Rusya’nın başlattığı savaşın ağır bedeli: İşgal altındaki Kırım’da tahıllar tarlalarda çürüyor
Rusya’nın Ukrayna’ya karşı sürdürdüğü topyekûn işgal girişimi ve Kırım Yarımadası’nı askerî lojistik merkezine dönüştürmesi, bölgedeki ekonomik ve sosyal hayatı bitirme noktasına getirdi. İşgalci yönetimin bu yıl 2 milyon tona yakın rekor rekolte açıklamasına rağmen, Rusya'nın bölgeye taşıdığı savaş şartları nedeniyle Kırım’daki üreticiler yüksek üretim maliyetleri, fahiş akaryakıt fiyatları, sürekli elektrik kesintileri ve tıkalı lojistik yollar nedeniyle ürünlerini zararına satmak ya da tarlada çürümeye terk etmek zorunda kalıyor.
YÜKSEK MALİYETLER VE SÜREKLİ ELEKTRİK KESİNTİLERİ
Kırım’da yaşanan felaketin birincil sorumlusu olan Rus işgal yönetimi, yarımadadaki sivil kaynakları ordunun emrine sunarken yerel halkı ve üreticileri tam bir çaresizliğe itti. Moskova'nın sebep olduğu akaryakıt krizi nedeniyle dizel yakıtın litresi bazı dönemlerde 450 rubleye (265,76 TL) kadar tırmandı. Bunun yanı sıra Ukrayna'nın karşı saldırıları sonucu yarımadada kronik hale gelen elektrik kesintileri, tahıl kurutma ve depolama tesislerini çalışamaz hale getirdi. Çiftçiler teknolojiyi işletebilmek adına fahiş fiyatlarla jeneratör yakıtı ödemek zorunda kaldı.
İşgalci yönetimin sözde Tarım Bakanı Denis Kratyuk, yarımadada yetişen buğdayın kaliteli (3. ve 4. sınıf buğday) olduğunu kabul etse de alım fiyatlarındaki çöküşün "lojistik ve bazı özel nedenlerden" kaynaklandığını belirterek çaresizliği itiraf etti.
"15 RUBLEYE ÜRETİP 6-10 RUBLEYE SATMAK AÇIKÇA İFLASTIR"
Kırım'daki "Taygan" Safari Parkı ile Yalta "Skazka" Hayvanat Bahçesi ve tarım işletmelerinin sahibi sahibi, iş birlikçi Oleg Zubkov bile bu yıl tahıl fiyatlarının belirlenme mekanizmasını "akıl dışı" olarak nitelendirdi. Sosyal medya üzerinden paylaştığı açıklamalarda, kilosu 13 ila 15 rubleye mal edilen buğday için tüccarların en fazla 10 ruble verdiğini, bazı bölgelerde ise bu rakamın 6 rubleye kadar düştüğünü belirten Zubkov, "Geçen yıl akaryakıtın litre fiyatı 70 rubleyken tahılın kilosu 15 rubleydi. Bu yılki enflasyon ve mazot fiyatlarıyla adil alım fiyatı en az 20 ruble olmalıydı. Üreticinin kilosuna 15 ruble harcadığı ürünü 6-10 rubleye satması felakettir. Bu barbarca. Yatırım yapan, risk alan ancak üretim maliyetlerini geri kazanamayan üreticilere yapılan bu muamele kabul edilemez." diyerek tepki gösterdi.
Zubkov, deposundaki tonlarca tahılı satmak yerine kendi hayvanlarına yem yapacağını söylerken, birçok çiftçinin tarlalarını terk ettiğine dikkat çekti.
"HARMANI TOPLAMAK ÇÜRÜTMEKTEN DAHA MASRAFLI"
Rusya'nın yarımadada yarattığı felaketin boyutları saha örnekleriyle daha net ortaya çıkıyor. "Cemaat.media"ya konuşan Canköy yakınlarında arpa yetiştiren Mihail adındaki bir çiftçi, temmuz ayında olgunlaşan ürününü tarlada toplamadan bıraktı. Akaryakıt fiyatlarının fahiş seviyelere ulaşması nedeniyle ürünü toplamanın maliyetini hesaplayan çiftçi, "Tarlada bırakmak, son paramızla mazot alıp ürünü toplamaktan daha kârlı çıktı." diyerek acı gerçeği özetledi.
Akmescit (Simferopol) bölgesinde çiftçilik yapan Zarina ise yaşadıkları çaresizliği şu sözlerle dile getirdi:
Ton başına maliyetimiz 14 bin rubleyi buldu. Şimdi bize kilo başına 6 ruble teklif ediyorlar. Kabul etmek zorundayız çünkü daha yüksek bir teklif gelmeyecek ve kışlık ekim yapmamız gerekiyor. Ya da artık hiç ekim yapmamalı mıyız? Tam bir çıkmaz içindeyiz.
KREMLİN’E YAKIN ARACILARIN TAHIL VURGUNU
Durumu değerlendiren Kırım’ın Yeniden Entegrasyonu Derneği, Kırım’daki üreticilerin elindeki tahılı satabilmesinin tek yolunun işgalci yönetime yakın ve tahılı Rusya’ya taşıma olanağına sahip aracılarla iş birliği yapmak olduğunu kaydediyor. Ukrayna ordusunun Keriç (Kerç) Köprüsü ve Rus askerî lojistik hatlarına yönelik nokta atışları nedeniyle mahsulün yarımada dışına çıkarılması imkânsızlaşırken, yalnızca Kremlin ile bağlantılı kargo şirketleri Keriç Boğazı üzerinden mal taşıyabiliyor. Bu aracılar ise çiftçinin elindeki ürünü maliyetinin çok altında kapatıyor.
ÇÖZÜM YOK, "BUĞDAY YERİNE AYÇİÇEK" ÖNERİSİ VAR
Savaşın ve işgalin getirdiği yıkıma karşı hiçbir somut çözüm sunamayan Rus yönetimi, çiftçilere buğday ekim alanlarını daraltmalarını; bunun yerine taşıması daha kolay olan ayçiçeği, kanola ve keten gibi ürünlere yönelmelerini tavsiye ediyor. Ancak tarlasını sürecek mazotu dahi bulamayan Kırım çiftçisi, önümüzdeki dönemde kışlık ekim yapıp yapmama konusunda büyük bir belirsizlik yaşıyor.
İşgalci Kremlin rejiminin basiretsiz politikaları ve savaştaki ısrarı, yakın gelecekte Kırım Yarımadası’nda ciddi bir gıda krizini ve toplumsal çöküşü tetikleme riski taşıyor.