SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bm

QHA - Kırım Haber Ajansı - Bm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bm haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ukrayna'dan BM Güvenlik Konseyinde adalet çağrısı: "Hesap sorulmadan barış mümkün değil" Haber

Ukrayna'dan BM Güvenlik Konseyinde adalet çağrısı: "Hesap sorulmadan barış mümkün değil"

Ukrayna’nın BM Daimi Temsilcisi Andriy Melnık, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde yaptığı konuşmada, kalıcı bir barışın ancak Rusya’nın savaş suçlarından sorumlu tutulmasıyla inşa edilebileceğini vurguladı. Melnık, adaletin barışın önünde bir engel değil, en temel şartı olduğunu belirtti. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 26 Ocak’ta uluslararası barış ve güvenliğin korunması için "hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesi" temalı açık bir oturum düzenledi. Oturumda konuşan Ukrayna’nın BM Daimi Temsilci Andriy Melnık, Rusya’nın yargılanma sürecinin diplomasiye engel olduğu yönündeki eleştirilere sert bir yanıt verdi. “ADALET BARIŞIN TEMELİDİR” Melnık, uluslararası arenada sıkça dile getirilen "barışa ulaşmak için adalet bir kenara bırakılmalı" veya "sorumluların yargılanması müzakereleri zorlaştırır" argümanlarını reddetti. Tarihin bu konuda net bir yanıt verdiğini hatırlatan diplomat, şu ifadeleri kullandı: Adalet ve sorumluluk barışın önündeki engeller değildir; aksine barışın temelidir. Nürnberg ve diğer uluslararası mahkemeler göstermiştir ki; yargı şiddeti durdurur ve kalıcı barışa hizmet eder. “SİSTEMATİK VAHŞET RUSYA’NIN BİLİNÇLİ POLİTİKASI” Konuşmasında Rusya'nın işgal ettiği topraklarda sivillere yönelik gerçekleştirdiği infazlar, zorunlu sürgünler, işkence ve cinsel saldırılara değinen Melnık, tüm bu eylemlerin münferit olaylar olmadığını vurguladı. Ukraynalı diplomat, Buça'daki katliamları örnek göstererek, bu suçların Rusya'nın "bilinçli ve hedefli bir planının" parçası olduğunu ve insanlığa karşı suç teşkil ettiğini belirtti. Ayrıca Moskova'nın Ukrayna'nın enerji altyapısına yönelik saldırılarına dikkat çeken diplomat, "Koca şehirler karanlığa ve soğuğa gömüldü, milyonlarca sivil su ve ısıtmadan mahrum bırakıldı. Dünya tarihinde sivillere bu denli büyük acılar çektirmeyi amaçlayan çok az örnek vardır." dedi. “SEÇİCİ ADALET VE DOKUNULMAZLIĞA HAYIR” Güvenlik Konseyi üyelerine, "Bu denli büyük suçlara gözümüzü kapatıp müzakerelere devam edebilir miyiz? Kalıcı bir barış, bu ihlallere karşı bilinçli bir kayıtsızlık üzerine inşa edilebilir mi?" sorularını yönelten Melnık, hukukun üstünlüğünün barışın anahtarı olduğunu belirtti. "Saldırı suçu", "insanlığa karşı suçlar" ve "savaş suçları" işleyenlerin istisnasız yargılanması gerektiğini vurgulayan Ukrayna temsilcisi, "Seçici adalet veya dokunulmazlık söz konusu olamaz. Adaletsiz bir barış geçicidir; sorumluluk üzerine kurulan bir barış ise uzun ömürlü olma şansına sahiptir." ifadelerini kullandı.

