SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Birleşmiş Milletler

QHA - Kırım Haber Ajansı - Birleşmiş Milletler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Birleşmiş Milletler haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Güneydoğu Avrupa ve Trans-Hazar İş Zirvesi: Birçok önemli temsilci bir araya geldi Haber

Güneydoğu Avrupa ve Trans-Hazar İş Zirvesi: Birçok önemli temsilci bir araya geldi

Nizamî Gencevî (Ganjavi) Uluslararası Merkezi ve “The Economist” iş birliğiyle ve 13. Küresel Bakü Forumu kapsamında tertip edilen “Güneydoğu Avrupa ve Trans-Hazar İş Zirvesi”nde, eski devlet başkanları ile birlikte Birleşmiş Milletler (BM) ve küresel düşünce kuruluşları temsilcileri bir araya geldi. Zirvede enerji, yapay zekâ, iklim krizi ve bölgesel çatışmalar üzerine çözüm arayışları geniş bir çerçevede tartışıldı. SAVAŞ VE İKLİM KRİZİ GÜNDEME TAŞINDI Zirvede, son on yılda yaşanan büyük dönüşümlerin dünya düzenini sarstığı bildirildi. İklim değişikliği ve silahlı çatışmaların ise yalnızca "Küresel Güney" için değil, "Küresel Kuzey"deki refah seviyesi yüksek toplumlar için de ciddi bir güvenlik sorunu teşkil ettiği belirtildi. TRT Avaz’ın 16 Mart 2026 tarihinde gündeme taşıdığı habere göre; panelistlerden BM Genel Kurulu 75. Oturum Başkanı Volkan Bozkır ve Sırbistan Eski Cumhurbaşkanı Boris Tadiç gibi isimlerin yer aldığı tartışmalarda, teknoloji paradoksu ve birlik çağrısı konuları üzerinde duruldu. Modern teknolojilerin sosyoekonomik kalkınmaya ivme kazandırırken aynı zamanda savaşların yeni aracı hâline geldiği belirtildi. Bununla birlikte, dünya liderlerinin sistematik sorunlara çözüm bulmak için uluslararası kuruluşlarla iş birliğini artırması ve barış için ortak çaba göstermesi gerektiği de dile getirildi. AZERBAYCAN’IN KÜRESEL ENERJİ ARZINDAKİ KRİTİK ROLÜ VURGULANDI Mevcut durumda 16 ülkeye doğal gaz ihraç eden ve Avrupa'nın enerji güvenliğinde ana aktörlerden biri konumunda bulunan Azerbaycan’ın küresel enerji arzındaki kritik rolüne dikkat çekilirken Yeşil Enerji Koridoru ve Hazar-Karadeniz Hattı ile karbon emisyonu noktaları, zirvede öne çıkan projeler oldu. Azerbaycan, Türkistan coğrafyasında üretilen alternatif enerjiyi Avrupa’ya ulaştıracak bir transit merkezi olmaya hazırlandığı belirtilirken Hazar Denizi’ni ve Karadeniz’i birbirine bağlayacak olan Hazar-Karadeniz Hattı’nın ise küresel arz güvenliğine önemli ölçüde katkı sağlayacağı vurgulandı. Öte yandan, iklim kriziyle mücadele kapsamında fosil yakıtlardan alternatif enerji kaynaklarına geçiş için yatırımların teşvik edilmesi gerektiği kaydedildi. YAPAY ZEKÂ VE ŞEHİR PLANLAMA ÜZERİNE DE İSTİŞARELER YAPILDI Forumda öte yandan, teknolojinin ve toplumsal yapının geleceği ele alınırken Orta Doğu coğrafyasındaki çatışmaların da çözüm yolları arandı. Ayrıca, yapay zekânın toplum üzerindeki etkisi, modern şehir planlama yöntemleri ve bilgi teknolojilerindeki hızlı gelişim üzerine de istişareler yapıldı.

