SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bmgk

QHA - Kırım Haber Ajansı - Bmgk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bmgk haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

BMGK’de Ukrayna gündemi: “Barış ve güvenliğinin korunması” başlığıyla toplandı Haber

BMGK’de Ukrayna gündemi: “Barış ve güvenliğinin korunması” başlığıyla toplandı

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), “Ukrayna’nın barış ve güvenliğinin korunması” başlığı altında toplandı. 48 aydır süren Rus işgalinin gölgesinde gerçekleşen oturumda, üye ülkeler savaşın sürmesinin sorumluluğu konusunda karşılıklı suçlamalarda bulundu. Toplantıda konuşan ABD'nin BM Daimi Temsilci Yardımcısı Tammy Bruce, ABD’nin savaşın kalıcı ve müzakere edilmiş bir çözümle sona erdirilmesi için çabalarını sürdürdüğünü belirterek, “Askerî güç bu çatışmayı asla çözemez. Bunu ancak her iki tarafın da kabul edeceği diplomatik bir çözüm sağlayabilir.” dedi. Bruce, savaşın bu aşamasında anlaşmaya her zamankinden daha yakın olunduğunu ancak çatışmaların devam ettiğini ifade etti. Savaşın devam etmesinin nedenlerinden birinin Rusya'nın üçüncü ülkelerden almaya devam ettiği destek olduğuna dikkati çeken Bruce, bu kapsamda Çin, Kuzey Kore, İran ve Küba'yı Rusya'ya askeri ve ticari ilişkiler üzerinden ekonomik destek vermekle suçladı. "ABD'Yİ DÜNYA ÇAPINDA ÇATIŞMA VE SAVAŞLAR YARATMAYA SON VERMEYE ÇAĞIRIYORUZ" Çin'in BM Daimi Temsilcisi Fu Cong ise ABD Temsilcisinin suçlamalarını reddederek, "ABD, Çin'i bir kez daha karaladı ve kötüledi ki bu tamamen kabul edilemez. Çin, Ukrayna krizinin yaratıcısı değil, çatışmanın tarafı da değil." ifadelerini kullandı. Cong, Çin'in, Rusya, Ukrayna, ABD ve Avrupa ülkeleriyle normal ekonomik ve ticari ilişkilerini sürdürdüğünü belirterek, bütün bunların piyasa ve ticari ilkelere uygun olduğunu savundu. ABD'yi "Çin'e karşı yalan uydurmak ve karalama" yapmakla suçlayan Cong, "ABD'yi bir kez daha dikkatleri başka yöne çekerek, suçu başkalarına atarak ve dünya çapında çatışma ve savaşlar yaratmaya son vermeye çağırıyoruz." dedi. RUSYA, LONDRA VE PARİS'İN KIYİV'E NÜKLEER SİLAH VERME PLANLARI OLDUĞUNU İDDİA ETTİ Rusya'nın BM Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia ise Avrupa ülkelerini hedef aldı. Ukrayna krizine kalıcı ve uzun vadeli bir çözüm bulmayı amaçlayan mevcut müzakereleri desteklemeye odaklanmadığını öne süren Nebenzia, "Ukrayna halkının geleceğiyle de ilgilenmiyorlar." diye konuştu. Nebenzia, Rusya'nın istihbarat servislerinin, Londra ve Paris'in Kıyiv'e nükleer silah veya "Kirli Bomba" verme planları hakkında olağanüstü bir rapor yayınladığını belirterek, Ukrayna'ya gizli şekilde ekipman ve teknoloji teslim edildiğini savundu. "Bu tür bir gelişme, Ukrayna sorununun çözümü sürecinde kenara itilen İngiliz ve Fransız liderlerinin gerçeklikle bağlarını tamamen kopardıklarını açıkça göstermektedir." diyen Nebenzia, Rusya'nın Avrupa ülkeleriyle savaşma niyetinde olmadığını ancak Avrupa bir savaş başlatırsa Rusya'nın da buna hazır olduğunu iddia etti. Birleşik Krallık ve Fransa’dan net yalanlama Birleşik Krallık Dışişleri Bakanlığında Kuzey Amerika ve Deniz Aşırı Topraklardan Sorumlu Devlet Bakanı olarak görev yapan Stephen Doughty ise Nebenzia'ya, "Rusya temsilcisinin iddiası düpedüz bir yalandır. Gerçeklikten koptuğumuzu söylüyor. Gerçeklikten kopan kendisidir." diye karşılık verdi. Doughty, Rusya'yı dezenformasyon yaparak, Ukrayna'ya yönelik devam eden yasa dışı işgalinde dikkatleri başka yöne çekmeye çalışmakla suçlarken, Birleşik Krallık'nin Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması kapsamındaki yükümlülüklerine tam olarak bağlı bulunduğunu belirtti ve "Ukrayna'ya nükleer silah veya ilgili yetenekler sağlamıyoruz ve sağlamayacağız." ifadelerini kullandı. Fransa'nın BM Daimi Temsilcisi Jerome Bonnafont da Rusya'nın iddiaları için "Tamamen yalan, hiçbir gerçek temeli yoktur." diyerek, Fransa'nın da, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması'nın sınırlarını ve yükümlülüklerini asla ihlal etmeyeceğini ifade etti. "RUSYA, MÜZAKERE SÜRECİNİ BU SALDIRGANLIK SAVAŞINI SÜRDÜRMEK İÇİN BİR KILIF OLARAK KULLANIYOR" Konseyde konuşan Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı Mariana Betsa da "Nebenza'nın tüm açıklaması, manipülasyonun, dezenformasyonun ve Rus propagandasının canlı bir örneğidir." diyerek Rusya'yı uluslararası temelli düzene ve BM ilkelerine karşı bir savaş açmakla suçladı. Betsa, Rusya'nın sadece 2025 yılında Ukrayna'nın sivil hedeflerine yönelik 6 binden fazla insansız hava aracı, yaklaşık 5 bin 500 güdümlü hava bombası ve çeşitli türlerde 158 füze fırlattığı bilgisini paylaştı. ABD'nin öncülüğünde devam eden barış çabalarına rağmen Rusya'nın saldırganlığını durdurmaya hazır olmadığını gösterdiğini savunan Betsa, "Rusya, müzakere sürecini bu saldırganlık savaşını sürdürmek için bir kılıf olarak kullanıyor, zamana bel bağlıyor." şeklinde konuştu. Betsa, savaşın bitmesi için tüm kaynaklar seferber edilerek Rusya'ya karşı yaptırım uygulanması, Ukrayna'ya savunma desteği sağlanması ve güvenlik garantileri verilmesi, son olarak da Rusya'nın Ukrayna'ya verdiği zarar için tam tazminat ödemesi gerektiğini kaydetti.

