SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bm

QHA - Kırım Haber Ajansı - Bm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bm haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kazakistan’dan BM’de tarihî adım: Küresel su örgütü için düğmeye basıldı Haber

Kazakistan’dan BM’de tarihî adım: Küresel su örgütü için düğmeye basıldı

Kazakistan’ın küresel su yönetişimine yönelik dikkat çekici girişimi, Birleşmiş Milletler (BM) nezdinde düzenlenen Dünya Su Günü 2026 etkinliğinde uluslararası kamuoyuna sunuldu. Kazakistan’ın BM Daimî Temsilcisi Kayrat Umarov (Kairat Umarov), “Su ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” temasıyla gerçekleştirilen etkinlikte yaptığı konuşmada, suyun halk sağlığı, gıda güvenliği ve sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı. Umarov, su kaynaklarına eşit erişimin adalet ve kapsayıcılıkla doğrudan bağlantılı olduğuna dikkat çekti. Özellikle birçok ülkede kadınlar ve kız çocuklarının su kıtlığından en fazla etkilenen kesim olduğunu, buna karşın su yönetimi süreçlerine katılımlarının sınırlı kaldığını ifade etti. Kazak tarafı ayrıca, iklim değişikliği, ekosistem tahribatı, sürdürülemez tüketim alışkanlıkları ve hidrolojik döngüdeki bozulmaların küresel su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdığına işaret etti. Güvenli içme suyu ile hijyen ve temizlik hizmetlerine erişimde süregelen eksiklikler göz önünde bulundurulduğunda, uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi ve küresel su yönetişiminin iyileştirilmesinin kritik önemde olduğu belirtildi. Bu çerçevede, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev tarafından önerilen ve BM çatısı altında faaliyet gösterecek uluslararası bir su kuruluşunun kurulmasına yönelik girişim de gündeme taşındı. Söz konusu önerinin, BM reform süreci kapsamında kurumsal etkinliği artırmayı, görev tekrarlarını azaltmayı ve su konusuna daha güçlü bir siyasi görünürlük kazandırmayı amaçladığı ifade edildi. Ayrıca, bu girişime ilişkin ilk uluslararası istişare toplantılarının nisan ayında Astana’da düzenlenecek Bölgesel Çevre Zirvesi kapsamında gerçekleştirileceği duyuruldu. Kazakistan, BM üyesi devletleri ve ilgili paydaşları, küresel su gündemine yönelik diyalog süreçlerine aktif katılım göstermeye davet etti.

Kırgızistan’da kadın milletvekili oranı rekor kırdı! Haber

Kırgızistan’da kadın milletvekili oranı rekor kırdı!

Kırgızistan Parlamentosu (Jogorku Keneş) Başkanı Marlen Mamataliyev, parlamentodaki kadın milletvekili sayısının 31’e ulaşarak dünya çapında bir rekora imza attığını açıkladı. Mamataliyev, bu gelişmenin Birleşmiş Milletler (BM) Parlamentolar Arası Birliği verilerine göre Kırgızistan’ı kadın temsili açısından dünya liderliğine taşıdığını belirtti. Parlamentoda kadın temsiline yönelik uygulamaların yalnızca sayıyla sınırlı olmadığına dikkat çeken Mamataliyev, komitelerde, uluslararası parlamenter dostluk gruplarında ve başkanlık divanında kadın kotasının etkin şekilde uygulandığını vurguladı. Ayrıca Mamataliyev, son yapılan komite başkanlığı rotasyonunda da ilk kez yüzde 30’luk kadın kotasının korunduğunu ve kadın milletvekillerinin komite başkanlıklarına seçildiğini ifade etti. Bununla birlikte başkan yardımcıları ve uluslararası dostluk gruplarının yönetiminde de kadınların yer aldığı bildirildi. KIRGIZİSTAN İLK SIRADA BM Parlamentolar Arası Birliği tarafından yayımlanan son rapora göre Kırgızistan, parlamentodaki kadın milletvekili oranında dünyada ilk sıraya yükseldi. Geçen yıl kadın temsilindeki en büyük artışın Kırgızistan’da kaydedildiği ve bu oranın yüzde 12,9 arttığı belirtildi. Halihâzırda 90 sandalyeli parlamentoda 31 kadın milletvekili görev yaparken, çok üyeli seçim bölgelerinde üç sandalyeden birinin kadın adaylara ayrılması yasal güvence altına alınmış durumda. Bu uygulamanın kadınların siyasetteki temsilini artırmada önemli rol oynadığı değerlendiriliyor.