Dışişleri Bakanı Fidan, BM Genel Sekreteri Guterres ile görüştü Haber

Dışişleri Bakanı Fidan, BM Genel Sekreteri Guterres ile görüştü

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 12 Mart 2026 tarihinde Ankara'da Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ile bir araya geldi. Anadolu Ajansının (AA) diplomatik kaynaklardan edindiği bilgiye göre Fidan, Bakanlıkta Guterres ile görüştü. Görüşmeyle ilgili daha fazla ayrıntı hemen verilmezken Guterres'in sözcüsü geçtiğimiz hafta, "Türk halkının yıllardır gösterdiği olağanüstü cömertliğe saygı göstermek" amacıyla yıllık "dayanışma gezisi" kapsamında Ankara'yı ziyaret edeceğini söylemişti. GUTERRES'E ATATÜRK BARIŞ ÖDÜLÜ VERİLECEK Atatürk Uluslararası Barış Ödülü yıllar süren uzun bir aranın ardından bugün ilk kez verilecek. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu akşam Ankara'da düzenlenecek törenle Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'e bu ödülü takdim edecek. Tören; İran ve Ukrayna'da savaşların devam ettiği, Gazze ve Lübnan'ın yanı sıra birçok Afrika ülkesinde de çatışmaların sürdüğü zorlu bir döneme rastlıyor. Guterres'in ofisinden yapılan açıklamada, Genel Sekreter'in "dünya genelindeki BM personeli adına" ödülü kabul edeceği bildirildi. İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarında onlarca BM personeli yaşamını yitirdi. ATATÜRK ULUSLARARASI BARIŞ ÖDÜLÜ NEDİR? Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu internet sayfasında yer alan bilgiye göre bu ödül; Atatürk'ün "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesi doğrultusunda dünya barışına, uluslararası dostluk ve iyi niyetin geliştirilmesine hizmet eden gerçek ve tüzel kişilere veriliyor. "Devlet Ödülü" niteliğindeki ödülün ilk sahibi 1986 yılında eski NATO Genel Sekreteri Joseph Luns olmuştu. Ödül son olarak 2000 yılında, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'a verildi. 1990'da askeri darbe lideri ve eski Cumhurbaşkanı Kenan Evren, 1995'te Türk Kızılayı, ertesi yıl ise UNICEF (BM Çocuklara Yardım Fonu) bu ödülü aldı.

Uluslararası hukuk devlerinden Kırım çağrısı: Avukatlara yönelik baskıları durdurun Haber

Uluslararası hukuk devlerinden Kırım çağrısı: Avukatlara yönelik baskıları durdurun

Dünyanın önde gelen hukuk ve baro organizasyonları, Rus işgal güçlerinin Aralık 2025’te Ukrain ve Kırım Tatar siyasi tutsakları savunan avukatların ofisine düzenlenen baskınları ve ve işgal altındaki Kırım'da avukatlara yönelik devam eden sistematik zulmü ortak bir bildiriyle kınadı. Birleşik Krallık ve Galler Hukuk Cemiyeti ile Uluslararası Barolar Birliği gibi dev yapıların imzaladığı metinde, avukatlık mahremiyetinin ihlal edildiği ve hukukçuların hedef alındığı vurgulandı. Kremlin rejimi kontrolündeki sözde Aşırılıkla Mücadele Merkezi görevlileri 11 Aralık 2025 tarihinde Kırım Tatar avukatlar; Edem Semedlyayev, Emil Kurbedinov, Nazim Şeyhmambetov, Elvina Semedlyayeva, Rustem Kyamilev ve Liliya Gemeci'nin ofisilerine baskın düzenledi. Uluslararası kuruluşlar, bu baskınlar sırasında avukatlık sırrı kapsamındaki belgelere el konulduğunu, ofislere erişimin engellendiğini ve arama kararlarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirtti. Yayımlanan ortak bildiride, Kırım’daki avukatlara yönelik muamelenin hem uluslararası hukuka hem de Birleşmiş Milletlerin (BM) avukatların rolüne ilişkin temel ilkelerine aykırı olduğu ifade edildi. Bu baskıların tesadüfi olmadığını vurgulayan imza sahibi kuruluşlar şu ifadelere yer verdi: İşgal altındaki Kırım'da avukatlara yönelik bu tür eylemler; insan hakları ve siyasi açıdan hassas davalar üzerinde çalışan hukuk profesyonellerinin müdahale ve tacizle karşı karşıya kaldığı daha geniş ve sistematik bir örüntünün parçasıdır. Raporlar, 2014 yılından bu yana Kırım'da en az 13 avukatın; keyfi aramalar, gözaltılar, idari tutuklamalar, para cezaları ve siyasi amaçlı barodan ihraçlar dahil olmak üzere Rus makamları tarafından taciz edildiğini göstermektedir. Hedef alınan avukatların çalışma kabiliyetini engellemenin yanı sıra, bu sürekli baskılar Kırım'daki hukuk mesleği üzerinde genel bir 'caydırıcı etki' yaratmaktadır. Hukuk profesyonelleri arasında bir korku iklimi oluşturarak, hassas davaları üstlenmeye gönüllü olan avukat sayısını azaltmaktadır. Bu durum ise bireylerin hukuki yardıma erişimini kısıtlamakta ve adil yargılanma ile adalete erişim haklarını baltalamaktadır. Hukuk örgütleri, işgalci yönetime çağrıda bulunarak hukukçuların üzerindeki baskının derhal durdurulmasını talep etti. Ayrıca bildiride öne çıkan talepler arasında, el konulan mesleki materyallerin iade edilmesi, avukatların mesleki haklarının geri verilmesi ve Kırım’daki tüm hukukçuların misilleme korkusu yaşamadan faaliyetlerini sürdürebileceği bir ortamın garanti altına alınması yer aldı.

