SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bm

QHA - Kırım Haber Ajansı - Bm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bm haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

AB'den BM'de çağrı: "Rusya'nın alıkoyduğu tüm siyasi tutsaklar ve siviller serbest bırakılmalı" Haber

AB'den BM'de çağrı: "Rusya'nın alıkoyduğu tüm siyasi tutsaklar ve siviller serbest bırakılmalı"

Avrupa Birliği (AB) ve üye ülkeler, Rusya’dan yasa dışı şekilde alıkoyduğu tüm siyasi tutsakları ve sivilleri derhal, güvenli ve koşulsuz olarak serbest bırakılmayı talep etti. Kremlin Siyasi Tutsaklarının Yakınları Derneği tarafından yapılan açıklamada, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunda yapılan ortak açıklamada AB ve üye ülkeler işgal altındaki Ukrayna topraklarında 2014 yılından bu yana uygulanan hak ihlallerine dikkat çekti ve uluslararası toplumuna, Rusya tarafından tüm siyasi tutsakların ve keyfi olarak gözaltına alınan sivillerin derhal, güvenli ve koşulsuz olarak serbest bırakılması çağrılarına katılmaya davet edildi. BM Genel Kurulunda sunulan resmî bildiride; Rusya’nın 12 yıldır sürdürdüğü işgal politikaları kapsamında siyasi temelli zulüm, keyfi tutuklamalar, zorla kaybetmeler, yargısız infazlar, sivil tutuklular ile savaş esirlerine yönelik işkence ve kötü muamele gibi ağır suçlar işlediği belgelendi. AB, uluslararası topluma seslenerek Rusya’nın elindeki tüm tutsakların serbest kalması için ortak baskının artırılmasını istedi. "EN UZUN SÜREDİR HAPİSTE OLANLAR UNUTULMAMALI" Açıklamada, “Kremlin Siyasi Mahkumlarının Yakınları Derneği için bu durum özellikle önemlidir. Rusya tarafından yasa dışı bir şekilde özgürlüklerinden mahrum bırakılan binlerce Ukraynalı arasında, 2014'ten 2021'e kadar uzun süredir Rus esaretinde kalanlar da bulunmaktadır. Bazıları on yıldan fazla bir süre parmaklıklar ardında tutuluyor. ‘En Uzun Süre Tutuklu Kalanlar’ adlı savunuculuk kampanyamız onlara adanmıştır. Ukraynalıların serbest bırakılmasına ilişkin müzakerelerde yasa dışı hapis süresinin öncelikli kriterlerden biri olması gerektiğine inanıyoruz. En uzun süre Rus esaretinde kalan kişilerin zamanın esiri olarak kalmaması ve uluslararası ve müzakere gündeminden yavaş yavaş silinmemesi gerekiyor.” ifadelerine yer verildi.

