SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Buça

QHA - Kırım Haber Ajansı - Buça haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Buça haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

The Telegraph: ABD, Polonya'yı Rusya'nın olası provokasyonlarına karşı uyardı! Haber

The Telegraph: ABD, Polonya'yı Rusya'nın olası provokasyonlarına karşı uyardı!

İngiliz The Telegraph gazetesi, Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) Polonya'yı Rusya'nın ülke topraklarında gerçekleştirebileceği olası provokasyonlara karşı uyardığını bildirdi. Gazetenin, Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki'ye yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre, söz konusu provokasyonların önümüzdeki birkaç ay içinde gerçekleşebileceği değerlendiriliyor. FARKLI PROVOKASYON SENARYOLARI GÜNDEMDE Haberde, olası senaryolar arasında enerji santralleri gibi kritik altyapı tesislerine SİHA saldırılar düzenlenmesi, hava saldırısı izlenimi oluşturacak girişimlerde bulunulması ve böylece Polonya'nın hava savunma sistemlerini devreye sokmasının hedeflenmesi yer aldı. Kaynaklara göre, Rusya veya Belarus askerlerinden oluşan küçük birliklerin Polonya sınırındaki bölgelere sınırlı çapta kara ihlali gerçekleştirmesi ihtimali de değerlendiriliyor. BALTIK ÜLKELERİ DE HAZIRLIKLARINI ARTIRIYOR Bunun yanında haberde, Estonya, Letonya ve Litvanya'nın olası bir Rus saldırısına karşı yaklaşık 400 bin kişinin tahliyesine yönelik planlar hazırladığı belirtildi. Baltık ülkelerinin, son yıllarda yaşanan siber saldırılar, dezenformasyon kampanyaları ile Rus savaş uçakları ve SİHA hava sahası ihlalleri nedeniyle NATO müttefiklerini uzun süredir olası Rus tehdidine karşı uyardığı ifade edildi. POLONYA: TEHDİT KISA VADEDE ORTAYA ÇIKABİLİR Rusya, NATO ülkelerine saldırı planladığı yönündeki söylemlerini reddederken, Polonya Başbakanı Donald Tusk, Rusya kaynaklı tehdidin birkaç yıl sonra değil, gelecek aylarda gerçek bir risk hâline gelebileceğini vurguladı. Ukrayna Millî Güvenlik ve Savunma Konseyine bağlı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Başkanı Andriy Kovalenko ise Rusya'nın bugün Avrupa'ya karşı geniş çaplı bir savaş yürütecek kapasiteye sahip olmadığını, ancak yeni bir seferberlik ilan edilmesi halinde 2028 yılına kadar bu kapasiteyi oluşturabileceğini açıkladı. HİBRİT SALDIRILAR VURGUSU Öte yanda analistler, Rusya'nın son yıllarda NATO ülkelerine yönelik sabotaj girişimleri, elektronik harp faaliyetleri, GPS sinyallerinin karıştırılması, siber saldırılar ve kundaklama olayları gibi hibrit yöntemlere başvurduğunu, bu nedenle Avrupa ülkelerinin güvenlik tedbirlerini artırdığını belirtiyor. Rusya'nın 24 Şubat 2022'de Ukrayna'ya karşı başlattığı topyekûn savaş, tüm dünyayı küresel güvenlik açısından endişelendirmeye başladı. Rus ordusunun Buça ve İrpin gibi Ukrayna kentlerinde sivillere yönelik düzenlediği katliamlar, Moskova'nın ne uluslararası hukuka ne de insan haklarına saygı duyduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Bunun yanında, Ukrayna'ya karşı savaşı başlatan Rusya, Avrupa ülkelerine de silahlı insansız hava araçları (SİHA) göndererek ve savaş uçaklarıyla hava sınırı ihlalleri gerçekleştirerek gerilimi artırıyordu. Bu nedenle Rusya'nın ilerleyen yıllarda 3. Dünya Savaşı'nı ilan ederek Avrupa topraklarına yürüyebileceği gündeme geliyor.