BM Güvenlik Konseyi, Rusya’nın “Oreşnik” saldırısı sonrası Ukrayna gündemiyle toplanacak Haber

BM Güvenlik Konseyi, Rusya’nın “Oreşnik” saldırısı sonrası Ukrayna gündemiyle toplanacak

Ukrayna’nın Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyini acil toplantıya çağırma talebi Fransa, Letonya, Danimarka, Yunanistan, Liberya ve Birleşik Krallık tarafından desteklendi. Güncellenen takvime göre Konsey, 12 Ocak Pazartesi günü toplanacak. Ukrayna’nın BM Daimi Temsilcisi Andriy Melnık, Güvenlik Konseyine gönderdiği ve "Agence France Presse" (AFP) tarafından görülen mektupta, Rusya’nın sivil nüfusa yönelik saldırılarla “savaş suçları ve insanlığa karşı suçlarda korkunç yeni bir seviyeye ulaştığını” belirtti. Melnık, Rusya’nın Lviv bölgesine karşı orta menzilli balistik füze olarak tanımlanan “Oreşnik”i kullandığını bizzat kabul ettiğine dikkat çekerek, bu saldırının “Avrupa kıtasının güvenliği için ciddi ve benzeri görülmemiş bir tehdit” oluşturduğunu vurguladı. UKRAYNA'DAN DİPLOMATİK GİRİŞİM Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha, sosyal medya üzerinden 9 Ocak’ta yaptığı açıklamada, Rusya’nın orta menzilli balistik füze kullanması nedeniyle yalnızca BM Güvenlik Konseyini değil, aynı zamanda Ukrayna-NATO Konseyini toplantıya çağırdıklarını, ayrıca Avrupa Birliği (AB), Avrupa Konseyi ve AGİT nezdinde de girişim başlattıklarını duyurmuştu. MOSKOVA SALDIRIYI DOĞRULADI Rusya Savunma Bakanlığı, 9 Ocak gecesi Ukrayna’ya yönelik saldırılarda “Oreşnik” adlı orta menzilli balistik füzenin kullanıldığını doğrulamış, saldırının 29 Aralık 2025’te Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Valday’daki konutuna yönelik olduğu öne sürülen bir saldırıya “misilleme” olduğunu iddia etmişti. AVRUPA SINIRINDA BALİSTİK FÜZEYE AVRUPADAN TEPKİ Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Hava Kuvvetlerine bağlı Batı Hava Komutanlığı, Lviv’e yönelik saldırıda kullanılan balistik füzenin saatte yaklaşık 13 bin kilometre hızla hareket ettiğini açıkladı. Füzenin kesin türünün ise parçalarının incelenmesinin ardından belirleneceği bildirildi. Avrupa ülkeleri saldırıya sert tepki gösterdi. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Rusya’nın “Oreşnik” füzesi kullandığına dair açıklamasını, “Ukrayna’ya karşı açık bir tırmanma ve Avrupa ile Amerika Birleşil Devletleri'ne yönelik bir uyarı” olarak nitelendirdi.

BM’den Kırım’daki avukatlara yönelik baskılara tepki: Sistematik sindirme giderek artıyor Haber

BM’den Kırım’daki avukatlara yönelik baskılara tepki: Sistematik sindirme giderek artıyor

