SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bekir Sıtkı Çobanzade

QHA - Kırım Haber Ajansı - Bekir Sıtkı Çobanzade haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bekir Sıtkı Çobanzade haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kırım Tatar Dilbilimci ve Yazar Saim Osman Karahan vefatının yıl dönümünde anılıyor Haber

Kırım Tatar Dilbilimci ve Yazar Saim Osman Karahan vefatının yıl dönümünde anılıyor

Emel Dergisinin bir dönem Yazı İşleri Müdürlüğünü yapan, Emel Kırım Vakfı ile Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Saim Osman Karahan, vefatının 11. yıl dönümünde rahmetle anılıyor. 23 Nisan 2015 senesinde İstanbul'da vefat eden Kırım Tatar dilbilimci Karahan, 2013 senesinde "Dobruca Kırım Tatar Ağzı Sözlüğü" eserini Kırım Tatar halkına kazandırmıştı. SAİM OSMAN KARAHAN KİMDİR? 5 Şubat 1939'da Romanya'nın Köstence şehrinin Koşu Mahallesinde öğretmen ve din adamı bir babanın oğlu olarak dünyaya geldi. 2 Nisan 1964’te Türkiye’ye göç etmek üzere Romanya'dan ayrıldı. 1970 senesinde Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Faransız Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi. 1974 yılında hayatını Nermin Hanım ile birleştirdi ve İstanbul’a taşındı, oğulları Özgür ve Haluk İstanbul’da doğdu. 1975’ten sonra Emel Dergisini çıkaran Müstecib Ülküsal’ın çevresinde Sabri Arıkan, Abdullah Zihni Soysal, Yusuf Uralgiray gibi Kırım Davası hizmetkârları ile görüşme ve fikirleşme fırsatı buldu. Ülküsal’ın Dobruca ve Türkler adlı eserindeki (1966, İstanbul) Dobruca haritasını çizip hazırladı. 1990 senesinde emekli olana kadar bir tekstil fabrikasında muhasebe işlerinde çalıştı. Emekliliğinden sonra dernek faaliyetlerine daha sık bir şekilde iştirak etmeye başladı. İstanbul'da Zafer Karatay, Celal İçten, Niyazi Elitok, Murat Vatansever gibi Emelciler ile tanıştı. 1995 senesinde Müstecib Ülküsal’ın yaşgünü merasimi esnasında Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ile tanışma fırsatı buldu. 2001 senesinde 4. Kırım Tatar Milli Kurultayı’na katılmak için hayatında ilk defa Vatan Kırım’a gidebildi. Sözlük hazırlama çalışmalarına ilk gençlik yıllarında tuttuğu notlar ile başladı. Romanya Dobrucasında çıkmış tüm yazılı edebiyat örnekleri, diğer Türk lehçeleri sözlük ve gramerleri gibi geniş kapsamlı eserlerden de faydalanarak 3 ciltlik Dobruca Kırımtatar Ağzı Sözlüğü’nü tamamladı. Yarım asırdan fazla süren ve bu zaman zarfında karşılaştığı pek çok aksilik, sıkıntı ve zorluğa rağmen hazırladığı sözlüğü 2012 yılında Romanya’da bastırmaya muvaffak oldu. Sözlük dışında Dobruca’daki Kırım Tatar edebiyatının klasik sayılabilecek yazar ve şairlerine ait yazı ve şiirleri derleyerek bir araya getirdi. Mehmet Vani yurtsever’e ait cezaevi hatıralarını da içeren "Dobrucanın Davuşı -3" ile İsmail Ziyaeddin’in eserlerini bir araya getirdiği 2 ciltlik "Saylama Eserler" adlı kitapları 2013 yılında beri Romanya’da basıldı. Son olarak İsmail Bey Gaspıralı'nın Frengistan Mektupları ve Darürrahat Müslümanları adlı eserlerini Dobruca Kırım Tatar Ağzı'na aktarımış ve kitap Kasım 2014'te yine Romanya'da basılmıştır. Saim Osman Karahan “Dobruca Kırım Tatar Ağzı Sözlüğü” adlı eseri ile Kırım'ın en prestijli kültür-sanat ödülü olan 2013 yılı Bekir Sıtkı Çobanzade Ödülüne “Kırım Tatar filolojisi ve folkloru alanında en iyi bilimsel ve bilimsel-metodik çalışma” dalında layık görüldü. Romanya'daki Kırım Tatar kültürü, sanatı ve edebi değerlerinin gelişmesi ve desteklemesine katkıda bulunan "Mehmet Niyazi Ödülü" 2013 yılında Saim Osman Karahan'a verildi. Saim Osman Karahan Mehmet Niyazi'nin ruhuna ithaf ettiği “Dobruca Kırım Tatar Ağzı Sözlüğü” adlı eseri ile bu ödüle layık görüldü. Saim Osman Karahan 2009 yılından itibaren İstanbul’da yayınlanan Emel Dergisi’nin yazı işleri müdürlüğünü ve Bahçesaray dergisinin yazı işlerini yürüttü. Kırımtatarca, Türkçe, Romence, Rusça ve Fransızca bilen Saim Osman KarahanKırım Tatar dil ve edebiyatı üzerine araştırmalar yaptı. Ölümünden kısa bir süre önce Kırım Tatar Yazarlar Birliği fahri üyeliğine kabul edildi.