BM Genel Merkezi'nde Nevruz coşkusu Haber

BM Genel Merkezi'nde Nevruz coşkusu

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) New York kentinde bulunan Birleşmiş Milletler (BM) Genel Merkezi’nde, 18 Mart 2026 tarihinde Nevruz Bayramı dolayısıyla resmî bir resepsiyon gerçekleştirildi. Etkinlik, Kırgızistan Daimî Temsilciliğinin ev sahipliğinde; Kazakistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan’ın BM nezdindeki daimî temsilciliklerinin ortak katkılarıyla düzenlendi. Kırgızistan Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu tarafından yapılan açıklamaya göre; programa onur konuğu olarak Kırgızistan Bakanlar Kurulu Başkan Yardımcısı Edil Baysalov katıldı. Baysalov konuşmasında Nevruz’un Türkistan halkları için birleştirici bir bayram olduğunu vurgulayarak, ortak tarihî ve kültürel mirası yansıttığını ifade etti. Ayrıca bölgesel iş birliğinin, dostluğun ve karşılıklı anlayışın güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Etkinlikte söz alan Türkistan ülkelerinin BM nezdindeki daimî temsilcileri de Nevruz’un barış, iyi komşuluk ve sürdürülebilir kalkınmanın sembolü olduğunu belirtti. Temsilciler, bölgesel iş birliğinin daha da geliştirilmesine yönelik kararlılıklarını dile getirdi. Resepsiyona BM üyesi ülkelerin temsilcileri, BM Sekretaryası yetkilileri, uluslararası kuruluşların temsilcileri ve diplomatik misyon üyeleri katıldı. Program kapsamında geleneksel Türkistan müziği dinletisi sunulurken, kopuz eşliğinde icra edilen eserler etkinliğe kültürel bir zenginlik kattı. Ayrıca davetlilere Türkistan mutfağından geleneksel ikramlar sunuldu.

Dışişleri Bakanı Fidan, BM Genel Sekreteri Guterres ile görüştü Haber

Dışişleri Bakanı Fidan, BM Genel Sekreteri Guterres ile görüştü

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 12 Mart 2026 tarihinde Ankara'da Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ile bir araya geldi. Anadolu Ajansının (AA) diplomatik kaynaklardan edindiği bilgiye göre Fidan, Bakanlıkta Guterres ile görüştü. Görüşmeyle ilgili daha fazla ayrıntı hemen verilmezken Guterres'in sözcüsü geçtiğimiz hafta, "Türk halkının yıllardır gösterdiği olağanüstü cömertliğe saygı göstermek" amacıyla yıllık "dayanışma gezisi" kapsamında Ankara'yı ziyaret edeceğini söylemişti. GUTERRES'E ATATÜRK BARIŞ ÖDÜLÜ VERİLECEK Atatürk Uluslararası Barış Ödülü yıllar süren uzun bir aranın ardından bugün ilk kez verilecek. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu akşam Ankara'da düzenlenecek törenle Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'e bu ödülü takdim edecek. Tören; İran ve Ukrayna'da savaşların devam ettiği, Gazze ve Lübnan'ın yanı sıra birçok Afrika ülkesinde de çatışmaların sürdüğü zorlu bir döneme rastlıyor. Guterres'in ofisinden yapılan açıklamada, Genel Sekreter'in "dünya genelindeki BM personeli adına" ödülü kabul edeceği bildirildi. İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarında onlarca BM personeli yaşamını yitirdi. ATATÜRK ULUSLARARASI BARIŞ ÖDÜLÜ NEDİR? Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu internet sayfasında yer alan bilgiye göre bu ödül; Atatürk'ün "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesi doğrultusunda dünya barışına, uluslararası dostluk ve iyi niyetin geliştirilmesine hizmet eden gerçek ve tüzel kişilere veriliyor. "Devlet Ödülü" niteliğindeki ödülün ilk sahibi 1986 yılında eski NATO Genel Sekreteri Joseph Luns olmuştu. Ödül son olarak 2000 yılında, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'a verildi. 1990'da askeri darbe lideri ve eski Cumhurbaşkanı Kenan Evren, 1995'te Türk Kızılayı, ertesi yıl ise UNICEF (BM Çocuklara Yardım Fonu) bu ödülü aldı.

