SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Batı Trakya Türk Azınlığı

QHA - Kırım Haber Ajansı - Batı Trakya Türk Azınlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Batı Trakya Türk Azınlığı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Yunanistan’dan 4 Batı Trakya Türküne hapis cezası Haber

Yunanistan’dan 4 Batı Trakya Türküne hapis cezası

Batı Trakya’nın İskeçe kentinde, Yunanistan’ın atadığı müftülerin camiye girişini engelledikleri gerekçesiyle yargılanan 4 Batı Trakya Türkü 17'şer ay hapis cezasına çarptırıldı. Anadolu Ajansının gündeme getirdiği habere göre, İskeçe Mahkemesinde görülen davada Hüseyin Baltacı, Ozan Ahmetoğlu, Bahri Belço ve Murat Köse isimli Batı Trakya Türkleri 17’şer ay hapis cezasına çarptırıldı, mahkeme cezaların ertelenmesine ve para cezasına çevrilmesine karar verdi. TÜRK AZINLIK, YUNAN DEVLETİNİN MÜFTÜLERİNİ İSTEMİYOR Batı Trakya Türk Azınlığı'nın müftülerini ve azınlığa ait vakıfların idare heyetleri, Yunan devleti tarafından atama yoluyla belirleniyor. Türk azınlık ise bu uygulamalara karşı çıkarak, kendilerinin seçtiği müftülerin görev yapmasını istiyor. Duruşmanın görüldüğü mahkeme önünde toplanan Batı Trakya Türk Azınlığı mensupları, 14 saat süren duruşma boyunca yargılananlara destek verdi. Yunan kolluk kuvvetlerinin yoğun güvenlik önlemleri altında gerçekleşen duruşmayı, Batı Trakya Türk Azınlığı'nın seçilmiş müftüleri, milletvekilleri, belediye başkanları, kurum ve kuruluş temsilcileri ile çok sayıda soydaş takip etti. Davayı Türkiye'den baro temsilcileri ve hukukçular da takip etti. “HAKLARIMIZI DEMOKRATİK YOLLARLA SAVUNACAĞIZ” Kararın ardından açıklama yapan Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa, duruşmanın yalnızca 4 sanığı değil, tüm Batı Trakya Türk toplumunu ilgilendirdiğini, yargılanan kişilerin mahkemede Batı Trakya Türklerinin dinî özgürlükler ve azınlık haklarına ilişkin görüşlerini dile getirdiğini söyledi. Mahkeme önünde yaşanan bazı gerginliklere rağmen Batı Trakya Türklerinin sağduyulu davrandığını belirten Trampa, toplumun bundan sonra da haklarını demokratik ve hukuki yollarla savunmaya devam edeceğini kaydetti. Trampa, davanın özünde dinî özgürlükler meselesinin bulunduğunu kaydederek, Batı Trakya Türklerinin kendi dinî kurumları ve seçtikleri temsilcilerle ilgili taleplerini dile getirmeyi sürdüreceğini bildirdi. “KARARA İTİRAZ EDECEĞİZ” Sanıkların avukatı Ahmet Kara ise mahkemenin kararına itiraz edeceklerini aktararak, davayı bir üst mahkemeye taşıyacaklarını söyledi. Kara, davanın hukuki boyutunun yanı sıra siyasi bir nitelik de kazandığına işaret ederek, yargılama sürecindeki bazı gelişmelerin bu görüşlerini güçlendirdiğini belirtti. NE OLMUŞTU? Yunanistan Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Genel Sekreteri Yorgos Kalancis'in de katılımıyla 11 Ekim 2024 Cuma günü gerçekleştirilen İskeçe Medresesi'nin açılışının ardından Yunan devletince atanan müftüler, Çınar Camisi'nde cemaatle birlikte cuma namazı kılmak istemiş ancak azınlık mensuplarınca camiden uzaklaştırılmıştı.