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Savunucuları Özel Raportörü Mary Lawlor, Rus işgali altındaki Kırım’da işgalci yönetimin baskılarına maruz kalan Ukrain ve Kırım Tatar siyasi tutsakları savunan avukatlara uygulanan baskıdan derin endişe duyduğunu açıkladı. Lawlor, bu eylemlerin işgal altındaki yarımadada insan hakları camiası üzerindeki sistematik baskının giderek arttığını gösterdiğini belirtti. BM Özel Raportörü Mary Lawlor, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Rus işgali altındaki Kırım’da Kırım Tatar avukatlar Emil Kurbedinov, Edem Semedlayev, Nazim Şeyhmambetov, Rüstem Kamilev ve Lilya Gemeci’nin ofislerinde aramalar yapıldığına dikkat çekerek Rus işgal güçlerinin arama sırasında gizli (müvekkil-avukat ayrıcalığı kapsamındaki) materyalleri incelediğini ve bir kısmına el koyduğunu kaydetti. Lawlor avukatların "terörizmle suçlandığını" ancak bu suçlamaların fiili gerekçelerinin bilinmediğini vurguladı. Söz konusu baskınların işgal altındaki Kırım'da insan hakları savunucularının haklarının sistematik olarak ihlal edilmesinin yeni bir göstergesi olduğu kanaatini taşıdığını belirten Özel Raportör, "Kırım'daki insan hakları savunucuları yıllardır artan bir baskıyla karşı karşıya. Onlara yönelik zulüm sona ermeli" diyerek, uluslararası toplumu işgal edilen yarımadadaki insan hakları durumunu yakından izlemeye davet etti. AVUKATLARIN OFİSİNE BASKIN Kremlin rejimi kontrolündeki sözde Aşırılıkla Mücadele Merkezi görevlileri 11 Aralık 2025 tarihinde avukatların ofisine baskın düzenledi. Açıklamaya göre baskın sırasında ofiste siyasi davalarda aktif rol alan avukat Edem Semedlâyev ve hukukçular Nazim Şeyhmambetov, Elvina Semedlâyeva, Rüstem Kamilev, Lilya Gemeci bulunuyordu. Baskın sırasında ofiste olmayan avukat Emil Kurbedinov’un ise içeri alınmadı. İşgal güçlerinin, Kırım Tatar avukatları “terör örgütü faaliyeti yürütmek”, “terörizme yardım etmek” ve “vergi kaçırmak” gibi suçlamalarla hedef aldığı bildirildi. BASKINI İŞ BİRLİKÇİ ŞAMBAZOV KOORDİNE ETTİ Baskının sözde Aşırılıkla Mücadele Merkezinin bölge şefi Ruslan Şambazov’un koordine ettiği bildirildi. İş birlikçi, vatan haini Şambazov'un Kırım'daki birçok aktivistin zulüm ve alıkonulmasında yer aldığını biliniyor. Ayrıca Şambazov, Kırım Tatarlarına karşı duyduğu aşırı nefretle tanınıyor. KIRIM TATARLARINI SAVUNAN AVUKATLAR HEDEF ALINIYOR Baskın, Kırım Tatar avukatlara yönelik yıllardır süren sistematik baskının devamı niteliği taşıyor. Kremlin rejimi kontrolündeki sözde Aşırılıkla Mücadele Merkezi görevlileri, ilk kez 2016 yılında avukatların ofisine zorla girmeye çalışmıştı. Bir yıl sonra aynı ekipler avukatların ofisine yeniden gelerek aynı gün Emil Kurbedinov’un evini de aramıştı. Ardından Kurbedinov, eski bir sosyal medya paylaşımı gerekçe gösterilerek “aşırıcılık” suçlamasıyla 10 gün tutuklanmıştı. 2018 yılında Rus işgal güçleri, Kırım Dayanışması sivil teşkilatının toplantılarına iki kez baskın düzenledi ve avukatlar Gemeci, Semedlayev ve Kurbedinov’a “Rusya’ya karşı aşırılık yanlısı eylemler” düzenledikleri iddiasıyla resmî uyarılar verdi. Aynı yıl Kurbedinov yeniden alıkonuldu; bu kez daha önce ceza aldığı aynı paylaşımın farklı bir sosyal medyada yer alması nedeniyle cezalandırıldı. Öte yandan baskılar yalnızca adli yollarla sınırlı kalmadı. 2018 sonunda kimliği belirsiz bir kişi, avukatların ofisine demir boru ile saldırarak pencereleri kırdı. 2019’da ise Lilya Gemeci, Nazim Şeyhmambetov ve Rüstem Kamilev hakkında disiplin süreçleri başlatılmaya çalışıldı. Gemeci hakkında, Kırım Tatarlarının terör suçlamalarıyla toplu hâlde hedef alınmasına dair verdiği bir röportaj nedeniyle “meslek etiğini ihlal” iddiasıyla soruşturma başlatılma girişiminde bulunuldu. Ardından diğer Kırım Tatar avukatları; Edem Semedlayev, Nazim Şeyhmambetov, Ayder Azamatov ve Emine Avamileva gazetecilere açıklama yaptıkları ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle idari cezalara çarptırıldı. Kırım’daki baro ise avukatların bölgesel kaydını bilinçli olarak geciktirdi ve 2022 yazında Gemeci, Kamilev ve Şeyhmambetov’un avukatlık lisansları, kendilerine haber verilmeden ve savunma hakkı tanınmadan düşürdü. Avukatlar karara itiraz etmeye çalıştılar, ancak başarılı olamadılar.