Ukrayna Ombudsmanı Lubinets: Rusya 2014’ten beri çocuklarımızı öldürüyor ve kaçırıyor Haber

Ukrayna Ombudsmanı Lubinets: Rusya 2014’ten beri çocuklarımızı öldürüyor ve kaçırıyor

Rusya’nın 24 Şubat 2022’de başlattığı hukuksuz işgal girişimi, Ukrayna topraklarında sivillere, özellikle de çocuklara yönelik katliamlarla sürüyor. Ukrayna Parlamentosu İnsan Hakları Yetkilisi (Ombudsman) Dmıtro Lubinets’ın açıklamasına göre, Rus saldırıları sonucu ülke genelinde en az 688 çocuk hayatını kaybetti. Ukrayna Parlamentosu İnsan Hakları Yetkilisi Lubinets, BM Genel Sekreterinin Çocuklar ve Silahlı Çatışmalar Özel Temsilcisi ile yaptığı toplantı sonrası sarsıcı bilançoyu paylaştı. Lubinets, Rusya’nın sadece son iki yılda değil, 2014’ten bu yana Ukraynalı çocuklara yönelik sistematik bir şiddet politikası izlediğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: 2014'ten beri Rusya, Ukraynalı çocukları öldürüyor, sakat bırakıyor ve kaçırıyor. Sadece geniş çaplı işgalin başından bu yana 688 çocuk yaşamını yitirdi, 2 bin 392 çocuk yaralandı. En az 23 çocuk cinsel şiddet vakası resmi olarak kayıt altına alındı. Rus saldırıları sonucunda 4 bin 505 eğitim kurumu ile 2 bin 551 sağlık tesisi hasar gördü veya tamamen yıkıldı. Lubinets, dünyanın görmezden gelemeyeceği en kritik konulardan birinin de çocukların zorla sınır dışı edilmesi olduğunu ifade etti. Rusya’nın, Ukraynalı çocukları götürdüğü yüzlerce merkezde onları ideolojik bir "yeniden eğitime" tabi tuttuğunu ve askerileştirdiğini dile getiren İnsan Hakları Yetkilisi, bu eylemlerin hem savaş suçu hem de insanlığa karşı suç teşkil ettiğini belirtti. “RUSYA SOYKIRIM UYGULUYOR” Uluslararası topluma somut adımlar atma çağrısında bulunan Lubinets, Ukrayna’dan kaçırılan çocukların iadesinin sağlanması, Rusya'dan çocukların nerede olduğuna dair şeffaf bilgi alınması ve sorumluların adalete teslim edilmesi gerektiğini vurguladı. Rusya’nın bu eylemlerinin resmen soykırım olarak tanınması gerektiğini söyleyen Lubinets, "Dünyanın olayları kendi adıyla adlandırmaya hazır olduğunu kanıtlamasının vakti geldi." dedi.