Türkiye'den Yunanistan'daki Türk azınlık okuluna yönelik saldırıya net tepki: "Failleri ivedilikle bulun" Haber

Türkiye'den Yunanistan'daki Türk azınlık okuluna yönelik saldırıya net tepki: "Failleri ivedilikle bulun"

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Yunanistan’ın Batı Trakya'da Rodop iline bağlı Karacaoğlan köyünde bulunan Türk azınlık okuluna yönelik saldırı hakkında açıklama yaptı. KEÇELİ: BATI TRAKYA TÜRK AZINLIĞI’NIN HAK VE MENFAATLERİNİN TAKİPÇİSİ OLMAYI SÜRDÜRECEĞİZ Resmî sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada kimliği belirsiz kişilerce düzenlenen saldırıyı kınadıklarını belirten Öncü Keçeli, şu ifadeleri kullandı: Yunanistan’ın Batı Trakya bölgesindeki Karacaoğlan köyünde bulunan ve 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Yunan makamlarınca kapatılan Batı Trakya Türk Azınlığı’na ait ilkokula kimliği belirsiz kişilerce düzenlenen saldırıyı kınıyoruz. Saldırının sorumlusu kim olursa olsun, olayın aydınlatılmasını, faillerin ivedilikle tespit edilmesini ve gerekli önlemlerin alınmasını Yunan makamlarından bekliyoruz. Karacaoğlan’da yaşayan soydaşlarımızın üzüntülerini paylaşıyor; Türkiye olarak, Batı Trakya Türk Azınlığı’nın Lozan Barış Antlaşması’yla güvence altına alınmış hak ve menfaatlerinin takipçisi olmayı sürdüreceğimizi vurguluyoruz. Rodop iline bağlı Karacaoğlan köyündeki Türk Azınlık İlkokulu'na yönelik saldırı, 4 Ocak'ta köy sakinlerinin durumu fark etmesiyle ortaya çıkmıştı. Olayın ardından polis ekipleri, okul binasında inceleme başlatmıştı. Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu, söz konusu saldırıyı kınamış ve daha önce de benzer bir olayın yaşandığını hatırlatmıştı. Kurulun açıklamasında ayrıca, "Yapanın yanında kâr kalmaması için olayın aydınlatılması, faillerin ivedilikle yakalanıp adalet önüne çıkarılması ve cezalandırılması elzemdir. Ayrıca, azınlık okullarının gerçek sahipleri olan azınlık insanına bırakılması gereği de ortadadır." ifadelerine yer verilmişti. Öte yandan Batı Trakya Türk Azınlığı'nın ilk ve tek siyasi partisi olan Dostluk, Eşitlik ve Barış (DEB) Partisi ise, okullar kapatılmış olsa dahi bu binaların Batı Trakya Türk Azınlığı'na ait olduğunu vurgulayarak, bu gerçeğin yok sayılmasına asla izin verilmeyeceğini belirtti.

Batı Trakya'da 3 azınlık okulu daha kapatıldı: ABBTF'den Yunanistan'a "eğitim hakkı" çağrısı Haber

Batı Trakya'da 3 azınlık okulu daha kapatıldı: ABBTF'den Yunanistan'a "eğitim hakkı" çağrısı

