SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çağrı Koçyiğit

QHA - Kırım Haber Ajansı - Çağrı Koçyiğit haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çağrı Koçyiğit haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kurt-Ar Derneği Başkanı Koçyiğit: Kırım Tatarları topraklarında yeşermeye ant içtiler! Haber

Kurt-Ar Derneği Başkanı Koçyiğit: Kırım Tatarları topraklarında yeşermeye ant içtiler!

Kurt-Ar Uluslararası İnsanî Yardım Derneği Başkanı Çağrı Koçyiğit, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nın 82. yıl dönümünde Kırım Haber Ajansı (QHA) aracılığıyla özel bir anma mesajı yayımladı. Koçyiğit anma mesajında şu ifadeleri kullandı: Merhaba değerli Kırım Tatarı soydaşlarım. Bir sürgünün yıl dönümünde yine bir videoyla sizlerle beraberim. İçimiz buruk, acımız asla dinmiyor. Çünkü biliyoruz ki 82 yıl önce başlamış olan bu sürgün hâlâ devam ediyor. Kırım'da hâlâ evler basılıyor, hâlâ tutuklamalar oluyor ve insanlar hala adaletten uzak bir şekilde bu işgal edilmiş topraklarda yaşamaya çalışıyorlar. 82 yıl önce Kırım Tatarları bildiğiniz gibi vagonlara da doldurulmaya çalıştılar ama bugün bu kıymetli halk dünyayı vicdan vagonuna dolduruyor. Bir ağacı kökleriyle birlikte topraktan sökebilirsiniz, yaşadığı yeşerdiği büyüdüğü topraktan sökebilirsiniz. Ama o toprağın hafızasını asla ve asla oradan silemezsiniz. Ve biz biliyoruz ki Kırım Tatarları sadece topraklarına dönmeye değil o topraklarda tekrar yeşermeye ant içtiler. Asla unutmadık, asla da unutmayacağız. Kurt-Ar Uluslararası İnsanî Yardım Derneği Başkanı Çağrı Koçyiğit, 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nın 82. yıl dönümüne özel bir anma mesajı yayımladı. pic.twitter.com/LQFyxy4qnK — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 17, 2026 18 MAYIS 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI Kırım Tatar halkı, bir şafak vaktinde Sovyetler Birliği diktatörü Josef Stalin’in emriyle 18 Mayıs 1944 tarihinde topyekûn sürgüne tâbi tutuldu. Kırım’danTürkistan, Urallar ve Sibirya bölgelerine hayvan vagonlarıyla sürgün edilen Kırım Tatar halkı; en temel insani haklardan mahrum bırakılarak günlerce süren zorunlu yolculuklar, açlık, susuzluk ve devamındaki perişanlık neticesinde nüfusunun yüzde 46’sını kaybetti. Sovyet yönetimi, soykırım niteliğindeki sürgünün hemen akabinde Kırım Yarımadası’nda, Kırım Tatarlarının varlığına işaret eden her şeyi ortadan kaldırmaya başladı. Köy, kasaba, ilçe ve şehirler başta olmak üzere yarımadadaki binden fazla yerleşim yerinin Kırım Tatarca olan adları değiştirildi. Kültürel soykırımın yaşandığı Kırım’da tarihi eserler tahrip edildi, mezarlıklar yok edildi ve yarımadanın demografik yapısı bilinçli şekilde dönüştürüldü. Sürgün edilen halk, bağrından koparıldığı o aziz vatanı, Kırım’ı hiçbir zaman unutmadı. Sürgünlük yollarında, sürgün edildikleri yerlerde vatana dönmek için çaba gösterdi. 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuldu. O döneme değin gerçekleşen vatan Kırım’a geri dönme teşebbüsleri, hapisle ve yeni sürgünle cezalandırıldı. 1989’a gelindiğinde Kırım Tatarları, yavaş yavaş ata topraklarına dönmeye başladı. Sürgün mağdurları o tarihten itibaren yaşadıkları yokluklara rağmen vatanda kalma mücadelesini sürdürdü. Ancak yaklaşık 150 bin Kırım Tatarı maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Türkistan bölgesinde kaldı. 2015 yılında Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan etti. 2019 yılında Letonya ve Litvanya meclisleri, 2022’de Kanada Parlamentosunun alt kanadı olan Avam Kamarası, 2024'ün temmuz ayında Polonya Parlamentosunun alt kanadı olan Sejm, 2024'ün ekim ayında Estonya Parlamentosu (Riigikogu), 2024'ün aralık ayında Çekya Parlamentosunun üst kanadı olan Senato ve 2025’in haziran ayında Hollanda Krallığı Genel Meclisinin alt meclisi olan Hollanda Temsilciler Meclisi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıdı. 82 yıldır dinmeyen acı: Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı İnsanlık tarihinin en karanlık ve utanç verici sayfalarından biri olan 18 Mayıs 1944 tarihinde, Kırım Tatarları topyekûn vatanlarından sürülerek SSCB tarafından soykırıma uğradı. pic.twitter.com/mxqlqc5weL — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 17, 2026