AB: Kırım, Donetsk, Herson, Luhansk ve Zaporijjya Ukrayna'ya aittir Haber

AB: Kırım, Donetsk, Herson, Luhansk ve Zaporijjya Ukrayna'ya aittir

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunun 1 Eylül'de düzenlediği, Rus işgali altında bulunan Ukrayna topraklarındaki insan hakları durumuna ilişkin oturumunda, Avrupa Birliği (AB) ve üye ülkeler adına AB BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Stavros Lambrinidis tarafından ortak bildiri sunuldu. Bildiriye Kuzey Makedonya, Karadağ, Arnavutluk, Ukrayna, Moldova, Bosna-Hersek, Gürcistan, Lihtenştayn, Andorra ve Monako da taraf oldu. Kırım, Akyar (Sivastopol), Donetsk, Luhansk, Zaporijjya ve Herson bölgelerinin yasa dışı işgalinin uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu vurgulayan Lambrinidis, Rusya'nın temel amacının Ukraynalıların günlük yaşamını, haklarını ve milli kimliğini sistemli şekilde yok etmek olduğunu ifade etti. 12 YILLIK SİSTEMATİK İNSAN HAKLARI İHLALLERİ BELGELENDİ BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR) ve Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu raporlarına atıfta bulunulan bildiride, Rusya'nın 2014 yılından bu yana işgal altındaki Ukrayna topraklarında uyguladığı ihlaller detaylandırıldı. Belgelenen ihlaller arasında siyasi temelli zulüm, keyfi tutuklamalar, yargısız infazlar, sivil tutuklulara ve savaş esirlerine yönelik sistemli işkence, cinsel şiddet, zorla kaybetmeler, ifade ve dini inanç özgürlüğünün bastırılması yer alıyor. Ayrıca Kırım Tatar halkının temsil organlarının yasaklanması, zorunlu pasaportlaştırma, yerel halkın yasa dışı şekilde Rus ordusuna askere alınması ve kamu ile özel mülklerin kamulaştırılması da raporda öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Açıklamada, Rusya'nın işgal altındaki bölgelerin demografik yapısını değiştirmek amacıyla uyguladığı politikalara dikkat çekildi. Okul çağındaki çocukların ve gençlerin zorunlu asimilasyon, askerileştirme ve propagandaya tâbi tutulduğu belirtilirken; Ukraynalı çocukların yasa dışı bir şekilde Rusya'ya ve suç ortağı Belarus'a kaçırılmasının Uluslararası Soruşturma Komisyonu kararlarına göre savaş suçu teşkil ettiği hatırlatıldı. AB, kaçırılan tüm çocukların koşulsuz ve acil şekilde Ukrayna'ya iade edilmesi çağrısında bulundu. "SÖZDE SEÇİMLERİ VE İLHAKLARI ASLA TANIMAYACAĞIZ" Kırım, Donetsk, Herson, Luhansk ve Zaporijjya'nın Ukrayna toprağı olduğunun altı çizilen bildiride; AB'nin Rusya tarafından düzenlenen sözde seçimleri, zorunlu Ruslaştırma politikalarını veya herhangi bir ilhak girişimini hiçbir zaman meşru kabul etmeyeceği açıkça ifade edildi. AB yetkilileri, Ukrayna halkı bağımsız ve güvenli bir geleceğe kavuşana kadar siyasî, finansal, askerî ve diplomatik desteğin kesintisiz süreceğini beyan etti. Bildiride Rusya'ya; yasa dışı işgale derhal son verme, koşulsuz ve kapsamlı bir ateşkesi kabul etme ve BM Şartı ile uluslararası hukuk çerçevesinde adil bir barış için müzakere masasına oturma çağrısı yapıldı.

Birleşik Krallık’tan BM’de Kırım mesajı: "İşgal, Ukrayna sınırlarını değiştiremez" Haber

Birleşik Krallık’tan BM’de Kırım mesajı: "İşgal, Ukrayna sınırlarını değiştiremez"