Türk Akademisi Başkanı Mustafayev: Kırım Tatarları Türkoloji Kurultayı’nda öncü rol oynadı Haber

Türk Akademisi Başkanı Mustafayev: Kırım Tatarları Türkoloji Kurultayı’nda öncü rol oynadı

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın ev sahipliğinde ve “Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Baş Etmek” ana temasıyla düzenlenen 5. Antalya Diplomasi Forumu sona erdi. "Bir Asırlık Dil ve Kimlik: Bakü Türkoloji Kurultayından Türk Entegrasyonuna" konulu panelde konuşan Türk Akademisi Başkanı Şahin Mustafayev, panel sonrasında Kırım Haber Ajansının (QHA) sorularını yanıtladı. Mustafayev, Bakü Türkoloji Kurultayı’nın düzenlenmesinde Kırım Tatarlarının önemli rol üstlendiğini belirtti. Mustafayev, özellikle Kırım Tatar Türkolog Bekir Sıtkı Çobanzade’nin kurultayın bilimsel programının hazırlanmasında kilit bir isim olduğunu vurguladı. Çobanzade’nin dönemin en önemli Türkolog ve dil bilimcilerinden biri olduğunu ifade eden Mustafayev, tüm Türk lehçelerine hâkim bir bilim insanı olarak özel davetle Bakü’ye çağrıldığını söyledi. "KIRIM TATAR BİLİM İNSANLARI ÖNCÜ ROL OYNADI" Kurultayın fikir dünyasının ise Kırım Tatar siyasetçi, düşünür, yazar, eğitimci ve yayıncı İsmail Bey Gaspıralı’nın “Dilde, fikirde, işte birlik” anlayışından ilham aldığını belirten Mustafayev, Kırım Tatar bilim insanlarının Türkoloji alanında öncü konumda olduğunu dile getirdi. Mustafayev ayrıca, 1930’lu yıllarda birçok Türk bilim insanı gibi Çobanzade’nin de şehit edildiğini hatırlattı.

Topçu'dan Çobanzade ve Cevad için anma mesajı Haber

Topçu'dan Çobanzade ve Cevad için anma mesajı

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, 13 Ekim 1923’te Ankara’nın başkent ilan edilmesinin yıl dönümü vesilesiyle yayımladığı mesajda, Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yüksek öngörüsüne, Ankara’nın stratejik ve manevi anlamına dikkat çekti. Topçu mesajında ayrıca şehadetlerinin seneidevriyesi olan Kırım Tatar aydın Bekir Sıtkı Çobanzade ve Azerbaycan millî marşının yazarı Ahmed Cevad'ı andı. Yalçın Topçu mesajında şu ifadelere yer verdi: "13 Ekim 1923; 'Ben Ankara'yı hükûmet merkezi yapmakla büsbütün başka hedef güttüm. Türk'ün imkânsızı imkânlı hale getiren kudretini, dünyaya bir kere daha tekrar etmek istedim.' diyen, Cumhuriyetimizin kurucusu Millî Mücadele’mizin Başkomutanı Büyük Atatürk’ün yüksek öngörüsüyle güzel Ankara’mızın başkent olarak resmen kabul edilmesinin yıl dönümüdür!.. Türkiye; milletçe korunan siyasi istikrarıyla, öngörülü, ferasetli ve pulat iradeli siyasi erkinin yönetimiyle ve Cenab-ı Hakk'ın yardımıyla, gelişerek ve güçlenerek, “Her alanda tam bağımsız terörsüz Türkiye” hedefine doğru hızla ilerlemektedir!.. Günümüzde mağdur, masum ve mazlumların adeta Medine’si olan Ankara’mızı, dünya başkentleri arasındaki var olan müstesna yerini en üst sıralara çıkartmak için azami gayret ile çalışmak, yerel ve merkezi yönetim erklerinin görevleri olmasının yanı sıra, hepimizinde vatandaşlık görevidir!.. Milli Mücadele’mizin karargâhı olan Ankara’mızı başkent yapan Büyük Atatürk’ü, kahraman şehit ve gazilerimizi, rahmet, minnet, saygı ve şükranla anıyor, Ankara’mızın başkent oluşunun yıl dönümünü en içten duygularımızla kutluyoruz!.. 13 Ekim aynı zamanda; Sovyet Rusya’nın sapkın diktatörü katil Stalin’in, “Büyük Temizlik" diyerek yaptırdığı katliamda,“Türk birliği”nin iki büyük serdengeçti ve mütefekkir evlatlarının da şehadetle buluşmalarının yıl dönümüdür!.. 1892’de Can Azerbaycan’ın Gence şehrinin Şemkir bölgesi Seyfeli köyünde doğan,Türk dünyasının büyük evladı “Çırpınırdın Karadeniz”in yazarı ve Can Azerbaycan’ın Milli Şairi şehit Ahmed Cevad ile 1893 senesinde Kırım'ın Karasubazar şehrinde doğan,Türkolog Bekir Sıtkı Çobanzade; Türkiye için casusluk, Sultangaliyevci ve Pantürkist olmakla suçlanıp, 13 Ekim 1937’de Bakü’de kurşuna dizilerek, mezarsız ve kefensiz şehidlerimizin kervanına dahil edilmişlerdir!.. Şehid atalarımız, Ahmed Cevad’ı ve Bekir Sıtkı Çobanzade’yi saygı, rahmet ve şükranla, zalim rejimi ve yöneticilerini lanet ve Nefretle her daim anacak, unutmayıp ve de unutturmayacağız!.."

Kırım Tatar aydını Bekir Sıtkı Çobanzade'nin eserleri Kazak Türkçesine çevrildi Haber

