SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Birleşmiş Milletler

QHA - Kırım Haber Ajansı - Birleşmiş Milletler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Birleşmiş Milletler haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

BM Güvenlik Konseyi 24 Şubat’ta toplanıyor: Ukrayna Savaşı gündemde Haber

BM Güvenlik Konseyi 24 Şubat’ta toplanıyor: Ukrayna Savaşı gündemde

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik topyekûn işgal girişimi ve saldırılarının dördüncü yıl dönümü olan 24 Şubat 2026’da özel bir oturum düzenleyecek. Oturumda savaşın insani ve güvenlik boyutları ile adil ve kalıcı barışın sağlanmasına yönelik yollar masaya yatırılacak. BMGK Başkanı ve Birleşik Krallık’ın BM Daimî Temsilcisi Vekili James Kariuki, New York’ta düzenlenen basın toplantısında yaptığı açıklamada, Ukrayna’nın Birleşik Krallık’ın Güvenlik Konseyi başkanlığı dönemindeki öncelikli başlıklar arasında yer aldığını ifade etti. Kariuki, “Önceliklerimiz uluslararası güvenliğe yönelik en ciddi tehditleri oluşturan üç çatışmayı kapsıyor: Ukrayna, Sudan ve Gazze.” dedi. Londra’nın, Ukrayna, ABD ve Avrupalı ortakların barış çabalarını desteklediğini belirten Kariuki, Rusya’yı ise müzakere sürecini tıkamakla suçladı. Birleşik Krallık temsilcisi, Rusya’nın Kıyiv ve diğer kentlerdeki enerji altyapısına yönelik füze saldırılarına da dikkat çekerek, bu saldırıların kış koşullarında sivilleri ısınmasız bıraktığını vurgulayarak, “Bu saldırılar, Ukraynalıları kış ortasında temel ihtiyaçlardan yoksun bırakıyor; Rusya Devlet Başkanı Putin ise ciddi barış görüşmelerinden kaçınıyor.” şeklinde konuştu. Kariuki, Birleşik Krallık’ın Rusya üzerindeki ekonomik baskıyı artırmaya ve Ukrayna’ya desteği hızlandırmaya devam edeceğini belirterek, “Ukraynalıların kabul edeceği adil bir barışa ve Rusya’nın yeniden saldırganlığa başvurmasını engelleyecek güvenlik garantilerine ihtiyaç var.” dedi. BARIŞ MÜZAKERELERİ SÜRÜYOR Bilindiği üzere ABD Kasım 2025’te Ukrayna’ya ilişkin yeni bir barış planı sundu. Bu bağlamda Ukrayna-ABD-Rusya üçlü formatındaki görüşmeler devam ediyor. Bir sonraki müzakere turunun 4-5 Şubat tarihlerinde Abu Dabi’de yapılması planlanıyor. Görüşmelerde ateşkes, güçlerin çekilmesi ve bir koordinasyon mekanizması oluşturulması konularının ele alınması bekleniyor.