Lozan Barış Antlaşması'yla kazandığı haklarından mahrum bırakılan Batı Trakya Türk azınlığı, Yunanistan'ın eğitim hususundaki baskıcı kararlarına maruz kalıyor. Batı Trakya Türk azınlığının eğitim hakkı göz ardı edilirken, Eğitim Bakanlığı tarafından alınan bir karar daha tepkilerin odağı oldu. Doğu Makedonya-Trakya Eyalet Eğitim Müdürlüğünün kararına göre Batı Trakya'da 3 azınlık okulu daha kapatıldı. Sözde kontenjan yetersizliği gerekçesi sunan Yunan makamları; Rodop ilinde iki, Meriç ilinde ise bir Türk Azınlık İlkokulu'nu kapattı. Böylelikle bu okullar bu sene 2025-2026 eğitim-öğretim döneminde aktif olmayacak. BATI TRAKYA TÜRK AZINLIĞI TEMSİLCİSİNDEN YUNANİSTAN'A ÇAĞRI Bu bağlamda Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF) söz konusu karara tepki gösterdi. ABTTF Başkanı Halit Habipoğlu, azınlık okullarının kapatılma kararının "eğitim özerkliğinin ihlali" olarak değerlendirdi. Habipoğlu; Mehrikoz, Kardere ve Hasanlar köylerindeki Türk azınlık okullarının kapatılmasının Lozan Barış Antlaşması ile güvence altına alınan eğitim hakkına aykırı olduğunu vurguladı. Habipoğlu 14 yıl önce sayısı 188 olan Batı Trakya azınlık okullarının 83'e düştüğüne dikkat çektiği yazılı açıklamasında şu ifadelere yer verdi: Özel ve özerk statüdeki üç ilkokulumuzu daha kapatma kararı alan ülkemiz, toplumumuzun Lozan Antlaşması ile teminat altına alınan eğitim özerkliğini ihlalini sürdürüyor, çocuklarımızın ana dilde eğitim hakkını gasp ediyor. Bu son karar, daha önceki benzerlerinde olduğu gibi eğitim özerkliğimize aykırıdır. Ülkemiz, öğrenci sayısının yetersizliğini bahane ederek her yıl birer birer Batı Trakya’daki ilkokullarımızı kapatırken anavatanımız, Lozan Antlaşması ile aynı kaderi paylaştığımız Rum Ortodoks azınlığın talebi üzerine Gökçeada’da yalnız üç öğrenci için ilkokul açılmasına izin veriyor. Evvelce defaatle vurguladığımız üzere antlaşmalarla teminat altına alınan eğitim özerkliğimiz devlet tarafından tümüyle ortadan kaldırılmak istenmektedir. Öğrenci azlığı bahanesiyle ilkokullarımızı kapatma kararları, yıllar içerisinde eğitim özerkliğimizi zayıflatan tek taraflı yasalar ve keyfi uygulamaların hepsi bu amaca yöneliktir. Ülkemizi, tümüyle toplumumuza ait olan ilkokullarımızı kapatmaya derhâl son vermeye ve toplumumuzun eğitim özerkliğine ve eğitim hakkına saygı duymaya çağırıyoruz.

ABTTF Başkanı: Anavatanımızdan talep edilen haklar, Batı Trakya Türk azınlığına da verilmeli Haber

ABTTF Başkanı: Anavatanımızdan talep edilen haklar, Batı Trakya Türk azınlığına da verilmeli

Rum Ortodoks azınlığının Türkiye'den istediği taleplerin ardından Batı Trakya Türk azınlığı da Lozan Barış Anlaşması çerçevesinde sağlanan ancak mahrum kaldıkları haklarının Yunanistan tarafından tanınması gerektiğini ifade ediyor. Yeni Demokrasi Partisi (YDP) Milletvekili ve Parlamentolar Arası Ortodoksluk Araştırmaları Meclisi (DSO) Genel Sekreteri Maksimos Harakopulos, restorasyonu tamamlanan Panagia Kilisesi'nin açılış töreninde, "Bozcaada’daki Rum varlığının yeniden canlandığını görmek isteriz." sözleri üzerine Batı Trakya'nın mahrum bırakıldığı haklar gündeme getirildi. "TALEP EDİLEN HAKLAR YUNANİSTAN TARAFINDAN BATI TRAKYA TÜRK AZINLIĞINA VERİLMELİ" Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABBTF) Başkanı Halit Habipoğlu, Rum Ortodoks azınlığının Türkiye'den talep ettiği tüm hakların aynısını Yunanistan'ın da Batı Trakya Türk azınlığına vermesi gerektiğini vurguladı. Habipoğlu konuşmasında şu ifadeleri kullandı: Çok az sayıda Rum Ortodoks azınlık mensubunun yaşadığı Bozcaada’daki tarihî kilise yeniden ibadete açılırken anavatanımız bu konuda bir kez daha ülkemize örnek olmuştur. Kilisedeki ayinde Harakopulos, Bozcaada’daki Rum nüfusunun artmasını arzu ettiğini dile getirmiştir. Batı Trakya Türk toplumu olarak bizler de ülkemiz tarafından varlığımızın ivedilikle kabul edilmesini ve bizlere eşit davranılmasını istiyoruz. Yunan vatandaşı olarak ülkemize vergimizi ödüyor, bölgemiz Batı Trakya’nın kalkınmasına katkıda bulunuyoruz. Bizler Lozan Antlaşması ile aynı kaderi paylaştığımız Rum Ortodoks azınlığı için anavatanımızdan talep edilen hakların aynısının ülkemiz tarafından toplumumuza da verilmesini istiyoruz. Kendisini her fırsatta demokrasinin beşiği olarak tanımlayan, Avrupa Birliği’nin en eski üyelerinden biri olan ülkemize yakışan da budur.