Çubarov’dan Ervin İbragimov açıklaması: "Rusya Kırım’da başlattığı terörü şimdi de yeni işgal edilen bölgelerde sürdürüyor” Haber

Çubarov’dan Ervin İbragimov açıklaması: "Rusya Kırım’da başlattığı terörü şimdi de yeni işgal edilen bölgelerde sürdürüyor”

Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Yönetim Kurulu ve Bahçesaray Kırım Tatar Bölge Meclisi Üyesi Ervin İbragimov'un işgal altındaki Bahçesaray'da kaçırılmasının 10. yıl dönümü vesilesiyle çarpıcı bir açıklama yaptı. Çubarov, 2016 yılında Kırım'da işlenen bu suçun, Rusya'nın bugün Ukrayna genelinde yürüttüğü topyekûn işgal savaşının ve sivil katliamların habercisi olduğunu vurguladı. GÜVENLİK KAMERASI VAHŞETİ DOĞRUDAN BELGELEMİŞTİ Ervin İbragimov, 2016 yılında 24 Mayıs’ı 25 Mayıs’a bağlayan gece Rus işgali altındaki Bahçesaray’da kaçırılmıştı. Yarımadada yaşanan diğer birçok zorla kaybetme vakasının aksine, bu suçun bir güvenlik kamerası tarafından anbean kaydedildiğini hatırlatan Çubarov, Rus trafik polisi üniforması giyen kişilerin İbragimov’un aracını durdurduğunu, genç aktivistin kaçmaya çalışsa da darbedilerek bir minibüse bindirildiğini ve gecenin karanlığında gözden kaybolduğunu belirtti. KTMM Başkanı, “Bu video kaydı, Rusların vahşetine dair çürütülemez bir kanıt olmanın ötesine geçmiştir. Rusya'nın insanı nasıl yok etmeye, sesini kısmaya çalıştığının; acımasız terör eylemleriyle, Rus işgali koşullarında ezici çoğunluğuyla topraklarına sadık kalan Kırım Tatarlarının iradesini ezme arzusunun adeta somut bir simgesi haline gelmiştir." ifadelerini kullandı. “KIRIM’DAKİ CEZASIZLIK BUÇA VE MARİUPOL’Ü DOĞURDU” Refat Çubarov, 2016 yılında uygar dünyanın "yerel bir hibrit çatışma" veya münferit bir "insan hakları ihlali" olarak gördüğü olayların, aslında Rusya’nın bugünkü geniş çaplı işgal savaşı için kanlı bir hazırlık evresi olduğunu dile getirdi. Kremlin’in Kırım’ın işgali ve ilk kaçırma olaylarının ardından hissettiği cezasızlık duygusunun daha sonra Buça, Mariupol ve Olenivka’daki vahşetleri doğurduğunu belirten Çubarov, Rusya’nın o dönem Kırım’da denediği insan kaçırma yöntemlerini bugün Herson ve Zaporijjya gibi yeni işgal edilen bölgelerde çocukları ve binlerce sivili toplu halde kaçırarak sürdürdüğünü kaydetti. “ULUSLARARASI MAHKEMELER İÇİN DOĞRUDAN BİR İDDİANAME” Ervin İbragimov hakkında asla geçmiş zaman kullanarak konuşmayacaklarını ve adaletin mutlaka tecelli edeceğini vurgulayan Çubarov, şu ifadelere yer verdi: "Ervin İbragimov, Rus işgal rejiminin kurbanı oldu; ancak aynı zamanda direnişin de sembolü haline geldi. Düşmanın, onun toplum üzerindeki liderliğinden, Kırım Tatar halkına ve Ukrayna Devletine olan bağlılığından duyduğu panik şeklindeki korku yüzünden kaçırılmıştı. İşgalciler o zaman da, şimdi de, anavatanları Kırım'a ve devletleri Ukrayna'ya sadık kalan herkesi korkutmaya çalışıyorlar, ancak bu çabaları boşuna sürüyor. Buna karşın, işgalin on ikinci yılında ve büyük savaşın beşinci yılında, istilacılar bu direnişi kırmayı asla başaramadılar. Bizlerin Ervin İbragimov hakkında geçmiş zaman kipiyle konuşmaya ahlaki hakkı yoktur. Ervin'in kaçırılması davası tam adalet gerektiriyor ve bu, işgalcilerin suçlarını gizleme yeteneklerini kaybetmeleriyle mümkün olacaktır. Ervin'in kaçırılma anına ait video kaydı, gelecekte