Çubarov: BM Genel Sekreteri, Rusya’ya Kırım konusunda net yanıt verdi Haber

Çubarov: BM Genel Sekreteri, Rusya’ya Kırım konusunda net yanıt verdi

Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in 29 Ocak’ta BM Genel Merkezi'nde düzenlenen basın toplantısında Kırım ve Donbas’a ilişkin soruya verdiği yanıtı değerlendirdi. Çubarov, Guterres’in “Kırım ile Grönland arasındaki herhangi bir kıyaslama temelden yanlıştır” sözlerinin, Rusya’nın son dönemde Kırım işgalini “kendi kaderini tayin hakkı” söylemi üzerinden meşrulaştırma girişimlerine doğrudan cevap niteliği taşıdığını ifade etti. GUTTERES: KENDİ KADERİNİ TAYİN SÖYLEMİ, İŞGALİ HAKLI ÇIKARMAZ Guterres’in açıklamasında yer alan, “Kendi kaderini tayin ilkesi, dış askeri müdahale yoluyla egemen bir devletin toprak bütünlüğünün ihlalini meşrulaştırmak için kullanılamaz” ifadelerini hatırlatan Çubarov, bunun uluslararası hukukun temel prensiplerinin açık bir teyidi olduğunu vurguladı. Çubarov, Rusya’nın 2014 yılında Kırım’ı işgal ederek BM Şartı’nı, Helsinki Nihai Senedi’ni ve uluslararası hukukun temel normlarını ihlal ettiğini belirterek, “Kremlin bugün aynı hukuksuzluğu farklı argümanlarla kabul ettirmeye çalışıyor." dedi. KTMM TUTUMUNDAN VAZGEÇMİYOR KTMM'nin bu konudaki tutumunun net ve değişmez olduğunu vurgulayan Çubarov, “Kırım Tatar halkının kendi kaderini tayin hakkı ancak Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğü çerçevesinde hayata geçirilebilir.” ifadelerini kullandı. ULUSLARARASI TOPLUMA ÇAĞRI Çubarov, açıklamasında uluslararası topluma da çağrıda bulunarak, “Kırım Tatar halkıyla daha güçlü dayanışma gösterilmesi ve Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne verilen desteğin sürdürülmesi.” gerektiğini kaydetti. Kırım’ın işgalden kurtarılması ve Ukrayna’ya yeniden entegrasyonunun, Kırım Tatar halkının kendi topraklarında “özerklik” temelinde haklarını kullanabilmesinin tek yolu olduğunu ifade etti.

BM: 2025’te Ukrayna’da sivil kayıplar rekor seviyeye ulaştı Haber

BM: 2025’te Ukrayna’da sivil kayıplar rekor seviyeye ulaştı

Birleşmiş Milletler (BM) Ukrayna İnsan Hakları İzleme Misyonu, 2025 yılının Ukrayna’da geniş çaplı Rus işgalinin başlangıcından bu yana siviller açısından en kanlı yıl olduğunu açıkladı. İzleme misyonu tarafından hazırlanan aylık rapora göre, çatışmaya bağlı şiddet olayları 2025’te 2 bin 514 sivilin ölümüne, 12 bin 142 sivilin yaralanmasına yol açtı. Raporda, 2025’teki toplam sivil can kaybı ve yaralı sayısının 2024’e kıyasla yüzde 31, 2023’e kıyasla ise yüzde 70 arttığı belirtildi. Doğrulanan vakaların yüzde 97’si, Ukrayna hükûmetinin kontrolündeki bölgelerde Rus silahlı kuvvetlerinin saldırıları sonucu meydana geldi. BM Ukrayna İnsan Hakları Misyonu Başkanı Danielle Bell, sivil kayıplardaki artışın yalnızca cephe hattındaki çatışmaların yoğunlaşmasından değil, aynı zamanda uzun menzilli silahların daha yaygın kullanılmasından kaynaklandığını vurguladı. Bell, bu durumun ülke genelinde siviller için riski ciddi biçimde artırdığını kaydetti. Rapora göre, 2025’teki sivil kayıpların yüzde 63’ü cepheye yakın bölgelerde yaşandı. Özellikle yaşlı nüfusun ağır bedel ödediği belirtilirken, cephe hattına yakın yerleşimlerde hayatını kaybeden sivillerin yüzde 45’inden fazlasının 60 yaş üstü olduğu kaydedildi. BM ayrıca, cephe hattı yakınlarında kısa menzilli SİHA’ların kullanımının dramatik biçimde arttığını; bu saldırılarda 577 sivilin öldüğünü, 3 bin 288 kişinin yaralandığını ve bunun 2024’e göre yüzde 120 artış anlamına geldiğini bildirdi. Uzun menzilli füze ve seyir mühimmat saldırıları ise 2025’teki sivil kayıpların yüzde 35’inden sorumlu oldu. Raporda, Rusya’nın Haziran 2025’ten itibaren uzun menzilli silah kullanımını artırmasının ve ekim ayında enerji altyapısına yönelik geniş çaplı saldırıları yeniden başlatmasının, cephe gerisindeki kentlerde yaşayan sivilleri de doğrudan etkilediği vurgulandı. BM’ye göre, elektrik, su ve ısınma kesintileri özellikle zorlu kış koşullarında ülke genelinde siviller için hayati risk oluşturuyor.