BM Genel Kurulundan Ukrayna kararı: 107 ülkeden "kayıtsız şartsız ateşkes" çağrısı Haber

BM Genel Kurulundan Ukrayna kararı: 107 ülkeden "kayıtsız şartsız ateşkes" çağrısı

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, Rusya’nın geniş çaplı işgalinin dördüncü yılında "Ukrayna’da Kalıcı Barışa Destek" başlıklı önemli bir karar kabul etti. 107 ülkenin oyuyla onaylanan kararda, Ukrayna’nın uluslararası tanınmış sınırları içindeki egemenliğine ve toprak bütünlüğüne olan bağlılık teyit edilirken, derhal ve koşulsuz bir ateşkes çağrısında bulunuldu. New York’ta dün 24 Şubat’ta düzenlenen oturumda oylanan "Ukrayna’da Kalıcı Barışa Destek" başlıklı karara 107 ülke "evet" derken, Rusya ile birlikte aralarında Belarus, Kuzey Kore, İran ve Suriye’nin de bulunduğu 12 ülke "hayır" oyu kullandı; 51 ülke ise çekimser kaldı. Kabul edilen belgede, Rusya’nın dört yıldır süren topyekun işgalinin küresel istikrar üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekilerek, Rusya’nın sivil hedeflere ve kritik enerji altyapısına yönelik artan saldırılarından duyulan derin endişe dile getirildi. "BM Genel Kurulu Rusya Federasyonu ve Ukrayna arasında derhal, tam ve koşulsuz bir ateşkes çağrısında bulunuyor" denilen kararda, barışın ancak BM Şartı ve uluslararası hukuk ilkeleri çerçevesinde, adil ve sürdürülebilir bir şekilde tesis edilebileceği vurgulandı. Belgede, savaşın sona erdirilmesi için ABD ve Avrupa ülkeleri tarafından yürütülen diplomatik çabaları memnuniyetle karşılandığını belirtilirken, insani krizin çözümü için de somut adımlar atılması talep edildi. Genel Kurul, taraflara tüm savaş esirlerinin tamamen takas edilmesi ve yasa dışı yollarla gözaltına alınan kişilerin serbest bırakılması yönünde çağrıda bulundu. Özellikle güven artırıcı bir önlem olarak, zorla sınır dışı edilen veya yerinden edilen sivillerin, özellikle de çocukların ivedilikle evlerine dönmesi gerektiği kararın en önemli maddelerinden biri olarak öne çıktı.