kurulacak uluslararası mahkemeler için doğrudan bir iddianame niteliğindedir. Bu vahşetin hem azmettiricileri hem de failleri kaçınılmaz cezalarını çekeceklerdir. Yarımadanın on iki yıllık işgali; on binlerce paramparça edilmiş hayat, yüzlerce siyasi tutsak ve onlarca kayıp insan getirdi. Ervin, bu yıkıcı darbeyi ilk göğüsleyenler arasındaydı. Amacımız değişmedi: İşgalin tamamen sona ermesi. Bugün, geniş çaplı işgalin beşinci yılında nihai olarak idrak ediyoruz ki: Ukrayna devlet bayrağı ile Kırım Tatar milli bayrağı Bahçesaray, Akmescit (Simferopol) ve Akyar (Sivastopol) semalarında yeniden gururla dalgalanmadığı sürece adil bir barış gelmeyecektir." TRAFİK POLİSİ ÜNİFORMASI GİYEN KİŞİLER TARAFINDAN KAÇIRILDI 10 yıldır haber alınamıyor: Ervin İbragimov nerede? Rus işgali altındaki Kırım'da, tam 10 yıl önce trafik polisi üniforması giyen kimliği belirsiz kişilerce evinin birkaç metre ötesinde kaçırılan DQTK Yönetim Kurulu Üyesi ve Bahçesaray Kırım Tatar Bölge Meclisi Üyesi Ervin… pic.twitter.com/yii4YikizB — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 25, 2026 Dünya Kırım Tatar Kongresi Yönetim Kurulu Üyesi Ervin İbragimov’un arabası, 25 Mayıs 2016 sabah saatlerinde Rus işgali altındaki Kırım’ın Bahçesaray şehrindeki evinin yakınlarında kapıları açık bir şekilde bulundu. Olayın gerçekleştirildiği yerin yakınında bulunan güvenlik kameraları, Ervin İbragimov’un trafik polisi üniforması giyen kişiler tarafından kaçırıldığını kaydetti. Ervin’in kaybolmadan önce 24 Mayıs 2016 günü saat 22.40 civarında babasını arayarak arabasının evraklarının nerede olduğunu sorduğu biliniyor. Daha sonra Ervin ile iletişim kesildi ve o günden beri hakkında hiçbir haber alınamadı. İŞGALCİLER ANCAK 3 GÜN SONRA "SORUŞTURMA" BAŞLATTI İşgalci Rus yönetimine bağlı olan sözde Soruşturma Komitesi ancak üç gün geçtikten sonra, Ervin İbragimov’un kaçırılmasıyla ilgili soruşturma başlattı. 2 Haziran 2016 tarihinde Ervin İbragimov’un pasaportu ve ehliyetinin Bahçesaray’da bulunduğu açıklandı. 3 Haziran’da ise, Ervin İbragimov’un kaçırıldığı gerçeğini teyit eden yeni görüntüler yayımlandı. Kaçırıldığı günden bu yana Ervin İbragimov hakkında hiçbir şey bilinmiyor. İbragimov’un kaçırılmasının sebepleri de bilinmiyor. İşgalci yönetimin sahte soruşturması hiçbir sonuç vermedi. Ervin İbragimov’un akrabaları, Ervin’i eve getiren kişiye 1 milyon ruble (15 bin dolar) tutarında büyük meblağ ödemeye hazır olduklarını duyurdu. Ancak bu da bir sonuç vermedi. DQTK: ERVİN'İN KAÇIRILMASINDAN RUSYA SORUMLU Dünya Kırım Tatar Kongresi’nin (DQTK) Yönetim Kurulu, üyesi olan Ervin İbragimov’un kayboluşu hakkında yayınladığı açıklamada, söz konusu olaydan, Kırım’ı işgali altında tutan Rusya Federasyonu’nun sorumlu olduğunu vurguladı. Temmuz 2018’de açıklama yapan Ervin’in babası Ümer İbragimov, işgalci Rus kolluk kuvvetleri görevlilerinin oğlunu tehdit ettiğini aktarmıştı. Kırım Tatarları, Ukrayna ve diğer ülkelerde “Ervin Nerede?” eylemleri düzenleyerek İbragimov ailesine aktif şekilde destek gösteriyor. Kırım Derneği Genel Merkezi, 24 Mayıs 2022 tarihinde düzenlenen toplantıda Türkiye’deki Kırım Tatarları, dünyaya ve Türkiye Cumhuriyeti yetkililerine seslenerek “Ervin İbragimov nerede?” sorusunun Rusya Federasyonuna sorulması için çağrıda bulunmuştu.tw