BM’den çağrı: Ukrayna’daki “kabul edilemez” saldırılar derhâl durdurulmalı! Haber

BM’den çağrı: Ukrayna’daki “kabul edilemez” saldırılar derhâl durdurulmalı!

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), 12 Ocak 2026 tarihinde “Ukrayna’da barış ve güvenliğin korunması” başlığı altında toplandı. BM Siyasi İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary DiCarlo, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, Rusya’nın ülke genelindeki büyük ölçekli hava saldırılarının, korkunç düzeyde yıkım ve acıya yol açtığını belirtti ve “Yeni yılın başlangıcı, Ukrayna'ya barış veya rahatlama getirmedi aksine yeni çatışmalar ve yıkım getirdi.” dedi. RUSYA DOĞRUDAN SİVİLLERİ HEDEF ALIYOR DiCarlo, Rusya’nın özellikle enerji altyapısına yönelik saldırılarının çok sayıda sivilin ölümüne ve yaralanmasına neden olduğuna, milyonlarca Ukraynalıyı uzun süre elektriksiz, ısıtmasız ve susuz bıraktığına dikkati çekti. Bu tür saldırıların uluslararası insancıl hukuku ihlal ettiğinin altını çizen DiCarlo, “Nerede gerçekleşirlerse gerçekleşsinler, kabul edilemez, haklı gösterilemez ve derhâl durdurulmalıdırlar.” ifadesini kullandı. 15 BİNİ AŞKIN SİVİL ÖLDÜRÜLDÜ DiCarlo, BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisi (OHCHR) kayıtlarına göre Şubat 2022’den bu yana Ukrayna’da yaklaşık 15 bin sivilin öldürüldüğü ve 40 binden fazla kişinin yaralandığı bilgisini paylaştı. Gerçek rakamların daha yüksek olduğunun tahmin edildiğini kaydeden DiCarlo, “Uluslararası sisteme verdiği zarar hala ölçülüyor. Savaş asla başlamamalıydı. Durdurulmalı.” ifadelerini kullandı. “AİLELER KAR ERİTİYOR VE MUMLA SU ISITIYOR” BM Genel Sekreter Yardımcısı ve Acil Yardım Koordinatörü Tom Fletcher adına konuşan BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) Cenevre Temsilcisi ve Koordinasyon Birimi Direktörü Ramesh Rajasingham da Ukrayna’daki insani duruma işaret etti. Rajasingham, “9 Aralık 2025'teki son BMGK toplantısından bu yana sivillerin durumu daha da umutsuz bir hâl aldı, zira büyük ölçekli saldırılar enerji sistemlerini, acil servisleri ve kış aylarında hayatta kalmanın temel araçlarını uçurumun eşiğine getiriyor.” dedi. Rusya’nın saldırılarının, sivillerin kış aylarında ihtiyaç duyduğu sistemleri felç ettiğini vurgulayan Rajasingham, “Aileler yıkama ve yemek pişirmek için kar eritiyor, bir günden fazla süren elektrik kesintilerinden sonra mumlarla su ısıtıyorlar.” ifadelerini kullandı. Rajasingham, Ukrayna'da 10,8 milyon insanın acil insani yardıma ihtiyaç duyduğunun altını çizerek, BM ve insani yardım ortaklarının, en acil ihtiyaçlarla karşı karşıya olan 4,12 milyon insana yardım sağlamak için 2,31 milyar ABD doları talep eden 2026 İnsani İhtiyaçlar ve Müdahale Planı'nı başlatacakları bilgisini paylaştı. BMGK üyelerine Ukrayna konusunda kararlı şekilde hareket etme çağrısında bulunan Rajasingham, sivillerin korunması, insani yardımların erişimi ve sürekliliğinin finanse edilmesi için destek verilmesi gerektiğini kaydetti.

