batı Trakya bölgesinden gelen Türkler de ilgiye karşıladı. Etkinlik hatıra fotoğraf çekimi ile sona erdi.

İskeçe Müftüsü ve Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı Mustafa Trampa’dan QHA’ya açıklamalar Haber

İskeçe Müftüsü ve Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı Mustafa Trampa’dan QHA’ya açıklamalar

İskeçe Müftüsü ve Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı Mustafa Trampa, son dönemde Türkiye ve Yunanistan Dışişleri Bakanlarının Batı Trakya temasıyla karşılıklı açıklamalarda bulunmasıyla birlikte bölgedeki son gelişmeler ve Batı Trakya Türklerinin durumu hususunda Kırım Haber Ajansı (QHA) mikrofonlarına konuştu. “BU SORUNLARIN TEMELİNDE (YUNANİSTAN’IN) İNKÂR POLİTİKASI VAR” Kimlik ve dinî özgürlükler üzerine yapılan açıklamalar konusunda “Batı Trakya Türk azınlığının temel bazı sorunları var; bunlar, yıllarca devam edegelen sorunlar. Bu sorunların temelinde de (Yunanistan’ın) inkâr politikası var.” şeklinde konuştu. Trampa, Batı Trakya Türk azınlığına haklarını veren Lozan Antlaşması ve Atina Antlaşması gibi uluslararası antlaşmalarda yer alan hükümlerin Batı Trakya Türkleri tarafından talep edildiğini fakat Yunanistan hükûmetinin söz konusu talepleri kabul etmediğini dile getirdi. “Lozan Antlaşmasını sadece Türkiye ve Yunanistan imzalamadı. Burada Birleşik Krallık ve Fransa gibi diğer ülkeler de var. Dolayısıyla Lozan’ın hükümleri, belirli azınlıkları ilgilendiren 37. ve 44. maddeler arasındaki o maddelerin uygulanmasını istiyoruz.” ifadelerini kullanan Trampa; Lozan’a göre dinî özgürlükler anlamında bir azınlığın kendi iradesiyle, bulunduğu ülkedeki dinî yapıyı belirleme, dinî liderinin seçme ve sivil toplum kuruluşlarını kurma, yönetme ve denetleme hakkı olduğunu hatırlattı. Yunanistan’ın ise Batı Trakya Türklerine ait söz konusu hakları kabul etmediğini ve Batı Trakya Türklerinin yıllarca mücadele içerisinde olduğunu kaydeden Trampa, 1985 yılında başlayıp 1990 yılında daha ön plana çıkan bir müftülük tayininin gündeme geldiğini belirtti. Trampa, “Vefat eden İskeçe Müftüsü Mustafa Hilmi’den sonra Mehmet Emin Aga’nın halk tarafından müftülüğe seçilmesiyle birlikte bir tayin söz konusu oldu. Yunan devleti dedi ki ‘Ben kendi insanımı tayin ederim.’. Azınlık diyor ki ‘Hayır, bizim uluslararası antlaşmalardan doğan bir hakkımız var, biz kendi müftümüzü kendimiz seçeriz.’. Böyle bir problem başladı, hâlâ bugün de devam ediyor.” değerlendirmesini yaptı. YUNANİSTAN, BATI TRAKYA TÜRKLERİNİN TEMEL HAKLARINI İHLAL EDİYOR Yunanistan’ın en son 2022 yılında çıkarılan bir yasayla kendi insanlarını tayin etme girişiminde bulunduğunu ve Dimetoka’da bir tayin gerçekleştirdiğini kaydeden Trampa, şimdi yapılan hazırlıkların ise İskeçe ve Gümülcine’ye de aynı şekilde tayinler gerçekleştirmek için bir “formül” niteliğinde olduğunu ve Batı Trakya Türklerinin de buna itiraz ettiğini belirtti. “Sağ olsun, ana vatanımız her zaman bizi destekliyor, her zaman bizim varlığımıza güç ve moral katıyor. (Türkiye Cumhuriyeti) Dışişleri Bakanlığının açıklaması da bu yönde, azınlığın temel hak ve hukukunun özellikle Lozan merkezli uluslararası antlaşmalarda belirlendiği dile getiriliyor. Yunan devleti de kendilerine göre ‘Bu bizim iç meselemizdir,’ şeklinde bunun antitezini üretiyor halbuki iç meselesi değil, biz resmî bir azınlığız.” değerlendirmesini yapan Trampa, uluslararası antlaşmalarla İstanbul’daki Hıristiyan Ortodoks azınlığına mütekabil Batı Trakya Türklerinin de Batı Trakya’da Türk azınlık olarak bırakıldığını ve antlaşmalarda da haklarının belirlendiğini beyan etti. YUNANİSTAN, “TÜRK” KELİMESİ OLAN TABELAYI İNDİRDİ! “Bizim söylediğimiz şey gayet açık ve net ama maalesef bugün kabul edilmediği zaman böyle sorunlarla karşılaşıyoruz.” şeklinde konuşan Trampa öte yandan, Dışişleri Bakanlıkları tarafından karşılıklı yapılan diğer açıklamalara göre Batı Trakya tarihinin ilk sivil toplum kuruluşu olan İskeçe Türk Birliğinin tabelasında “Türk” kelimesi olduğu için Yunanistan’ın tabelayı indirdiğini ve konuyla ilgili mahkeme sürecinin başlatıldığını dile getirdi. Mahkeme süreci neticesinde iç hukuk yollarının tükenmesinin ardından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) başvurulduğunu bildiren Trampa, Mahkemenin Batı Trakya Türklerini haklı bulmasına rağmen Yunanistan’ın hâlâ ilgili kararı uygulamadığını kaydetti. Öte yandan Trampa, şu ifadelere yer verdi: Böyle yıl dönümlerinde yapılan paylaşımlarla ve açıklamalarla ana vatanımız Türkiye, ‘Artık bu hak verilsin,’ diyor ama Yunan devleti de ‘Hayır, Batı Trakya’da Türk yoktur,’ mânâsında ‘(Batı Trakya Türkleri) Lozan’da ‘Müslüman azınlık’ olarak tanımlanıyor,’ gibi farklı bir literatürle bu işi sürekli problematize ediyor. Biz tabii ki her platformda şunu söylüyoruz, Batı Trakya Türk azınlığı, kendini Türk olarak ifade ediyor. Biz Türk’üz, Müslümanız, elhamdülillah. Değerlerimizi ve her şeyimizi bir orada yaşamaya devam ediyoruz ve bundan sonra da inşallah böyle olmaya devam edecek. Ayrıca ADF2026’nın açılış konuşmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Batı Trakya Türk azınlığının ihlal edilen haklarının iadesi noktasında değerlendirmelerde bulunduğunu hatırlatan Trampa, Batı Trakya Türklerinin haklarının Forumda gündeme getirilmesinin önemine dikkat çekti.