Kırım Tatar aydını Bekir Sıtkı Çobanzade'nin eserleri Kazak Türkçesine çevrildi

Uluslararası Türk Akademisi, dil bilimine yön veren çalışmaları ile tanınan, Kırım Tatar Türkolog Bekir Sıtkı Çobanzade'nin bir dizi seçilmiş bilimsel çalışmalarını Kazak Türkçesine çevirerek "Tiltutka" (Тілтұтқа) adlı kitabında derledi. Türk Akademisi tarafından dün yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: Bu eserde, Türk dillerinin lehçeleri, kardeş milletlerin dil akrabalıkları, edebiyat tarihlerinin dönemlendirilmesi, Kumuk dilinin Türk dilleri arasındaki yeri, Azerbaycan dilinin kökenleri ve özellikleri gibi pek çok konu üzerine araştırmalar yer almaktadır. Bekir Sıtkı Çobanzade’nin bilimsel mirasının Kazak Türkçesinde ilk kez bağımsız bir eser olarak yayımlandığını vurgulamak gerekir. Kitap, dil bilim ve Türkoloji alanındaki akademisyenler için kıymetli bir başvuru kaynağı olacaktır. BEKİR SITKI ÇOBANZADE'NİN HAYATI Türk dünyasına hizmet eden, Türkoloji çalışmalarıyla dil bilimine yön veren Kırım Tatar dil bilimci, fikir insanı, şair ve yazar Bekir Sıtkı Çobanzade şehadetinin 87. yılında anılıyor pic.twitter.com/noPQW0kTLT — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) October 13, 2024 15 Mayıs 1893 tarihinde doğan Çobanzade, ilk ve orta öğretim tahsilini Kırım’da Karasupazar’da yaptı. 1909 yılında liseyi okumak için İstanbul’a giderek Arapça ve Fransızca öğrendi. 1915’te Odesa’ya giderek Slav dillerini öğrendi. 1916 ise Budapeşte Üniversitesi’ne giden Çobanzade burada Kıpçak lehçesinin en önemli yazılı kaynağı olan Codex Cumanicus’u (Kuman Kitabı veya Kıpçak Kitabı) inceledi. 1920’de bu üniversitede doktor unvanını alan Çobanzade 1920’de ise Kırım’a döndü. 1926 yılında Bakü’de toplanan I. Türkoloji Kongresi’nde “Türk Lehçeleri Arasında Karşılıklı İlişkiler” ve “Türk Tatar Dillerinde İlmi Terminoloji Meydana Getirme” konularında önemli tebliğler veren Çobanzade, Sovyetler Birliği Yeni Alfabeler Merkez Komitesi, Azerbaycan Terminoloji Komitesi gibi komisyonlarda çalışıp Türk lehçelerinin alfabesi, imlası ve terminolojisi konularında pek çok çalışmalar yaptı. Almanca, Fransızca, Arapça, Macarca, Çekce ve Lehçe’yi çok iyi bilen Çobanzade, Türk şivelerinin hemen hepsiyle ilgili eserler verdi. Hemen hemen bütün Türk lehçeleri ve Türk dilbilimi hakkında 120’den fazla kitap ve makaleleri bulunan Çobanzade, 1932’de SSCB İlimler Akademisi Kafkas Şubesinin,1935’ten itibaren de Azerbaycan Şubesinin daimi üyesi oldu ve 1935’te Paris Linguistik Cemiyetine üye olarak seçildi. Yine bu dönemde “Yanı Çolban”, “İleri” ve “Okuv İşleri” adlı dergilerde bilimsel makaleler yazan Çobanzade, farklı üniversitelerde profesör, dekan ve rektör olarak çalıştı. SOVYET TERÖRÜNÜN KURBANI OLDU 1920’leri takiben başlayan Josef Stalin’in siyasi kıyımları Çobanzade’yi de etkiledi ve başta Azerbaycan olmak üzere değişik Türk ülkelerinin üniversitelerinde öğretim üyesi olarak çalışmak, bilimsel çalışmalar yapmak zorunda kaldı. Ancak Çobanzade’yi vatanından uzaklaşmak ve siyasi çalışmalarına son vermek de kurtaramadı. Bütün Türk dünyasında tanınan bilim insanı, ünlü Kırım Tatar Türkolog Bekir Sıtkı Çobanzade 13 Ekim 1937’de Sovyet terörü tarafından Azerbaycan sınırlarında kurşuna dizilerek şehit edildi.