Gazeteci Ozan Ahmetoğlu QHA'ya konuştu: Batı Trakya Türk azınlığı Yunanistan için tehdit değildir! Haber

Gazeteci Ozan Ahmetoğlu QHA'ya konuştu: Batı Trakya Türk azınlığı Yunanistan için tehdit değildir!

Yağmur Filiz Kaşgarlı/QHA Ankara Lozan Barış Anlaşması kapsamında elde ettiği haklarından mahrum bırakılan Batı Trakya Türkleri, Yunanistan makamlarınca dönem dönem hedef haline geliyor. Bu bağlamda basında yankı bulan karalama kampanyası nedeniyle 17 Batı Trakya Türk azınlığı temsilcisinin açıklaması, Gazeteci Nikos Arvanitis’in 2022'deki suç duyurusuyla gündeme oturdu. Daha önce İskeçe ve Gümülcine’de ifade veren Batı Trakya Türk azınlığı temsilcileri, Arvanitis’in suç duyurusu nedeniyle mahkemeye sevk edildi. Söz konusu davanın celpleri ise 17 Batı Trakya Türk azınlığı temsilcisine iletildi. Davaların 7 Ekim 2025 ve 10 Şubat 2026’da görülmesi bekleniyor. Mahkemeye sevk edilen 17 Batı Trakya Türk azınlığı temsilcisinin arasında bulunan Gazeteci Ozan Ahmetoğlu da konuyla ilgili olarak Kırım Haber Ajansına (QHA) açıklamalarda bulundu. HEDEF GÖSTERİCİ YAYINLARA DİKKAT ÇEKTİLER O dönem Batı Trakya Türk azınlığının hedef gösterilmesi üzerine açıklama yayımlayarak yetkililerin dikkatini çekmeyi ve onları göreve çağırmayı amaçladıklarını kaydeden Ahmetoğlu, “Azınlık toplumu, azınlık kurumları ve azınlık temsilcileri aleyhinde kamuoyunda yaratılmaya çalışılan algı operasyonlarına ve hedef gösterici yayınlara dikkat çekmiştik.” bilgisini verdi. Açıklamada herhangi bir kurum veya şahıs ismi geçmediğini vurgulayan Ahmetoğlu, Komotinipress.gr isimli haber sitesinin yöneticisinin kendi aleyhinde yazıldığını öne sürdüğü açıklamayı ele alarak suç duyurusunda bulunduğunu aktardı. İskeçe ve Gümülcine adliyelerinde ifade verdiklerini aktaran Ahmetoğlu, 17 Batı Trakya Türk azınlığı temsilcisinin arasında 3 milletvekilinin bulunduğunu ve soruşturmanın ardından vekillerin dokunulmazlığının kaldırılması için meclise önerge geldiğini ifade etti. "HER ZAMAN SÖYLEDİĞİMİZİ O GÜN MAHKEMEDE DE İFADE EDECEĞİZ" Ahmetoğlu şu ifadelere yer verdi: “Burada ilginç olan şu: Mağdur olan söz konusu açıklamaya imza atan 17 Türk azınlık temsilcisidir. Neredeyse devamlı olarak Batı Trakya Türk azınlık temsilcileri hedef gösteriliyor. Batı Trakya Türk azınlığı, ‘öteki, düşman, ayrıştırıcı, hedef gösterici' olarak nitelendiriliyor ve biz temsilciler sürekli olarak hedef gösteriliyoruz. Ama günün sonunda ifade veren, yargılanan yine biz oluyoruz. Demokrasi, hukuk, azınlık hakları ve insan hakları açısından bazı soru işaretleri doğuyor. Her zaman söylediğimizi o gün davada da ifade edeceğiz. Olayın gerçek boyutunu, yapılmak istenen o algı boyutunu gözler önüne sermeye çalışacağız.” "BATI TRAKYA TÜRK AZINLIĞINA YÖNELİK BAKIŞ AÇISININ DEĞİŞMESİNİ İSTİYORUZ" Ahmetoğlu, Yunanistan’dan beklenen tavrın, Batı Trakya Türk azınlığı toplumuna yönelik bakış açısının değişmesi olduğunu vurguladı. Ahmetoğlu, “Batı Trakya Türk azınlığına yönelik bakış açısı millî güvenlik sorunu veya yaratılan sahte algılar boyutundan değil; demokrasi, insan hakları, uluslararası hukuk boyutundan bakılmasını istiyor ve bekliyoruz. Batı Trakya Türk azınlığı Yunanistan için bir tehdit değildir. Bunu tarihimizde defalarca ispatlamış ve göstermiş durumdayız. İspatlamamızı gerektirecek bir durum da yoktu. Antidemokratik bakış açısının, antidemokratik yaklaşım ve uygulamalarının bir an önce değişmesi en önemli talebimiz ve beklentimizdir.” yorumunda bulundu.