BM Güvenlik Konseyi 24 Şubat’ta toplanıyor: Ukrayna Savaşı gündemde Haber

BM Güvenlik Konseyi 24 Şubat’ta toplanıyor: Ukrayna Savaşı gündemde

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik topyekûn işgal girişimi ve saldırılarının dördüncü yıl dönümü olan 24 Şubat 2026’da özel bir oturum düzenleyecek. Oturumda savaşın insani ve güvenlik boyutları ile adil ve kalıcı barışın sağlanmasına yönelik yollar masaya yatırılacak. BMGK Başkanı ve Birleşik Krallık’ın BM Daimî Temsilcisi Vekili James Kariuki, New York’ta düzenlenen basın toplantısında yaptığı açıklamada, Ukrayna’nın Birleşik Krallık’ın Güvenlik Konseyi başkanlığı dönemindeki öncelikli başlıklar arasında yer aldığını ifade etti. Kariuki, “Önceliklerimiz uluslararası güvenliğe yönelik en ciddi tehditleri oluşturan üç çatışmayı kapsıyor: Ukrayna, Sudan ve Gazze.” dedi. Londra’nın, Ukrayna, ABD ve Avrupalı ortakların barış çabalarını desteklediğini belirten Kariuki, Rusya’yı ise müzakere sürecini tıkamakla suçladı. Birleşik Krallık temsilcisi, Rusya’nın Kıyiv ve diğer kentlerdeki enerji altyapısına yönelik füze saldırılarına da dikkat çekerek, bu saldırıların kış koşullarında sivilleri ısınmasız bıraktığını vurgulayarak, “Bu saldırılar, Ukraynalıları kış ortasında temel ihtiyaçlardan yoksun bırakıyor; Rusya Devlet Başkanı Putin ise ciddi barış görüşmelerinden kaçınıyor.” şeklinde konuştu. Kariuki, Birleşik Krallık’ın Rusya üzerindeki ekonomik baskıyı artırmaya ve Ukrayna’ya desteği hızlandırmaya devam edeceğini belirterek, “Ukraynalıların kabul edeceği adil bir barışa ve Rusya’nın yeniden saldırganlığa başvurmasını engelleyecek güvenlik garantilerine ihtiyaç var.” dedi. BARIŞ MÜZAKERELERİ SÜRÜYOR Bilindiği üzere ABD Kasım 2025’te Ukrayna’ya ilişkin yeni bir barış planı sundu. Bu bağlamda Ukrayna-ABD-Rusya üçlü formatındaki görüşmeler devam ediyor. Bir sonraki müzakere turunun 4-5 Şubat tarihlerinde Abu Dabi’de yapılması planlanıyor. Görüşmelerde ateşkes, güçlerin çekilmesi ve bir koordinasyon mekanizması oluşturulması konularının ele alınması bekleniyor.