Trump imzaladı: ABD 66 uluslararası kuruluştan çekiliyor Haber

Trump imzaladı: ABD 66 uluslararası kuruluştan çekiliyor

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, aralarında 31 Birleşmiş Milletler (BM) kuruluşunun da bulunduğu toplamda 66 uluslararası kuruluştan ABD’nin geri çekilmesini öngören kararnameye 7 Ocak 2025 tarihinde imza attı. KURULUŞLARIN ABD ÇIKARLARINA HİZMET ETMEDİĞİ ÖNE SÜRÜLDÜ Beyaz Saray, kararnameye ilişkin, "Bugün Başkan Donald Trump, artık Amerikan çıkarlarına hizmet etmeyen 66 uluslararası kuruluştan ABD'nin çekilmesini emreden bir başkanlık kararnamesini imzaladı" açıklamasını yaptı. Açıklamada, ilgili uluslararası kuruluşların "ABD’nin millî çıkarlarına aykırı hareket etmesi" dolayısıyla söz konusu kararın alınmasına dikkat çekildi. ABD, 31’i BM bünyesinde olan toplam 66 uluslararası kuruluştan hem katılımını hem de finansmanını geri çekti. UKRAYNA BİLİM VE TEKNOLOJİ MERKEZİ DE HİBRİT TEHDİT OLARAK GÖRÜLDÜ Söz konusu kararın ilgili uluslararası kuruluşların "ABD’nin millî çıkarlarına aykırı hareket etmesinden" dolayı alındığına dikkat çekilen açıklamada, ABD'nin 31'i BM nezdinde olmak üzere toplam 66 uluslararası kuruluştan hem katılımını hem de finansmanını çektiği kaydedildi. Beyaz Saray'ın açıklamasında dikkat çekilen hibrit tehdit unsurlarının arasında Ukrayna Bilim ve Teknoloji Merkezi (STCU) de yer aldı. ABD HANGİ BM KURULUŞLARINDAN ÇEKİLDİ? BM Ekonomik ve Sosyal Konseyi (ECOSOC), Afrika Ekonomik Komisyonu, Latin Amerika ve Karayipler Ekonomik Komisyonu, Asya ve Pasifik Ekonomik ve Sosyal Komisyonu, Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu, BM Uluslarası Hukuk Komisyonu, Ceza Mahkemeleri Uluslararası Rezidüel Mekanizması, Uluslararası Ticaret Merkezi, Afrika Özel Danışmanlığı Ofisi, Silahlı Çatışmalarda Çocuklar için Genel Sekreter Özel Temsilciliği Ofisi, Genel Sekreterin Çatışmalarda Cinsel Şiddet Özel Temsilciliği Ofisi, Genel Sekreterin Çocuklara Karşı Şiddet Konusundaki Özel Temsilciliği Ofisi, Barış İnşa Komisyonu, Barış İnşa Fonu, Afrika Kökenli İnsanlar Daimi Forumu, BM Medeniyetler İttifakı, Gelişmekte Olan Ülkelerde Ormansızlaşma ve Orman Bozulmasından Kaynaklanan Emisyonların Azaltılmasına İlişkin BM İşbirliği Programı, BM Ticaret ve Kalkınma Konferansı, BM Demokrasi Fonu, BM Enerji, BM Cinsiyet Eşitliği ve Kadınların Güçlendirilmesi Kurumu, BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, BM İnsan Yerleşimleri Programı, BM Eğitim ve Araştırma Enstitüsü, BM Okyanusları, BM Nüfus Fonu, BM Konvansiyonel Silahlar Kaydı, BM Sistemi Koordinasyon Üst Düzey Yöneticiler Kurulu, BM Sistem Personel Koleji, BM Su ve BM Üniversitesinin; ABD'nin geri çekildiği BM kuruluşları olduğu ifade edildi. ABD BAŞKANI TRUMP’IN BENZER FAALİYETLERİ NE OLDU? 2018 yılında BM İnsan Hakları Konseyinden çekilmek gibi tepki çeken kararlar alan ABD Başkanı Donald Trump, ikinci başkanlık döneminin ilk günlerine denk gelen 20 Ocak 2025 tarihinde Paris İklim Antlaşması’ndan çekilmişti. Trump, ayrıca, Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansına (UNRWA) gönderilen fonları ise 2025 yılında durdurmuştu.