İskeçe'deki tayinli müftülerin provokasyon girişimine tepki! Haber

İskeçe'deki tayinli müftülerin provokasyon girişimine tepki!

Batı Trakya Türk azınlığının dinî değerlerini hiçe sayan Yunanistan, Lozan Anlaşması'nı görmezden gelerek, atadığı müftülerle Batı Trakya Türklerinin azınlık haklarını ihlal etti. TAYİNLİ MÜFTÜLER CAMİDE KAOS YARATTI Batı Trakya'nın İskeçe kentinde 11 Ekim 2024 tarihinde Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Genel Sekreteri Yorgos Kalancis’in katılımıyla İskeçe Medresesinin açılışı yapıldı. Açılışa katılan tayinli müftüler cuma namazı öncesinde cübbe ve sarıklarıyla İskeçe Aşağımahalle Çınar Camisi'ne girmeye ve cemaate katılmaya çalıştı. İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa'yı hedef alan ve Batı Trakya Türk azınlığına karşı provokasyon düzenlemeye çalışan tayinli müftüler, halkın sert tepkisiyle karşılaştı.  İskeçe'deki tayinli müftülerin provokasyon girişimine tepki! İskeçe'de Batı Trakya Türk azınlığının dinî haklarını ihlal ederek cuma namazı öncesinde cübbe ve sarıklarıyla cemaate katılmaya çalışan tayinli müftüler, halkın tepkisiyle karşılaştı pic.twitter.com/nZrTdBjqHf — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) October 13, 2024 CÜBBE VE SARIĞI ÇIKARMAYI REDDETTİLER! Çevredeki halk tarafından camiye alınmayan tayinli müftüler, "Namaz kılmak istiyorsanız cübbenizi ve sarığınızı çıkarın" çağrısına karşılık, söz konusu talebi reddetti. Öte yandan Batı Trakya Türkleri, Yunan makamlarınca atanan müftülere, "Bizim müftümüz (İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa) içeride" diyerek, tayinli müftülerin camiye girişini engelledi. Gümülcine'nin tayinli müftüsü ise namazı caminin dışında kıldı.

İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa, QHA'ya anlattı: Batı Trakya Türklerinin attığı adımlar yeni vakalara fırsat vermeyecektir Haber

İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa, QHA'ya anlattı: Batı Trakya Türklerinin attığı adımlar yeni vakalara fırsat vermeyecektir