Ukrayna'dan BM Güvenlik Konseyinde adalet çağrısı: "Hesap sorulmadan barış mümkün değil" Haber

Ukrayna'dan BM Güvenlik Konseyinde adalet çağrısı: "Hesap sorulmadan barış mümkün değil"

Ukrayna’nın BM Daimi Temsilcisi Andriy Melnık, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde yaptığı konuşmada, kalıcı bir barışın ancak Rusya’nın savaş suçlarından sorumlu tutulmasıyla inşa edilebileceğini vurguladı. Melnık, adaletin barışın önünde bir engel değil, en temel şartı olduğunu belirtti. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 26 Ocak’ta uluslararası barış ve güvenliğin korunması için "hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesi" temalı açık bir oturum düzenledi. Oturumda konuşan Ukrayna’nın BM Daimi Temsilci Andriy Melnık, Rusya’nın yargılanma sürecinin diplomasiye engel olduğu yönündeki eleştirilere sert bir yanıt verdi. “ADALET BARIŞIN TEMELİDİR” Melnık, uluslararası arenada sıkça dile getirilen "barışa ulaşmak için adalet bir kenara bırakılmalı" veya "sorumluların yargılanması müzakereleri zorlaştırır" argümanlarını reddetti. Tarihin bu konuda net bir yanıt verdiğini hatırlatan diplomat, şu ifadeleri kullandı: Adalet ve sorumluluk barışın önündeki engeller değildir; aksine barışın temelidir. Nürnberg ve diğer uluslararası mahkemeler göstermiştir ki; yargı şiddeti durdurur ve kalıcı barışa hizmet eder. “SİSTEMATİK VAHŞET RUSYA’NIN BİLİNÇLİ POLİTİKASI” Konuşmasında Rusya'nın işgal ettiği topraklarda sivillere yönelik gerçekleştirdiği infazlar, zorunlu sürgünler, işkence ve cinsel saldırılara değinen Melnık, tüm bu eylemlerin münferit olaylar olmadığını vurguladı. Ukraynalı diplomat, Buça'daki katliamları örnek göstererek, bu suçların Rusya'nın "bilinçli ve hedefli bir planının" parçası olduğunu ve insanlığa karşı suç teşkil ettiğini belirtti. Ayrıca Moskova'nın Ukrayna'nın enerji altyapısına yönelik saldırılarına dikkat çeken diplomat, "Koca şehirler karanlığa ve soğuğa gömüldü, milyonlarca sivil su ve ısıtmadan mahrum bırakıldı. Dünya tarihinde sivillere bu denli büyük acılar çektirmeyi amaçlayan çok az örnek vardır." dedi. “SEÇİCİ ADALET VE DOKUNULMAZLIĞA HAYIR” Güvenlik Konseyi üyelerine, "Bu denli büyük suçlara gözümüzü kapatıp müzakerelere devam edebilir miyiz? Kalıcı bir barış, bu ihlallere karşı bilinçli bir kayıtsızlık üzerine inşa edilebilir mi?" sorularını yönelten Melnık, hukukun üstünlüğünün barışın anahtarı olduğunu belirtti. "Saldırı suçu", "insanlığa karşı suçlar" ve "savaş suçları" işleyenlerin istisnasız yargılanması gerektiğini vurgulayan Ukrayna temsilcisi, "Seçici adalet veya dokunulmazlık söz konusu olamaz. Adaletsiz bir barış geçicidir; sorumluluk üzerine kurulan bir barış ise uzun ömürlü olma şansına sahiptir." ifadelerini kullandı.

BM’den çağrı: Ukrayna’daki “kabul edilemez” saldırılar derhâl durdurulmalı! Haber

BM’den çağrı: Ukrayna’daki “kabul edilemez” saldırılar derhâl durdurulmalı!