Birleşik Krallık'ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimî Temsilcisi Büyükelçi Sarah MacIntosh, BM Genel Kurulunda yaptığı konuşmada Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırılarını ve işgal altındaki bölgelerdeki uygulamalarını sert sözlerle eleştirdi. MacIntosh, Rusya’nın Kırım’ı yasa dışı işgalinin üzerinden 12 yıl geçtiğini hatırlatarak, Moskova’nın işgal ve ilhak girişimlerinin Ukrayna’nın egemenliğini ve uluslararası sınırlarını değiştirmeyeceğini söyledi. MacIntosh, BM Genel Kurulunda yaptığı konuşmada Rusya’nın Kırım’ın yanı sıra Donetsk, Luhansk, Herson ve Zaporijjya bölgelerindeki işgalini eleştirdi. Rusya’nın işgal altındaki bölgelerde kontrolünü güçlendirmek amacıyla Ukraynalıları Rus pasaportu almaya zorladığını, çocukları zorla götürüp kimliklerini değiştirmeye çalıştığını ve Ukrayna’nın kültürel mirası ile dilini hedef aldığını belirtti. MacIntosh ayrıca bazı bölgelerin günlerce susuz ve insani yardımdan mahrum bırakıldığını, Ukrayna’nın kültürel mirasının silinmeye ve Ukraince dilinin baskı altına alınmaya çalışıldığını ifade etti. MacIntosh, “Bu eylemler Ukrayna’nın egemenliğini değiştirmez ve sınırlarını yeniden çizmez.” dedi. MacIntosh, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırılarının giderek arttığını belirterek, yalnızca temmuz ayında Ukrayna’ya en az 429 füze fırlatıldığını söyledi. Bu sayının bir önceki aya göre iki kattan fazla olduğunu belirten Büyükelçi, saldırıların bedelini Ukraynalı sivillerin ödediğini vurguladı. Rusya’nın Şubat 2022’de başlattığı geniş çaplı işgalden bu yana Ukrayna’da yaklaşık 17 bin sivilin hayatını kaybettiğini belirten MacIntosh, bunların 820’sinin çocuk olduğunu ifade etti. MacIntosh ayrıca 51 binden fazla sivilin yaralandığını ve yaralılar arasında yaklaşık 3 bin çocuğun bulunduğunu söyledi. RUSYA LİMANLARI VE SİVİL GEMİLERİ DE HEDEF ALIYOR MacIntosh, Rusya’nın Ukrayna’nın limanlarına ve sivil gemilerine yönelik saldırılarının da arttığını belirtti. Saldırıların küresel gıda tedarikini tehdit ettiğini ve dünya genelinde gıda fiyatlarının yükselmesine katkıda bulunduğunu söyleyen MacIntosh, farklı ülkelerden denizcilerin de Rus saldırılarında hayatını kaybettiğine dikkat çekti. Ukrayna’nın savaş öncesinde küresel mısır ihracatının yüzde 12’sini, buğday ihracatının yüzde 10’unu ve ayçiçek yağı ihracatının yüzde 50’sini karşıladığını hatırlatan MacIntosh, Rusya’nın limanlara yönelik saldırılarının yalnızca Ukrayna’yı değil, küresel gıda güvenliğini de etkilediğini belirtti. BİRLEŞİK KRALLIK'TAN ATEŞKES ÇAĞRISI MacIntosh, BM üyesi tüm ülkelere BM Şartı’nı savunma, Rusya’nın yasa dışı toprak iddialarını reddetme ve Moskova’ya insani yardım erişimine izin vermesi yönünde baskı yapma çağrısında bulundu. Birleşik Krallık'ın Ukrayna’nın BM Şartı’nın 51. maddesi kapsamında sahip olduğu meşru müdafaa hakkını kullanmasını desteklemeye devam edeceğini belirten MacIntosh, bunun “gerektiği sürece” sürdürüleceğini söyledi. MacIntosh ayrıca Ukrayna’nın tam, derhâl ve koşulsuz ateşkes çağrısını desteklediklerini ve adil ve kalıcı bir barıştan yana olduklarını belirterek Rusya’ya da aynı taahhütte bulunması çağrısı yaptı.

BM'de Ukrayna'dan kararlılık mesajı: "Ukrayna geri adım atmayacak, teslim olmayacak" Haber

BM'de Ukrayna'dan kararlılık mesajı: "Ukrayna geri adım atmayacak, teslim olmayacak"

Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı Maryana Betsa, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunun geçici Rus işgali altında bulunan Ukrayna topraklarındaki duruma ilişkin düzenlenen oturumunda konuştu. Ukrayna'nın Rusya karşısında teslim olma veya geri adım atma gibi bir planının bulunmadığını belirten Betsa, toprak bütünlüğü ve özgürlük savunmasının kararlılıkla süreceğini vurguladı. BM Genel Kurulu salonundaki diplomatlara seslenen Betsa, "Bu salondaki herkesin duyduğundan emin olmak istiyorum: Ukrayna teslim olmayı planlamıyor, geri adım atmayı düşünmüyor. Toprağımızı savunacağız. BM Şartı'nın 51. maddesi uyarınca özgürlüğümüzü, egemenliğimizi ve toprak bütünlüğümüzü savunacağız. Rusya birliklerini çekene, uluslararası alanda tanınmış sınırlarımızda toprak bütünlüğümüz sağlanana ve adil bir barışa ulaşılana kadar mücadeleyi bırakmayacağız." dedi. "KREMLİN'İN AMACI SADECE TOPRAK KONTROLÜ DEĞİL, KİMLİĞİ VE KÜLTÜRÜ SİLMEK" Rusya'nın kitle bombardımanları ve sürekli balistik füze tehdidiyle çocukları, sivil halkı ve altyapıyı bilinçli olarak hedef aldığını belirten Betsa, nükleer silah kullanma tehditleriyle de terör estirildiğini ifade etti. Kremlin yönetiminin bu terör politikasıyla Ukrayna halkını korkutup teslim olmaya zorlayabileceğini sandığına dikkat çeken Bakan Yardımcısı, uluslararası topluma Rusya'ya yönelik baskıları artırma ve Moskova’yı koşulsuz bir ateşkese zorlama çağrısında bulundu. İşgal altındaki topraklardaki duruma da değinen Betsa, Rusya'nın temel hedefinin yalnızca coğrafi kontrol sağlamak olmadığını vurgulayarak şunları kaydetti: Rusya'nın amacı Ukrayna kimliğini, dilini ve kültürünü silmek; geçici olarak işgal altındaki bölgeler ile Ukrayna'nın geri kalanı arasındaki bağları tamamen koparmaktır. Uluslararası izleme ve soruşturma mekanizmalarının işgal altındaki bölgelerde ağır insan hakları ihlallerini belgelemeye devam ettiğini aktaran Betsa; keyfi tutuklamalar, zorla kaybetmeler ve siyasi zulümlerin sürdüğünü belirterek, “Yerli halkların temsilcileri, dini topluluklar, gazeteciler ve sivil aktivistleri yalnızca Ukraynalı kimliklerini korudukları için sistematik baskıya maruz kalıyor.” diye vurguladı.

Rusya, Ukraynalı esirlere daha iyi davrandığı yönünde dezenformasyon yayıyor! Haber

Rusya, Ukraynalı esirlere daha iyi davrandığı yönünde dezenformasyon yayıyor!

Ukrayna Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, Rusya'nın savaş esirlerine yönelik muamelesi konusunda propaganda yürüttüğünü ve Ukrayna'nın Rus esirlere kötü davrandığına ilişkin asılsız bir algı oluşturmaya çalıştığını açıkladı. Ukrayna Millî Güvenlik ve Savunma Konseyine bağlı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, Rusya'nın Ukraynalı savaş esirlerine yönelik muamelesini aklamaya yönelik dezenformasyon kampanyasını sürdürdüğünü bildirdi. Merkezden yapılan açıklamada, Rusya İnsan Hakları Ombudsmanı Yuliya Lanttratova'nın Ukrayna'da Rus savaş esirlerinin tutulduğu ve Kızılhaç temsilcilerinin alınmadığı iddia edilen yerler bulunduğunu öne sürdüğü belirtildi. Lanttratova ayrıca Rus askerlerinin "resmî" Ukrayna esaretine girmeden önce uzun süre işkence gördüğünü iddia etti. Ancak bu iddialara ilişkin herhangi bir kanıt sunmadığı vurgulandı. Ukrayna Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, bağımsız uluslararası kuruluşlar ve insan hakları örgütlerinin Ukrayna'daki Rus savaş esirlerinin durumunu belgelediğini ve haklarına yönelik uygulamaları izlediğini belirtti. BM, RUSYA'DAKİ İŞKENCELERİ BELGELEDİ Merkez, Rus propagandasının gerçeklerin yerine asılsız iddiaları koymaya çalıştığını ifade etti. Açıklamada, Birleşmiş Milletler (BM) ve uluslararası insan hakları kuruluşlarının Rusya'da tutulan Ukraynalı savaş esirlerine yönelik sistematik işkence vakalarını defalarca belgelediği kaydedildi. Ukrayna Savaş Esirlerine Muamele Koordinasyon Karargâhı Sekreterya Başkanı Bohdan Ohrimenko ise Rusya'nın Ukrayna'ya, işkence, fiziksel tükenme ve yeterli tıbbi bakım sağlanmaması belirtileri taşıyan 375 Ukraynalı savaş esirinin cesedini teslim ettiğini açıkladı. Merkez, Rus propagandasının bu tür açıklamalarla Rusya'daki Ukraynalı savaş esirlerine yönelik çok sayıda belgelenmiş uluslararası insancıl hukuk ihlalinden dikkatleri uzaklaştırmaya çalıştığını belirtti. Ukrayna Savaş Esirlerine Muamele Koordinasyon Karargâhı temsilcisi Oleh Guşçın da daha önce yaptığı açıklamada, tarih boyunca insanlığın geliştirdiği işkence yöntemlerinin Ukraynalı esirlere Rusya'daki esaretleri sırasında uygulandığını ifade etmişti.