Yağmur Filiz Şahin-OHA Ankara Batı Trakya'nın kalbi İskeçe'deki Keçilli köyünün camisinde bulunan bahçe duvarına yazılan utanç verici ifadeler tepki çekti. Batı Trakyalılar 29 Eylül 2023 tarihinde bahçe duvarında tehdit içeren yazıya denk geldi. Batı Trakya Türk Azınlığı İskeçe Müftülüğü, kimliği belirsiz kişiler tarafından caminin giriş kapısı duvarına yazılan ifadeleri kınadı. İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa mesajında, "Barış ve huzurun hakim olduğu bölgemizde bu tür davranışlar kabul edilemez. Bu nedenle İskeçe Müftülüğü olarak gerçekleşen bu çirkin eylemi şiddetle kınıyoruz" ifadelerini kullandı.  İSKEÇE MÜFTÜSÜ MUSTAFA TRAMPA, ÇİRKİN EYLEMİ QHA'YA DEĞERLENDİRDİ İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa, konuyla ilgili olarak Kırım Haber Ajansına (QHA) değerlendirmede bulundu. Bu tür olayların daha önce de yaşandığının altını çizen Müftü Trampa, bu olayların bölgedeki insanların huzurunu bozduğunu belirtti. Ne tür ifadelerin kullanıldığından söz etmeyen Trampa, çirkin eylemin genel bir sebepten kaynaklandığını dile getirdi. Trampa, "Burada yapılan bu eylemler bizim huzurumuzu, psikolojimizi rahatsız ediyor. Bunlar hoş şeyler değil. Her ne kadar bahçe duvarının üzerine yazılmış olsa da neticede orası bir cami. O kutsal mekanın bahçe duvarında yazılan sloganvari ifadeler bizi mutsuz etmiştir. Bu tür şeylerin tekrarlanmaması en büyük arzumuzdur" dedi. "BATI TRAKYA TÜRKLERİNİN ATTIĞI ADIMLAR YENİ VAKALARA FIRSAT VERMEYECEKTİR" Yunanistan hükumetinin Batı Trakya öğrencilerine dayattığı vardiyalı eğitimden kaynaklı düzenlenen protestolara değinen Trampa, "Buradaki insanlarımızın sağduyusu, değerlerine sahip çıkması, hukuka saygınlığı, ahlaki noktada her daim basiretli davranışı ve attığı adımlar bunlara (yeni vakalara) fırsat vermeyecektir" dedi. "Bu sorunları yıllarca yaşayan Batı Trakya'da; haklarımız yönündeki talebimiz, her daim hukukun üstünlüğü, demokratik değerlerinin ön plana çıkması gerektiği vurgusu önceliklerimizdir" diyen Trampa, Batı Trakya'nın Lozan Anlaşması başta olmak üzere çeşitli uluslararası anlaşmalarla garanti altına alındığını bir kez daha hatırlattı. Müftü, "Dolayısıyla Yunan yetkililerden her zaman ortamın gerilmemesi, hukukun üstünlüğünü ön plana çıkarmak suretiyle keyfi uygulamalardan uzak durmaları için çağrıda bulunuyoruz. Bu yapıldığı takdirde toplumun huzuru ve mutluluğu her daim ön plana çıkacaktır. Batı Trakya Türk toplumu buradaki Hristiyan Yunanlarla çok rahat bir şekilde yaşadığımızı, karşılıklı alışverişin yapıldığı, kültürel ve dini noktada hiçbir sıkıntının yaşanmadığı iyi bir ortamın yaşanmasına katkı vereceğine inanıyorum" ifadelerini kullandı.

İskeçe Türk Birliği Başkanı, Batı Trakya'daki insan hakları ihlallerini anlattı Haber