Kallas’tan ABD’ye "Buça" uyarısı: Donbas’ta taviz barış değil, katliam getirir Haber

Kallas’tan ABD’ye "Buça" uyarısı: Donbas’ta taviz barış değil, katliam getirir

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Ukrayna’nın Donbas bölgesinden çekilmesi yönünde artan ABD baskısına sert bir yanıt verdi. Buça Katliamı’nın yıl dönümünde konuşan Kallas, toprak tavizinin sadece bir harita meselesi olmadığını, bu topraklarda yaşayan insanların hayatının söz konusu olduğunu vurguladı. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas başkanlığındaki AB heyeti, 31 Mart Buça Katliamı'nın yıl dönümünde Ukrayna’ya ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaret sırasında RBC-Ukrayna haber ajansına Konuşan Kallas, işgal altındaki bölgelerin "teslim edilmesini" önerenlere Buça’yı hatırlattı. Kurtarılan bölgelerde tanık olunan acıların, Rus işgali altında kalacak insanlar için bir gelecek projeksiyonu olduğunu belirten Kallas, şu ifadeleri kullandı: Bugün sıradan insanların yaşadığı Buça'nın kurtuluşunun yıl dönümünü anmak için bulunuyoruz. Ruslar burayı işgal ettiğinde insanlar çok büyük acılar çekti. Peki bu neden önemli? Mesele asla sadece topraklarla ilgili değil. Birileri 'Neden bu toprakları vermiyorsunuz?' diye sorduğunda cevap Buça'dır. Bu topraklarda insanlar yaşıyor ve oraları teslim etmek, o insanları Buça'da gördüğümüz kaderle baş başa bırakmaktır. Bu yüzden de bunu dinleyen herkese ve ABD'li meslektaşlarımıza Ukrayna üzerinde baskı kurulmaması gerektiğini bu argümanla anlatmaya çalışıyoruz. DONBAS RUSYA İÇİN SON DURAK DEĞİL Saldırgana verilen tavizlerin savaşı durdurmadığını, aksine iştahını kabarttığını savunan Kallas, Rusya'nın 12 yıldır ele geçiremediği Donbas'ı şimdi müzakere masasında "hediye" olarak almayı umduğunu söyledi. Donbas'ın kolayca teslim edilmesinin Rusya'yı durdurmayacağını, sadece bir sonraki saldırı için zaman kazandıracağını kaydeden Kallas, ABD'nin "arabuluculuk" adı altında Rusya'nın haksız taleplerini masaya getirmesini ise eleştirdi. RUSYA’NIN DONBAS TALEPLERİ Daha önce Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov, ABD'nin savaşı bitirmek için Moskova'ya "ilginç" teklifler sunduğunu ancak bunların henüz hayata geçmediğini iddia etmişti. Öte yandan Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelensklıy, savaş bitmeden güvenlik garantileri imzalanması için ABD'ye teklif götürdüklerini, böylece Kongre'nin savaş bittikten hemen sonra bunları oylayabileceğini açıkladı. Ancak Vaşington’ın (Washington) bu teklifi reddettiğini ve halihazırda güvenlik garantilerin alınmasının koşulunun "Ukrayna ordusunun Donbas'tan çekilmesi" olduğunu ifade etti. Öte yandan 31 Mart 2026'da Rusya, Ukrayna ordusuna Donbas'ı terk etmesi için iki ay süre tanıyan yeni bir ültimatom öne sürdü.