Sednaya Hapishanesi’nde neler gördü? Kurt-Ar Derneği Başkanı Koçyiğit, tüm merak edilenleri QHA’ya aktardı Haber

Sednaya Hapishanesi’nde neler gördü? Kurt-Ar Derneği Başkanı Koçyiğit, tüm merak edilenleri QHA’ya aktardı

Yağmur Filiz Şahin/QHA Ankara 61 yıllık Baas rejiminin sona ermesiyle birlikte Suriye yeni bir döneme giriyor. Suriye’deki muhaliflerin operasyonu sonucunda 8 Aralık 2024 tarihinde ülkesinden kaçarak Rusya’ya sığınan Beşşar Esed, tarihe karıştı. Esed rejiminin çöküşüyle birlikte vatandaşlar, Suriye topraklarına dönmeye başladı. Peki, Suriye’de son durum ne? Medyaya servis edilen Sednaya Hapishanesi’ndeki görüntüler doğru mu? Toplu mezarlar ne zaman ortaya çıkacak? KURT-AR DERNEĞİ BAŞKANI KOÇYİĞİT SURİYE'DEKİ GÖZLEMLERİNİ QHA'YA AKTARDI Kırım Haber Ajansı (QHA) tüm bu merak edilenleri ekibiyle birlikte Halep, Hama, Humus ile başkent Şam’a giden Kurt-Ar Uluslararası İnsani Yardım Derneği Başkanı Çağrı Koçyiğit’e yöneltti. Dernek Başkanı Koçyiğit, “Kuruluş amacımız, savaş bölgelerindeki soydaşlarımıza yardım etmek olduğu için bizim de orada olmamız gerekiyordu” diyerek, kurtulduğu ilk gün Halep’e gittiklerini söyledi. Koçyiğit Halep’teki gözlemlerini QHA'ya aktardı. HALEP'TEKİ TÜRKMENLER AĞLAYARAK BİZİMLE TÜRKÇE KONUŞMAYA BAŞLADI Baas rejiminden dolayı Türkmenlerin Türkçe konuşamadığını ve bu nedenle zamanla unutmaya başladıklarını vurgulayan Koçyiğit, “Türkçe selam verdik, yanıtları Türkçe olmasa bile ısrarla Türkçe konuşmaya devam ettik. ‘Türkçe biliyor musunuz?’ diye sorduğumuzda ise yine Türkçe bir şekilde ‘Yok’ diye cevap verdiler. Bu insanlar 30 yıl sonra ana dilini sokakta duymanın heyecanını yaşıyor. Kimi de bunun bir tuzak olduğunu düşünerek Türkçe konuşmaktan kaçınıyor. Daha sonra ağlayarak bizimle Türkçe konuşmaya başladılar.” ifadelerini kullandı. Hama, Humus ve Şam’a Kurt-Ar Derneği gönüllüleriyle gittiklerini ifade eden Koçyiğit, bölgedeki Türkmenlerin ana dilini unuttuğunu sözlerine ekledi. Koçyiğit, göğüslerinde yer alan Türk bayrağını görünce sarılan Türkmenlerin, Türkiye ile ilgili çok sayıda soru sorduklarını aktardı. "ŞAM'DA DAHA ÖNCE HİÇ KARŞILAŞMADIĞIM BİR SURİYE İLE KARŞILATIM" “Şam’a geldiğimizde daha önce hiç karşılaşmadığım bir Suriye ile karşılaştım” diyen Dernek Başkanı, şehrin çok güzel olduğunu, insanların ise yaşamlarına devam ettiğini belirtti. Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ekibinin çalışmalarına destek olma amacıyla görenleri dehşet düşüren Sednaya Hapishanesi’ne gittiklerini aktaran Koçyiğit, “72 aracın üzerindeki Türk bayrağıyla konvoy halinde Esed’in işkencehanesine giderken, vatandaşlar üzerinde inanılmaz bir coşku vardı. Hoş geldiniz diye bağıranlar, el sallayanlar oldu.” dedi. Cezaevini QHA’ya tasvir eden Koçyiğit, güvenliğin yüksek olduğunu ve 4 ana kapıdan giriş yapıldığını ifade etti. Yüz binlerce mahkûmun yalnızca Esed rejimine karşı çıktığı için tutuklandığının altını çizen Koçyiğit, işkencelere maruz kalmalarıyla birlikte naaşlarının dahi bulunamadığına dikkat çekti. "NEFES, KAN VE TER DUVARLARA SİNMİŞ" Koçyiğit, Sednaya Hapishanesi’nde gözlemlerini şu ifadelerle aktardı: Bu insanların kurtulmuş olması bile operasyonun doğru olduğunu gösteriyor. Hapishanenin tamamını 2 buçuk saatte gezmiş biri olarak, gizli bir bölmenin olduğunu düşünmüyorum. Hapishane; ana koridor, 3 kat ve 3 kanattan oluşuyor. Koğuşları gezdik hatta oradan bir koğuşun anahtarını Çobanbey’deki kültür merkezimize götürdük. Battaniyeler ve kıyafetler hâlâ duruyor. Hatta camların açık olmasına rağmen oradaki yaşamın kokusu duvarlardan gitmemiş. Nefes, kan ve ter duvarlara sinmiş. O kokunun kolay kolay çıkacağını sanmıyorum. "Biz gittiğimizde Şam kurtulmadan hemen önce verilen kahvaltı bile duruyordu." diyen Koçyiğit şöyle devam etti: "Birkaç zeytin ve 10 parça ekmek, tabaklarda yer alıyordu. Fakat koğuşlarda ranza yok, sadece yerlerde battaniye duruyor. Tutuklular havalandırma mazgallarına soğuk girmesin diye kıyafetlerini bağlayıp çekmeye çalışmışlar. Çünkü tam karşısı dışarısı ve herhangi bir ısıtma sistemi çalışmıyor. Zira kuşlar da bu ısıtma sistemlerine yuva yapmış. Kadınlar bölümüne gittiğimde ise çocuk kıyafetlerine veya ayakkabılarına rastlamadım. Herhangi bir işkence aleti görmedim ancak insanların koğuşlara kazıdığı duvar yazılarında da belli oluyordu bu. İşkencelerden ziyade sistematik bir idam var ortada. Muhaliflerin verdiği bilgiye göre Sednaya Hapishanesi’ne 130 bin kişi girdi. Şam kurtulduğunda ise 2 bin kişi çıkabildi. Hayatını kaybeden bu insanların cenazelerinin nerede olduğunu ise bulamıyoruz.” Koçyiğit, QHA’nın “Sednaya Hapishanesi'nden çıkarılan bir mahkûmla karşılaştınız mı?” sorusuna ise iki kişiye denk geldiğini ifade etti. Koçyiğit, birinin Esed’in mezbahanesi önünde beklediğini ve arama-kurtarma çalışmalarında yardımcı olabileceğini söylediğini dile getirdi. Koçyiğit karşılaştığı bir diğer mahkûmun ise akıl sağlığını yitirdiğini belirtti. TOPLU MEZAR TESPİT EDİLDİ Mİ? Herhangi bir toplu mezarın tespit edilemediğini vurgulayan Koçyiğit, Sednaya Hapishanesi’nin bahçesini ve civarındaki bölgeleri AFAD ekibiyle kazdıklarını ancak bir şeye rastlayamadıklarını söyledi. Koçyiğit, “Çok fazla kayıp insan var. Bu toplu mezarlar eminim Şam’ın başka bölgelerinde ortaya çıkacaktır.” dedi. Koçyiğit röportajın sonunda Kurt-Ar Uluslararası İnsani Yardım Derneği olarak başta Halep olmak suretiyle insani yardımlarına devam edeceklerini dile getirdi.

