Kırım Tatar siyasi tutsak Amethan Umerov’dan Rus mahkemesinde son söz: "Özgürlüğümü elimden alabilirsiniz ama inancımı ve halkıma olan sevgimi asla alamazsınız"
İşgalci Rusya’nın Kırım Tatarlarını sindirmek amacıyla kurguladığı düzmece yargılamalar devam ediyor. Dün Rusya’nın Rostov kentindeki Güney Bölge Askerî Mahkemesinde sözde "Beşinci Bahçesaray Grubu" Davası'nda yargılanan 5 Kırım Tatarının duruşması gerçekleştirildi. Haksız yere tutuklanan Kırım Tatar siyasi tutsak Amethan Umerov, Rus mahkemesindeki son sözünde işgal idaresinin yüzüne adaletsizliği haykırarak, "Ben terörist değilim. Ben beklemeyi bilen bir halkın evladıyım. Benim inancım, benim Kırım'ım, benim halkım." dedi.
Kırım Tatar toplumunun dayanışmasını hedef alan düzmece suçlamalara yanıt veren Umerov, yetim kalan çocuklara yardım etmenin ve baskı gören halkının yanında durmanın Rus adaleti tarafından "suç" olarak görüldüğünü vurguladı.
“SİZ BUNA KOMPLO DİYORSUNUZ, BEN HALKIN BİRLİĞİ DİYORUM”
Siyasi tutsak Amethan Umerov, işgalci mahkeme heyetine seslendiği son sözünde şu ifadeleri kaydetti:
"Ben Amethan Umerov.
Burada bana isnat edilen uydurma suçlar yüzünden durmuyorum. Susmadığım için, zulme uğrayanların yanında durmaktan geri durmadığım için buradayım. Ben terörist değilim. Ben beklemeyi bilen bir halkın evladıyım. Benim inancım, benim Kırım'ım, benim halkım.
Siz buna terörizm diyorsunuz, ben ise başı derde girenlere yardım etmek diyorum. Siz buna komplo diyorsunuz, ben ise halkın birliği ve kardeşlerime olan sevgim diyorum.
Sizin anlayışınızda babasız kalan çocuklara yardım etmek bir suçtur. Beni düzmece bir davayla, kendi hükûmetinizin yasalarını dahi ihlal eden sahte tutanaklar ve bilirkişi raporlarıyla yargılıyorsunuz. Fakat bu rütbeler bile hakikati bükmeye yetmeyecektir.
Çocuklarım bana 'Baba, ne için?' diye soracaklar. Ben de 'İnancım için. Yanı başımdaki zulme göz yummadığım için' yanıtını vereceğim.
Verdiğiniz bu mahkûmiyet kararlarıyla halkımızın kalbindeki inancı söküp atamazsınız. Bu halkı korkutamazsınız, sesini kesemezsiniz. Tıpkı Kırım'ın dağlarını ufaltamayacağınız ve Karadeniz'i kurutamayacağınız gibi.
Ben bir Müslümanım, ben bir Kırım Tatarıyım. Sabrım Allah'tan, direncim salih seleflerimden, umudum ise ailemden ve bu duvarların ardında beni bekleyenlerden gelmektedir.
Davamızın dünyanın dört bir yanında takip edildiğini biliyorum. Halkımızın, Kırım Tatarlarının ailelerimizin hâmisi olduğunu biliyorum. İnsanların bizler için ve halkımızın üzerine çöken bu kara bulutların bir an önce dağılması için Yüce Yaradan’a dua ettiğini biliyorum.
Çok yakın bir gelecekte, bu mahkûmiyet kararlarının yüksek sesle okunmasından utanç duyulacağı zamanlar gelecektir. Ben sadece bekliyorum.
Bedenimi zincirleyebilirsiniz ama ruhumu asla. Bizler hakikat yolunda olduğumuz sürece yenilmeyiz. İnancımız bizim en büyük silahımızdır.
Sayın Yargıç, muhtemelen sizin de çocuklarınız var. Bir gün onlar size 'Baba, insanlara yardım eden birini neden mahkûm ettin?' diye soracaklar.
Evet, özgürlüğümü elimden alabilirsiniz ama inancımı ve halkıma olan sevgimi asla alamazsınız. Benim inancım, benim halkım, benim Kırım'ım.
Yüce Allah şöyle buyurmuştur: 'Hak geldi, batıl yok oldu. Şüphesiz batıl yok olmaya mahkûmdur.'
Haksızca hüküm verenler ise şimdiden kaybetmiştir. Çünkü ben yalnız değilim: Benimle birlikte Yüce Allah var, benimle birlikte halkım var."
İŞGALCİLERDEN KIRIM TATARLARINA SİSTEMATİK BASKI
Rus işgal güçleri 24 Ağustos 2023’te sabah saatlerinde, Kırım’ın Bahçesaray kentinde toplu baskın düzenledi. İşgalciler, Amethan Umerov, Seydamet Mustafayev, Ruslan Asanov, Abdülmecit Seytumerov, Eldar Yakubov, Remzi Nimetulayev olmak üzere 6 Kırım Tatarının evine sabahın erken saatlerinde düzenlediği baskın ile birlikte arama yaptı. Aramalardan sonra Kırım Tatarları, Rusya Federal Güvenlik Servisinin (FSB) Akmescit (Simferopol) ofisine götürüldü. Daha sonra işgalci mahkeme 6 Kırım Tatarı hakkında tutuklama kararı aldı ve Kırım Tatarlarına “terörizm” suçu yöneltildi.