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), 12 Ocak 2026 tarihinde “Ukrayna’da barış ve güvenliğin korunması” başlığı altında toplandı. BM Siyasi İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary DiCarlo, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, Rusya’nın ülke genelindeki büyük ölçekli hava saldırılarının, korkunç düzeyde yıkım ve acıya yol açtığını belirtti ve “Yeni yılın başlangıcı, Ukrayna'ya barış veya rahatlama getirmedi aksine yeni çatışmalar ve yıkım getirdi.” dedi. RUSYA DOĞRUDAN SİVİLLERİ HEDEF ALIYOR DiCarlo, Rusya’nın özellikle enerji altyapısına yönelik saldırılarının çok sayıda sivilin ölümüne ve yaralanmasına neden olduğuna, milyonlarca Ukraynalıyı uzun süre elektriksiz, ısıtmasız ve susuz bıraktığına dikkati çekti. Bu tür saldırıların uluslararası insancıl hukuku ihlal ettiğinin altını çizen DiCarlo, “Nerede gerçekleşirlerse gerçekleşsinler, kabul edilemez, haklı gösterilemez ve derhâl durdurulmalıdırlar.” ifadesini kullandı. 15 BİNİ AŞKIN SİVİL ÖLDÜRÜLDÜ DiCarlo, BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisi (OHCHR) kayıtlarına göre Şubat 2022’den bu yana Ukrayna’da yaklaşık 15 bin sivilin öldürüldüğü ve 40 binden fazla kişinin yaralandığı bilgisini paylaştı. Gerçek rakamların daha yüksek olduğunun tahmin edildiğini kaydeden DiCarlo, “Uluslararası sisteme verdiği zarar hala ölçülüyor. Savaş asla başlamamalıydı. Durdurulmalı.” ifadelerini kullandı. “AİLELER KAR ERİTİYOR VE MUMLA SU ISITIYOR” BM Genel Sekreter Yardımcısı ve Acil Yardım Koordinatörü Tom Fletcher adına konuşan BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) Cenevre Temsilcisi ve Koordinasyon Birimi Direktörü Ramesh Rajasingham da Ukrayna’daki insani duruma işaret etti. Rajasingham, “9 Aralık 2025'teki son BMGK toplantısından bu yana sivillerin durumu daha da umutsuz bir hâl aldı, zira büyük ölçekli saldırılar enerji sistemlerini, acil servisleri ve kış aylarında hayatta kalmanın temel araçlarını uçurumun eşiğine getiriyor.” dedi. Rusya’nın saldırılarının, sivillerin kış aylarında ihtiyaç duyduğu sistemleri felç ettiğini vurgulayan Rajasingham, “Aileler yıkama ve yemek pişirmek için kar eritiyor, bir günden fazla süren elektrik kesintilerinden sonra mumlarla su ısıtıyorlar.” ifadelerini kullandı. Rajasingham, Ukrayna'da 10,8 milyon insanın acil insani yardıma ihtiyaç duyduğunun altını çizerek, BM ve insani yardım ortaklarının, en acil ihtiyaçlarla karşı karşıya olan 4,12 milyon insana yardım sağlamak için 2,31 milyar ABD doları talep eden 2026 İnsani İhtiyaçlar ve Müdahale Planı'nı başlatacakları bilgisini paylaştı. BMGK üyelerine Ukrayna konusunda kararlı şekilde hareket etme çağrısında bulunan Rajasingham, sivillerin korunması, insani yardımların erişimi ve sürekliliğinin finanse edilmesi için destek verilmesi gerektiğini kaydetti.

BM Güvenlik Konseyi, Rusya’nın “Oreşnik” saldırısı sonrası Ukrayna gündemiyle toplanacak Haber

BM Güvenlik Konseyi, Rusya’nın “Oreşnik” saldırısı sonrası Ukrayna gündemiyle toplanacak

Ukrayna’nın Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyini acil toplantıya çağırma talebi Fransa, Letonya, Danimarka, Yunanistan, Liberya ve Birleşik Krallık tarafından desteklendi. Güncellenen takvime göre Konsey, 12 Ocak Pazartesi günü toplanacak. Ukrayna’nın BM Daimi Temsilcisi Andriy Melnık, Güvenlik Konseyine gönderdiği ve "Agence France Presse" (AFP) tarafından görülen mektupta, Rusya’nın sivil nüfusa yönelik saldırılarla “savaş suçları ve insanlığa karşı suçlarda korkunç yeni bir seviyeye ulaştığını” belirtti. Melnık, Rusya’nın Lviv bölgesine karşı orta menzilli balistik füze olarak tanımlanan “Oreşnik”i kullandığını bizzat kabul ettiğine dikkat çekerek, bu saldırının “Avrupa kıtasının güvenliği için ciddi ve benzeri görülmemiş bir tehdit” oluşturduğunu vurguladı. UKRAYNA'DAN DİPLOMATİK GİRİŞİM Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha, sosyal medya üzerinden 9 Ocak’ta yaptığı açıklamada, Rusya’nın orta menzilli balistik füze kullanması nedeniyle yalnızca BM Güvenlik Konseyini değil, aynı zamanda Ukrayna-NATO Konseyini toplantıya çağırdıklarını, ayrıca Avrupa Birliği (AB), Avrupa Konseyi ve AGİT nezdinde de girişim başlattıklarını duyurmuştu. MOSKOVA SALDIRIYI DOĞRULADI Rusya Savunma Bakanlığı, 9 Ocak gecesi Ukrayna’ya yönelik saldırılarda “Oreşnik” adlı orta menzilli balistik füzenin kullanıldığını doğrulamış, saldırının 29 Aralık 2025’te Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Valday’daki konutuna yönelik olduğu öne sürülen bir saldırıya “misilleme” olduğunu iddia etmişti. AVRUPA SINIRINDA BALİSTİK FÜZEYE AVRUPADAN TEPKİ Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Hava Kuvvetlerine bağlı Batı Hava Komutanlığı, Lviv’e yönelik saldırıda kullanılan balistik füzenin saatte yaklaşık 13 bin kilometre hızla hareket ettiğini açıkladı. Füzenin kesin türünün ise parçalarının incelenmesinin ardından belirleneceği bildirildi. Avrupa ülkeleri saldırıya sert tepki gösterdi. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Rusya’nın “Oreşnik” füzesi kullandığına dair açıklamasını, “Ukrayna’ya karşı açık bir tırmanma ve Avrupa ile Amerika Birleşil Devletleri'ne yönelik bir uyarı” olarak nitelendirdi.