BM Güvenlik Konseyi 24 Şubat’ta toplanıyor: Ukrayna Savaşı gündemde Haber

BM Güvenlik Konseyi 24 Şubat’ta toplanıyor: Ukrayna Savaşı gündemde

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik topyekûn işgal girişimi ve saldırılarının dördüncü yıl dönümü olan 24 Şubat 2026’da özel bir oturum düzenleyecek. Oturumda savaşın insani ve güvenlik boyutları ile adil ve kalıcı barışın sağlanmasına yönelik yollar masaya yatırılacak. BMGK Başkanı ve Birleşik Krallık’ın BM Daimî Temsilcisi Vekili James Kariuki, New York’ta düzenlenen basın toplantısında yaptığı açıklamada, Ukrayna’nın Birleşik Krallık’ın Güvenlik Konseyi başkanlığı dönemindeki öncelikli başlıklar arasında yer aldığını ifade etti. Kariuki, “Önceliklerimiz uluslararası güvenliğe yönelik en ciddi tehditleri oluşturan üç çatışmayı kapsıyor: Ukrayna, Sudan ve Gazze.” dedi. Londra’nın, Ukrayna, ABD ve Avrupalı ortakların barış çabalarını desteklediğini belirten Kariuki, Rusya’yı ise müzakere sürecini tıkamakla suçladı. Birleşik Krallık temsilcisi, Rusya’nın Kıyiv ve diğer kentlerdeki enerji altyapısına yönelik füze saldırılarına da dikkat çekerek, bu saldırıların kış koşullarında sivilleri ısınmasız bıraktığını vurgulayarak, “Bu saldırılar, Ukraynalıları kış ortasında temel ihtiyaçlardan yoksun bırakıyor; Rusya Devlet Başkanı Putin ise ciddi barış görüşmelerinden kaçınıyor.” şeklinde konuştu. Kariuki, Birleşik Krallık’ın Rusya üzerindeki ekonomik baskıyı artırmaya ve Ukrayna’ya desteği hızlandırmaya devam edeceğini belirterek, “Ukraynalıların kabul edeceği adil bir barışa ve Rusya’nın yeniden saldırganlığa başvurmasını engelleyecek güvenlik garantilerine ihtiyaç var.” dedi. BARIŞ MÜZAKERELERİ SÜRÜYOR Bilindiği üzere ABD Kasım 2025’te Ukrayna’ya ilişkin yeni bir barış planı sundu. Bu bağlamda Ukrayna-ABD-Rusya üçlü formatındaki görüşmeler devam ediyor. Bir sonraki müzakere turunun 4-5 Şubat tarihlerinde Abu Dabi’de yapılması planlanıyor. Görüşmelerde ateşkes, güçlerin çekilmesi ve bir koordinasyon mekanizması oluşturulması konularının ele alınması bekleniyor.