BM: Rusya’nın Ukraynalı çocukları kaçırması insanlığa karşı suç Haber

BM: Rusya’nın Ukraynalı çocukları kaçırması insanlığa karşı suç

Birleşmiş Milletler (BM) tarafından yürütülen soruşturma, Rusya’nın Ukrayna’daki geniş çaplı savaşı boyunca Ukraynalı çocukları zorla yerinden etmesinin insanlığa karşı suç teşkil ettiğini ortaya koydu. BM’ye bağlı Bağımsız Uluslararası Ukrayna Araştırma Komisyonunun 10 Mart 2026 tarihinde yayımladığı rapora göre, Rus makamları tarafından gerçekleştirilen çocukların zorla sınır dışı edilmesi ve başka bölgelere transfer edilmesi hem insanlığa karşı suç hem de savaş suçu kapsamında değerlendiriliyor. EN AZ 20 BİN UKRAYNALI ÇOCUK KAÇIRILDI Ukrayna’nın “Savaşın Çocukları” adlı ulusal veri tabanına göre, Rusya’nın Şubat 2022’de başlattığı topyekûn işgal girişiminden bu yana Rusya tarafından işgal edilen bölgelerden en az 20 bin Ukraynalı çocuk kaçırılarak Rusya’ya veya Rus kontrolündeki bölgelere götürüldü. Komisyon raporunda, “Rus makamları tarafından işlenen insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarının, en savunmasız mağdurlar arasında yer alan çocukları hedef aldığı sonucuna varılmıştır.” ifadelerine yer verildi. Söz konusu raporun 12 Mart’ta BM İnsan Hakları Konseyi’ne sunulması bekleniyor. SİSTEMATİK VE YAYGIN BİR POLİTİKA Komisyon, Rusya tarafından gerçekleştirilen çocuk kaçırma vakalarına ilişkin bin 205 olayı inceledi ve 200’den fazla kişiyle görüşme gerçekleştirdi. Yapılan incelemeler sonucunda çocukların zorla götürülmesinin “yaygın ve sistematik bir uygulama olduğunu gösteren yerleşik bir davranış kalıbı” oluşturduğu tespit edildi. Mart 2023’te Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), Ukraynalı çocukların yasa dışı şekilde Rusya’ya kaçırması suçlamasıyla Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Rusya Çocuk Hakları Komiseri Maria Lvova-Belova hakkında tutuklama kararı çıkarmıştı. Moskova ise söz konusu suçlamaları reddediyor. PUTİN’İN ROLÜ VURGULANDI Raporda, üst düzey Rus yetkililerin çocukların zorla transfer edilmesindeki rolüne de dikkat çekildi. Belgede, Rusya’nın uyguladığı politikanın hayata geçirilmesinde Putin’in rolünün en başından itibaren görünür olduğu ifade edildi. Raporda ayrıca, Rusya’daki en üst düzey yetkililerden bölgesel yönetimlere ve işgal altındaki Ukrayna bölgelerindeki idarelere kadar birçok kurumun bu kaçırmaların gerçekleştirilmesi ve çocukların Rusya içinde yeniden yerleştirilmesi için koordinasyon içinde hareket ettiği belirtildi. GERÇEK SAYI ÇOK DAHA YÜKSEK OLABİLİR Ukraynalı yetkililer kaçırılan çocukların gerçek sayısının çok daha yüksek olabileceğini ifade ediyor. Ukrayna İnsan Hakları Yetkilisi Dmıtro Lubinets bu sayının 150 bine kadar çıkabileceğini belirtirken, Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Çocuk Hakları Komiseri Daria Herasımçuk ise sayının 200 bin ile 300 bin arasında olabileceğini ifade etti. Kıyiv yönetimi bazı çocukların geri getirilmesi konusunda ilerleme kaydetse de şu ana kadar kaçırılan çocuklardan 2 binden daha azı ailelerine geri dönebildi.

Kazakistan Çeçen Aktivist Mansur Movlayev’in Rusya’ya iadesini askıya aldı Haber

Kazakistan Çeçen Aktivist Mansur Movlayev’in Rusya’ya iadesini askıya aldı

Kazakistan Yüksek Mahkemesi, Çeçen aktivist Mansur Movlayev’in Rusya’ya iadesine ilişkin kararı geçici olarak durdurdu. Mahkeme basın servisi, Movlayev’in en az bir ay daha tutuklu kalacağını açıkladı. Kararın, Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Komitesi’nin Movlayev’in başvurusunu incelemeye almasının ardından alındığı bildirildi. BM Komitesi, Kazakistan’dan şikâyet süreci tamamlanana kadar aktivistin Rusya’ya iade edilmemesini talep etti. Mansur Movlayev, Rusya'nın savaş suçlarının ortağı Çeçenistan'ın kukla lideri Ramzan Kadirov’u sert şekilde eleştirmesi ve cumhuriyetteki insan hakları ihlalleri ile siyasi baskılara karşı çıkmasıyla tanınıyor. Movlayev, 2020 yılında Rusya’da “uyuşturucu bulundurma” suçlamasıyla üç yıl hapis cezasına çarptırılmış, muhalif çevreler ise davanın siyasi gerekçelerle uydurulduğunu savunmuştu. RUSYA ÜÇ YILDIR PEŞİNDEYDİ 2022 yılında şartlı tahliye edilen Movlayev’in daha sonra Çeçenistan’da gözaltına alındığı, ancak kaçmayı başararak Kırgızistan’a geçtiği belirtildi. Rusya, aktivisti daha sonra “aşırılıkçılığı finanse etmek” suçlamasıyla federal arama listesine aldı. Movlayev, Mayıs 2025’te Rusya’nın talebi üzerine Kazakistan’da gözaltına alındı. Kazakistan makamları Aralık 2025’te sığınma başvurusunu reddetti, Ocak 2026’da ise savcılık iade kararını onayladı. Ancak son olarak Yüksek Mahkeme, BM süreci tamamlanana kadar iade işlemini askıya aldı.