Erdoğan: Ukrayna-Rusya Savaşı’nda ilk günden itibaren sorumluluk üstlendik Haber

Erdoğan: Ukrayna-Rusya Savaşı’nda ilk günden itibaren sorumluluk üstlendik

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu yıl "Küresel Yeniden Kurulum: Eski Düzenden Yeni Gerçeklere" temasıyla İstanbul'da dokuzuncusu düzenlenen TRT World Forum'un açılış konuşmasını yaptı. Konuşmasına, iş, medya ve akademi dünyasının değerli mensuplarını ve diğer misafirleri selamlayarak başlayan Erdoğan, dokuzuncusu düzenlenen TRT World Forum münasebetiyle katılımcılarla bir arada olmaktan büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti. Dünyanın farklı yerlerinden foruma katılan misafirlere "Yedi renk, yedi ses ve yedi iklimin visale erdiği güzel İstanbul'umuza hoş geldiniz." diyen Erdoğan, forumun, beşeriyeti ilgilendiren sorunların istişare edilmesi noktasında son derece kıymetli bir platform haline dönüştüğünü görmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. "BMGK, İNSANLIĞIN SORUNLARINA ÇÖZÜM ÜRETEMİYOR" "Yaşadığımız her gün daha adil, daha kapsayıcı, daha kuşatıcı bir küresel sistemin inşasına duyulan ihtiyacı ortaya koyuyor." diyen Erdoğan, BMGK'nin mevzut yapısına yönelik eleştilerini yineleyerek, "Savaşlar, çatışmalar, eşitsizlik ve adaletsizlikler tüm insanlığın gündemini adeta işgal etmiş durumda. İkinci Cihan Harbi'nin galipleri eliyle kurulan mevcut sistem günümüzün gerçeklerine ve gerekliliklerine maalesef uymuyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin adaletsiz karar alma yapısı nedeniyle insanlığın ortak sorunlarına çözüm üretilemiyor. Çoğu zaman sorunlar da çözüm yolları da apaçık belli olduğu halde yerkürenin birçok yerinde masum insanlar ölmeye devam ediyor. Türkiye olarak insanlığın kaderinin beş ülkenin insafına terk edilemeyeceğini dile getiriyor ve bu sebeple dünya beşten büyüktür diyoruz. En büyük insani krizlerde, en somut insan hakları ihlallerinde dahi karar almakta geciken sistemin taze fikirlere, yeni katkılara ve elbette günceli yansıtan bir yeniden yapılanmaya ihtiyacı olduğu aşikardır." ifadelerini kullandı. ERDOĞAN: TÜRKİYE HER TÜRLÜ KATKIYI SUNMAYA DEVAM EDECEKTİR Rusya'nın 24 Şubat 2022'de Ukrayna'ya karşı başlatmış olduğu topyekûn işgal girşimi ve saldırılarına da değinen Erdoğan, şöyle konuştu: Dünyadaki gelişmeleri oturup izlemek, hatta eleştirmek kolay olandır. Zor olan değiştirmek, dönüştürmek, karanlığa karşı bir mum yakabilmektir. Ama biz kolay olanı değil, her zaman zor olanı seçtik. Oturup izlemek veya yanlışları eleştirmektense harekete geçmeyi, sorumluluk almayı, karanlıkları aydınlığa çevirmek için mücadele etmeyi tercih ettik. Milyonlarca kilometrekareyi bulan medeniyet coğrafyamızın her köşesine barışı, adaleti, dayanışmayı, huzuru götürmenin gayretindeyiz. Türkiye olarak yalnızca Gazze'de değil, yaşanan her insani krizde inisiyatif alıyoruz. Dördüncü yılına girecek Rusya-Ukrayna Savaşı'nın adil ve kalıcı bir barışla çözümü için ilk günden itibaren sorumluluk üstlendik. Hem Sayın Putin hem de Sayın Zelenski ile yaptığımız görüşmelerde ilk etapta ateşkes ve devamında kalıcı barışın sağlanması için her türlü desteği vermedeki kararlılığımızı ifade ettik. Umuyorum ki yakın bir gelecekte taraflar arasında bir orta yol bulunacak, iki komşu halkın yeniden yan yana barış içinde yaşamasının önü açılacaktır. Türkiye bunun için her türlü katkıyı sunmaya devam edecektir.