Kurt-Ar, Esed'in işkencehanesini gezdi: Burada ölümü hatırlatan bir koku var Haber

Kurt-Ar, Esed'in işkencehanesini gezdi: Burada ölümü hatırlatan bir koku var

Suriye'de muhaliflerin operasyonu sonucunda Beşşar Esed'in ülkeden kaçmasıyla birlikte 61 yıllık Baas rejimi son buldu. Başkent Şam'da yıllarca işkencelere maruz kalan mahkûmların acı dolu izleri Sednaya Hapishanesi'nde görüldü. KURT-AR DERNEĞİ SEDNAYA HAPİSHANESİ'NE GİTTİ Esed rejiminin düşmesiyle birlikte boşaltılan Sednaya Hapishanesi'nde dehşet verici görüntüler ortaya çıktı. Esed'in mezbahanesinde mahkûmların yaşadıkları gözler önüne serildi. Çok büyük bir alana inşa edilen, hâlâ mahkûmların naaşlarının olduğu düşünülen Sednaya Hapishanesi'ndeki çalışmalara, Afet ve Acil Durum Yönetim Başkanlığının (AFAD) ile birlikte Türkiye'den arama-kurtarma, Suriye Türkmenleri, Türk dünyası ve çevre faaliyetleri gibi pek çok alanda hizmetleri olan Kurt-Ar Uluslararası İnsanî Yardım Derneği de katıldı. Kurt-Ar Derneği, AFAD ile birlikte 70-80 civarında araçla hem Sednaya Hapishanesi'ndeki kayıp tutukluluları aramak hem de orada son bulan vahşet dolu yaşantıyı yakından izlemek için başkent Şam'a gitti.  AFAD ile birlikte Suriye'deki Sednaya Hapishanesi'ne giden Kurt-Ar Uluslararası İnsanî Yardım Derneği korkunç görüntüleri kayda aldı. Esed mezbahanesinde mahkûmların kıyafetleri ve battaniyeleri oradaki yaşantıyı gözler önüne serdi. pic.twitter.com/c86lJoCDeE — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) December 19, 2024 "HÜCRELERDE ÖLÜMÜ HATIRLATAN BİR KOKU VAR" Kurt-Ar Derneği Başkanı Çağrı Koçyiğit, hapishaneden kayda aldığı görüntülerde, yaklaşık 10 gün önce insanların korkunç koşullarda yaşadığına dikkat çekti. Cezaevinde hâlâ kıyafetlerin ve battaniyelerin bulunduğunu ifade eden Koçyiğit, işkencehanede müdürün ultra lüks odasını, yatak odasını ve banyosunu kayda aldı. Koçyiğit, kamera kaydındaki, "İnanlımaz bir koku var hücrelerde, cenaze kokusu değil ama ölümü hatırlatan bir koku" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.