Rus işgalindeki Kırım’da çocuklar askerî törenlere dahil ediliyor Haber

Rus işgalindeki Kırım’da çocuklar askerî törenlere dahil ediliyor

Rusya tarafından 2014 yılından bu yana işgal altında tutulan Kırım’ın Akmescit (Simferopol) kentinde, 11 okulda “kadet sınıflarında” (askerî okullarda eğitim gören öğrenci) eğitim gören çocuklar için “kadet balosu” adı altında bir etkinlik düzenlendi. Organizasyonun, Rusya’nın işgal yönetimine bağlı güvenlik kurumlarının himayesinde gerçekleştirildiği bildirildi. RUS GÜVENLİK KURUMLARININ HİMAYESİNDE İşgal yönetiminin sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, etkinliğin “gençliğin vatanseverlik eğitimi” amacıyla düzenlendiği ve Akmescit'teki 11 genel eğitim kurumundan kadet sınıflarını bir araya getirdiği belirtildi. Açıklamaya göre kadet sınıfları, Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB), FSB Sınır Birimleri, Rusya İçişleri Bakanlığı, Acil Durumlar Bakanlığı (MÇS), Ulusal Muhafızlar Servisi (Rosgvardiya) , Federal İcra Memurları Servisi ile çeşitli veteran ve eğitim kuruluşlarının himayesinde faaliyet gösteriyor. Program kapsamında Rusya tarihi, askerî ihtişam ve “vatan hizmeti” temalı dans ve vokal gösterileri sahnelendi. “ÇOCUKLAR PROPAGANDA SİSTEMİNE DAHİL EDİLİYOR” Kırım Tatar Kaynak Merkezi, daha önce sosyal medya üzerinden yaptığı değerlendirmelerde, işgal altındaki Kırım’da uygulanan “kadetlik” sisteminin çocukların fiilen Rusya’nın militarize yapıları içine dahil edilmesi anlamına geldiğini vurgulamıştı. Merkezin açıklamasında, “Çocuklar erken yaştan itibaren militarize yapılara entegre edilmekte ve devlete mutlak sadakat aşılamayı amaçlayan bir propaganda sisteminin parçası haline getirilmektedir. Bu uygulamalar, geçici olarak işgal edilen yarımadada gençlerin sistematik biçimde militarize edilmesinin bir başka örneğidir.” ifadelerine yer verilmişti. BM’DEN RUSYA’YA ÇAĞRI Öte yandan Birleşmiş Milletler İnsan Hakları İzleme Misyonu, 1 Haziran-30 Kasım 2025 dönemini kapsayan raporunda, Rusya’ya işgal altındaki topraklarda yürütülen propaganda ve "askerî vatanseverlik" faaliyetlerine son verme çağrısında bulundu. Raporda, “Okullar ve yaz kamplarında her türlü askerî vatansever eğitim ve propagandaya son verilmeli, eğitim sürecinin çocuk haklarına saygılı olması ve çocukların işgalci devlete sadakate zorlanmaması sağlanmalıdır.” denildi.