İskeçe Türk Birliği Başkanı, Batı Trakya'daki insan hakları ihlallerini anlattı

Batı Trakya Türk Azınlığının, Yunanistan hükumeti tarafından insan hakları ihlaline maruz kalması her geçen gün yeni bir boyutta gözler önüne seriliyor. Bu bağlamda İskeçe Türk Birliği Başkanı, Dostluk Eşitlik Barış (DEB) Partisi MYK üyesi gazeteci Ozan Ahmetoğlu, Kırım Haber Ajansına (QHA) bölgede yaşanan insan hakları ihlallerini anlattı. Batı Trakya’da yaşayan Türk Azınlığı, bölgedeki baskıcı yönetimin hak ihlaline maruz kalıyor. Yıllardır süregelen bu baskı, Türklerin kimliklerini yok etmeyi amaçlayan insan hakları ihlallerini ortaya koyuyor. Batı Trakya’nın atan can damarı Gümülcine, İskeçe gibi yerlerde yaşayan Türk azınlıkları seslerini duyurmaya çalışıyor. Bu kapsamda yaşanan insan hakları ihlallerine dikkat çekmek isteyen Kırım Haber Ajansı (QHA), İskeçe Türk Birliği Başkanı, Dostluk, Eşitlik, Barış (DEB) Partisi MYK üyesi, gazeteci Ozan Ahmetoğlu ile görüştü.  BATI TRAKYA TÜRK AZINLIĞI İNSAN HAKLARI İHLALLERİYLE KARŞI KARŞIYA Ahmetoğlu, bölgede insan hakları ihlallerinin ciddi derecede ortada olduğunu belirterek, “Batı Trakya’da yaşayan Türkler, Lozan Antlaşması’ndan sonra azınlık statüsünde kalan bir toplum olarak ne yazık ki insan hakları ihlalleriyle karşı karşıya kalıyor” vurgusu yaptı. Ahmetoğlu, “Batı Trakya Türkleri çok uzun yıllar vatandaşlık haklarından yoksun kaldı. Gayrimenkul satın alma, kamuda yer alma, ehliyet sahibi olabilme gibi hatta yasak bölge uygulaması nedeniyle seyahat özgürlüğü alanında bile geçmişte ciddi anlamda mahrum bırakıldı” diyerek son zamanlarda bu tür uygulamaların iyileştiğini söyledi. Ahmetoğlu, 1980’lerin sonuna kadar vatandaşlık hakkı gaspının edinilen mücadele ile önlendiğini vurguladı. Batı Trakya Türklerinin verdiği mücadele sonucunda bazı konularda kazanımlar elde ettiğini dile getiren Ahmetoğlu, bugün halen Yunanistan’ın baskısının devam ettiğini ve bu mücadelenin sürdüğünü kaydetti. Milli kimlik meselesinin en önemli sorun olduğunun altını çizen Ahmetoğlu, “Vatandaşı olduğumuz, vatandaşlık bağımızın olduğu, ülkemiz dediğimiz bölgede, Yunanistan devleti kimliğimizi inkar etmeye devam ediyor” dedi. BATI TRAKYA'DA EĞİTİM SORUNU “Türkiye ile Yunanistan arasında yapılan anlaşmalarla statüsü belirlenen ve yine uluslararası anlaşmalarla garanti altına alınan azınlık eğitimi alanında çok ciddi sorunlar yaşanıyor” ifadelerine yer veren Ahmetoğlu şunları aktardı: “Yunanistan’da iki yıllık okul öncesi eğitim zorunlu. Buradaki eğitim Türkçe yapılamıyor. Ve bizim 4-5 yaşlarındaki çocuklarımız ailelerinden ana dili Türkçeyi öğrenirken anaokuluna gidince kendisinden yüzde 100 yabancı bir dille karşı karşıya kalıyor. Kendinizi düşünün dilini anlamadığınız bir okula öylece bırakılıyorsunuz. Türkçe anaokullarının olmamasıyla birlikte fiziki şartları elverişli olmayan okullar da var. Bunlardan en önemlisi İskeçe Anaokulu ve Lisesi. 700’e yakın öğrenci bir kısmı ahşap olan eski bir tütün deposunda eğitim görüyor. Bu sadece iki örnek, bunları çoğaltabilirim” YUNANİSTAN TÜRK İBARESİNİ YASAKLIYOR Ahmetoğlu aynı zamanda bölgede örgütlenme ve dernekleşme özgürlüğünün kısıtlandığını belirterek, “İçinde Türk kelimesi geçen dernekler korunmuyor. Korunmuş olanlara da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına rağmen yasal statüleri tüzel kişilikleri iade ediliyor. Yunanistan Mahkemesince başta İskeçe Türk Birliği olmak üzere Batı Trakya Türk Azınlığının isminde Türk ismi taşıyan dernekler kapatılmış durumda.  