Kırım Tatar Kaynak Merkezinden BM İnsan Hakları Komitesine rapor Haber

Kırım Tatar Kaynak Merkezinden BM İnsan Hakları Komitesine rapor

Kırım Tatar Kaynak Merkezi, Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Komitesine, Siyasi ve Medeni Haklar Uluslararası Sözleşmesi’nin 22. Maddesi'nin 38. Genel Yorumuna dair bir analiz raporu gönderdi. Sözleşmenin ilgili maddesi, örgütlenme özgürlüğünü koruma altına alıyor. RAPORDA, KIRIM TATAR MİLLÎ MECLİSİNE YER VERİLDİ Merkez hazırladığı raporda; dernek kurma özgürlüğünün, kimlik, temsil ve egemenlik hususundaki anahtar bir mekanizma olduğunu, dolayısıyla yerli halklar için özel öneme sahip olduğunu vurguladı. “Kırım Tatar Millî Meclisinin (KTMM) yasaklanması, yasa dışı faaliyetler sebebiyle değil, Rus işgalini reddeden bir halkın tamamına ve temsili organına yöneltilen bir tepkidir” değerlendirmesinin yapıldığı rapor, Rusya Federasyonu’nun, 2016 yılında yasakladığı ve Uluslararası Adalet Divanının hükmüne rağmen, yasağını hâlâ kaldırmadığı KTMM’ye dikkat çekti. Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Eskender Bariyev, Kırım Tatar Kaynak Merkezi Müdürü Zarema Bariyeva ve Kırım Tatar Kaynak Merkezi Avukatı Ludmıla Korotkıh (Liudmyla Korotkykh); Ukrayna Parlamentosu Vekhovna Rada’nın 20 Mart 2014 tarihli kararıyla, KTMM’yi, Kırım Tatarlarının siyasi arenada temsil organı olarak kabul ettiğini vurgulayarak, Verhovna Radanın, Ukrayna’nın Yerli Halklar Kanunu'nu 2021 yılında onayladığını, akabinde bu konuda çeşitli önergelerin ise Ukrayna Bakanlar Kurulu tarafından onayladığını hatırlattı. KTMM’NİN YASAL STATÜSÜNÜN ONAYINDA GECİKMELER YAŞANIYOR Kırım’ın 2014 yılında Rusya tarafından işgal edilmesinin akabinde, Kırım Tatarları ve Ukraynalılar başta olmak üzere, Kırım’ın yerli halklarının sistematik baskıya ve zulme maruz kaldığını ve KTMM’nin, Ukrayna Etnik Politika ve Vicdan Özgürlüğü Servisine 14 Haziran 2023 tarihinde yasal statü elde etmek adına başvuru yaptığını hatırlatan Merkez yetkilileri; Ukrayna Etnik Politika