YTB Başkanı Turus: Batı Trakya Türklerinin iradesi yok sayılamaz! Haber

YTB Başkanı Turus: Batı Trakya Türklerinin iradesi yok sayılamaz!

Batı Trakya’da Türk azınlığın dinî liderlerini seçme hürriyetine yönelik Yunanistan makamları tarafından gerçekleştirilen müdahaleler, Ankara’nın sert tepkisiyle karşılaştı. Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar (YTB) Başkanı Abdulhadi Turus, Rodop ve İskeçe’de "tayinli müftü" sürecinin başlatılmasını "demokratik değerlerle bağdaşmayan bir dayatma" olarak nitelendirdi. "HALKIN İRADESİ YOK SAYILIYOR" Müftülük makamının Batı Trakya Türk toplumunun manevi kimliği ve birliği için temel taş olduğunu belirten Turus, yapılan müdahalelerin toplumsal huzuru zedelediğini ifade etti. Yunanistan'ın bir AB üyesi ve hukuk devleti olduğunu hatırlatan YTB Başkanı, "Vatandaşlarının dinî özerkliğine ve seçim iradesine koşulsuz saygı gösterilmelidir" dedi. LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI VURGUSU Açıklamasında uluslararası hukuka ve antlaşmalara dikkat çeken Abdulhadi Turus, söz konusu atamaların Lozan Barış Antlaşması ile güvence altına alınan azınlık haklarının açık bir ihlali olduğunu savundu. "Seçim" adı altında yürütülen ancak halkın iradesini yansıtmayan süreçlerin hiçbir meşruiyeti bulunmadığının altını çizdi. "MEŞRU OLAN TEK GÜÇ HALKIN İRADESİDİR" Batı Trakya Türkleri için tek meşruiyet kaynağının kendi hür iradeleriyle seçtikleri müftüler olduğunu kaydeden Turus, YTB olarak bu haklı mücadeleyi desteklemeye devam edeceklerini belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.