Zelenskıy ve Sisi'den kritik telefon görüşmesi: Gıda güvenliği masada Haber

Zelenskıy ve Sisi'den kritik telefon görüşmesi: Gıda güvenliği masada

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile telefon görüşmesi gerçekleştirerek Rusya’nın Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırılarının Ukrayna’nın gıda ihracatına ve küresel gıda güvenliğine yönelik oluşturduğu tehditleri ele aldı. Cumhurbaşkanı Zelenskıy, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, Mısır Cumhurbaşkanı Sisi’ye Karadeniz’deki durum ve gıda güvenliğine yönelik tehditlere gösterdiği ilgiden dolayı teşekkür etti. Ukrayna’nın Mısır’ın yanı sıra Afrika ve Orta Doğu’daki birçok ülkenin önemli gıda tedarikçilerinden biri olduğunu belirten Zelenskıy, Rusya’nın savaş nedeniyle bu tedarik zincirlerini ciddi şekilde tehdit ettiğini ifade etti. Bunun yanında Zelenskıy, Rusya’nın ticari yük gemilerine yönelik saldırıları nedeniyle iki Mısır vatandaşının da hayatını kaybettiğini belirterek, Sisi’ye taziyelerini iletti. FİYATLARDA ARTIŞLAR BEKLENİYOR Ukrayna Cumhurbaşkanı, Rus saldırıları nedeniyle gıda sevkiyatlarında şimdiden belirgin bir düşüş yaşandığını belirterek, bunun gıda fiyatlarında artış ve bazı ürünlerde kıtlık gibi ciddi sonuçlara yol açabileceği uyarısında bulundu. Zelenskıy, görüşmede bu risklere karşı alınabilecek önlemler ve insanların hayatlarının korunması konularının da ele alındığını, tarafların ortak çözüm yolları üzerinde çalışma konusunda mutabık kaldığını aktardı. İki lider ayrıca enerji alanındaki işbirliği ile Ukrayna-Mısır ilişkilerini değerlendirdi. Görüşmede ele alınan konular üzerinde ilgili ekiplerin çalışmalarını sürdürmesi konusunda anlaşmaya varıldı. Bunun yanı sıra Zelenskıy, Mısır Cumhurbaşkanı Sisi’ye savaşın sona erdirilmesi için diplomasinin sonuç vermesi gerektiğine ilişkin yaklaşımı nedeniyle de teşekkür etti. Öte yandan, Ukrayna'nın Birleşmiş Milletler (BM) Daimî Temsilci Yardımcısı Volodımır Pavliçenko da daha önce BM Güvenlik Konseyi toplantısında yaptığı açıklamada, Rusya’nın Ukrayna’nın tahıl ihracatına yönelik sistematik saldırılar düzenlediğini ve Karadeniz’deki ticaret yollarını engellemeye çalıştığını belirtmişti.

Rus esaretinden kurtulan Kırım Tatarı Umerova BM'de anlattı: "İşgal altındaki herkes doğrudan tehdit altında" Haber

Rus esaretinden kurtulan Kırım Tatarı Umerova BM'de anlattı: "İşgal altındaki herkes doğrudan tehdit altında"

Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, 10 Ağustos 2026 tarihinde New York’taki BM Genel Merkezinde Ukraynalı savaş esirleri, sivil tutuklular ve yabancı ülke vatandaşlarına yönelik uluslararası insani hukuk ihlallerini görüşmek üzere "Arria Formülü" kapsamında özel bir oturum gerçekleştirdi. Ukrayna'nın girişimleriyle Letonya ve Birleşik Krallık tarafından düzenlenen toplantıda, Rus esaretinden kurtulan tanıklar ve insan hakları temsilcileri söz aldı. Oturumun en dikkat çeken konuşmacılarından biri, Rusya tarafından 21 ay boyunca yasa dışı bir şekilde alıkonulduktan sonra esir takası ile serbest bırakılan eski siyasi tutsak, insan hakları savunucusu Kırım Tatarı Leniye Umerova oldu. Umerova, 2022 sonunda ağır hasta babasını ziyaret etmek amacıyla işgal altındaki Kırım'a giderken alıkonulduğunu belirtti. Vladikavkaz ve Beslan'daki tutukevlerinde uydurma idari suçlamalarla tutulduğunu anlatan Umerova, mahkemenin serbest bırakma kararına rağmen cezaevi kapısından çıkar çıkmaz kafasına çuval geçirilerek tekrar kaçırıldığını ve başka bir cezaevine atıldığını ifade etti. “BAŞIMA GELENLER BİR SİSTEMİN PARÇASI” Umerova, yaşadıklarının bireysel bir durum değil, sistemli bir baskı mekanizması olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: Benim başıma gelenler sistemin bir parçasıdır. Rusya, işgal altındaki topraklarda Ukraynalı sivilleri alıkoymak için yasa dışı gözaltıları, tecridi, düzmece idari ve cezai suçlamaları, işkenceleri ve 'atlıkarınca' yöntemiyle ardı ardına verilen tutuklama kararlarını kullanıyor. İnsanlar kaçırılıyor, dış dünyayla ve avukatlarıyla iletişimi kesilerek tecrit ediliyor. İşgal altındaki topraklarda yaştan, cinsiyetten ve meslekten bağımsız olarak herkes doğrudan tehdit altındadır." Umerova, işgal altındaki Kırım'da en az 84 kadın hakkında düzmece cezai kovuşturma başlatıldığını ve bu kadınların büyük çoğunun şu anda Rus hapishanelerinde alıkonulduğunu ifade etti. ESİRLERİN YÜZDE 95’İ İŞKENCE VE KÖTÜ MUAMELEYE UĞRUYOR Toplantıda sunum yapan BM Genel Sekreteri İnsan Hakları Yardımcısı Claudia Fuentes-Julio, BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR) tarafından belgelenen dehşet verici verileri kamuoyuyla paylaştı. Şubat 2022'den bu yana serbest bırakılan 910 Ukraynalı savaş esiri ve 403 sivil dâhil olmak üzere toplam 2 bin 129 kişiyle gizli mülakat yapıldığını aktaran Fuentes-Julio, görüşülen Ukraynalı savaş esirlerinin yüzde 95’inden fazlasının Rus esaretinde işkence ve ağır kötü muameleye maruz kaldığını bildirdiğini aktararak esirlerin yarısından fazlasının cinsel şiddete uğradığını beyan ettiğine dikkat çekti. Ayrıca OHCHR’ın 129 Ukraynalı savaş esirinin infaz edildiğini, 48 esirin ise işkence, tıbbi yardımın reddedilmesi ve gayri insani koşullar nedeniyle yaşamını yitirdiğini belgelediğini belirtildi. Belgelenmiş işkence yöntemleri hakkında bilgi veren Fuentes-Julio, ağır sopalar ve tahta cisimlerle darp, elektrik şoku verilmesi, üzerlerine eğitimli köpeklerin salınması ve sahte infaz mizansenlerinin en sık uygulanan yöntemler arasında yer aldığını ifade etti. Toplantıya katılan temsilciler, Rusya üzerindeki uluslararası baskının artırılması, esir tutulan tüm sivillerin serbest bırakılması, cezaevlerine uluslararası erişimin sağlanması ve işlenen savaş suçlarının faillerinin yargılanması gerektiğini altını çizdi.

Ukrayna Ombudsmanı: Rusya, Kızılhaç’ın savaş esirlerine erişimini sistematik olarak engelliyor Haber

Ukrayna Ombudsmanı: Rusya, Kızılhaç’ın savaş esirlerine erişimini sistematik olarak engelliyor