BM Genel Sekreter Yardımcısı: Rusya, barış adımı yerine saldırıları artırdı Haber

BM Genel Sekreter Yardımcısı: Rusya, barış adımı yerine saldırıları artırdı

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary DiCarlo, Rusya’nın Ukrayna şehirlerine yönelik yeni ve geniş çaplı saldırılarını sert şekilde kınayarak tam, derhal ve koşulsuz bir ateşkes çağrısında bulundu. BM Güvenlik Konseyi 29 Mayıs Perşembe günü, son günlerde Ukrayna şehirlerine yönelik artan Rus saldırılarını görüşmek üzere toplandı. Toplantıda konuşan BM Genel Sekreter Yardımcısı DiCarlo, “Tam bir ay önce konseye Ukrayna’daki durumla ilgili son bilgi verdiğimde, çatışmaların sona erdirilmesine yönelik diplomatik ilerleme umutları hâlâ canlıydı. Ne yazık ki barış yönünde atılan adımlar yerine, ülke genelinde şiddetli Rus saldırılarına tanıklık ettik.” ifadelerini kullandı. BİR GECEDE REKOR SAYIDA SİHA DiCarlo, 25 Mayıs’ı 26 Mayıs’a bağlayan gece Ukrayna'ya yönelik 355 silahlı insansız hava aracıyla gerçekleştirilen saldırının, savaşın başlangıcından bu yana en büyük SİHA saldırısı olduğunu belirtti. Resmi verilere göre, 24 Şubat 2022’den bu yana Ukrayna’da en az 13 bin 279 sivilin yaşamını yitirdi, bunlardan 707’si çocuk ayrıca 32 bin 449 kişi yaralandı, bunlardan 2 bin 68’i çocuk. 2025'TE SİVİL KAYIPLARIN SAYISI ARTTI 2025 yılının ilk çeyreğinde sivil kayıpların, 2024’ün aynı dönemine kıyasla yüzde 59 arttığını vurgulayan DiCarlo, BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliğinin Rus işgali altındaki bölgelerdeki hak ihlallerini belgelemeye devam ettiğini, bağımsız soruşturma komisyonunun da sivillere yönelik sistematik SİHA saldırılarına dair kanıtlar topladığını aktardı. Ukrayna ile Rusya arasındaki müzakereleri değerlendiren BM Genel Sekreter Yardımcısı, “Bu görüşmeler BM Genel Sekreteri’nin çağrısını yaptığı gibi tam, derhal ve koşulsuz bir ateşkese yol açmamış olsa da, tarafların süreci sürdürme konusunda mutabık kalmaları umut verici.” dedi. DiCarlo, BM’nin tutumunun değişmediğini yineleyerek, “Birleşmiş Milletlerin tutumu nettir ve öyle kalacaktır: Ukrayna’nın bağımsızlığı, egemenliği ve uluslararası alanda tanınan sınırları içindeki toprak bütünlüğü desteklenmektedir.” ifadelerine yer verdi.