Kırım Tatar aydını Bekir Sıtkı Çobanzade şehadetinin 87. yılında saygıyla anılıyor Haber

Kırım Tatar aydını Bekir Sıtkı Çobanzade şehadetinin 87. yılında saygıyla anılıyor

İrem Kaya / QHA Ankara Dil bilimine yön veren çalışmalar ile belirtildi, Kırım Tatar Türkologu Bekir Sıtkı Çobanzade,  13 Ekim 1937'de eli kanlı Sovyet rejimi tarafından kurşuna dizilerek, şehit edilmişti. Ömrünü Türk dünyasının birliğine aday olan fikir insanı Çobanzade, akademik çalışmalarıyla ün kazanmıştı. Fikirleri, eserleri ve Türkoloji çalışmalarıyla Türk dünyasında hizmet eden Çobanzade, bugün şehadetinin 87. yılında saygı ve minnetle anılıyor.  Türk faaliyetine hizmet eden, Türkoloji çalışmalarıyla dil bilimine yön veren Kırım Tatar dilbilimcisi, fikir insanı, şair ve yazar Bekir Sıtkı Çobanzade şehadetinin 87. yılında anılıyor pic.twitter.com/noPQW0kTLT — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) 13 Ekim 2024 BEKİR SITKI ÇOBANZADE KİMDİR? 15 Mayıs 1893 tarihinde Doğan Çobanzade, Kırım'da Karasupazar'da ilk ve orta öğretim tahsilini yaptı. 1909 yılında liseyi okumak için İstanbul'a giderek Arapça ve Fransızca öğrenildi. 1915'te Odesa'ya giden Çobanzade burada da Slav dillerini topladı. KIPÇAKLARA AİT İLK SÖZLÜK: CODEX CUMANICUS'U (KUMAN/KIPÇAK SÖZLÜĞÜ) TANITTI 1916 ise Budapeşte Üniversitesine giden Çobanzade, Kıpçak lehçesinin en önemli yazılı kaynağı olan Codeks Cumanicus'u (Kuman Kitabı veya Kıpçak Kitabı) inceledi. 1920'de bu üniversitede doktor ünvanını alan Çobanzade, 1920'de ise vatan Kırım'a geri döndü.   1926 YILINDA BAKÜ I. TÜRKOLOJİ KONGRESİSİ'NE KATILDI 1926 Bakü'de düzenlenen I. Türkoloji Kongresi'nde “Türk Lehçeleri Arasında Karşılıklı İlişkiler” ve “Türk Tatar Dillerinde İlmi Terminoloji Meydana Getirme” olayların önemli tebliğler veren Çobanzade, Azerbaycan Birliği Yeni Alfabeler Merkez Komitesi, Terminoloji Komitesi gibi komisyonlarda Türk takvimlerinin yılda bir kez alfabesi, imlası ve terminolojisi hakkında pek çok çalışma yaptı. Almanca, Fransızca, Arapça, Macarca, Çekce ve Lehçe'yi çok iyi bilen Çobanzade, Türk şivelerinin hemen hepsiyle ilgili eserler verdi. Hemen bütün Türk lehçeleri ve Türk dilbilimi hakkında hemen hemen 120'den fazla kitap ve makaleleri bulunan Çobanzade, 1932'de SSCB İlimler Akademisi Kafkas Şubesinin, 1935'ten itibaren Azerbaycan Şubesinin daimi üyesi oldu ve 1935'te Paris Linguistik Cemiyetine üye olarak seçildi. Yine bu dönemde “Yanı Çolban” , “İleri” ve “Okuv İşleri” adlı dergilerde bilimsel makaleler yazarı Çobanzade, farklı üniversitelerde profesör, dekan ve rektör olarak çalıştı. SOVYET TERÖRÜNÜN KURBANI OLDU 1920'leri takip eden Josef Stalin'in siyasî kıyımları Çobanzade'yi de sunuyor ve başta Azerbaycan olmak üzere farklı Türk ülkelerinin üniversitelerinde öğretim üyesi olarak çalışmak, çalışmak zorunda kalıyordu. Ancak Çobanzade'yi vatanından uzaklaşmak ve siyasî ayrılmak son vermek de kurtarılamadı. Bütün Türk dünyasında tanınan bilim insanı, ünlü Kırım Tatar Türkologu Bekir Sıtkı Çobanzade 13 Ekim 1937'de Sovyet terörü tarafından Azerbaycan sınırlarında kurşuna dizilerek şehit edildi.