ve Vicdan Özgürlüğü Servisinin, akabinde Ukrayna Bakanlar Kuruluna önerge gönderdiğini, bu önergenin gerekli onay aşamalarından geçtiğini, fakat Ukrayna Bakanlar Kurulunun henüz konuyla ilgili bir karara varmadığını belirtti. KTMM’nin yasal statüsünün onayında yaşanan bu gecikmenin, hukuki açıdan belirsizliğe yol açtığını vurgulayan Merkez yetkilileri, KTMM ile görüşmelerin yapılmasına rağmen, prosedürün resmiyetinin ve hukuki geçerliliği olmadığına dikkat çekerek, Ukrayna devletinin Kırım Tatar halkına yönelik kararlar alırken, Kırım Tatarlarını temsil eden organın hesaba katılmadığını aktardı. MERKEZ DE RUSYA’NIN İSTENMEYEN ÖRGÜTLER LİSTESİNDE BULUNUYOR Kırım Tatar Kaynak Merkezi, işgalci Rusya’nın, örgütleri “istenmeyen” olarak ilan etmesini de sunduğu raporda ele aldı. Rusya’nın teşkilâtları “istenmeyen” olarak sınıflandırması; örgütlerin faaliyetlerini bütünüyle yasaklayarak, örgütlenme özgürlüğünü ihlal ediyor. Merkez öte yandan, “Bugün, Rusya’nın ‘istenmeyen örgütler’ listesinde yaklaşık 200 uluslararası ve Ukrayna kökenli örgüt bulunuyor. Bunların arasında, 2024 yılının ocak ayında listeye eklenen Kırım Tatar Kaynak Merkezi de var” dedi. Ayrıca, Kırım Tatar Kaynak Merkezi Avukatı Ludmıla Korotkıh, Kırım Haber Ajansına (QHA) yaptığı açıklamada: "Örgütlenme özgürlüğü; ayrımcılığa karşı korunma hakkı başta olmak üzere ve diğer haklarla da doğrudan bağlantılı olması sebebiyle, özellikle işgal koşulları altında, en temel haklardan biridir. Bu tür hak ihlallerini kaydedip belgelemek ve ilgili raporları uluslararası mercilere sunmanın önemi yadsınamaz. Bilgilendirmenin de ötesinde, bu rapor, uluslararası standartların gelişimi açısından bir kaynak görevi görecektir. BM İnsan Hakları Komitesinin, Genel Yorumlarında, işgal altında örgütlenme özgürlüğünün korunmasına yönelik kararlı bir duruş sergilemenin yanı sıra, özellikle bu tür koşullar altında, örgütlenme hakkının korunmasına ve bu haktan yararlanabilmeye dair öneriler sunacağını umuyoruz" ifadelerini kullandı.