Ertuğruloğlu: Kıbrıs’ta iki devlet var, BMGK gerçekleri görmezden geliyor Haber

Ertuğruloğlu: Kıbrıs’ta iki devlet var, BMGK gerçekleri görmezden geliyor

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, 7 Mayıs 2025 tarihinde Avrasya Ekonomi Zirvesi'nin "Ekoloji, Ekonomi, Enerji, Yapay Zekâ ve Sağlık" başlıklı oturumunda konuştu.  Bakan Ertuğruloğlu, 1960'ta kurulan "Kıbrıs Cumhuriyeti"nin, Rumların Türkleri silah zoruyla hükûmet kurumlarından uzaklaştırmasıyla 1963'te sona erdiğini ve artık Kıbrıs’ta iki devlet olduğunu söyledi. BMGK KIBRIS SORUNUNU GÖRMEZDEN GELİYOR Ertuğruloğlu, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) 5 daimî üyesinin 1964'ten bu yana Kıbrıs Adası'nın gerçeğini görmezden geldiğini belirtti ve Konsey'in, ayrıca Kıbrıslı Rumların kendi başına Kıbrıs Cumhuriyeti gibi davranmalarına izin verdiğini vurguladı. Ertuğruloğlu, bu süreçte, BMGK daimî üyesi devletlerin, Kıbrıs'taki Türklerin "statüsünü ve egemenliğini göz ardı ettiğinin" altını çizerek "Kıbrıs sorununa" yanlış teşhis konulduğunu ve bu hatanın bugün de sürdüğünü söyledi. Ertuğruloğlu, bazı devletlerin, Kıbrıs konusunda alınan BMGK kararlarının bağlayıcı olduğuna "inandırıldığını" kaydetti ve “BMGK'nin Kıbrıs'la ilgili kararlarının hiçbiri bağlayıcı değil. Bunlar tavsiye niteliğinde. Bunun mükemmel örneği Türkiye. Türkiye, Kıbrıs Rum devletini Kıbrıs Cumhuriyeti'ymiş gibi tanımıyor, KKTC'yi tanıyor, bize büyükelçi gönderiyor ama BM ya da BMGK'nin Türkiye'yi Güvenlik Konseyi kararlarına uymadığı için cezalandırmaya çalıştığını duymuyorsunuz. Hiçbir işaret yok.” dedi. “KIBRIS’TA İKİ DEVLET VAR” Aynı zamanda Ertuğruloğlu, "Dünyanın geri kalanıyla aramızdaki fark, dünyanın geri kalanının BMGK'nin hatasına uymayı seçmesi ve adada meşru bir Kıbrıs Cumhuriyeti yokken sözde Kıbrıs Cumhuriyeti'ni tanıyormuş gibi davranmasıdır. Elimizde iki Kıbrıs (devleti) var." diye konuştu. Ertuğruloğlu, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin işlevsel federasyon şeklinde kurulduğunu ve iki ortak Türk ile Rumların birbirini dışlayarak devlet olduğunu iddia etme hakkı olmadığını vurguladı ve “Oysa uluslararası toplum tam da bunu yaptı.” ifadelerini kullandı. “ASIL KIBRIS SORUNU BUDUR” Ertuğruloğlu, Kıbrıs sorunun çözülmesi gerektiğini söylemenin kolay olduğunu ve öncelikle bu sorundan neyin kastedildiğine karar verilmesi gerektiğinin de altını çizdi. Bu bağlamda, "Kıbrıs sorunu, Kıbrıs Rum devletinin Kıbrıs Cumhuriyeti gibi tanınmasıdır. Bu hata yapılmaya devam edildiği ve adadaki Kıbrıs Türk devletinin varlığı inkâr edildiği sürece, Kıbrıs sorununun çözülmesi hiçbir şekilde mümkün olmayacaktır." dedi. Kıbrıslı Türklerin kendini ifade edebilmesi için uluslararası platform bulamadığını kaydeden Ertuğruloğlu, “Bu platformda sizlerle konuşma fırsatı bulmamın tek nedeni de bu etkinliğin Türkiye'de yapılıyor olması. Başka hiçbir yerde böyle bir fırsatımız yok. Kıbrıs Türk halkından biri olarak değinmeye çalıştığım ayrımcılık bu.”  