Avrupa Birliği’nden Kıyiv’de tarihi zirve: Buça Katliamı kurbanları anıldı Haber

Avrupa Birliği’nden Kıyiv’de tarihi zirve: Buça Katliamı kurbanları anıldı

Rus ordusunun Ukrayna'daki vahşetinin sembolü olan Buça, bundan tam dört yıl önce işgalden kurtarılmıştı. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas başkanlığındaki AB heyeti, Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha ile birlikte Buça'daki katliamda hayatını kaybedenler için dikilen anıtı ziyaret ederek Rus vahşetinde hayatını kaybedenler andı. Buça’daki Aziz Andreas Kilisesi’ndeki anıt alanını ziyaret eden heyet, katliamda hayatını kaybeden sivil halk için mumlar yakarak saygı duruşunda bulundu. Ziyaret sırasında konuşan Kaja Kallas, Buça’da yaşananların münferit olaylar olmadığını vurgulayarak şu ifadelere yer verdi: Buça maalesef ayrı bir suç vakası değil; Rusya’nın işgal ettiği her yerde izlediği bir 'el kitabı'nın sonucudur. Bunu unutmamalıyız. Dışişleri bakanlarıyla gerçekleştirdiğimiz bu ziyaretin temel odağı, Rusya’nın hesap verebilirliğini uluslararası gündemin en üst sırasında tutmaktır. "RUSYA'NIN SUÇLARI CEZASIZ KALMAYACAK!" Resmî ziyaret kapsamında AB Dışişleri Bakanları Konseyi Kıyiv’de özel bir oturum gerçekleştirdi. Oturumun sonucunda yayımlanan ortak bildiride 2022 yılındaki geçici işgal sırasında işlenen savaş suçlarının cezasız kalmayacağı teyit edildi. AB üyesi 26 ülkenin ve Ukrayna’nın imzacısı olduğu bildiride şunlar kaydedildi: Bugün, 2022 yılında Kıyiv bölgesinin bazı kısımlarının Rusya tarafından işgal altında tutulduğu sırada Buça'da işlenen toplu suçların kurbanlarını anmak üzere Kıyiv ve Buça'da bir araya geldik. Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü saldırgan savaşı bağlamında işlenen savaş suçları ve diğer en ağır suçlardan sorumlu olanların tam olarak hesap vermesini sağlamaya olan bağlılığımızı bir kez daha teyit ediyoruz. Belgede Ukrayna’ya karşı işlenen saldırı suçlarını kovuşturmak üzere "Özel Mahkeme" kurulması yönündeki ilerlemeler memnuniyetle karşılandı. Ayrıca Rusya’nın neden olduğu zararların karşılanması için oluşturulan Uluslararası Tazminat Komisyonunun faaliyetlerine destek vurgulandı. Uluslararası Ceza Mahkemesinin (UCM) Ukrayna’daki soruşturmalarına tam destek verilen belgede, tüm devletlere Roma Statüsü kapsamında iş birliği çağrısında bulunularak, “Hesap verebilirliğin, kapsamlı, adil ve kalıcı bir barışın yanı sıra uluslararası hukuka saygının ayrılmaz bir unsuru olduğunu vurguluyoruz." denildi. Ortak bildiri, Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas'ın yanı sıra Avusturya, Belçika, Bulgaristan, Hırvatistan, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, İrlanda, İtalya, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Malta, Hollanda, Polonya, Portekiz, GKRY, Romanya, Slovakya, Slovenya, İspanya, İsveç ve Ukrayna adına yayımlandı. BUÇA’DA EN AZ 381 SİVİL ÖLDÜRÜLDÜ 24 Şubat-31 Mart 2022 tarihleri arasında Rus işgali altında kalan Buça’da 381 sivil öldürüldü. Rus işgal güçlerinin, Mart-Nisan 2022'de Ukrayna kuzeyinden çekilmesi ve Ukrayna ordusunun bölgeyi kontrol altına almasının ardından Buça kentine giren Ukraynalı askerler ve gazeteciler, kentin sokaklarında çok sayıda sivilin cansız bedeni ile karşılaştı. Yapılan incelemeler sonucu bölgede toplu sivil katliamı yapıldığı; tecavüz ve işkence dahil daha birçok ciddi suçun işlendiği ortaya çıktı.