 Prof. Dr. Enver Aydoğan: Çobanzade, gönlü Türk dünyasıyla birlikte atan, Türk yurtlarında büyük saygı gören bir bilim insanıydı Haber

 Prof. Dr. Enver Aydoğan: Çobanzade, gönlü Türk dünyasıyla birlikte atan, Türk yurtlarında büyük saygı gören bir bilim insanıydı

Selahaddin Kaşgarlı / QHA Muhabir / Ankara Gazi Üniversitesinde, Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı (TDAV) tarafından, Sakarya Üniversitesi bünyesinde yer alan Türk Dünyası Uygulama ve Araştırma Merkezi koordinatörlüğünde 21. Uluslararası Türk Dünyası Sosyal Bilimler Kongresi düzenleniyor. Bu sene 21.'si düzenlenen kongrenin üçüncü günü yoğun bir programla devam etti. Cumhuriyetin 100. yılına özel Ankara'da düzenlenen etkinlikte; uzman ve akademisyenler Türk dünyasına yönelik bildiri sunumu yaptı. "26 YAŞINDA PROFESÖR OLAN TEK TÜRK"  Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Denetleme Kurulu Başkanı, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Enver Aydoğan, ömrünü Türk dünyasının birliğine adayan Kırım Tatar aydını Bekir Sıtkı Çobanzade'nin şehadet yıldönümünde QHA'ya özel açıklama yaptı. Prof. Dr. Aydoğan, "Çobanzade çocuk yaşında okumanın ne kadar önemli olduğunu anlayan, ondaki yetenek keşfedildikten sonra Kırım'da ailesi tarafından hep desteklenen biriydi. Genç yaşlarında İstanbul'a geldi. İstanbul Üniversitesinde eğitim aldı. Daha sonra Macaristan'a gitti. O belki de dünyanın hiç rastlamadığı bir çalışkanlıkla 26 yaşında profesör olan biri olarak Türk dünyasına ve Türkoloji konusuna katkılar verdi" ifadelerini kullandı.  "ONUN ÇALIŞKANLIĞI HEM TÜRK DÜNYASI HEM KIRIM TATARLARINA ÇOKÇA KATKI SAĞLADI" Çobanzade'nin Türk dünyasına kazandırdığı çalışmaları aktaran Prof. Dr. Aydoğan, "Onun çalışkanlığı hem Türk dünyası hem Kırım Tatarlarına çokça katkı sağladı. Hem dil konusunda, hem kültür konusunda hem medeniyet konusunda birçok eser kazandırdı. Çağatay Türkçesi ile yazdığı eserlerin yanı sıra, Azerbaycan Türkçesi, Türkiye Türkçesi ve Kırım Tatarca ile yazdığı birçok eseri vardır. Aynı zamanda çok çalışkan ve gönlü Türk dünyası ile birlikte atan bir ilim insanı olarak, tüm Türk yurtlarında kendisi bir örnek idi ve çokça saygı gören bir bilim insanı idi" dedi.  "RUSLAR TARAFINDAN TEHLİKE OLARAK GÖSTERİLDİ" Aydoğan ayrıca ilerleyen yıllarda Çobanzade'nin Ruslar tarafından izlenmeye başladığına dikkat çekerek, "Özellikle 1930'ların sonrasında gerek Kırım Tatar, gerek Azerbaycan gerekse de Özbekistan ve Kazakistan‘daki aydınlar gibi bir Pantürkizm öncüsü, tüm Türkleri bir araya getirmek isteyen bir kişi olarak Ruslar tarafından tehlike olarak gösterildi. Ve maalesef, Ruslar tarafından canice katledildi. Bugün de onun şehadetinin yıldönümü. Biz her zaman Bekir Sıtkı Çobanzade’yi anıyoruz. Ruhuna dua ediyoruz. Onun ortaya koyduğu eserler bugün Türk dünyası tarafından yine çok kıymetli olarak bilinmeli ve kullanılmalı" değerlendirmesini yaptı. BEKİR SITKI ÇOBANZADE'NİN HAYATI 15 Mayıs 1893 tarihinde doğan Çobanzade, ilk ve orta öğretim tahsilini Kırım’da Karasupazar’da yaptı. 1909 yılında liseyi okumak için İstanbul’a giderek Arapça ve Fransızca öğrendi. 1915’te Odesa’ya giderek Slav dillerini öğrendi. 1916 ise Budapeşte Üniversitesi’ne giden Çobanzade burada Kıpçak lehçesinin en önemli yazılı kaynağı olan Codex Cumanicus’u (Kuman Kitabı veya Kıpçak Kitabı) inceledi. 1920’de bu üniversitede doktor unvanını alan Çobanzade 1920’de ise Kırım’a döndü. 1926 yılında Bakü’de toplanan I. Türkoloji Kongresi’nde “Türk Lehçeleri Arasında Karşılıklı İlişkiler” ve “Türk Tatar Dillerinde İlmi Terminoloji Meydana Getirme” konularında önemli tebliğler veren Çobanzade, Sovyetler Birliği Yeni Alfabeler Merkez Komitesi, Azerbaycan Terminoloji Komitesi gibi komisyonlarda çalışıp Türk lehçelerinin alfabesi, imlası ve terminolojisi konularında pek çok çalışmalar yaptı. Almanca, Fransızca, Arapça, Macarca, Çekce ve Lehçe’yi çok iyi bilen Çobanzade, Türk şivelerinin hemen hepsiyle ilgili eserler verdi. Hemen hemen bütün Türk lehçeleri ve Türk dilbilimi hakkında 120’den fazla kitap ve makaleleri bulunan Çobanzade, 1932’de SSCB İlimler Akademisi Kafkas Şubesinin,1935’ten itibaren de Azerbaycan Şubesinin daimi üyesi oldu ve 1935’te Paris Linguistik Cemiyetine üye olarak seçildi. Yine bu dönemde “Yanı Çolban”, “İleri” ve “Okuv İşleri” adlı dergilerde bilimsel makaleler yazan Çobanzade, farklı üniversitelerde profesör, dekan ve rektör olarak çalıştı. SOVYET TERÖRÜNÜN KURBANI OLDU 1920’leri takiben başlayan Josef Stalin’in siyasi kıyımları Çobanzade’yi de etkiledi ve başta Azerbaycan olmak üzere değişik Türk ülkelerinin üniversitelerinde öğretim üyesi olarak çalışmak, bilimsel çalışmalar yapmak zorunda kaldı. Ancak Çobanzade’yi vatanından uzaklaşmak ve siyasi çalışmalarına son vermek de kurtaramadı. Bütün Türk dünyasında tanınan bilim insanı, ünlü Kırım Tatar Türkolog Bekir Sıtkı Çobanzade 13 Ekim 1937’de Sovyet terörü tarafından Azerbaycan sınırlarında kurşuna dizilerek şehit edildi.