Çubarov: BM Genel Sekreteri, Rusya’ya Kırım konusunda net yanıt verdi Haber

Çubarov: BM Genel Sekreteri, Rusya’ya Kırım konusunda net yanıt verdi

Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in 29 Ocak’ta BM Genel Merkezi'nde düzenlenen basın toplantısında Kırım ve Donbas’a ilişkin soruya verdiği yanıtı değerlendirdi. Çubarov, Guterres’in “Kırım ile Grönland arasındaki herhangi bir kıyaslama temelden yanlıştır” sözlerinin, Rusya’nın son dönemde Kırım işgalini “kendi kaderini tayin hakkı” söylemi üzerinden meşrulaştırma girişimlerine doğrudan cevap niteliği taşıdığını ifade etti. GUTTERES: KENDİ KADERİNİ TAYİN SÖYLEMİ, İŞGALİ HAKLI ÇIKARMAZ Guterres’in açıklamasında yer alan, “Kendi kaderini tayin ilkesi, dış askeri müdahale yoluyla egemen bir devletin toprak bütünlüğünün ihlalini meşrulaştırmak için kullanılamaz” ifadelerini hatırlatan Çubarov, bunun uluslararası hukukun temel prensiplerinin açık bir teyidi olduğunu vurguladı. Çubarov, Rusya’nın 2014 yılında Kırım’ı işgal ederek BM Şartı’nı, Helsinki Nihai Senedi’ni ve uluslararası hukukun temel normlarını ihlal ettiğini belirterek, “Kremlin bugün aynı hukuksuzluğu farklı argümanlarla kabul ettirmeye çalışıyor." dedi. KTMM TUTUMUNDAN VAZGEÇMİYOR KTMM'nin bu konudaki tutumunun net ve değişmez olduğunu vurgulayan Çubarov, “Kırım Tatar halkının kendi kaderini tayin hakkı ancak Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğü çerçevesinde hayata geçirilebilir.” ifadelerini kullandı. ULUSLARARASI TOPLUMA ÇAĞRI Çubarov, açıklamasında uluslararası topluma da çağrıda bulunarak, “Kırım Tatar halkıyla daha güçlü dayanışma gösterilmesi ve Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne verilen desteğin sürdürülmesi.” gerektiğini kaydetti. Kırım’ın işgalden kurtarılması ve Ukrayna’ya yeniden entegrasyonunun, Kırım Tatar halkının kendi topraklarında “özerklik” temelinde haklarını kullanabilmesinin tek yolu olduğunu ifade etti.

BM: 2025’te Ukrayna’da sivil kayıplar rekor seviyeye ulaştı Haber

BM: 2025’te Ukrayna’da sivil kayıplar rekor seviyeye ulaştı

Birleşmiş Milletler (BM) Ukrayna İnsan Hakları İzleme Misyonu, 2025 yılının Ukrayna’da geniş çaplı Rus işgalinin başlangıcından bu yana siviller açısından en kanlı yıl olduğunu açıkladı. İzleme misyonu tarafından hazırlanan aylık rapora göre, çatışmaya bağlı şiddet olayları 2025’te 2 bin 514 sivilin ölümüne, 12 bin 142 sivilin yaralanmasına yol açtı. Raporda, 2025’teki toplam sivil can kaybı ve yaralı sayısının 2024’e kıyasla yüzde 31, 2023’e kıyasla ise yüzde 70 arttığı belirtildi. Doğrulanan vakaların yüzde 97’si, Ukrayna hükûmetinin kontrolündeki bölgelerde Rus silahlı kuvvetlerinin saldırıları sonucu meydana geldi. BM Ukrayna İnsan Hakları Misyonu Başkanı Danielle Bell, sivil kayıplardaki artışın yalnızca cephe hattındaki çatışmaların yoğunlaşmasından değil, aynı zamanda uzun menzilli silahların daha yaygın kullanılmasından kaynaklandığını vurguladı. Bell, bu durumun ülke genelinde siviller için riski ciddi biçimde artırdığını kaydetti. Rapora göre, 2025’teki sivil kayıpların yüzde 63’ü cepheye yakın bölgelerde yaşandı. Özellikle yaşlı nüfusun ağır bedel ödediği belirtilirken, cephe hattına yakın yerleşimlerde hayatını kaybeden sivillerin yüzde 45’inden fazlasının 60 yaş üstü olduğu kaydedildi. BM ayrıca, cephe hattı yakınlarında kısa menzilli SİHA’ların kullanımının dramatik biçimde arttığını; bu saldırılarda 577 sivilin öldüğünü, 3 bin 288 kişinin yaralandığını ve bunun 2024’e göre yüzde 120 artış anlamına geldiğini bildirdi. Uzun menzilli füze ve seyir mühimmat saldırıları ise 2025’teki sivil kayıpların yüzde 35’inden sorumlu oldu. Raporda, Rusya’nın Haziran 2025’ten itibaren uzun menzilli silah kullanımını artırmasının ve ekim ayında enerji altyapısına yönelik geniş çaplı saldırıları yeniden başlatmasının, cephe gerisindeki kentlerde yaşayan sivilleri de doğrudan etkilediği vurgulandı. BM’ye göre, elektrik, su ve ısınma kesintileri özellikle zorlu kış koşullarında ülke genelinde siviller için hayati risk oluşturuyor.