Uluslararası Göçmenler Günü: Savaş Ukraynalıları yerinden ederken Kırım’da zorunlu göç sürüyor Haber

Uluslararası Göçmenler Günü: Savaş Ukraynalıları yerinden ederken Kırım’da zorunlu göç sürüyor

18 Aralık günü, Birleşmiş Milletler tarafından resmi olarak 2000 yılında “Uluslararası Göçmenler Günü” olarak kabul edildi. Her yıl 18 Aralık’ta kutlanan Uluslararası Göçmenler Günü; dünya çapında göçmenlerin ve yerinden edilmiş insanların yaşamları ve sorunları konusunda bir farkındalık oluşturmayı hedefliyor. UNESCO verilerine göre göçün temel nedeni, insanların onurlu, güvenli ve huzurlu bir yaşam arzusudur. Ancak bu kavram, Ukrayna için özellikle 2014’ten bu yana ve 2022’de Rusya’nın başlattığı geniş çaplı işgalin ardından çok daha acı bir anlam kazandı. SAVAŞ MİLYONLARI YERİNDEN ETTİ Rusya’nın 2014’te Kırım’ı işgali ve ardından başlayan saldırılar, Ukrayna’da yüz binlerce kişiyi yerinden etti. Şubat 2022’de başlayan tam kapsamlı işgal ise milyonlarca Ukraynalının ülke içinde ve dışında göç etmek zorunda kalmasına yol açtı. Evlerini çoğu zaman “tek bir bavulla” terk eden insanlar, çocuklarını ve yakınlarını kurtarmak için güvenli bölgelere ya da yabancı ülkelere sığındı. Uluslararası Göç Örgütünün (IOM) verilerine göre neredeyse dört yıldır devam eden geniş çaplı işgalin sonucunda her dört Ukraynalıdan biri hâlâ savaş nedeniyle yerinden edilmiş durumda. Bunların 3,8 milyonu ülke içinde yerinden edilmiş kişilerden, 5,6 milyonu ise yurt dışına sığınan mültecilerden oluşuyor. Yurt dışındaki mültecilerin 5,1 milyonu Avrupa ülkelerinde yaşıyor. GERİ DÖNÜŞLER SÜRÜYOR, ANCAK TABLO AĞIR Verilere göre Rusya’nın başlattığı geniş çaplı işgal saldırısının ilk haftalarında yerinden edinen 4,1 milyon Ukrayna vatandaşı zamanla eski yerleşimlerine döndü. Bunlar arasında 1,1 milyon kişinin yurt dışından Ukrayna’ya geri döndüğü, 340 bin kişinin ise ülkeye dönmesine rağmen hâlâ iç göçmen statüsünde yaşadığı belirtiliyor. Her altı ayda yaklaşık 100 bin savaş mültecisi Ukrayna’ya geri dönüyor, bu oran 2023 Eylül’den bu yana istikrarını koruyor. KIRIM’DA DEMOGRAFİK DEĞİŞİM VE ZORUNLU GÖÇ Kırım Tatar halkının anavatanı Kırım Yarımadası, Rus işgalinin başladığı Mart 2014’ten itibaren sistematik baskıların, zorla kaybetmelerin, hukuksuz tutuklamaların ve işkencenin yoğun yaşandığı bir bölgeye dönüştü. Kremlin yönetiminin yürüttüğü baskı ve sömürgeci politikaları zorunlu göç ve yarımadanın nüfus yapısının değiştirilmesine yol açıyor. 2014’ten bu yana yaklaşık 1 milyon Rusya vatandaşı yarımadaya yerleştirilirken, yaklaşık 100 bin Ukrayna vatandaşı Kırım’ı terk etmek zorunda kaldı. Kırım Tatar halkı da bu süreçten ağır şekilde etkilendi. Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı Refat Çubarov’un verdiği bilgilere göre, özellikle Rusya’nın seferberlik ilanının ardından göç hızlandı ve Kırım’ı terk etmek zorunda kalan Kırım Tatarlarının sayısı 50 bine ulaştı. İşgal öncesinde Kırım’da yaklaşık 300 bin Kırım Tatarının yaşıyordu, bunun da yarımada nüfusunun yüzde 13’üne denk geldiyordu, bugün ise işgal koşulları nedeniyle kalan nüfusu net olarak tespit edilemiyor. Uluslararası Göçmenler Günü, Ukrayna örneğinde olduğu gibi göçün çoğu zaman bir tercih değil, hayatta kalma mücadelesi olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Milyonlarca insan için göç, savaşın ve işgalin dayattığı zorunlu bir yol olmaya devam ediyor.

Erdoğan: (Ukrayna-Rusya) Ateşkes ve barışa yönelik girişimlere destek vermeye hazırız Haber

Erdoğan: (Ukrayna-Rusya) Ateşkes ve barışa yönelik girişimlere destek vermeye hazırız