Rusya, Ukraynalı savaş esirlerinin bulunduğu tesislere Uluslararası Kırmızı Haç Komitesi (ICRC) temsilcilerinin erişimini sistematik olarak engellemeye devam ediyor. Ukrayna Parlamentosu İnsan Hakları Komiseri (Ombudsman) Dmıtro Lubinets, bugün sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Rus tarafının savaş esirleri konusunu Ukrayna'yı itibarsızlaştırmak ve dezenformasyon yaymak için bir araç olarak kullandığını ifade etti. Lubinets, Kremlin’in baskı altında alınmış ifadeleri ve manipülatif materyalleri propaganda amacıyla dolaşıma soktuğunu, bu kampanyaların amacının esir haklarını korumak değil, uluslararası alanda Ukrayna’ya olan güveni sarsmak olduğunu belirtti. Ukrayna'nın ise uluslararası insani hukuk kurallarına ve Cenevre Sözleşmelerine tam uyum gösterdiğinin altı çizildi. BM GÜVENLİK KONSEYİ’NDE ARRİA FORMÜLÜ TOPLANTISI Öte yandan, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, bugün Rusya tarafından alıkonulan Ukraynalı savaş esirleri ve sivil tutukluların durumunu görüşmek üzere Arria Formülü kapsamında özel bir oturum düzenleyecek. Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha, oturuma ilişkin yaptığı açıklamada, canlı tanıklıkların Rus esaretinde Ukraynalılara uygulanan sistematik işkence ve kötü muameleyi tüm çıplaklığıyla gözler önüne sereceğini belirtti. Sıbiha, uluslararası erişimin acilen sağlanması, ihlallerin durdurulması, sorumluların hesap vermesi ve yasa dışı şekilde tutulan tüm Ukrayna vatandaşlarının evlerine dönmesi gerektiğini vurguladı.

Rusya, Dnipro’da DSÖ’nün insani yardım deposunu vurarak tamamen yok etti Haber

Rusya, Dnipro’da DSÖ’nün insani yardım deposunu vurarak tamamen yok etti

Rus işgal güçleri, Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) Dnipro şehrindeki insani yardım deposunu hedef alarak tamamen imha etti. Cephe hattına yakın bulunan hastaneler için tıbbi malzeme barındıran depoya yönelik saldırıda şans eseri can kaybı yaşanmazken, DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus sağlık altyapısına yönelik saldırıların derhal durdurulması çağrısında bulundu. DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Rus ordusunun Dnipro’da bulunan DSÖ insani yardım deposunu hava saldırısıyla vurarak tamamen yıktığını duyurdu. Geçen Cuma günü gerçekleşen saldırı sırasında depoda, ön hatlardaki ve cephe gerisindeki sağlık kuruluşlarına sevk edilmek üzere hazırlanan acil tıbbi yardım kitleri bulunuyordu. Resmî verilere göre saldırıda can kaybı ya da yaralanma meydana gelmedi. BÜYÜK FELAKET SON ANDA ÖNLENDİ: 130 PALET MALZEME TAHLİYE EDİLDİ Saldırıdan saatler önce DSÖ personeli ve nakliye sürücülerinin tesiste acil tahliye çalışması yürüttüğü öğrenildi. Ekibin hızlı ve operasyonel müdahalesi sayesinde tıbbi malzeme ve insani yardım içeren yaklaşık 300 paletten 130’u tesisten çıkarılarak güvenli alana taşındı. DSÖ ekibinin, saldırıdan hemen önce tesisten ayrıldığı bildirildi. DSÖ LİDERİ GHEBREYESUS: SAĞLIK TESİSLERİNE SALDIRILAR DURDURULMALI Savaş koşullarında dahi uluslararası insancıl hukuka uyulması gerektiğini vurgulayan Ghebreyesus, şu ifadeleri kullandı: Bunu vurgulamaktan yorulmayacağım: Sağlık sistemine yönelik saldırılar derhal durmalıdır. Aksi takdirde insanlar hayat kurtaran tıbbi bakımdan mahrum kalacaktır. DSÖ verilerine göre, geniş çaplı işgalin başladığı günden bu yana Ukrayna’daki sağlık altyapısına yönelik 3 bin 100’den fazla saldırı tescillendi. ULUSLARARASI ÖRGÜTLERİN DEPOLARI SİSTEMATİK OLARAK HEDEF ALINIYOR Dnipro’da uluslararası misyonlara ait insani yardım tesislerinin vurulması ilk değil. Temmuz ayında da BM Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir insani yardım deposu, tek bir gün içinde 4 kez Rus SİHA’larının hedefi olmuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.