AİHM’de alınan 15 yıl önceki kararlar hala uygulanmıyor. Burada uluslararası hukuk normlarının ihlal edilmesi ve uygulanmaması söz konusu” ifadelerini kullandı. Bu sorunun, Batı Trakya Türk Azınlığının kimlik sorunundan kaynaklandığını belirten Ahmetoğlu, "Bu da AİHM Sözleşmesi imzalayan bir ülkenin imzaladığı sözleşmeyi çok ciddi anlamda ihlal ettiğini ortaya çıkarıyor” dedi. BATI TRAKYA'DA MÜFTÜLÜK SORUNU Öte yandan müftülük ile ilgili sorunların olduğuna işaret eden Ahmetoğlu, Temmuz ayında hayatını kaybeden İskeçe Seçilmiş Müftüsü Ahmet Mete’nin vefatından birkaç gün sonra müftülük yasası çıkarıldığını belirtti.  Ahmetoğlu, “Bu yasayla birlikte Batı Trakya Türklerinin en önemli kurumları olarak gördüğü müftülük kurumu neredeyse boşaltılmıştır. Tabi bunu kabul etmediğimiz için Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu (BTTADK) öncülüğünde müftü seçimi yapıldı. Yeni müftümüzü seçtik ama ne yazık ki Yunanistan camilerde oylayarak seçtiğimiz müftümüzü kabul etmiyor” ifadelerini kullandı. "BU İSLAMOFOBİ, TÜRKOFOBİ VE NEFRET SÖYLEMİ OLARAK DEĞERLENDİRİLMELİ" Azınlık statüsündeki siyasi temsilcilerin nefret söylemine maruz kaldığını ifade eden Ahmetoğlu, hem kolektif hem de bireysel anlamda insan hakları ihlallerinin yaşandığını söyledi. Ahmetoğlu ayrıca şu ifadelere dikkat çekti: “Bu algı operasyonlarından ciddi manada rahatsızız. Bunu ciddi bir İslamofobi, Türkofobi ve nefret söylemi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Bunların bir an önce son bulmasını gerçekten demokratik, barışçıl, insan haklarına saygılı bir devlet anlayışının Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığına yönelik olarak hayata geçirilmesinin elzem olduğunu düşünüyorum. Zira bu şekilde devam ederse demokrasinin bölgede sakatlanmış bir şekilde ortaya çıktığını göreceğiz. Bu da hem bölgemiz için hem ülkemiz için hem de demokrasi için tabi ki iyi olmayacak” "BİZ O ÜLKENİN ASLÎ UNSURUYUZ" Ahmetoğlu, Kırım Haber Ajansının, "İskeçe Türk Birliği Başkanı olarak bu tür bir problem karşısında çözüm öneriniz nedir?” sorusuna şu cevabı verdi: “İskeçe Türk Birliği 2021 yılında bir protesto gösterisi yaptı. Gösteriden 8 ay sonra yürüyüşle ilgili olarak soruşturma başlatıldı. Öncelikli olarak biz hiçbir zaman hukuktan ve demokrasiden ayrılmıyoruz.  Bu bizim olmazsa olmazımızdır. Biz anayasaya saygıdan ayrılmıyoruz. Her türlü demokratik yolu kullanarak hak arama mücadelemizi sürdürüyoruz, sürdürmeye de devam edeceğiz. Bunu yaparken de toplum içinde dayanışmayı sağlamaya çalışıyoruz. Bizim talebimiz şudur: Batı Trakya Türkleri olarak Yunanistan’ın daha anlayışlı ve demokratik, azınlık bağlamında, AİHM Sözleşmesi bağlamında bir anlayış benimsemesini bekliyoruz. Batı Trakya Türklerini kendi vücudunda yabancı bir madde olarak, tehlikeli bir madde olarak görmesinden ciddi anlamda rahatsızız. Biz o ülkenin vatandaşlarıyız. Biz o ülkenin aslî unsuruyuz. Biz Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığıyız, bizim bir kimliğimiz var. Milli kimliğimiz üzerinden çeşitli oyunlar ve girişimlerde bulunmasını istemiyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.