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2025 yılının Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu kararıyla "Uluslararası Barış ve Güven Yılı" ilan edilmesi ve Türkmenistan'ın daimi tarafsızlık statüsünün 30. yıl dönümü vesilesiyle Aşkabat'ta düzenlenen Uluslararası Barış ve Güven Forumu'na katıldı. Türkmenistan Maslahatlar Merkezi'nde düzenlenen Forumun, "Barış ve Güven: Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin Hedeflerin Birliği" konulu genel oturumunda konuşan Erdoğan, "Atayurdumuz olarak gördüğümüz bu topraklarda bir kez daha bulunmaktan büyük bahtiyarlık duyuyorum. Daimi tarafsızlık statüsüne mana ve şekil veren Türkmenistan'ın millî lideri, Kadirli Doğanım Gurbanguli Berdimuhamedov'u gönülden kutluyor, bizleri bu anlamlı gün vesilesiyle bir araya getiren Serdar kardeşime şükranlarımı bildiriyorum." ifadelerini kullandı. ERDOĞAN: TÜRKMENİSTAN'IN HER BAŞARISIYLA ÖVÜNÜYOR, SEVİNİYORUZ Tarafsızlık münasebetiyle Türkmen halkını tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'deki 86 milyon vatandaşın selamını iletti. Forumu Türkiye'nin de ortak sunucusu olduğu, Birleşmiş Milletler 2025 Uluslararası Barış ve Güven Yılı bağlamında çok anlamlı bulduğunu ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu: Bağımsızlığından bu yana büyük bir iktisadi ve beşeri kalkınmayı gerçekleştiren Türkmenistan'ın her başarısıyla övünüyor, seviniyoruz. Türkmenistan bugün dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri konumuna erişmiş şehirleriyle, fabrikalarıyla, okulları ve hastaneleriyle örnek, modern bir ülke haline gelmiştir. Türkiye ile Türkmenistan, gücünü ortak tarihten alan müstesna bağlarla birbirlerine sıkı sıkıya kenetlenmiş iki kardeş ülkedir. Türk ve Türkmen halkları aynı kökten gelen aynı ruhu ve inancı taşıyan iki kardeş millettir. Türkmenistan'ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülke olarak, aynı zamanda daimi tarafsızlık statüsünü de destekleyenlerin başında geldik. Türkmenistan'ın 30 yıldır sürdürdüğü bu kimliğinin Mahtumkulu Firaki'den Yunus Emre ve İsmail Gaspıralı'ya uzanan ortak medeniyetimizin sulh ve dostluk anlayışıyla yoğrulduğunu görüyoruz. Türkmenistan'la atasözlerimiz gibi kalbimiz de menzilimiz de birdir. Türkmenistan'ın barışçı vizyonunu desteklerken ilişkilerimizi her alanda ilerletip dayanışmamızı daha da güçlendiriyoruz. Yatırımlar, ticaret, enerji, savunma ve daha nice alanlardaki girişimlerle sürdürdüğümüz çalışmalarımızı beşeri ilişkilerimizle taçlandırıyoruz. "BARIŞ VE DİYALOĞUN HAKİM KILINMASI İÇİN VAR GÜCÜMÜZLE ÇALIŞIYORUZ" Bundan sonra da Türkmenistan'ın refahı için her zaman sorumluluk üstlenmeye hazır olduklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Küresel ölçekte belirsizliklerin, çatışmaların ve kırılganlıkların arttığı bir dönemde uluslararası diyalog, iş birliği, güven ve barışın tesisi için elimizi taşın altına koymamız gerekiyor. Türkiye olarak tarihimizin, coğrafyamızın ve medeniyetimizin bize yüklediği mesuliyet bilinciyle barış ve diyaloğun hakim kılınması için var gücümüzle çalışıyoruz." ifadelerini kullandı. "RUSYA VE UKRAYNA ARASINDA SÜREN SAVAŞIN SONA ERMESİ EN SAMİMİ TEMENNİMİZDİR" Komşularla iyi ilişkiler tesis etmek suretiyle çevrede bir barış ve güvenlik kuşağı oluşturmanın gayreti içinde olduklarını vurgulayan Erdoğan, "Kadim bağlara ve karşılıklı saygıya dayalı ilişkilere sahip olduğumuz kuzey komşularımız Rusya ve Ukrayna arasında süren savaşın sona ermesi en samimi temennimizdir. İstanbul Süreci başta olmak üzere ateşkes ve barışa yönelik diplomatik girişimlere somut destek vermeye hazırız." dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.