Ömrünü Türk dünyasının birliğine adayan şehit Kırım Tatar aydını Bekir Sıtkı Çobanzade anılıyor Haber

Ömrünü Türk dünyasının birliğine adayan şehit Kırım Tatar aydını Bekir Sıtkı Çobanzade anılıyor

"Seni men Kırım’da Kazan’da taptım, Cüregim kaynağan taşkanda taptım." Türk dil bilimi çalışmalarıyla Kırım Tatar diline katkıda bulunan şair, yazar ve fikir adamı Bekir Sıtkı Çobanzade'nin bugün vefatının 86. yılı. Türk dünyasına akademik çalışmalarıyla hizmet veren Kırım Tatar Türkolog Çobanzade, 13 Ekim 1937'de dönemin Sovyet yönetimi tarafından kurşuna dizilerek şehit edildi. Dil bilimine yön veren akademik çalışmalarıyla tanınan ünlü Kırım Tatar Türkolog Bekir Sıtkı Çobanzade, 86 yıl önce bugün yaşamını yitirdi. Dil bilimine önemli katkıları bulunan Kırım Tatar dil bilimci Çobanzade, 13 Ekim 1937'de eli kanlı Sovyet rejimi tarafından kurşuna dizildi. Şehit Kırım Tatar aydını Çobanzade, tüm dünyada saygı, rahmet ve minnetle anılıyor. BEKİR SITKI ÇOBANZADE'NİN HAYATI 15 Mayıs 1893 tarihinde doğan Çobanzade, ilk ve orta öğretim tahsilini Kırım’da Karasupazar’da yaptı. 1909 yılında liseyi okumak için İstanbul’a giderek Arapça ve Fransızca öğrendi. 1915’te Odesa’ya giderek Slav dillerini öğrendi. 1916 ise Budapeşte Üniversitesi’ne giden Çobanzade burada Kıpçak lehçesinin en önemli yazılı kaynağı olan Codeks Cumanicus’u (Kuman Kitabı veya Kıpçak Kitabı) inceledi. 1920’de bu üniversitede doktor unvanını alan Çobanzade 1920’de ise Kırım’a döndü. Bekir Sıtkı Çobanzade'nin destansı hayatını anlatan belgesel film: Yiğidin Yoluhttps://t.co/yDMvTnb1qd pic.twitter.com/4Vrytof41H — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) March 31, 2023 1926 YILINDA BAKÜ I. TÜRKOLOJİ KONGRESİ’NE KATILDI 1926 yılında Bakü’de toplanan I. Türkoloji Kongresi’nde “Türk Lehçeleri Arasında Karşılıklı İlişkiler” ve “Türk Tatar Dillerinde İlmi Terminoloji Meydana Getirme” konularında önemli tebliğler veren Çobanzade, Sovyetler Birliği Yeni Alfabeler Merkez Komitesi, Azerbaycan Terminoloji Komitesi gibi komisyonlarda çalışıp Türk lehçelerinin alfabesi, imlası ve terminolojisi konularında pek çok çalışmalar yaptı. Almanca, Fransızca, Arapça, Macarca, Çekce ve Lehçe’yi çok iyi bilen Çobanzade, Türk şivelerinin hemen hepsiyle ilgili eserler verdi. Hemen hemen bütün Türk lehçeleri ve Türk dilbilimi hakkında 120’den fazla kitap ve makaleleri bulunan Çobanzade, 1932’de SSCB İlimler Akademisi Kafkas Şubesinin,1935’ten itibaren de Azerbaycan Şubesinin daimi üyesi oldu ve 1935’te Paris Linguistik Cemiyetine üye olarak seçildi. Yine bu dönemde “Yanı Çolban”, “İleri” ve “Okuv İşleri” adlı dergilerde bilimsel makaleler yazan Çobanzade, farklı üniversitelerde profesör, dekan ve rektör olarak çalıştı. SOVYET TERÖRÜNÜN KURBANI OLDU 1920’leri takiben başlayan Josef Stalin’in siyasi kıyımları Çobanzade’yi de etkiledi ve başta Azerbaycan olmak üzere değişik Türk ülkelerinin üniversitelerinde öğretim üyesi olarak çalışmak, bilimsel çalışmalar yapmak zorunda kaldı. Ancak Çobanzade’yi vatanından uzaklaşmak ve siyasi çalışmalarına son vermek de kurtaramadı. Bütün Türk dünyasında tanınan bilim insanı, ünlü Kırım Tatar Türkolog Bekir Sıtkı Çobanzade 13 Ekim 1937’de Sovyet terörü tarafından Azerbaycan sınırlarında kurşuna dizilerek şehit edildi. BEKİR SITKI ÇOBANZADE'NİN ESERLERİ "Tatarların Kültür Hayatının Gelişmesi Üzerinde Bir Deneme" (1915), "Türk Edebiyatında Yeni Akımlar" (1916), "Kırım Tatarcası'nın Grameri Hakkında İlmi Bir Deneme" (1924), "Kumukların Dili ve Sözlü Edebiyatı Üzerine Etüdler" (1926), "Nevai'nin Dili Üzerine" (1926), "Türk Tatar Diyalektolojisi" (1927), "V. Tomsen" (1927), "Azerbeycan Türk Edebiyatı'nın Yeni Dönemi" (1930), "Azerbeycan Türk Dilinin İlmi Grameri" (1930), "Yabancı Dil Öğretiminin Temel Metodu Meseleleri" (1932), "Özbek Dilinin Öğretiminin Temel Metodu" (1932), "Karaçay Balkar Dili Üzerine Notlar" (1932), "İbni Mühenna'nın Türk Grameri" (1933), "Kitab-ı Dedem Korkut'un Edebi Lengüstik Tahlili" (1935) gibi eserleri bu gün hala ilmi değerini muhafaza etmektedir. "Yaz Akşamı Üy Altında", "Tuvdım Bir Üyde", "Oy Suvuk Şu Gurbet", "Ah Tabılsam", "Suv Anası", "Tunay Taşa", "Anam", "Bulutlar" gibi şiirlerinin de bulunduğu "Boran" isimli şiir kitabı 1927 yılında basıldı. Şairin şiirlerinden bir kısmı, Abdullah Latifzade'nin şiirleriyle beraber bir kitap halinde Eşref Şemizade tarafından (1971) de neşredildi.