Lordlar Kamarası Üyesi Ricketss: Hiçbir barış planı, Ukrayna’nın topraklarını Rusya’ya vermesini talep etmemelidir Haber

Lordlar Kamarası Üyesi Ricketss: Hiçbir barış planı, Ukrayna’nın topraklarını Rusya’ya vermesini talep etmemelidir

İsveç’in başkenti Stockholm’de düzenlenen Uluslararası Kırım Platformu 4. Parlamenter Zirvesi'ne 70’ten fazla ülke ve uluslararası kuruluştan heyet katıldı. Ukrayna Parlamentosu Başkanı Ruslan Stefançuk ve İsveç Parlamentosu Başkanı Andreas Norlen başkanlığında düzenlenen bu yılki zirvenin gündemi, Ukrayna’ya verilen küresel desteğin pekiştirilmesi ve uluslararası toplumun Kırım’ın yasa dışı ilhakını tanımama yönündeki kararlılığının yeniden teyit edilmesi etrafında şekillendi. Katılımcılar, ayrıca Rusya’ya yönelik diplomatik ve siyasi baskının artırılmasına yönelik yeni adımları da değerlendirdi. “UKRAYNA’NIN HAYATİ MENFAATLERİ KORUNMALIDIR” Zirvede konuşan Lordlar Kamarası Avrupa İşleri Komisyonu Başkanı Peter Ricketts, 40 yıl boyunca Birleşik Krallık adına diplomatlık yaptığını ve uluslararası ölçekte bu kadar “tehlikeli ve öngörülemez” bir durumla karşılaşmadığını ifade ederek, “Çok kritik günlerden geçiyoruz; Ukrayna, sadece kendi bağımsızlığı ve onuru için değil, hepimizin güvenliği için savaşıyor” dedi. Rusya’nın 2022’de Ukrayna’ya karşı başlattığı topyekûn işgal girişiminden önce de Birleşik Krallık hükûmetlerinin Ukrayna’yı desteklediğini belirten Ricketss, Birleşik Krallık ile Ukraynalı yetkililerin birlikte çalıştığını, Birleşik Krallık’ın Ukrayna’ya cephane ve ekonomik destek sağlamak için üstün bir çaba gösterdiğini, Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer ve diğer Avrupalı liderlerin Zelenskıy ile sürdürülebilir bir barış inşa etmek için çalıştığını ifade ederek, “Eminim ki hepimiz, Ukrayna’nın şiddet ve yıkımın bitmesini ne kadar istediğini anlamaktayız. Stefançuk’un da dediği gibi, ‘Varılacak anlaşma, Ukrayna’nın onurunu ve bağımsızlığını korumalıdır’. Eğer bir ateşkes sağlanacaksa bu, herhangi bir dış müdahale olmadan Ukrayna ile müzakere edilmelidir ve Ukrayna’nın hayati menfaatleri korunmalıdır; 28 maddelik planın ise buna aykırı olduğu aşikârdır” değerlendirmesini yaptı. “PUTİN, ÇALDIĞI TOPRAKLARIN HUKUKEN TANINMASINI İSTİYOR” Müzakerelerin devam etmesini memnuniyetle karşılayan Ricketss, “(Ukrayna Cumhurbaşkanı) Zelenskıy’ın dediği gibi, ‘Putin, çaldığı toprakların hukuken tanınmasını istiyor’; kanaatimce asıl mesele de budur. Hiçbir barış planı, Ukrayna’nın topraklarını Rusya’ya vermesini talep etmemelidir” ifadelerini kullanarak, Rusya’nın Kırım’dan ve diğer bölgelerden çekilmesinin talep edilerek Birleşmiş Milletler (BM) Sözleşmesi’nin hayati ilkesine uyulduğunu belirtti. BM Sözleşmesi’ne göre, Ukrayna’nın kendi güvenlik politikasını ve müttefiklerini seçmekte tamamen özgür olduğunu hatırlatan Ricketts, İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya katıldığını hatırlatarak, Rusya’nın Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne yönelik gerçekleştirdiği tam ölçekli işgal ve saldırı girişimlerinin, Avrupa güvenlik mimarisini değiştirdiğini kaydetti. “Hollandalı meslektaşımın da (Derk Boswijk) söylediği gibi, Rusya’nın saldırılarına Avrupa Birliği (AB) olarak karşılık vermekte çok yavaş davrandık fakat şimdi silah üretimimizde ciddi bir artış söz konusudur” şeklinde konuşan Ricketss, Gönüllüler Koalisyonu’nun ateşkesin yürürlüğe girmesinden itibaren Birleşik Krallık’ı aktif olarak desteklemeyi planladığını dile getirdi.