Buça Katliamı’nın 4. yılında AB’den 9 Rus subaya yaptırım Haber

Buça Katliamı’nın 4. yılında AB’den 9 Rus subaya yaptırım

Avrupa Birliği Konseyi, 2022 yılında Buça’da sivil halka yönelik işlenen savaş suçlarından sorumlu tutulan 9 üst düzey Rus askerîi yetkiliye karşı yaptırım kararı aldı. Listede, işgalin başlangıcında Buça, Hostomel ve İrpin bölgelerindeki operasyonları yöneten en üst rütbeli komutanlar yer alıyor. Buça Katliamı’nın dördüncü yıl dönümü vesilesiyle açıklanan kararda, Rusya’nın Doğu Askeri Bölgesi eski Komutanı Albay Aleksandr Çayko yaptırım listesinin başında yer aldı. Çayko, geniş çaplı işgalin başında Ukrayna topraklarındaki en yüksek rütbeli subay olarak Rus birliklerinin Buça’daki faaliyetlerinden doğrudan sorumlu tutuluyor. Yaptırım listesine alınan diğer subayların; Buça, Hostomel, İrpin ve Borodyanka’da sivillere yönelik işkence, yağma ve öldürülen Rus askerlerinin cesetlerini sivillere zorla toplattırma gibi suçları yönettiği belirtildi. Ayrıca listedeki bir yetkilinin, işgal altındaki Donetsk bölgesinden bir çocuğun yasa dışı yollarla Rusya’ya sınır dışı edilmesi ve evlatlık verilmesi sürecinden de sorumlu olduğu kaydedildi. VARLIKLARI DONDURULDU, GİRİŞ YASAKLARI GETİRİLDİ AB Konseyi tarafından onaylanan kısıtlamalar kapsamında bu 9 kişinin Avrupa Birliği sınırlarındaki mal varlıkları donduruldu. Ayrıca AB vatandaşlarının ve şirketlerinin bu kişilere fon sağlaması yasaklanırken, söz konusu askerlerin AB ülkelerine giriş yapmalarına ve transit geçişlerine de engel getirildi. Bu son kararla birlikte, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırganlığına yanıt olarak AB tarafından yaptırım uygulanan kişi ve kuruluşların sayısı yaklaşık 2 bin 600’e ulaştı. BUÇA’DA EN AZ 381 SİVİL ÖLDÜRÜLDÜ 24 Şubat-31 Mart 2022 tarihleri arasında Rus işgali altında kalan Buça’da 381 sivil öldürüldü. Rus işgal güçlerinin, Mart-Nisan 2022'de Ukrayna kuzeyinden çekilmesi ve Ukrayna ordusunun bölgeyi kontrol altına almasının ardından Buça kentine giren Ukraynalı askerler ve gazeteciler, kentin sokaklarında çok sayıda sivilin cansız bedeni ile karşılaştı. Yapılan incelemeler sonucu bölgede toplu sivil katliamı yapıldığı; tecavüz ve işkence dahil daha birçok ciddi suçun işlendiği ortaya çıktı.

Rus mahkemesi, Kırım Tatarlarının dostu Avukat Nikolay Polozov’a 8,5 yıl hapis cezası verdi! Haber

Rus mahkemesi, Kırım Tatarlarının dostu Avukat Nikolay Polozov’a 8,5 yıl hapis cezası verdi!