Ukrayna Dışişleri Bakanı Sıbiha: Putin, barış değil savaş istiyor Haber

Ukrayna Dışişleri Bakanı Sıbiha: Putin, barış değil savaş istiyor

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha (Andrii Sybiha), 18 Kasım 2024 tarihinde gerçekleşen Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) Toplantısı'na katıldı. Konseyde konuşan Bakan Sıbiha, Ukrayna'nın Rus saldırganlığına karşı 1000 gündür devam eden mücadelesinde ödediği bedelleri vurguladı. "BU SAVAŞ SADECE UKRAYNA İLE İLGİLİ DEĞİL AYNI ZAMANDA KÜRESEL GÜVENLİKLE DE İLGİLİDİR" Bakan, konuşmasının ardından resmi hesabından yaptığı açıklamada, "BMGK'da yaptığım konuşmada Ukrayna'nın son 1000 günde ödemek zorunda kaldığı savaş bedelinin altını çizdim. Ve dünyanın yatıştırmayı seçmesi halinde ödemek zorunda kalacağı bedeli. Bu savaş sadece Ukrayna ile ilgili değil aynı zamanda küresel güvenlikle de ilgilidir. Güç yoluyla barışa ihtiyacımız var, zayıflık yoluyla değil" ifadelerini kullandı. In my UNSC speech, I underscored the price of the war that Ukraine had to pay in the past 1000 days. And the price that the world will have to pay if it choses appeasement. This war is not only about Ukraine, but also global security. We need peace through strength, not weakness. pic.twitter.com/NqlFONXxNH — Andrii Sybiha ???????? (@andrii_sybiha) November 19, 2024 "PUTİN BARIŞ DEĞİL SAVAŞ İSTİYOR" Konuşmasında Rusya'nın Ukrayna'ya karşı saldırganlığının son günlerde yoğun olarak devam ettiğine dikkat çeken Bakan, "Bu saldırılar, Rusya'nın yakın zamanda Putin'i arayıp barış isteyen herkese verdiği yanıttır. Putin barış değil savaş istiyor. Onun için savaşın bedelini artırmalıyız" ifadelerini kullandı. Uluslararası mekanizmaların işlemediğine dikkat çeken Sıbiha, yeni araçlar yaratılması gerektiğine dikkat çekerek; BM Şartı'na saygıyı yeniden tesis etmek için birlik çağrısı yaptı. RUS İŞGALİ KÜRESEL KRİZLERİ AĞIRLAŞTIRDI Rusya'nın Ukrayna'ya karşı sürdürdüğü saldırganlığın yalnızca Ukrayna'yı etkilemediğine değinen Sıbiha, kalıcı bir barışa ulaşmanın aciliyetine dikkat çekti. Bakan, "Kapsamlı, adil ve kalıcı bir barışa ulaşma hedefi acildir. Bunu şimdi başarmanın maliyeti ne olursa olsun, daha fazla başarısızlığın maliyeti çok çok daha yüksek olacaktır. Rusya, işgalini başlatarak yalnızca Ukrayna'dan çok daha fazla ülkeye ve insana zarar verdi. Bu işgal birçok küresel krizi daha da ağırlaştırdı. Rusya, gıdayı, enerjiyi ve diğer kaynakları silaha dönüştürerek milyonlarca insanın acı çekmesine neden oluyor" ifadelerini kullandı. RUSYA 2014'TEN BU YANA YAKLAŞIK DÖRT YÜZ ULUSLARARASI ANLAŞMAYI İHLAL ETTİ Rus saldırganlığının başarılı olmasının güvenlik krizine yol açacağına değinen Bakan, Rusya'nın 2014'te Kırım'ı işgal etmesinden bu yana yaklaşık dört yüz uluslararası anlaşmayı ihlal ettiğine dikkat çekti. Sıbiha, "Ayrıca, uluslararası hukukun bu kadar açık bir şekilde ihlali, küresel bir güvenlik krizine yol açmıştır. Eğer Rus saldırganlığı başarılı olursa, diğer saldırganlar da komşularına saldırıp zulüm yapma eğiliminde olacaklardır. Rusya, saldırganlığının başladığı 2014 yılından bu yana yaklaşık dört yüz uluslararası anlaşmayı ihlal etti. Dünya genelinde savunma harcamaları artıyor ve kaynaklar eğitim, sağlık, iklim değişikliği ve diğer önemli küresel sorunlardan uzaklaşıyor" açıklamasını yaptı. BARIŞ ŞARTLARINI UKRAYNA BELİRLEMELİ Dünyada hiç kimsenin Rusya'nın saldırganlığının bedelini Ukrayna halkından daha fazla ödeyemeyeceğine dikkat çeken Bakan Sıbiha, barış şartlarını yalnızca Ukrayna'nın belirlemesi gerektiğini vurguladı. Rusya'nın 2024 yılında Ukraynalı savaş esirlerini hedef alan infazları yoğunlaştırdığını kaydeden Bakan,  güncel olarak 124 esirin öldürülmesiyle ilgili 49 ceza davasının araştırıldığını belirtti. İşgal altındaki topraklarda kalan milyonlarca Ukraynalıya karşı büyük çaplı suçlar ve insan hakları ihlalleri yaşandığına da dikkat çekti. Bakan, "Binlerce Ukraynalı savaş esiri ve sivil rehine, uluslararası gözlemcilerin ve doktorların erişimi olmadan hâlâ Rus esaretinde tutuluyor. Bütün halkımızı hatırlıyoruz. Hepsini serbest bırakıp evlerine getirene kadar dinlenmeyeceğiz" ifadelerini kullandı. UKRAYNA'YA VE ZAFER PLANI'NA DESTEK ÇAĞRISI Bakan Sıbiha, konuşmasında, Ukrayna'yı ve Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy'ın (Volodimir Zelenski) Barış Planı'nı desteklemeleri için Konsey'e çağrı yaptı. Sıbiha, "Ukrayna'yı, Başkan Zelenskıy'ın Zafer Planı'nı ve Barış Formülü'nü desteklemek, Ukrayna ve dünya için kapsamlı, adil ve kalıcı bir barışa giden tek gerçekçi yoldur. Ve bir önemli nokta daha. Ukrayna ve Rusya'yı 'savaşın iki tarafı' olarak görmenin hiçbir anlamı yok. Bu iki taraf arasındaki bir çatışma değil. Bu bir saldırganlık savaşıdır. Saldırgan Rusya'dır. Ukrayna, kendini savunuyor. Sahte ahlaki eşdeğerlik sona ermeli" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.