BM Komitesi, Rusya’nın işgal ettiği Ukrayna topraklarındaki hak ihlallerini kınayan güncellenmiş tasarıyı kabul etti Haber

BM Komitesi, Rusya’nın işgal ettiği Ukrayna topraklarındaki hak ihlallerini kınayan güncellenmiş tasarıyı kabul etti

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunun insan haklarından sorumlu Üçüncü Komitesi, geçici olarak Rus işgali altında bulunan Ukrayna topraklarındaki insan hakları durumuna ilişkin güncellenmiş yıllık karar tasarısını kabul etti. Tasarı; Kırım, Akyar (Sivastopol) ve diğer işgal altındaki bölgelerdeki ağır ihlalleri ayrıntılı şekilde ele alıyor. 19 Kasım 2025 tarihinde onaylanan belgeye göre üye devletler, Rusya’nın Ukrayna topraklarının bir kısmının işgal edilmesini “yasa dışı” olarak nitelendirerek açıkça kınadı. Tasarı, Rusya’nın sistematik insan hakları ve uluslararası insancıl hukuk ihlallerine dikkat çekiyor ve BM dâhil uluslararası izleme mekanizmalarının bu bölgelere tam erişimini talep ediyor. Karar tasarısı; keyfi gözaltılar, işkence vakaları, gazetecilere ve insan hakları savunucularına yönelik baskılar ile özellikle Kırım Tatarlarına karşı yürütülen sistematik baskı politikalarını vurguluyor. Ayrıca bu yılki metinde, Rusya’nın Ukraynalı savaş esirlerine ve yasa dışı olarak alıkonan sivillere yönelik işkence ve kötü muamele uygulamalarına ilişkin bölüm güçlendirildi. Tasarı, Rus makamlarının esirlerin durumu ve nerede tutulduklarına dair ailelere bilgi vermeyi reddetmesini de açık şekilde kınıyor. Bununla birlikte metne, Rusya tarafından kaçırılan Ukraynalı çocukların geri getirilmesini amaçlayan uluslararası koalisyonun rolünü tanıyan yeni bir madde eklendi. Ayrıca, BM Genel Sekreterinin Rusya’nın çatışma bağlantılı cinsel şiddet faillerinin listesine eklenebileceği yönündeki uyarısına yer verildi. Belge, soykırımın önlenmesine ilişkin sözleşmenin önemini hatırlatarak, yaygın ve sistematik insan hakları ihlallerinin soykırım riskine yol açabileceği uyarısını da içeriyor. Tasarının önsözüne, BM Şartı’na uygun barışçıl çözüm çabalarının teşvik edildiğini belirten yeni bir paragraf eklendi. KARAR 2016'DAN BERİ OYLAMAYA SUNULUYOR Üçüncü Komiteden geçen karar tasarısı, aralık ayında BM Genel Kurulunun oylamasına sunulacak. 2016’dan bu yana her yıl yenilenen ve kapsamı genişletilen "Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Akyar (Sivastopol) Şehrinde İnsan Hakları Durumu" başlıklı bu karar, 2023’ten itibaren Rus işgali altında bulunan tüm Ukrayna topraklarını kapsayacak şekilde güncellenmişti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.