Kırım Tatar halkının dostu Avukat Nikolay Polozov, Moskova’daki Gagarin Mahkemesinin kendisini 8,5 yıl hapis cezasına mahkûm ettiğini duyurdu. Mahkeme hakimi Darya Artemonova’nın Polozov’u suçlu bulduğu ve cezanın hapis infazına hükmettiği bildirildi. Rus savcılığının 9 yıl hapis talep ettiği, savunmanın ise beraat istediği kaydedildi. BUÇA AÇIKLAMALARI GEREKÇE GÖSTERİLDİ Ceza davasına gerekçe olarak, Polozov’un 2022 yılında Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı saldırısının ardından Ukrayna’nın Buça kentinde Rus askerleri tarafından sivillerin öldürüldüğüne ilişkin verdiği bir röportaj gösterildi. Polozov, Ukrayna basınına yaptığı açıklamada davayı “hukuksuz” olarak nitelendirerek, bunun siyasi ve askerî sansür niteliğinde bir kovuşturma olduğunu belirtti. Bununla birlikte kararın kesinleşmesi hâlinde Rusya Adalet Bakanlığının avukatlık statüsünün düşürülmesi için işlem başlatacağını kaydetti. TERÖRİST VE AŞIRILIKÇI LİSTESİNE ALINDI Krım Realii'nin (Kırım'ın gerçekleri) 22 Şubat 2026 tarihli haberinde; 2025 yılı Ekim ayında Rusya Federal Mali İzleme Servisi'nin (Rosfinmonitoring), Ukrayna’da yaşayan Polozov’u “terörist ve aşırılıkçı” listesine dâhil ettiğini hatırlatılarak, isminin yanında yer alan işaretin, hakkında “terör” maddesi kapsamında soruşturma bulunduğu anlamına geldiği ifade edildi. 2024 yılında ise Polozov’un Rusya’da “yabancı ajan” listesine eklendiği açıklanmıştı. KIRIM TATAR DAVALARINDA SAVUNMA GÖREVİNİ ÜSTLENMİŞTİ Dünya Kırım Tatar Kongresi Genel Sekreteri Av. Namık Kemal, Nikolay Polozov’a verilen cezaya ilişkin yaptığı açıklamada, Polozov’un Rusya’nın 2014 yılında Kırım’ı işgalinin ardından kapatılan Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) ile bağlantılı davalarda ve Kırım Tatar milli lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ile KTMM Başkanı Refat Çubarov hakkında açılan süreçlerde savunma görevini üstlendiğini belirtti. Namık Kemal, söz konusu kararın hukuk ve insan hakları açısından kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, Polozov’un Kırım Tatar millî hareketine verdiği destek ve katkıların unutulmayacağını ifade etti.

Buça Katliamı: Ukrayna ilk kez bir Rus komutanı resmen suçladı Haber

Buça Katliamı: Ukrayna ilk kez bir Rus komutanı resmen suçladı

Ukrayna makamları, 2022 yılında Buça’da işlenen sivillere yönelik katliamla ilgili ilk kez bir Rus komutana resmî olarak suçlama yöneltti. 76. Muharebe Hava İndirme Tümenine bağlı birliğin 28 yaşındaki komutanı Teğmen Yuriy Kim, 17 sivili öldürmek ve en az dört kişiye işkence yapmakla suçlandı. Daha önce Ukrayna, yalnızca Rus askerlerine yönelik suç duyurularında bulunmuştu. Birlik komutanına yöneltilen bu suçlama, Buça soruşturmalarında bir ilk olma özelliği taşıyor. Kim hakkında hazırlanan iddianamenin tanık ifadeleri, olay yeri rekonstrüksiyonları, adli tıp analizleri ve açık kaynak verilerine dayanarak hazırlandığı belirtildi. “ÖLDÜRÜN” EMRİ VERDİ Soruşturma dosyasına göre Kim, askerlerine Ukrayna ordusuna destek verdiğini düşündüğü sivilleri “takip etmelerini, yaralamalarını ve öldürmelerini” emretti. Ayrıca öldürülen bazı sivillerin cesetlerinin yakılmasını da emrederek suç izlerini gizlemeye çalıştı. Öte yandan Kim’in bazı cinayetlerde bizzat yer aldığı da iddia ediliyor. BİR ANNENİN İFADELERİYLE KİMLİĞİ ORTAYA ÇIKTI Kim’in Buça’daki suçlara karıştığı ilk kez 2024’te ortaya çıkmıştı. Yerel bir sakin olan Nadiya Çeredniçenko, Ukraynalı gazetecilere verdiği röportajda oğlunu öldüren Rus askerlerden birinin Kim olduğunu teşhis etmişti. Rus işgal güçleri evine baskın düzenleyerek Çeredniçenko’nun oğlu Volodımır’ı kaçırmış ve başından vurarak öldürmüştü. Askerler gencin telefonunda Ukrayna ordusuna gönderdiği Rus mevzilerine ait görüntüler bulmuştu. KİM’İN KİMLİĞİ VE GEÇMİŞİ Ukrayna askeri istihbaratına göre Teğmen Kim, 3 Temmuz 1997 doğumlu ve Moskova yakınlarındaki Balaşiha’da ikamet ediyor. Sosyal medya hesaplarında, St. Petersburg Suvorov Askeri Okulu mezunu olduğunu belirtiyor. 2022’de bir askerin paylaştığı fotoğrafta Kim’in Buça’da Rus askerlerle birlikte ateş başında oturduğu görülmüştü. BUÇA’DA EN AZ 381 SİVİL ÖLDÜRÜLDÜ 24 Şubat-31 Mart 2022 tarihleri arasında Buça’da 381 sivil öldürüldü. Rusya, katliamdaki sorumluluğunu reddetmeye devam ediyor. Yetkililer, Kim’e yöneltilen suçlamanın Buça soruşturmalarında kritik bir aşama olduğunu vurgulayarak, “Bu, adalet yolunda önemli bir adımdır” değerlendirmesinde bulundu.