BM’den çağrı: Ukrayna’daki “kabul edilemez” saldırılar derhâl durdurulmalı! Haber

BM’den çağrı: Ukrayna’daki “kabul edilemez” saldırılar derhâl durdurulmalı!

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), 12 Ocak 2026 tarihinde “Ukrayna’da barış ve güvenliğin korunması” başlığı altında toplandı. BM Siyasi İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary DiCarlo, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, Rusya’nın ülke genelindeki büyük ölçekli hava saldırılarının, korkunç düzeyde yıkım ve acıya yol açtığını belirtti ve “Yeni yılın başlangıcı, Ukrayna'ya barış veya rahatlama getirmedi aksine yeni çatışmalar ve yıkım getirdi.” dedi. RUSYA DOĞRUDAN SİVİLLERİ HEDEF ALIYOR DiCarlo, Rusya’nın özellikle enerji altyapısına yönelik saldırılarının çok sayıda sivilin ölümüne ve yaralanmasına neden olduğuna, milyonlarca Ukraynalıyı uzun süre elektriksiz, ısıtmasız ve susuz bıraktığına dikkati çekti. Bu tür saldırıların uluslararası insancıl hukuku ihlal ettiğinin altını çizen DiCarlo, “Nerede gerçekleşirlerse gerçekleşsinler, kabul edilemez, haklı gösterilemez ve derhâl durdurulmalıdırlar.” ifadesini kullandı. 15 BİNİ AŞKIN SİVİL ÖLDÜRÜLDÜ DiCarlo, BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisi (OHCHR) kayıtlarına göre Şubat 2022’den bu yana Ukrayna’da yaklaşık 15 bin sivilin öldürüldüğü ve 40 binden fazla kişinin yaralandığı bilgisini paylaştı. Gerçek rakamların daha yüksek olduğunun tahmin edildiğini kaydeden DiCarlo, “Uluslararası sisteme verdiği zarar hala ölçülüyor. Savaş asla başlamamalıydı. Durdurulmalı.” ifadelerini kullandı. “AİLELER KAR ERİTİYOR VE MUMLA SU ISITIYOR” BM Genel Sekreter Yardımcısı ve Acil Yardım Koordinatörü Tom Fletcher adına konuşan BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) Cenevre Temsilcisi ve Koordinasyon Birimi Direktörü Ramesh Rajasingham da Ukrayna’daki insani duruma işaret etti. Rajasingham, “9 Aralık 2025'teki son BMGK toplantısından bu yana sivillerin durumu daha da umutsuz bir hâl aldı, zira büyük ölçekli saldırılar enerji sistemlerini, acil servisleri ve kış aylarında hayatta kalmanın temel araçlarını uçurumun eşiğine getiriyor.” dedi. Rusya’nın saldırılarının, sivillerin kış aylarında ihtiyaç duyduğu sistemleri felç ettiğini vurgulayan Rajasingham, “Aileler yıkama ve yemek pişirmek için kar eritiyor, bir günden fazla süren elektrik kesintilerinden sonra mumlarla su ısıtıyorlar.” ifadelerini kullandı. Rajasingham, Ukrayna'da 10,8 milyon insanın acil insani yardıma ihtiyaç duyduğunun altını çizerek, BM ve insani yardım ortaklarının, en acil ihtiyaçlarla karşı karşıya olan 4,12 milyon insana yardım sağlamak için 2,31 milyar ABD doları talep eden 2026 İnsani İhtiyaçlar ve Müdahale Planı'nı başlatacakları bilgisini paylaştı. BMGK üyelerine Ukrayna konusunda kararlı şekilde hareket etme çağrısında bulunan Rajasingham, sivillerin korunması, insani yardımların erişimi ve sürekliliğinin finanse edilmesi için destek verilmesi gerektiğini kaydetti.