Zera Bekirova'nın "Bekir Çobanzade’nin İzlerinden" eseri, Kırım Tatar Kitap Fuarı’nın en iyi kitabı seçildi Haber

Zera Bekirova'nın "Bekir Çobanzade’nin İzlerinden" eseri, Kırım Tatar Kitap Fuarı’nın en iyi kitabı seçildi

Rus işgali altındaki Kırım’ın Akmescit (Simferopol) şehrinde 9 Eylül 2023 tarihinde 5. Kırım Tatar Kitap Fuarı etkinliği düzenlendi. Geleneksel hale gelen etkinlik; Nenkecan Kadın Dergisi, Qaradeniz Production ve Yeşil Ada Gösteri Salonu tarafından organize edildi. Crimean Tatars platformu tarafından yapılan açıklamada, bu sene düzenlenen Kırım Tatar Kitap Fuarı'nın ömrünü Türk dünyasında dil birliğine adayan ünlü Kırım Tatar dilbilimci, şair ve yazar Bekir Sıtkı Çobanzade’nin 130. doğum yıldönümüne ithaf edildiği aktarıldı. FUARIN EN İYİ KİTABI, ZERA BEKİROVA'NIN KALEME ALDIĞI “BEKİR ÇOBANZADE’NİN İZLERİNDEN” ESERİ OLDU 5. Kırım Tatar Kitap Fuarı’nın en iyi kitabı, Kırım Tatar gazeteci-yazar Zera Bekirova’nın kaleme aldığı "Bekir Çobanzade’nin İzlerinden" eseri oldu. Fuarın en iyi kitabının yazarı olan Zera Bekirova, eserini Kırım Haber Ajansına anlattı. Bekirova, "Kitabım, Bekir Çobanzade'nin okuduğu Türkiye ve Macaristan'a, doğduğu ve 1920-24 yılları arasında çalıştığı Kırım'a, Taşkent, Semerkand, Buhara üniversitelerinde ders verdiği, 1930-35 senelerinde Özbek Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanlığı yaptığı Fergana Üniversitesine, en çok faaliyet gösterdiği ve idam edildiği Azerbaycan’a iş seferlerimde topladığım malzemelerden tertip edildi. Bunun için emeği geçen insanlara teşekkür borcum var. Çobanzade'nin izlerini araştırmaya devam ediyorum" ifadelerini kullandı. ZERA BEKİROVA, “BEKİR ÇOBANZADE’NİN İZLERİNDEN” ESERİNİ TANITMIŞTI Zera Bekirova, 2023 yılının nisan ayında Kırım Haber Ajansına, “Bekir Çobanzade’nin İzlerinden” eserini tanıtmıştı. Kitabı hakkında konuşan Zera Bekirova, “Bekir Çobanzade efsanevi bir insan desem abartı olmaz” dedi. Sürgünden gelen Kırım Tatarlarının onun doğduğu evi, satın alıp değiştirmeden kullandığını belirten Bekirova, "Çobanzade ailesi çobanlık ile hayatını geçirmiş bir ailedir. Babası onun da çoban olmasını istemişti ama Bekir’in isteği çok başkaydı. Annesi okumuş bir kadın olduğu için onları eğitimli yapmak istemiştir. Çobanzade’nin annesi 'İlim kazanı, ateşsiz ocaksız yanar' demiştir ve bu onun aklından hiç çıkmamıştır" ifadelerini kullandı. Bekirova, "Rüştiye Mektebi açıldığı zaman, Bekir Çobanzade okula dahil olmak ister. Ancak yaşından ötürü kabul alamaz. Sonrasında kabul aldığında '43. Öğrenci' olarak kabul edilir. Birçok alim Çobanzade’nin soyadını, 1920’li yıllarda kullanmaya başladığını ifade etti." dedi. Bekir Çobanzade'nin Rüştiye Mektebinden mezun olurken; İsmail Bey Gaspıralı’yı, Hasan Sabri Ayvazov’u ve birçok öğretmeni bilgisi ile şaşırttığını anlatan Zera Bekirova, Çobanzade’nin, Gaspıralı’nın yolundan gittiğini vurguladı. Çobanzade’nin İstanbul’da okumak için 1909’da Galatasaray Lisesi’ne geldiğinde İstanbul’da kurulan Kırım Tatar milli hareketi saflarına katıldığını belirten Bekirova, şu ifadelere dikkat çekti. Bekirova, "O kadar başarılı bir öğrencidir ki Galatasaray Lisesi’nin müdürü Tevfik Fikret onu seçmiştir. 1914 yılında 1. Dünya Savaşı başladığında Rusya kendi vatandaşlarını ülkesine geri çağırdı. Çobanzade de bu sıralarda yer almaktadır. Odesa’ya Rusça öğrenmeye gider sonrasında zor şartlar alında İstanbul’a gelip 1916’da liseden diploma alır. İstanbul'da tanıdığı Macar alimlerle tanışıp Macaristan’a Budapeşte Üniversitesine gitmiştir. Bekir Çobanzade, zor olan Macar dilini öğrenmiştir. Çobanzade, 'Macar dili zor öğrenilir ancak ben inadım onlardan geri kalmam' demiştir" dedi. Zera Bekirova, Macaristan arşivlerinde Çobanzade’nin elyazmalarını aradığını, zor şartlar altında bulduğunu, bulduklarının da birer kopya olduğunu ifade etti. Bekirova, Çobanzade'nin Avrupa’daki eğitimin ardından Kırımer’in davetiyle Kırım’a milli hareketin lideri olarak geldiğini, bunun da Kırımer’in bir emri olduğunu ve Çobanzade’nin bu şekilde liderliği aldığını belirterek şöyle devam etti: "Çobanzade, liderliği döneminde Akmescit’e geldi. Akmescit'te birçok faaliyette bulundu. 1921-22 yıllarında başlayan Kırım’daki açlığa karşı Çobanzade önlemler almıştır. 1920’lerde Azerbaycan’da Latin alfabesi hareketini başlatan Azerbaycan Türklerinin liderleri faaliyete başladı. Bu insanlar Kırım’da Bekir Çobanzade’nin konuşmasını dinleyip, hayran kalır. Azerbaycan Türkü aydınlar, o sırada Çobanzade’nin Azerbaycan’a gelmesini istiyorlar. Çobanzade, Azerbaycan’a Kırım’a yerleşen Sovyet hükumetinin, 1924-1925 yıllarında yarattığı baskı yüzünden gitmiştir. 1925 yılında Çobanzade, Azerbaycan’da altı önemli göreve getirilir. Bakü’de İçerişehir’de ikamet etmeye başlar. Kitapları eve sığmayan Çobanzade’ye Azerbaycan Türkü milyoner Tağızade’nin evinin ikinci katında beş odalı bir ev verilir. Çobanzade, Azerbaycan yıllarında çok önemli faaliyetlerde bulunmuş, dil konusunda önemli adımlar atmıştır. 1930’lu yıllarda Özbekistan’da Fergana Pedogoji Enstitüsü’nde bölüm kurmuş ve bölüm başkanlığı yapmıştır" Bekir Çobanzade'nin maruz kaldığı baskıları anlatan Zera Bekirova, "1929 yılından itibaren Kırım’da Bekir Çobanzade’yi karalama kampanyası başlatıldı. Bu dönemde Çobanzade hakkında iftiralar atılmaya başlamıştı. Hatta bu karalama kampanyası nedeniyle Bekir Çobanzade’nin kız kardeşi Zuleyha Çobanzade işinden atıldı. Çobanzade, bu dönemde Mihail Kalinin’e mektup yazmıştır. Kalinin, bu mektuba geri dönmüş ve Züleyha Çobanzade’nin işe geri döndürülmesini emretmiştir. 1926’da Bakü’de yapılan Bakü Türkoloji Kurultayı’nda bulunan Bekir Çobanzade, Kırım Tatar olarak yazılmıştır. Kurultay’da herkes kendi dilinde konuşma yapmıştır. Bu Türk dili için çok önemli bir andır. Kurultay’da bulunan 128 aydından 98’i 1938'de katledildi. Bekir Çobanzade, aydın katliamı sırasında sorgulanmaya başlar. Çobanzade'nin, 1937 senesi 13 Ekim’de 20 dakikalık mahkemenin ardından infaz hükmü verilmiştir. Çobanzade, Türkçe için önemli faaliyetler yürütmüş, pek çok konferansta Türkçe’nin önemli yazarlarına atıflar yapmış; araştırmalar yürütmüştür" açıklamasını yaptı.