Buça'da savaşan Ukraynalı kadınlar: Gündüz öğretmen gece asker Haber

Buça'da savaşan Ukraynalı kadınlar: Gündüz öğretmen gece asker

Ukrayna'nın Buça kentinde ellerine silah alıp üniforma giyen Ukrayna'nın kadın askerleri, işgalci Rus askerlerinin saldırılarına cevap veriyor. Neredeyse tamamı kadınlardan oluşan ve gönüllü bir hava savunma biriminin parçası olarak faaliyet gösteren "Cadılar", neden üniforma giydiklerini BBC'ye anlattı.  ERKEKLER CEPHEYE GÖNDERİLDİKÇE KADINLAR ELİNE SİLAH ALDI Ukrayna ve Rusya arasında 24 Şubat 2022 tarihinden bu yana devam eden savaşta erkeklerin cepheye gönderilmesinin ardından kadınlar savaş da sahnesinde yerini aldı. "Buça Cadıları" adını taşıyan ve kadınlardan oluşan birim, geceleri Rus işgalcilere karşı savaşırken gündüzleri öğretmen ve doktor gibi kendi işlerinde faaliyet gösteriyor. Buça Cadıları içerisinde yer alan 51 yaşındaki öğretmen Valentina, kadınların gücüne dikkat çekti. Görevi yapabileceğine inancı tam olan Valentina, “Bu görevi yapabilirim. Ekipmanlar ağır ama biz kadınlar bunun altından kalkabiliriz." ifadelerini kullandı. "İŞGAL ALTINDA VARLIĞIMIN TAMAMEN ANLAMSIZ OLDUĞUNU HİSSETTİM" Grubun bir diğer üyesi öğretmen Inna ise görevinin insansız hava araçlarını dinlemek olduğunu belirtti. Inna, görevini "Gergin bir iş ama odaklanmamız, en ufak bir sesi bile duymamız gerekiyor." ifadeleriyle tanımladı. İlk görevinden çıkan Inna, düşüncelerini gülümseyerek "Korkutucu evet ama doğum yapmak da öyle ve ben üç kez doğum yaptım." ifadelerini kullanarak aktardı. Gündüz kendi işi olan öğretmenliğe döndüğünü belirten Inna; kıyafetlerini, topuklu ayakkabılarını ve makyaj malzemelerini arabasında tuttuğunu, ormandaki işinin bitmesinin ardından hızlıca hazırlanarak derse gittiğini ifade etti. Inna, Ukraynalı kadınların gücünü şu ifadelerle aktardı: Erkekler gitti ama biz buradayız. Ukraynalı kadınlar neyi başaramaz ki? Biz her şeyi yapabiliriz. 52 yaşında birliğe katılan, Ukrayna'nın savunmasına katkıda bulunmak istediğini aktaran Anya da "İşgal altında varlığımın tamamen anlamsız olduğunu hissettim. Ne başkasına yardım edebiliyordum ne de kendimi savunabiliyordum. Silah kullanmayı öğrenmek istiyordum, böylece bir işe yarayabilirdim." ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.