Trump imzaladı: ABD 66 uluslararası kuruluştan çekiliyor Haber

Trump imzaladı: ABD 66 uluslararası kuruluştan çekiliyor

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, aralarında 31 Birleşmiş Milletler (BM) kuruluşunun da bulunduğu toplamda 66 uluslararası kuruluştan ABD’nin geri çekilmesini öngören kararnameye 7 Ocak 2025 tarihinde imza attı. KURULUŞLARIN ABD ÇIKARLARINA HİZMET ETMEDİĞİ ÖNE SÜRÜLDÜ Beyaz Saray, kararnameye ilişkin, "Bugün Başkan Donald Trump, artık Amerikan çıkarlarına hizmet etmeyen 66 uluslararası kuruluştan ABD'nin çekilmesini emreden bir başkanlık kararnamesini imzaladı" açıklamasını yaptı. Açıklamada, ilgili uluslararası kuruluşların "ABD’nin millî çıkarlarına aykırı hareket etmesi" dolayısıyla söz konusu kararın alınmasına dikkat çekildi. ABD, 31’i BM bünyesinde olan toplam 66 uluslararası kuruluştan hem katılımını hem de finansmanını geri çekti. UKRAYNA BİLİM VE TEKNOLOJİ MERKEZİ DE HİBRİT TEHDİT OLARAK GÖRÜLDÜ Söz konusu kararın ilgili uluslararası kuruluşların "ABD’nin millî çıkarlarına aykırı hareket etmesinden" dolayı alındığına dikkat çekilen açıklamada, ABD'nin 31'i BM nezdinde olmak üzere toplam 66 uluslararası kuruluştan hem katılımını hem de finansmanını çektiği kaydedildi. Beyaz Saray'ın açıklamasında dikkat çekilen hibrit tehdit unsurlarının arasında Ukrayna Bilim ve Teknoloji Merkezi (STCU) de yer aldı. ABD HANGİ BM KURULUŞLARINDAN ÇEKİLDİ? BM Ekonomik ve Sosyal Konseyi (ECOSOC), Afrika Ekonomik Komisyonu, Latin Amerika ve Karayipler Ekonomik Komisyonu, Asya ve Pasifik Ekonomik ve Sosyal Komisyonu, Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu, BM Uluslarası Hukuk Komisyonu, Ceza Mahkemeleri Uluslararası Rezidüel Mekanizması, Uluslararası Ticaret Merkezi, Afrika Özel Danışmanlığı Ofisi, Silahlı Çatışmalarda Çocuklar için Genel Sekreter Özel Temsilciliği Ofisi, Genel Sekreterin Çatışmalarda Cinsel Şiddet Özel Temsilciliği Ofisi, Genel Sekreterin Çocuklara Karşı Şiddet Konusundaki Özel Temsilciliği Ofisi, Barış İnşa Komisyonu, Barış İnşa Fonu, Afrika Kökenli İnsanlar Daimi Forumu, BM Medeniyetler İttifakı, Gelişmekte Olan Ülkelerde Ormansızlaşma ve Orman Bozulmasından Kaynaklanan Emisyonların Azaltılmasına İlişkin BM İşbirliği Programı, BM Ticaret ve Kalkınma Konferansı, BM Demokrasi Fonu, BM Enerji, BM Cinsiyet Eşitliği ve Kadınların Güçlendirilmesi Kurumu, BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, BM İnsan Yerleşimleri Programı, BM Eğitim ve Araştırma Enstitüsü, BM Okyanusları, BM Nüfus Fonu, BM Konvansiyonel Silahlar Kaydı, BM Sistemi Koordinasyon Üst Düzey Yöneticiler Kurulu, BM Sistem Personel Koleji, BM Su ve BM Üniversitesinin; ABD'nin geri çekildiği BM kuruluşları olduğu ifade edildi. ABD BAŞKANI TRUMP’IN BENZER FAALİYETLERİ NE OLDU? 2018 yılında BM İnsan Hakları Konseyinden çekilmek gibi tepki çeken kararlar alan ABD Başkanı Donald Trump, ikinci başkanlık döneminin ilk günlerine denk gelen 20 Ocak 2025 tarihinde Paris İklim Antlaşması’ndan çekilmişti. Trump, ayrıca, Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansına (UNRWA) gönderilen fonları ise 2025 yılında durdurmuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.