Kardeş Kalemler Dergisi son sayısını Bekir Sıtkı Çobanzade'ye ayırdı Haber

Kardeş Kalemler Dergisi son sayısını Bekir Sıtkı Çobanzade'ye ayırdı

Türk dünyasının ortak edebiyat dergsi Kardeş Kalemler, bütün Türk yurtlarından yazar ve şairlerin katkıları ile yayınlarına devam ediyor. Kardeş Kalemler Dergisi, Mayıs 2023'te yayınlanan 197. sayısını, doğumunun 130. yılı anısına Kırım Tatar bilim insanı, Türkolog, şair, yazar, ve mücadele insanı Prof. Dr. Bekir Sıtkı Çobanzade'ye özel ayırdı. Kardeş Kalemler Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Doç. Dr.  Yakup Ömeroğlu, son sayının önsözünde kaleme aldığı yazısında, şu ifadelere yer verdi: "Nenkecan Dergisi Baş Yazarı, tecrübeli gazeteci ve değerli üyemiz Zera Bekirova, bu özel sayının hazırlanamasını teklif etti. Bizim de büyük memnuniyetle kabul ettiğimiz bu teklifle Zera Bekirova, Çobanzade'nin yaşadığı ve çalıştığı ülkelerden çok kıymetli bilim adamı ve aydınlardan yazıları bir araya getirdi. Bu arada Çobanzade'nin şiirlerinden örnekler ile bir de hikayesini sizlere takdim etmek istedik. Tüm bu yazıları değerli Oya Deniz Çongar, büyük bir emekle Türkiye Türkçesine aktardı. Her iki değerli aydınımıza da teşekkürü bir borç biliyorum." Kardeş Kalemler Dergisinin Bekir Sıtkı Çobanzade'ye ayrılan son sayısında; Bekir Sıtkı Çobanzade'nin şiirleri başta olmak üzere Kardeş Kalemler Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Doç. Dr.  Yakup Ömeroğlu, Şevket Yunus, Zera Bekirova, Oya Deniz Çongar, Resul Valiyalev, Prof. Dr. Hakan Kırımlı, İsa Habibbeyli, Hamidulla Boltaboyev, Adil Babayev, Bahadır Kerimov, Almaz Ulvi Bunatova, Elmaz Yunusova, Necdet Ekici, Pavel Krenyov, Sevinç Üçgül, Halil Yılmaz, Hacer Öztürk, Nika Zholdosheva'nın kaleminden çıkan şiirler, yazılar, röportajlar ve pek çok çalışma yer alıyor. BEKİR SITKI ÇOBANZADE KİMDİR? Ünlü Kırım Tatar dilbilimci, şair ve yazar Bekir Sıtkı Çobanzade, başta Kırım Tatar halkı olmak üzere Türk dünyasının kalbinde yaşıyor. 13 Ekim 1937’de Sovyet yönetimince Azerbaycan’da kurşuna dizilmek suretiyle şehit edilen Çobanzade, eserleri, çalışmaları ve fikirleriyle unutulmuyor. Kırım Tatarı ünlü dilbilimci, şair ve yazar Bekir Sıtkı Çobanzade, 25 Aralık 1893 yılında dünyaya geldi. Sovyetler Birliği yönetimince 1937’de Azerbaycan’da kurşuna dizilerek şehadete yürüyen Çobanzade, tıpkı Türkoloji alanında çalışan, araştırmalar yazan tanınmış isimler gibi Stalin dönemi devlet terörünün kurbanlarından biri oldu.  KIPÇAK LEHÇESİNİN KÖKLERİNE İNİŞ: CODEX CUMANICUS’U İNCELEDİ 1893’te 15 Mayıs tarihinde doğan Çobanzade, ilk ve orta tahsilini Kırım’da Karasupazar’da yaptı. 1909 yılında liseyi okumak için İstanbul’a giderek Arapça ve Fransızca öğrendi. 1915’te Odesa’ya giderek Slav dillerini öğrendi. 1916 ise Budapeşte Üniversitesi’ne gitti. Burada Kıpçak lehçesinin en önemli yazılı kaynağı olan Codeks Cumanicus’u (Kuman Kitabı veya Kıpçak Kitabı) inceledi. 1920’de bu üniversitede doktor ünvanını aldı. 1920’de ise Kırım’a döndü. Kırım’a dönen ilim adamı burada öğretim üyesi ve rektör olarak çalışırken, siyasi ve kültürel sahalarda da faaliyet göstermiş; gazete ve dergilerde makaleler yayımlamıştır. Değişik okullarda Kırım Türkçesi ve edebiyatı dersleriyle Türkçe’nin Mukayeseli Grameri konusunda dersler vermişti. TÜRK DÜNYASINDA DİL BİRLİĞİ İÇİN MÜCADELEYLE GEÇEN BİR ÖMÜR Bu dönemde “Yanı Çolban”, “İleri” ve “Okuv İşleri” dergilerinde bilimsel makaleler yazan Çobanzade, değişik üniversitelerde profesör, dekan ve rektör olarak çalışmıştır. 1926 yılında Baku’da toplanan I. Türkoloji Kongresi’nde “Türk Lehçeleri Arasında Karşılıklı İlişkiler” ve “Türk Tatar Dillerinde İlmi Terminoloji Meydana Getirme” konularında önemli tebliğler vermiştir. Sovyetler Birliği Yeni Alfabeler Merkez Komitesi, Azerbaycan Terminoloji Komitesi gibi komisyonlarda çalışıp Türk lehçelerinin alfabesi, imlası ve terminolojisi konularında pek çok çalışmalar yapmıştır.  Almanca, Fransızca, Arapça, Macarca, Çekce ve Lehçe’yi çok iyi bilmekteydi. Türk şivelerinin hemen hepsiyle ilgili eserler vermiştir. Hemen hemen bütün Türk lehçeleri ve Türk dilbilimi hakkında 120’den fazla kitap ve makaleleri bulunan Çobanzade, 1932’de SSCB İlimler Akademisi Kafkas Şubesinin,1935’ten itibaren de Azerbaycan Şubesinin daimi üyesi olur. 1935’te Paris Lenguistik Cemiyetine üye olarak seçilir. Ancak en önemlisi Kırım Tatarca olarak kaleme aldığı şiirlerdir. Çobanzade’nin şiirleri, Kırım Tatar edebiyatının şaheserleri arasında yer almaktadır ve bugün de halen hatırlanmaktadır. SOVYET TERÖRÜNÜN KURBANI OLDU 1920’leri takiben başlayan Josef Stalin’in siyasi kıyımları Çobanzade’yi de etkiler ve başta Azerbaycan olmak üzere değişik Türk ülkelerinin üniversitelerinde öğretim üyesi olarak çalışmak, bilimsel çalışmalar yapmak zorunda kalır. Ancak Çobanzade’yi vatanından uzaklaşmak ve siyasi çalışmalarına son vermek de kurtaramamıştır. Bütün Türk Dünyasında tanınan bu bilim adamı 13 Ekim 1937’de Azerbaycan’da kurşuna dizilmek suretiyle şehit edilmiştir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.