Ukrayna’dan BM Güvenlik Konseyinde net mesaj: "Toprak tavizini asla kabul etmeyeceğiz" Haber

Ukrayna’dan BM Güvenlik Konseyinde net mesaj: "Toprak tavizini asla kabul etmeyeceğiz"

Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı Maryana Betsa, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde yaptığı konuşmada, Ukrayna’nın Rusya’ya herhangi bir toprak tavizinde bulunmaya asla kabul etmeyeceğini vurguladı. Betsa, uluslararası toplumu işgalci Rusya’yı durdurmak için daha sert yaptırımlar ve savunma desteği sağlamaya çağırdı. Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nde, dün Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik tam ölçekli işgal girişiminin dördüncü yıl dönümü vesilesiyle özel bir oturum düzenledi. Oturumda konuşan Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı Maryana Betsa, “Rus rejimi ve suç ortakları kendi başlarına durmayacaklar. Rusya, işlediği suçlar nedeniyle şimdiye kadar gerekli ve hak edilmiş sonuçlarla karşılaşmadığı için cezasızlık hissediyor.” dedi. Rusya'nın barış çabalarını savaş suçlarını gizlemek için bir paravan olarak kullandığını ifade eden Betsa, Kremlin'in Ukrayna'nın egemen topraklarından çekilmesini istemesinin uluslararası hukuka ve BM Şartı'na açık bir saldırı olduğunu vurguladı. Egemenlik ve toprak bütünlüğünün pazarlık konusu yapılamayacak temel ilkeler olduğunu belirten Bakan Yardımcısı, “İşgali asla tanımayacağız. Toprak tavizlerine asla razı olmayacağız. Özgürlüğümüzden asla vazgeçmeyeceğiz." şeklinde konuştu. Uluslararası topluma hitaben yaptığı çağrıda Betsa; Rusya üzerindeki yaptırımların sıkılaştırılmasını, Ukrayna’ya yönelik savunma desteğinin ve güvenlik garantilerinin artırılmasını talep etti. Ayrıca hedeflerinin yalnızca savaşı durdurmak değil, BM Şartı ve uluslararası hukuk ilkelerine dayalı kapsamlı, adil ve kalıcı bir barışı tesis etmek olduğunu vurguladı. Her devletin kendi sınırları içerisinde güvende hissetmesi ve saldırganlığın mutlaka cezalandırılması gerektiğini belirten Betsa, Rusya'nın verdiği zararlardan dolayı hesap vermesinin küresel istikrarın anahtarı olduğunu ifade etti.

ABD Dışişleri Bakanı Rubio: Her zaman Avrupa'nın bir çocuğu olacağız Haber

ABD Dışişleri Bakanı Rubio: Her zaman Avrupa'nın bir çocuğu olacağız

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 14 Şubat 2026 tarihinde Münih Güvenlik Konferansı (MSC) kapsamında gerçekleştirilen “Dünyada ABD” başlıklı panelde konuştu. Müttefiklik ilişkilerini geleneksel askerî kalıpların dışına çıkararak medeniyet temelli bir ortaklığa vurgu yapan Rubio'nun konuşmasında en dikkat çeken nokta ise, ABD’nin tek başına hareket etme kapasitesine duyduğu güven ile Avrupa’ya olan manevi bağlılığı arasındaki denge oldu. RUBİO: AVRUPA'NIN GÜÇLÜ OLMASINI İSTİYORUZ ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, konferansın ilk kez düzenlendiği 1963'ten bu yana dünyada farklı gelişmelerin yaşandığını anımsattı. ABD Başkanı Donald Trump liderliğinde tarihte yapılan hatalarla yüzleşmeyi ve yeniden inşa etmeyi bir borç bildiklerini aktaran Rubio, "ABD, gururlu, egemen ve canlı bir gelecek vizyonuyla hareket ederek yenilenme ve yeniden yapılanma görevini bir kez daha üstleniyor. Gerekirse bunu tek başımıza yapmaya hazırız ancak Avrupa'daki dostlarımızla birlikte yapmayı tercih ediyor ve umuyoruz. ABD ve Avrupa olarak birbirimiz aidiz." değerlendirmesinde bulundu. Rubio, ABD ve Avrupa'nın derin bağlarla birbirine bağlı olduğuna işaret ederek, "İşte bu yüzden biz Amerikalılar bazen doğrudan ve acil davranabiliyoruz. Bu nedenle Trump da Avrupa'daki dostlarımızdan ciddiyet ve karşılık bekliyor. Bunun nedeni değerli dostlarım sizi çok önemsiyor olmamız. Zaman zaman yaşanan anlaşmazlıklar, sadece ekonomik ve askeri değil, manevi ve kültürel olarak da bağlı olduğumuz Avrupa'ya derin kaygımızdan kaynaklanıyor. Avrupa'nın güçlü olmasını istiyoruz. Avrupa'nın hayatta kalması gerektiğine inanıyoruz." dedi. Dünyayı değiştiren fikirlerin temellerinin Avrupa'da atıldığını, edebiyat ve sanat dünyasına yön veren isimlerin Avrupa'da doğduğunu ve birçok önemli eserin Avrupa'da bulunduğunu iddia eden Rubio, ittifakların sadece askeri işbirliğine değil, teknolojik rekabet, tedarik zinciri güvenliği, yapay zeka ve uzay araştırmaları gibi gelişmekte olan sektörlere de odaklanması gerektiğini vurguladı. "ABD, HER ZAMAN AVRUPA'NIN BİR ÇOCUĞU OLACAK" Rubio, Birleşmiş Milletler'in (BM) dünyada iyilik için hala muazzam bir potansiyele sahip olduğunu ancak baskı gerektiren konularda rol oynayamadığını savunarak, "Gazze'deki savaşı çözemediler. Kırılgan da olsa ateşkesi sağlayan ABD oldu. Ukrayna'daki savaşı çözemediler. ABD ve bugün burada bulunan birçok ülkenin liderliğinde barış müzakereleri için iki taraf masaya oturabildi." şeklinde konuştu. ABD'nin İran ve Venezuela'daki tehditlere yönelik de adımlar attığını kaydeden Rubio, sözlerini şöyle sürdürdü: Mükemmel bir dünyada tüm bu sorunlar ve daha fazlası diplomatlar ve sert ifadeli kararlar sayesinde çözülür. Ancak mükemmel bir dünyada yaşamıyoruz. Vatandaşlarımızı açıkça tehdit eden ve küresel istikrarımızı tehlikeye atanların, kendilerinin de rutin olarak ihlal ettikleri uluslararası hukukun soyut kavramlarının arkasına saklanmalarına izin vermeye devam edemeyiz. Başkan Trump ve ABD'nin izlediği yol budur. Avrupa'daki sizlerden de bize katılmanızı istediğimiz yol budur. Daha önce birlikte yürüdüğümüz ve tekrar birlikte yürümeyi umduğumuz yol budur. Rubio, ABD tarihinin birçok yerinde Avrupa'dan izlerin yer aldığını ve birlikte hareket etmenin önemini vurgulayarak, "Biz Amerikalılar için evimiz Batı Yarım Küre'de olabilir ancak her zaman Avrupa'nın bir çocuğu olacağız." dedi. "RUSLARIN SAVAŞI SONLANDIRMA KONUSUNDA CİDDİ OLUP OLMADIKLARINI BİLMİYORUZ" Panelin soru-cevap kısmında Ukrayna'daki savaşı değerlendiren Rubio, savaşın sona ermesi için soruların daraltıldığını ancak cevaplanması en zor soruların kaldığını ifade ederek, "Rusların savaşı sonlandırma konusunda ciddi olup olmadıklarını bilmiyoruz. Onlar hangi şartlar altında bunu yapacaklarını söylüyor, biz de Ukrayna için kabul edilebilir olanları bulabiliriz. Test etmeye devam ediyoruz." ifadelerini kullandı. Rubio, Çin-ABD görüşmesine ilişkin de dünyanın iki büyük ekonomisi ve gücünün iletişim kurma sorumluluğu olduğuna işaret ederek, Çin ile uzun vadede üstesinden gelinmesi gereken zorlukların bulunduğunu kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.